CANLI

Klasik Edebiyat Dünyasından Uygarlık Toplum ve Din: Sigmund Freud'un Akılda Kalan Sözler

Uygarlık Toplum ve Din - Sigmund Freud kitap alıntıları ve sözleri

Sigmund Freud'un imzasını taşıyan Uygarlık Toplum ve Din, İnsan ve Toplum alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Payel Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Sigmund Freud
Çevirmen:Emre Kapkın
İlk Yayın:2004
Yayınevi:Payel Yayınları
Sayfa Sayısı:359
Orijinal Adı:Civilization, Society and Religions
Dil:Türkçe
ISBN:9789753881463
Okuma Süresi:10 sa. 10 dk.
Türler:İnsan ve Toplum, Psikoloji

Uygarlık Toplum ve Din'den En Beğenilen Alıntılar

Uzun vadede hiçbir şey akıl ve deneyime direnemez; dinin her ikisiyle de çeliştiği oldukça açıktır.

Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İnsanlar yaşamdan ne beklerler ve neyi elde etmek isterler? Bu sorunun yanıtının kuşkulu olması çok zor. Mutluluğun peşinde çabalarlar; mutlu olmak ve mutlu kalmak isterler. Bu çabanın iki yönü vardır: bir olumlu, bir de olumsuz hedef. Bir yanda acı ve hazsızlığın yokluğunu amaçlar; öte yandan da güçlü haz duyguları yaşamayı. Sözcüğün daha dar anlamında mutluluk yalnızca bu sonuncuyla ilişkilidir.

📖 Sayfa 243 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İnsan, deyim yerindeyse günümüzde bir Tanrı protezi haline gelmiştir.

📖 Sayfa 259 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Kendimize eğer dünyayı yaratan bir Tanrı ve cömert bir Takdir-i İlahi olsaydı, evrende bir ahlaksal düzen ve de bir öteki dünya bulunsaydı çok iyi olurdu diyeceğiz ama bunun tam da bizim olmasını istediğimiz şey olduğunun kesin gibi olması da çok çarpıcı bir olgu. Ve de bizim zavallı, cahil ve ezilmiş atalarımız evrenin tüm bu zor bilmecelerini çözmeyi başarmış olsalardı bu daha da kayda değer bir şey olurdu.

📖 Sayfa 198 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eğer komşunuzu öldürmenizin tek nedeni bunu Tanrının yasaklaması ve sizin de onun bu dünyada ya da öteki dünyada sizi ağır bir biçimde cezalandıracağından korkmanızsa o zaman bir Tanrı olmadığını ve onun cezasından korkmanıza gerek olmadığını öğrendiğinizde komşunuzu duraksamadan öldürürsünüz ve sizi bunu yapmaktan ancak dünyasal güçler alıkoyabilir. Öyleyse ya bu tehlikeli kitleler ağır bir baskı altına alınmalı ve herhangi bir entelektüel uyanmadan uzak tutulmalı ya da uygarlıkla din arasındaki ilişki kökten bir revizyondan geçirilmelidir.

📖 Sayfa 205 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Grubun bir kesimini oluşturan birey artık kendisi değildir; kendi istenci tarafından yönetilmekten vazgeçmiş bir otomattır.

📖 Sayfa 93 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dini zor kullanarak ve bir anda ortadan kaldırmaya çalışarak işe başlamak elbette anlamsız. İnanan kişi, inancını tartışma veya yasak marifetiyle elinden alınmasına izin vermeyecektir. Ve bu yöntem bazılarında başarılı olsa bile bu zorbalık olacaktır. Yıllarca uyku hapı alarak yatan bir insanın elinden ilaçlarını alırsanız uyuyamaz.

📖 Sayfa 242 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bir aşk ilişkisi doruklarındayken çevrede hiçbir ilgi için yer yoktur.

📖 Sayfa 275 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eleştiri, dinsel dokümanların kanıtsal değerini azaltmış, doğal bilimler onlardaki yanlışları göstermiş ve karşılaştırmalı araştırma, saygı gösterdiğimiz dinsel düşüncelerle ilkel insanlar ve zamanların zihinsel ürünleri arasındaki ölümcül benzerliğe dikkati çekmiştir.

