
Son Emel adlı eser, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1913'te okurlarla buluşmuştur. Son Emel'i bitirenlerin aklında kalan cümleler, aşağıda sayfa numaralarıyla sıralı.
Son Emel'den En Beğenilen Alıntılar
En parlak isteğe dokununuz, solduğunu görürsünüz.
Son Emel, Mehmet Rauf
Bütün ruhum öyle taşıyor ki ancak ölürsem mesut olacağım zannediyorum.
Son Emel, Mehmet Rauf
"Bu o kadındır ki (...) belki istemeyerek, belki acı çekerek fakat varlığıyla olsun yokluğuyla olsun zaruri olarak, çaresiz olarak zehirleyen kadındır. Ne yapsa sizi mesut edememeye mahkûm kadın."
📖 Sayfa 68 · Son Emel, Mehmet Rauf
Dünyada neye kalbimi bağlayacağımı bilemiyorum..
Son Emel, Mehmet Rauf
...gençlik bütün insanları yalancı yaldızlarıyla aldatıyor.
Son Emel, Mehmet Rauf
"Sen ki beni çok sevdin; fakat bütün işvenle beraber beni o kadar bedbaht ve harap ettin ki bu kadar zaman sonra bile ne olsa her şey seni hatırlatıyor ve her hatırlayışımda kalbimin yaraları tekrar açılıyor."
📖 Sayfa 69 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Bu azaplar içinde asıl Don José'yi harap eden şey Carmen için o kadar fedakârlıklar ettiği, namusunu, hayatını, kellesini, her şeyini onun yoluna koyduğu halde bu soğukluğa layık görülmesidir."
📖 Sayfa 87 · Son Emel, Mehmet Rauf
İnsanlar için yapılacak bir şey varsa o da dünyaya gelmemeleriydi.
📖 Sayfa 111 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Lakin azizim, ihtiyar olmak için çok yaşamak lazım değil, fena yaşamak kâfidir."
📖 Sayfa 123 · Son Emel, Mehmet Rauf
Her gün bir parça daha ölmeye devam ediyordu..
Son Emel, Mehmet Rauf
"Kusursuzluk en büyük kusurdur."
📖 Sayfa 120 · Son Emel, Mehmet Rauf
Eski Yunan filozoflarından birisi bir söz söylemiş: "İnsanlar için yapılacak bir şey varsa o da dünyaya gelmemeleriydi." demiş.
Son Emel, Mehmet Rauf
"Sappho biraz küçümseyici, gamlı bir tatlılıkla, 'Zavallı çocuk!' der.
📖 Sayfa 79 · Son Emel, Mehmet Rauf
Evet, ne zavallı çocuk! Değil mi Fanny? (...) Bu hakaret hep seni sevdiği, seni zaafla sevdiği için değil mi?"
Ah, insan bir kere birbirine darılmaya başladı mı artık her şey bitiyor...
Son Emel, Mehmet Rauf
Maziyi, gençlik duygularını o kirlerle lekelemeyerek bütün saflık içinde yaşamak, hatıralarını zehirlemeden masum ve pak yaşamak için acı bir hasret duyuyordu.
Son Emel, Mehmet Rauf
Anlıyor musun gözüm? Bir aşk ne kadar güç başlarsa o kadar da güç bozulur...
Son Emel, Mehmet Rauf
Nereye rast gelirse... Biraz yalnızlığa ihtiyacım var...
Son Emel, Mehmet Rauf
Ah, anlamıyorsun, görüyorum ki anlamıyorsun, anlatamıyorum.
Son Emel, Mehmet Rauf
Zaten kim kimi anlar.?
Zaten lakırdılarınız nedir.?
Hislerinizin yanında sözleriniz nedir.?
sevgili Bourget' nin dediği gibi edebiyat üzerine düşünme, okuma galiba "hayatı acı acı tatmak"tır.
Son Emel, Mehmet Rauf

…beni çok yaşattın, çok mustarip ettin, bittim.
📖 Sayfa 80 · Son Emel, Mehmet Rauf
Ah, bu kıskançlık, bir kere bu kemiren kurt girdi mi zaten sevilmediğimizden dolayı mahvolmuş ruhumuzu ne işkencelerle, ne yeni işkencelerle ezer, bitirir!
📖 Sayfa 88 · Son Emel, Mehmet Rauf
Bu dünyada hissetmemeli, düşünmemeli...
Son Emel, Mehmet Rauf
Dünyada kalbimi neye bağlayacağımı bilemiyordum.
