
Muhyiddin İbn Arabi'nin imzasını taşıyan Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Araştırma-İnceleme alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Litera Yayıncılık etiketiyle yayımlanmıştır. Kitabın en beğenilen satırları, sayfa bilgileriyle birlikte burada.
Fütuhat-ı Mekkiyye 2'den En Beğenilen Alıntılar
Her iş ve her mevcut, kendisinden vâr olduğu başlangıca dönen bir dairedir.
📖 Sayfa 282 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Cüneyd (el-Bağdadî) şöyle der: ‘Bir kimse, bin güvenilir insan tarafından zındık diye suçlanmadıkça hakikat derecelerine yükselemez.’ Onların inkâr edilişi, Allah’tan sadece kendilerinin bildiği şeyleri öğrenmiş olmalarından kaynaklanır. Onlar, Ali b. Ebû Talib’in eliyle göğsüne vurup dile getirdiği bilginin sahipleridir: ‘Burada öyle ilimler vardır ki, keşke onları taşıyacak kimseler bulabilseydim.’
📖 Sayfa 123 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
‘Bizim ile arzuladığımız Hak arasında sarp bir yokuş vardır. Biz doğa bakımından yokuşun ta dibindeyiz ve en zirvesine ulaşıncaya kadar sürekli bu yokuşu tırmanmaya devam ediyoruz. Zirvenin ardına ulaştığımızda ise, artık oradan dönmeyiz. Çünkü zirvenin ardında kendisinden ayrılınamayacak şeyler vardır.’ İşte bu, Ebû Süleyman ed-Dârânî’nin, ‘ulaşsalardı dönmezlerdi’ sözünün anlamıdır.
📖 Sayfa 270 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...Hz. Peygamber'e bütün hakikatleri toplama özelliği verilmiştir.
📖 Sayfa 186 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
'Kavuş, kuşkusuz ben de, sana niyetlendim.’ Burada Allah’ın iradesi, öne geçmiş ve şöyle buyurmuştur: ‘Kavuş.’ Kavuşmaya çalıştığında ise, bu gayretin Hakkın sana kavuşmasının ta kendisidir. Bu nedenle onu bir amel değil, niyet yapmıştır.
📖 Sayfa 100 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Aşık sırrıyla hevasından uzaklaştı.
📖 Sayfa 84 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Hevayı yaratıp ona boyun eğdirenin sevgisi uğruna.
Uykusuzluk gözlerime ve ziyaretgâhına tutkun oldu
📖 Sayfa 315 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Gözyaşlarınadır artık güvencem ve itimadım.
Kalbe gelen ilk düşüncedir.
📖 Sayfa 161 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Eserler, yaratıklarda hükümrân olan isimlere aittir.
📖 Sayfa 317 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Bir bilgin şöyle der:
📖 Sayfa 309 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
'İlkbahardaki havaya hücum ediniz. Çünkü bahar havası, ağaçlarınızda yaptığı şeyi bedenlerinizde de yapar (bedenlerinizi canlandırır). Sonbahar mevsimindeki havadan sakınınız. Çünkü sonbahar havası, ağaçlarınızda yaptığı şeyi bedenlerinizde de yapar.'
İmam Ahmed b. Hanbel -ki o vaktinin efendisi, uyulan ve rehber alınan biriydi- kabak yemezmiş. Bunun nedeni, Allah’ın peygamberinin kabağı nasıl yediğini bilmeyişiydi. Bu durum, onun bütün hareket ve duruşlarında, bütün eylem ve hallerinde peygamberin hallerinin keyfiyetine uyma gücünü gösterir. Ahmed’in böyle yaptığı şöhret bulmuştur. Çünkü İmam Ahmed, söz, amel ve hal ile tebliğ ve irşatta vârislik makamındaydı. Çünkü bu davranış, duyanın nefsine daha güçlü bir şekilde yerleşir.
📖 Sayfa 256 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnsanı en iyi, yine kendisi bilir.
📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Onların iradesi, kendilerinden istenilen şeydir. Gayblerin ilminde derinlik kazanmışlardır. Her gecede, onların ruhsal bir miracı, hatta gece veya gündüz her uykuda miraçları vardır. İşlerin hakikatlerini öğrenmek, onların özelliğidir. Onların halleri gizlemektir. Dilim dilim kesilseler bile, sahip oldukları şey öğrenilemez. Binaenaleyh gizlemek, onların esaslarından biridir.
📖 Sayfa 140 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
O, karşılaştığım delilerin en büyüklerinden biriydi. Ona aklını yitirmesinin sebebini sorduğumda bana şöyle demişti: ‘Sen gerçekten de delinin tekisin! Aklım olsaydı, ‘Aklını kaybetmenin sebebi nedir?’ diye sorar mıydın? Aklım nerede ki sana cevap versin? Onu kendisiyle beraber almış, ona ne yaptığını ise bilmiyorum.
📖 Sayfa 265 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İlahi! Sizi sizden başkası nasıl bilebilir?
📖 Sayfa 13 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Kalpler sizi nasıl talep eder?
Nasıl sana ulaşmak ve aşina olmayı umar?
İlahi! Sizi sizden başkası nasıl bilebilir ki?
Sizden başka bir şey var mı?
Hayır, hayır, hayır!
İnsanların nezdinde, nefsini gerçekte sahip olmadığın bir mertebeye yerleştirmen, sana bir yarar sağlamaz.
📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Hz. Peygamber’in veya bu makamdan konuşan kimsenin, ‘benim sendeki hayretimi artır’ demesi, tecellilerin sürekliliğini istemek demektir.
📖 Sayfa 328 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Allah’ın koruması, Allah’a karşı büyüklükten korumaktır, yoksa birbirlerine ve diğer yaratılmışlara karşı büyüklenmeden koruma değildir. Kimse, kendiliğinden korunmuş değildir.
📖 Sayfa 319 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Gerçek aşık sevdiğinin özelliğine intikal edendir, sevdiğini kendi mertebesine indiren değildir !
Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi

İnsanı en iyi yine kendisi bilir. İnsanların nezdinde nefsini gerçekte sahip olmadığın bir mertebeye yerleştirmen, sana bir yarar sağlamaz
📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnsan, düşünceleri hakkında iç görü (basiret) ve ayrım gücüne sahip değil ise, iyi bile olsa, şeytanın verdiği düşünceyle meleğin ve nefsin verdiğini ayırt edemez. Bunları doğru bir şekilde ayırt etmez ise asla kurtuluşa eremez. Çünkü şeytan, her gruba o gruba baskın hale göre gelir. Bu meyanda, şeytanın Salih insanlardaki gayesi, kendisinden (bilgi ve düşüncelerini) almada şeytanı tanımamalarını sağlamaktır. Bu durumda Salih insanlar, bilgiyi şeytandan aldıklarını bilmeyip onu Allah’a nispet eder ve hangi yoldan kendilerine ulaştığını bilemez.
📖 Sayfa 358 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Vera, yasaklardan ve yasaklayan yönünden içinde kuşku bulunan her şeyden sakınmak demektir. Vera sahibi, bu kuşkudan dolayı o şeyden uzak durur.
📖 Sayfa 250 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Kalp, sürekli halden hâle girmesi özelliğiyle bilinir.
📖 Sayfa 377 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnsan ile en yetkin kulluk arasındaki vuslat bağı koptuğunda, insan ile Allah arasındaki bağ da kopar. Çünkü kul, kendisini Hakka kulluğun dışına çıkaran şeyler ölçüsünde, Efendisine yaklaşmakta eksik kalır.
📖 Sayfa 204 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...adamların büyüğü, her mertebeye o mertebenin hak ettiği şeye göre davranan kimsedir.
