CANLI

59 Hatırlanan Cümleler: Dücane Cündioğlu'nun Din Üzerine Başörtü Risalesi Kitabından

Başörtü Risalesi - Dücane Cündioğlu kitap alıntıları ve sözleri

Başörtü Risalesi adlı eser, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te okurlarla buluşmuştur. Din severlerin Başörtü Risalesi'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.

Yazar:Dücane Cündioğlu
İlk Yayın:1995
Yayınevi:Kitabevi
Sayfa Sayısı:150
Dil:Türkçe
ISBN:0000000003468
Okuma Süresi:4 sa. 15 dk.
Türler:Din (İslam)

Başörtü Risalesi'den En Beğenilen Alıntılar

"Kur’an’ı tebliğ etmek; İslâm'ı insanlara sevdirmek ya da hak bir sözle bâtılı kastederek ‘Islâm’ı asrın idrakine söyletmek’ gibi esasen sahih niyetlerle yola çıkıp sonra adına konuşulan o Mübarek Kelâm’ı heva ve hevese ‘oyuncak’ etmek değildir."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Hepimiz Allah'tan geldik ve yine O'na döneceğiz. Bizi yaratan, bize rızkımızı veren, bizi koruyup gözeten O'dur! Bizler, O'na kullukla emrolunduk. Âlemlerin Rabbi'ne hamd edip O'nun buyruklarına teslim olduğumuzda bize va'dedilen Cennet'e kavuşacağımıza, O'ndan gayrı ilahlar edinip O'na itaatten kaçındığımızda ise bizi ateşin beklediğine inanıyoruz. Mahzun olmamalı, gevşememeli, eğer mü'min isek izzet ve şerefin mü'minlere ait bulunduğunu asla ve kat'â unutmamalıyız. Öyle ise niçin biz sadece, bizi yaratan Rabbimize kulluk etmeyelim?

📖 Sayfa 13 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

korkarım ki kâ'be'ye varamayacaksın ey a'rabî!
tuttuğun yol türkistan'a giden yoldur.

(bu beyit bir amaca varmak için yanlış yöntem ve yol seçenler için söylenir.)

📖 Sayfa 15 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Her ne olursa olsun, yine de Başörtüsü Meydan Savaşlarına hakemlik yapmak için bir ayetin anlamını zorla tevile ve saçların, başın değil de yüzün cüz’ü veya fer'i olduğunu iddia etmek şeklindeki birtakım kelime oyunlarına tevessül edilmemeliydi."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Nitekim lafzın mânâya, ibarenin hükme delâleti bahisleri hiç değilse bir miktar tedkik ve tatbik edilmiş olsaydı, ne bir hukukçu tarafından ‘hukuk’ adına hukuk cinayetleri işlenirdi, ne de ma'lumu i'lam kabilinden söylediğimiz bu sözlere ihtiyaç kalırdı.

📖 Sayfa 59 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Tıpkı İmam Gazâlî’nin dediği gibi; "Değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Bir kez Allah dese aşk ile lisân
Dökülür cümle günah misl-i hazân."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Sorun işte buradadır! Sıfatları, ünvanları ne olursa olsun bu tür aydınlar, modern hayatın onları konumlandırdığı yere ve koşullara alışmış olduklarından, vaziyet-alışlarını Kur'an'dan hareketle değil, içinde bulundukları, alıştıkları hayat tarzından hareketle belirtmektedirler. Bu zaaftan dolayı da Kur'an'ın modern yaşama biçimine uygun gelmeyen, onunla uyuşmayan, modern zihniyetle ve bu zihniyetin kaynaklık ettiği yaşantıyla çatışan ayetlerini ya görmezlikten gelmekle ya da te'vil cihetine gitmektedirler.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Öyle oldu ki sonunda gaflet ile samimiyeti, gayret ile ihaneti birbirinden ayıramaz hale geldik."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur’an’daki bilimsel, matematiksel mucizeleri bulup çıkaralım derken, o mübarek Kelâm’dan neler neler çıkarıldı? Televizyon komikleri bile bu işe el attılar ve onlar da tabiî ki elleri boş dönmeyip Kur’an’dan Mustafa Kemal’i çıkardılar.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Günümüzde oldukça çok kullanılan “Kur’an’da yok!”, “Kur’an’da geçmiyor!" gibi ifadelerle, bir meselenin ya da bir lafzın doğrudan Kur’an’da bulunmuyor olması bahane edilerek o meselenin hükmünün de Kur’an’da bulunmadığı iddia edilebilmektedir.

