
Mir'atü'l İrfan adlı eser, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2001'de okurlarla buluşmuştur. Tasavvuf okuyucularının Mir'atü'l İrfan'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Mir'atü'l İrfan'dan En Beğenilen Alıntılar
Ama çaresiz anlatacağız;
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Biri anlamasa, bir başkası anlar.
Şimdi dinle...
Kalbinde, yanan bir nuru olmayan, maksatsız, gayesiz, iştiyaksız.. Hatta, aşksız, sevgisiz biri ile bizim sözleşmemiz yoktur...
📖 Sayfa 85 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Resulüllah ﷺ efendimiz şöyle buyurdu:
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
"Bir kimse ki, nefsini bildi; gerçekten Rabbını bilen o oldu."
Resulûllah buyurdu;
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Rabbimi, Rabbimle bildim.
''Her kap, içinde ne varsa, onu dışa sızdırır.''
📖 Sayfa 76 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
aklı kalbe çevir, kalbi sır yap, sırrı yokluğa ilet, yokluğu varlığa çevir.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
hayret eden daire çizer.
Ne var ki, sen bunu anlayamıyorsun. Anlamaya çalış.
📖 Sayfa 57 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bil ki: Sen, iddia ettiğin gibi sen değilsin..
📖 Sayfa 57 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bir başka sensin.. Aklına hayaline gelmeyecek şekilde sensin..
Ne var ki, sen bunu anlayamıyorsun.. Anlamaya çalış..
Olmayan bir şeyle, olmakta olan bir şey nasıl anlaşılır?
📖 Sayfa 67 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Ve sen ne gelensin , ne de giden ...
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bulunduğu yerde kalansın, ama zamansız ve mekansız…
-Her kap, içinde onu ne varsa, onu dışa sızdırır.
📖 Sayfa 90 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Her şeyi bir yana al..
📖 Sayfa 25 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Hiç bir şeyle olma.. Hatta sen, sen olma..
"Her kap, içinde ne varsa, onu dışarı sızdırır.." o kimse ki, özünden bir şey göremiyor, ona ne bir şey anlatılabilir ne de o bir şeyi anlar, İdrak edebilir.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Yanlış bir anlayışa sahip olan kimse.. O, sadece, zahirde gördüğünü görür. Başka bir şey göremez.
📖 Sayfa 90 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Herkim; Allah ile beraber, Allah'tan bir parça veya Allah'ta herhangi bir şeyi görürse... Halbuki, o şey, bir Rab olması yüzünden Allah'a muhtaçdır...
📖 Sayfa 45 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Allah û Teâlâ'dan başarı dileriz.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Ta ki, sevip hoşlandığını bize iletsin.
Sözde, işte, ilimde, nurda, hidayette bütün bu işlerde O'ndan başarı dileriz.
Çünkü O, her şeye kadirdir.
Dualara icabet O'nun hakkıdır.
Vuslat ne şeydir ,bilmeyen vasıl olamaz..
📖 Sayfa 91 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Öğretilmek ,anlatılmakla, bir şeye erdirilemez..
Kalbinde, yanan bir nuru olmayan, maksatsız, iştiyaksız, hatta, aşksız, sevgisiz biri ile bizim sözleşmemiz yoktur…
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
" Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu :
📖 Sayfa 40 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
- ' Ölmeden evvel ölünüz..'
Bu Hadis-i Şerifin şerhi şöyle olabilir:
- Belli ölümle ölmeden evvel kendinizi anlayınız. İrfan sahibi olunuz ..''

"Bir kimse ki; nefsini bildi, gerçekten Rabbini
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
bilen o oldu.."
Muhyiddin Arabi'nin son cümlesi şudur: "Anladım ki, en büyük makam abd-i zelil makamıdır."
📖 Sayfa 16 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
''Ayrılığın vuslat, vuslatın ayrılık;
📖 Sayfa 61 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Böyle hoş oldun: Yakınlığın uzaklık..''
Bir varlık mı var ?. Bir mevcud mu var ?..
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
O halde onun hükmü şudur : Zahiriyet , sıfatının iktizası..
Yani : Onun , zahir sıfatının bir gereği..
Yani : Açığa çıkma arzusunun bir sonucu..
Mesela : Bir yokluk mu var ?.. Bir adem mi var ?.
