CANLI

Kâbus Kitabından Klasik Edebiyat Üzerine Akılda Kalan Sözler — Mehmet Rauf

Kâbus - Mehmet Rauf kitap alıntıları ve sözleri

Kâbus adlı eser, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1928'de okurlarla buluşmuştur. Kâbus adlı eserden damıtılan en etkileyici satırlar, sizin için aşağıda.

Yazar:Mehmet Rauf
İlk Yayın:1928
Yayınevi:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı:128
Dil:Türkçe
ISBN:9786253842796
Okuma Süresi:3 sa. 38 dk.
Türler:Roman, Edebiyat, Türk Klasikleri

Kâbus'tan En Beğenilen Alıntılar

Ah, ya Rabbi dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken ne idi bu insanlardaki vahşilik ki hâlâ birbirlerini yiyor hâlâ birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı?

Kâbus, Mehmet Rauf

Pislik ve alçaklık onların ruhları mıydı, kirlilik ve alçaklık onların varlıkları mıydı?

📖 Sayfa 21 · Kâbus, Mehmet Rauf

Fakat her adımı darağacına giden mahkumun adımı, her düşüncesi intihar için tabancaya uzanan ümitsizin düşüncesi oluyordu.

Kâbus, Mehmet Rauf

“Ben sevince tek bir kişiyi sevenlerdenim. İsterim ki beni seven de aynı şekilde sevsin.”

Kâbus, Mehmet Rauf

Onu seviyordu.işte bu kadar.

Kâbus, Mehmet Rauf

Bilhassa insan yakın ve beraber yaşamaya mecbur olduğu hemcinslerinden her gün bin türlü yara bere alır.

📖 Sayfa 8 · Kâbus, Mehmet Rauf

“Akıllı bir insan her şeye gülmesini bilendir. Hayatta en birinci maharet budur. Olur olmaz şeylere kederlenen, anlamsız zırvalara hiddetlenen, hayatını boş yere zehirlemiş olur.”

📖 Sayfa 7 · Kâbus, Mehmet Rauf

“Akıllı insan her şeye gülmesini bilendir. Hayatta en birinci maharet budur.”

Kâbus, Mehmet Rauf

"Dünyada yaşamak kadar tüketici,yok edici bir kuvvet daha bulunamazdı. Yaşamak her an mahvolmaktı. Bir taraftan erimek ,ezilmek ,çürümek yok olmak ve özellikle de değişmek demekti. "

📖 Sayfa 15 · Kâbus, Mehmet Rauf

"Dünyada yaşamak kadar tüketici, yok edici bir kuvvet daha bulunamazdı. Yaşamak, her an mahvolmaktı."

📖 Sayfa 15 · Kâbus, Mehmet Rauf

Hayat en güçlü bağları, en derin aşkları bile işleyerek, en ateşli ilgileri bile söndürerek her şeyi kemiriyor, kemiriyor, kemiriyordu.

📖 Sayfa 15 · Kâbus, Mehmet Rauf

Bir aşk için başka bir aşkı yıkmak nasıl mümkün olurdu?

📖 Sayfa 34 · Kâbus, Mehmet Rauf

Ve sevmeyen adam da kıskanır mıydı?

Kâbus, Mehmet Rauf

“Özellikle ilk zamanların heyecan uyandıran ayrıntılarını şimdi düşündükçe, bugünkü bu acı ayrıntıları bile unutacak kadar yine sarhoş oluyordu.”

📖 Sayfa 12 · Kâbus, Mehmet Rauf

Ah, ihanet için ne dolaplar, ne kolay düzenler vardı ve her şey aldatanlara yardımcı ve aldanana düşman olmak üzere, her şey ihanete nasıl kolaylık sağlıyor, ne kadar yardımcı oluyordu.

📖 Sayfa 25 · Kâbus, Mehmet Rauf

Yıkım. Ah hep yıkım, bütün,bütün yıkım. Bütün hayatı yıkım.

📖 Sayfa 72 · Kâbus, Mehmet Rauf

Hele ilk günlerde her duyguları karşılıklı, her arzuları benzerdi.

Kâbus, Mehmet Rauf

Artık rahatım, mutluluğum kalmadı. Gece gündüz her saat bu şüphelerle boğuşmak lazım.

📖 Sayfa 50 · Kâbus, Mehmet Rauf

“Hanımlar köşelerine çekildiler, kim bilir ne fesatlık tertip ediyorlar. Atılan kahkahalardan anlaşılıyor ki yine neşe ve keyif yerinde. Öyle ya bütün sıkıntı, bütün üzüntüler erkeklerin sırtında. Hanımların erkeklerden yalnız paraya ihtiyaçları var, iltifata değil, değil mi birader bey?”

📖 Sayfa 6 · Kâbus, Mehmet Rauf

"Ben böyle acılar içinde mahvolduktan sonra her şey mahvolsun, dünya yıkılsın," diyordu.

