
İslam'ı Anlamak, din dünyasına İsmail Yakıt'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmıştır. İslam'ı Anlamak'ı okuyanların favorisi olan sözler, sayfa numaralarıyla aşağıda.
İslam'ı Anlamak'tan En Beğenilen Alıntılar
... gelenekler, anlayışlar her dönemde Kur'an'dan onay almak zorundadır. Aksi takdirde gelecek nesiller, Kur'an dinine değil, "atalar dinine" uyarlar ki, bu da Kur'an'ın şiddetle reddettigi konulardan biridir.
📖 Sayfa 51 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Salih insan, canıyla malıyla servetiyle, eserleriyle hep insanlara faydalı olma peşinde koşan insandır. O, halka Hizmet Hakka hizmet prensibiyle çalışır. İnsanlara kolaylık gösterir, servetinden ihtiyaç sahiplerine verir, arkasından hayırla yad ettirecek hayır eserleri bırakır. Yapar veya yaptırır. Onurlu ve güzel davranışlarla, ahlâkıyla gönülleri fetheder, içinde sevap olan her amele koşar. Cehaletle ve yoksullukla savaşır. Zaten Allah'la olmanın, Allah yolun da koşmanın, O'nun yolunda harcamanın özü ve esasi da budur.
📖 Sayfa 94 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İslam kelimesinin kök anlamlarından olan ve en genel tanımını veren anlam: "sulh, barış, güven ve esenlik" anlamıdır. Buna göre İslam, barışın, huzur ve güvenin adı olmaktadır. Kur'an baştan sona bu anlamı işler. Bu anlama göre; nerede kargaşa, bela, cidal ve huzursuzluk varsa orada İslam yoktur. Şu halde günümüzdeki İslam adına estirilen teröre, cinayetlere ne demeli? Bunları işleyenlerin adları, amaçları ne olursa olsun, İslam adına İslam'a verdikleri zararın haddi hesabı yoktur.
📖 Sayfa 25 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"İçin temiz olmadiktan sonra
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Hacı, hoca olmuşsun kaç para,
Takke, tespih, seccade güzel
Ama, Tanrı kanar mı bunlara?"
Ahiretin varlığının en temel unsurlarından birisi, 'adalet' kavramıdır. Yani kişiyi ahirete inanmaya götüren temel faktörlerden birisi, mutlak adalet düşüncesi ve böyle bir adalete duyulan özlemdir. Adaletsizliklerin çözümleneceği bir başka hayat mutlaka olmalıdır. Madem ki adil bir Tanrı vardır, o halde adaletin tam olarak tecelli edeceği bir dünyanın da olması gerekir. Uğradığı veya şahit olduğu zulüm ve haksızlıklar insanı böyle düşünce ve inanca sevkettiği gibi, insanın ruhunda zaten böyle bir duygu vardır.
📖 Sayfa 205 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Sevgi ruhun kudretine teslim olmaktır. Kibri bırakıp benlik davasından geçmektir.
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Üç islâm vardır: Biri halkın kafasındaki İslâm, öteki mollanın kafasındaki İslâm, diğeri de Kur'ân'ın hedeflediği İslâm. Halkın kafasındakinde gelenek vardır, hurafe vardır, farklı anlayışlar vardır. Mollanın kafasındakinde katı kurallar vardır, şekil vardır. Münevver zümresinin tepesinde sallanan demoklesin kılıcıdır. Kur'ân'ın hedeflediği İslâm da gerçek İslâm'dır ve başımızın tacıdır."
📖 Sayfa 383 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
insanın bir şeye aklı yatmazsa gönlü ona meyletmez ve dolayısıyla iman doğmaz.
📖 Sayfa 102 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"İçin temiz olmadıktan sonra
📖 Sayfa 31 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Hacı, hoca olmuşsun kaç para,
Takke, tespih, seccade güzel
Ama, Tanrı kanar mı bunlara? "
(Ömer Hayyam)
"Kim ben alimim derse, muhakkak o cahildir."