Bunun için verilmesi gereken hüküm de şudur :
Batıniyet sıfatının iktizası..
Yani : Onun , batın sıfatının bir gereği..
Yani : Gizlenme arzusunun bir sonucu..
Düşün... Sen nesin?
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Şüphesiz; Sen, sen değilsin...
Sen O'sun... Ama sen, sen olaraktan değil...
"Öyle sanırdum,ayrıyam dost gayrıdır,ben ayrıyam;benden görüp,işideni bildim ki ol canan imiş..."
📖 Sayfa 1 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
VAHDET-İ VÜCUD, kolay yenir ve hazmedilir cinsten değildir.
📖 Sayfa 29 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
-Oldum...
Demekle, hiç olmaz. Önce bir safiyet lazım, işbu safiyetin yegane yolu da, ibadettir; zikirdir. Sonra... Sonu olmayan bir huzur. ...
Rabbı, daima Rab'la anladım;
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Sonra da şeksiz, şüphesiz kaldım..
Dahası, zatı, zatım oldu hak;
Ne noksan, ne ayıp hele bir bak..
Arada, ne terazi ne mizan;
Nefsim oldu gayba mazhar olan..
Ne zamn ki özümü anladım,
Hem de katıksız, içkisiz kaldım..
Mahbubun vaslına dahi erdim;
Ne yakınlık, ne uzaklık bildim...
Feyz sahibinden ihsana erdim;
Ne minnet, ne de alınma gördüm..
Nefsimden de olmadım uğruna;
Hiçbir libas da kalmadı ona..
Şimdi anlatacaklarımızı da, iyi anlamaya çalış..
📖 Sayfa 45 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Allah: Ezelin vücudu odur; yani, varlığı.. Allah: Ebedin vücudu odur; yani, varlığı..
Allah: Kıdemin vücudu odur; yani, varlığı..
Bütün bunları anlamaya çalışırken, sakın; ezele, ebede ve kideme kendiliğinden bir varlık vermeyesin..
Anlatmaya çalıştığımız bu mana, doğrudur.
Eğer, anlatıldığı gibi olmasaydı; Allah-ü Taâlâ tek ve saltanatında ortaksız olamazdı.
Halbuki, onun şanına yakışan tek olması ve varlığında ortağı olmamasıdır..
Allah-ü Taala'nın, mülkünde ve saltanatında ortağı yoktur. Benzeri yoktur. Dengi yoktur.
📖 Sayfa 45 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Allah-ü Taala alemlerden hiç birine muhtaç değildir
📖 Sayfa 41 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
; ganidir...
Allahü Teala'nın hiçbir şeyi yaratmış olduğunu göremezsin, bu kesin hükümdür. Ancak onun için şöyle bir görüşe sahip olabilirsin: O, an mefhumu ile anılan zamanların her birisinde, biri diğerine benzemeyen, başka şan ve bir başka şekil almaktadır. Şöyle ki, varlığını izhar eder, sonra gizler.
📖 Sayfa 38 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Şu mânâları da unutma ezel şu andır, ebed şu andır, kıdem şu andır yâni ezel, ebed, kıdem şu içinde bulunduğumuz ve göz açıp kapayacak kadar bir zaman içinde elden çıkardığımız vakte sığdırılmıştır.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bazı irfan sahipleri dedi ki: "Tam bir sofi vasıfını alan kimse mahluk olamaz."
📖 Sayfa 68 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Mana duvarlarını yıka yıka , önüne bir hazine açıyoruz.. Dikkatli ol ; oradan içeri atlamak bir an meselesidir.. O anı yakala ve içeri atıl.. Orada bir tılsım çözeceksin.. İşbu tılsımın anahtarı : " Bir kimse ki , nefsini bildi ; gerçekten Rabbını bilen o oldu.." Mealine gelen Hadis-i Şeriftir.. Bu eser de o tılsımı çözmek yolunda.. Bütün bu beyanlar , onun için..
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Şüphesiz hakiki halde ne birleşmek var, ne de ayrılmak.. Şüphesiz hakiki halde ne bir yakınlık vardır, ne de uzaklık.. Sebebine gelince, birleşmek veya ayrılmak, yakınlık ya da uzaklık ancak iki şey arasında olur. Ortada ancak bir varlık olduğuna göre ne birleşmek var, ne de ayrılmak.. Bunun aksi imkan dışıdır. Vüsulün, yani birleşmenin manasının tahakkuku ancak iki eşit şey arasında olur ya da eşit olmayan iki şey..