📖 Sayfa 89 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Bu yüce mertebeye rabliğiyle giren kimse, tutuşmuş bir kandil ile giren kimseye benzerken kulluğu ile giren kimse, ışığı bulunmayan bir fitil ile veya avucunda yanan, ancak tutuşmamış bir odun parçası bulunduğu halde giren kimseye benzer. Bu iki kişi, bu yüce mertebeye böyle girince, üzerlerine Rahman’dan bir nefes eser. Bu esinti nedeniyle kandil söner, odun tutuşur. Böylelikle kandil sahibi karanlık, odun sahibi ise, ışık veren bir nur içinde dışarı çıkar. Hazırlığın insana verdiği şeye bakınız!
📖 Sayfa 341 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...özü gereği varlığın zorunluluğu ezelde Allah'a ait olduğu gibi âlemin mümkün oluşunun zorunluluğu da ezelidir. Öyleyse Allah kendi mertebesinde en güzel isimleriyle isimlenmiş ve onlarla nitelenmiştir.
📖 Sayfa 92 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...İblis'in sevinci aslına dönmektir. Size karşı ise kendisinden yaratıldığınız toprağınıza karşı ateş nedeniyle böbürlenmiştir. Artık, İblis'e kulak vermeyin ve ona itaat etmeyin. Işık mahalline kaçın ki, mutlu olasınız.
📖 Sayfa 264 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnanmak, bildiğin şeyi söylemendir.
📖 Sayfa 359 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Alem küre şeklinde olduğu için insan sonundayken başlangıcına özlem duyar. Böylece yokluktan varlığa çıkmamız O’nunla gerçekleştiği gibi yine O’na döneriz.
📖 Sayfa 282 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Hızır geminin ucuna konup gagasıyla denize vuran bir kuş gördüğünde Hz. Musa’ya şöyle demiş: ‘Bu kuş suyu gagalarken ne diyor biliyor musun?’ Musa cevap vermiş: ‘Hayır, bilmiyorum!’ Hızır şöyle der: ‘Ey Musa! Bu kuş diyor ki: Benim ve senin bilgin Allah’ın bilgisinden gagamın şu denizden eksilttiği su kadar bilgi eksiltmiştir.’ Burada kastedilen, bilgi değil bilinenlerdir.
📖 Sayfa 275 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Zaman var olan bir şey olmayıp bir nispettir. Nispet ise nedenli varlığın dışta değil akılda var olmasıyla meydana gelir. Hak ve yaratıkları arasında zamansal bir uzaklık bulunmayınca, geride sadece mertebe uzaklığı kalmıştır. Bu durumda, nedenli kendisinden meydana gelmesi yönünden nedenin mertebesinde olamayacağı gibi, yaratıkların da Hakkın mertebesinde bulunması geçerli değildir.
📖 Sayfa 300 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Böyle bir insan, rahmet isimlerine sığınır ve yakarır. Bu esnada en güzel isimlerin sahibi ve kendisiyle Arş üzerinde istiva ettiği er-Rahman ismi, ona tecelli eder ve bu insana ilahi iktidarı ihsan eyler. Bu iktidar sayesinde kahır isimlerinin izleri silinir. Böylece ona imkan açılır, göğsü genişler, nefesi akar, hayat ruhu ona nüfûz eder, Rahman isimlerinin elçileri ve ilahi hakikatler müjde ve sevinçlerle kendisine gelir.
📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
... rûhlara olan en büyük azap, bilgisizliktir.
📖 Sayfa 408 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İblis inançsızlıkta kendisine itaat eden kimseye şöyle der. "Ben senden uzağım, ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım."
📖 Sayfa 213 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İlahi feyiz ve müjdelerin kapısı kapanmamıştır. Bunlar (mübeşşirat, sahih rüyalar) peygamberliğin parçasıdır. Yol berrak, kapı açık, amel meşrudur. Allah kendisine koşan kimseyi karşılamak için daha hızlı koşar.
📖 Sayfa 352 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Göz, mazhardan başkasına erişemez .
📖 Sayfa 26 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnsan, hırsının şiddetinden çatlasa bile.
İnsan, dünyada el-Mün'im ismi sayesinde nimet içindedir, halbuki nimette Allah'ın azabı gizlidir. Bu durumda insan, ahiret hayatında veya tövbe vaktinde azap nimette gizli olduğu için acı çekeceği bir şeyle nimetlenmektedir.
