
Guy Deutscher'in Dilin Aynasından adlı kitabı, Through the Language Glass - How Words Colour Your World? özgün adıyla 2010'da yayımlanmış, 304 sayfalık bir Dilbilimi-Etimoloji eseridir. Bu derleme, Dilin Aynasından adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.
Dilin Aynasından'dan En Beğenilen Alıntılar
Gökyüzünün rengini kendi başına ne zaman keşfedecekti acaba?
📖 Sayfa 77 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Her dilde, onu konuşanların anlayış ve karakteri yansır." Çalışkan milletlerin dillerinde, diyordu Herder, "bol miktarda fiil kipi vardır; daha gelişmiş milletlerin dillerindeyse pek çok isim soyut kavramlara dönüşmüştür". Kısacası, "bir milletin düşünce yapısını en iyi yansıtan şey dilinin fizyonomisidir". Amerikalı Ralph Waldo Emerson 1844'te tüm bunları şöyle özetliyordu: "Bir milletin ruhunu büyük ölçüde diline, yüzlerce yıl boyunca her güçlü bireyin birer taş koyarak inşa ettiği bu anıta bakarak çıkarabiliriz."
📖 Sayfa 11 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Bir milletin düşünce yapısını en iyi yansıtan şey dilinin fizyonomisidir."
📖 Sayfa 11 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Dünün hayatı bugün tekrarlanır.
📖 Sayfa 84 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Sümer Atasözü, MÖ 2. binyıl başları
Almanca özellikle düzenli bir dildir ve bu yüzden Almanlar böylesine düzenli bir kafa yapısına sahiptir. Yine bu yüzden Almanca felsefi derinliklerin inceliklerini formüle etmek icin böylesine ideal bir araçtır.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
İlyada ve Odysseia'daki en meşhur ve hâlâ sık sık alıntılanan tabirlerden biri, şu ölümsüz renk tasviridir: "şarap gibi karanlık deniz".
📖 Sayfa 39 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Yani sağduyunun diktesine göre diller, kavramlara etiketleri tamamen keyfi olarak yapıştırabilir ama etiketlerin arkasındaki kavramlarla aynı keyfilikte oynayamaz. Diller (kırmızı göğüslü kuşlar ve beyaz olmayan güller gibi) keyfi nesne topluluklarını bir arada sınıflandırmaz, zira kuşlar aynı etiketin altında toplanmalıdır. Diller gerçeklikte -en azından gerçeklik algımızda- benzer olan şeyleri bir araya getirecek şekilde dünyayı kategorilere ayırır.
📖 Sayfa 19 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
etiketler kültürel uzlaşımları yansıtır, buna karşılık kavramlar insan doğasını. her kültür kavramlara tamamen keyfine göre etiketler atayabilir, ama bu etiketlerin ardına gizlenmiş kavramlar doğanın emrettiği gibi oluşmuştur.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Bütün diller eşit ölçüde karmaşıktır.
📖 Sayfa 104 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Her dilde, onu konuşanların anlayış ve karakteri yansır." Herder
📖 Sayfa 11 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Besbelli ve apaçık olanı sorgulama yeteneği, sıradışı bir zekanın alametifarikasıdır."
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
“Avustralya kökenli olduğu varsayılan bu kelimenin Avustralya'nın hiçbir dilinde bu tuhaf keseli hayvanın adı olmaması çok ilginçtir. Hayvana bu adı verirken Cook ve arkadaşları bir hata yapmış olmalı. Ama nasıl bir hata, bunu kestirmek mümkün değil." Türlü çeşitli söylentiler, efsaneler hızla yayıldı. Bunların mizahçılar tarafından bugün bile çok severek anlatılan en ünlüsüne göre, Cook "Bu hayvanın adı nedir?" diye sorar; aklı karışan yerlilerse ona "Anlamıyorum" diye cevap verirler: "kanguru".
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Bir halkın dilinin onun kültürünü, ruhunu, düşünce tarzların yansıttığı söylenir sık sık.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Hiçbir dil -en "ilkel" kabilelerin dili bile- en karmaşık fikirleri ifade etmek için doğaları gereği yetersiz değildir. Bir dilin felsefe yapmayı uygunluk açısından eksiklikleri, neticede kimi özel soyut kavramlar için kelime hazinesinin ve belki birkaç sözdizimi çatısının yokluğundan ibarettir. Ama bunlar kolayca başka dillerden ödünç alınabilir: Bütün Avrupa dilleri felsefi alet edevatı nasıl Latinceden tırtıkladıysa, Latince ise bütün hepsini nasıl Yunancadan toptan aşırdıysa, öyle...
