
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud'un 2016 tarihli Kişisel Gelişim alanında öne çıkan eseridir. Bilinçsiz-Olan okurlarının en çok işaretlediği bölümler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
Bilinçsiz-Olan'dan En Beğenilen Alıntılar
İçimizde bulunan sadece ikinci bir bilinci
📖 Sayfa 46 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
değil, aynı zamanda üçüncü, dördüncü, belki de gerek bize gerekse birbirine kapalı ve sonu gelmeyen bir dizi bilinç hallerini kabul etmeye hazır olmalıyız.
Özel bir düşünceye kapılmadan kendi dışımızdaki herkese kendi kalıtsal özelliklerimizin ve bu durumda kendi bilincimizin de eklemlenmesi ve bu özdeşleşmenin kavrayışımızın ön şartı olması ise ruhbilimsel açıdan daha doğru bir betimlemedir.
📖 Sayfa 41 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
"Eğer insanda kalıtım mirasından gelen ruhsal oluşumlar, hayvanların içgüdüsüne benzeyen bir şey varsa Bilinçsiz-olan'ın özü budur."
📖 Sayfa 11 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinç öncesi ve bilinçsiz etkinlik arasındaki ayrım birincil değildir, ancak “savunma” oyuna girdikten sonra oluşmaktadır.
📖 Sayfa 29 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Ruhsal bir süreci dinamik, konumlandırıcı ve ekonomik ilişkilerine göre anlatmayı başardığımız takdirde, bunun metapsikolojik bir betimleme olarak adlandırılmasını öneriyorum.
📖 Sayfa 60 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
...şizofrenlerin düşünme biçimindeki bir özellik denenebilir pekâlâ, onlar somut nesnelere soyut muamelesi yapmaktadır.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bastırılmış her şey bilinçsiz kalmak zorundadır
📖 Sayfa 35 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Kendimizde fark ettiğimiz ve her zamanki ruhsal yaşamımızla bir türlü ilişkilendiremediğimiz bütün eylem ve söylemlerin başka bir kişiye aitmiş gibi değerlendirilmesi ve ona atfedilen bir ruhsal yaşam aracılığıyla aydınlatılması gerektiğini söylemek zorundayız. Ayrıca kendimiz söz konusu olduğunda ruhsal kabul görmeyen benzer eylemlerin başkaları söz konusu olduğunda pekâlâ yorumlanabileceği, başka bir deyişle ruhsal bağlamın içine yerleştirilebileceği tecrübeyle sabittir. (...) kişinin kendisinin koyduğu özel bir engelle yolundan sapmakta ve doğru bilgiye ulaşmamıza mani olmaktadır.
📖 Sayfa 42 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
...kendimizde fark ettiğimiz ve her zamanki ruhsal yaşamımızla bir türlü ilişkilendiremediğimiz bütün eylem ve söylemlerin başka bir kişiye aitmiş gibi değerlendirilmesi ve ona atfedilen bir ruhsal yaşam aracılığıyla aydınlatılması gerektiğini söylemek zorundayız.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bastırma sonuçları itibarıyla sadece bilincin alıkoyulmasına değil, aynı zamanda duygulanım gelişiminin ve kas etkinliğine yönelmenin de ketlenmesine işaret etmektedir.
📖 Sayfa 56 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bellek ve dil yanılgıları, isim unutmalar vb. gibi sağlıklı insanlarda çok sık görülen belli işlev bozuklukları rahatlıkla güçlü bilinçsiz düşüncelerin etkisine geri götürülebilir.
📖 Sayfa 28 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Kendimiz söz konusu olduğunda ruhsal kabul görmeyen benzer eylemlerin başkaları söz konusu olduğunda pekâlâ yorumlanabileceği, başka bir deyişle ruhsal bağlamın içine yerleştirilebileceği tecrübeyle sabittir.