📖 Sayfa 203 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Duygusal yaşamımızın gelişimin en eski evrelerinden birine gerilemesi hakkında bize bir şeyler söyleyebilen tek şey düşlerdir. Örneğin tüm düşlerimize bencil güdülerin egemen olması kayda değerdir.

📖 Sayfa 69 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Uygarlığımız, içgüdülerin bastırılması üzerine inşa edilmiştir. Her birey sahip olduklarının bir kısmından vazgeçmiştir

📖 Sayfa 8 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dünyaya, bu bezgin dünyaya getirdin bizi. Dikkatsizce suça gidelim diye. Sonra pişmanlığı bıraktın şiddetle boynumuzu büksün diye. Bir anlık suç, bir dönem acı!

📖 Sayfa 302 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dünyayı devindiren açlık ve aşktır.

📖 Sayfa 284 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eğer komşunuzu öldürmeyişinizin tek nedeni bunu yapmanız halindeki sonraki yaşamınızda size ağır cezalar verecek olan tanrının bunu yasaklaması ise, bu durumda tanrı diye bir şey olmadığında ve onun tarafından cezalandırılmaktan korkmanız gerekmediğini öğrendiğiniz an, elbette komşunuzu tereddütsüz öldüreceksiniz; bunu yapmanıza sadece dünyevi bir güç engel olabilir. Dolayısıyla ya bu tehlikeli kitlelerin acımasızca baskı altında ve entelektüel uyanıştan özenle uzak tutulması, ya da uygarlıkla din arasındaki ilişkide köklü bir değişiklik yapılması gerekir.

📖 Sayfa 231 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Kahramanlığın mantıksal zemini kişinin kendi yaşamının belirli soyut ve genel yararlar yanında o kadar da değerli olmadığı yargısında yatar. Ama benim görüşüme göre içgüdüsel ve itkisel kahramanlık daha sıktır; o böyle nedenleri bilmez ve tehlikeyle alay eder: "Bana hiçbir şey olamaz."

📖 Sayfa 80 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Zamanın akışı içinde insanlık, bilimin elinden iki kez darbe yemiştir ve naif özsevgisinin incinmesinin acısını yaşamak zorunda kalmıştır: Birincisi, dünyanın merkezi olmadığını, akıl almaz büyüklükte bir dünyalar sistemi içinde sadece bir nokta olduğunu anladığında... İkincisi, biyolojik araştırmalar özel yaratılmışlık ayrıcalığını elinden alıp soy kütüğünü hayvanlar alemine düşürdüğünde...

Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Kuşkusuz sevgiyi her şeyin merkezi haline getiren, tüm doyumu sevme ve sevilmede arayan yaşam biçiminden söz ediyorum. Bu türden bir ruhsal tutum doğal olarak tümümüze yeterli gelir; sevginin kendisini dışa vurduğu biçimlerden biri -cinsel sevgi- bize sel gibi bir haz duygusunun en yoğun yaşantısını vermiş ve böylece mutluluk arayışımız için bir örnek sağlamıştır. Bu yaşama tekniğinin zayıf yanı bizim hiçbir zaman aşık olduğumuz zamankinden daha fazla acıya karşı savunmasız, sevdiğimiz nesneyi ya da onun sevgisini yitirdiğimiz zamankinden daha umarsızca mutsuz olmamamızdır.

📖 Sayfa 250 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İnsanoğlu doğa üzerindeki kontrolünde sürekli ilerlemeler kaydetmiştir ancak insan olaylarının yönetiminde de benzer bir ilerleme göstermiş olduğunu söylemek kesinlikle olası değildir.

📖 Sayfa 171 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Vicdan hepimizi korkaklaştırır.

📖 Sayfa 302 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Gerçekten de Goethe "hiçbir şey ard arda gelen güzel günler kadar çekilmez değildir" diye bizi uyarır.

