
Osman Nuri Topbaş'ın kaleme aldığı Şâh-ı Nakşibend (r.a), hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2020'de yayımlanmıştır. Bu bölüm, kitaptan en çok alıntılanan sözlere ayrılmıştır.
Şâh-ı Nakşibend (r.a)'dan En Beğenilen Alıntılar
Aşırı tüketim, lüks ve israf sahabe toplumunun tanımadığı bir hayat tarzıydı.
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Zira kalp, mutlak mânâda Allâh’a mahsustur. Dolayısıyla hakîkî mâşuk, Allah’tan gayrısı olamaz.
📖 Sayfa 59 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“(Hakîkî) mücâhid, nefsine karşı cihâd eden kimsedir.”
📖 Sayfa 48 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir; onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.”
📖 Sayfa 149 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(el-Mü’minûn, 1-2)
“…Nerede olursanız, O sizinle beraberdir…”
📖 Sayfa 44 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(el-Hadîd, 4)
Zikir, Cennet havasını daha bu dünyada iken teneffüs etmektir. Zira Cennet'te gaflet olmadığı için insanlar dâimî zikir hâlindedirler.
📖 Sayfa 56 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Ebû'l-Hasan Harakanî Hazretleri şöyle buyurur:
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"İki kişinin dinde çıkardığı fıtneyi şeytan bile çıkaramaz:
1) Dünya hırsına kapılmış âlim,
2) İlimden mahrum ham sofu!"
Bir varlığa duyulan muhabbet şiddetlendikçe, bu muhabbetten o varlıkla alakası olan her şeye, yakınlığı nisbetinde bir pay isâbet eder.
📖 Sayfa 58 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Bir (hayırlı) işi bitirince, hemen başka bir (hayırlı) işe giriş! Hep Rabbine yönel!”
📖 Sayfa 196 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(el-İnşirâh, 7-8)
“Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da onlara kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.”
📖 Sayfa 54 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(el-Haşr, 19)
Allâh’ım! Maksadım Sen’sin, gâyem Sen’in rızânı kazanmaktır.
📖 Sayfa 42 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Nefs, terbiye edilip sâlih amellere medâr olabilecek bir kıvama ulaştırılmadığı takdirde, azgın bir attan farksızdır. Azgın bir at ise, sahibini menzil-i maksuda ulaştırmak yerine, uçurumlardan yuvarlayarak onun helâkine sebep olur. Fakat bir binek atı iyi terbiye edilip, güzelce dinginleşmişse, sahibini en tehlikeli yollardan bile selâmetle taşıyıp götürür.
📖 Sayfa 135 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“…Bilesiniz ki, kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.”
📖 Sayfa 45 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(er-Ra’d, 28)
Bedenin ısınması elbiselerle kâbildir. Lâkin vicdânın ısınabilmesi, ancak şefkat ve merhamet mahsulü hizmetlerle, kalbin Hakk’a yaklaşmasına bağlıdır.
📖 Sayfa 67 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Rızâ ve teslîmiyettir. Hayatın med-cezirlerine takılmama, değişen şartlar karşısında gönül muvâzenesini/dengesini koruma, şikâyeti unutup dâima Allah’ın takdirinden râzı olma olgunluğudur.
📖 Sayfa 27 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Zâhirî rızka naîl olmak, âzâların çalışmasıyla mümkündür. Bâtınî rızka nâil olmak da kalbin çalışmasıyla mümkündür.”
📖 Sayfa 16 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(Tasavvuf), Allâh'ın takdîrinden râzı olma olgunluğudur.
📖 Sayfa 27 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"... Amel ve ahlâkıyla Hak Teâlâ'ya muhalefet hâlinde bulunan bir kimsenin zikrinden, gerçek bir tesir hâsıl olmaz."
📖 Sayfa 57 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Nasıl ki bedenin maddî gıdâlara ihtiyacı varsa, rûhun da mânevi gıdâlara ihtiyacı vardır. İbadet, muâmelat ve ahlâk, rûhun en hayâtî ve zarurî gıdâlarıdır.
