CANLI

Bir Yazar Bir Dünya: Merry E. Wiesner-Hanks — Seçme Sözler

Merry E. Wiesner-Hanks sözleri ve alıntıları

Merry E. Wiesner-Hanks'ın eserlerinden derlenen sözler, yıllardır okurları etkilemeye devam ediyor. Aşağıda 100 söz, kaynak kitaplarıyla birlikte sıralı.

En Beğenilen Merry E. Wiesner-Hanks Sözleri

"başka her şeyden daha fazla seks hakkında konuşuyoruz"

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Kadınlar dul kalsalar bile kocalarının ailelerine aidiyetlerini sürdürürlerdi; eğer dul kadının kendi ailesi onun yeniden evlenmesini isterse, kızlarını merhum kocanın ailesinden geri almak için fidye ödemek zorundaydı ve bu durumda ilk kocasından doğurduğu çocuklar merhum babanın ailesiyle kalırlardı.

📖 Sayfa 49 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Halka açık alanlarda konuşan veya başkalarının görmesi için yazılarını yayan kadınların, özellikle eğitimli erkekler tarafından, namuslarından şüphe duyuldu. 15. yüzyılda bir İtalyan hümanisti şöyle diyordu: "Güzel konuşan bir kadın asla iffetli değildir." Bu düşünce, 18 yüzyıl Japonya'sındaki aynı görüşteki bir shogun tarafından şöyle dile getirilmiştir: "Kadınların yeteneklerinin geliştirilmesi zararlıdır." Böylesi düşünceler daha geniş çapta paylaşıldı ve Çin'de, "sanatta ve edebiyatta yeteneksiz kadın erdemlidir" gibi popüler söylemlere yansıdı.

📖 Sayfa 296 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Hem Asya hem Avrupa'ya kadın isimleri verilirken, bu Amerika kıtasının, onu keşfeden bilge ve dahi adam Amerigo'nun ismiyle anılmaması için hiçbir neden ve haklılık göremiyorum."

📖 Sayfa 234 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Platon rahmi, fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açan, kadın bedeninde serbestçe gezinen bir "hayvan" olarak tanımladı.

📖 Sayfa 333 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Erkek ve kadın cinsel organlarının birbirine benzediği düşüncesi Rönesans'ın klitorisi keşfetmesinden sonra da sürdü; bilim insanları kadınlarda penise benzeyen iki organ bulunduğuna karar verdiler. Bu fikir, 18. yüzyıla kadar kadın anatomisindeki birçok bölgenin kesin bir terminolojisinin bulunmadığı anlamına geliyordu; çünkü bunların bir erkek organıyla uyuştuğu düşünülüyordu ve dolayısıyla onlara da aynı isimler veriliyordu.

Erken Modern Dönemde Avrupa, Merry E. Wiesner-Hanks

Fransa’da 1981’e kadar, erkekler resmi olarak “evin reisi” idiler ve evli kadının kocasının izni olmadan kendi malını satması yasaktı.

📖 Sayfa 166 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

2000 tarihli CIA raporunda, her yıl Tayland, Meksika, Rusya gibi ülkelerden tahminen 50 bin kadının sahte evrakla ABD'ye getirildiği, fahişe veya hizmetçi olarak çalışmaya zorlandığı ve bunların kayıtlara geçmediği belirtilmiştir.

📖 Sayfa 124 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İngiliz sosyal reformcu Josephine Butler, sık sık fahişelere giden erkeklerin de muayene edilmeleri gerektiğini önerince, görevli kraliyet komisyonu bu öneri karşısında şaşkınlık içerisinde şu yanıtı verdi: "Fahişeler ile onlarla düşüp kalkan erkekler arasında hiçbir kıyaslama yapılamaz. Cinsiyetlerden biri kazanç karşılığında bir suç işlerken, diğer taraf doğal bir dürtüye uygunsuz biçimde boyun eğmiştir."

📖 Sayfa 353 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"çağımız... hayal kırıklığı, şüphe, belirsizlik ve sorgulama çağıdır."

📖 Sayfa 409 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Aile, toplumsal örgütlenmenin en eski biçimi ve çocukların karşılaştıkları ilk toplumsal örgütlenmedir. Toplumsal cinsiyete dair aile içinde öğrenilenlerin değiştirilmesi her iki cinsiyet için de çok zordur.

📖 Sayfa 44 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal cinsiyetin keyfi ve kültürel olarak üretilmiş yapısına, transeksüel ve trans bireyler de meydan okumaktadır ki bu da cinsiyet ile toplumsal cinsiyet ayrımı ile ilgili kuşkuları toparlayan üçüncü bir başlıktır. Kişilerin cinsel ve üreme organları, hatta kromozom ve hormon örnekleri, kadın veya erkek olduklarını gösterse bile, bu kişiler fikren kendilerini pekala öteki olarak görebilir, öteki gibi yaşamayı ve giyinmeyi seçebilirler.

📖 Sayfa 7 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

[...] aile, toplumsal örgütlenmenin en eski biçi­mi ve çocukların karşılaştıkları ilk toplumsal örgütlenmedir.