📖 Sayfa 45 · Kâbus, Mehmet Rauf

Eğer ruhsal bir uygunluk hissedilmezse aşk denilen şey, bir çiftleşmeden ibaret olmaz mıydı?

📖 Sayfa 77 · Kâbus, Mehmet Rauf

Her şeyden herkesten hatta kendi gölgemden bile kaçmak istediğim anlar oluyor.

Kâbus, Mehmet Rauf

Ve sevmek kelimesinin en özel, en kudurmuş, en yırtıcı anlamıyla seviyordu.

Kâbus, Mehmet Rauf

'Hayat ne büyük bir sahne ve bunu facia haline getirmek ne büyük bir budalalık!'

📖 Sayfa 7 · Kâbus, Mehmet Rauf

“Nigar’ın o kadar iyi tanıdığı derin şefkatle, ince hislerler titreyen ateşli kadın ruhunun birdenbire soğuması, ansızın bağlılığının çürümesi hiç mümkün müydü?”

📖 Sayfa 14 · Kâbus, Mehmet Rauf

“Akıllı bir insan her şeye gülmesini bilendir.”

📖 Sayfa 7 · Kâbus, Mehmet Rauf

Dünyaya didişmek, hırlaşmak için gelmemişiz ama gece gündüz başka bir şey yapmıyoruz ve başka bir şey yapma imkânı da yoktur. Yaşamak demek mücadele, havayla, hayvanlarla, cansız varlıklarla, özellikle insanlarla mücadele demek değil midir? Esasen insanlar birbirlerine güdüleri ve menfaatleri yüzünden zıt düşmüş olarak dünyaya gelmişlerdir; herkesin saadeti, keyfi, rahatı, başkalarının elemleri, gözyaşları ve kederleri pahasına var olur.

📖 Sayfa 8 · Kâbus, Mehmet Rauf

Dinler, hangisi olursa olsun,hepsi insanları kötülükten sakındırmak ve iyilik yapmaya devam ettirmek için değil miydi ki bütün peygamberler gelmiş, çalışmışlardı?

📖 Sayfa 90 · Kâbus, Mehmet Rauf

En şiddetli intikama, en zehirli cezaya layık değil miydi?

📖 Sayfa 28 · Kâbus, Mehmet Rauf

Ah, ya Rabbi dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken neydi bu insanlardaki vahşilik ki hâlâ birbirlerini yiyor, hâlâ birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı?

📖 Sayfa 46 · Kâbus, Mehmet Rauf

Zenginlik ve ihtişam, ruhun fakirliğini örtmeye yetmez.

Kâbus, Mehmet Rauf

Yaşamak, her an mahvolmaktı.

Kâbus, Mehmet Rauf

Ben böyle acılar içinde mahvolduktan sonra her şey mahvolsun, dünya yıkılsın.

Kâbus, Mehmet Rauf

Oh, hayat buydu, mutluluk buydu! Bu yani sevdiğiniz, saygı duyduğumuz ve değer verdiğiniz güzel bir kadına hayatın dikenli yollarında yardımcı olmak; evet çalıdan çırpıdan, inis çıkıştan, düşmekten ve yok olmaktan onu korumak...

📖 Sayfa 47 · Kâbus, Mehmet Rauf

Bütün insanlar içgüdüleri ve menfaatleri gereği birbirine düşmandır ama benim fikrime göre asıl kadınla erkeğin düşmanlığı kadar engellenemez ve yok edilemez değil.

📖 Sayfa 8 · Kâbus, Mehmet Rauf

Şimdi ne yapabilirdi, ne yapacaktı ve ne yapmalıydı?

Kâbus, Mehmet Rauf

Görünüşe aldanmamalı en parlak kumaşların altında bile bazen en kirli ruhlar gizlidir.

Kâbus, Mehmet Rauf

Fakat en hakim duygusu öfkeydi.

📖 Sayfa 75 · Kâbus, Mehmet Rauf

Ah, ya Rabbi dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken neydi bu insanlardaki vahşilik ki hala birbirlerini yiyor, hala birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı?

📖 Sayfa 46 · Kâbus, Mehmet Rauf

Budalalık, hayatında bu kadar gerekli temel şeyleri bu kuş beyinli kadın mahlukların başına bağlamak değil miydi?

📖 Sayfa 72 · Kâbus, Mehmet Rauf

Dünyadaki en büyük adaletsizlik temiz kalpli insanların hainlerin elinde oyuncak olmasıdır.

