
Anadolu'nun Ruhu adlı eser, Mahmud Erol Kılıç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de okurlarla buluşmuştur. Anadolu'nun Ruhu'yu bitirenlerin aklında kalan cümleler, aşağıda sayfa numaralarıyla sıralı.
Anadolu'nun Ruhu'dan En Beğenilen Alıntılar
.
📖 Sayfa 269 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
nebîler ve velîler müceddid (yenileyen) ve muhyî (hayat veren) kişilerdir.
.
.
📖 Sayfa 287 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Brezilya’dan bir Paulo Coelho çıkar, Mesnevî’nin İngilizce tercümesini okuyup etkilenerek “Simyacı” adlı romanını yazar.
.
.
📖 Sayfa 271 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
"Göz, yol göstericidir; kulak yol buldurucudur.”
Hz. Mevlânâ…
.
“Dert ağlatır, aşk söyletir.” denmiştir.
📖 Sayfa 218 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Aşkı olmayanın irfânı olmaz.
Bir derdi, aşkı olan; konuşmak, yazmak ister
.
.
📖 Sayfa 306 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Mevlana; “Ne arıyorsan ‘o’sun sen.”
Bu özellikle modern hayatta ne aradığını, ne olduğunu ve ne olmak istediğini bilmeyen insana çok önemli ipuçları veriyor, yâni insanın varlık sebebi ve hayatının anlamına dâir bir şeyler fısıldıyor.
.
Mânâ içeridedir, söz dışarıdadır. İnsan bedeni dışarıdadır ama insanın hakîkatı, insanın içindedir.
📖 Sayfa 27 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Dolayısıyla, Yûnus, “Bir ben vardır bende, benden içeri” derken ezoterik bakışını ifâde etmiştir.
.
.
📖 Sayfa 308 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Bizlerin kabrini toprakta aramayın, bizim kabrimiz âşıkların kalbidir.”
Mevlânâ
.
.
📖 Sayfa 307 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Bizler birleştirmeye geldik, ayırmaya gelmedik.”
Mevlânâ
.
.
📖 Sayfa 358 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Kadınlıkta Allah’ın sıfatlar âlemi itibarıyla baktığımızda, erkekte olmayan sıfatlar vardır.
.
Her bakan, görmez.
📖 Sayfa 271 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Bu Kur’ân-ı Kerîm’de dahi ifâde edilir:
“Ey Habibim! Onları sana bakar görüyorsun ama onlar seni görmüyorlar.”
.
Leylâ’nın aşkından yanan Mecnûn her yerde Leylâ’nın adını zikir ede ede onu ararken bir gün karşısına Leylâ gerçekten çıktığında -Leylâ’da o kadar fânî olmuştur ki- “Hayır! Sen Leylâ değilsin.” diyor. İşte buna Leylâ’dan Mevlâ’ya geçiş diyorlar.
📖 Sayfa 313 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Mânevî kanal açmak sûretiyle -ki râbıta denir buna- dünyanın öbür ucunda olan bir insanla kalbî bir bağlantı hattı kurmanız mümkündür. “Gönül Dağı” türkümüzün sözlerini hatırlayın. Hepsi orada anlatılıyor:
📖 Sayfa 251 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Gönülden gönüle gizli bir yol vardır.”
.
Eskiden bir insanın bağlı olduğu bir yol olurdu, ama bunu hiçbir zaman telaffuz etmez, öne çıkarmazdı. Günümüzde ise durum biraz değişti. Bu kimseler hakîkat ile aralarına mesafe koymaya başlamışlardır. Ben bunlara “tarîkatçı” diyorum. İslâm’da tarîkat vardır ama tarîkatçılık yoktur. İslâm’da şerîat vardır ama şerîatçılık yoktur.
📖 Sayfa 283 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Hz. Mevlânâ daha dört beş yaşında bir çocukken arkadaşları kendisine damdan dama atlamayı teklif ediyorlar. Celâleddîn ise “Damdan dama kedi köpek sıçrar. Canınızda benîâdem kuvveti varsa gelin sizinle gökleri gezelim.” diyor.
📖 Sayfa 260 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Modern insanın en büyük problemi de budur.
📖 Sayfa 20 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Holistik olmadığı, bütüncül yaklaşmadığı; “bütün yapı”yı bilmediği için, sâdece bir parça olan madde üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmış ve felsefeyi bu hâle getirmiştir.