📖 Sayfa 51 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Ve.. Bil ki:
📖 Sayfa 83 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Gören ve görülen..
Var olmuş olan ve var eden..
Anlayan, anlaşılan.. Bilinen, bilen.. Yan: Ârif ve maruf..
Vücut ve Mevcud..
İdrak edilen ve İdrak eden..
Bütün bu anlatılanlar, bir şeydir.. Aynıdır.. Tek şeydir.
Başka yol arama
İrfan sahibinin nefsi, özü, varlığı; Allah-ü. Taâlâ'nın nefsidir, Özüdür, Varlığıdır.
📖 Sayfa 79 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Kısacası: Allah-ü. Taâlâ'dır.
NEFS'den murad: Varlıktır. Vücuttur.
Bir kimse nefsine; yani: Özüne karşı tam ârif olursa. ,Bilir ki: Varlığı, kendi varlığı değildir. Ama, başka bir varlığa da sahip değildir.
📖 Sayfa 77 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi

Yüce Allah'ın zatına bağlı sıfatları her an bir değişik şekil almaktadır. .
📖 Sayfa 62 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bunun aksi iddia edilemez. İddia edilse dahi ispat edilemez.
Ondan başa bir şey yoktur.
Bunun aksi iddia edilemez. İddia edilse dahi ispat edilemez.
Ne bu alemde; ne de bu alemin bitişiyle başlayacak olan ebedi alemde, Allah-ü Taala'nın gayrını göremezsin...
📖 Sayfa 54 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
İsmi ve müsemması ile; her iki alemin vücududur; varlığıdır.
Bu, bir gerçektir.
Şüphesiz her kim Yüce Allah'ın zatından gayrı birine bir varlık ispatlarsa müşrik olur. Yani Allah'a bir ortak bulmuş olur.
📖 Sayfa 55 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Yüce hakkın tekliğinde; varlıkla yokluk arasında, hiç bir değişiklik yoktur..
📖 Sayfa 61 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Yani: Bize göre varlık ve bize göre yokluk. Zira ona göre, ne var, bir meseledir, ne de yok.
Her şey yerindedir. Değişiklik sadece onun zatından zatınadır.
"Dergâh-ı pir-i muğanda hakipay ol, ES'AD'A; Ol zaman anlarsın: Rütbe-i bâlâ nedir?.."
📖 Sayfa 26 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Resulüllah S.A.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
efendimiz :
"Bir kimse ki ; nefsini bildi , gerçekten Rabbını bilen o oldu.."
Buyurdu..
ezel, ebed, kıdem bu âna sığmıştır.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
işbu vaktin içinde, kendini ara.
Rasulullah as. Efendimiz şöyle buyururdu:
📖 Sayfa 57 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
"Ölmeden evvel ölünüz .."
Bu Hadis-i Şerifin şerhi şöyle olabilir:
Belli ölümle ölmeden evvel kendinizi anlayınız.. İrfan sahibi olunuz..
Anlatılan bu manaya işaret olarak Resulüllah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu:
📖 Sayfa 53 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
"Dehre -zaman'a- sövmeyiniz; çünkü Allah-ü Taâlâ, dehr'dir.."
Görüleceği üzere, bu eser, baştan sona; tasavvufun en önemli mevzuu olan, VAHDET-İ VUCUD, aynası üzerine sürülen bir cila terkibini anlatır.
📖 Sayfa 27 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
- Cila...
Diyoruz; çünkü başka türlü tarifi imkânsız. Siz de, başka manaya yormayın. lyi bilinmeli ki: VAHDET-İ VÜCUD faslı, cihannüma《 dünya atlası...》
bir aynadır. İşbu ayna ise, herkeste bulunur. Ama ona cilà vurmadan,
bir şeyin görülmesi mümkün olmaz.
Sonra.. Cilâ da, yabanda aranmamalı.. Onu da, herkes kendi özünde aramalı ve kendi özünde bulmalı..
İş, bu manaya alınınca.. Bu tercüme, bir cilânın terkibini anlatan reçete hükmünü taşır.