📖 Sayfa 44 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İnsan hakları örgütleri, yasaklanmasından çok sonra, köleliğin fiilen devam ettiğini, belki bugün hala rastlanabileceğini bildirmektedir. 20 milyondan fazla çocuğun ve yetişkinin, köleliğin değişik biçimlerinde evlerde, fabrikalarda, şekerkamışı tarlalarında, askeri birliklerde ve başka yerlerde tutulduğu tahmin edilmektedir.Bunlar arasındaki en geniş kategori, yıllık yarım milyon vakayı bulduğu tahmin edilen, kadın ile kızların yasadışı seks köleliği ve ticaretedir ve küresel suç faaliyetleri sıralamasında yasadışı uyuşturucu ticaretinden sonra ikinci sırada gelmektedir.

📖 Sayfa 106 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Kadın konusuna yoğunlaşmak, bildiğimiz sınıflandırmaları çoğu kez altüst etti ve bizi tarihin nasıl düzenlendiğini ve yapılandırıldığını düşünmeye itti.

📖 Sayfa 1 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Yurttaşlık, çocuğun doğumdan sonraki onuncu günde yapılan sembolik bir törenle babadan oğula geçerdi. Törende baba, oğlunu evin döşemesine koyar ve ona bir isim verirdi, bu tören oğlun meşruiyetinin işaretiydi. Atinalı erkekler için oğullarının kendilerinden olduklarını bilmeleri önemliydi; bu amaçla kadınlar evlerin özel bölümlerine gitgide daha fazla kapatıldılar. İnsan içine çıkmalarına, sadece dini festivallere ve cenazelere katılmak ya da bir ihtimal tiyatroya gitmek üzere izin verildi.

📖 Sayfa 51 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Tecavüz, uzun zamandır bir savaş silahıdır ve bazı durumlarda milliyetçi ve etnik bağlılıklarla ilişkilendirilmiştir; örneğin, 1971'de Pakistan, Bangladeş'i işgal ettiğinde, birlikler Bengalli kadınlara "Bengal halkının genlerini geliştirmek" için tecavüz etmiştir ve 1990'larda Sırp askerleri Bosna'da "etnik temizlik politikası" altında, Müslüman kadınlara "Bütün Türk spermlerine ölüm" diye bağırarak tecavüz etmiştir. Fetihler bazen, kaybeden taraftaki kadınlar kadar yenilen askerlere de sembolik veya fiili tecavüzle sonuçlanmıştır.

📖 Sayfa 244 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Anaerkil kültürlerde mallar ortaktı, ancak tarım ve hayvancılığın yayılmasıyla erkekler mahsülün, hayvanların ve arazinin üzerinde hak iddia etmeye başladılar. Böylece özel mülkiyet kavramı gelişti. Erkekler özel mülkiyeti ele geçirir geçirmez, birçok kültürde olduğu gibi, mülkiyetin babanın soyundan gelen erkeklere bırakıldığı ataerkil miras sistemi kurdu. Erkekler, mirası kendi vârislerine bırakmayı fazlasıyla önemsemeye başladı ve çocuklarının meşru olduğundan emin olmak için kadınların cinsel yaşamını denetlemeye çalıştılar.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Konfüçyüsçülük ile Platon ve Aristoteles'in Yunan Felsefesi, kadınları hem zihinsel olarak aşağı kabul etti hem de erkeklerin ruhsal ve entelektüel girişimleri için tehlikeli gördü. Bu yüzden okullar, akademiler ve geliştirilen diğer eğitim kurumları yalnızca erkeklere açıktı. Kadınlar ne Platon'un akademisine girebildiler ne de Platon'un yazdığı herhangi bir diyalogda seslerini duyurabildiler.

📖 Sayfa 291 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

(...) psikolojik ve fiziksel sağlık üzerine yapılan bazı çalışmalar, toplumsal cinsiyet kavramları daha katı ve tutucu olan insanların, değişime açık insanlara göre daha sağlıklı olduklarını göstermektedir, çünkü değişim strese yol açan belirsizlikler barındırır. Bu yüzden insanlar, hızlı değişim zamanlarında, bir istikrar çıpası olarak geleneksel toplumsal cinsiyet kavramlarına sarılabilirler.

📖 Sayfa 171 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Üremeye önem verilmesine rağmen Hindistan'ın aksine eşcinsellik geniş kabul görür ve özellikle askeri çıkarlar açısından bir gereklilik gibi düşünülür, erkeklerin, sevgililerini ve yoldaşlarını savunmak için daha ateşli savaşacaklarına inanılırdı.

📖 Sayfa 51 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Şeref büyük ölçüde toplumsal cinsiyetleştirilmiş bir vasıftır; erkeğin şerefi genellikle bazı tür hareketlerle dişinin şerefi ise hareketsizlikle değerlendirilirdi. Erkekler, ailelerini korumak, fiziksel kahramanlık göstermek, otorite kullanmak ve cesaret göstermek ve şerefini yüceltirken; kadınlar sadece iffetlerini korudukları sürece şerefli kabul edilirlerdi.Böylece kadınlar namuslu veya namussuz görülmelerine göre “bakire” veya “fahişe” diye iki gruba ayrılıyordu, oysa erkeklerin şerefi daha değişkendı.

📖 Sayfa 156 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

MS 200 ila 400 yılları arasında derlenen Manu Yasaları'nın bir maddesinde şöyle der: "Bir dişi, çocukluğunda babasına, gençliğinde kocasına, efendisi ölünce de oğullarına tabii olmalıdır; bir kadın asla bağımsız olmamalıdır."