📖 Sayfa 57 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur’an ‘yalan söylemeyin’ diyor ama insanlar siyaset yaptıklarını söylüyorlar, Kur’an ‘hakkı söyleyin’ diyor ama insanlar bu sefer dini güzel göstermeye çalıştıklarından, Kur’an’a hizmet ettiklerinden dem vuruyorlar.

📖 Sayfa 35 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Aşıkan ra kar neboved ba vücud
Aşıkan ra hest bi sermaye sud

[Aşıkların varlıkla bir işi yoktur
Aşıklar kârı sermayesiz elde ederler.]

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Unutmayınız ki İranda Şah ı tarihe gömenlerin çoğu, çarşaflı kadınlardı ve inkılab, onların çarşaf giymekteki ısrarlarlarında filizlenmişti. Cezayirin bağımsızlık destanı da -Fanonun anlatmıyla - yine o çarşaflı kızların eliyle yazılmıştı.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Kur'an, haksızlığı, hırsızlığı, zulmü, katli, içkiyi, zinayı, faizi, açılıp saçılmayı yasaklar; bu yasakları çiğneyenleri sadece ilâhi cezayla değil, dünyevî cezayla da tehdid eder. Bu yasakları çiğneyenlerin Şeytan'ın adımlarını takip ettiklerini, Şeytan'ın adımlarını takip edenlerin ise ne dünyada ne de ahrette felah bulacaklarını bildirir."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Cabir b. Abdullah el-Ensarî diyor ki: Rasûlullah'la birlikte Fâtıma'nın (s.a) evine gittik. Rasûlullah selam verdi ve giriş için izin istedi. Fâtıma (s.a) izin verdi. Rasûl-i Ekrem (s.a.v), ‘birlikte olduğum kişiyle mi?' buyurduklarında, Fâtıma (selamullahi aleyha), ‘Babacığım! Başımda birşey yok!' dedi. O da 'üstündeki örtüyle başını ört!’ buyurdu. 'İçeriye girebilir miyiz?’ diyerek yeniden izin istediğinde, 'buyurunuz' cevabını duyduk..."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Müslüman kız öğrenciler, ‘başlarını örttükleri’, dolayısıyla okul yönetmeliğine aykırı davrandıkları gerekçesiyle okullara alınmadılar, sırf ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip istikamet üzere olmayı tercih ettiklerinden dolayı cezalandırıldılar ve her türlü ‘özgürlük’ teranesine rağmen okuma hakları gasbedildi.

📖 Sayfa 16 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Başörtülü kız öğrenciler, özellikle çarşaflı müslüman hanımlar için kullanılan ‘kara kargalar’, ‘kara fatmalar’, ‘mor patlıcanlar’ ‘öcü kılıklılar’ gibi tabirler, işte o dönemin müşevveş zihinleri, haysiyetsiz kalemleri tarafından ortaya atıldı.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Müslüman, Rabbinin sözlerini eğip büker mi? Müslüman, kendisine hak gelmişken hakkı gizler mi?

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Rejim’in zorla ve yasaları kullanarak açtıramadığı başlar, bu sefer bazı din adamlarının ya da bağlılarının marifetiyle açtırılmak isteniyordu.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur’an meâli veya “Kur’an’da...”, “Kur’an’a Göre...” başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de ‘zenginlik’ (!) olarak görüldüğü bir toplumda avâmileşme kaçınılmazdı.

📖 Sayfa 30 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

“Hiç düşünülüyor mu ki geçen asrın sonlarından itibaren başlayan Kur’an’da bilimsel keşiflerin şifresini bulmak çabası, bugün Kur’an’ın tebliğini ne hâle getirdi; Kur’an’daki bilimsel, matematiksel mu'cizeleri bulup çıkaralım derken, o mübarek Kelâm’dan neler neler çıkarıldı? Televizyon komikleri bile bu işe el attılar ve onlar da tabiî ki elleri boş dönmeyip Kur’an’dan Mustafa Kemal’i çıkardılar. Üstelik bütün bunlar, hamiyet-i diniye adına, İslâmiyet’e hizmet adına ortaya konuldu. Öyle oldu ki sonunda gaflet ile samimiyeti, gayret ile ihaneti birbirinden ayıramaz hale geldik.”

