
Emile Zola'nın imzasını taşıyan Şaheser, Roman alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede İletişim Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Şaheser'den En Beğenilen Alıntılar
"Dışarıda insanlar vardı; konuşan, yaşayan, seven… Ama onun evreni yalnızca tuvaldi; fırça darbesiyle konuşur, renklerle ağlardı."
Şaheser, Emile Zola
Çirkinlik sandığımız şeylerin aslında birer nitelik işareti olduğunu anlamak;ve hayata vermek;ve insanlar yaratmak..
📖 Sayfa 114 · Şaheser, Emile Zola
Yaptığın işten mutlu olmak istiyorsan, kimseden iyi niyet ve hakkaniyet beklemeyeceksin. Haklı sayılmak için ölmüş olmak gerekir.
📖 Sayfa 398 · Şaheser, Emile Zola
"Ah, sizler ne şanslınız, henüz tepenin eteğindesiniz! Mesele tepeye tırmanmak olunca insan nasıl cesur, bacakları nasıl güçlü oluyor! Ama o tepeye vardıktan sonrası bela! Sıkıntılar başlar. Tam bir işkencedir, bir anda aşağı yuvarlanıvermemek için hiç bitmeyen bir mücadeledir ondan sonrası, devamlı yeni bir gayret, yeni bir çaba!.. Ah, Tanrım! Keşke hala aşağıda olsaydım, hala bir şeyler üretebilme umudum olurdu."
📖 Sayfa 119 · Şaheser, Emile Zola
Sen ki, her şeyin, her bir canlının nefesiyle can bulduğu muazzam kainatsın!"
📖 Sayfa 209 · Şaheser, Emile Zola
İnsan,varlığının tamamını bir esere verebilse,içine eşyayı,hayvanları,insanları doldurmak gereken devasa bir Nuh'un gemisi olsa ne kadar güzel olurdu.
📖 Sayfa 72 · Şaheser, Emile Zola
Kendi sanatlarının dışında kalan her şeye karşı müthiş bir küçümseme eşlik eder,servet hor görülür,toplum hor görülür ve tabii bilhassa siyaset hor görülürdü.Neye faydası olmuştu ki bu saçmalıkların?Hep kafası çalışmayanların işleriydi bunlar!O gençlik kibirleriyle her türlü hakkaniyetin üstünde görüyorlardı kendilerini,toplum hayatının ihtiyaçlarını mahsus görmezden geliyor,kendi sanatlarından başka hiçbir şeyle iştigal etmedikleri bir dünya hayal ediyorlardı.Bazen birer aptal gibi görünüyorlardı ama bu ihtiras onları cesur ve güçlü de kılıyordu.
📖 Sayfa 102 · Şaheser, Emile Zola
"Halbuki hakaret hayırlıdır, halk tarafından sevilmemek diriltici bir öğretidir, ustalığını ve gücünü korumak istiyorsan aptalların yuhalamasından iyisi yoktur."
📖 Sayfa 327 · Şaheser, Emile Zola
Hayat bazen beklediğiniz gibi gitmez…
📖 Sayfa 438 · Şaheser, Emile Zola
Devamlı bir başkasına ihtiyaç duymak ne kadar salakça ve ne kadar acı veren bir şeydir!
📖 Sayfa 353 · Şaheser, Emile Zola
Hepimiz romantizm sosuna bulanmışız. Gençliğimiz romantizm batağında fazla eşelendi, burnumuza kadar batmışız. Esaslı bir temizlik lazım bize.
📖 Sayfa 74 · Şaheser, Emile Zola
"Resimleri satmaz olduğundan beri hükümete yanlamaya başlamıştı. (...) Bir bakanın aptalca zevkine boyun eğen bir sanat olsa olsa utançtır, uşaklık öğretisidir!"
📖 Sayfa 404 · Şaheser, Emile Zola
İkisi birlikte mutluydular ya, bu yetmiyor muydu?
📖 Sayfa 196 · Şaheser, Emile Zola
Çayırlarını sulayan dere düşlerini süslüyordu.
📖 Sayfa 63 · Şaheser, Emile Zola
"Sanat, insanın en büyük aşkı olabilir..."