📖 Sayfa 77 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Yabancı ülkeler için yapılacak yayınlar konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, diğer dinlerin çözüm getiremediği konuları İslami açıdan mantıklı ve tutarlı açıklamalar yaparak işlemektir. Böylece, bir gayr-i Müslim, kendi dininde cevap bulamadığı veya dininin tutarsız cevaplar serd ettiği insanlığın çağdaş bir probleminin, tutarlı ve tatmin edici cevabını İslâmî eserlerde bulabilmelidir.
📖 Sayfa 391 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Meleklere kendine secde ettirebilecek kadar meziyet sahibi olan insan, şeytanın ve nefsinin tuzağına düşecek kadar da zaafiyet sahibidir."
📖 Sayfa 169 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Dini yayınlar, devlet eliyle özellikle Diyanet işleri Başkanlığı ve İlahiyat Fakülteleri gibi resmi kuruluşlar eliyle ciddi şekilde yapılmalıdır. Farklı dini telakkilerden doğan fanatik çevrelerin, klik şuuruna dayanan cahilane yayınları, toplumun sosyo-kültürel inanç yapısını bozar. Dinî bütünleşmeyi zedeler, inanç bütünlüğünün alacağı her yara unutulmamalıdır ki, milli bütünleşmeyi de yaralar.
📖 Sayfa 393 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Şurası muhakkak ki geçmiş senelerde yeterli ve doğru bir din eğitimi devlet eliyle verilemediğinden, insanlarımız maalesef kendi dinini kendi imkânlarıyla öğrenmeye mecbur kalmış, çeşitli kişilerin etrafında çöreklenmek, şu veya bunun peşinden gitmek zorunda bırakılmıştır.
📖 Sayfa 381 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Ye'cüc ve Me'cüc, şu an mevcuttur diyen tarihçilerin ve müfessirlerin bir kısmı bunları, iki ayrı kavim telakki ederek Ye'cüc Türkler, Me'cüc Deylemliler'dir demişlerdir. Klasik Arap müfessirlerine göre her ikisi de Türkler, Türklere göre de Çinlilerdir. Bazıları da bunların Moğollar ve Mançuryalılar olduğunu söyler. Dolayısıyla tarihte kimin kimle problemi varsa, hasmını Ye'cüc ve Me'cüc ilan etme en kestirme yol olmuştur.
📖 Sayfa 244 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İslâm dininde akıl, eskilerin ifâdesiyle, insanın en mümeyyiz vasfıdır. Yani, yukarıda da beyan ettiğimiz üzere, en belirgin özelliğidir. Diğer mahluklardan insan aklıyla ayrılir. İşte bundan dolayıdır ki, mecnunlar ve sâbi çocuklar mükellef sayılmazlar. Mükellef olmadıkları için davranışlarından sorumlu değildirler. İslâm'da akıl "menât-ı teklif” ve “menât-ı hüküm”dür. Yani hüküm akla bağlıdır ve teklif aklı olanadır. Aklı olmayana teklif de yapılmaz.
📖 Sayfa 72 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Irkçılık tamamen kan bağı ve soy sop üs tünlügünü ön plana alırken; milliyetçilik, kendi milletini her türlü kültür yozlaşmasından uzak tutmak suretiyle, tamamen kendine has yapılar icerisinde ve milli kültürü bizzat bir medeniyet kaynağı haline getirme ve cemiyeti soysuz değişmelerin açık Pazar yeri halinden kurtarma hareketidir.
📖 Sayfa 361 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Kant'a göre, aklın bütün ilgileri üç soruda birleşir: Neyi bilebilirim? Ne yapmam gerekir? Ne ümit edebilirim? Tanrı'nın varlığı sorusu üçüncüsüyle alakalıdır.