📖 Sayfa 27 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Çünkü yanlış sorular, kaçınılmaz olarak yanlış cevapları tevlid edecektir.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Oysa Peygamber Efendimiz bize, “kıyamet anında elinde bir fidanı olanın, o fidanı dikmeye çalışması gerektiğini” tavsiye ediyor. Kıyamet koptuğu halde eldeki fidanı dikmeye çalışmak... Yani ümitsiz olmamak, kıyamet anında bile ümidimizi kaybetmeyip birşeyler yapmaya çalışmak...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Cabir b. Abdullah el-Ensarî diyor ki: Rasûlullah’la birlikte Fâtıma’nın (s.a) evine gittik. Rasûlullah selam verdi ve giriş için izin istedi. Fâtıma (s.a) izin verdi. Rasûl-i Ekrem (s.a.v ), ‘birlikte olduğum kişiyle mi?’ buyurduklarında, Fâtıma (selamullahi
aleyha), ‘Babacığım ! Başım da birşey yok !’ dedi. O da ‘üstündeki örtüyle başını ört!’ buyurdu. ‘İçeriye
girebilir miyiz?’ diyerek yeniden izin istediğinde,
‘buyurunuz’ cevabını duyduk... (Mutahhari, Hicab,
sh. 156)

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Herkesin Kur’an adına konuşmayı marifet saydığı günümüzde, Kur’an adına söylenenleri hatırlamaya çalışın, sonra da bir bakın aklınızda o Mübarek Kelâm’dan neler kalmış!?

📖 Sayfa 33 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Korkarım ki Kâ'be’ye varamayacaksın ey
A'rabî!
Tuttuğun yol Türkistan’a giden yoldur.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Ancak bir İslâm bağlısının çarşafı ‘kara çuval’ olarak niteleyebileceğini hiç ama hiç hatırımıza getirmemiştik.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur’an’da viski de, rakı da, şampanya da lafzen geçmemekte, dolayısıyla bu içkileri içmek Kur’an’da yine lafzen nehyedilmiş olmamaktadır. Halbuki sözü edilen içki türlerinin ayette lafzen sıralanmaması, bu içki türlerinin mevcut yasak hükmünün kapsamında mütalaa edilmesine mâni değildir; üstelik bu içki türlerinin lafzen sıralanması gerekli de değildir.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"İnsanlığın Kur'an-ı Kerim’in rehberliğine her dönemden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde yaşamaktayız ve müslümanların, bu Kitab’ı rehber edindiklerini söyleyenlerin üzerindeki yük de yine her zamankinden daha ağır..."

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

günümüzde ‘tebliğ yapmak’ deyince, taraftar sayısını çoğaltmak için her türlü lâf u güzâfı sarfetmek, sonra bu lâf u güzâfı ‘kişisel ya da aklî yorum’ olarak takdim edip o güzelim kelimenin, Te’vil kelimesinin ‘iftiranın kardeşi’ mânâsına dönüşmesine çanak tutmak anlaşılmaktadır.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

bir ayete anlam verenlerin, ayetten hareketle hayatlarına yön vermekten ziyade, yaşadıkları hayattan hareketle ayetin anlamına yön verdiklerini göstermek...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

‘bilenlerle bilmeyenlerin bir ve eşit’ sayıldığı demokratik platformlarda her kafadan ayrı bir ses çıktı ve fakat işin garibi bu keşmekeş karşısında kimse sesini çıkarmadı, çıkaramadı. Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur’an meâli veya “Kur’an’da...”, “Kur’an’a Göre...’’ başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de ‘zenginlik’ (!) olarak görüldüğü bir toplumda avâmileşme kaçınılmazdı ve bütün bu olup bitenlere ‘demokrasi’ aşkına katlanıldı, halen de katlanılmakta...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

İnsanın eşini ve kızını kıskanmasında ne mahzur var? Müslüman kadınların örtünmeleri, çuvala mı girmeleri demek?

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur'an'a ittiba edilmedikten sonra, Kur'an'ın el üstünde, baş üstünde tutulmasının ne anlamı vardı?

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Ne diyelim, haklılık böylesi laf oyunlarıyla kazanılıyorsa kazananlara hoş-âmedi olsun!