📖 Sayfa 196 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Kuzeybatı Hindistan'daki Khasi ve Güneybatı Çin'deki Musuo halklarında kadınlar evin reisi ve işletmelerin sahibiydiler, soyadlarını ve mülklerini kızlarına miras bırakabilirlerdi.

📖 Sayfa 53 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Efendiler ve köleler arasında cinsel ilişkiler kuşaklar boyu yaygın biçimde sürdü, öyle ki 19. yüzyılda Kuzey Amerika köle nüfusunun büyük kısmı melezlerden oluşuyordu.

📖 Sayfa 71 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Ekonomik olanın bu genişletilmiş tanımının bir kısmı, ekonomik kavramların cinsiyetleştirilmiş olduğunu açıkça ortaya koyan feminist analizden kaynaklanmaktadır. Bir çok kültürde erkeklerin çalışmaları “iş” olarak, kadınların çalışmaları ise “destek”, “yardım” veya “ev işleri” şeklinde tanımlanmıştır. Hanehalkının beslenmesi ve bakımı gibi genellikle kadınlar tarafından yapılan bazı işler hiçbir zaman “işten” sayılmamış, oysa bu işler hanehalkı dışında birine para ödenerek yaptırıldığında “iş” sayılmıştır.

📖 Sayfa 90 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İmalat işlerindeki kadın ücretleri, benzer işlerdeki erkeklerin aldığı ücretlerin yarısı veya üçte ikisiydi ki bu bazen işverenlerin kadınları tercih etmesi demekti. Aynı işi yapan evli kadınların ücretleri de çıkardıkları işin kalitesine göre değil, evli kadınların kendilerini geçindirecek bir kocaları olduğu ve dolayısıyla daha azla yetinebilecekleri düşüncesi üzerine kurulu bir ücret anlayışı nedeniyle dullarınkine göre daha düşüktü.

📖 Sayfa 110 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

kadınlar , ücretli çalıştıkları işlerine ilaveten "ikinci vardiya" gibi evlerinde, alışverişi ve ev işlerini yapmaya, çocuk bakımının çoğunu üstlenmeye devam ettiler. Bu görevler toplumun çarkının dönmesi için gerekliydi , ancak tüm bunlar kadına, değerli görülüp takdir edilen şeyleri yapması, örneğin ileri eğitim alması veya siyasi faaliyetlere katılabilmesi için zaman bırakmıyordu.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Japonya'da 1909 yılında fabrikada çalışanların yüzde 62'si düşük ücretle çalışmalarından dolayı kadındı ve bunların çoğunluğu ipek üretiminde çalışmaktaydı. Bu kadınların bazıları aileleri tarafından fabrika sahiplerine satılmışlardı. Onların ürettikleri kumaşlar ve elbiselerden gelen döviz, Japonya'da çelik ve otomobil gibi ağırsanayinin kurulmasını mümkün hale getirdi.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Çocuklara, hormonlar ve kromozomlar hakkında herhangi bir şey öğrenmelerinden çok daha önce, küçük yaşlarından itibaren toplumsal cinsiyet normları öğretilir. Verilen bu dersler sırf dış görünüşünden ziyade, vücudun iç kimyasına dayandırıldığınıdan, kör çocuklar bile toplumsal cinsiyetteki tipik farklılıklar konusunda kendi kültürlerinin fikirlerini benimserler.

📖 Sayfa 7 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Elizabeth, erkek olarak doğsaydı durumunun çok farklı olacağını açıkça kabul etmesine rağmen, İngiltere'deki toplumsal cinsiyet yapılarını değiştirmek veya kadınların karşılaştığı yasal kısıtları azaltmak için hiçbir şey yapmamıştır. Bir kral olarak konumunu, bir kadın olarak konumundan üstün görmüş ve "Biz prensler... tüm dünyanın izlediği bir sahneye çıkarıldık" şeklinde konuşmuştur.

📖 Sayfa 244 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal cinsiyete ilişkin yerleşik fikirler bir çok başka bilim alanını da şekillendirir; örneğin sperm ve yumurtanın birleşmesi, uzun bir süre boyunca, “dinamik, güçlü” sperm, “tüm diğerlerini yenerek” gider ve “pasif, kabule hazır” yumurtaya yapışır şeklinde anlatıldı. (Artık bu süreçte yumurtanın da aktif olduğu biliniyor.)

📖 Sayfa 5 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Hamilelik ve emzirme kadınları , yiyecek bulma ve korunma açısından başkalarına bağımlı hale getirdi , insanlar iki ayaklarının üzerine dikilip yürü meye başlayınca , erkeklerin üst gövdelerinin daha güçlü olması , egemenlik kurmalarını , avlanmak ve savaşmak için elleriyle silah kullanmalarını sağladı . Bu da , bazılarına göre , erkeklerde şiddete , kadınlarda ise besleyip büyütmeye yatkınlık ortaya çıkardı . Bu özellikler genetik olarak sonraki kuşaklara aktarılarak " doğal " hale geldiler .

📖 Sayfa 25 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Primatolog Barbara Smuts şöyle yorumlar: “Eğer erkek şempanzeler konuşabilselerdi, muhtemelen erkeklerin siyasi dayanışmasını ve dişiler üzerindeki hükmünü artıran, kadınların bağımsızlık ve isyan eğilimlerini zayıflatan ilkel mitler ve törenler geliştirirlerdi.

