
Başörtü Risalesi adlı eser, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te okurlarla buluşmuştur. Din severlerin Başörtü Risalesi'den seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Başörtü Risalesi'den En Beğenilen Alıntılar
"Kur’an’ı tebliğ etmek; İslâm'ı insanlara sevdirmek ya da hak bir sözle bâtılı kastederek ‘Islâm’ı asrın idrakine söyletmek’ gibi esasen sahih niyetlerle yola çıkıp sonra adına konuşulan o Mübarek Kelâm’ı heva ve hevese ‘oyuncak’ etmek değildir."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Hepimiz Allah'tan geldik ve yine O'na döneceğiz. Bizi yaratan, bize rızkımızı veren, bizi koruyup gözeten O'dur! Bizler, O'na kullukla emrolunduk. Âlemlerin Rabbi'ne hamd edip O'nun buyruklarına teslim olduğumuzda bize va'dedilen Cennet'e kavuşacağımıza, O'ndan gayrı ilahlar edinip O'na itaatten kaçındığımızda ise bizi ateşin beklediğine inanıyoruz. Mahzun olmamalı, gevşememeli, eğer mü'min isek izzet ve şerefin mü'minlere ait bulunduğunu asla ve kat'â unutmamalıyız. Öyle ise niçin biz sadece, bizi yaratan Rabbimize kulluk etmeyelim?
📖 Sayfa 13 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
korkarım ki kâ'be'ye varamayacaksın ey a'rabî!
📖 Sayfa 15 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
tuttuğun yol türkistan'a giden yoldur.
(bu beyit bir amaca varmak için yanlış yöntem ve yol seçenler için söylenir.)
"Her ne olursa olsun, yine de Başörtüsü Meydan Savaşlarına hakemlik yapmak için bir ayetin anlamını zorla tevile ve saçların, başın değil de yüzün cüz’ü veya fer'i olduğunu iddia etmek şeklindeki birtakım kelime oyunlarına tevessül edilmemeliydi."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Nitekim lafzın mânâya, ibarenin hükme delâleti bahisleri hiç değilse bir miktar tedkik ve tatbik edilmiş olsaydı, ne bir hukukçu tarafından ‘hukuk’ adına hukuk cinayetleri işlenirdi, ne de ma'lumu i'lam kabilinden söylediğimiz bu sözlere ihtiyaç kalırdı.
📖 Sayfa 59 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Tıpkı İmam Gazâlî’nin dediği gibi; "Değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
"Bir kez Allah dese aşk ile lisân
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Dökülür cümle günah misl-i hazân."
Sorun işte buradadır! Sıfatları, ünvanları ne olursa olsun bu tür aydınlar, modern hayatın onları konumlandırdığı yere ve koşullara alışmış olduklarından, vaziyet-alışlarını Kur'an'dan hareketle değil, içinde bulundukları, alıştıkları hayat tarzından hareketle belirtmektedirler. Bu zaaftan dolayı da Kur'an'ın modern yaşama biçimine uygun gelmeyen, onunla uyuşmayan, modern zihniyetle ve bu zihniyetin kaynaklık ettiği yaşantıyla çatışan ayetlerini ya görmezlikten gelmekle ya da te'vil cihetine gitmektedirler.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
"Öyle oldu ki sonunda gaflet ile samimiyeti, gayret ile ihaneti birbirinden ayıramaz hale geldik."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Kur’an’daki bilimsel, matematiksel mucizeleri bulup çıkaralım derken, o mübarek Kelâm’dan neler neler çıkarıldı? Televizyon komikleri bile bu işe el attılar ve onlar da tabiî ki elleri boş dönmeyip Kur’an’dan Mustafa Kemal’i çıkardılar.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Günümüzde oldukça çok kullanılan “Kur’an’da yok!”, “Kur’an’da geçmiyor!" gibi ifadelerle, bir meselenin ya da bir lafzın doğrudan Kur’an’da bulunmuyor olması bahane edilerek o meselenin hükmünün de Kur’an’da bulunmadığı iddia edilebilmektedir.
📖 Sayfa 57 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Kur’an ‘yalan söylemeyin’ diyor ama insanlar siyaset yaptıklarını söylüyorlar, Kur’an ‘hakkı söyleyin’ diyor ama insanlar bu sefer dini güzel göstermeye çalıştıklarından, Kur’an’a hizmet ettiklerinden dem vuruyorlar.