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Bugün de kimileri başörtüsünü ya da çarşafı, çağdaşlığa mâni addetmekte, örtünmeyi gericiliğin, buna karşın açılıp saçılmayı çağdaşlığın esbab-ı mucibesi saymakta ve bu nedenle kadınların kapanmasını emreden Kur'an'ın sayfalarının da kapanmasını arzu etmektedirler.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Gazâlî’nin dediği gibi değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

ve fakat en nihayet memleketin kurtuluşunu ‘garısının başına şapka giydirip sokağa çıkarmak’ta görecek noktalara kadar gelmişti.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Evet doğrudur, Kur'an'ın bağlantılarına da karşıtlıklarına da özgürlük ve barışı va'dettiği, sadece çatışmanın değil, konuşmanın da yollarını gösterdiği...

Ama şurası da doğrudur ki Kur'an, haksızlığı, hırsızlığı, zulmü, katli, içkiyi, zinayı, faizi, açılıp saçılmayı yasaklar; bu yasakları çiğneyenleri sadece İlâhi cezaya değil, dünyevî cezayla da tehdid eder.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Bu risale; Kur'an'ın buyruğu gereği başlarını örtmeleri için mağdur edilen, zulme uğrayan, hakları gasb edilen ve fakat her şeye rağmen iffetlerini muhafaza eden, vahy-i ilahî'yi her şeyin üstünde tutup izzet ve vakarlarından taviz vermeyen, Kur'an'a yâr olup Ümmet-i Muhammed'i utandırmayan o güzide insanlara, tarihi yazan değil, tarihi yapan ve böylelikle iman etmiş olmanın izzet sahibi olmak demek olduğunu cümle âleme gösteren o değerli kardeşlerim ize ithaf edilmiştir.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Ne var ki hiç kimse ilahî bir emri, ‘kanaatimce bu bir tavsiyedir, dolayısıyla vücûb
ifade etmez; üstelik ben karine-marine de anlamam, bildiğimi okurum’ diyemez, dememelidir. Şayet diyecek olursa ne olur? Bizce bu kimse — Ebu Hanife’nin dediği gibi— tekfir edilmez, iknaya çalışılır!

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

"Sonuç olarak yine tekrar ediyoruz: Saîd b. Cübeyr
de dahil bulunmak üzere bütün müctehidlere göre
hür ve müslüman kadınların başları ve saçları avrettir, açılması, bakılması caiz olamayan yerlere dahildir, bu hüküm Kur’an’da ve Sünnet’te mevcuttur, üzerinde ittifak (icmâ) edilmiştir"

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Nitekim hicab lafzının Türkçe’de (Arapça’daki örtü, perde anlamından ziyade) ‘utanmak, sıkılmak, ar duymak, haya etmek’ şeklindeki mecazî kullanımlarının yaygınlık kazandığı düşünülecek olursa, örtü ile hayâ, örtü ile iffet, örtü ile ahlâk arasındaki ‘perdenin’ yırtılması için daha çok uğraşılması gerekir. (Burada ‘örtü’ derken, Türkçe bilen herkesin analayacağı şekilde başı da içine alan bir örtüden sözediyor, izafetle kullanmaya gerek görmüyoruz.)

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Huzurlu olmak, sakin olmak hali, ancak değişene iltifat etmemekle, geçici olanı süpürüp atmakla, sabit ve muhkem olanı izlemekle elde edilebilirdi. Tağyir ve tebdil(değiştirmek), tahrif etmek demekti ve tahrif lanetli bir işti....
Şimdi modernler sabit olana (subutiyete), değişmeyene, değişmeden kalana değil de değişene, değişip gelişene rağbet ediyorlar. "Sen hala orada mısın?" diye soruyorlar, 'orada' olmadıkları, 'orada' kalmadıkları için de huzur ve sükun bulamıyorlar. Bu nedenle değişmezliğin sembolleri olan bu iki sözcüğün mefhumunu, değişmenin sonuçları haline getiremiyorlar.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

keşke kendileri olmayı, kendileri gibi davranmayı sürdürselerdi.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur’an-ı Kerim ‘Allah’tan gayrısına kulluk edilmez’ diyor ama insanlar âdeta Allah’tan gayrı herşeye tapınıyorlar.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Oysa Kur’an’ın sözünü ettiği ve Hz. Peygamber’in hanımlarına hitabı sırasında nehyettiği teberrüc (Ahzâb/33), kadının bugünkü anlamıyla çıplak, çırılçıplak dolaşması hâli değildir. Elmalılı H. Yazır’ın dediği gibi, ‘süslenip çıkmak’tır, cahiliyye âdetince ziynetleri göstermektir. Nitekim Zemahşerî, Keşşaf adlı tefsirinde bu kavramı açıklarken, kelimenin ‘kadının güzelliklerini göstermek suretiyle açılması, ziynetlerini erkeklere açması’ şeklindeki anlamına işaret etmektedir.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

'Fermez le Coran, Ouvrir les Femmes!"