Mecaz nedir? Hakîkat nedir? Mecaz ve hakîkat irtibatı hem felsefenin hem de tasavvufun ana konularındandır. Bütün âriflere göre mecaz, hakîkate giden işâretlerdir. Hakîkatler hakîkaten oldukları gibi ifâde edilecek olsalardı, bütün denizler mürekkep, bütün ağaçlar da kalem olsa bu mümkün olamazdı.
📖 Sayfa 270 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Her dinde olduğu gibi Müslümanlığın içerisinde de insanı hakîkate götüremeyecek değişik versiyonlar vardır. Müslüman olmakla iş bitmiyor. Müslümanlığın gâyesi şerîat değil, Müslümanlığın hakîkatine ermektir.
📖 Sayfa 338 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Aşk iki ayrı parçanın birbirine doğru olan çekim kuvvetinin adıdır. Evrensel bir doğa kanunudur, insan icadı değildir. İnsan dünyaya gelmezden evvel, en başında insanın içine yerleştirilmiş bir çekim kanunudur. Aşk, insanı diğer varlıklardan ayıran en temel özelliklerden birisidir.
📖 Sayfa 312 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
📖 Sayfa 273 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Ârifin her bir sözün duymaya insan gerek
Sanma ki âlemde hayvan olan anlar bizi
Niyâzî-i Mısrî
.

Mevlânâ’ya soruyorlar “Sen bu hakîkatleri nasıl elde ettin?”
📖 Sayfa 265 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Sen, ben olursan anlarsın.”
şeklinde cevap veriyor.
.
İmam Ali’ye nispet edilen bir söz vardır: “Görmediğim Rabb’e ibâdet etmem.” Bu aslında “Ben Rabbimi müşâhede etmekteyim.” anlamını taşır. Dünyada âmâ olan âhirette de âmâ olacaktır. Yâni dünyada kafa gözü âmâ olanlar değildir bu. Dünyada âmâ olanlar, kalp gözü açılmayanlardır. Onun için bu dünyada o gözü, kalp gözünü açmak gerekir.
📖 Sayfa 274 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Din sâdece kurallar demek değildir.
📖 Sayfa 56 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Elbette kuralları inkâr etmiyoruz; ama kanunların bir rûhu var, özü var; rûhu ihyâ etmeliyiz.”
.
.
📖 Sayfa 103 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Hangi yol ana caddeden saparsa o yolun devamlılığı yoktur.
Zâten erkânı kaybedenler irfânı da kaybederler.
.
Ne şerîat ne tarîkat; ikisi de gâye değildir.
📖 Sayfa 44 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Tamamen araçtır; bunları anlamak ve izlemek sûretiyle içe geçilir; “iç” de hakîkatten ibârettir.
Gerçek aydınlanma bab-ı mârifetten bab-ı hakîkate geçmek sûretiyle elde edilir; hakîkatin elde edilişi hakîkat olmak demektir.
.
Aşk. Peki, nasıl bir aşk? Mecâzî değil “mutlak aşk”. Yeryüzünün tüm aşklarının illetli olduğunu söyler Mevlânâ. Erkekle kadın arasındaki aşk, -her ikisi de noksan varlıklar oldukları, mükemmel varlıklar olmadıkları için- noksandır diyor. Bir süre sonra zedelenmeye başlar; gerçek aşk zamanın etkilerinden âzâdedir, insanlar arasındaki fânî aşk bu mutlak aşktan çekilen kopyadır, Mevlânâ’ya göre.
📖 Sayfa 292 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
📖 Sayfa 123 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Günümüzde Müslümanların terminolojisinin fazla politize olması, ortaya sosyolojik bir İslâm çıkardı.
.
Mevlânâ bir gün demirciler çarşısından geçerken demirci esnafının demiri döverken çıkarmış olduğu örs sesini dinlerken, o ritim onu vecde getirmiş ve o vecde geliş hâliyle durduğu yerde dönmeye başlamıştır. Bir müddet dönmüş, sonra bırakmıştır; daha sonra buna semâ’ denmiştir.
📖 Sayfa 308 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Kim olduğunu anlamanın birinci yolu benlikten geçmektir. Siz o meydana benlikle beraber giriyorsanız size bir şey öğretilmez. Taptuk Emre’nin kapısını çaldığı zaman Yûnus Emre’ye önce odun taşıttılar. Ne demektir o, dışarıda bırak benliği, öyle içeri gir, demektir.
📖 Sayfa 241 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Medrese ehlinin de en önemli meşgalesi nefsini nasıl kemâle erdireceğidir. Ama sonrasında nefsin kemâle erdirilmesi ihmal edilmiş ve unutulmuştur. Bunun peşi sıra âlet ilimler (Arapça, Farsça, fıkıh vd.), başat ilimler hâline gelmiştir.