📖 Sayfa 24 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Eğer erkek şempanzeler konuşabilselerdi, muhtemelen erkeklerin siyasi dayanışmasını ve dişiler üzerindeki hükmünü artıran, kadınların bağımsızlık ve isyan eğilimleri­ni zayıflatan ilkel mitler ve törenler geliştirirlerdi."

–barbara smuts

📖 Sayfa 24 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Gerçekten de 16.yüzyıla kadar eşlerin rızası bir evlilik için gerekli tek koşuldu. 12.yüzyılda birçok kilise önderi evliliği kutsal bir ayin, tıpkı vaftiz gibi Tanrı'nın inayetini görünür kılan bir tören olarak görüyordu. Bu kutsanmış törensel doğası gereği evlilik gitgide çözülmez bir bağa dönüştü ve evlilik dışı cinsel ilişkiler yasadışı görülmeye başlandı.

📖 Sayfa 59 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Erkeklerin beyinlerinin dişilerinkinden daha büyük, kemiklerinin daha güçlü olduğu keşfedildi.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Göğsümüz gerili ve başımız dik, o hayale doğru gittik... ve geri dönmedik."

📖 Sayfa 79 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

(...) erkeklerin eylemleri ve başarıları anlatılırken onların evlilik durumları veya çocuklarının olup olmadıkları söylenmez.Oysa kadınlar söz konusuysa genellikle medeni durumlarından da bahsedilir.Örneğin, Jean-Jacques Rousseau’nun evlilik dışı birkaç çocuğu olduğu ve hepsini evlat edindiği biyografilerinin pek azında anlatılırken, İngiltere kraliçesi I. Elizabeth’in veya Amerikan kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony’nin evlenmemiş ve çocuksuz olduğunu yazmayan hiçbir biyografi yoktur.

📖 Sayfa 44 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

MS 200 ila 400 yılları arasında derlenen Manu Yasaları'nın bir maddesinde şöyle der: "Bir dişi, çocuklu­ğunda babasına, gençliğinde kocasına , efendisi ölünce de oğullarına tabi olmalıdır; bir kadın asla bağımsız olmamalı­dır."

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Prensler silahtan çok lüksü düşünürlerse ülkelerini kaybederler."

📖 Sayfa 122 · Erken Modern Dönemde Avrupa, Merry E. Wiesner-Hanks

Roma İmparatorluğu'nda, ismini evlilik ve doğum tanrıçası Iuno'dan aldığından ve o ay rahme düşen çocuklar baharda dünyada geldiği ve yaşama şansları arttığından, evlilikler için Haziran ayı tercih ediliyordu.

📖 Sayfa 107 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Batı Avrupa’da ve ABD’de çiftler beraber yaşadılar fakat evlenmediler; 1995’te Almanya’da evlenmeden beraber yaşayan insanların sayısı 1972’dekinin on katıydı. Gelişmiş ülkelerde boşanma oranı epey arttı; ABD’de 2000’lerdeki boşanma oranı 1920’lerdekinin üç katıydı ve her iki evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyordu. Boşanma başka yerlerde, örneğin Arap dünyasında da sıradanlaştı ve 2000’lerde her dört evlilikten biri boşanmayla sonuçlandı.

📖 Sayfa 80 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Muhtemelen en çok bilinen Müslüman kadın hükümdarlar, 19. yüzyılda Hindistan'da ikinci büyük Müslüman devletini yönetmiş olan Bhopal'in Begümleridir. Begümler, iktidarın anadan kıza, pek çok nesil boyunca devredildiği çok az örnekten biridir.

📖 Sayfa 240 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Yasalar her zaman gerçek durumdan ziyade, yasa koyucuların yaratmayı umut ettik­leri ideal durumu betimler.

📖 Sayfa 46 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Tıpkı insanlar gibi tanrılar arasında da işbölümü ve toplumsal hiyerarşi görülmeye başladı. Yağmur ve güneş tanrıları, gök ve ay tanrıçaları, sığırların sağlığını ya da mısırların büyümesini gözeten tanrılar, ocak ve ev tanrıçaları vardı. Böylece insan toplumuyla birlikte ruhani dünya da daha karmaşık ve hiyerarşik bir yapıya büründü.

📖 Sayfa 74 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

[...] sanayileşmenin yük­selişiyle ortaya çıkan yeni çalışma biçimleri, aile yaşamı üzerinde gözle görülür etkiler yarattı. Genç kadınların daha yumuşak başlı, daha düşük ücretle çalışmaya razı ve seri üre­tim yapan makinelerde sürekli aynı işi yapmaya daha yatkın oldukları düşünüldüğünden, fabrikalar açılırken genellikle ilk işe alınacaklar arasındaydılar. Fabrika işçiliğinin genç kadınları anne-baba evinden koparmasıyla birlikte kadınlar para kazanmaya başlayınca, hane içindeki ataerkil otorite giderek zayıfladı.

📖 Sayfa 73 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Avcı-toplayıcılar (veya daha doğrusu toplayıcı avcılar) daha az hiyerarşiktiler, ataerkil düzeni yaratan tarımdır.

Anaerkil kültürlerde mallar ortaktı, ancak tarımın ve hayvancılığın yayılmasıyla erkekler mahsulün, hayvanların ve arazinin üzerinde hak iddia etmeye basladılar. Böylece özel mülkiyet kavramı gelişti. Erkekler özel mülkiyeti ele geçirir geçirmez, birçok kültürde olduğu gibi, mülkiyetin babanın soyundan gelen erkeklere bırakıldığı ataerkil miras sistemi kuruldu.