📖 Sayfa 35 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Aşıkan ra kar neboved ba vücud
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Aşıkan ra hest bi sermaye sud
[Aşıkların varlıkla bir işi yoktur
Aşıklar kârı sermayesiz elde ederler.]
Unutmayınız ki İranda Şah ı tarihe gömenlerin çoğu, çarşaflı kadınlardı ve inkılab, onların çarşaf giymekteki ısrarlarlarında filizlenmişti. Cezayirin bağımsızlık destanı da -Fanonun anlatmıyla - yine o çarşaflı kızların eliyle yazılmıştı.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
"Kur'an, haksızlığı, hırsızlığı, zulmü, katli, içkiyi, zinayı, faizi, açılıp saçılmayı yasaklar; bu yasakları çiğneyenleri sadece ilâhi cezayla değil, dünyevî cezayla da tehdid eder. Bu yasakları çiğneyenlerin Şeytan'ın adımlarını takip ettiklerini, Şeytan'ın adımlarını takip edenlerin ise ne dünyada ne de ahrette felah bulacaklarını bildirir."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
"Cabir b. Abdullah el-Ensarî diyor ki: Rasûlullah'la birlikte Fâtıma'nın (s.a) evine gittik. Rasûlullah selam verdi ve giriş için izin istedi. Fâtıma (s.a) izin verdi. Rasûl-i Ekrem (s.a.v), ‘birlikte olduğum kişiyle mi?' buyurduklarında, Fâtıma (selamullahi aleyha), ‘Babacığım! Başımda birşey yok!' dedi. O da 'üstündeki örtüyle başını ört!’ buyurdu. 'İçeriye girebilir miyiz?’ diyerek yeniden izin istediğinde, 'buyurunuz' cevabını duyduk..."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Müslüman kız öğrenciler, ‘başlarını örttükleri’, dolayısıyla okul yönetmeliğine aykırı davrandıkları gerekçesiyle okullara alınmadılar, sırf ‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip istikamet üzere olmayı tercih ettiklerinden dolayı cezalandırıldılar ve her türlü ‘özgürlük’ teranesine rağmen okuma hakları gasbedildi.
📖 Sayfa 16 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Başörtülü kız öğrenciler, özellikle çarşaflı müslüman hanımlar için kullanılan ‘kara kargalar’, ‘kara fatmalar’, ‘mor patlıcanlar’ ‘öcü kılıklılar’ gibi tabirler, işte o dönemin müşevveş zihinleri, haysiyetsiz kalemleri tarafından ortaya atıldı.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Müslüman, Rabbinin sözlerini eğip büker mi? Müslüman, kendisine hak gelmişken hakkı gizler mi?
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Rejim’in zorla ve yasaları kullanarak açtıramadığı başlar, bu sefer bazı din adamlarının ya da bağlılarının marifetiyle açtırılmak isteniyordu.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur’an meâli veya “Kur’an’da...”, “Kur’an’a Göre...” başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de ‘zenginlik’ (!) olarak görüldüğü bir toplumda avâmileşme kaçınılmazdı.
📖 Sayfa 30 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
“Hiç düşünülüyor mu ki geçen asrın sonlarından itibaren başlayan Kur’an’da bilimsel keşiflerin şifresini bulmak çabası, bugün Kur’an’ın tebliğini ne hâle getirdi; Kur’an’daki bilimsel, matematiksel mu'cizeleri bulup çıkaralım derken, o mübarek Kelâm’dan neler neler çıkarıldı? Televizyon komikleri bile bu işe el attılar ve onlar da tabiî ki elleri boş dönmeyip Kur’an’dan Mustafa Kemal’i çıkardılar. Üstelik bütün bunlar, hamiyet-i diniye adına, İslâmiyet’e hizmet adına ortaya konuldu. Öyle oldu ki sonunda gaflet ile samimiyeti, gayret ile ihaneti birbirinden ayıramaz hale geldik.”