📖 Sayfa 123 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Mevlânâ bir beytinde
📖 Sayfa 315 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Sakın ha şarabı herkesin yanında anma oğlum, çünkü ham-ervâh kişinin aklı üzüm suyuna gider.” diyor.
Ve bir başka şâirden alıntı yapıyor:
“Biz sarhoş olduğumuzda üzüm daha yaratılmamıştı.”
Bir başkasına âşık olabilen insanda Allah’a da âşık olabilme potansiyeli vardır. Meselâ bâzı insanlar vardır, “Ben hiç kimseye âşık olmadım, ben sâdece Allah’ımı seviyorum.” der. Kulunu sevmeyen Allah’ını da sevemez. Mevlânâ der ki, aşkın objesi değişir sâdece.
📖 Sayfa 312 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Müslümanlar “refleksif” yâni “başkasına göre” bir tanımlama geliştirmektedirler. Yâni başkaları ona “Sen şusun!” deyince harekete geçtiği yoksa geçmediği, münfail bir durum. Bu da bence günümüz Müslümanı’nın problemlerinin esasını teşkil etmektedir. Yâni şimdiki Müslümanlarda, kendi özünden, cevherinden uzaklaşma görülmektedir.
📖 Sayfa 355 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
İnsan ölümlüdür; ama Tanrı’dan gelen bir yanı vardır, ölmeyen, zamanın etkisinden etkilenmeyen bir yanı da vardır. Bunun farkına varan insan ölümden, yaşamdan korkmamaya, hayatı çok ciddiye almamaya başlar. Hayattaki iyilik ve kötülükler karşısında aşırı tepki vermemeye başlar, sâkinleşir; çünkü bunu idrak eden insandan korku alınmıştır.
📖 Sayfa 293 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Cüneyd-i Bağdâdî
📖 Sayfa 101 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Bizim yolumuz Kitap ve Sünnete ittibâ yoludur.”
.
İnsân-ı kâmil size kendisini tanıtmıyor. Bu kâmil, size yine sizde olanı tanıtıyor. Geleneksel eğitim anlayışında bir kişinin kendisini tanıyabilmesi için dışarıdan birisinin ona kendini görsün diye ayna tutması gerekir. Buna “Cemâl cemâle karşı” denir. İşte bu noktada demişlerdir ki bir öğretmeni kabullenmeyen kişi kendi hodbîn nefsini öğretmen edinmiş olur. Nefs de şeytândandır. Nefsin öğreteceği şeyler de dolayısıyla şeytânî şeyler olacaktır.
📖 Sayfa 241 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Osmanlı’nın son devir büyük âriflerinden Kuşadalı İbrahim Halvetî, "Devir, tarîkat değil, hakîkat devridir" diyen Said Nursî’den çok önce, biz dergâhları kapattık, artık zaman dergâh zamanı değildir demiştir. Çünkü dergâhlarda sorunlar var. Ben Mustafa Kemal’in dergâhları kapattığı esnada beyninin arka planında yatan zihniyetin tasavvuf felsefesini külliyyen reddetmek olduğu kanaatinde değilim.
📖 Sayfa 257 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Melâmet, bir tavırdır. Anadolu tasavvuf anlayışındaki çok önemli renklerden, tonlardan bir tanesidir. Sevenlerin sevmesinden, yerenlerin yermesinden korkmadan ve ona dikkat etmeden serbestçe hareket etmek anlamına gelir. Bu anlayış, Kur’ân-ı Kerîm’deki bir âyete dayanır: “Onlar, kınayanların kınamasından korkmazlar.” Onlar için sâdece Rablerinin ne emrettiği önemlidir.
📖 Sayfa 222 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Niyâzî-i Mısrî’nin “Ârifin her bir sözün anlamaya insan gerek/ Sanma kim bu âlemde hayvan olan anlar bizi” sözü ile
📖 Sayfa 25 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Hz. Îsâ’nın “İnci tanelerini ineklerin önüne saçmayınız, onlar bunun kıymetini idrak edemezler.” sözü Hermetik geleneği anımsatır.
.

.
📖 Sayfa 171 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“ Zâhiri Efrenc görünür, gizlidür a’dâ-yı din ”
Malatyalı Niyâzî-i Mısrî
Yâni dıştan bakıldığında Batı’dır İslâm düşmanlığı yapan, lâkin esas düşman içimizde gizlenmiştir.