Şaheser, Emile Zola
Beni bilirsiniz değil mi? Kalbim cebimden daha büyüktür.
Şaheser, Emile Zola
Onları içinde bulundukları dünyanın baskın uyuşukluğundan kurtaran şey, okumak için duydukları bu doymak bilmez açlıktı.
📖 Sayfa 65 · Şaheser, Emile Zola
"Dünya, bakmayı bilmeyen gözlerle doluydu."
Şaheser, Emile Zola
Dünyayı bir hamur parçası gibi elleriyle yoğuran bir fırıncı misali,o sevilen kaba hareketlerini daha da abartarak yapıyordu..
📖 Sayfa 117 · Şaheser, Emile Zola

Tanrı'nın cezası bir meslek varsa o da ressamlıktır diyordu. Ne kadar ben bu işleri biliyorum dese de, hala hiçbir şey bilmiyordu aslında. Her seferinde her şeyi yeni baştan öğrenmesi gerekiyordu.
📖 Sayfa 121 · Şaheser, Emile Zola
Kibrimizle kendimizi kaptırdığımız salak hiyerarşiye göre değil;evrensel hayat nasıl akıyorsa öyle,bizlerin sadece birer raslantı olduğu,sokaktan geçen bir köpeğin,hatta sokaktaki taşın bile bizi tamamladığı,bizi açıkladığı bir dünya;yani yukarısı aşağısı,kirlisi temizi olmayan,büyük bütün nasıl işliyorsa öyle..
📖 Sayfa 72 · Şaheser, Emile Zola
Devamlı bir başkasına ihtiyaç duymak ne kadar salakça ve ne kadar acı veren bir şeydi.
📖 Sayfa 353 · Şaheser, Emile Zola
“Hakikaten şu kibirden biraz arınmak gerek, idare eder orana yetinmek, hayatı aldatmak lazım.”
📖 Sayfa 442 · Şaheser, Emile Zola
İhtiyacınız olan tek şey sağlam bir kafa.
📖 Sayfa 73 · Şaheser, Emile Zola
İnsan hissettiği gibi yaşamalı...
📖 Sayfa 207 · Şaheser, Emile Zola
Kalbim cebimden daha büyüktür.
Şaheser, Emile Zola
Yaşanmamış mutlulukları çocuk gibi küçümsemek için insan aptal olmalıydı!
📖 Sayfa 193 · Şaheser, Emile Zola
Anlayacağın, yaptığın işten mutlu olmak istiyorsan kimseden iyi niyet ve hakkaniyet beklemeyeceksin. Haklı sayılmak için ölmüş olmak gerekiyor.
📖 Sayfa 398 · Şaheser, Emile Zola
Mesele tepeye tırmanmak olunca insan nasıl cesur,bacakları nasıl güçlü oluyor..Ama o tepeye vardıktan sonrası bela!Sıkıntılar başlar.
📖 Sayfa 119 · Şaheser, Emile Zola
Çünkü bir yuvanın mutluluğu sadece iyilik, samimiyet ve neşe üzerine kurulur.
📖 Sayfa 326 · Şaheser, Emile Zola
Sanatta, deliliğin nerede başladığı bilinebilir miydi?
📖 Sayfa 320 · Şaheser, Emile Zola
Şu koca dünyada en güzel şey,kafanda bir tilki dolaşıyorsa yanında anlaştığın birinin olması..
📖 Sayfa 117 · Şaheser, Emile Zola
Beden ve ruhun,ulaşılmaz karanlıklarda uyanışı kadar anlaşılmaz bir şey yoktur.
📖 Sayfa 54 · Şaheser, Emile Zola
Hep söylüyorum size, daima yolun başındayız. Mutluluk tepeye ulaşmakta değil, oraya çıkan yolda hala tırmanıyor olmanın sevincini yaşamakta. Ama siz anlamazsınız. Anlamak için yaşamak lazım.
📖 Sayfa 232 · Şaheser, Emile Zola
Çünkü mazi, hayallerimizin mezarlığından başka hiçbir şey değildi. İnsan ayağını mezar taşlarına çarpıp incitiyordu.