📖 Sayfa 69 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş

Cenâb-ı Hak, dünya misafirhanesinde yerli edasıyla oyalanma gafletinden biz kullarını muhafaza buyursun. Birer âhiret yolcusu olduğumuzun idrâki içinde, ibadetlerimizi son ibadetimizmiş gibi îfâ edebilmeyi; günlerimizi son günümüzmüş gibi amel-i sâlihlerle ihyâ edebilmeyi; bizden uzaklaşan dünyaya göre değil, bize yaklaşmakta olan âhirete göre kendimizi hazırlayabilme basîretini cümlemize ihsân eylesin...
📖 Sayfa 196 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Âmîn!
Tasavvufun günümüzdeki mânâsıyla sistemli bir ilim olarak tedvîni ve sülûk edilen bir yol olarak ortaya çıkışı, hicrî ikinci asra tekabül etmektedir.
📖 Sayfa 13 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Ubeydullah Ahrâr Hazretleri şöyle buyurmuştur:
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"...Kalbi mal-mülk gibi dünyevî şeylere
bağlı olan ve bunları düşünen kişi kâfir
olmuyor da, kalbi bir mü'mine bağlamak, niçin küfre sebep olsun?"
Kulu hakîkî muhabbet ve dostlukla Allâh’a vâsıl eden mukaddes bir yolculuktur.
📖 Sayfa 28 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Fıkıh ile tasavvuf, Allâh’ın emir ve nehiylerine -hem zâhiren hem de bâtınen- riâyeti temin etme hususunda, bir bütünün iki yarısı gibidir.
📖 Sayfa 9 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Allâh’ım! Gerçek hayat, sadece âhiret hayatıdır.”
📖 Sayfa 25 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(Buhârî, Rikâk, 1.)
Halvet der encümen: Zâhirde halk ile, kalben Hak ile beraber olmak.
📖 Sayfa 41 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Allâh (cc) dostlarını zirveleştiren sır; tevâzû, hiçlik ve yokluk hâlidir.
📖 Sayfa 107 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
İnsan, sırf ten plânında takılıp her şeyi maddeci bir nazarla seyrederse, en mücerred hadiseleri bile müşahhas ve ruhsuz kalıplar hâlinde görür. Aslında tasavvufa îtirazların temelinde yatan başlıca sebeplerden biri de budur.
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Allah'ım! Sen'in gazabından rızâna, azabından affına ve Sen'den yine Sana sığınırım! Sen'i layık olduğun şekilde medh ü senådan âcizim! Sen kendini nasıl medh ü senā etmişsen öylesin! "
📖 Sayfa 137 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Sen çıkınca aradan, kalır seni Yaratan.
📖 Sayfa 135 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Şah-ı Nakşibend (rahmetullahi aleyh)
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
şöyle buyurmuşlardır:
"Vukūf-i zamânî, sâlikin her zaman kendi hâllerine vakıf olmasıdır. Eğer amelleri şükretmeyi gerektiriyorsa şükretmeli,
tevbeyi gerektiriyorsa tevbe etmelidir.
Yani bast hâlinde şükretmeli, kabz hâlinde ise tevbe ve istiğfâr ile meşgul olmalıdır."
Nazar ber kadem: Yürürken gaflete sebep olacak herhangi bir şeyi görmemek için önüne (ayak ucuna) bakmak. Zira kalbi en çok perdeleyen şey, gözden gönle akseden lüzumsuz ve menfî sûretlerdir.
📖 Sayfa 41 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Kıyâmete kadar her devirde ümmetimden bir grup çıkar ve hakîkatin ortaya çıkıp yaşaması için mücâdele ederler. Bunlar dâimâ Cenâb-ı Hakk’ın yardımına mazhar olur ve neticede hep gâlip gelirler.”
📖 Sayfa 82 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
(Müslim, Îman 247, İmâre 173)
Hadîs-i şerîfte de:
📖 Sayfa 66 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin!" buyrulmuştur.
Hak dostu Mevlânâ Hazretleri buyurur ki:
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Şems bana bir şey öğretti: «Dünyada bir tek mü'min üşüyorsa, ısınma hakkına sahip değilsin.» Ben de biliyorum ki yeryüzünde üşüyen mü'minler var; ben artık ısınamıyorum!.."
Peygamberler dışında her kul, âciz ve kusûrludur.