📖 Sayfa 42 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Düşünce silsilesi gece boyunca, düş görenin ruhsal yaşamında çocukluğundan beri hep var olan, ancak alışılageldiği üzere bastırılan ve bilinçli hayatından dışlanan bilinçsiz arzulardan biriyle bağlantı kurmayı başarır. Bu bilinçsiz destekten ödünç alınan güç sayesinde düşünceler, günün kalıntıları tekrar etkinleşebilmekte ve bilinçte düş görünümünde ortaya çıkabilmektedir.
📖 Sayfa 31 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz süreçler bizim için sadece düş ve nevroz koşullarında fark edilebilir hale gelmektedir
📖 Sayfa 68 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Düşünceler, onlara erişilemeyecek bir zamanda bilinci işgal etmeyi başarır.
📖 Sayfa 31 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Çok sıkı çalıştım, tükendim ve dünyayı iğrenç bulmaya başladım.
📖 Sayfa 17 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz-olanın varlığını kabul etmek aynı zamanda tamamen meşrudur, tabii doğru olarak kabul ettiğimiz, alışılagelmiş düşünme biçimimizden sapmamak koşuluyla.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Kişi hipnoz durumunda hekimin etkisi altındayken ona belli bir eylemi belli bir zamanda, sözgelimi yarım saat sonra yürütme görevi verilir. Uyanma sonrasında görünüşe göre bilinç tam olarak yerindedir ve olağan ruh hali tekrar ortaya çıkmıştır, hipnoz durumu hatırlanmamaktadır, buna rağmen daha önce saptanmış olan anda şunu veya bunu yapmak için ruhu zorlayan bir itki ortaya çıkar ve nedeni bilinmese de bilinç hali içinde eylem gerçekleştirilir.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
“Psikanaliz nedir?”, sorusunun en kestirme ve
📖 Sayfa 7 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
kısa yanıtı “Bilinçsiz-olanın bilimidir” olsa gerek.

insanın kendine barınabileceği bir kulübe yapabildiği tarihin, türün tüm tarihinin yüzde birlik bir zaman dilimine denk geldiği düşünüldüğünde Freud’un sözünü ettiği özün nasıl uzun bir süreçte yoğunlaştığı da zihinde canlandırılabilinir. Ki bu sürece tüm evrim öyküsü de dahildir.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Açıktır ki, sivilce içeriğinin sıkılarak çıkarılması bir mastürbasyon ikamesidir.
📖 Sayfa 86 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bütün ruhsal çalışma öb tarafından yapılırken bo'ın sakin kaldığını sanmak, onu körelmiş bir organ, gelişimin bir artığı olarak düşünmek hata olur. Bir diğer yanlış yol ise, öb’in kendisini rahatsız etmeye yeltenen her şeyi bo’nın dipsiz uçurumuna fırlatmak suretiyle iki dizge arasındaki geliş gidişlerin bastırma eylemiyle sınırlandığını varsaymaktır. Tersine, bo yaşamını sürdür-mektedir , gelişme becerisine sahiptir ve öb’le kurulan bir dizi ilişkiyi yönetmektedir, işbirliği de dâhil olmak üzere.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Şöyle formüle edebiliriz: nasıl ki Ay’ın karanlık yüzü Ay’a dahil ise, dışında değilse, bilincin karanlık yüzü de bilincin dışında değildir, Freud’un deyişiyle o ‘bilinçsiz bir bilinç’tir.
📖 Sayfa 11 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Artık ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar bilince sızamayan belli saklı düşünceler olduğu yargısına varmış bulunuyoruz.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bir sivilcenin sıkılmasıyla penisin boşalması arasında oldukça az bir nesnesel benzerlik, deri yüzeyindeki sayısız gözenek ve vajina arasında ise daha da az bir benzerlik vardır; ancak birinci durumda dışarıya bir şey fışkırmaktadır, ikincisindeyse harfiyen şu kinik cümle geçerlidir: “Delik deliktir.”
📖 Sayfa 88 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Nasıl ki Ay’ın karanlık yüzü Ay’a dahil ise, dışında değilse, bilincin karanlık yüzü de bilincin dışında değildir.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Nasıl ki Ay'ın karanlık yüzü Ay'a dahil ise, dışında değilse, bilincin karanlık yüzü de bilincin dışında değildir.
