
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, din dünyasına Osman Nuri Topbaş'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Erkam Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Okurların Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4'den seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4'den En Beğenilen Alıntılar
Tebbet Suresi, sıf ırkî yakınlığın bir değeri olmadığını zımnen ifade etmektedir. Mühim olan ruhî yakınlıktır. Takvadır. Ruhun ırkı yoktur. Irk, cesede ait bir keyfiyettir. Ceset ise toprakta yok olacaktır. İnsan, kamil manası ile ruhtan ibarettir. Onun mükerrem vasfı da budur. Yoksa insan, değişik kumaşlardan elbise giymekle kıymet kazanmaz…
📖 Sayfa 40 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğinden bir şey iddia eden ve olduğundan başka görünen kimselerden de değilim." (Sâd, 86)
📖 Sayfa 45 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Oku, her şeyi oku! Allah’ın kitabını oku! Allah’ın ayetlerini oku! Kainat kitabını oku! Daima oku! Hidayete ermek, dalaletten uzaklaşmak için oku! İmanını bütünleştirmek için oku! Allah adıyla oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku! İnsanı bir kan pıhtısından yaratan, fakat ona; her şeyi okumak, aydınlatmak, anlamak ve anladığını yaşatmak imkanlarını veren yüce Rabbin adıyla oku! İnsana okumak nimetini ihsan ile en büyük lütfu gösteren Allah’ın adıyla oku! Öğrenmek için oku! Kudret kaleminin bu aleme çizdiği her satırı oku! İnsana bilmediğini öğreten Allah’ın adıyla oku!
📖 Sayfa 30 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Nice az sayıda bir birlik, Allah'ın izniyle nice çok sayıdaki birliği yenmiştir. (Elbette ki) Allâh, sabredenlerle beraberdir." (el-Bakara, 249)
📖 Sayfa 236 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Mûte harbi, ehl-i kitâbdan olan hıristiyanlarla yapılan ilk islâm harbi oldu. Üçbin kişilik bir îmân şerâresi, yüzbin veya ikiyüzbin kişilik bir bâtıl gücü delip geçti.
Kadının örtünmesiyle kadınlık şahsiyeti korunmaktadır. Kadın, örtüsüyle karşısındakine bir zerâfet ve nezaket hissi vermektedir. Yoksa kadın, nefsänî arzuları tahrik eden bir şehvet vâsitası hâline getirilmiş olur. Bu da onun şahsiyetini alçaltır ve annelik vakarını zaafa uğratır.
📖 Sayfa 178 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Servet, şöhret, şehvet insanoğlunun râm olduğu, nefsin üç büyük tuzağıdır. Ancak nasıl da kavrayamıyorlardı, Allah Resul’ünün nurlu hayatında bu ve benzeri suflîliklerin hiçbir zaman yerinin olmadığını…
📖 Sayfa 44 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"İnkâr edenlerin (refâh içinde) diyar diyar gezip dolaşması sakın seni aldatmasın! Az bir faydalanmadan sonra varacakları yer cehennemdir. O, ne kötü varış yeridir!"
📖 Sayfa 77 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allâh tarafından bir ikrâm olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedi olarak kalacakları cennetler vardır. Salih kimseler için Allâh katındaki (nimetler) daha hayırlıdır." (Al-i İmrân, 196-198)
Enes bin Nadr, yeis içinde ne yapacağını bilemeyen bir takım müminlerden, Alemlerin Efendisinin şehit olduğu haberini duyduğunda, büyük bir teslimiyet ve metanetle: “Resulullah şehit olduktan sonra, artık yaşayıpta ne yapacaksınız? Siz de O’nun gibi savaşarak şehit olun.” diye haykırdı ve müşriklerin üzerine hücum eyledi. Bir müddet sonra da yetmiş yerinden yaralanmış olarak şehadet şerbetini yudumladı…
📖 Sayfa 154 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
...
📖 Sayfa 335 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
O'nun rikkat-i kalbiyyesinin derinliğini îzâh edebilmek mümkün değildir.
Yüzünde nûr-i melâhat, sözlerinde selåset, hareketlerinde letâfet, lisânında talâkat, kelimelerinde fesâhat, beyanında fevkalāde belâğat vardı.
Fuzûli söz söylemeyip her kelâmı hikmet ve nasîhat idi. Lūgatinde aslå dedikodu ve mâlâyâni yoktu. Herkesin akıl ve idrakine göre söz söylerdi.
Annesi Hazret-i Âmine, Varlık Nûru'na hâmile olduğunun ilk günlerinde bir rü'ya gördü. Rü'yâda kendisine:
📖 Sayfa 11 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Sen bu ümmetin efendisine hâmilesin! O doğduğu zaman «Her kötünün şerrinden bir olan Allâh'a sığınırım!» diye duâ et ve O'na Muhammed adını ver!" denildi.
Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in dünyâdan seâdet âlemine irtihâli ile O'ndan mahrûm kalan dünyanın vefâsızlığını, Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri şu mısrâları ile tasvir eder:
📖 Sayfa 325 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Kim umar senden vefâyı
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammedü'l-Mustafa'yı
Alan dünyâ değil misin?
Kur’an-ı Kerim’de:
📖 Sayfa 250 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
“ Ey Rasulüm!) Sen af yolunu tut, bağışla, uygun olanı emret, cahillere aldırış etme…”
Araf 199
Rasûlullâh -sallallahü aleyhi ve sellem- buyurur:
📖 Sayfa 6 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Muhakkak ki ben, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim." (Ahmed bin Hanbel, Müsned)
...
"Size iki şey bırakıyorum. Bunlara sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla sapıtmazsınız: Allah'ın «Kitâb»ı (Kur'ân-ı Kerîm) ve Rasûlü'nün «sünnet»i." (Muvatta, Kader)
İnsan, bu kâinâtın yaratılış hikmetini bulamaz ise, bu kâinât onu yutar.
📖 Sayfa 289 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Rühun ırkı yoktur. Irk, cesede âid bir keyfiyettir. Cesed ise, toprakta yok olacaktır. İnsan, kâmil mânâsı ile rûhdan ibârettir. Onun mükerrem vasfı da budur. Yoksa insan, değişik kumaşlardan elbise giymekle kıymet kazanmaz!
📖 Sayfa 40 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Ey îmân edenler! Allâh'a itaat edin ve Peygamber'e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!" (Muhammed, 33)
📖 Sayfa 5 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Kim Allah'a ve Rasûl'e itâat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nîmet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehîdler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel dost (lar) dır." (en-Nisa, 69)
Servet, şöhret ve şehvet, insanoğlunun râm olduğu nefsin üç büyük tuzağıdır.
📖 Sayfa 44 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Kur'ân-ı Kerim'de Muhammed ismi dört defä, Ahmed ismi bir defa zikredilmiştir. İncil'de ise aynı mânâda "Faraklit" kelimesi kullanılmıştır.
📖 Sayfa 9 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
“Ashâbım!
📖 Sayfa 304 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Kendinize de zulmetmeyiniz. Kendinizin de üzerinizde hakkı vardır…”
.jpeg)
Hidayet, kulu sırât-ı müstakime ileten nûr-i ilahidir, Kimin gönlü ona teşne ve Hakk'a meyilli ise, ancak ona nasib olur. Åyet-i kerîmede buyurulur:
📖 Sayfa 62 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"... (Allâh) kendisine yönelen kimseye hidâyet ederi (er-Ra'd, 27)
Bu husūsda başkalarının gayreti, sadece vesile olmaktır. Aksi halde, diğer bir kimsenin -velev peygamber de olsa- gayreti ile hidâyetin nasib olması mümkün değildir. Nitekim Ebû Tâlib'in, hakikati bildiği halde nefsâniyetine mağlûb olarak Hakk'a meyletmemesi üzerine kendisine -Hazret-i Peygamber'in gayretine rağmen- hidâyet nasib olmamıştır.
“Yarın benimle buluşmak isteyen, elini ve dilini günahtan çeksin. Ey insanlar! Günah, nimetlerin değiştirilmesine sebep olur…”
📖 Sayfa 314 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"... Bana müslüman olmam ve Kur'ân okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi İçin gelmiş olur; kim de saparsa, kendine yazık etmiş olur! Ben sadece uyarıcılardanım!.." (en-Neml, 91-92
📖 Sayfa 45 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Ben, dedem İbrâhîm'in duası, kardeşim İsa'nın müjdesi ve annemin rüyasıyım!.."
📖 Sayfa 12 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Hazret-i Îsâ aleyhisselâm- da peygamberliğini İsrâîloğulları'na bildirirken Varlık Nūru'nu müjdeliyordu:
📖 Sayfa 11 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"-Ey İsrâîloğulları! Ben size Allâh'ın elçisiyim. Benden önce gelmiş bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir Peygamber'i müjdeleyici olarak geldim!.." (es-Saff, 6)
Kur'ân-ı Kerîm'de bize bildirilen farzlar, Cebrâîl vâsıtasıyla olmuştur. Namaz ise, Mi'rác'da doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk tarafından emredilmiştir. Bu da namazın ehemmiyetini gösterir.
