CANLI

60 İlham Verici Sözler: Mehmet Bayrakdar'ın Din Üzerine İslam Felsefesine Giriş Kitabından

İslam Felsefesine Giriş - Mehmet Bayrakdar kitap alıntıları ve sözleri

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar'ın 313 sayfalık eseridir. İlk kez 2016'da yayımlanmıştır. İslam Felsefesine Giriş adlı eserin okurlar tarafından en çok beğenilen satırları aşağıda.

Yazar:Mehmet Bayrakdar
İlk Yayın:2016
Yayınevi:Diyanet Vakfı Yayınları
Sayfa Sayısı:313
Dil:Türkçe
ISBN:9789753892452
Okuma Süresi:8 sa. 52 dk.
Türler:Din (İslam), Felsefe-Düşünce

İslam Felsefesine Giriş'ten En Beğenilen Alıntılar

Sokrat'ın hiçbir eser yazmadığı veya ona ait hiçbir eserin bize kadar ulaşmadığı kabul edilen bir gerçektir.

📖 Sayfa 46 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Okuyucum, bilmiş ol ki, ilim, insan ruhunun, müfred halde veya mürekkep halde olsun esyanin hakikatlerini ve çesitlerini niteligiyle, niceligiyle, mahiyetiyle, cevheriyle, özüyle maddeden mücerret olarak tasavvur etmesidir... Bilinen bilgisi akla (hafizaya) naksedilen seyin kendisidir...

📖 Sayfa 214 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazâli
1-Çocuk bazen hatalı davranabilir onu gormezlikten gelmelidir ve gizli kusurlarini hemen teşir etmemelidir
2- aksi takdirde çocuğun bu kusurunu duzeltmek isterken her hareket için vara yoğa çocuğa karşı gelmek onun bu kusurlarda inada varması, cesaretlenmesi ve onlari tekrar tekrar yapmasina sebeb olabilir.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Râzi, ruh ve nefsin arındırılmasına önem verir ve gerçek hayat böylece kazanılır ki, o buna "Felsefi Hayat" veya "Felsefe Yolu" adını verir. Nefsin ihtiraslarından, zevklerden uzak bir hayatı, ideal hayat tarzı görür.

📖 Sayfa 83 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Aynca eski İran dini düşüncesi, şiilik içinde mütala edilen birçok siyasi ve dini fırkaların farklı yapısal özellikler kazanmasına da yakından tesir etmiştir. Genelde Şiiliğin "imamet" anlayışında, imamlığın veraset yoluyla geçmesi ve imamlanın masumiyeti meselesi tamamen Zerdüştlükten kaynaklanmaktadır. Zira Zerdüştüğe göre, Zerdüşt din adamları, tanrı ile doğrudan irtibatları ve yakınlıklarından dolayı yanılmaz ve hata yapmaz kabul ediliyordu.

📖 Sayfa 66 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

..herkes Allah'a nasıl ve ne ile inanıyorsa, bu "nasıllık ve ne ilelik" o kimse için bir delildir.

📖 Sayfa 190 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Dilin kanunları, düşüncelerin, hayatın, fiziki eşyanın, toplumun ve mantığın kanunlarının aynısıdır; farkı olamaz.

📖 Sayfa 86 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Allah, insan varlığının başarısını iki ilke üzerine yerleştirdi. Din ve Akıl.

📖 Sayfa 150 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İslam düşünce tarihinde atomculuğu ilk tenkit eden Nazzam' dır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Farabi, din ile felsefe arasındaki uzlaştırmanın nübüvvet ve filozofluk anlayışına dayandırarak açıklar. Ona göre gerçek filozofla peygamber arasında hiçbir fark yoktur. Her ikisinin de gayesi insanlara dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamaktadır. Ancak filozof kendi gayretiyle (teakkül yetisiyle) peygamber (nebi manasında, yoksa Resul manasında değil)den Allah’a yakınlaşmada kesbi bir çaba harcadığı için üsulen bir üstünlük görmüştür.