(Kur'an'ı Kapa, Kadınları Aç!)

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Derman arar idim derdime/Derdim bana derman imiş.
Burhan arar idim aslıma/Aslım bana burhan imiş.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Kur'an'ın bir emri, Kur'an'a rağmen tatbik edilmiyor, hatta bununla da kalmayıp o mümtaz Kelâm'ın şu ya da bu hususu emretmediği, emrettiyse bile bağlayıcı
olmadığı söyleniyorsa, Kur'an sayfaları açılsa ne olurdu, açılmasa ne olurdu?

Kur'an'a ittiba edilmedikten sonra, Kur'an'ın el üstünde, baş üstünde tutulmasının ne anlamı vardı?

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Sonuçta biz tıpkı “İmam Gazali’nin dediği gibi değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz.

📖 Sayfa 38 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

ne ‘biz hakikati söylüyoruz’ lafazanlığıyla birtakım uydurma rivayetleri, bâtıl görüşleri, ictihad adına yapılmış gayretkeşlikleri dinî esaslarmış gibi piyasaya sürmeyi âlimlik sanmalı, ne de ‘insanlara dinimizi sevdirelim’ gibi masum ve belki de samimi gerekçelerle genç evlatlarımızı St. Antoine Kilise’sinin papazının elinden kurtarmak adına akla eseni söylemelidir. Bu yol, İslâm âlimlerinin (diğer bir tabirle ‘bağlılarının’) yolu değildir, olmamalıdır

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Hava kurşun gibi ağır... Kimse ne diyeceğini, ne yapacağını, kimi muhatap alıp kime sesleneceğini bilmiyor...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

İnancımız gereği, Kur’an’a iman ettiğini açıklayan birinin Kur’an ayetleriyle ilgili yorumlarının hatalı olması nedeniyle kendisinin tekfir edilmesini, kendisine hakaret edilip sövgüler yağdırılmasını, kendisine ve âilesine dil uzatılmasını doğru bulmuyor, böyle davrananları da davranacak olanları da açıkça ve kesinlikle kınıyoruz. Bu tür davranışları sadece tenkîd ahlâkına değil, mü’min ahlâkına da uygun bulmadığımızı, böyle davranmanın sadece ayıp değil günah olduğuna da inandığımızı açıkça belirtiyoruz.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

İnsanlığın Kur'an-ı Kerim’in rehberlikliğine her dönemden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde yaşamaktayız ve müslümanların, bu Kitab’ı rehber edindiklerini söyleyenlerin üzerindeki yük de yine her zamankinden daha ağır...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

İran'da Şah'ı tarihe gömenlerin çoğu, çarşaflı kadınlardı.ve inkılap onların çarşaf giymekteki ısrarlarında filizlenmişti.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Korkarım ki Kabe'ye varamayacaksın ey Arabî!

Tuttuğun yol Türkistan'a giden yoldur.

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur'an meali veya "Kur'an'da ... ", "Kur'an'a Göre ... " başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de 'zenginlik'(!) olarak görüldüğü bir toplumda avamileşme kaçınılmazdı ve bütün bu
olup bitenlere 'demokrasi' aşkına katlanıldı, halen de katlanılmakta ...

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Başörtü Risalesi kimin eseridir?

Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te yayımlanmıştır.

Başörtü Risalesi kaç sayfadır?

Başörtü Risalesi, 150 sayfadır (Kitabevi baskısı).

Başörtü Risalesi'nin en ünlü sözü nedir?

“"Kur’an’ı tebliğ etmek; İslâm'ı insanlara sevdirmek ya da hak bir sözle bâtılı kastederek ‘Islâm’ı asrın idrakine söyletmek’ gibi esasen sahih niyetlerle yola çıkıp sonra adına konuşulan o Mübarek Kelâm’ı heva ve hevese ‘oyuncak’ etmek değildir."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Başörtü Risalesi — Dücane Cündioğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4