Kâbus, Mehmet Rauf

‘ Hayat ne büyük bir sahne ve bunu facia haline getirmek ne büyük bir budalalık! ’ sözünü onaylıyorum. Mümkün olmalı da insan gülmeli…

📖 Sayfa 7 · Kâbus, Mehmet Rauf

Dünyaya didişmek, hırlaşmak için gelmemişiz ama gece gündüz başka hiçbir şey yapmıyoruz

Kâbus, Mehmet Rauf

Kafanın içi süslenmedikten sonra, beyin süsten, aydınlıktan uzak olduktan sonra, vücudun yakışıklılığı ve kıyafetin süslü olması kaç para ederdi?

Kâbus, Mehmet Rauf

Yaşayan üzülüyordu. Hayat en güçlü bağları, en derin aşkları bile işleyerek, en ateşli ilgileri bile söndürerek her şeyi kemiriyor, kemiriyor, kemiriyordu. Dünyada yaşamak kadar tüketici, yok edici bir kuvvet daha bulunamazdı. Yaşamak, her an mahvolmaktı. Bir taraftan erimek, ezilmek, çürümek, yok olmak ve özellikle, özellikle de değişmek demekti.

📖 Sayfa 14 · Kâbus, Mehmet Rauf

Bu bağı koparmak, onun hayatını yıkmak demekti.

📖 Sayfa 45 · Kâbus, Mehmet Rauf

Öyle ya bütün sıkıntı, bütün üzüntüler erkeklerin sırtında.

📖 Sayfa 6 · Kâbus, Mehmet Rauf

Hakikati öğrenmek mi daha korkunç, yoksa bu belirsizliğin kâbusu içinde yaşamak mı?

Kâbus, Mehmet Rauf

Kafanın içi süslenmedikten sonra….. kıyafetin süslü olması kaç para ederdi?

Kâbus, Mehmet Rauf

Ah, çünkü bu erkekler, bu erkekler... Bu her vakit gafil, her zaman masum erkekler... Bir kere kadınlarının sadakatinden emin oldular mı sanki bu Havva kızının bir günü bir gününe uyarmış gibi, sonsuza kadar kendilerini tam bir güvenle teslim ediveren zavallı erkekler...

Kâbus, Mehmet Rauf

Şimdi ne yapabilirdi, ne yapacaktı ve ne yapmalıydı? Her şeyi olduğu gibi bırakıp gitmek, bu kadar. Bu o kadar yüce emellerle kurulmuş yuvayı, toplanmış eşyayı, kurulmuş aileyi bozmak, yıkmak. Ah ya Rabbim, ya Rabbim, bu nasıl mümkün olabilirdi ki... Bunların her biri hayatının birer parçası, varlığının birer parçası, temeliydi.

Kâbus, Mehmet Rauf

Ne kadar sevinç varsa yüz bin kat fazla elem de var, bu kesin!

📖 Sayfa 7 · Kâbus, Mehmet Rauf

Dünyada yaşamak kadar tüketici, yok edici bir kuvvet daha bulunamaz. Yaşamak, her an mahvolmaktı. Bir taraftan erimek, ezilmek, çürümek, yok olmak ve özellikle, özellikle de değişmek demekti

Kâbus, Mehmet Rauf

Bir kocanın karısını kıskanması namus için miydi, yoksa sevgiden mi ibaretti?

Kâbus, Mehmet Rauf

Bir adamda kötülüğe meyil mi var? Onu bu meylinden döndürmek imkansız denilecek derecede güçtü.

📖 Sayfa 43 · Kâbus, Mehmet Rauf

Yaşamak demek mücadele ,havayla, hayvanlarla, cansız varlıklarla özellikle insanlarla mücadele etmek değil midir?

Kâbus, Mehmet Rauf

..
Dünyada yaşamak kadar tüketici, yok edici bir kuvvet daha bulunamazdı. Yaşamak, her an mahvolmaktı. Bir taraftan erimek, ezilmek, çürümek, yok olmak ve özellikle, özellikle de değişmek demekti.

Kâbus, Mehmet Rauf

“…herkesin saadeti, keyfi, rahatı, başkalarının elemleri, gözyaşları ve kederleri pahasına var olur.”

Kâbus, Mehmet Rauf

Oh, hayat buydu, mutluluk buydu! Bu, yani sevdiğiniz, saygı duyduğunuz ve değer verdiğiniz güzel bir kadına hayatın dikenli yollarında yardımcı olmak; evet çalıdan çırpıdan, iniş çıkıştan, düşmekten ve yok olmaktan onu korumak...

Kâbus, Mehmet Rauf

Sıkça Sorulan Sorular

Kâbus kimin eseridir?

Kâbus, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1928'de yayımlanmıştır.

Kâbus kaç sayfadır?

Kâbus, 128 sayfadır (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).

Kâbus'un en ünlü sözü nedir?

“Ah, ya Rabbi dünyada şefkat, af, insanlık gibi güzel şeyler varken ne idi bu insanlardaki vahşilik ki hâlâ birbirlerini yiyor hâlâ birbirlerini yemekten zevk alıyorlardı?”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kâbus — Mehmet Rauf. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4