📖 Sayfa 10 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
“Kamusal rolü açısından dil, o dili konuşanların oluşturduğu topluluğun, etkin bir iletişim sağlamak amacıyla üzerinde anlaştığı bir Ama dilin bir de, o dili konuşan herkesin zihninde içselleştirdiği bir bilgi sistemi olarak vardır.
📖 Sayfa 231 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Dilin etkin bir iletişim aracı olarak işe yaraması için o dili konuşanların zihinlerindeki özel bilgi sisteminin, kamusal dil uzlaşımlar sistemiyle sıkı bir uyum içinde olması gerekir. İşte bu uyum sayesinde, bütün evrendeki en harika ve en ele avuca gelmez şey olan ”
-Guy Deutscher, Dilin Aynasından, Metis Yayınları, syf: 231
"Kısacası, bir milletin düşünce yapısını en iyi yansıtan şey dilinin fizyonomisidir."
📖 Sayfa 11 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Dilsel Belirleyicilik ilkesine göre dil, o dili konuşan bireyin düşünme biçimlerini belirler; bu biçimlere belli
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
sınırlamalar getirir. “Dilimin sınırları, dünyamın sınırları demektir.”
Özel olarak, anadilimizin entelektüel ufkumuzu sınırladığı ya da başka bir dilde kullanılan kavram ve ayrımları anlama yeteneğimizi kısıtladığı yönünde hiçbir bulgu yoktur. Anadilin asıl etkisi belli tür deyişlerin sık kullanımı ile oluşan düşünce alışkanlıklarında yatar. Farklı görmek üzere eğitildiğimiz kavramlar, anadilimizin bizi sürekli vermek zorunda bıraktığı bilgiler, dikkatli olmamızı istediği ayrıntılar ve bizi maruz bıraktığı tekrarlanan çağrışımlar - bütün bu konuşma alışkanlıkları, dilin kendisine dair bilgimizden daha fazlasını etkileyen düşünce alışkanlıkları yaratabilir.
📖 Sayfa 234 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Noam Chomsky'nin meşhur bir savı vardır: Marslı bir bilimci gelip baksa, bütün dünyalıların aynı dilin lehçelerini konuştuğu sonucuna varırdı, der. Bu kurama göre, en derinlerde bütün diller aynı evrensel grameri, aynı temel kavramları, aynı karmaşıklık düzeyini paylaşır.
📖 Sayfa 14 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
TALMUD ŞÖYLE DER: Dünyevi kullanıma layık dört dil vardır: şarkı için Yunanca, savaş için Latince, ağıt için Süryanice ve gündelik konuşma için İbranice.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Doğanın ve kültürün dilde nasıl yansıma bulduğuna ilişkin Aristocu görüşten bu yana çok yol aldık. Çıkış noktamızda yalnızca etiketler (ya da Aristoteles'in adlandırmasıyla "konuşmanın sesleri") kültürel uzlaşımlardı; buna karşılık bu etiketlerin ardındaki her şey doğanın yansımasıydı. Ama artık kültürün, önceden belirlenmiş kavramlara ve önceden belirlenmiş gramer kuralları sistemine etiketler atamaktan çok daha fazlasını etkileyen, hatırı sayılır bir güç olduğu ortaya çıkmış bulunuyor.
📖 Sayfa 129 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
“”önermesi, yani bir dilde ifade edilen kavramların sadece o dili konuşanların anlayabileceği kavramlarla sınırlı olduğu; gramerdeki ayrımların da sadece bu kişilerin kavrayabileceği ayrımlar olduğu görüşüdür.
📖 Sayfa 150 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Nereye bakılsa aksi yönde bulguların bağıra bağıra ortada olmasına rağmen,
Whorfçuluğun hatalarından çıkarılacak ikinci Daha doğrusu, ; konuşanların mantıklı biçimde ”
-Guy Deutscher, Dilin Aynasından, Metis Yayınları, syf: 150-152
Babilliler Suç ve Ceza'yı anlamakta çok ama çok zorlanırdı, Çünkü dilleri bu iki kavramı tek bir kelimeyle karşılıyordu.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Şimdi söylenen hiçbir şey daha önce söylenmemiş değildir.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
karanlıkta el yordamıyla ilerlemeye çalışmak meşakkatli, bir kenara oturup kavrayışın ışığıyla aydınlanmayı bekleme fikri ise ayartıcıdır. bu ayartıya yenik düşseydik, krallığımız asla kurulamazdı.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
El ve parmak için aynı kelimeyi kullanan diller de vardır. Hatta Hawai dili gibi kimi dillerde bizdeki üç farklı kavram, "kol", "el" ve "parmak" için tek bir etiket kullanılır.