📖 Sayfa 37 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Kuzeybatı Hindistan'daki Khasi ve Güneybatı Çin'deki Musuo halklarında kadınlar evin reisi ve işletmelerin sahibiydiler, soyadlarını ve mülklerini kızlarına miras bırakabilirlerdi. Bu grupları Hindistan'ın ve Çin'in geri kalanıyla daha benzer hale getirmek yönündeki baskılara rağmen, söz konusu anaerkil uygulamalar günümüze kadar devam etmiştir.

📖 Sayfa 53 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Konserve 19. yüzyıl başlarında, ordu ve donanmalara yiyecek tedariki için icat edilmişti.

📖 Sayfa 337 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Aile ve akrabalık, artık sadece genetik bağ meselesi değildir, onun yerine kültürel olarak belirlenerek bireyler ve gruplarca anlamlandırılır.

📖 Sayfa 80 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

15. yüzyılda Avrupalılar erkeklerin kadınlardan daha üstün olduklarını kabul ediyordu, ama hangi unvanın cinsiyetten daha önemli olması gerektiği veya olabileceği konusunda anlaşamıyorlardı.

📖 Sayfa 39 · Erken Modern Dönemde Avrupa, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal hiyerarşiler içinde en karmaşık ve kalıcı sistemlerden biri, MÖ 2. yüzyıl ortalarından sonra Güney Asya'da ortaya çıktı. En eski kaynaklarda, toplumsal kategorileri belirlemek için Sanskritçe varna ("renk") kavramı kullanıldı, ancak sonraları Portekizli tüccarlar bunu, kendi dillerinde soya dayalı toplumsal ayrımlar için kullandıkları sözcükle, casta diye adlandırdılar ve “kast” sözcüğü de buradan doğdu.

📖 Sayfa 118 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Köleler yalnızca efendileri tarafından sahiplenilmekle kalmayıp, Patterson'ın "doğuştan yabancılaşma" tabir ettiği süreçle, aynı zamanda kişinin dünyaya gelişinden ötürü genellikle sahip olduğu kimlik ve ilişkileri de kaybediyorlardı. Köleler, aile, soy, sülale ya da cemaatlere mensubiyetleri kabul görmeyen, tek aidiyetleri efendilerine olan ve kendilerine zorla dayatılan tabiyet bağları kabullenilen, lekelenmiş kişilerdi.

📖 Sayfa 125 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Kadınlar eğer evliyseler , evlenmeyi planlıyorlarsa veya çok yaşlanmışlarsa işten atıldılar; oysa aynı konumdaki erkekler için bunların hiçbiri söz konusu değildi.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Kuzey Amerika’daki içgüveyi adetini benimsemiş topluluklarda erkek boşanmak istediğinde karısıyla yaşadığı evi terk etmesi yeterliydi, eğer kadın ayrılmak isterse kocasının eşyalarını evin dışına koyarak kocanın gitmesini istediğini belli ederdi; her iki durumda da çocuklar anneleri ve onun ailesiyle kalırdı.

📖 Sayfa 58 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"(Sanayileşme) Tüm sınıfları ve aslında herkesi etkilemiş bir devrimdir. Çok zenginlerin refahıyla yoksulların sefaleti arasındaki zıtlığı tarihte hiç olmadığı kadar büyütmüştür."

📖 Sayfa 317 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal cinsiyet ile dinin etkileşimi, günümüz Hıristiyanlığın bir sorunudur dersek, bu, günümüz İslam dini için bir sorun olmanın da ötesine geçmiştir diyebiliriz. Tüm taraflar kendi duruşlarını güçlendirmek için her yönüyle tarihi kullanırlar. Tartışmalar İslamiyet’in başlangıcına kadar gider.

📖 Sayfa 208 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İnsan türlerini inceleyen biyo­loglar ve antropologlar gibi bilim insanlarının da çoğu "ırk" kavramının tamamen toplum tarafından yapılandırıldığı görüşündedirler ve bu kavramı kullanmaktan kaçınırlar, çünkü hiçbir bilimsel anlamı yoktur. Ancak, sömürge ülkelerindeki insanlar her nasılsa, esnek yapılarına rağmen ırk, milliyet ve bir ölçüye kadar sınıfsal ve dinsel sınırlan gerçekmiş gibi algıladılar; bunların, "tanrısal" ve "dünyevi" veya "doğal" ve "yapay" arasındakiler gibi kesin sınırlar olduğuna inandılar.

📖 Sayfa 71 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal cinsiyete dair aile içinde öğrenilenlerin değiştiril­mesi her iki cinsiyet için de çok zordur.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Mezapotamya kentlerinde tapınak aynı zamanda ekonomik yönetim merkeziydi; vergi kayıtları burada tutulur, gelişen dinsel kurumlardaki çalışmalar burada örgütlenirdi. Mezopotamya’da insanlar dini görevlerini, tanrılara saygı sunmak kadar çalışarak da yerine getirebilirlerdi. Mezopotamya ve Mısır’daki tanrılar dişil ve eril figürlerle betimlenirdi. Tanrısal varlıklar hayvan ve insanın bileşimi olabilirdi ancak din görevlileri ağırlıklı olarak erkekti.