📖 Sayfa 156 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Allah Teala'yı tam bir marifet ve bilgi ile tanımak isteyen kimseye varlıktaki hikmet ve gayeleri araştırmak vaciptir.

📖 Sayfa 237 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Mantik bizi dogru bilgi elde etmeye sevkettigi
gibi, elde edilen bilginin dogrulugu ve kesinliği için de ölçü, mi’yârdır. O halde Farabi, mantıki bilgi teorisinden ayrı düsünmektedir, bilgi teorisini mantık üzerine inşa etmektedir.

📖 Sayfa 177 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Geromino gardona onu insanlığın on iki harikasından biri sayar.

Mutezili olduğu soylenir ve cimri bir karaktere sahiptir :/

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Feylesof, ilminde hakkı bulan, amelinde hakla amel eden kimsedir, denebilir. Çünkü o "feylesofun ilimde amacı gerçeği bulmak, fililde amacı ise gerçeği işlemektir.

📖 Sayfa 24 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Ona göre gerçek filozofla peygamber arasında hiçbir fark yoktur.

📖 Sayfa 208 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Çünkü bir milletin veya sadece bir filozofun ortaya koyduğu her felsefe, eski düşüncelerden etkilenmesi bakımından eklektiktir; yer yüzünde kelimenin mutlak mânâsında tamemen bağımsız ve tamamen özgün bir düşünce de yoktur.

📖 Sayfa 106 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Ibn Haldûn salt felsefenin şeriatle zıt düştüğünü ve insanı dinsizliğe sürükleyeceği inancını taşır. "Felsefe şeriatla zıt düşer, felsefeyle iştigal eden, onun taklidçilerinden başka sığınacak bir yer yoktur."

📖 Sayfa 129 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Felsefi fikirleri tasavvuf kalıbına dökerek ortaya atan adamdır.

📖 Sayfa 133 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Felsefe, insanın kendisini bilmesidir.

📖 Sayfa 22 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Me'mun: Güzel olan şey nedir?
Aristo: Akılca güzel olan şeydir.
Me'mun: Ondan sonra?
Aristo: Şeriatça (hukukça) güzel olan şeydir.
Me'mun: Ya sonra?
Aristo: Cemiyetçe güzel olan şeydir.
Me'mun: Ya sonra?
Aristo: Sonrası yok artık.
Me'mun: Bana nasihatı artır.
Aristo: Tevhide sarıl..

📖 Sayfa 42 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazali, bilginin şu üç değeri üzerinde durmaktadır: gerçeklik değeri, faydacılık değeri ve ahlaki değeri.
Gazali’ye göre, her şeyden önce kesin bilgi bize varlığın gerçekliğini yansıtmalıdır. Bilginin gerçekliğinin iki kriteri vardır. Birincisi, genelde, dini nassların açık manalarına aykırı olmaması; ikincisi, objektif bir karakterde olmasıdır. İşte bu iki kritere birden uyan bilgi ancak gerçeklik değerine sahiptir. Aksi takdirde bilgi şahsi ve indi inançlar ve fikirlerden öteye geçemez.

📖 Sayfa 217 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Zira Gazali bilgiyi şu şekilde tanımlar: “Okuyucum, bilmiş ol ki, ilim, insan ruhunun, müfret halde veya mürekkep halde olsun eşyanın hakikatlerini ve çeşitlerini niteliğiyle, niceliğiyle, mahiyetiyle, cevheriyle, özüyle madeden mücerret olarak tasavvur etmesidir… Bilinen bilgisi akla (hafızaya) nakşedilen şeyin kendisidir…“
(Er-Risaletül-Ledünniye)

📖 Sayfa 214 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Ruh, hafif olan, latif ve yaşayan bir cisimdir ki, ateşin odunda, zeytinyağının zeytinde ve suyun gülde bulunduğu gibi bedenin kısımlarına yayılmış ve onda akıcıdır.