📖 Sayfa 27 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Çünkü yanlış sorular, kaçınılmaz olarak yanlış cevapları tevlid edecektir.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Oysa Peygamber Efendimiz bize, “kıyamet anında elinde bir fidanı olanın, o fidanı dikmeye çalışması gerektiğini” tavsiye ediyor. Kıyamet koptuğu halde eldeki fidanı dikmeye çalışmak... Yani ümitsiz olmamak, kıyamet anında bile ümidimizi kaybetmeyip birşeyler yapmaya çalışmak...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Cabir b. Abdullah el-Ensarî diyor ki: Rasûlullah’la birlikte Fâtıma’nın (s.a) evine gittik. Rasûlullah selam verdi ve giriş için izin istedi. Fâtıma (s.a) izin verdi. Rasûl-i Ekrem (s.a.v ), ‘birlikte olduğum kişiyle mi?’ buyurduklarında, Fâtıma (selamullahi
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
aleyha), ‘Babacığım ! Başım da birşey yok !’ dedi. O da ‘üstündeki örtüyle başını ört!’ buyurdu. ‘İçeriye
girebilir miyiz?’ diyerek yeniden izin istediğinde,
‘buyurunuz’ cevabını duyduk... (Mutahhari, Hicab,
sh. 156)
Herkesin Kur’an adına konuşmayı marifet saydığı günümüzde, Kur’an adına söylenenleri hatırlamaya çalışın, sonra da bir bakın aklınızda o Mübarek Kelâm’dan neler kalmış!?
📖 Sayfa 33 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Korkarım ki Kâ'be’ye varamayacaksın ey
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
A'rabî!
Tuttuğun yol Türkistan’a giden yoldur.
Ancak bir İslâm bağlısının çarşafı ‘kara çuval’ olarak niteleyebileceğini hiç ama hiç hatırımıza getirmemiştik.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Kur’an’da viski de, rakı da, şampanya da lafzen geçmemekte, dolayısıyla bu içkileri içmek Kur’an’da yine lafzen nehyedilmiş olmamaktadır. Halbuki sözü edilen içki türlerinin ayette lafzen sıralanmaması, bu içki türlerinin mevcut yasak hükmünün kapsamında mütalaa edilmesine mâni değildir; üstelik bu içki türlerinin lafzen sıralanması gerekli de değildir.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
"İnsanlığın Kur'an-ı Kerim’in rehberliğine her dönemden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde yaşamaktayız ve müslümanların, bu Kitab’ı rehber edindiklerini söyleyenlerin üzerindeki yük de yine her zamankinden daha ağır..."
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
günümüzde ‘tebliğ yapmak’ deyince, taraftar sayısını çoğaltmak için her türlü lâf u güzâfı sarfetmek, sonra bu lâf u güzâfı ‘kişisel ya da aklî yorum’ olarak takdim edip o güzelim kelimenin, Te’vil kelimesinin ‘iftiranın kardeşi’ mânâsına dönüşmesine çanak tutmak anlaşılmaktadır.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
bir ayete anlam verenlerin, ayetten hareketle hayatlarına yön vermekten ziyade, yaşadıkları hayattan hareketle ayetin anlamına yön verdiklerini göstermek...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
‘bilenlerle bilmeyenlerin bir ve eşit’ sayıldığı demokratik platformlarda her kafadan ayrı bir ses çıktı ve fakat işin garibi bu keşmekeş karşısında kimse sesini çıkarmadı, çıkaramadı. Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur’an meâli veya “Kur’an’da...”, “Kur’an’a Göre...’’ başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de ‘zenginlik’ (!) olarak görüldüğü bir toplumda avâmileşme kaçınılmazdı ve bütün bu olup bitenlere ‘demokrasi’ aşkına katlanıldı, halen de katlanılmakta...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
İnsanın eşini ve kızını kıskanmasında ne mahzur var? Müslüman kadınların örtünmeleri, çuvala mı girmeleri demek?
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Kur'an'a ittiba edilmedikten sonra, Kur'an'ın el üstünde, baş üstünde tutulmasının ne anlamı vardı?
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Ne diyelim, haklılık böylesi laf oyunlarıyla kazanılıyorsa kazananlara hoş-âmedi olsun!
