
Başını Vermeyen Şehit adlı eser, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1940'ta okurlarla buluşmuştur. Okurların Başını Vermeyen Şehit'ten seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.
Başını Vermeyen Şehit'ten En Beğenilen Alıntılar
Gözler kulaklardan daha hızlı inanırlar.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
İçmeye başladık. Unutmak istediğim meçhul can sıkıntısını mağlup etmek için tam yirmi dört şişe bira içtim.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Yalnız şu Zigetvar... Yıkılmaz bir ölüm seddi hâlinde, "Kızılelma" yolunu kapatıyordu.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Adam gördüğünü kâle geçirirse kazandığı hali kaybeder."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Fanî vücuda kefen gerektir, hilat nâdanları sevindirir.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Gözlüye hod gizli yoktur!"
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Neyi görmesi gerektiğini bilen kişinin gözünden bir şey saklanamaz".
Keşke anlattığın tesadüf, sana bulunduğum yeri öğretmeseydi. Bu zehirler, bu şikayetler, ömründe birkaç gün dinlemek için bu köye kaçmış bir zavallının önüne dökülür mü? Bu feryatlar, onun yalnızca tabiatın nağmelerini işiterek teselli bulmaya yüz tutan kulaklarına haykırılır mı?
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Tarih ezeli bir tekrardır.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
“İnsan ne tuhaftır! Fikrine, ümidine, arzusuna ters düşen bir şeye rastlayınca hemen bozulur."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Canını verdin, başını verme Mehmet!
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Çünkü bilmediğin, kendinde varlığını hissetmediğin bir şeyi elbette tanımlayamazsın.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Adam gördüğünü kâle geçirirse, kazandığı hâli kaybeder.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Fani vücuda kefen gerektir. Kaftan, aldanma içinde olanları sevindirir."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Gözlüye hod gizli yoktur."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
“Ölüler mükâfat, dirilerin hatırasıdır.”
📖 Sayfa 60 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Fani vücuda kefen gerektir. Kaftan ahmakları sevindirir..."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Gözlemledim, tahlil ettim, tetkik ettim, müşahede ettim ve katiyen aşk olmadığını anladım. Aşırı ilginiz sırf şehvetten ve bana bilhassa sahip olmak gururundan kaynaklanan vahşi bir zevkten ibaretti.
📖 Sayfa 38 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Bireyler bir denizin dalgaları gibidir. Asıl olan denizdir yani toplum. Dalgalar yani bireyler gelip geçici, kalıcı olmayan şekillerdir.
📖 Sayfa 28 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Kalbinde ağır bir elem duydu.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin

Ben tesellisi imkansız bir felaketin, intikamı alınamaz bir yenilginin şaşırttığı bir adamım. Üzüntümü yatıştırmak için beynimi tarih okumak suretiyle yoruyorum..
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Sebepleri doğru görebilenin sonuçtan şüphesi kalmaz.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Kalbinde ağır bir keder duydu
📖 Sayfa 17 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Hem kırın terbiyesizliği havası gibi pek sertti."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Mehmet Mehmet canını verdin başını verme Mehmeeeett.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Eğer namussuz yaşamaya biraz kabiliyetim olsaydı, sizinle yaşardım.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
O halde en uygun olan budur ki, biz de namazlarımızı kılalım. Gözlerimizin yaşını dökelim. Dua edelim. Biribirimizle helalleşelim. Sonra savaşa girişelim. Kalanlarımız gazi, ölenlerimiz şehit olsun! Dünyada iyi nam ile anılalım. Ahirette Peygamberimizin sancağı dibinde toplanalım... Ne dersiniz?
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
- Hay hay!..
“Beklenilmeyen bir ölüm kadar ehemmiyetsiz ne olabilirdi ? Fakat bu ölüm beklenildiği zaman ne müthişti.”
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Muhitin değişen, bozulan her şeyi gibi terbiyesi de berbat olmuştu.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
“Evlilik, aşkın mezarıdır”
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Kalanlarımız gazî, ölenlerimiz şehit!
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Doğrusu budur ki, ol savaşçıların içinde böyle gaziler olmasa, Zigetvar'a bu kadar yakın mesafede, dört taraf kâfir ile çevrili iken, huzur ve barış içinde yaşamak hele hele böyle cenge gitmek ne mümkün idi."
📖 Sayfa 11 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Ahmak!" dedi, "Niye gördüğünü halka söyledin?
📖 Sayfa 21 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Adam gördüğünü söylerse kazandığı hali kaybeder. Eğer sussaydın, gördüğün keramete ölünceye kadar şahit olacaktın."