📖 Sayfa 245 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Hangi yollardan ya da hangi yan yollardan bu oluşabilir tahmin edemeyiz. Ama bir şeyi söyleyebiliriz: uygarlığın gelişmesini besleyen her şey aynı zamanda savaşa karşı çalışır.

📖 Sayfa 335 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Kendini koruma içgüdüsü kesinlikle erotik bir içgüdüdür ama eğer bu amacını gerçekleştirecekse saldırganlığı emrinde bulundurmalıdır. Böylece aşk içgüdüsü de bir nesneye yöneltildiğinde eğer bu nesnenin mülkiyetini elde etmek istiyorsa egemen olma içgüdüsünün katkısına gereksinim duyacaktır.

📖 Sayfa 330 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Çok sık olarak bir erkek kardeş bir cinsel sapıktır. oysa kız kardeşi bir kadın olarak daha zayıf cinsel içgüdüsü olduğu için belirtileri cinsel olarak daha etkin erkek kardeşinin sapkınlıklarıyla aynı eğilimleri dışa vuran bir nevrotiktir. Ve buna uygun olarak çoğu ailede erkekler sağlıklıdır ama toplumsal bakış açısından istenmeyecek derecede ahlaksızdır oysa kadınlar yüce gönüllü ve aşırı incelmiştir ama ağır derecede nevrotiktir.

📖 Sayfa 41 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Düşkırıklığından söz ettiğimde herkes hemen ne demek istediğimi anlayacaktır. İnsanın duygularının esiri olan birisi olması gerekmez; insan, insan yaşamının ekonomisinde acı çekmenin biyolojik ve ruhbilimsel gerekliligini anlayabilir ama yine de hem araçları hem sonuçları açısından savaşı lanetleyebilir ve tüm savaşların bitmesini özleyebilir.

📖 Sayfa 56 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bizzat "Öldürmeyeceksin" ( İncil,) emrine yapılan vurgu öldürme tutkusunu belki bizim de bugün taşıdığımız gibi, kanında taşıyan sonsuz bir katil kuşakları dizisinden türediğimizi kesin kılar.

📖 Sayfa 79 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eğer kişi bir yabancıysa ve kendisinin herhangi bir değeriyle ya da benim duygusal yaşamım için daha önceden edindiği herhangi bir önemle beni çekemiyorsa benim için onu sevmek zor olacaktır. Aslında seversem yanlış olacaktır çünkü benim sevgim kendi insanlarımın tümü için benim onları yeğleyişimin bir işaretidir ve eğer bir yabancıyı onlarla eşit değere getirirsem bu onlara karşı haksızlık olur. Ama eğer onu yalnızca o da bir böcek, bir solucan ya da ot yılanı gibi bu dünyanın bir sakini olduğu için seveceksem korkarım onun payına sevgimden yalnızca küçük bir zerre düşecektir.

📖 Sayfa 277 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bir aşk ilişkisi doruklarındayken çevrede hiçbir ilgi için yer yoktur; bir çift aşık kendilerine yeterler hatta kendilerini mutlu etmesi için ortak çocuklarına bile gereksinimleri yoktur.

📖 Sayfa 275 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Uygarlık, insanların sıkı örgülü bir grup halinde bir araya gelmelerine neden olan içsel bir erotik itkiye boyun eğdiği için bu amacı ancak suçluluk duygusunun durmadan artan pekiştirıneleri aracılığıyla gerçekleştirebilir.

📖 Sayfa 301 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İnsanların doğuştan ve yok edilemez eşitsizliklerinin bir örneği önderler ve izleyiciler diye iki sınıfa ayrılma eğilimleridir. İkinciler büyük çoğunluğu oluşturur; onlar için kararlar verecek ve büyük kesimin ayrımsız bir boyun eğme sunduğu bir otoritenin gereksinimi içinde dururlar.

📖 Sayfa 333 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İyi ve kötü hakkında ahlaksal yargılarda bulunmak için çok acele etmemeliyiz.