📖 Sayfa 392 · Şaheser, Emile Zola
Geleceğin kendi içinde yumurtasını çatlatıp sessiz ve gizlice doğmakta oluşunu kelimelere dökemiyordu.
📖 Sayfa 71 · Şaheser, Emile Zola
“Ebediyen sevin birbirinizi, insanın başına bundan daha güzel bir şey gelemez.”
📖 Sayfa 205 · Şaheser, Emile Zola
Hala tapıyordu onu. Sevişmekten sadece zevk almayı anlayan ve her şeyi unutmak için sevişen bir sevgilinin mutsuz arzusuyla sahip oluyordu ona. Ama sevişmenin ötesine geçemiyordu. Ona yetmiyordu. Başka bir sıkıntı, anlaşılmaz bir sıkıntı sarmıştı içini.
📖 Sayfa 211 · Şaheser, Emile Zola

Anlıyor musun,belki de güneş lazım artık,açık hava,genç ve aydınlık bir resim lazım,eşya ve canlılar hakiki ışıkta nasıl görünüyorsa öyle,yani nasıl söyleyeyim bilemiyorum,bize özgü bir resim,bizim bugünkü gözlerimizin yapacağı ve bakacağı bir resim.
📖 Sayfa 71 · Şaheser, Emile Zola
"Zamanın eskittiği taşlar soğuktu; o sonsuz akıntı, köprülerin altından akıp gitmiş olan su beraberinde onlardan bir parçayı, ilk arzunun cazibesini, umudun verdiği sevinci de alıp götürmüştü sanki."
📖 Sayfa 268 · Şaheser, Emile Zola
"Düşünün bir! Her şey size bir umut verir, her şeyin hayalini kurarsınız, hudutsuz hülyalar vaktidir bu: bacaklarınız öyle güçlüdür ki, en çetin yollar gözünüze kısa görünür; zafer iştahınız öyle kabarmıştır ki ilk küçük başarılar ağzınıza leziz bir tat verir."
📖 Sayfa 232 · Şaheser, Emile Zola
...Duyuyor musun beni, seni seviyorum, seni seviyorum, yetmiyor mu bu sana, seni seviyorum!"
📖 Sayfa 422 · Şaheser, Emile Zola
Sanat lanetlilerinin kamçısı olan o müebbet serap! Bir yaşam var edemediği için can çekişenlere üretme gücü veren o şefkat ve merhamet yalanı!
Şaheser, Emile Zola
…ölümden önce hiçliğe o gönüllü geri dönüş! Ah! İşte iftihar budur, biz fanilerin ulaşmak için uğrunda öldüğü o büyük iftihar!
Şaheser, Emile Zola
Belki de hayalini kurduğumuz o kusursuz adaleti gelecek nesilde getirmeyecek. Bugün, hakarete uğramayı, inkar edilmeyi sineye çekiyoruz. Gelecek yüzyılların hakkaniyetine güveniyoruz. Aslında herkesin hak ettiği muameleyi göreceği şaşmaz bir öte dünya inancıyla bu dünyada cehenneme razı olan müminlerden hiç farkımız yok.
📖 Sayfa 393 · Şaheser, Emile Zola
“…Ey şöhretli zat-ı muhterem, ey büyük sanatçı, hep yükselmek, daha da yukarı çıkmak için beynini kemirirsin, kanını yakarsın; ama zirveye
Şaheser, Emile Zola
vardığında, olduğun yerde durabiliyorsan kendini şanslı say, yerinde sayabilmek için eşelen eşelenebildiğin kadar; ama hele bir gerilediğini hissedersen, eh, o zaman... nafile! Bırak artık kendini parçalamayı, sal kendini, çağın dışında kalan yeteneğinin ıstırabıyla, bir şey üretmekten aciz gayretine kudura kudura, ölümsüz eserlerinle birlikte unutulup gitmek üzere aşağı yuvarlan."
Bu uyuşuk evin içinde nasıl yalnızdı, nasıl boğuluyordu! Gençliği damarlarında öyle güçlü kaynıyor, kalbi bir dostluk için öyle büyük bir arzu duyuyordu ki!