Şüphesiz; her kim yüce Allah'ın zatından gayri birine, bir varlık ispatlarsa Müşrik olur.
📖 Sayfa 71 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Yani: Allah'a bir ortak bulmuş olur.
Halbuki Allah-ü Taâlâ, yücedir. Çook çok büyüktür.
Şüphesiz; kimyahaneden çıkan her ilaç, tabibine ve hastasına göre, zehir veya panzehir olabilir.
📖 Sayfa 28 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bir kimse nefsine yâni özüne karşı tam ârif olursa bilir ki varlığı, kendi varlığı değildir, ama başka bir varlığa da sâhip değildir. Yâni kendisinden başka varlık yoktur.
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
O manadan; yani: Yakınlıksız yakınlıktan, uzaklıksız uzaklıktan kasdım odur ki: Sen; an, mefhumu ile anılan zamanlanın hepsinde, yakınlık ve uzaklık içindesin..
📖 Sayfa 69 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Ama, Allah'tan başka bir şey olmadan..
Ne var ki; sen bu manayı, anlamak İrfanına sahip değilsin.. İşbu irfan mahrumiyetin, nefsinedir; özünedir..
Ve sen: Kendini bilmiyorsun ki; osun..
Ama, sensiz.. Senliksiz.. Dikkat et şu cümleye: Vuslat marifettir..
Her ne zaman ki; vâsıl oldun; yani, özünün arifi.. Hakka vâsıl oldun; sayılır..
" Vahdeti vücud" O, bir hoş zehirdir ki; onu, bal şerbeti yapmak icab eder.
📖 Sayfa 24 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Yukarıda da arz edildiği gibi, bu eser; VAHDET-İ VÜCUD şerbetini, muhatabına içirebilmek iddiasındadır. Ama nasıl?
📖 Sayfa 28 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Şüphesiz, bu mevzu, yerine göre zehir; yerine göre panzehir hükmünü taşır.
Mana duvarlarını yıka yıka, önüne bir hazine açıyoruz.
📖 Sayfa 73 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Dikkatli ol; oradan içeri atlamak bir an meselesidir.
O anı yakala ve içeri atıl.
Orada bir tılsım çözeceksin. Bu tılsımın anahtarı:
-Bir kimse ki, nefsini bildi, gerçekten Rabbını bilen o oldu.
Çok iyi biliniz ki: Bütün bu halleri yaşamasına rağmen, MUHİDDİN-İ ARABI Hz.nin son cümlesi şudur:
📖 Sayfa 32 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
"Anladım ki; en büyük makam, abd-i zelil makamıdir.."
Ortada bir cife mi vardır?
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bir tezek ve pislik mi vardır?
Şüphesiz yoktur, onlar zâhire göredir, hakîkatte onlar bir başkadır.

Anlatılan hakiki hale vasıl olan birini düşünün..
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Vasıl olduğu anda görecektir ki ; Kendi sıfatları ,
ancak Allah'ın sıfatlarıdır.. Zatı da , Allah'ın zatı..
Ama , hiç bir yeni oluş yok.. Ne zatta ; ne de
sıfatta.. Yani : Allah'a duhul yönünden.. Yani :
Ondan huruç yönünden..
Kısacası : Ne giriş var ; ne de çıkış..
Ama , hiç mi hiç..
Aynı şekilde onu, bir evveliyet ile tavsif etmek mümkün olamaz. Keza; onu bir baadiyet; yani: Son ile de tavsif etmek mümkün değildir.
📖 Sayfa 35 · Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Sen, iddia ettiğin gibi sen değilsin..
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi
Bir başka sensin.. Aklına hayaline gelmeyecek
şekilde sensin..
Sıkça Sorulan Sorular
Mir'atü'l İrfan kimin eseridir?
Mir'atü'l İrfan, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2001'de yayımlanmıştır. Türkçeye Abdulkadir Akçiçek çevirmiştir.
Mir'atü'l İrfan kaç sayfadır?
Mir'atü'l İrfan, 80 sayfadır (Alperen Yayınları baskısı).
Mir'atü'l İrfan'ın en ünlü sözü nedir?
“Ama çaresiz anlatacağız; Biri anlamasa, bir başkası anlar. Şimdi dinle...”