“İslâm dini nedir?” diye tek bir cümleyle çocuklara soracak olsak günümüzde hiçbir çocuk
📖 Sayfa 122 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Allah’ın nasıl sevileceğini, Peygamberin nasıl sevileceğini öğreten bir okul” demez.
.
Göç yolları üzerinde olduğu için kuzeyden güneye göç ederken yaralanmış, örselenmiş leyleklerin tedâvisi için kuş hastanesi kurma ihtiyacı hisseden zihniyetin arka planı, yine aynı açıdan çok önemlidir.
📖 Sayfa 217 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Şarap sembolizmini anlamak lâzım, aksi takdirde şarapla ne kadar sarhoş olursanız olun, kalıcı bir sarhoşluk değil o. Mevlânâ şöyle buyuruyor: “Bunların sarhoşluğu gidiyor, ama bizimki ne yapsak gitmedi.”
📖 Sayfa 316 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Sûfîler seyr ü sülûk yâni Allah’a doğru olan yolculuğu yeryüzünde daha çok iki beşerî eylemle sembolize ederler.
📖 Sayfa 314 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Biri âşık-mâşûk, diğeri de meyhâne sembolizmidir. Şarap, kadeh, meyhâne sembolizmi…
.
Biz yitirdiğimiz şeyi başka yerlerde arıyoruz. Biz, imtiyazlıyız. Çünkü tecrübe ettiğimiz, yaşadığımız bir geleneğimiz var. Bu geleneğin her ne kadar üstü örtülmüş, ihmale uğramışsa da tekrar keşfedilecek bir târihî tecrübeye sahibiz. Yapacağımız şey, yeni bir mayalanma, buna bağlı bir terkiptir.
📖 Sayfa 230 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Din her şeyden önce şahsî tekâmülü gözetir. Fakat günümüzde mânevî tekâmül unutulmuş. Sloganvari şeylere sahip olanlar Müslüman olarak tanımlanmıştır. Öyle bir Müslüman genç profili çıkmıştır ki ortaya, çok radikal söylemlere sahiptir, fakat ne ibâdeti vardır ne de riyâzatı. İslâm onda yalnızca politik bir teoridir.
📖 Sayfa 124 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Allah’ı bulmak kendisini mutlu eder. O’nun hâricinde bulduğu hiçbir şey ona mutluluk vermez, hepsi ârızîdir, geçicidir. Hiçbiri mutlak değil. Mutlak olmayanda bekâ, bâkî olmayanda ise huzur ve mutluluk verme kâbiliyeti yoktur. Makâm-mevki, para-pul, çoluk-çocuk, han-hamam ne varsa hepsi ârızîdir, fânîdir, sonludur. Aslî değillerdir; bugün var, yarın yokturlar. Kalpler aslî olanı bulursa, Allah’ı bulursa ancak mutmain olur.
📖 Sayfa 145 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Kaynaklarda Mevlânâ’nın hayatında bir-iki kere semâ’ yaptığı, düzenli olarak semâ’ yapmadığı mevcuttur. Çünkü semâ’ her zaman yapılamaz, o hâle gelmedikten sonra semâ’ yapamazsınız.Semâ’ içten gelen bir coşkunluk hâlidir. O coşkunluğa ermediğiniz sürece o semâ’ olmaz.
📖 Sayfa 308 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Dikey bir yolculuktur. İnsanın cismânî bedenden rûhânî bedene doğru yapacağı yolculuğun adıdır. Bu yolculuğa bâzan mîraç adı verilir. Mîraç yükselmek demektir. Mevcut hâlden daha üst bir mertebeye yükselmek…
📖 Sayfa 130 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Öncelikle Allah kimseyi kovmuyor.
📖 Sayfa 194 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Sûfîlerin Allah anlayışında,
“Rahmetim gazabımı kuşatmıştır ve ben tövbeleri kabul ederim.” diyen bir Allah var.
Bu bağlamda “Gel, ne olursan ol, yine gel!” sözü ilâhî bir sözdür.
René Guénon der ki, Doğu aklı illüminatiftir, aydınlanma esaslıdır, kategorik değildir; yaşama esaslıdır; seyyaldir;
📖 Sayfa 34 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Batı aklı ise tasnifçidir, sıralama, kategorize etme peşindedir.
.
İnsan DNA’sında bir Çinli ile bir zencinin hiçbir farkı olmadığı, ayrılığın tamamen derideki pigment yoğunluğundan kaynaklandığı ortaya çıktı artık. Bir ağaçla yüz küsür genomdan sâdece üç genomda ayrılıyormuşuz. Yâni varlık alemiyle 96-97 genomda müştereğiz zâten.