📖 Sayfa 125 · Şaheser, Emile Zola
İnsanın çalıştığı, mutlu olduğu ve kederlendiği bir yerin silinip gitmesi için demek bir kaç yıl yetiyordu. Neydi o halde bu nafile yırtınmanın amacı?İnsan yürürken peşinden gelen rüzgar bütün ayak izlerini silip süpürecekse?
📖 Sayfa 392 · Şaheser, Emile Zola
… çünkü mazi, hayallerimizin mezarlığından başka bir şey değildi…
📖 Sayfa 392 · Şaheser, Emile Zola
Ah, sizler ne şanslısınız, henüz tepenin eteğindesiniz! Mesele tepeye tırmanmak olunca insan nasıl cesur, bacakları nasıl güçlü oluyor! Ama o tepeye vardıktan sonrası bela! Sıkıntılar başlar. Tam bir işkencedir, bir anda aşağı yuvarlanıvermemek için hiç bitmeyen bir mücadeledir ondan sonrası, devamlı yeni bir gayret, yeni bir çaba!..
Şaheser, Emile Zola
Bunlar hayattan uzaklaşma firarlarıydı.Tabiat ananın sinesinde içgüdüsel bir içe kapanma,sırf yalnız ve özgür olmak sınırsız bir neşe veriyor diye ağaçlara,sulara,dağlara duyulan sebepsiz,çocuksu bir hayranlıktı.
📖 Sayfa 63 · Şaheser, Emile Zola
"Ah! Hayat, şu hayat! Onu kendi gerçekliği içinde hissetmek ve kabul etmek, olduğu gibi sevmek, tek sahici, ebedi ve her an değişebilen güzelliği onda görmek, yücelteceğim diye iğdiş etmek gibi saçma sapan fikirlere kapılmamak, çirkinlik sandığımız şeylerin aslında birer nitelik işareti olduğunu anlamak; ve hayat vermek; ve insanlar yaratmak; Tanrı olmanın tek yolu bu!"
📖 Sayfa 114 · Şaheser, Emile Zola
Mutluluk hep birlikte seçtikleri ve hazzına ebediyen ortak oldukları bir sevinçte değil miydi?
📖 Sayfa 251 · Şaheser, Emile Zola
Eşlik, âşıklığı tüketiyordu, bu nikah formalitesi sanki aşkı öldürmüştü.
📖 Sayfa 288 · Şaheser, Emile Zola
“Hep söylüyorum size, daima yolun başındayız, mutluluk tepeye ulaşmakta değil, oraya çıkan yolda, hâla tırmanıyor olmanın sevincini yaşamakta. Ama siz anlamazsınız, anlayamazsınız, anlamak için yaşamak lazım…’’
Şaheser, Emile Zola
… mutluluk tepeye ulaşmakta değil, oraya çıkan yolda, hâlâ tırmanıyor olmanın sevincini yaşamakta.
Şaheser, Emile Zola
Sanatçı vicdanının kuruntuları yüzünden aylar boyunca el kadar bir tuval üzerinde çalışırdı. Tabiatı keşfeden ilk üstatların, Fransız manzara ressamlarının izinden gittiği için en başta doğru renk tonunu seçmek, en doğru gözlemi yapabilmek gibi şeylerle uğraşıyordu ama bir teorisyen gibi çalıştığı için de doğruluk takıntısı elini ağırlaştırıyordu. Ve devrimci heyecanına karşın çoğu zaman canlı renkleri kullanma riskini göze alamıyor, gri ve hüzünlü bir tonu tercih ediyordu.
📖 Sayfa 115 · Şaheser, Emile Zola
Sıkça Sorulan Sorular
Şaheser kimin eseridir?
Şaheser, Emile Zola tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1886'da yayımlanmıştır. Türkçeye Can Belge çevirmiştir.
Şaheser kaç sayfadır?
Şaheser, 451 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).
Şaheser'in en ünlü sözü nedir?
“"Dışarıda insanlar vardı; konuşan, yaşayan, seven… Ama onun evreni yalnızca tuvaldi; fırça darbesiyle konuşur, renklerle ağlardı."”