
Celile, Osman Balcıgil'in Türkçeceden dilimize çevrilen 416 sayfalık eseridir. Orijinal adı Celile - Ela Gözlü Pars olan kitap ilk kez 2016'da basılmıştır. Bu derlemede Celile'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Celile'den En Beğenilen Alıntılar
İnsanı insan yapan ve adına "duygu" denilen "çok özel hal", konuşmadan, anlatmadan, iç dökmeden ortaya çıkmıyordu, berraklaşmıyordu, karara bağlanamıyordu.
📖 Sayfa 160 · Celile, Osman Balcıgil
"Söyler misin bana Marcel, nasıl yetiştireceğiz çocuklarımızı böyle bir dünyada?"
📖 Sayfa 67 · Celile, Osman Balcıgil
Sisli bir sabahtı henüz,
📖 Sayfa 166 · Celile, Osman Balcıgil
Etrafı bürümüştü bir duman,
Uzaktan geldi bir ses ah aman aman!
Sen bu feryad-ı vatanı dinle işit,
Dinle de vicdanına öyle hükmet,
Vatanın parçalanmış bağrı,
Bekliyor senden ümit.
"Gerçeği göstermek yerine, var olanı göstermek."
📖 Sayfa 87 · Celile, Osman Balcıgil
"Ah Marcel, nasıl geldi insanlık bu duruma? Kim getirdi?
📖 Sayfa 172 · Celile, Osman Balcıgil
Yoksa hep böyleydi de ben mi farkında değildim?"
Kamburu çıkmış, ayakta zor duran yaşlı kadının kulağına "Bu gün beni bir kez daha doğurdun anne" dedi.
📖 Sayfa 416 · Celile, Osman Balcıgil
Pablo Picasso'ya, Salvador Dali'ye, Claude Monet'ye ve Vincent van Gogh'a ilham veren Montmartre, bakalım onu da bağrına basacak, fena halde ihtiyaç duyduğu ilhamı bahşedecek miydi?
📖 Sayfa 246 · Celile, Osman Balcıgil
Zaten o sarkaç değil miydi, kendisine durmaksızın harekete geçmesi gerektiğini hatırlatan? Gece gündüz ve her saat başı evi dolduran o "dan" sesleri değil miydi uykularını kaçıran, günlerini cehenneme çeviren?
📖 Sayfa 35 · Celile, Osman Balcıgil
"Benim ülkemin insanları, ancak kendi bayraklarının altında, kendileriyle ilgili kararları bizzat kendileri verdiklerinde mutlu olabilirler."
📖 Sayfa 266 · Celile, Osman Balcıgil
Bu bilgelerden en önemlisi, eğitimi olmayan askerlere, toplumun alt kesimlerinden büyük destek gelmesi ve hepsini kışkırtanların ise yobaz din adamları olmasıydı.
📖 Sayfa 117 · Celile, Osman Balcıgil
- Anlaşılan... kitleleri sokağa dökmek için dinin elden gittiğini söylemek yeterli oluyor..."
Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
📖 Sayfa 208 · Celile, Osman Balcıgil
Kimdir o, nasıldır diye rüzgârlara sordum,
Hülyamı tutan bir büyü var onda diyordum,
Gördüm: Dişi bir parsın ela gözleri vardı.
"Dertlerin mi beni bulma istidadı var yoksa ben mi bir tuhafım da gidip dertlere kapılanıyorum...
📖 Sayfa 317 · Celile, Osman Balcıgil
"Demek böyle oluyormuş, bizi tanıyan her insanın dünyadan çekilmesiyle, biraz daha azalıyormuşuz."
📖 Sayfa 323 · Celile, Osman Balcıgil
Adamlar kendi odasına da girmek isteyince Celile elinde tabancayla yataktan fırlamış, avazı çıktığı kadar "bir Müslüman kadının odasının bu şekilde basılmasının ahlaksızlık olduğunu" haykırmıştı.
📖 Sayfa 26 · Celile, Osman Balcıgil
"Anlaşılan... diye düşündü. "Memleketimin çekeceği acı, daha bir hayli devam edecek."
📖 Sayfa 256 · Celile, Osman Balcıgil
Denizin gözü pektir.
📖 Sayfa 176 · Celile, Osman Balcıgil
Denizcinin de gözü pek,
Denizle yüz be yüz dövüşülür.
İsterdim ki oğlum,
Yüz be yüz dövüşmekten tat alsın.
Diyeceksiniz ki: 'İşte şimdi halt ettin!
"Geçmiyor gibi görünse de, zaman çok çabuk geçiyor değil mi Celile?"
📖 Sayfa 376 · Celile, Osman Balcıgil
"Aslında... Bugün İstanbul halkı hep birlikte sokağa çıksa ve defolun diye bir bağırsa, hepsi kaçacak delik arar. Fransız'ı da İngiliz'i de Yunan'ı da ardına bakmadan kaçar gider..."
