CANLI

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet: Klasik Edebiyat Üzerine Nazım Hikmet Ran'ın Paylaşılası Sözler

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet - Nazım Hikmet Ran kitap alıntıları ve sözleri

Nazım Hikmet Ran'ın Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1976'da yayımlanmıştır. Bu derleme, Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.

Yazar:Nazım Hikmet Ran
Çevirmen:Metin İlkin
İlk Yayın:1976
Yayınevi:Oda
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:6 sa. 48 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet'ten En Beğenilen Alıntılar

Gözlerimiz
Şeffaf
Temiz
Damlalardır...
Her damlada
Demire can veren dehanın
Bir küçücük Zerresi vardır...
Şeffaf
Temiz
Damlalar ile gözlerimiz
Bir umman içinde birleşmeseydi eğer,
Her zerre
Dağılsaydı başka bir yere
Dinamolarla durbinleri çiftleştirerek
Çelik dağları kof bir kelek gibi döndüremezdik..

📖 Sayfa 15 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Çürük, kötü bir elmanın yanına; genç kız ya­nağı gibi al kadifeli sağlam bir elma koyun, çok geçmez, onun da yanağı solar, çürüyüverir ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Bilmiyenler
Bilsin:
Sen bir şarlatandan başka bir şey degilsin.
Şarlatan!
Çürük Fransız kumaşlarını
Yüzde beş yüz ihtikarla Şarkasatan
Piyer Loti...
Ne domuz bir burjuvaymışsın meger,
Maddeden ayrı ruha inansaydım eğer,
Şarkın kurtuldugu gün,
Senin ruhunu
Köprü başında çarmıha gerer
Karşısında sigara içerdim."

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Heyecanımızda
Şaha kalkan bir atın
Deli
Çizgileri
Yok.
Heyecanımız
Rayların üstünde kayarken bile
Çelik heykelini kaybetmiyen
Bir
Lokomotif.
Öyle bir lokomotif ki
En küçük çivisinin
Çakılması için
Her kıvrımı materyalist beynimiz
Açılıp kapandı dökümlerle,
Muadele hallettik
Onu kuvvette tekamül gibi yükselttik.
O bizim şuurumuzun oğlu
O kadar bizim ki
Ezmek istediğimizi
Raylarına konulan bir bakır onluk gibi ezer
Fakat
Bir an bile bıraksa altına çektiğimiz yolu
Parçalanır;
Çünkü o sade bizim
Sade bizim şuurumuzun oğlu"

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yeni çekirdek eski kabuğu parçalayacak, ken­dine uyan bir kabuk yaratacaktır.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Heyecanımız
Rayların üstünde kayarken bile
Çelik heykelliğini kaybetmiyen
Bir
Lokomotif.

📖 Sayfa 23 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Deldiler göğsümü on beş yerinden
Sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden

Kalbim yine çarpıyor
Kalbim yine çarpacak!.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yaşayışın en yaratıcısı işini, karınlarında ouun en büyük verimini taşıyan geniş kalçalı analar ya­pıyor ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Kor­kuna uyuşturmak değil, sonsuz yaşamanın yelesine yapışıp, o korkunun üstüne dolu dizgin yürümek istiyorum.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Ölüm; en derin, en geniş bir anlayışla; kımıl­danmamak, değişmemek, durmak demektir. Kımıl­danmayan, değişmeyen ne var? Yerin yedi kat dl­bindeki taş parçasından tutta göklerin sonsuzlu­ğunu çizen kartallara dek, bir bardaktaki sudan ka­fandaki düşünceye dek, madde, başsız sonsuz bir kımıldanış, değişiş, bir gelişme bir devrim içinde­dir. Sen de onun içindesin.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

<<İlim>> kavgadan doğar
Kavga içindir <<ilim>>.