📖 Sayfa 303 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Vahdet-i vücûd öğretisinde tüm varlık bir bütündür, tek tek varlıkların her biri bir diğerinden etkilenmektedir.
Yeryüzündeki hayatı sınıflandırmaya yarayan bâzı kategorik ayrımlar vardır; ırklar, cinsiyetler, diller vb. gibi... Fakat bunlar asla ve öze âit değil ârızî olana ve değişken olana âit sıfatlardır. Bir de değişmeyen, evrensel sıfatlar yâni insan olmanın ortak özellikleri vardır ki biz buna insanın ontolojisi yâni onun varlıktaki yeri diyebiliriz. İnsanın nereden gelip nereye gittiği konuları üzerine derinleşen ve bu derinlikten bilgi çıkaran düşünürler evrenselliği, bir nevi ölümsüzlüğü yakalar ve unutulmaz olurlar. Platon böyledir, Mevlânâ böyledir meselâ.
📖 Sayfa 291 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
📖 Sayfa 219 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Ömür, bir geçici andan ibârettir.
Âlim ile câhil arasındaki fark, hayatın esasına nüfûz etmekle ilgilidir.
.
.
📖 Sayfa 120 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
“Savm u salât u hac ile sanma biter zâhid işin
İnsân-ı kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş”
Niyâzî-i Mısrî
.
Varlığın birliği öğretisidir. Cümle varlık birdir ve kardeştir. Herkes bir bütünün parçasıdır. Hiç kimse bütünden bağımsız değildir. Siz o bütünle varsınız. Bütün yoksa, siz var olamıyorsunuz. Batı’nın bireyselciliğinin anlayamadığı nokta işte budur. İnsan bir bütündür.
📖 Sayfa 216 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
İnsan her şeyden evvel kendini tanımalıdır. “Ben kimim, nereden geldim, neyin parçasıyım? Ve öteki denilen, yâni diğer insan kimdir? Bu benden ayrı mıdır? Yoksa aslında biz, bütün insanlar, bir zamanlar rûh kardeşi miydik? Şimdi ayrı bedenler içerisine mi düştük?
📖 Sayfa 227 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
📖 Sayfa 223 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Dervîşlik dedikleri hırka ile taç değil
Gönlünü dervîş eden hırkaya muhtaç değil
Yûnus Emre

İnsana gerçek mutluluğu ne verebilir ?
📖 Sayfa 318 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Bu soruyu cevaplamak için Mevlânâ, İbn Arabî, Hoca Ahmet Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî, Şâh-ı Nakşbend, Yûnus Emre gibi bizim ârifler ve sûfî bilgeler dediğimiz kâmil insanların temsil etmiş olduğu tasavvufî İslâm’ın söylediği insanın eşref-i mahlûk olduğudur.
Bugün “Om mani padme hum” deseniz, ki Tanrı’ya hamd olsun, demektir. Bu sözü bu şekilde söylemek ilericilik, son formülasyonuyla yâni “elhamdülillah” demek gericilik olur. Oysa “Allah” kelimesinin taşımış olduğu spiritüel enerji “Om” kelimesinin taşıdığı enerjiden çok çok fazladır.
📖 Sayfa 256 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
.
Semâ’nın kelime karşılığı işitmektir. İşitmek yâni birdenbire kulağınızın açılması... Mevlânâ’nın işitmesi başka türlüdür, birdenbire yeryüzü gürültülerini değil, sevgilisinin sesini duyar. Sevgilisinin sesini duyduğu ânda bir insan, heyecanlanmadan, hareketsizce, herhangi bir tepki vermeden durabilir mi? İşte Mevlânâ’nın semâ’sı da kendine hâkim olamayıp yerinden fırlamasının tezâhürüdür. Dolayısıyla bu hareket evrensel bir harekettir, bir tür dönüştür; ama çok rûhânî ve spiritüel bir harekettir, gösterişten uzak, çok içten gelen bir harekettir.
📖 Sayfa 308 · Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç
Sıkça Sorulan Sorular
Anadolu'nun Ruhu kimin eseridir?
Anadolu'nun Ruhu, Mahmud Erol Kılıç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.
Anadolu'nun Ruhu kaç sayfadır?
Anadolu'nun Ruhu, 232 sayfadır (Sufi Kitap baskısı).
Anadolu'nun Ruhu'nun en ünlü sözü nedir?
“. nebîler ve velîler müceddid (yenileyen) ve muhyî (hayat veren) kişilerdir. .”