📖 Sayfa 291 · Celile, Osman Balcıgil
"Hakkın açık ve kaba bir şekilde ihlalini hiçbir dürüst vicdan kabul edemez."
📖 Sayfa 396 · Celile, Osman Balcıgil

"Ama umut yok Celile! Öyleyse ne manası var bunca insanın kanının dökülmesinin?"
📖 Sayfa 259 · Celile, Osman Balcıgil
Evlerinin büyük salonuna kurulu dev çini soba sayesinde neyse ki şikayeti yoktu yağan kardan Celile'nin. Tersine, etrafın beyazlığı ruhunu temizliyordu.
📖 Sayfa 11 · Celile, Osman Balcıgil
O mavi gözlü bir devdi.
📖 Sayfa 313 · Celile, Osman Balcıgil
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi, bahçesinde ebruliii,
hanımeli,
açan bir ev.
"Aylardır kimi görsem önemli bir hastalık atlatmışım gibi davranıyor. Oysa sadece Titanic'ten kurtuldum."
📖 Sayfa 151 · Celile, Osman Balcıgil
"Bizim düşünsel arka yapımız Hıristiyanlarınkinden daha mı geri ya da sığ Celile? Hayır değil. Fazlası var, eksiği yok."
📖 Sayfa 149 · Celile, Osman Balcıgil
"Düşünen, aydın insanların kaderi midir örselenmek, horlanmak, aşağılanmak?"
📖 Sayfa 353 · Celile, Osman Balcıgil
"Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı,
📖 Sayfa 238 · Celile, Osman Balcıgil
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı."
Kitleleri sokağa dökmek için dinin elden gittiğini söylemek yeterli oluyor...
📖 Sayfa 117 · Celile, Osman Balcıgil
İki ordu birbirlerine acımasızca saldırırken, savaşçıların evlerinde anneler oğullarını, evliler eşlerini, âşıklar sevgililerini düşünüyordu.
📖 Sayfa 103 · Celile, Osman Balcıgil
Ne yazık ki mutsuzluk, mutluluğun ikiz kardeşidir!
📖 Sayfa 91 · Celile, Osman Balcıgil
"Öncelikle teşekkür ederim bana 'Neden?' diye sorduğun için sevgili Marcel. Ailemden hiç kimse bu soruyu sormadı çünkü. Onun yerine, neredeyse herkes saçmaladığımı, daha fazla saçmalamamamı söyledi."
📖 Sayfa 260 · Celile, Osman Balcıgil
Keşke anlatabilseydim sana, insanın içinden bir parça koptuğunda neler hissettiğini.
Celile, Osman Balcıgil
Ve her zaman olduğu gibi, istenileni değil istediğini yaptı.
Celile, Osman Balcıgil
İzmir'in işgalinden hemen sonra, direniş örgütleri tarafından düzenlenen mitingler sayesinde, insanlar İstanbul'dan Anadolu'ya geçiyor, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan Milli Mücadele'ye omuz veriyorlardı.
📖 Sayfa 258 · Celile, Osman Balcıgil
Karanlıkta kar yağıyor,
📖 Sayfa 358 · Celile, Osman Balcıgil
Sen Madrid kapısındasın.
Karşında en güzel şeylerimizi,
Ümidi, hasreti, hürriyeti
Ve çocukları öldüren bir ordu...
"Ah sevgili Marcel, keşke anlatabilseydim sana, insanın içinden
Celile, Osman Balcıgil
bir parça koptuğunda neler hissettiğini ... Ama ne kabil . ..
Ne olurdu sanki biraz da yürekli olabilseydi?
Celile, Osman Balcıgil
"Ne acayip iştir ki
📖 Sayfa 373 · Celile, Osman Balcıgil
bu ne mene gidiştir ki TARANTA-BABU
bugün bu
'bu inanılmayacak kadar güzel' bu anlatılamayacak kadar sevinçli şey:
böyle zor
bu kadar
dar böyle kanlı
bu denlü kepaze..."
"Kendim için değilsem, kim benim için olacak? Yalnız kendim içinsem, ben neyim? Ve şimdi değilse, ne zaman?"
📖 Sayfa 73 · Celile, Osman Balcıgil

¶¶
📖 Sayfa 330 · Celile, Osman Balcıgil
"Kötüye doğru gidiş başlamışsa, önü alınamıyor" diye düşündü Celile.
Haklıydı. Maalesef dertlerin art arda gelmek gibi bir adeti vardı.
¶¶
Belki, karşı karşıya olunduğunda ya da sıcağı sıcağına hiçbir zaman kabul edilebilir bir durum değil ölüm.Öte yandan, hayatta olanı yaşatmaya çalışmak, yaşamı sürdürmek, evrenin devamlılığını sağlamak gibi bir sorumluluğumuz da var.