📖 Sayfa 66 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Tasavvuf, nazarî değil, tatbikî bir ilimdir. Yani satırlardan okumakla değil, ancak yaşamakla gerçek mânâda idrâk edilen bir ilimdir.
📖 Sayfa 26 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Allah'ın kullarını hor görmek, hakikatte kendimizi küçülten yanlış bir davranıştır.
📖 Sayfa 139 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
.jpeg)
İki şeyi unutma: Allah Teâlâ’yı ve ölümü.
📖 Sayfa 136 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
İki şeyi de unut: Başkasına yaptığın iyiliği ve başkasının sana yaptığı kötülüğü.
-Lokman Hakîm
Şah-ı Nakşibend Hazretleri buyurur:
📖 Sayfa 181 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Bir kul, namazda ancak şu dört şeyle huşû hâline erebilir:
1. Dâimâ helâl yemek, yerken kalben uyanık olmak ve huzur ile yemek.
2. Abdest sırasında gafletten uzak durmak.
3. İlk tekbiri alırken kendini huzuri ilâhîde bilmek.
4. Namaz dışında da Hak Teâlâ'yı aslâ unutmamak."
Namazda bedenin kıblesi Kâbe, kalbin kıblesi ise Cenâb-ı Hak'tır.
📖 Sayfa 182 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Öyle bir abdest al ki, hiç bozulmasın. Öyle bir namaz kıl ki, hiç bitmesin."
📖 Sayfa 184 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Yani kulluk şuurunu son nefese kadar taşımak ve Hakk'ın huzurundaki edebi ibadet dışında da muhafaza etmek, kâmil mü'minlerin şiârıdır.
"Dünya hizmet yeridir, ahiret ise kurbet, yani Allah'a yakınlık yeridir. Kişinin kurbeti ise , hizmeti nisbetinde olacaktır."
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Her şey, hiçlik ve yokluğa erdikten sonra başlar.
📖 Sayfa 19 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Öz kabuğun himâyesindedir. Eğer kabukta bir hastalık olursa öze bulaşır.”
📖 Sayfa 99 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Öfke, gaflet, gönülsüzlük ve zorla yapılan bir işte hayır ve bereket yoktur. Zira o işe nefsin hevâsı ve şeytan karışmıştır.”
📖 Sayfa 97 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Vücûdu haram (ve şüpheli) lokma ile beslenmiş bir kimse, namazdan bir neşve duyamaz.
📖 Sayfa 176 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
... Bedenen namazda olup da, Hakk'ın huzûruna durmanın ruh mîracını yaşayacağı yerde, kalben ve zihnen nefsânî düşüncelerle, dünyevî hesaplarla, mâlâyânî fikirlerle meşgul olanlar, büyük bir gaflet içindedirler. Rabbimiz de, namazı böyle kılanlar hakkında; "Yazıklar olsun!" buyurmaktadır. Allah'ın biz kullarından beklediği tam ve noksansız bir namaz; "Gerçekten mü'minler kurtuluşa ermiştir; onlar ki, namazlarında huşû içindedirler." *Mü'minün, 1-2. âyetlerinde bildirildiği üzere, "haşyet"le kılınan namazdır.
📖 Sayfa 149 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Gerçek mânâda tevekkül ehli bir mü’min, yalnız Allâh’a güvenir, O’na dayanır, O’na sığınır. Tedbir ve gayretlerinin, îlahi takdir karşısında bir “hiç” hükmünde olduğunu bilir.
📖 Sayfa 172 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Yaşamakta olduğumuz dünya hayatı, ilâhî imtihan îcâbı aşmamız gereken çeşitli engellerle dolu bir yolculuktur. Yolculuğun nereye olduğunu unutarak dünya misafirhânesinin tezyinâtıyla aşırı alâkadar olan, fânî hayatın süs ve yaldızlarıyla gereğinden fazla oyalanan bir kul, ebedî yolculuk için gerekli hazırlığı yapmaktan gâfil kalır. Kendi eliyle başına büyük dertler alır. Yani kabirde kendisini sıkıntıya sokacak ve ilâhî mîzan önündeki çetin hesapta müşkül bir duruma düşmesine sebep olacak pek çok meşgaleye, âkıbetini düşünmeden atılıverir.