📖 Sayfa 130 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İnsan sonradan olan yani mümkün varlıktır. Kendi kendine yaratamayacağına göre, kendisinden çok çok büyük gökleri ve yeri hiç yaratamaz. Keza alemde olan pek çok şey de insanın kendi yarattığı şeyler değildir.
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
.jpeg)
"Hangi şey ki akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur, biliniz ki, o bizim dinimize uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, İslam'ın menfaatine muvafıksa kimseye sormayın, o şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın tetabuk ettiği din olmasaydı ekmel olmazdı, ahir din olmazdı."
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Nefsin tezkiyesi ve ahlakın olgunlaşmasıyla kişi gönül dünyasını artabilir ve kendini hem normal halde hem de ibadet halinde derin bir iç huzuru içinde bulabilir.
📖 Sayfa 31 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İSLAM'ın en temel iki vasfi iki kelimeyle ifâde edilebilir. Bunlar, başlıkta görüldüğü gibi, Tevhid ve evrenselliktir
📖 Sayfa 23 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bugün yeryüzündeki dinler içerisinde gerçek yönüyle en az bilinen ama en fazla yanlış anlaşılan, yanlış yorumlanan ve yanlış tanıtılan İslâm'dan başka bir din yoktur dersek herhalde yanlış ifade etmiş olmayız.
📖 Sayfa 394 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İnsan fıtratında Allah inancının mevcudiyeti çocukluk dönemi gözlemlerinden de anlaşılır. "Metafizik kriz" adını verdiğimiz ve sorularla gelen çocukluk evresi bize insanın fıtraten böyle bir inanca mütemayil olduğunu gösterir.
📖 Sayfa 106 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bu dört anlamı bir araya getirirsek şöyle bir tanım ortaya çıkar: Tıpkı sert bir kaya gibi içinde boşluk ve alaşımı olmayan, bütün peygamberlere gönderilen evrensel ilâhî vahyin özünü oluşturan, beşerîyete güven ve barış içinde yaşamayı sağlayan ve sadece Allah'a teslimiyeti emrederek mensubunu_gerçek özgürlüğüne kavuşturan dine İslâm denir. Bu tanım onun kendi kendine yeterli bir din olduğunu açıkça belirtir.
📖 Sayfa 27 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Sevgi, ruhun kudretine teslim olmaktır. Kibri bırakıp benlik davasından geçmektir."
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
-H.Z. Ülken
İmam Şafi’ye sormuşlar: “Allah’ın varlığına delilin nedir?” Demiş ki: “Dut yaprağıdır. Çünkü bu yaprağı deve yese et olur. Koyun yese süt olur, ipek böceği yese ipek olur. Bu kadar özelliği bir yaprağa sığdıran elbette biri var. O da Allah’tır.” Demiş.
📖 Sayfa 103 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Ye'cüc ve Me'cüc sembolik iki kavramdır. Toplumların felaketini hazırlar. Her toplumun içinde bulunabilir. İnsan gücünü iyi kullanamayan, eğitimi bozuk, ekonomisi, sanayisi ve yönetimi zayıf toplumlarda kök salar onların kıyametini hazırlar. Dolayısıyla orta kıyamet söz konusudur. Büyük kıyametle alakalı değildir.
📖 Sayfa 244 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Akdem olmayan ekmel olamaz.
📖 Sayfa 107 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Meleklerin cinsiyeti yoktur. Kur'ân melekleri dişi varlıklar olarak iddia edenlerin bu fikirlerine karşı çıkar. "Onlar Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Acaba meleklerin yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu şahadetleri yazılacak ve kendileri de sorguya çekileceklerdir" (Zuhruf, 43/19).