📖 Sayfa 11 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bilinçsiz düşünceler varsayımını benimsemek yerine, bilincin tek tek düşüncelerin veya başka ruhsal süreçlerin bilinçli ruhsal etkinliğin ana kütlesinden kopan ve ona yabancılaşan ayrı bir bilinç oluşturabilecek şekilde bölünebileceğini kabul etmekle daha iyi bir şey yapmış oluruz.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Gerçekten de bilinçli ve bilinçsiz karşıtlığının güdüye uygulanamayacağını düşünüyorum.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bir güdü asla bilincin nesnesi olamaz, sadece onu temsil eden düşünüm olabilir. Öte yandan güdü bilinçsiz-olanda düşünüm tarafından temsil edilmekten başka bir şey olamaz.
Histerik bir kadın kustuğunda, bunu hamile olduğu düşüncesinin bir sonucu olarak yapabilmektedir. Ancak kendisi böyle bir fikir taşıdığından tamamen habersizdir, oysa bu fikir psikanalizin teknik işlemleri sayesinde onun ruhsal yaşamında kolayca ortaya çıkarılıp bilinçli hale getirilebilir.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Psikanalizden öğrendik ki, bastırma sürecinin özünü güdüyü temsil eden bir düşünümü ortadan kaldırmak, yok etmek değil, onu bilinçli hale gelmekten alıkoymak oluşturuyor.
📖 Sayfa 35 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Ruhsal bir süreci dinamik, konumlandırıcı ve ekonomik ilişkilerine göre anlatmayı başardığımız takdirde, bunun metapsikolojik bir betimleme olarak adlandırılmasını öneriyorum.
📖 Sayfa 60 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Şimdi birden bilinçli bir düşünümün bilinçsiz-olandan hangi noktada ayrıldığını bildiğimize inanıyoruz. Bu ikisi düşündüğümüz gibi, aynı içeriğin farklı ruhsal ortamlardaki farklı kayıtları değiller, aynı ortamdaki farklı işlevsel işgal halleri de değiller, bunun yerine bilinçli düşünüm nesne düşünümünü ve onun bir parçası olan sözel düşünümü kapsıyor, bilinçsiz- olansa sadece nesne düşünümünü.
📖 Sayfa 89 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz bir düşünüm, onu fark etmesek de başkaca göstergeler ve kanıtlar sayesinde varlığını kabul etmeye hazır olduğumuz bir düşünümdür.
📖 Sayfa 21 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bastırmanın duygulanım gelişimini ketlemeyi başardığı bütün durumlarda ortaya çıkan ve bastırmanın iyileşmesi sürecinde yeniden devreye soktuğumuz duygulanımlara “ bilinçsiz” diyoruz.
📖 Sayfa 54 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Histerik bir kadın kustuğunda,bunu hamile olduğu düşüncesinin bir sonucu olarak yapabilmektedir. Ancak kendisi böyle bir fikir taşıdığından tamamen habersizdir, oysa bu fikir psikanalizin teknik işlemleri sayesinde onun ruhsal yaşamında kolayca ortaya çıkarılıp bilinçli hale getirilebilir.
📖 Sayfa 24 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Güdünün isteklerinden kaçmaya çalışmak genel anlamda yararsızdır.
📖 Sayfa 65 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bizim bugünkü eleştirimiz hayvanların bilinci
📖 Sayfa 41 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
söz konusu olduğunda belirsizleşmekte, bitkilerin bilinçli olduğunu reddetmekte ve cansız maddenin de bir bilince sahip olduğu varsayımını mistisizme havale etmektedir.

Hastanın kendi anlaşılmaz sözlerine dair yine kendisinin ortaya koyduğu ifadelerin çözümleyici değeri vardır, çünkü genel olarak anlaşılır olan ifade biçimi onların eşdeğerliğini içermektedir; aynı zamanda şizofrenik söylemin anlamı, oluşumu ve gelişimi hakkında bilgi vermektedir.