📖 Sayfa 330 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dinamik ve ekonomik temellerde doyurulmamış bir erotik istemin yerine ortaya çıkan bir suçluluk duygusu artışını nasıl açıklayacağız? Bu ancak dolambaçlı bir yoldan olasıdır - yani, bir erotik doyumun engellenmesinin bu doyumla çatışan kişiye karşı bir parça saldırganlık ortaya çıkardığını ve bu saldırganlığın da baskılanması gerektiğini varsayıyorsak.

📖 Sayfa 306 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bir başka yordam daha enerjik ve daha kapsamlı bir biçimde çalışır. Gerçekliği tek düşmanı ve birlikte yaşanması olanaksız tüm acıların kaynağı sayar o halde insanın mutlu olması gerekiyorsa gerçeklikle her türlü ilişkisini kesmelidir. Münzevi dünyaya sırtını döner ve artık onunla hiçbir alışverişi olmayacaktır. Ama kim umutsuz bir meydan okumayla mutluluğun bu yoluna çıksa hiçbir şey elde edemez. Gerçeklik onun için çok güçlüdür. O da genel olarak sanrılarını gerçekleştirmede kendisine yardım edecek hiç kimseyi bulamadığı bir deli haline gelir.

📖 Sayfa 249 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Aşık olma. doğrudan cinsel itkilerle amaçlarına ket vurulmuş cinsel
itkilerin eşzamanlı var oluşuna dayanır ve burada nesne, öznenin narsisistik ego libidosunun bir kısmını kendine çeker. İçinde yalnızca ego ve nesneye yer olan bir durumdur.

📖 Sayfa 162 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Tek tek bireylerde kişisel çıkar neredeyse tek güdücü güçtür; gruplarda ise çok nadir olarak ege­men olur."

📖 Sayfa 100 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Kadınların "fizyolojik aptallık" larının Moebus'un geniş ölçüde tartışılmış bir çalışmasında öne sürdüğü gibi entelektüel işleyişle cinsel etkinlik arasındaki zıtlıkla açıklanmasına inanmıyorum. Bu denli çok kadının entelektüel olarak kuşku götürmez değersizliklerinin izinin cinsel baskılamanın gereksindiği düşünce ket vurulmasında bulunacağını düşünüyorum.

📖 Sayfa 47 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bilinçaltımızın ölüm sorununa yaklaşımı nedir diye soruyoruz. Yanıtın şöyle olması gerekir: neredeyse tümüyle ilkel insanınki gibi. Başka pek çok bakımdan olduğu gibi bu açıdan da tarihöncesi zamanların insanı değişmemiş olarak bilinçaltımızda yaşar.

📖 Sayfa 79 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Şimdi özdeşleşme ile aşık olmanın, "hayranlık" ya da "kölelik" diye betimlenebilecek bu uç gelişimleri arasındaki farkı kolayca tanımlayabiliriz. Birinci durumda ego kendisini nesnenin nitelikleriyle zenginleştirmiş. nesneyi Ferenczi'nin [1909] ifadesiyle "içe almış"tır. İkinci durumda ego fakirleşmiş. kendini nesneye teslim etmiş. nesneyi kendisinin en önemli bileşeninin yerine geçirmiştir.

📖 Sayfa 132 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bilimsel çalışma için dünyanın gerçekliği hakkında bir miktar bilgi edinmenin olası olduğuna, bu bilgi sayesinde gücümüzü artıracağımıza ve buna uygun olarak yaşamımızı düzenleyebileceğimize inanırız. Eğer bu inanç bir yanılsamaysa o zaman sizinle aynı konumda oluruz. Ama bilim pek çok ve önemli başarılarıyla bunun hiç de yanılsama olmadığının kanıtlarını bize vermiştir.

📖 Sayfa 220 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eleştirmenler. evrenin karşısında insanın önemsizliği ya da güçsüzlüğü duygusunu benimseyen birini "koyu dindar" diye tanımlarlar. Daha ileriye gitmeyen ama büyük dünyada insanoğlunun oynadığı küçük rolü alçakgönüllülükle kabullenen adam ise tersine sözcüğün en doğru anlamıyla dinsizdir.