📖 Sayfa 165 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi

"Arif, dünya ve ahirette yüzü kara kimsedir." ...İnsan, var olanlardan biridir ve oluş, Hakkın nurunda karanlıktır. Dolayısıyla insan, ancak kendi karanlığını görebilir. Çünkü bir şeyin yüzü, onun zatı ve hakikati demektir.
📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Kudret, doğruluğa aittir.
📖 Sayfa 126 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Teheccüd (gece namazı) ilmi gayb ilmidir.
📖 Sayfa 22 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Çiçeğin polenleri sana koku vermez
Seher yumuşak esintiyi meydana getirmedikçe.
"Allah iki şahsa tek bir surette tecelli etmemiştir veya bir surette iki kez tecelli etmemiştir."
📖 Sayfa 310 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Lam-Elifin iki elinden biri rahmet ile açılmışken, diğeri gazap ile dürülmüştür.
📖 Sayfa 57 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Bu hayatta kim başkasının suçunu bağışlarsa, Allah da onun günahını ahirette bağışlar. Kim işi zorlaştırmaya bakarsa, Allah da onun işini zorlaştırır. Kim affederse, Allah da onu affeder. Kim hakkını sonuna kadar alırsa, Allah da ondan hakkını sonuna kadar almak ister. Bu ümmete güçlük çıkarana, Allah da güçlük çıkarır. “Bunlar size iade edilen amellerinizdir. Öyleyse, güzel
Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
huylara bağlanınız! Çünkü yarın Allah, bugün O'nun kullarına davrandığınız gibi size davranacaktır. İnsan nasıl davranırsa Allah da onlara öyle davranır!
Hz. Peygamber, uyuduğu veya unuttuğu için namaz vaktini kaçıran kişinin uyandığında ve hatırladığında namaz kılmasını söylemiştir. Acaba namazı her gün o vakitte mi kılar? Hz. Peygamber’e bu soru sorulmuş, o ise şöyle yanıt vermiştir: ‘Allah size faizi yasaklamışken sizden faiz almaz.’ Böylece Allah’ın övdüğü herhangi bir güzel ahlâkla önce kendisinin kullarına muamele ettiğine dikkat çekmiştir. Allah, kötü bir huyu kınamış ise, ilahi mertebe böyle bir huydan daha da uzaktır.
📖 Sayfa 364 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Sen bilgiyi ona bağlayıp, bilginde de herhangi bir durumu zapt edersin. Allah’a dair olan bilginde aklında tutuğun en üstün şey, O’nun zapt edilemeyeceğini, sınırlanmayacağını, hiçbir şeye benzemeyeceğini ve hiçbir şeyin O’na benzemeyeceğini öğrenmendir. Şu halde O, zapt edilemez. Çünkü zapt edilenden farklıdır.
📖 Sayfa 377 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...Hz. Peygamber de Allah'ın sadece iyileri dost edindiğini belirtmiştir.
📖 Sayfa 208 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...şöyle deriz: Hak belirttiği tarzda ve kastettiği anlamda bizimle beraberdir. Şöyle demiyoruz: "Biz hak ile beraberiz." Çünkü böyle bir ifade nassta geçmediği gibi akıl da bunu gerektirmez.
📖 Sayfa 76 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Cüneyd (el-Bağdadi) şöyle der: "Bir kimse, bin güvenilir insan tarafından zındık diye suçlanmadıkça hakikat derecelerine yükselemez."
📖 Sayfa 123 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Düşünceler dört kısımdır: Rabbani düşünce, meleki düşünce, nefsi düşünce ve şeytani düşünce.
Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...araştıran kişi, sadece teorik düşüncesinin iliştiği ve öğrenmek istediği şeyle ilgilidir. Bu nedenle de 'hal ilmi'nden perdelenir. Böyle birinin bilgisi artar, fakat o bunun farkında değildir.