📖 Sayfa 90 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Hazret-i İbrâhîm ile oğlu Hazret-i İsmâîl, Kâbe'nin İnşâsını bitirdikten sonra ellerini semâya kaldırıp şöyle duâ etmişlerdi:
📖 Sayfa 11 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Ey Rabbimiz! Onlara, İçlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitâb ve hikmeti öğretecek ve onları temize çıkaracak (nefislerini tezkiye edecek) bir peygamber gönder! Çünkü azîz olan ve her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin!" (el-Bakara, 129)
“Ya İlâhî! Dînini iki Ömer’den biri ile kuvvetlendir!…”
📖 Sayfa 53 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
İşte bu şeref, Ömer bin Hattab’a nasip olmuştu. Diğer Ömer olan Ebu Cehil ise düştüğü bedbahtlık çukurunda helak olup gidecekti…
... Muhammed, çokça övülmüş olan; Ahmed ise, çokça hamd eden demektir.
📖 Sayfa 9 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Doğrusu Allah'ın kitabı, sözlerin en güzeli ve en beliğidir.
📖 Sayfa 112 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Andolsun ki, Rasûlullah'da sizin için, Allâh'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için blr «üsve-i hasene» vardır.» (el-Ahzab, 21)
📖 Sayfa 327 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Tarihte hayatının tamamı en ince teferruâtına kadar tesbît edilen tek Peygamber ve tek insan Hazret-i Muhammed Mustafa -sallallahü aleyhi ve sellem-'dir. O'nun bütün fiil, söz ve duyguları an-be-an kaydedilerek târihe bir şeref levhası hâlinde geçmiştir.
Hayâtı, kıyâmete kadar gelecek nesillere örnektir. Kur'ân-ı Kerim'in Kalem Sûresi'nde O'nun için şöyle buyurulur:
"Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin!" (el-Kalem, 4)
“Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim…”
📖 Sayfa 242 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Hud/46
“Korkaklıkta ar, ileri atılmakta şan ve izzet var…”
📖 Sayfa 149 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
... Bu üç sahâbî, Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem- ile bütün gazvelere katıldıkları halde bir gazveden geri kaldıkları için bu kadar ağır bir cezâya dûçâr oldular. Bu hadise, mâzeretsiz bir şekilde emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münkerin ve Allâh yolundaki tevhîd mücadelesinin dışında kalanlara büyük bir ibrettir.
📖 Sayfa 294 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve müminlerin gönüllerini ferahlatsın. Kalplerinden (zalimlere karşı birikmiş olan) öfkeyi (böylece onların haklarından gelerek) alsın.
📖 Sayfa 127 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Ey imân edenler! Size ne oldu ki Allah yolunda savaşa çıkın denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? (Yoksa) dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat (biliniz ki) dünya hayatının (geçici) faydası, ahiretin (ebedi faydası) yanında pek azdır.
📖 Sayfa 277 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
“Ey Ensar! Herkes aldıkları mallarla evlerine giderken, siz de Peygamberiniz’le evlerinize dönmek istemez misiniz?”
📖 Sayfa 264 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
İnsanın kıymeti, rûh olgunluğu nisbetindedir. Onun mükerrem vasfı da budur. İnsanın maddi tarafı olan beden, rûhun girdiği bir kalıp veya giydiği bir elbise hükmündedir. Insan ise değişik kumaştan elbise giymekle kıymet kazanmaz!
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
“İltifatından uzak düşmesi eyvah eyvah,
📖 Sayfa 267 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
İki dünyada yeter gafile hüsran olarak…”

“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz…”
📖 Sayfa 201 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
“(…) Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir gürûha hidayet etmez…”
📖 Sayfa 199 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Servet, şöhret ve şehvet insanoğlunun ram olduğu nefsin üç büyük tuzağıdır.
📖 Sayfa 44 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir..."
📖 Sayfa 28 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
(Rahmân, 60)
Şairin dediği gibi:
📖 Sayfa 104 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Örümcek ne havada,
Ne suda, ne yerdeydi...
Hakk'ı göremeyen
Gözlerdeydi!
"-Ey amca! Allah'a yemin ederim ki, bu adamlar, bir elime Güneş'i, bir elime de Ay'ı koysalar, ben yine bu davetten vazgeçmem!"
📖 Sayfa 42 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"De ki: «-(Ey) kâfirler!"
📖 Sayfa 46 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Ben sizin tapmakta olduğunuza tapmam!"
"Benim taptığıma da sizler tapmazsınız"
"Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim!'
"Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz!"
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır.»
(Kâfirun, 1-6)
O(sav), O’na muhabbetteki şiddet ve samimiyet nispetinde nüfuz edilen bir sonsuzluk alemidir.