📖 Sayfa 168 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Nitekim hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:
📖 Sayfa 34 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Kıyâmet gününde mü’min kulun terazisinde ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâla çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder.”
Bütün güzellikleri Hak'tan, bütün kusûrları nefsinden bilmeli!..
📖 Sayfa 140 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Tevbenin hakîkati; günahların aslı olan kibir, gurur ve benlik duygusundan vazgeçerek acziyeti idrâk etmektir. Bu da, nefsin hodgâmlığını tanıyıp onun mâneviyâta verdiği zararı fark ettikten sonra gerçekleşir. Kişi bu elem ve acziyet içindeyken gönlünden Hak Teâlâ’ya yalvarır ve inler. İşte tevbenin hakîkati budur.
📖 Sayfa 110 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Sahâbe-i kirâm, aldıkları mânevi terbiye neti cesinde, Efendimiz -sallallahu aleyhi vesellem-'in âhirete irtihâlinden sonra da bir an bile gevşememiş; yeryüzüne ilim, irfan, tebliğ ve cihâd erleri olarak yayılmış, Medinei Münevvere'de tutuşturdukları gönül meş'alelerini Semerkand'a, Çin'e, İran'a, Anadolu'ya, İstanbu önlerine, Afrika'ya, Atlas Okyanusu kıyılarına kadar götürmüşlerdi. Allah Rasûlü'nden aldıkları feyizle gittiler. Tek düşünceleri; Allah rızasını aramak ve esas hayat olan ahiret hayatında Allah Rasûlü'ne yakın olmak idi.
📖 Sayfa 46 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Tasavvufun temel harcı ve en mühim sermâyesi “muhabbet”, onun en güzel tezâhürü ise “edebe riâyet”tir. Muhabbet ve edep olmadan mânen seviye katedebilmek mümkün değildir. Aksi hâlde ibadet, muâmelât ve âhlaktan geriye, kuru bir dâvâ ve faydasız bir yorgunluk kalır. Ne îmânın, ne ibadetlerin, ne de hizmetlerin tadına varılabilir. Bu hakîkate işaretle Mevlânâ Hazretleri ne güzel buyurur:
📖 Sayfa 40 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
“Aklım kalbime sordu:
<-Din nedir?>
Kalbim de aklımın kulağına eğildi ve fısıldayarak:
<-Din, edepten ibârettir!> dedi.”
Hak dostlarının gönül âlemindeki “hiçlik” ve mahviyet hâlini Necip Fazıl ne güzel ifade eder:
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
O erler ki gönül fezâsındalar
Toprakta sürünme ezâsındalar
Yıldızları tesbih tesbih çeker de
Namazda arka saf hizâsındalar...
Zira îman; dil ile ikrar, kalp ile tasdiktir, zihin ile tasdik değildir. Yani zikrin kalbe yerleşerek davranışlara aksetmesi lâzımdır.
📖 Sayfa 124 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş

Mânevî olgunluk yolunda mesafe alabilmek, sadece kitap okumak veya sohbet dinlemekle değil, okuyup dinlediklerinden kendine âdeta bir reçete çıkarıp onun gerektirdiği istikāmette yaşamak ve Allah için hizmet etmekle mümkündür.
📖 Sayfa 132 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
«Mecaz, hakikatin köprüsüdür.» denilmiştir. Bundan kastedilen şudur: Zahirî, bâtınî, kavli ve fiili olan bütün ibadetler mecazdır. Bu tarikate girenler: bütün ibadetlere ihtimam gösterip bu merhalelerden geçmedikçe, (îmandan ihsâna yolculuk yapmadıkça) hakikate vâsıl olamazlar."
📖 Sayfa 107 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
"Yarın yaparım diyenler helâk oldu."
📖 Sayfa 194 · Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş
Sıkça Sorulan Sorular
Şâh-ı Nakşibend (r.a) kimin eseridir?
Şâh-ı Nakşibend (r.a), Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2020'de yayımlanmıştır.
Şâh-ı Nakşibend (r.a) kaç sayfadır?
Şâh-ı Nakşibend (r.a), 200 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).
Şâh-ı Nakşibend (r.a)'ın en ünlü sözü nedir?
“Aşırı tüketim, lüks ve israf sahabe toplumunun tanımadığı bir hayat tarzıydı.”