Hakk uğrunaki gayretlerine ücret, mükafat, şabaş kabul etmezler...
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
İlimce, fence, ahlakça, bilgice, tahsilce senden pek aşağı olanların yüksek mevkiler elde ettiğini söylüyorsun.
📖 Sayfa 28 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Bireyler bir denizin dalgaları gibidir. Asıl olan denizdir; yani toplum... dalgalar, yani bireyler gelip geçici, kalıcı olmayan şekillerdir. Biraz felsefi düşüncesi olan, dalgaların bazen büyük olmasına, bazen taşkın olmasına hiç önem verir mi?
📖 Sayfa 28 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Kimsenin eli kalkmadı.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
‘’Öyleyse hazır olalım. Haydi...’’
Bir gürültüdür koptu:
‘’Hazırız...’’
‘’Hepimiz, hepimiz...’’
‘’Hepimiz ,hepimiz hazırız.’’
‘’Kılıçlarımız, kalkanlarımız yağlı..’’
‘’Oklarımız bağlı...’’
‘’Yatağanlarımız keskin...’’
‘’Bugün Zafer bizim...’’
‘’Âmin, âmin...’’
........
"...Hak budur ki o gazilerin içinde böyle gaziler olmasa,Zigetvar'a bu kadar yakında dört yan kafir hisarı iken bekleyiş ,duraklama özellikle böyle cenge çalışma ne mümkün idi."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Adam gördüğünü söze geçirirse, kazandığı hali kaybeder.
📖 Sayfa 36 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin

"Canını verdin, başını verme Mehmet. "
📖 Sayfa 20 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Bu nara o kadar müthiş, o kadar etkili, o kadar yanıktı ki...
...Deli Mehmet 'in başsız vücudu canlıymış gibi eğildi. Yerden kendi kesik başını aldı. Hemen oracığa yorgun bir kahraman gibi uzanıverdi.
Tabiatın bu güzel, muhteşem büyüklüğü karşısında yavaş yavaş yükseldiğini duyan bir ruha, aczin, küçüklüğün çırpınışları, ne kadar çirkin, ne kadar adi görünüyor.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Senede hiç olmazsa bir gün kendimi kaybedecek kadar sarhoş olmak on altı yaşımdan beri adetimdi.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"Ahmak!" dedi, "Niye gördüğünü halka söyledin? Adam gördüğünü söylerse kazandığı hâli kaybeder. Eğer sussaydın, gördüğün keramete ölünceye kadar şahit olacaktın."
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Şehirde dost elleriyle kırılan kalbimden bütün kederler sızıyor, hepsi gözlerimden akıp gidiyor.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Duayı bırak, efendi, dedi, gaza duadan üstündür.
📖 Sayfa 24 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda... Yarım mil ötede Toygun Paşa'nınson kuşatmasındân çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde,ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi, acı acı bağırıyorlardı.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
"-Geçmişte bugünkü medeniyetin, maddeciliğin söndürdüğü nurlar var, dedim, yücelik var. Ruh büyüklüğü var. Fikir uğrunda fedakârlık var. Doğruluk, bağlılık, vefa, erdem, cömertlik, şefkat, muhabbet, aşk var. Hayatın gerçek anlamı olan ideal var. Sonra efendilik var... Ah şimdi...
📖 Sayfa 53 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
-Şimdi bunlar yok mu?
-Yok, yok..."
..."Kula kul olmak,"fani dünyada "birisine minnettar kalmak" acıların en zoruydu...
📖 Sayfa 59 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Bugün bu tabii ve medeni günlerden ne kadar uzağız! Artık vahşet ve hayaller içinde, uydurulmuş teorik yalanlardan teşekkül eden tabiata aykırı sosyal davranışların baskıları altında yaşıyoruz.
📖 Sayfa 53 · Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Görebilene hiçbir şey gizli kalmaz.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Öksüzlerin anası babası milletlerdir. Her Öksüz milleti için en büyük fedakarlıklara hazır olmalı. Öksüze bakan, büyüten millettir. Millet, evladından yardım ister.
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin
Sıkça Sorulan Sorular
Başını Vermeyen Şehit kimin eseridir?
Başını Vermeyen Şehit, Ömer Seyfettin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1940'ta yayımlanmıştır.
Başını Vermeyen Şehit kaç sayfadır?
Başını Vermeyen Şehit, 65 sayfadır (Kuşak Yayınları baskısı).
Başını Vermeyen Şehit'in en ünlü sözü nedir?
“Gözler kulaklardan daha hızlı inanırlar.”