📖 Sayfa 76 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Gayriihtiyari birkaç seri adımla ilerledim ve gazinonun önünde birini bekliyormuşum gibi bir gözetleme noktası buldum; gelişini bekliyordum. Lakin aman Yarabbi, oydu... Evet, tanıyordum. Çocukluk arkadaşım, yakın akrabam, daha özel söyleyeyim: İlk nişanlım, beni umulmadık bir haksızlıkla çabucak unutup bütün vaatlerine 'çocukluk' diyerek bir başkasıyla evlenmiş olan, benim hissiyatımı da kendininki kadar geçici ve çocukça sayarak bana bol bol teselli duaları gönderen Nevber'di."
📖 Sayfa 29 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Beni belki daha çok sevecek, belki daha çok mesut edebilecek birinin mutsuzluk sebebi olmak beni çok üzüyordu."
📖 Sayfa 34 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Yok, uzun gözyaşlarıyla kazanılmış acı bir tecrübeyle söylüyorum ki aşka dair bütün arzularımız, yalnız temasın yokluğundan doğuyor. İnsan bir kere o uzak ve temas etmeyi imkansız gördüğü güzelliklere dokununca bütün hararet sönüyor, bütün emel donuyor ve bütün arzu hazin bir üzüntüyle derin bir neşesizliğe dönüyor. Ve işte saadet zannettiğiniz hal de bundan başka bir şey değil, bana inanınız..."
📖 Sayfa 35 · Son Emel, Mehmet Rauf
İnsanlardan kaçtım , kötümser ve şüpheci oldum.
Son Emel, Mehmet Rauf
Dünyada kalbimi neye bağlayacağımı bilemiyordum. Ağlıyorum, bekliyorum, mahvolan saadetimin boş kalan yerine bakıyorum. 
📖 Sayfa 76 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Sefil ve zavallı oyuncağı olduğumuz hayatın elinde hiçbir zaman bu kadar ümitsizce inlemedim."
📖 Sayfa 69 · Son Emel, Mehmet Rauf
...bu kadar zaman sonra bile ne olsa her şey seni hatırlatıyor ve her hatırlayışımda kalbimin yaraları tekrar açılıyor.
Son Emel, Mehmet Rauf
Zaten saadet dedikleri şey uçan bir kuştan başka nedir? İşte ikimiz ki belki birbirimiz için yaratıldığımız halde sizin zulmünüzle mutsuz ve sefil olduk..
📖 Sayfa 35 · Son Emel, Mehmet Rauf
...Zira onu, o genci seviyordu. Genç kalbinin bütün arzusuyla seviyordu. Bütün meşguliyeti oydu.
Son Emel, Mehmet Rauf
Gözler de sarhoş edici baharlarıyla somut bir nutuk kesilir ..
📖 Sayfa 53 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Zavallı şair, sen hastasın, ben de hastayım, hepimiz hastayız ... Çünkü asrımız hasta!
Son Emel, Mehmet Rauf
Değişmesi imkansız bir mazi göz önündeyken evvelki gibi mesut olmak mümkün müdür? Mahvetmek, hepsini, her şeyi, o uğursuz maziye ait her şeyi silip mahvetmek, bu niçin mümkün değil?
📖 Sayfa 71 · Son Emel, Mehmet Rauf
" Böyle delilikler için gençlik olmalı yahut ikimizde de artık kalmayan tutku körlüğü... "
Son Emel, Mehmet Rauf
Lakin aşkın zevki böyle tartışmalar, böyle yırtılışlar, böyle çırpınışlardadır...
📖 Sayfa 23 · Son Emel, Mehmet Rauf
Bunu anlamamak için insan bir çocuk olmalıdır...
..." Onun kalbini kimse alamamıştı, çünkü o İlk darbede ölmüştü. "
Son Emel, Mehmet Rauf

"Bu sade bir aşk hikâyesi. O kadar sade ki hepsi gibi; birbirini seven ve mecburi ayrılan iki mahluk ki bizi baskısı altında ezen çaresizliğin elinde yok oluyorlar; defi ellerinden gelmeyen bu görülmez düşmanların ayaklarının altında eziliyorlar, ağlıyorlar, sızlıyorlar, karşı koymak istiyorlar... Fakat kime karşı Yarabbim! Sonra bütün bu mücadelelerden ne âciz hıçkırıklarla, ne miskin bayağılıklarla, ne yaralı ve ağlamaklı çıkıyorlar."
📖 Sayfa 69 · Son Emel, Mehmet Rauf
Zannederim ki hayattan aldığım ilk ve en acı yara buydu... Ve bu darbe bütün gençliğimi altüst etti, en yüksek bir hayal tabakasından en alçak bir şüphe tabakasına düştüm
📖 Sayfa 32 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Lakin bana inan ki hayat bir çamurdur!"