📖 Sayfa 28 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Hz. Ömer, dışında ve içinde doğru idi. Dışında doğru idi, bunun nedeni, başkasından insaf beklemeyişi, riyaset sevgisinin olmayışı, Allah’a kulluktan çıkmayışı, kendisini ilgilendirmeyen işlerle meşgul olmayışı, kendisiyle ve eksiğiyle ilgilenerek insanların ayıplarını görmediği için Hakkın çağırdığı işten yüz çevirmeyişiydi. Ömer içinde de doğru idi, çünkü Allah, Ömer’in kalbinde bir gedik bırakmamıştır. Dolayısıyla onun Allah’tan başkasına bir ilgisi yoktu.
📖 Sayfa 126 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Hallerin peygamberlerin hallerine yaklaştığı ölçüde kullukta daha sağlam bulunursun ve senin lehinde kanıt ortaya çıkar, şeytanın üzerinde bir otoritesi olmaz.
📖 Sayfa 224 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
İnsan, uykuda ve ölümden sonra böyle bir hakikate ulaşır... Ölüm, bir toplanmışlıktan ayrışma nispetidir.
📖 Sayfa 421 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
(Yaşlı bir surette İsa’ya gelen) İblis, şöyle demiş:
📖 Sayfa 359 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
‘Ey İsa! ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ de.’
İblis, bu konudaki emrine itaat edeceğinden memnun olmuşken Hz. İsa şöyle demiş:
‘Sen söyledin diye söylemiyorum: ‘Allah’tan başka ilâh yoktur.’
İblis, üzüntü içinde geri dönmüş.Buradan, bir şeyi bilmek ile ona inanmak arasındaki farka ve mutluluğun inanmada bulunduğunu anlarsın. İnanmak, bildiğin şeyi söylemendir.
Mürid kendisini iç konuşmaya alıştırırsa, bu konuşma onunla kalbinde Allah’ı zikretmek arasına bir engele dönüşür. Çünkü kalp aynı anda konuşmayı ve zikri sığdıramaz. Böylece uzlet ve susmasında amaçladığı şeyi kaybeder -ki amaç, kalp aynasında kendisine tecelli eden Allah’ın zikridir-, Rabbinin tecellisi kalpte meydana gelir.
📖 Sayfa 345 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
'Defteri sol tarafından verilen kimse.’ Kastedilen, münafıktır. Çünkü kâfirin defteri yoktur.
📖 Sayfa 451 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
.jpeg)
Amellerin sunumu askerin sunumuna benzer. Çünkü ameller vakfe’deki insanların sancağıdır. Allah ise, sahiptir. Askerler sancaklarıyla tanındığı gibi kıyamet günü günahkârlar da simalarından tanınır.
📖 Sayfa 451 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Namaz nurdur. Dolayısıyla kul Allah’a başka bir isimden değil, en-Nur isminden yakarır. Nur bütün karanlıkları uzaklaştırdığı gibi, namaz da, bütün meşguliyetleri keser. Diğer ameller ise böyle değildir. Çünkü onlar, namaz gibi kendilerinin dışındaki her şeyi bırakmayı içermez. Bu nedenle namaz nur olmuştur. Allah, kulu kendisine en-Nur isminden yakardığında, onunla baş başa kalıp yakarışında Hakla müşahede etmesiyle de bütün varlıkların silineceğiyle müjdelemiştir.
📖 Sayfa 286 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
...kul, ilâhî isimlerin suretlerini giyer, onlar sayesinde dış varlığı ortaya çıkar. Giydiği ilk elbise ise varlıktır. Böylece var olan bir şey olarak ortaya çıkar ve varlık oluşu yönünden varlığın kabul ettiği her şeyi kabul eder. Bu bağlamda Hakkın ona giydirdiği bütün ilâhî isimleri kabul eder. (...) bu ilâhî isimler kendisinde bulunmakla beraber insandan da bir kul olması ayrılmaz.
📖 Sayfa 223 · Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiyye 2 kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiyye 2, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiyye 2 kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiyye 2, 486 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiyye 2'in en ünlü sözü nedir?
“Her iş ve her mevcut, kendisinden vâr olduğu başlangıca dönen bir dairedir.”