📖 Sayfa 103 · Celile, Osman Balcıgil
Geri döndüğüm kent belki aynı ama bakan gözler değişti..."
Celile, Osman Balcıgil
- Biliyor musun Celile? Rusya'da sekiz bin kilometre uzunluğunda bir demiryolu hattı tamamlanmak üzere.
📖 Sayfa 61 · Celile, Osman Balcıgil
- Birileri yaparken biz yıkıyoruz.
- Bir insanın öteki insanın etini yediğine inanabilir misin?
📖 Sayfa 280 · Celile, Osman Balcıgil
- Ne yani? İnsanlar insanları açlıkla mı terbiye ediyor?
"Eskiden arada bir açardım ama birkaç aydır hep açık 'kötü anılar koleksiyonu'mun kapağı. Yoksa hep açıktı da farkında mı değildim?"
📖 Sayfa 188 · Celile, Osman Balcıgil
- Saat için yelkovan ile akrep, gemi için baca, ağlayan bir çocuk için iki damla gözyaşı... Söyle bakalım Celile, yeterli mi bunlar resim için?
📖 Sayfa 85 · Celile, Osman Balcıgil
- Çalışmadığım yerden sordunuz efendim.
"Ben değilsem kim? Şimdi
Celile, Osman Balcıgil
değilse ne zaman?"
Yeni dönem başladığında, kuşkusuz eski defterler karıştırılacak ve insanlar "dost" ve "düşman" olmak üzere ikiye ayrılacaklardı.
📖 Sayfa 300 · Celile, Osman Balcıgil
"Kötüye doğru gidiş başlamışsa, önü alınamıyor."
📖 Sayfa 330 · Celile, Osman Balcıgil
Haklıydı. Maalesef dertlerin art arda gelmek gibi bir adeti vardı.
"Anlaşılan o ki sevgili Marcel, ülkemin hürriyete ulaşması hiç de kolay olmayacak... Daha yürümemiz gereken epey yol var..."
📖 Sayfa 109 · Celile, Osman Balcıgil
Artık demir alma günü gelmişse zamandan
Celile, Osman Balcıgil
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
“Kızgınlığının tepe yaptığı noktada “Kemal gibi değil, Nazım gibi olmak lazım bu hayatta!” diye söylendi. Oğlunun aşklarını hesapsız kitapsız, adam gibi yaşayacağından emindi Celile.”
📖 Sayfa 285 · Celile, Osman Balcıgil
“Muallimin olarak girdiğiniz bu eve, babam olarak giremeyeceksiniz. “
📖 Sayfa 227 · Celile, Osman Balcıgil
Keşke sana, güzel şehrimin keyfini sürdüğümü söyleyebilseydim. Ama öyle değil. Özledim özlemesine İstanbul'umu ama ülkem fokur fokur kaynarken keyfini çıkartabilmem tabii ki mümkün değil.
📖 Sayfa 67 · Celile, Osman Balcıgil
Aşkın, terk etmenin ve terk edilmenin yalnız başına yaşandığını, ondan daha iyi kim bilebilirdi!
📖 Sayfa 314 · Celile, Osman Balcıgil
Anadolu'da olduğu gibi İstanbul'da da, İzmir'in kurtuluşu büyük bir sevinçle karşılanmış, üzerinden bir ay bile geçmeden başlayan Mudanya görüşmeleri ise herkesin umuda kapılmasına yol açmıştı.
📖 Sayfa 296 · Celile, Osman Balcıgil
En azından yüz yıldır, bu toprakların gençleri, aydınları ülkeleri için kendilerini feda ediyor. Dilerim yüz yıl daha sürmesin.
Celile, Osman Balcıgil
Aşk olmalı, güzelliğin öteki adı.
Celile, Osman Balcıgil

''Ruhum, iki gözüm. Nerelerdesin? Göreceğim geldi.''
📖 Sayfa 236 · Celile, Osman Balcıgil
"İnsan en sıkışık olduğu durumlarda bile çocuklarının tahsili ve evlenmelerini düşünüyor. Bir de başını sokacak bir damının olmasını..."
📖 Sayfa 131 · Celile, Osman Balcıgil
"Ne yapman gerektiğini, beyninle bulmaya çalışma. Bırak kalbin söylesin!"
Celile, Osman Balcıgil
Sıkça Sorulan Sorular
Celile kimin eseridir?
Celile, Osman Balcıgil tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Celile kaç sayfadır?
Celile, 416 sayfadır (Destek Yayınları baskısı).
Celile'nin en ünlü sözü nedir?
“İnsanı insan yapan ve adına "duygu" denilen "çok özel hal", konuşmadan, anlatmadan, iç dökmeden ortaya çıkmıyordu, berraklaşmıyordu, karara bağlanamıyordu.”