📖 Sayfa 25 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Kendimi bildim bi­leli, bir gün olsun, düşüncelerime cübbe giydirme­dim.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Hayat -harekettir!..
Hareket - tezat!..
Cemiyet tabiatın yapışmış gırtlağına
Sınıflar, sınıflara çekmiş bıçak!.
İşte bak!
Bu bizim dışımızda dönen
Bizim oynadığımız sinema şeridinin
Beynimizin perdesinde «ilim» denen
çizgileşmiş resmi var!.
«ilim» kavgadan doğar
kavga içindir «ilim»"

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Amma yine öyle işler vardır ki. en önce duymak öyle açık gözlülüğünü göstereme­sek bile, en son duymak gözü kapalılığına da düş­memeliyiz ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yıllar; bu kara toprak yuvarlağın üstünde
ya­şayanları silip süpürerek, aşındırarak akıp geçiyor;
canlı cansız, ne varsa, hepsini.. .

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Kızmıyoruz onlara
Kızılmaz,
Acınır
Böyle teneke oyuncak olanlara
Aramızda onların yalnız bir ismi var:
ZAVALLILAR!

Nazım Hikmet

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Bir yaz gecesinde yıldızlara, yaprakların ara­sında yürüyen kabuğa yaldızlı bir böceğe, ustanın yazdığı yazıya bakarken nasıl düşünüyorsam, öyle düşünüyorum sana bakıp ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Bana: «Kızın öldü» desinler de, «Kızın kısırdır, yeşeremeden, çiçeklenemeden, yemişlenemeden, git­ gide kuruyarak yaşıyacaktır demesinler ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Aydın Aydınlık Ay-dın-lık.
Aydın aydınlığım benim
Gökte ay gibi değil.
Gökte yay gibi gerilen ay gibi aydınlatmıyorum tepeden
Toprakta sınıfların kavgasını.
Bağlıyım ben
Çamurlu kanlı kara
Topraklara.
Ben o topraktaki kavgadan doğdum,
İçindeyim o kavganın,
İçinden aydınlatıyorum ben o kavgayı:
Biz görelim,
Onlar
Kör olsunlar diye!

📖 Sayfa 17 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Madem ki felsefe beşeriyetin tabiatla yaptığı mücadelenin neticesinde tabiat ve cemiyet hakkında hasıl olan mücerred umumi fikirlerdir ve madem ki fikr-i beşer bu mücadele ile sevk ve tahrik ediliyor. Bu takdirde aşikardır ki tarihi- içtimai manada ön safta bulunan «müterakki» sınıf ilmi felsefe de de en ön safta bulunur. Ön safta bulunan sınıf kendi şuurunda cemiyetin müterakki inkişafını aks ettirir."

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Her ağaç bir adama benzer.. dallardan bir dal koparmak bir kol kırmak gibi, bir yaprak yolmak bir göz çıkarmak gibi gelir bana.. Ben hiç bir adamla, ağaçla konuştuğum gibi konuşmadım. Ağaçların dilinden anlamayan, toprağın dilinden anlamaz. Toprakla konuşmayanlar en bilgili sesi duymamış demektir.. Ne yazık onlara!.."

📖 Sayfa 84 · Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Doğurmamış bir kızın ince beli, yemiş verme­miş bir ağacın sıska dalı gibi biçimsizdir ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Nezleli bir çocuk, beş dakka içinde, iriyarı bir delikanlının kafasına ağrıyı sokuverir .. Ama, dip­diri bir ordunun içine sıska bir kocakarıyı salıverin, kocakarı canlanır mı?

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yılbaşını ben ne diye kutıulayayım? Yılbaşıyla öteki günlerin bence bir ayrılığı yok ki... Yılbaşın­ da ne olmuş? Emperyalizm o gün mü denize dökül­müş, yoksa halifeliğin kaldırılması böyle bir yılbaşı gününe mi raslar?

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Öyle işler vardır ki, duymamak duymaktan iyi­ dir..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

"Fakat
En büyük tehlike
En büyük keder
Kıramaz birbirine kenetlenen kolların zincirini
Kenetlenin! Öldü !"

