
Nazım Hikmet Ran'ın Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1976'da yayımlanmıştır. Bu derleme, Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet'ten En Beğenilen Alıntılar
Gözlerimiz
📖 Sayfa 15 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Şeffaf
Temiz
Damlalardır...
Her damlada
Demire can veren dehanın
Bir küçücük Zerresi vardır...
Şeffaf
Temiz
Damlalar ile gözlerimiz
Bir umman içinde birleşmeseydi eğer,
Her zerre
Dağılsaydı başka bir yere
Dinamolarla durbinleri çiftleştirerek
Çelik dağları kof bir kelek gibi döndüremezdik..
Çürük, kötü bir elmanın yanına; genç kız yanağı gibi al kadifeli sağlam bir elma koyun, çok geçmez, onun da yanağı solar, çürüyüverir ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
"Bilmiyenler
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Bilsin:
Sen bir şarlatandan başka bir şey degilsin.
Şarlatan!
Çürük Fransız kumaşlarını
Yüzde beş yüz ihtikarla Şarkasatan
Piyer Loti...
Ne domuz bir burjuvaymışsın meger,
Maddeden ayrı ruha inansaydım eğer,
Şarkın kurtuldugu gün,
Senin ruhunu
Köprü başında çarmıha gerer
Karşısında sigara içerdim."
"Heyecanımızda
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Şaha kalkan bir atın
Deli
Çizgileri
Yok.
Heyecanımız
Rayların üstünde kayarken bile
Çelik heykelini kaybetmiyen
Bir
Lokomotif.
Öyle bir lokomotif ki
En küçük çivisinin
Çakılması için
Her kıvrımı materyalist beynimiz
Açılıp kapandı dökümlerle,
Muadele hallettik
Onu kuvvette tekamül gibi yükselttik.
O bizim şuurumuzun oğlu
O kadar bizim ki
Ezmek istediğimizi
Raylarına konulan bir bakır onluk gibi ezer
Fakat
Bir an bile bıraksa altına çektiğimiz yolu
Parçalanır;
Çünkü o sade bizim
Sade bizim şuurumuzun oğlu"
Yeni çekirdek eski kabuğu parçalayacak, kendine uyan bir kabuk yaratacaktır.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Heyecanımız
📖 Sayfa 23 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Rayların üstünde kayarken bile
Çelik heykelliğini kaybetmiyen
Bir
Lokomotif.
Deldiler göğsümü on beş yerinden
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden
Kalbim yine çarpıyor
Kalbim yine çarpacak!.
Yaşayışın en yaratıcısı işini, karınlarında ouun en büyük verimini taşıyan geniş kalçalı analar yapıyor ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Korkuna uyuşturmak değil, sonsuz yaşamanın yelesine yapışıp, o korkunun üstüne dolu dizgin yürümek istiyorum.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Ölüm; en derin, en geniş bir anlayışla; kımıldanmamak, değişmemek, durmak demektir. Kımıldanmayan, değişmeyen ne var? Yerin yedi kat dlbindeki taş parçasından tutta göklerin sonsuzluğunu çizen kartallara dek, bir bardaktaki sudan kafandaki düşünceye dek, madde, başsız sonsuz bir kımıldanış, değişiş, bir gelişme bir devrim içindedir. Sen de onun içindesin.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
<<İlim>> kavgadan doğar
📖 Sayfa 25 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Kavga içindir <<ilim>>.
Kendimi bildim bileli, bir gün olsun, düşüncelerime cübbe giydirmedim.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
"Hayat -harekettir!..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Hareket - tezat!..
Cemiyet tabiatın yapışmış gırtlağına
Sınıflar, sınıflara çekmiş bıçak!.
İşte bak!
Bu bizim dışımızda dönen
Bizim oynadığımız sinema şeridinin
Beynimizin perdesinde «ilim» denen
çizgileşmiş resmi var!.
«ilim» kavgadan doğar
kavga içindir «ilim»"
Amma yine öyle işler vardır ki. en önce duymak öyle açık gözlülüğünü gösteremesek bile, en son duymak gözü kapalılığına da düşmemeliyiz ...
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Yıllar; bu kara toprak yuvarlağın üstünde
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
yaşayanları silip süpürerek, aşındırarak akıp geçiyor;
canlı cansız, ne varsa, hepsini.. .
Kızmıyoruz onlara
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Kızılmaz,
Acınır
Böyle teneke oyuncak olanlara
Aramızda onların yalnız bir ismi var:
ZAVALLILAR!
Nazım Hikmet
Bir yaz gecesinde yıldızlara, yaprakların arasında yürüyen kabuğa yaldızlı bir böceğe, ustanın yazdığı yazıya bakarken nasıl düşünüyorsam, öyle düşünüyorum sana bakıp ...
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Bana: «Kızın öldü» desinler de, «Kızın kısırdır, yeşeremeden, çiçeklenemeden, yemişlenemeden, git gide kuruyarak yaşıyacaktır demesinler ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Aydın Aydınlık Ay-dın-lık.
📖 Sayfa 17 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Aydın aydınlığım benim
Gökte ay gibi değil.
Gökte yay gibi gerilen ay gibi aydınlatmıyorum tepeden
Toprakta sınıfların kavgasını.
Bağlıyım ben
Çamurlu kanlı kara
Topraklara.
Ben o topraktaki kavgadan doğdum,
İçindeyim o kavganın,
İçinden aydınlatıyorum ben o kavgayı:
Biz görelim,
Onlar
Kör olsunlar diye!