📖 Sayfa 24 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Kültür denince aklınıza ne geliyor?
📖 Sayfa 15 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Elle tutulur bir nesnenin değil de uçsuz bucaksız bir boşluğun bir renge sahip olabileceğini kavramakta mıydı zorluk? Yoksa gökyüzünün doygun olmayan solgun mavisinin, yapay nesnelerin oldukça doygun mavisinden aslında çok farklı olmasında mıydı?
📖 Sayfa 78 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Söylenenler hep tekrar, söylenenler hep önceden söylenmiştir.
📖 Sayfa 84 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Eski Mısır Şiiri, MÖ 2. binyıl başları
Kimi dillerde gelecek zaman kipi bile bulunmaz; yani bu dilleri konuşanlar geleceği kavrayamaz.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
1900 yılına gelindiğinde Wilhelm Wien ve Max Planck'ın çalışmalarıyla uzun dalgalı kırmızı ışığın aslında en düşük enerjiye sahip olduğu anlaşılmıştı. Kırmızı aslında en soğuk renktir: Kızdırılan demir çubuk henüz yeteri kadar sıcak olmadığı için kırmızı ışık saçar. Daha yaşlı ve soğumuş yıldızlar (kırmızı cüceler) kırmızı ışık saçarken, gerçekten sıcak yıldızlar (mavi devler) mavi mavi ışıldar. Aslında renk tayfanın mor ucu daha yüksek enerjiye sahiptir; mor ötesi ışık daha da yüksek enerjilidir ve bu günlerde bize sık sık hatırlatıldığı gibi deriye zarar bile verebilir.
📖 Sayfa 82 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Yıllarca gramer inceliklerini dersini almadan bir yabancı dilde konuşmaya çalışılıyorsa, başvurulacak tek bir son çare stratejisi bulunur: en temel zorunlu unsurlar dışında her şeyi bir yerine koymak, en can alıcı içerik dışında her şeyden vazgeçmek, esas anlamı aktarma açısından önem taşımayan her şeyi görmezden gelmek.
📖 Sayfa 106 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
İnsanlar renkler arasındaki farkı görmelerine rağmen onlara farklı adlar vermeyebiliyorlardı. Ve tabii ki şimdiki ilkel kabilelerde durum böyleyse, Homeros'un ve bütün diğer eski toplulukların durumu da böyle olmalıydı. Bütün bunlardan çıkartılabilecek tek sonuç şuydu: Kendisine bir Holmgren testi uygulansaydı, Homeros yeşil ile sarı arasındaki farkı saptayabilirdi ve bir Alman antropolog kendisinden isteseydi mor yün yumağını da kahverengi olanından ayırabilirdi.
📖 Sayfa 69 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Gelişmemiş bir hayat tarzı gelişmemiş bir konuşma tarzıyla kendini gösterir.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Her dilde, onu konuşanların anlayış ve karakteri yansır." Çalışkan milletlerin dillerinde, diyor Herder, "bol miktarda fiil kipi vardır; daha gelişmiş milletlerin dillerindeyse pek çok isim soyut kavramlara dönüşmüştür". Kısacası, "bir milletin düşünce yapısını en iyi yansıtan şey dilinin fizyonomisidir".
📖 Sayfa 11 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Farklı kültürler kesinlikle insanları mekân hakkında kökten farklı biçimlerde konuşmaya zorluyor. Ama bu durum ille de konuşanların mekâna dair farklı biçimlerde düşündükleri anlamına mı gelir? Bir dilde belli bir kavram için bir kelime yoksa, bu ille de o dili konuşanların söz konusu kavramı anlamayacağı anlamına gelmez.