📖 Sayfa 188 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Halka açık alanlarda konuşan veya başkalarının görmesi için yazılarını yayan kadınların, özellikle eğitimli erkekler tarafından, namuslarından şüphe duyuldu. 15. yüzyılda bir İtalyan hümanisti şöyle diyordu: "Güzel konuşan bir kadın asla iffetli değildir."

📖 Sayfa 297 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İnsan türlerini inceleyen biyologlar ve antropologlar gibi bilim insanlarının da çoğu "ırk" kavramının tamamen toplum tarafından yapılandırıldığı görüşündedirler ve bu kavrami kullanmaktan kaçınırlar, çünkü hiçbir bilimsel anlamı yoktur.

📖 Sayfa 71 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Tıpkı Hristiyanlık’taki gibi, İslamiyet’in ilk gelişimi sırasında da kadınlar önemli rol oynamalarına ve herkese açık namazlara ve dini törenlere katılmalarına rağmen, ilk kuşaktan sonra kadınların tecridi, Şeriat’ın resmi bir parçası haline geldi.

📖 Sayfa 210 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Hindistan’ın bazı yerlerinde yerlerindeki kadınların bir erkekle konuşurken saygılı bir duruş sergilemeleri, Japonya’da ise topluluk içinde bir erkekle göz teması kurmamak için bakışlarını yere çevirmeleri beklenir. Kısıtlayıcı kalıplar genellikle “gelenek” denilerek haklı göstermeye çalışılır ama aslında bunlar yakın zamanda üretilmiş olabilirler.

📖 Sayfa 165 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Dul İmparatoriçe Lü'nün saltanatı, görünüşe bakılırsa, istikrarlı geçmiş ve halktan destek görmüştü, ancak sonraki Çin imparatorlarının maiyetindeki tarihçiler, onun rakiplerini öldürdüğüne dair hikâyeler uydurdular ve "Kötü İmparatoriçe Lü,” bir kadının hükümdar olması durumunda yaşanabilecek felaketlerin başlıca örneği haline geldi.

📖 Sayfa 104 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Bir kadının beynini çok fazla kullanmasının bitkin düşmesine ya da rahminin kansız kalıp büzüşmesine neden olacağını iddia ettiler.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bazı evrim psikologlarına göre , örgütlü şiddet konusundaki erkek dayanışması , primatlar kadar insan topluluklarının kökeninde yer alır . Bu sav , sosyobiyologların 1960'lar ve 1970'lerdeki çalışmaları üzerine bina edilmiştir. Onlara göre,erkekler , tüm memelilerde olduğu gibi ,milyonlarca sperm üretirken kadınlar çok daha az sayıda olgun yumurta üretirler.Erkek için üremedeki başarı mümkün olan en çok sayıda kadını hamile bırakmak ve diğer erkekleri bunu yapmaktan alıkoymak iken ,kadınlar için yavrularına bakmakdır

📖 Sayfa 23 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Yazıyı ilk geliştiren Mezopotamya ve Mısır’ın yazı sistemleri ziyadesiyle zordu ve öğrenmesi yıllar alırdı, bu yüzden yazı yazabilenlerin sayısı çok azdı.

📖 Sayfa 187 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bir çok kültürde kadınlar, âdet görme dönemlerinde ve doğumdan sonra kirlenmiş veya lekelenmiş addedilirler. Bir çok tabu veya mevcut yasa, bu dönemler içinde kadınların faaliyetlerini veya başkalarıyla temasını sınırlandırır.Kadınlar adet dönemlerinde ve doğum yapacakları sırada bazen tecrit edilir veya özel yerlere gönderilir, bu dönemlerin ardından toplum içine dönmek için dinsel törenlerdan geçerlerdi. Adet dönemi ve doğum tabuları genellikle kadınların olumsuz tarafı addedilir ve kadınlar sadece vücudun doğal süreçlerin sonuçları yüzünden kirli veya tehlikeli biçimde güçlü görünürler.

📖 Sayfa 155 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Birçok bilim insanı, ataerkinin köklerinin insanlık öncesi döneme uzandığı görüşünde. Dişi memeliler diğer hayvanlara kıyasla, hamilelik ve besleme için epey zaman ve enerji harcarlar, zira üreyip çoğalmaları buna bağlıdır. Erkekler ise yalnızca dişiyi döllerler. Bu yüzden, dişinin üreme başarısı kısaca ifade etmek gerekirse bir nitelik, erkeğinki ise bir nicelik meselesidir.

📖 Sayfa 23 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

... tarihçi Greda Lerner, Engels'in mantık yürütmesini öne çıkararak, doğurganlık gücünün kullanılması amacıyla evlilik, fahişelik ve kölelik yoluyla, erkekler arasında takas edilen ilk mülkiyetin kadın olduğunu savunmaktadır.

📖 Sayfa 29 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Hanehalkının beslenmesi ve bakımı gibi genellikle kadınlar tarafından yapılan bazı işler hiçbir zaman "işten" sayılmamış, oysa bu işler hanehalkı dışında birine para ödenerek yaptırıldığında "iş" sayılmıştır .