📖 Sayfa 57 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Nur asıl, karanlık onun gölgesidir; karanlık Nur'a kavuşmak ister, bunun için ona sevgi ve aşk besler. Karanlık, Nur'a doğru yükseldikçe, kendi kesifliğinden kurtulur; derece derece aydınlanır. Nurların Nuru, Allah'tır. Her şey bu Nur'a varmak ister. Bu Nur ile aydınlanabilen karanlıklar (Varlıklar ve İnsan) gerçek bilgiyi ve varlığın sınırlarını aydınlanma ölçüsünde anlayabilirler ve çözebilirler. İlk kesif karanlık, maddedir. İnsanın en karanlık kısmı cesedidir.

📖 Sayfa 111 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Varlık olmaz ise, düşünce ve algılar bizde olamaz. Çünkü, en az gerçekliği olan hayaller bile yine daha önceki gergeklikleri, ister olaylar ve görünürler sahasinda, isterse görünmezler sahasinda olsun, saptanmış ve düşünülmüşlere dayanırlar. Hayâl etmek demek, var olanlarin zihindeki algılarını şu veya bu sekilde yeniden, eksiginden ızdırabını, çokluğundan
sevincini ve arzusunu duyduğumuza göre, canlandırmak ve iceride yasamaktan
ibarettir.

📖 Sayfa 189 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazali’ye göre insanın var olmasının esas gayesi Allah’ı bilmektir. Fakat Allah’ın bilinmesi de, insanın ancak kendini ve alemleri yani varlıkların çeşit ve cinslerini bilmesi ile gerçekleşebilir. İşte bunun için, yani bilme için, insanda idrakler ve bilgi aletleri yaratılmıştır. (El-Munkız S.34)

📖 Sayfa 220 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazali'nin özellikle "Makâsidu'l-Felâsife", "Tehâfütü'l-Felâsife" ve "el-Munkız" adlı eserleri iyi tetkik edilecek olursa, onun filozofların görüşlerini tenkit ederken, felsefesinin değil, onların şahsi görüşlerini tenkit ve reddettiği görülür.

📖 Sayfa 116 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Zamanın "an" denilen zaman atomlarından meydana geldiğini bu an'ın devamlı değişmez ve sonsuz olduğunu söyler.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Farâbì etik ve estetigine göre, "Aşk", "Daha mükemmel" veya "En Mükemmel" in mükemmelligine duyulan bir iç duygu, bir iç özlem ve bir bilgi ve imândir. O'na göre mükemmellik veya yetkinlik (el-Fâzilet) Aşk'la ayni şeydir

📖 Sayfa 193 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Eskimeyen veya herşeyin içinde eskidiği tek yüce bir gerçek vardır, ona inanırlar, bu da, dehr (zaman)dır, bunun için de kendileri "Dehriyyûn" olarak adlandırılırlar.

📖 Sayfa 77 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İbn Rüşd’e göre, felsefe, insanı din aleyhine götürmez, dine doğru götürür. Felsefe gerçeğiyle din gerçeği ayrı iki gerçek değil, aynı gerçeğin ayrı iki ifadesinden başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 158 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Kindi, filozofun en son gayesinin bilmek ve bilgisine göre hareket etmek olduğunu ve gerçek felsefesinin de insanı faziletli olmaya götüren felsefe olduğunu söylemek ister: "insânî sanatların en yüksek ve en yücesi, insanın takati nisbetinde gerçeklikleriyle eşyanın bilgisi" olarak tarif edilen felsefe sanatıdır.

📖 Sayfa 128 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Fârâbi de Allah’ı hem ilk Aşık, hem ilk Maşuk ve hem deAşk’ın bizzat kendisi kabul ederek Ask'a daha da çok bir ontolojik manâ kazandırmıyor muydu?

📖 Sayfa 199 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Bir bilim, bilim olmazdan evvel önce her zaman bir felsefi düşünce safhasından geçer veya başka bir deyişle her bilimin gerek başlangıcında ve gerekse sonunda bir felsefesi vardır.