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Bugün de kimileri başörtüsünü ya da çarşafı, çağdaşlığa mâni addetmekte, örtünmeyi gericiliğin, buna karşın açılıp saçılmayı çağdaşlığın esbab-ı mucibesi saymakta ve bu nedenle kadınların kapanmasını emreden Kur'an'ın sayfalarının da kapanmasını arzu etmektedirler.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Gazâlî’nin dediği gibi değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

ve fakat en nihayet memleketin kurtuluşunu ‘garısının başına şapka giydirip sokağa çıkarmak’ta görecek noktalara kadar gelmişti.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Evet doğrudur, Kur'an'ın bağlantılarına da karşıtlıklarına da özgürlük ve barışı va'dettiği, sadece çatışmanın değil, konuşmanın da yollarını gösterdiği...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Ama şurası da doğrudur ki Kur'an, haksızlığı, hırsızlığı, zulmü, katli, içkiyi, zinayı, faizi, açılıp saçılmayı yasaklar; bu yasakları çiğneyenleri sadece İlâhi cezaya değil, dünyevî cezayla da tehdid eder.
Bu risale; Kur'an'ın buyruğu gereği başlarını örtmeleri için mağdur edilen, zulme uğrayan, hakları gasb edilen ve fakat her şeye rağmen iffetlerini muhafaza eden, vahy-i ilahî'yi her şeyin üstünde tutup izzet ve vakarlarından taviz vermeyen, Kur'an'a yâr olup Ümmet-i Muhammed'i utandırmayan o güzide insanlara, tarihi yazan değil, tarihi yapan ve böylelikle iman etmiş olmanın izzet sahibi olmak demek olduğunu cümle âleme gösteren o değerli kardeşlerim ize ithaf edilmiştir.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Ne var ki hiç kimse ilahî bir emri, ‘kanaatimce bu bir tavsiyedir, dolayısıyla vücûb
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
ifade etmez; üstelik ben karine-marine de anlamam, bildiğimi okurum’ diyemez, dememelidir. Şayet diyecek olursa ne olur? Bizce bu kimse — Ebu Hanife’nin dediği gibi— tekfir edilmez, iknaya çalışılır!
"Sonuç olarak yine tekrar ediyoruz: Saîd b. Cübeyr
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
de dahil bulunmak üzere bütün müctehidlere göre
hür ve müslüman kadınların başları ve saçları avrettir, açılması, bakılması caiz olamayan yerlere dahildir, bu hüküm Kur’an’da ve Sünnet’te mevcuttur, üzerinde ittifak (icmâ) edilmiştir"
Nitekim hicab lafzının Türkçe’de (Arapça’daki örtü, perde anlamından ziyade) ‘utanmak, sıkılmak, ar duymak, haya etmek’ şeklindeki mecazî kullanımlarının yaygınlık kazandığı düşünülecek olursa, örtü ile hayâ, örtü ile iffet, örtü ile ahlâk arasındaki ‘perdenin’ yırtılması için daha çok uğraşılması gerekir. (Burada ‘örtü’ derken, Türkçe bilen herkesin analayacağı şekilde başı da içine alan bir örtüden sözediyor, izafetle kullanmaya gerek görmüyoruz.)
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Huzurlu olmak, sakin olmak hali, ancak değişene iltifat etmemekle, geçici olanı süpürüp atmakla, sabit ve muhkem olanı izlemekle elde edilebilirdi. Tağyir ve tebdil(değiştirmek), tahrif etmek demekti ve tahrif lanetli bir işti....
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Şimdi modernler sabit olana (subutiyete), değişmeyene, değişmeden kalana değil de değişene, değişip gelişene rağbet ediyorlar. "Sen hala orada mısın?" diye soruyorlar, 'orada' olmadıkları, 'orada' kalmadıkları için de huzur ve sükun bulamıyorlar. Bu nedenle değişmezliğin sembolleri olan bu iki sözcüğün mefhumunu, değişmenin sonuçları haline getiremiyorlar.
keşke kendileri olmayı, kendileri gibi davranmayı sürdürselerdi.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Kur’an-ı Kerim ‘Allah’tan gayrısına kulluk edilmez’ diyor ama insanlar âdeta Allah’tan gayrı herşeye tapınıyorlar.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Oysa Kur’an’ın sözünü ettiği ve Hz. Peygamber’in hanımlarına hitabı sırasında nehyettiği teberrüc (Ahzâb/33), kadının bugünkü anlamıyla çıplak, çırılçıplak dolaşması hâli değildir. Elmalılı H. Yazır’ın dediği gibi, ‘süslenip çıkmak’tır, cahiliyye âdetince ziynetleri göstermektir. Nitekim Zemahşerî, Keşşaf adlı tefsirinde bu kavramı açıklarken, kelimenin ‘kadının güzelliklerini göstermek suretiyle açılması, ziynetlerini erkeklere açması’ şeklindeki anlamına işaret etmektedir.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
'Fermez le Coran, Ouvrir les Femmes!"