📖 Sayfa 197 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dinler her nasılsa uygarlıkta bir suçluluk duygusunun oynadığı rolü göz ardı etmemişlerdir. Dahası insanoğlunu günah dedikleri bu suçluluk duygusundan kurtaracaklarını iddia etmişlerdir. Hıristiyanlıkta bu kurtarmanın gerçekleşme biçiminden -bu şekilde herkes için ortak olan bir suçu kendi üzerine alan tek bir adamın kurbansal ölümü- aynı zamanda uygarlığın da başlangıcı olan bu ilksel suçun kazanılabildiği ilk fırsatı çıkarabiliriz.

📖 Sayfa 304 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Eğer yaşamı güçlendirmek istiyorsanız kendinizi ölüme hazırlayın.

📖 Sayfa 83 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Dine ilişkin sorular söz konusu olduğunda insanlar olası her tür dürüst olmama ve entelektüel kötü davranışta bulunma suçunu işlerler.

📖 Sayfa 197 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Hipnoz, iki insanla sınırlı olmak açısından aşık olmaya benzer ama tümüyle amaçlarına ket vurulmuş cinsel itkilere dayanır ve nesneyi ego ülküsünün yerine koyar.

📖 Sayfa 162 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Ruhçözümsel çalışma. nevrotik diye bilinen insanların katlanamadıkları şeyin kesinlikle cinsel hayatın engellenmeleri olduğunu bize göstermiştir. Nevrotik kendisi için belirtilerinde yerinegeçen türünde doyumlar yaratır ve bunlar ya kendileri onun acı çekmesine neden olur ya da çevresi ve ait olduğu toplumla ilişkilerinde güçlükler oluşturarak onun için acı kaynakları haline gelirler.

📖 Sayfa 275 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Doğaya hiçbir zaman tümüyle egemen olamayacağız ve bizim kendisi de bu doğanın bir parçası olan bedensel organizmamız her zaman uyum ve başarı için sınırlı kapasitesi olan geçici bir yapı olarak kalacaktır.

📖 Sayfa 253 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Savaşlar kesin olarak ancak insanoğlu tüm çıkar çatışmaları hakkındaki yargıyı eline bırakacakları bir merkezi otorite oluştururlarsa önlenebilir. Bunun içerdiği iki farklı gereklilik bulunduğu açık: en üst düzeyde bir kurumun yaratılması ve onun gerekli güçle donatılması. Bunlardan biri olmazsa diğeri gereksizdir. Milletler Cemiyeti bu tür bir kurum olarak tasarlanmıştır ama ikinci koşul gerçekleştirilmemiştir. Milletler Cemiyetinin hiçbir gücü yoktur.

📖 Sayfa 328 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Geçmişin canavarlıklarını okuduğumuz zaman bazen erotik güdüler yıkıcı iştahlar için yalnızca bir mazeret olarak hizmet etmiş gibi görünür.

📖 Sayfa 331 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Alman dünya egemenliği düşünün tamamlayıcısı olarak Yahudi düşmanlığını gerektirmesi anlaşılmaz bir rastlantı değildir; Rusya'daki yeni komünist bir uygarlık kurma girişiminin burjuva düşmanlığında ruhbilimsel desteğini bulması da akla yakın gelmektedir. Ama İnsan yalnızca Sovyetlerin burjuvalarını temizledikten sonra ne yapacaklarını endişeyle merak ediyor.

📖 Sayfa 282 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Ölümün rastlantısal oluş nedenlerine -kaza. hastalık. enfeksiyon. ilerlemiş yaş-vurgu yapma alışkanlığındayızdır; bu şekilde ölümü bir gereklilikten bir rastlantı olayına indirgeme çabasını ele veririz.

📖 Sayfa 72 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Ve böylece eğer bilinçaltı istekli itkilerimiz açısından değerlendirilecek olursak kendimiz de ilkel insan gibi bir katiller sürüsüyüz.

📖 Sayfa 80 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Her aşık olma olgusunda alçakgönüllülük. narsisizmin kısıtlanması ve kendini yaralama çizgileri ortaya çıkar.