📖 Sayfa 116 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Bu hayat ne kadar eğlenceli olursa olsun usanç veriyor. İnsan yoruluyor..." Bir aile ocağı ise en iyi dinlenilecek yerdir!
📖 Sayfa 125 · Son Emel, Mehmet Rauf
Uzun bir hayat uzun bir işkenceden başka nedir ki harap olmasın diye endişe edelim? Bu sefalete girdik, bir an evvel giden en akıllı olandır, buna emin ol!
Son Emel, Mehmet Rauf
İnsan bir kere birbirine darılmaya başladı mı artık her şey bitiyor...
📖 Sayfa 21 · Son Emel, Mehmet Rauf
Şüphesiz pek seçkin ve hayallerin ötesinedeydi.
Son Emel, Mehmet Rauf
" Hem onu hasta eden habersizliği değil, her şeyi bilmesidir.! "
Son Emel, Mehmet Rauf
Ya evlenmeyiniz yahut evlilikten birkaç günlük yalancı bir saadet gölgesiyle bitmez tükenmez kederli günlerden başka hiçbir şey beklemeyiniz, zira bundan ziyade saadet mümkün değildir...
📖 Sayfa 35 · Son Emel, Mehmet Rauf
Zaten kim kimi anlar? Zaten lakırdılarımız nedir? Hislerimizin yanında sözlerimiz nedir?
Son Emel, Mehmet Rauf
Aman Yarabbi, ne müthiş bir bilmecenin içindeyiz!
Eğer bütün hayatın zevki bunlardan ibaretse bütün bu insanlar ne kadar, ne kadar zavallı olmalıydı...
📖 Sayfa 152 · Son Emel, Mehmet Rauf
Bu bir peçe değil, sanki bir emel, bir saadet yanıyordu ve bunun bütün hüsranını duyuyor, ağlamak istercesine duyuyordu..
📖 Sayfa 93 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Her şey güneşli.... Gülüşler, neşeler, vaatler, ümitler, her şey gülüyor... Gel sen de gül çünkü gençlik sırrının titreyişleriyle henüz mesutsun..."
📖 Sayfa 40 · Son Emel, Mehmet Rauf
... Halbuki benim kederlerim yazılmaz, onları hisseden adam ölür !
Son Emel, Mehmet Rauf
Zannediyordum sözler fikrimden pek adi
📖 Sayfa 113 · Son Emel, Mehmet Rauf
dem vuruyor; hâlbuki başka söz yok ki onlarla söyleyeyim..
Hâlbuki aşkımız nedir!
📖 Sayfa 109 · Son Emel, Mehmet Rauf
Miskin, hissiz, başarsız bir atışma!
Karalamaya başladığım beş-on şiirin saf İlhamı o kara gözlerin ruhumun derinliklerinde parlayan gülüşünün ışığıydı.
📖 Sayfa 31 · Son Emel, Mehmet Rauf
Fakat bu vahşi kıskançlıkla bundan sonra geçecek hayat bir işkenceden başka nedir? Değişmesi imkânsız bir mazi göz önündeyken evvelki gibi mesut olmak mümkün müdür? Acaba kalbinde onların, hâlâ onların olan hiçbir şey kalmamış mıdır?
📖 Sayfa 71 · Son Emel, Mehmet Rauf
İşte bu endişelerle hayatları tahammül edilmez oluyor..
İnsanların kendi sahip oldukları mutluluklara erişemedikleri için çektiği acılara dayanamayıp intihar eden günahsızları suçlamaya ve aşağılamaya ne hakları vardı?
📖 Sayfa 144 · Son Emel, Mehmet Rauf

"Nereye?" diye sordu."
📖 Sayfa 125 · Son Emel, Mehmet Rauf
"Nereye rast gelirse... Biraz yalnızlığa ihtiyacım var..."
Bu manalı bakışlara karşı kendinde öyle bir eriyiş gibi dayanılmaz, sanki parlak bir ışık ki göslerine kamaştırarak teşhis imkânı mahvediyordu
📖 Sayfa 48 · Son Emel, Mehmet Rauf
İkiniz de bu sevgiyle o kadar bağlısınız ki ikinizin sözü de ciddiye alınamaz...
📖 Sayfa 23 · Son Emel, Mehmet Rauf
Sıkça Sorulan Sorular
Son Emel kimin eseridir?
Son Emel, Mehmet Rauf tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1913'te yayımlanmıştır. Türkçeye Şevval Şahin çevirmiştir.
Son Emel kaç sayfadır?
Son Emel, 152 sayfadır (Can Yayınları baskısı).
Son Emel'in en ünlü sözü nedir?
“En parlak isteğe dokununuz, solduğunu görürsünüz.”