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Paleotik çağ insanına ilişkin klişeleşmiş temsillerde, genelde, hayvan kürkü giymiş güçlü kuvvetli bir erkek, bir elinde bir sopayla, yine (daima alımlı) kürklü bir kadını saçından tutmuş sürüklerken ya da bir ateşin etrafında büzülmüş kadınlar ve çocuklar, avlanmaya giden erkeklerin koca et dilimleri ile dönmelerini beklerken tasvir edilir. Toplayıcılığın avcılığa göre daha ağırlıklı oluşu, kadınların avcılığa katılımı ve çağdaş arayıcı gruplarındaki insanlar arasında toplumsal cinsiyet ilişkileri konularında yapılan araştırmalar sonucunda, bazı analizciler bu kalıpları altüst etmiştir.

📖 Sayfa 42 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Afrika, Amerika ve Pasifik’teki birçok kültürde soy, annenin sülalesinden devam ederdi ve bir erkeğin varisleri kendi çocukları değil, kız kardeşinin çocuklarıydı ki buna ana soyu (matrilineal) denir. Bu, kadınların ekonomik veya yasal anlamda özerk olduğu anlamına gelmiyordu, sadece kocalarına değil erkek kardeşlerine de tabiydiler.

📖 Sayfa 56 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

(...) MÖ 3. bin yıl gibi erken bir tarihte bile, Dicle ve Fırat nehirlerinın vadilerinde şimdiki Irak’ta yaşayan erkekler evlenirken karılarını peçeye sokarlardı. Muhammed’in ilk karısı Hatice, dinde geniş görüşlülüğü ciddiye alması için onu ikna etti; asla peçe takmadı ve peygamber o ölmeden diğer karılarıyla evlenmedi.

📖 Sayfa 209 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bazı kategorilerin, özellikle de kolayca değişebilenlerin, toplum tarafından yapılandırılmış doğasını fark etmemiz kolay olabilir. İnsan türlerini inceleyen biyologlar ve antropologlar gibi bilim insanlarının da çoğu “ırk” kavramını tamamen toplum tarafından yapılandırıldığı görüşündedirler ve bu kavramı kullanmaktan kaçınırlar, çünkü hiçbir anlamı yoktur.

📖 Sayfa 71 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Toplumsal cinsiyette, "kadın doktor" örneğindeki gibi aksi belirtilmedikçe sözü edilen mutlaka erkektir.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Dünyanın en eski anayasalarından olan MÖ 1780 tarihli Hammurabi Kanunları, bir erkeğin karısından olan oğulları ile bir hizmetçi ya da köleden olan oğullarının miras haklarındaki farklılıkları düzenlerken, kızların miras hakkına hiç değinmez.

📖 Sayfa 70 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Daha düne kadar, bariz biçimde küresel veya uluslararası bakış açısıyla yazılmış dünya tarihi anlatan kitaplar, ağırlıklı olarak ekonomik ve siyasi gelişmelere odaklanırken bu gelişmelerin cinsiyetleştirilmiş doğasını görmezden geliyorlardı.

📖 Sayfa 15 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Siyasetin ve savaşın öyküsü, genellikle sadece erkekleri içerecek şekilde anlatılır.
Aristo politika adlı eserinde" Erkek siyasi bir hayvandır" sözü ile başlar

📖 Sayfa 228 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bilim insanları, kölelik karşıtı eski bir köle olan Afrikalı-Amerikan Sojourner Truth’un (1797–1883), bir kadın hakları kurultayında, kadınların oy kullanmak için çok zayıf oldukları düşüncesine yanıt verirken, ömrü boyunca ağır fiziksel işleri yüklendiğine işaret ederek, “Ben kadın değil miyim?” sözlerine sık sık atıfta bulunurlar.

📖 Sayfa 150 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Anaerkil kültürlerde mallar ortaktı, ancak tarımın ve hayvancılığın yayılmasıyla erkekler mahsülün, hayvanların ve arazinin üzerinde hak iddia etmeye başladılar. Böylece özel mülkiyet kavramı oluştu. Erkekler mülkiyeti ele geçirir geçirmez, birçok kültürde olduğu gibi, mülkiyetin babanın soyundan gelen erkeklere bırakıldığı ataerkil miras sistemi kuruldu.

📖 Sayfa 27 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

18. yüzyılın sonunda artık kültür, oturma odalarına asılan tablolar, gösteri biletleri, dergi abonelikleri ve müze ziyaretleri gibi satın alinabilen bir "meta" haline gelmişti.

📖 Sayfa 567 · Erken Modern Dönemde Avrupa, Merry E. Wiesner-Hanks

Hicesius’un oğlu Pythion, bu sade anıtı, karısı Epicudes’in ve kızı Eicydilla ve kendisi için dikti. Evlendiklerinde kendisi 18, karısı 15 yaşındaydı. 50 yıl hiç ayrılmadan, insanların arasında mutlu yaşadılar ve ölüler dünyasında kutsandılar.

📖 Sayfa 52 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Devletlerin çoğu, kadınların evlenirken bakire olmasını düzenleyen ve evli kadınların zinasına ağır cezalar getiren yasaları kabul ettiler; ancak kocaların evlilik dışı cinsel ilişkileri zina olarak görülmedi. Böylece "ailenin şerefi" kaygısı erkeğinkinden ziyade kadın cinselliğiyle ilişkili hale geldi; erkeklerin şerefi ise onların çalışma faaliyetleri etrafında dönüyordu.