📖 Sayfa 83 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Soyut düşündüğümüz takdirde, sözlerin bilinçsiz nesne düşünümleriyle ilişkilerini ihmal etme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız ve bu durumda yaptığımız felsefenin ifade ve içerik bakımından şizofrenlerin çalışma biçimiyle istenmeyen bir benzerlik kazanacağı inkâr edilemez.
📖 Sayfa 93 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz-olan başlangıçta gizemli bir niteliğe
📖 Sayfa 33 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
sahip belli bir ruhsal süreç gibi görünüyordu
bize; oysa şimdi bizim için daha fazla anlamı var
ve bu sürecin, başka önemli özelliklerini tanıdığımız belli bir ruhsal kategorinin doğasında yer aldığını ve bütün ilgimizi hak eden ruhsal etkinlik dizgesinin bir parçası olduğunu gösteren bir belirti bu.
Biraz daha ileri gidebilir ve bilinçsiz-olan bir ruhsallığın varlığını desteklemek üzere bilincin her an sadece pek az bir içeriği kapsadığını öne sürebiliriz, öyle ki, bilinçli bilgi dediğimiz şeyin büyük bir bölümü aslında uzun zaman saklı haldedir, başka bir deyişle ruhsal bilinçsizlik hali içinde varlığını sürdürmek zorunda kalmaktadır.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz-olanın yadsınması bütün saklı anılarımız dikkate alındığında hepten anlaşılmaz hale gelecektir.
Bilincin ne dizgelerle, ne de bastırmayla basit bir ilişkisi yoktur. Gerçek şu ki, sadece ruhsal olarak bastırılmış olan bilince yabancı kalmıyor, aynı zamanda Ben’imize egemen olan kıpırtıların bir kısmı, yani bastırılmış olanın en güçlü işlevsel karşıtı da yabancı kalıyor.
📖 Sayfa 75 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Ruhsal yaşamın metapsikolojik gözlemine nüfuz etmek istediğimiz ölçüde “farkındalık” belirtisinin anlamından kendimizi kurtarıp özgürleşmek zorundayız.
hipnoz deneyleri, özellikle de hipnoz sonrası telkin, bilinçsiz ruhsallığın varlığını ve etki biçimini daha psikanaliz öncesinde apaçık göstermiştir.
📖 Sayfa 40 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Kişi hipnoz durumunda hekimin etkisi altındayken ona belli bir eylemi belli bir zamanda, sözgelimi yarım saat sonra yürütme görevi verilir. Uyanma sonrasında görünüşe göre bilinç tam olarak yerindedir ve olağan ruh hali tekrar ortaya çıkmıştır, hipnoz durumu hatırlanmamaktadır, buna rağmen daha önce saptanmış olan anda şunu veya bunu yapmak için ruhu zorlayan bir itki ortaya çıkar ve nedeni bilinmese de bilinç hali içinde eylem gerçekleştirilir.
📖 Sayfa 22 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Kendi üzerimdeki denetimi tekrar kurmak için bazı zamanlar çok sıkı mücadele vermem gerekiyor.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Freud, Bilinçsiz-olan’da, açık bir biçimde şunu yazmaktadır: “Eğer insanda kalıtım mirasından gelen ruhsal oluşumlar, hayvanların içgüdüsüne benzeyen bir şey varsa Bo(Bilinçsiz-olan)’nun özü budur.”
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
“Bir insanın bo (bilinçsiz-olan)’inin b(bilinç)'inin etrafından dolanarak başka bir insanın bo (bilinçsiz-olan)’ına tepki gösterebilmesi son derece kayda değer bir durumdur. Bu olgu bir betimleme olarak su götürmez olmasının ötesinde daha ayrıntılı bir incelemeyi hak ediyor, özellikle de öb(önbilinç) etkinliğinin bu esnada dışarıda kalıp kalmadığı yönünde.”
📖 Sayfa 12 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Ruhsal yaşamın metapsikolojik gözlemine nüfuz etmek istediğimiz ölçüde “farkındalık” belirtisinin anlamından kendimizi kurtarıp özgürleşmek zorundayız.