📖 Sayfa 115 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Her ne kadar Gazâlî'nin Aristocu filozofların bazı metafizik görüşlerini tenkidinden, kendinden sonraki kimseler, onun tamamen felsefeyi reddettiğini kasıtlı veya kasıtsız anlamışlar ve böylece de İslam dünyasında felsefe aleyhtarlığı artmış ise de, bundan bizzat Gazâlî'nin kendisi sorumlu tu tulamaz, zira kendisi felsefe ve mantığı reddetmiş değildir.

📖 Sayfa 94 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

"...Gazâli'ya göre, çocuğu aşırı bur sekilde zevk ve sefaya alıştırmamalı, küçükten çocuğu onlarla şartlandırmamalıdır. Eğer böyle yapılmazsa çocuk büyüdüğü zaman, onları elde edemediğinde, ömrü boyunca mutsuz olabilir."

📖 Sayfa 294 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İstisnasız herşey mânâsız bir oyuncaktır. Kader kötüdür, felek ne hayatın zevkini çıkaran kralın, ne de geceleri dua ve ibadetle geçiren zâhidin canını bağışlar, ne de akıl ötesi şeylere inanmak bize varlığın sırlarını açıklar. Dönen feleklerin arkasında olanlar bizim için daima meçhul kalacaktır.

📖 Sayfa 89 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İşrakilik, aslında, Suhreverdi'den önceki Ibn Sina ve İbn Tufeylgibi filozofların kurmayı denedikleri bir "Doğu Hikmeti" (Doğu Felsefesi)'nin son aşamasıdır.

📖 Sayfa 105 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Başlangıçta olduğu gibi; bugün de, insanları felsefe yapmaya şaşkınlık sürüklüyor… fakat şüphe etmek ve şaşırtmak önceden cahil olunduğunun bilinmesidir. Ve işte bunun içindir ki; filozof olmak mitleri göz önüne sermektir. Çünkü onlar şaşırtıcı unsurlardan meydana geliyorlar.

📖 Sayfa 152 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

“Felsefe sanatı, insanın takatı ölçüsünde,hakikatlarıyla eşyanın bilgisini tarif eden ilimdir.”

Kindî

📖 Sayfa 22 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Nûr ve Zulmet iki ayrı ve bağımsız, birbirine düşman varlık değildir. Nûr asıl, karanlık onun gölgesidir, karanlık Nur'a kavuşmak ister, bunun için ona sevgi ve aşk besler. Karanlık, doğru yükseldikçe, kendi kesifliğinden kurtulur, derece derece aydınlanır. Nurların Nuru, Allah'tır. Her şey bu Nur'a varmak ister. Bu Nur ile aydınlanabilen karanlıklar (Varlıklar ve insan) gerçek bilgiyi ve varlığın sınırlarını aydınlanma ölçüsünde anlayabilirler ve çözebilirler. İlk kesif karanlık, maddedir. İnsanın en karanlık kısmı cesedidir.

📖 Sayfa 97 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Allah ve gerekse varlıkların gerçek bilgisine, sadece duyalarla veya cismâni, bir güç ya da organ vasıtasiyle değil, insan varlığının hakikatini teşkil eden rûh veya nefs temizliğiyle ulaşılabilecektir. Ancak bunu yaparken, Ibn Tufeyl, Gazâlî ve Suhreverdi'den farklı, herhangi bir dini öğretiyi bile rehber olarak takip etmeye ihtiyaç yoktur, tabiati rehber almak yeterlidir. Insan tabiatı ve tabii olayları seyretmekle hakikate ulaşabilecektir.

📖 Sayfa 99 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Sokrates, İslam dünyasında daha çok bir ahlak filozofu olarak tanınmıştır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Stoacı filozofların hiçbir eseri Arapçaya çevrilmediğinden, onların İslam felsefesinin oluşumuna ve genelde İslam düşüncesine doğrudan ve sürekli etkilerinden bahsedilemez. Ancak yukarıda isimlerini zikrettigimiz Helenistik devir filozof ve yazarlarının vasıtasıyla dolaylı bir etkileri olmuştur.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Aristo veya Eflatun'un İslam ahlakçılarına etkisi, asla abartılacak derecede degildir. Zaten Müslüman ahlakçıların Aristo'ya ait
olarak naklettikleri ahlak ve siyasetle ilgili birçok fikir, gerçekte Aristo'nun fikirleri değil, yazarı bilinmeyen fakat Aristo'ya atfedilmiş, ileride isimlerini zikredeceğimiz uydurma eserlerden alıntılardır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İnsan düşüncenin mahsulü değildir.