📖 Sayfa 173 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Biyolojide bir bireyin ömrü boyunca edindiği nitelikler yavrularına geçmez. bu yüzden göz egzersizi gerçekten renklere duyarlılığı artırıyor olsa bile, bu iyileşme sonraki kuşağa genetik olarak aktarılmayacaktır. Ama Lamarck modeli kültürel gelişmelerin gerçekliğine mükemmel uyar. Eğer bir kuşak dilini çalıştırır ve yeni bir renk kelimesi yaratarak dili "uzatırsa", o kuşağın çocukları ana babalarının dilini öğrenirken elbette bu özelliğin de "kalıtımı" söz konusu olacaktır.
📖 Sayfa 99 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Gramer kuralları olmadan, yani mesela cümle içinde kelimelerin sıralamasına ilişkin kurallar olmadan, istediği kavramları istediği kadar kullansa da insan düşüncelerini uyumlu bir biçimde iletemez.
📖 Sayfa 26 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
önce ne olduysa, yine olacak. önce ne yapıldıysa, yine yapılacak. güneşin altında yeni bir şey yok. var mı kimsenin, "bak bu yeni!" diyebileceği bir şey? her şey çoktan, bizden yıllar önce de vardı. geçmiş kuşaklar anımsamıyor, gelecek kuşaklar da kendilerinden sonra gelenlere anımsanmayacak.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Çalışkan milletlerin dillerinde, diyordu Herder, "bol miktarda fiil kipi vardır; daha gelişmiş milletlerin dillerindeyse pek çok isim soyut kavramlara dönüşmüştür." Kısacası, "bir milletin düşünce yapısını en iyi yansıtan şey dilinin fizyonomisidir".
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
İnsanın deneyiminin akışkanlığı içinde bir istikrar kayasını simgeleyecek bir cümle aranırsa bu kuşkusuz şöyle bir şey olurdu: "Baba, gökyüzü neden mavi?"
📖 Sayfa 39 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
MR tarayıcılarının bile bütün yaptığının beyinde nerelerde ışıkların yandığını göstermekten ibaret olduğunu aklınıza getirin. MR tarayıcıları sadece belli bir anda nerede kan akışının hızlandığını ortaya koyuyor ve biz de bundan oralarda daha fazla beyin etkinliği olduğu sonucunu çıkarıyoruz. Ama beyinde nelerin "konuşulduğunu anlayabilmenin yanına bile yaklaşmış değiliz. Belli bir kavramın, etiketin, gramer kuralının, renk izleniminin, yön bulma stratejisinin ya da cins çağrışımının nasıl kodlanmış olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yok.
📖 Sayfa 237 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Hiç kuşkusuz, aydınlanmanın yolu olgusal hataların karşısına boş sloganlar dikmekten geçmez.
📖 Sayfa 114 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Diller arasındaki farklılık yalnızca seslerde ve işaretlerde değildir, aynı zamanda dünya görüşlerindedir. Bütün dil incelemelerinin sebebi ve nihai hedefi burada bulunur.
📖 Sayfa 139 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Bir cins sistemi olan ve olmayan diller arasındaki asıl fark, konuşanların aktarmasına imkan verdikleri şeylerde değil, konuşanları sürekli söylemek zorunda bıraktıkları şeylerde yatar. Gramer cinslerinin kişinin mantıklı bir şekilde akıl yürütmesini etkilediğini düşündüren bir bulgu yoktur.
📖 Sayfa 215 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Dil ve mekânsal düşünce konusunda buraya kadar sadece iki olgu arasındaki bağıntıyı ortaya koymuş olduk: Birincisi, farklı diller farklı koordinat sistemlerine bel bağlar; ikincisi, bu dilleri konuşanlar mekânı farklı biçimlerde algılar ve hatırlar.
📖 Sayfa 189 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Eğer farklı diller o dilleri konuşanların zihinlerini değişik biçimlerde etkiliyorsa, bunun sebebi düşünmeye imkân tanıdıkları şeyler değil, genellikle üzerinde düşünmeye zorladıkları bilgi türleridir. Eğer bir dil, o dili konuşanları her ağızlarını açtıklarında ya da kulak kabarttıklarında dünyanın belli yönlerine dikkat etmeye zorluyorsa, bu konuşma alışkanlıkları giderek zihin alışkanlıklarına dönüşebilir ve bunun bellek, algı, çağrışımlar, hatta pratik beceriler üzerinde sonuçları olabilir.