📖 Sayfa 160 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Arapça "E-M-N" kökünden gelmekte ve "güven veren, güven duyulan, emniyet huzur ve sükun veren” anlamındadır. Buna parelel olarak, doğrulamak, doğruluğunu kabul etmek demektir. Türçemizde biz buna “iman etmek, inanmak” diyor
📖 Sayfa 97 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Müslümanın şeref ve itibarı mevkisinden, sıfatından ve sahip olduğu bir takım şekli özelliklerinden değil doğruluğundan, dürüstlüğünden, başkalarına faydalı olmasından ve ahlakından gelmelidir. Yoksa harici bir takım sıfatlar ona şeref bahşetmez. Nitekim Ömer Hayyam'ın buna işaret eden şu rübaisi ne kadar anlamlıdır:
📖 Sayfa 32 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı, hoca olmuşsun kaç para,
Takke, tesbih , seccade güzel
Ama, Tanrı kanar mı bunlara?"
"Sevgi, ruhun kudretine teslim olmaktır. Kibiri bırakıp benlik davasından geçmektir."
📖 Sayfa 78 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
İstanbul'da Takiyüddin Rasathanesi, III.Murat döneminde Eşar'i zihniyetli Şeyhülislam Kadızade Ahmed Şemseddin'in (1577-1580) astronomi ile uğraşmanın gökyüzünü incelemenin Allah'ın işine karışmak olduğunu, bu nevi uğraşlarının uğursuzluk getireceğini ileri sürerek.....verdiği fetva devrin padişahına arz edilir. Padişah III.Murat da Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa'ya verip, 'gereği ile amel oluna' der. Kılıç Ali Paşa da Boğaz'dan Sarıyer sırtında olan Rasathaneyi topa tutar ve hak ile yeksan eder.
📖 Sayfa 406 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Allah: "Ben yere ve göklere sığmam, ancak mümin kulumun kalbine sığarım" diyor.
📖 Sayfa 65 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Haccı teşkil eden diğer unsurlar da vardır: Kabe'nin önünde iki kayalık vardır: Safa ve Merve. Gelenek diyor ki, Hz. Hacer, susamış bebeği Hz. İsmail'e su aramak için bu iki nokta arasında yedi defa koşmuştur. Burada analık aşkı Allah'ın kullarına olan aşkını sembolize eder (Ahzab, 33/43). Hacer'in analık aşkına saygı duyarak orada ilahî aşka şükredilir ve O'nun rahmeti ve lütfuna başvurulur.
📖 Sayfa 64 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Görülüyorki ırkçılık, kişinin kendi kabilesi veya kavmine haksız olsa da savunmasıdır. Hz. Peygamber'in yasakladığı şey budur. Bir diğer ifadeyle “Hz. Peygamber'in asabiyet tabiri ile yasakladığı şey, fikir değil, fiildir." Elbette her fiil değil, zulüm ve haksızlık gibi, olumsuz fiillerdir.
📖 Sayfa 359 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Hz. Peygamber, bir Müslümanın kıyamet alâmetleriyle meşgul olmayı bırakıp kendi işine bakmasını istemiştir. Nitekim bir hadiste: "Kıyamet kopuyorken, birinizin elinde bir hurma fidanı da olsa, eğer kıyamet kopmadan dikebilirse onu diksin" buyurulmuştur. Dikilen bir fidanın meyve vermesi için, en az on onbeş sene beklemek gerekmektedir, halbuki o anda kıyamet kopmaktadır. Dolayısıyla, kıyamet koparken bile bir insanın kendi işine bakması gerekirken, alâmetleriyle meşgul olup, zaman kaybetmesinin bir anlamı var mıdır?
📖 Sayfa 236 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
.jpeg)
"Her sonradan olanın bir var edicisi vardır
📖 Sayfa 114 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Alem sonradan olmadır
O halde alemin de bir var edicisi vardır."
Şu halde şirk koşanların zihni ve ruh dünyaları dağınık, paramparça ve bulanıktır.
📖 Sayfa 138 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Milleti uzun asırlar gaflette bırakan çeşitli sebepler arasında hakiki noktayı bir kelimeyle ifâde etmiş olmak için diyebilirim ki, bütün sefâletlerimizin kat'i sebebi zihniyet meselesidir..."