📖 Sayfa 18 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Genel olarak İslam hukukuna rey ve kıyası sokan kişi olarak Ebu Hanife (ö. 767) kabul edilir.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İbn Haldun ise, tarih, ekonomik ve sosyal olayların da, bir ölçüde tabii vakalar olduğunu, onların da belirli ölçüde genel kanun ve kurallarla ifade edilebilecek yönleri olduğunu ileri sürerek, onlara da ilim demektedir. Çünkü tabii varlık olan insan meydana getirdiği olaylara tabii olaylar olarak bakmak gerektiğini vurgular. Böylece de o, ilk defa tarihi ve sosyolojiyi -ki bunlar "kültür ilmi" olarak adlandınlır- ilim kabul ederek ilimler sınıflamasına alır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Başta Mutezile kelamcıları
olmak üzere, Islam kelamcıları, gerek İslam filozoflarından gerek Aristo ve Elatun'dan bazı meselelerinde etkilenmişlerdir; bazılarının çözümünde farklı sonuçlara varmış olsalar bile. Mesela atomculuk, mesela cevher ve araz teorilerinde olduğu gibi; cedel (diyalektik) metodunun kullanımı gibi. İşte bütün bu sebeplerden dolayı kelamın, akaid kısmı dışta bırakılacak olursa, salt düşüncevi
(spekülatif) kelam, İslam felsefesinden başka bir şey değildir.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Genelde Mutezile kelamcıları, akli ve felsefi düşüncenin nasslarla ters düşmeyeceği tezini savunurlar. Bunun için de, dinler ve peygamberler olmasa da, insan aklıyla, iyi ve kötüyü bulabileceği,
Allah'ın varlığını anlayabileceği görüşünü benimserler. Bundan da genelde dolaylı olarak akli ve felsefi düşünceyle birlikte mantığı kabul ettikleri anlaşılır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Bilindiği gibi, Aristo'nun ilim anlayışına göre birinci derecedeki gerçek ilim, değişmeyenin, yani tanrısal varlığın ilmi, ikinci derecedeki gerçek ilimse tabii varlıkların ilmidir. Aristo'nun bu varlıkların bilgilerine ilim demesi, bu bilgilerin zaman ve mekâna bağlı olmadan değişmezlik arz etmesi ve genel kurallarla ifade edilebilir olmasındandır. Hâlbuki insan gibi bazı tabii varlıkların kendilerinin sebep olduklar olayların bilgileri değişken olduğundan, Aristo, bu bilgilere ilim demez. Mesela, tarih ve sosyoloji bu açıdan Aristo'ya göre ilim değildir.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

"İbn Sînâ, Yunan felsefesi yanında, belki ona alternatif olarak özgün bir "Doğu felsefesi ve mantığı" kurmayı da denemiştir. Hikmetu'l-Maşrıkıyyîn ve Mantıku'l-Maşrıkıyyîn adlı eserlerini bu gaye ile kaleme almıştır. İbn Tufeyl'in, İbn Sînâ'nın bunu başardığı inancına rağmen, başaramadığı genellikle kabul görür. Zira en son eserlerinden biri olan el-işarat ve't-Tenbîhât'ta, mesela Aristoculuktan inhirafı sözde kalmaktadır."

📖 Sayfa 256 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Eflatun'un siyasi eserleri daha önce Arapçaya çevrildiği için, Müslümanlar Aristo'nun Politika adlı eserine hiç ilgi duymamışlar ve bu eser Arapçaya çevrilmemiştir. Hatta İslam dünyasının İbn Rüşd'en önce böyle bir eserden haberleri bile yoktu.