📖 Sayfa 156 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Bir halkın dilinin onun kültürünü, ruhunu, düşünce tarzlarını yansıttığı söylenir sık sık.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Bir dili konuşanların, başka bir dili konuşanlara doğal gelen özel bir biçimde akıl yürütmeyi imkansız ya da zor bulduğunu şimdiye kadar hiç kimse örnekleyemediğine göre, dilin düşünce üzerindeki diğer etkileri sıradan, sıkıcı hatta entipüftendir."
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Karanlıkta el yordamıyla ilerlemeye çalışmak meşakkatli, bir kenara oturup kavrayışın ışığıyla aydınlanmayı bekleme fikri ise ayartıcıdır.
📖 Sayfa 239 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
İnsanlar renkler arasındaki farkı görmelerine rağmen onlara farklı adlar veremeyebiliyorlardı.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Diller esas olarak neyi aktarabildikleri açısından değil, neyi aktarmak zorunda oldukları açısından ayrışırlar.
📖 Sayfa 154 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Çok daha özel ayrımlar yapan diller de vardır. Mali'de konuşulan bir Afrika dili olan Supyire beş cinse sahiptir: insanlar, büyük şeyler, küçük şeyler, topluluklar ve sıvılar. Swahili gibi Bantu dillerinde cins sayısı ona kadar çıkar. Avustralya dili Ngan'gityemerri'nin on beş farklı cinse —eril insanlar, dişil insanlar, köpekgiller, köpekgiller dışındaki hayvanlar, bitkiler, içecekler, mızraklar için (boylarına ve malzemelerine göre) iki farklı cins vs. sahip olduğu belirtilmiştir.
Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Almanca düzenli bir dildir. Bu yüzden Almanlar düzenli bir kafa yapısına sahiptirler.
📖 Sayfa 9 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
George Steiner, 1975 tarihli kitabı 'da (Babil'den Sonra), "sözdizimimizdeki ileriye yönelik uzlaşımların", "gelecek olayları ifade edebilme" yeteneğimizin, başka bir deyişle gelecek zaman kipinin varlığının bizi nihilizmden, hatta toplu intihardan koruduğu doğrultusunda akıl yürütüyordu. "Eğer zaman kipleri sistemimiz daha zayıf olsaydı belki de dayanamazdık." (Belli ki kâhince bir ilhamla yazmış, zira her sene gelecek zaman kipinden yoksun düzinelerce dil silinip yok oluyor.)
📖 Sayfa 13 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Bir dilin felsefe yapmaya uygunluk açısından eksiklikleri, neticede kime özel soyut kavramlar için kelime hazinesinin ve belki birkaç söz diziminin çatısının yokluğundan ibarettir. Ama bunlar kolayca başka dillerden ödünç alınabilir: Bütün Avrupa dilleri felsefi alet edevatı nasıl Latinceden tırtıkladıysa, Latince ise bütün hepsini nasıl Yunancadan toptan aşırdıysa, öyle...
📖 Sayfa 10 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Amerika'da Albert Gatschet, Oregon'daki Klamath Kızılderilileri için, "Her türden çimen, ot ya da bitkinin rengi için hep aynı terimi kullanıyorlar, bitkilerin rengi ilkbahardan yaza kadar yeşil, sonbaharda solgun sarı olmasına rağmen renge verilen ad değişmiyor," diye yazmıştı. Dakota'daki Siyular hem mavi hem de yeşil için kelimesini kullanıyordu. "Yeşil ile sarının ve mavi ile yeşilin bu ilginç ve sık rastlanan çakışması"; diğer Kızılderililer arasında da yaygındı.
📖 Sayfa 67 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
"Her geçen yıl bütün dillerin esas olarak İngilizce ya da İspanyolca gibi işlediği fikri gerçeğe daha yakın hale geliyor. Pek yakında 'standart ortalama Avrupalı' tarzının insan dillerinin tek doğal modeli olduğu iddiası olgularla doğrulanabilir hale gelecek, çünkü ondan kayda değer ölçüde ayrılan dil kalmayacak."
📖 Sayfa 195 · Dilin Aynasından, Guy Deutscher
Sıkça Sorulan Sorular
Dilin Aynasından kimin eseridir?
Dilin Aynasından, Guy Deutscher tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır. Türkçeye Cemal Yardımcı çevirmiştir.
Dilin Aynasından kaç sayfadır?
Dilin Aynasından, 304 sayfadır (Metis Yayıncılık baskısı).
Dilin Aynasından'ın en ünlü sözü nedir?
“Gökyüzünün rengini kendi başına ne zaman keşfedecekti acaba?”