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
(Kur'an'ı Kapa, Kadınları Aç!)
Derman arar idim derdime/Derdim bana derman imiş.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Burhan arar idim aslıma/Aslım bana burhan imiş.
Kur'an'ın bir emri, Kur'an'a rağmen tatbik edilmiyor, hatta bununla da kalmayıp o mümtaz Kelâm'ın şu ya da bu hususu emretmediği, emrettiyse bile bağlayıcı
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
olmadığı söyleniyorsa, Kur'an sayfaları açılsa ne olurdu, açılmasa ne olurdu?
Kur'an'a ittiba edilmedikten sonra, Kur'an'ın el üstünde, baş üstünde tutulmasının ne anlamı vardı?
Sonuçta biz tıpkı “İmam Gazali’nin dediği gibi değirmenin gürültüsünü işitiyoruz ama ortada un göremiyoruz.
📖 Sayfa 38 · Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
ne ‘biz hakikati söylüyoruz’ lafazanlığıyla birtakım uydurma rivayetleri, bâtıl görüşleri, ictihad adına yapılmış gayretkeşlikleri dinî esaslarmış gibi piyasaya sürmeyi âlimlik sanmalı, ne de ‘insanlara dinimizi sevdirelim’ gibi masum ve belki de samimi gerekçelerle genç evlatlarımızı St. Antoine Kilise’sinin papazının elinden kurtarmak adına akla eseni söylemelidir. Bu yol, İslâm âlimlerinin (diğer bir tabirle ‘bağlılarının’) yolu değildir, olmamalıdır
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Hava kurşun gibi ağır... Kimse ne diyeceğini, ne yapacağını, kimi muhatap alıp kime sesleneceğini bilmiyor...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
İnancımız gereği, Kur’an’a iman ettiğini açıklayan birinin Kur’an ayetleriyle ilgili yorumlarının hatalı olması nedeniyle kendisinin tekfir edilmesini, kendisine hakaret edilip sövgüler yağdırılmasını, kendisine ve âilesine dil uzatılmasını doğru bulmuyor, böyle davrananları da davranacak olanları da açıkça ve kesinlikle kınıyoruz. Bu tür davranışları sadece tenkîd ahlâkına değil, mü’min ahlâkına da uygun bulmadığımızı, böyle davranmanın sadece ayıp değil günah olduğuna da inandığımızı açıkça belirtiyoruz.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
İnsanlığın Kur'an-ı Kerim’in rehberlikliğine her dönemden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde yaşamaktayız ve müslümanların, bu Kitab’ı rehber edindiklerini söyleyenlerin üzerindeki yük de yine her zamankinden daha ağır...
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
İran'da Şah'ı tarihe gömenlerin çoğu, çarşaflı kadınlardı.ve inkılap onların çarşaf giymekteki ısrarlarında filizlenmişti.
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu

Korkarım ki Kabe'ye varamayacaksın ey Arabî!
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
Tuttuğun yol Türkistan'a giden yoldur.
Herkesin biliyormuş, düşünüyormuş gibi yapıp aklına geleni söylediği, canı sıkılan herkesin bir Kur'an meali veya "Kur'an'da ... ", "Kur'an'a Göre ... " başlıklı yazılar yazıp neşrettiği, üstelik bütün bu olup bitenlerin de 'zenginlik'(!) olarak görüldüğü bir toplumda avamileşme kaçınılmazdı ve bütün bu
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu
olup bitenlere 'demokrasi' aşkına katlanıldı, halen de katlanılmakta ...
Sıkça Sorulan Sorular
Başörtü Risalesi kimin eseridir?
Başörtü Risalesi, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te yayımlanmıştır.
Başörtü Risalesi kaç sayfadır?
Başörtü Risalesi, 150 sayfadır (Kitabevi baskısı).
Başörtü Risalesi'nin en ünlü sözü nedir?
“"Kur’an’ı tebliğ etmek; İslâm'ı insanlara sevdirmek ya da hak bir sözle bâtılı kastederek ‘Islâm’ı asrın idrakine söyletmek’ gibi esasen sahih niyetlerle yola çıkıp sonra adına konuşulan o Mübarek Kelâm’ı heva ve hevese ‘oyuncak’ etmek değildir."”