📖 Sayfa 77 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazalî diyor ki:
"Gerçekten anladım ki, bir ilme hakkıyla vakıf olmayan bir kimse, o ilimdeki bozukluğu anlayamaz. O derece vakıf olmalı ki, o ilmin o devirde en âliminin ilmine eşit olup mütalaa ve tahkikat neticesinde onun derecesini geçmeli; onun muttali olmadığı derinliklere dalabilmeli. İşte o zaman o ilmin bozuk olduğu iddiasının bir hak olduğu meydana çıkar...
Binaenaleyh anladım ki, her akdin ve düşünce hareketinin hangi görüşler üzerine kurulduğunu anlamaksızın, künh ve hakikatine varmaksızın o mezhebi reddetmek karanlığa taş atmak gibidir."

📖 Sayfa 284 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Kindî'ye göre, zaman ancak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle vardır; zorunlu olarak hareket varsa cisim de vardır, cisim varsa, hareket de vardır.

📖 Sayfa 228 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Halbuki İslam aleminin çöküşünün asıl sebebi, ne felsefe ve bilime verilen değer ve gösterilen rağbet ne de onlardan kaynaklandığı düşünülen iman zayıflığıydı. Asıl sebep hiç şüphesiz dini, mezhebi görüş ayrılıklarından, sık sık da zamanın hükümdarları arasındaki siyasi taht kavgalarından kaynaklanan siyasi ve ideolojik bölünmelerdir ki başlangıçlar ta İslam'ın ilk devirlerine kadar varır.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Bilindiği gibi, Aristo, tarihi ilim saymadıgından, tarih felsefi ilimler içinde yer almamıştır. Ancak Biruni'den sonra özellikle Ibn Haldun açık bir şekilde ilk defa tarihin de bir felsefe yolunun olduğunu göstererek , bir tarih anlayışı ve felsefesi ortaya koymuştur. Özellikle günümüzde revaç bulan bu tarih felsefesi, çeşitli yönleriyle felsefedir. Elbette olayların kronolojik ve deskriptif sayımı olan tarihin felsefeyle bir ilgisi yoktur.

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Gazali'ye göre eğer bilme fiilinin konusu, sırf fiziki bir şeyde aklın bu şey hakkındaki verileri bizzat o şeye tatbik edilerek onların şeye uygun olup olmadıkları eşya üzerinde gözlenmeli ve denenmelidir. Neticede elde edilecek veriler artık doğru bilgilerdir. Eğer bilmek fiilinin konusu metafizik âlemle ilgili ise bunu kalbe havale etmeli, deruni veya içsel bir tecrübe yani sezgi yoluyla bilgi elde edilmelidir.

📖 Sayfa 282 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

“Benim gördüğümü o bilir.”

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

İbn Sina da Farabi gibi hayatının son döneminde büyük bir değişim geçirmiştir. Katı akılcılıktan vazgeçip, Farabi'yi izleyerek bir "Doğu felsefesi" yani gerçek anlamıyla bir İslam felsefesi kurmayı denemiştir. Bu değişimi o kadar benimsemiştir ki, son eseri olan el-İşarât ve't- Tenbihât adlı eserinin önsözünde "eş-Şifa'daki fikirlerim artık benim değildir" diyecek kadar ileri gitmiştir.

📖 Sayfa 128 · İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar

Sıkça Sorulan Sorular

İslam Felsefesine Giriş kimin eseridir?

İslam Felsefesine Giriş, Mehmet Bayrakdar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.

İslam Felsefesine Giriş kaç sayfadır?

İslam Felsefesine Giriş, 313 sayfadır (Diyanet Vakfı Yayınları baskısı).

İslam Felsefesine Giriş'in en ünlü sözü nedir?

“Sokrat'ın hiçbir eser yazmadığı veya ona ait hiçbir eserin bize kadar ulaşmadığı kabul edilen bir gerçektir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İslam Felsefesine Giriş — Mehmet Bayrakdar. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4