📖 Sayfa 386 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
📖 Sayfa 329 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır."
Varlık ismini almaya hak eden varlık O'dur. Çünkü varlığı kendindendir. Diğer varlıklar gibi, varlık kendisine sonradan verilmemiştir. Halbuki O'nun dışında her şeyin varlığı kendinden değildir ve yokluğu düşünülebilir. Kur'ân' da: "Allah'la beraber bir başka ilaha yalvarma. O'ndan başka ilâh yoktur. O'nun Zât'ından başka her şey yok olur. Hüküm O'nundur. Dönüşünüz ancak O'nadır." (Kasas, 28/88) s.155
📖 Sayfa 155 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Millet kavramını daha belirgin olarak tanımlayabilmek icin sanırım şöyle bir tanım daha kapsamlı olacaktır. Ayni dil, ırk ve tarih şuurunun oluşturduğu sosyal vicdana sahip fertlerin birlik ve beraberliğinden meydana gelmiş insan topluluklaridir. Çünkü ortak vicdana sahip her fert, kendi öyle hissettiği sürece o milletten sayılır. Mesela kendini Türk hisseden herkes Türk'tür. Nitekim bu anlamda Atatürk: "Ne mutlu Türküm diyene" demiştir.
📖 Sayfa 353 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir miyar vardır. Bu miyarla hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şeyi akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur, biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, İslam'ın menfaatine muvafiksa kimseye sormayın, o şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın tetabuk ettiği bir din olmasaydı ekmel olmazdı, ahir din olmazdı."
📖 Sayfa 73 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bakıldığında görülür ki, Kur'an, inananları övmekte, inanmayanları yermekte ve inanılmasını emretmektedir.
📖 Sayfa 100 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Ya öğreten veya öğrenen veya dinleyen veya seven ol. Beşinci olma."
📖 Sayfa 76 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bazı çevrelerce "dindar" ve "dinci" kavramları da karıştırılmaktadır. Her Müslüman az veya çok dindardır veya olmak zorundadır. Bu ise onun, dininin emir ve nehiylerini yerine getirmesi demektir. “Dinci" tabiri ise, sonundaki "ci" takısından da anlaşılacağı gibi, "dini kendisine meslek edinenlere denir. Bunlar din görevinde çalışanlar degil, din alıp satanlar yani dini şahsi çıkarlarına ve ticaretlerine alet
📖 Sayfa 381 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
edenlerdir. Tıpkı lahmacuncu, muhallebici ve leblebicideki "ci" takısının fonksiyonu gibi, "dinci" sözündeki "ci" takısının fonksiyonu da aynıdır.
Pergamberlerin gönderiliș gerekçesi akla işlerlik kazandırmak, insanları duyan, düşünen, akleden ve sorgulayan, kısaca tedebbür eden ve gerçeği bulan, yanlışı terk eden bireyler yapmaktır.
📖 Sayfa 131 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Maneviyatın en büyük düşmanı korkudur. En kötü korku da ölüm korkusudur.
📖 Sayfa 341 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Asıl olan iradevi inançtır. Akla dayanan inançtır. Bu ise daha sağlam olandır. Kur'ân bunu önerir. Zira insanın bir şeye inanması için evvela onu aklın kabul etmesi gerekir. Aklın kabul ettiğini, kalp tasdik eder. İşte imanın kalbe yerleşmesi kişiyi gerçek anlamıyla mümin yapar.