📖 Sayfa 131 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Yazma, kökeninde var olmayan bir kişinin sesiydi ve ev, ana rahminin, her olasılıkta insanın hala özlediği ve içinde kendini güvende hissedip içinin rahat ettiği ilk konutun bir yerine geçeniydi.

📖 Sayfa 258 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bizi mutlu edecek bir yaşam planı için istemlerimizi bu denli yetersiz olarak doyurduğu ve belki de kaçınılabilecek bu denli çok acı çektirdiği için uygarlığımızın günümüzdeki durumunu haklı olarak hatalı bulduğumuzda. esirgemesiz bir eleştiriyle onun mükemmel olmayışının köklerini ortaya çıkarmaya çalıştığımızda kuşkusuz doğru bir hakkı kullanıyor ve kendimizi uygarlık düşmanları olarak göstermiyoruzdur. Uygarlığımızda yavaş yavaş bizim gereksinimlerimizi daha iyi karşılayacak ve bizim eleştirilerimizden kurtulacak değişimleri gerçekleştirmeyi umabiliriz.

📖 Sayfa 283 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bir din. kendini sevgi dini diye de adlandırsa. kendisine ait olmayanlara sert ve sevgisiz olmak zorundadır. Aslında temelinde her din kucakladıkları için aynı biçimde sevginin dinidir; oysa ona ait olmayanlara karşı kıyıcılık ve hoşgörüsüzlük her dinde doğaldır

📖 Sayfa 115 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Son birkaç kuşak boyunca insanoğlu doğa bilimlerinde ve onların teknik uygulamalarında olağanüstü bir ilerleme kaydetmiş doğa üzerinde daha önce düşlenmemiş bir biçimde kontrolünü kurmuştur. Ama uzay ve zaman üzerinde bu yeni kazanılmış gücün, binlerce yıllık bir özlemin doyurulması olan doğanın güçlerine bu boyun eğdirişin yaşamdan bekleyebildikleri haz verici doyum miktarını arttırmadığını ve onları daha mutlu kılmamış olduğunu gözlemlemiş gibiydiler.

📖 Sayfa 255 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Benim görüşüme göre bizim savaşa karşı çıkışımızın temel nedeni başka türlü yapamamamızdır. Organik nedenlerle öyle olmak zorunda olduğumuz için pasifistiz. Ve sonra tutumumuzu haklı çıkarmak için savlar üretmede hiç zorluk çekmeyiz.

📖 Sayfa 334 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Üç yönden acı çekmeyle tehdit ediliriz: kendi bedenimizden; dış dünyadan ve son olarak bizim başka insanlarla ilişkilerimizden. Bu son kaynaktan gelen acılar belki de bizim için diğer herhangi birinden çok daha acı vericidir.

📖 Sayfa 245 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Hayır bizim bilimimiz hiç de yanılsama değildir. Ama bilimin bize veremediklerini başka bir yerden elde edebileceğimizi sanmak bir yanılsamadır.

📖 Sayfa 221 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

İnsan etkinliğini tüm yelpazesiyle inceleyebilen pek az insan vardır. Çoğu insanlar kendilerini onun tek ya da pek az alanıyla sınırlar.

📖 Sayfa 169 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Bilinçli kişilik tümüyle gözden silinmiştir; istenç ve sağduyu yitmiştir. Tüm duygular ve düşünceler hipnotize edenin belirlediği doğrultuda çarpılmıştır.

📖 Sayfa 93 · Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud

Sıkça Sorulan Sorular

Uygarlık Toplum ve Din kimin eseridir?

Uygarlık Toplum ve Din, Sigmund Freud tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır. Türkçeye Emre Kapkın çevirmiştir.

Uygarlık Toplum ve Din kaç sayfadır?

Uygarlık Toplum ve Din, 359 sayfadır (Payel Yayınları baskısı).

Uygarlık Toplum ve Din'in en ünlü sözü nedir?

“Uzun vadede hiçbir şey akıl ve deneyime direnemez; dinin her ikisiyle de çeliştiği oldukça açıktır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Uygarlık Toplum ve Din — Sigmund Freud. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4