📖 Sayfa 32 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

1898 tarihli Japon medeni hukuku, kadınların medeni haklarını keskin biçimde kısıtladı, kadınların tüzel kişiliğini reddetti ve mirasın erkek tarafından intikalini buyurdu; bu ise önceki adetlerden tamamen kopmak demektir. Bugün Japonya’da kadınlar genellikle bir saygı biçimi olarak yumuşak sesle konuşurlar ve buna “kadın dili” denir. Bunun eski bir gelenek olduğunu iddia edilir fakat aslında 20. yüzyılın başlarında medeni hukukun girdiği dönemde icat edilmiştir.

📖 Sayfa 165 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

"Kadınlara verilen rol, kocalarını ve oğullarını yuvalarından güvenli ve huzurlu ortamından çıkararak medeni erdeme, ahlaka ve kamu hizmetine teşvik etmekle sorumlu olan "cumhuriyet kadınlığı"ydı." (19.y.y)

📖 Sayfa 255 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bir çok Budist metninde, dişilik korkunç olarak gösterilir. Aydınlanmaya erişmek isteyenler, arzularından sıyrılmalarına yardımcı olması için kadınların hastalıklı, ölmek üzere veya ölmüş hallerini düşünerek meditasyon yapmaları için cesaretlendirilir.

📖 Sayfa 197 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

İnsanların toplumsal cinsiyet anlayışları, onların yalnızca kadınlara ve erkeklere dair düşünce tarzlarını etkilemekle kalmamış, genelde toplum hakkındaki düşünce tarzlarını da şekillendirmiştir.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Bugün Japonya'da kadınlar genellikle bir saygı biçimi olarak yumuşak sesle konuşurlar ve buna "kadın dili" denir. Bunun eski bir gelenek olduğu iddia edilir, fakat aslında 20. yüzyılın başlarında medeni hukukun yürürlüğe girdiği dönemde icat edilmiştir.

📖 Sayfa 165 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

...Khasi iş kadını Lakyntieth Lyndoh 1996'daki hicivli yorumuna bakılırsa: " Tüm dünyada kadınlar haklarını genişletmek için feryat ederken, uzun mücadelelerle kazanılmış bağımsızlığımızdan vazgeçmek için neden acele edelim?"

📖 Sayfa 53 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

“Çocuklara, hormonlar ve kromozomlar hakkında herhangi bir şey öğrenmelerinden çok daha önce, küçük yaşlarından itibaren toplumsal cinsiyet normları öğretilir. Verilen bu dersler sırf dış görünüşünden ziyade, vücudun iç kimyasına dayandırıldığından, kör çocuklar bile toplumsal cinsiyetteki tipik farklılıklar konusunda kendi kültürlerinin fikirlerini benimserler.”

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Aileyi de içine alan toplumsal cinsiyet kalıpları bazen göründükleri kadar değişmez değildir, ancak bunları hepimiz erken yaşlarda öğrendiğimiz için sarsılmaları çok zordur.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Hamilelik ve emzirme kadınları yiyecek bulma ve korunma açısından başkalarına bağımlı hale getirdi, insanlar iki ayaklarının üzerine dikilip yürümeye başlayınca, erkeklerin üst gövdelerinin daha güçlü olması, egemenlik kurmalarına, avlanmak ve savaşmak için elleriyle silah kullanmalarını sağladı. Bu da bazılarına göre, erkeklerde şiddete, kadınlarda ise besleyip büyütme yatkınlık ortaya çıkardı. Bu özellikler genetik olarak sonraki kuşaklara aktarılarak “doğal” hale geldiler.

📖 Sayfa 24 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

erkeklerin eylemleri ve başarıları anlatılırken onların evlilik durumları veya çocuklarının olup olmadığı söylenmez. Oysa kadınlar söz konusuysa genellikle medeni durumlarından da bahsedilir.

Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Tanzanya'dan paleolitik kaya sanatı, şamanların hayvanların üzerinde takla atmasını tasvir ediyor. Noktalı ve kesikli çizgiler, görsel halüsinasyonları temsil ediyor olabilir, hatta hayvanlar, gerçek avlardan ziyade trans halindeyken görünen imgeler olabilir.

📖 Sayfa 47 · Kısa Dünya Tarihi, Merry E. Wiesner-Hanks

Tarihçi , Engels’in mantık yürütmesini öne çıkararak, doğurganlık gücünün kullanılması amacıyla evlilik, fahişelik ve kölelik yoluyla, erkekler arasında takas edilen ilk mülkiyetin kadın olduğunu savunmaktadır. Buna göre ataerki, sosyal sınıflar gibi muhtelif hiyerarşi ve tahakküm biçimlerinin öncüsüdür.

📖 Sayfa 29 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

Antik çağ filozofu Platon ve Aristoteles, cinsel tutkunun gücüne şüphe ile yaklaşmış, bunun erkeklerin dikkatini mantık ve bilgi arasından başka tarafa çekeceğine dair uyarmıştır. Her iki filozof da, entelektüel ve seks içermeyen bir aşka övgüler dizmiştir, bu bağlılık türüne biz "platonik" olarak adlandırıyoruz..

📖 Sayfa 333 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks

...Devletlerin çoğu, kadınların evlenirken bakire olmasını düzenleyen ve evli kadının zinasına ağır cezalar getiren yasaları kabul ettiler; ancak kocaların evlilik dışı cinsel ilişkileri zina olarak görülmedi. Böylece "ailenin şerefi" kaygısı erkeğinkinden ziyade kadın cinselliğiyle ilişkili hale geldi...

📖 Sayfa 32 · Tarihte Toplumsal Cinsiyet, Merry E. Wiesner-Hanks
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4