📖 Sayfa 75 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Duygulanım kendini esas olarak, insanın kendi bedeninin dış dünyayla ilişkili olmayan bir (içsel) değişimiyle sonuçlanan motor (salgısal, damarsal) boşaltımda ifade eder, devingenlik ise dış dünyanın değişmesine yönelik eylemlerde.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Psikanaliz şimdiye kadarki psikolojiden ruhsal süreçleri dinamik kavrayışıyla ayrılmaktaydı esas olarak; şimdi buna, ruhsal konumlanmayı dikkate alması ve ruhsal eylemin hangi dizgeler içerisinde veya hangi dizgeler arasında gerçekleştiğini göstermesi ekleniyor. Ayrıca psikanaliz bu çabadan dolayı derinlik psikolojisi adını da almıştır.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
... bir düşünümün aynı anda ruhsal aygıtın iki ayrı yerinde olabileceğini, hatta sansür engeline takılmadığı takdirde ilk yerleşim bölgesini veya kaydını kaybetmeksizin düzenli olarak bir ortamdan diğerine geçebileceğini söylemektedir.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Bilinçsiz-olanın bilgisine nasıl varmalıyız? Tabii onu ancak yer ve biçim değiştirme veya bilinçli olana tercüme edilme deneyimi gerçekleştikten sonra bilinçli olan bir şey olarak biliyoruz. Psikanaliz çalışmasıyla birlikte böyle bir tercümenin olası olduğunu deneyimliyoruz, gün be gün. Bu noktada gereken şey analize tabi tutulan hastanın belli dirençleri, yani vaktiyle bilincin reddettiği şeyi bastırılmış hale getiren dirençleri aşmasıdır.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
“Günün kalıntılarını” ve saklı düş düşüncelerini bulup ortaya çıkarma sanatını öğrenmiş bulunuyoruz; onları açık düş içeriğiyle karşılaştırarak geçirdikleri değişimler ve onların meydana gelme biçimi hakkında bir yargı oluşturabilecek durumdayız.
📖 Sayfa 31 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Psikanaliz düş çözümlemesine dayanmaktadır; düş yorumu genç bilimin bugüne kadar başardığı en eksiksiz çalışmadır.
📖 Sayfa 30 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Her saklı düşüncenin zayıflığından dolayı saklı kaldığını, güçlenir güçlenmez de bilinçlendiğini düşünmeye alışmıştık.
📖 Sayfa 25 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Sözlerle ifade edilmeyen düşünüm veya tercüme edilmeyen ruhsal etkinlik bo’da bastırılmış olarak geride kalmaktadır.
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud

Nasıl ki Ay’ın karanlık yüzü Ay’a dahil ise, dışında değilse, bilincin karanlık yüzü de bilincin dışında değildir, Freud’un deyişiyle o ‘bilinçsiz bir bilinç’tir.
📖 Sayfa 11 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Psikanalizden öğrendik ki, bastırma sürecinin özünü güdüyü temsil eden bir düşünümü ortadan kaldırmak, yok etmek değil, onu bilinçli hale gelmekten alıkoymak oluşturuyor. Devamında onun “bilinçsiz-olan”da bulunduğunu söylüyoruz.
📖 Sayfa 35 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Duymuş olmak ve yaşamış olmak ruhsal doğaları gereği iki farklı şeydir..
📖 Sayfa 51 · Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud
Sıkça Sorulan Sorular
Bilinçsiz-Olan kimin eseridir?
Bilinçsiz-Olan, Sigmund Freud tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır. Türkçeye Çağlar Tanyeri çevirmiştir.
Bilinçsiz-Olan kaç sayfadır?
Bilinçsiz-Olan, 93 sayfadır (Telos Yayıncılık baskısı).
Bilinçsiz-Olan'ın en ünlü sözü nedir?
“İçimizde bulunan sadece ikinci bir bilinci değil, aynı zamanda üçüncü, dördüncü, belki de gerek bize gerekse birbirine kapalı ve sonu gelmeyen bir dizi bilinç hallerini kabul etmeye hazır olmalıyız.”