"Madem ki felsefe beşeriyetin tabiatla yaptığı mücadelenin neticesinde tabiat ve cemiyet hakkında hasıl olan mücerred umumi fikirlerdir ve madem ki fikr-i beşer bu mücadele ile sevk ve tahrik ediliyor. Bu takdirde aşikardır ki tarihi- içtimai manada ön safta bulunan «müterakki» sınıf ilmi felsefe de de en ön safta bulunur. Ön safta bulunan sınıf kendi şuurunda cemiyetin müterakki inkişafını aks ettirir."
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
"Her ağaç bir adama benzer.. dallardan bir dal koparmak bir kol kırmak gibi, bir yaprak yolmak bir göz çıkarmak gibi gelir bana.. Ben hiç bir adamla, ağaçla konuştuğum gibi konuşmadım. Ağaçların dilinden anlamayan, toprağın dilinden anlamaz. Toprakla konuşmayanlar en bilgili sesi duymamış demektir.. Ne yazık onlara!.."
📖 Sayfa 84 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Doğurmamış bir kızın ince beli, yemiş vermemiş bir ağacın sıska dalı gibi biçimsizdir ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Nezleli bir çocuk, beş dakka içinde, iriyarı bir delikanlının kafasına ağrıyı sokuverir .. Ama, dipdiri bir ordunun içine sıska bir kocakarıyı salıverin, kocakarı canlanır mı?
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Yılbaşını ben ne diye kutıulayayım? Yılbaşıyla öteki günlerin bence bir ayrılığı yok ki... Yılbaşın da ne olmuş? Emperyalizm o gün mü denize dökülmüş, yoksa halifeliğin kaldırılması böyle bir yılbaşı gününe mi raslar?
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Öyle işler vardır ki, duymamak duymaktan iyi dir..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
"Fakat
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
En büyük tehlike
En büyük keder
Kıramaz birbirine kenetlenen kolların zincirini
Kenetlenin! Öldü !"
Sen, başsız ve sonsuz yaratılışın bir parçası olduğun için böyle güzelsin.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Sen, yaratılmamış yaratılışın yarattığısın. işte, ben, bunun içindir ki, sana baktıkça etimin içinde bir yürek, kafamın içinde düşünce denen bir nesnenin varlığını anlıyorum. Sana dokundukça yalnız etim değil yüreğim de, kafam da kamaşıyor, ürperiyor ...
Öyle işler vardır ki, duymamak duymaktan iyidir .. Bu gibilerinde sağır hatunluk pek te kötü bir nesne olmasa gerek ... Amma yine öyle işler vardır ki. en önce duymak ıiçık gözlülüğünü gösteremesek bile, en son duymak gözü kapalılığına da düşmemeliyiz ...
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Maddenin uçsuz bucaksız akışından başka, bu akışın dışında bir varlığın olmadığını anladığım gün; senin baş ucunda ölüm korkusu öyle kara kanatlı bir kuş gibi dalaşamaz olur.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Nazım Hikmet'in dediği gibi;
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Daha son sözü söylemedi hayat; belki yarınlar, mutlu sonlar var.
Yanardağların haykırışı delikanlıcadır. Yavaş yavaş oluşlar, sıçrama sınırına dayandıklarında, delikanlılığın coşkunluğu ister istemez gösterir kendini!
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
VERA'YA
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Gelsene dedi bana.Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana.Ölsene dedi bana
Geldim.Kaldım.Güldüm.Öldüm.
Söyleyenin bir yüzü kara, yapmayanın iki yüzü ...
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Yüreğimde, başlanıp bitirilmemiş şarkılar var: Senin kulaklarında inci bir küpe, saçların da fildişi bir tarak, gözlerinde bir Hint sürmesi olmasını özlediğim şarkılar ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Ben, boyası kendinden nar gibi kızıl ağzına, altın gözlerine bakıp, düşünüyorum.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Böyle karşılıklı gülmelerle biten konuşmalara bayılırım.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Adam vardır, yemek için yaşar; o, şık giyinmek, son moda kuşanmak için yaşamaktaydı. ..
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Anadan doğma körlere gözlüğün yararlığı dokunmaz ki, takalım...
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Hatta
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Sen
Sen, Piyer Loti
Sarı muşamba derilerimizden
Birbirimize geçen
Tifüsün biti
Senden daha yakındır bize,
dün gece bir iş yüzünden
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran
Beyoğlunda kalıp; erkenden, ilk vapurla, 6,30 vapurile Kadıköyüne geçmek istediğimde daha candan, daha yakından anladım ...
6,20 de Köprünün Kadıköy iskelesine geldim ..
Yağmur çiseliyor, gök kapalı, ortalık alaca karanlık .. Kalabalık bir adam kümesi; çoluklu çocuklu, kadınlı, erkekli; köprünün Karaköy yakasında bekleşip duruyorlar. Bir böyle yığın da Eminönü yakasında varmış ...
Sıkça Sorulan Sorular
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet kimin eseridir?
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1976'da yayımlanmıştır. Türkçeye Metin İlkin çevirmiştir.
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet kaç sayfadır?
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, 240 sayfadır (Oda baskısı).
Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet'in en ünlü sözü nedir?
“Gözlerimiz Şeffaf Temiz Damlalardır... Her damlada Demire can veren dehanın Bir küçücük Zerresi vardır... Şeffaf Temiz Damlalar ile gözlerimiz Bir umman içinde birleşmeseydi eğer, Her zerre Dağılsaydı başka bir yere Dinamolarla durbinleri çiftleştirerek Çelik dağları kof bir kelek gibi döndüremezdik..”