📖 Sayfa 8 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
جَآءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ
📖 Sayfa 246 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Hakk geldi, bâtıl yok oldu!.."
İnsan, hakka ve hakîkate meyyâl olarak yaratılması sebebiyle, kalben meçhûle rızâ göstermez.
📖 Sayfa 252 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Muhammed ancak bir Rasul'dür. Ondan önce peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi O ölür, ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah şükredenleri mükâfatlandırır."
📖 Sayfa 155 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
(Al-i İmran, 144)
Dünyaya geliş sebebine vakıf olamayan kişi, insanın kudsî yapısından habersiz kalır. Yaradılışındaki İlâhî maksadı kavrayamaz. Halifetullah olduğunu idrak edemez. Halifetullah olmaya doğru mesafe alan kullar ise, Rabbin gören gözü, İşiten kulağı hâline gelirler. İnsanın yaradılış gâyesi olan "vâsılı ilallah" olmaya doğru yol alırlar.
📖 Sayfa 290 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذٖي خَلَقَ. خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ.
📖 Sayfa 27 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُ. الَّذٖي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ. عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
"Seni yaratan Rabbinin adı ile oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Kalemle yazı yazmayı öğreten, insana bilmediğini belleten, lutuf ve keremde erişilmez mertebede olan Rabbin hakkı için oku!"
(Alâk, 1-5)
Yıldızlar yürür, denizler durur. Gelen kalmaz, giden gelmez. Acaba vardıkları yerden memnun oldukları için mi orada kalıyorlar; yoksa alıkonulup da uykuya mı dalıyorlar...
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Nefs cihâdı, bir kalb eğitim ve terbiyesidir. Gâye, ahlâkı yüceltmek ve insanı kemâle ulaştırarak "insân-ı kâmil" hâline getirmektir.
📖 Sayfa 289 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"(Onların her biri) kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: «-Öncekilerin masalları!» der..."
📖 Sayfa 74 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
(Kalem, 15)
"(Resûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin! Fakat Allah, dilediğini doğru yola iletir..."
📖 Sayfa 61 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
(Kasas, 56)
Hz. Aişe (r.a), Allah Resulü'ndeki ilahi nuru tasvir ederek:
📖 Sayfa 338 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Geceleri Resûlullah'ın yüzü o kadar nur saçardı ki, siması ayın on dördüne dönerdi. Gecenin karanlığında ipliği, iğneye O'nun yüzünün aydınlığında geçirirdim." buyurmuşlardır.
Bezm-i Âlem Vâlide Sultan:
📖 Sayfa 340 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl,
Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?!

"Ey insanlar! İnsanlardan canında, malında, dostluğunda, bana karşı Ebu Bekir bin Ebu Kuhafe'den daha fedakâr ve cömert davranan kimse yoktur! Eğer Rabbimden başka, insanlardan bir dost edinmiş olsaydım, muhakkak ki, Ebu Bekir'i dost edinirdim...
📖 Sayfa 316 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
Mescide açılan şu kapıları kapayınız! Yalnız Ebu Bekir'in kapısı açık kalsın! Ben Ebu Bekir'in kapısının üzerinde bir ışık görüyorum...
İslam’ın miras hukukunda, paylar ile mükellefiyetler arasında adaletli bir dengeleme yapılmıştır. Harcaması fazla olan erkieğe, kadına nazaran daha fazla verilmiştir. Çünkü evlenirken, mehir verip düğün masrafını üstlenme ile birlikte, ev geçindirmeye kadar maddi harcamalar hususunda ailenin mesul şahsı erkektir.
📖 Sayfa 163 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَلٖيلَةٍ غَلَبَتْ فِئةً كَثٖيرَةً بِإِذْنِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِرٖينَ
📖 Sayfa 236 · Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş
"Nice az sayıda bir birlik, Allah'ın izniyle nice çok sayıdaki birliği yenmiştir. (Elbette ki) Allah, sabredenlerle beraberdir."
(Bakara, 249)
Sıkça Sorulan Sorular
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4 kimin eseridir?
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4 kaç sayfadır?
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4, 360 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).
Kur'an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi - 4'in en ünlü sözü nedir?
“Tebbet Suresi, sıf ırkî yakınlığın bir değeri olmadığını zımnen ifade etmektedir. Mühim olan ruhî yakınlıktır. Takvadır. Ruhun ırkı yoktur. Irk, cesede ait bir keyfiyettir. Ceset ise toprakta yok olacaktır. İnsan, kamil manası ile ruhtan ibarettir. Onun mükerrem vasfı da budur. Yoksa insan, değişik kumaşlardan elbise giymekle kıymet kazanmaz…”