📖 Sayfa 97 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Manevî esaretten kurtulmayı Türkistan'lı bilgin Musa Carullah, nebevî ahlâktan saydığı "semahat" kelimesiyle tanımlar. Ona göre, aklın, kalbin ve ruhun esaretten kurtuluşu yani insanın vehm, hırs ve taklit esaretinden kurtulmasıdır. İnsanın şehvete esir olmaktan kurtulmasına iffet, tembelliğe esir olmaktan kurtulmasına içtihat, mala ve paraya köle olmaktan kurtulmasına cömertlik, öfkeye esir olmaktan kurtulmasına da af denir. s.91
📖 Sayfa 92 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bugün gerek bazı basın organlarında ve gerekse bazı medya kanallarında özellikle iki kavrama saldırı olmakla birlikte, ikisinden biri adına diğerini yok etme gayretleri gözlenmektedir. Bu iki kavram Türk ve İslâm kavramlarıdır. Bazı kimseler, maalesef İslam dininin arkasına sığınmarak Türk milleti, Türk kültürü, Türk devleti ve Türk dili düşmanlığı yapmaktadırlar. Ayrıca Türk milliyetçiliğine karşı çıkanlar, başka herhangi bir etnik grubun, ırkçılığına ses çıkarmamaktadırlar.
📖 Sayfa 361 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Çok partili dönemlerde oy kaygısında olan bazı siyasi partiler de bunlarla diyaloga girmiş, böylece hem dini ve hem de siyasî anlamda "şucu" veya "bucu" adı altında dini gruplar çoğalmıştır. Bu çevreler, kendi aralarında cereyan eden bazı tartışmaların sonunda kendileri gibi düşünmeyen diğer Müslümanlara "kafir" "zındık”, "münafık" vs. lakapları ranatlıkla isnat edebilmektedir. Bir diğer tabirle Müslüman Müslüman'ı önce kâfir yapıyor, sonra da ona cihat açıyor.
📖 Sayfa 381 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Kur'ân'da büyük kıyametin ne zaman olacağı sadece Allah'ın bilgisinin dahilindedir. Kimsenin bu konuda bir bilgisi yoktur. Alâmetlere işaretle ilgili olarak hiçbir ayet de söz konusu edilemez.
📖 Sayfa 238 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Bir ülkede barış ve sükun için de yaşamanın, kısaca canın emniyette olmasının en büyük garantisi askerdir. Bir milletin gücü askerinin gücüyle ölçülür. Zira düşmanlarına karşı caydırıcı olabilmesi, onun modern araç ve gereçlerle donatılmış, savaş gücü yüksek ordusuyla gerçekleşir. Onun için, güçlü bir askeriye, her zaman barışın teminatıdır. Barışı seven daima savaşa hazır olur.
📖 Sayfa 338 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
"Aşk" sözü Arapça'da "aşaka" kelimesinden gelir ve bu kelime bir sarmaşık türünün adıdır. Ağaçları saran ve onun gövdesine kökler salıp ağacın öz suyunu emen ve sonunda ağacı kurutan sarmaşığın adıdır. Tıpkı sarmaşığın ağacı sarıp kurutması gibi, aşırı sevgi de insanı sarıp kuruttuğundan sevginin bu yoğun haline aşk denmiştir.
📖 Sayfa 80 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt

Halbuki İslam'ın şartları beşle sınırlandırılamaz. Daha fazladır. Kur'an'da iyilik, güzellik, doğruluk, dürüstlük, fazilet ve ahlakla ilgili ne kadar erdem varsa hepsi de İslam'ın şartlarıdır. Kur'an zaten bize bunları emreder. Hz. Peygamber de bunları ilke edinmiştir.
📖 Sayfa 30 · İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt
Sıkça Sorulan Sorular
İslam'ı Anlamak kimin eseridir?
İslam'ı Anlamak, İsmail Yakıt tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.
İslam'ı Anlamak kaç sayfadır?
İslam'ı Anlamak, 432 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).
İslam'ı Anlamak'ın en ünlü sözü nedir?
“... gelenekler, anlayışlar her dönemde Kur'an'dan onay almak zorundadır. Aksi takdirde gelecek nesiller, Kur'an dinine değil, "atalar dinine" uyarlar ki, bu da Kur'an'ın şiddetle reddettigi konulardan biridir.”