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Sen, başsız ve sonsuz yaratılışın bir parçası olduğun için böyle güzelsin.
Sen, yaratılmamış yaratılışın yarattığısın. işte, ben, bunun içindir ki, sana baktıkça etimin içinde bir yürek, kafamın içinde düşünce denen bir nes­nenin varlığını anlıyorum. Sana dokundukça yalnız etim değil yüreğim de, kafam da kamaşıyor, ürpe­riyor ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Öyle işler vardır ki, duymamak duymaktan iyidir .. Bu gibilerinde sağır hatunluk pek te kötü bir nesne olmasa gerek ... Amma yine öyle işler vardır ki. en önce duymak ıiçık gözlülüğünü gösteremesek bile, en son duymak gözü kapalılığına da düşmemeliyiz ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Mad­denin uçsuz bucaksız akışından başka, bu akışın dı­şında bir varlığın olmadığını anladığım gün; senin baş ucunda ölüm korkusu öyle kara kanatlı bir kuş gibi dalaşamaz olur.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet'in dediği gibi;
Daha son sözü söylemedi hayat; belki yarınlar, mutlu sonlar var.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yanardağların haykırışı delikanlıcadır. Yavaş yavaş oluşlar, sıçrama sınırına dayandıklarında, de­likanlılığın coşkunluğu ister istemez gösterir kendi­ni!

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

VERA'YA
Gelsene dedi bana.Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana.Ölsene dedi bana
Geldim.Kaldım.Güldüm.Öldüm.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Söyleyenin bir yüzü kara, yapmaya­nın iki yüzü ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Yüreğimde, başlanıp bitirilmemiş şarkılar var: Senin kulaklarında inci bir küpe, saçların da fildişi bir tarak, gözlerinde bir Hint sürmesi olma­sını özlediğim şarkılar ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Ben, boyası kendinden nar gibi kızıl ağzına, altın gözlerine bakıp, düşünüyo­rum.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Böyle karşılıklı gülmelerle biten ko­nuşmalara bayılırım.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Adam vardır, yemek için yaşar; o, şık giyin­mek, son moda kuşanmak için yaşamaktaydı. ..

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Anadan doğma körlere göz­lüğün yararlığı dokunmaz ki, takalım...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Hatta
Sen
Sen, Piyer Loti
Sarı muşamba derilerimizden
Birbirimize geçen
Tifüsün biti
Senden daha yakındır bize,

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

dün gece bir iş yüzünden
Beyoğlunda kalıp; erkenden, ilk vapurla, 6,30 vapurile Kadıköyüne geçmek iste­diğimde daha candan, daha yakından anladım ...
6,20 de Köprünün Kadıköy iskelesine geldim ..
Yağmur çiseliyor, gök kapalı, ortalık alaca karanlık .. Kalabalık bir adam kümesi; çoluklu çocuklu, kadınlı, erkekli; köprünün Karaköy yakasında bekleşip duruyorlar. Bir böyle yığın da Eminönü yaka­sında varmış ...

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran

Sıkça Sorulan Sorular

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet kimin eseridir?

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1976'da yayımlanmıştır. Türkçeye Metin İlkin çevirmiştir.

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet kaç sayfadır?

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet, 240 sayfadır (Oda baskısı).

Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet'in en ünlü sözü nedir?

“Gözlerimiz Şeffaf Temiz Damlalardır... Her damlada Demire can veren dehanın Bir küçücük Zerresi vardır... Şeffaf Temiz Damlalar ile gözlerimiz Bir umman içinde birleşmeseydi eğer, Her zerre Dağılsaydı başka bir yere Dinamolarla durbinleri çiftleştirerek Çelik dağları kof bir kelek gibi döndüremezdik..”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Aydınlıkçı Şair Aydınlıkçı Yazar Nazım Hikmet — Nazım Hikmet Ran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4