CANLI

Sultan Abdülhamid'e Arzlar: Ahmed Cevdet Paşa'nın Tarih Üzerine Etkileyici Sözler

Sultan Abdülhamid'e Arzlar - Ahmed Cevdet Paşa kitap alıntıları ve sözleri

Ahmed Cevdet Paşa'nın 1980'de yayımlanan Sultan Abdülhamid'e Arzlar adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Babıali Kültür Yayıncılığı tarafından yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Ahmed Cevdet Paşa
İlk Yayın:1980
Yayınevi:Babıali Kültür Yayıncılığı
Sayfa Sayısı:296
Dil:Türkçe
ISBN:9789944118958
Okuma Süresi:8 sa. 23 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih

Sultan Abdülhamid'e Arzlar'dan En Beğenilen Alıntılar

Birgün mutassıp hocalardan birisi zurefadan bir zata (zarif bir kişiye) “Lutilik (oğlancılık) azaldı, lakin zenparelik de azalsa alem düzelse” deyince o zat "Hocaefendi biz şimdi Hz. Ömer zamanına gidemeyiz. Sen Emeviye ve Abbasiye devletlerinin tarihlerini okusan, bu zamanın kadrini anlar ve şükrünü ifa ederdin.” Cevabını vermiş

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Kırım Muharebesi'nden önce İstanbul ve civarında pek çok hırsızlar vardı. Muharebeden sonra hırsızlık ortadan kalktı. Anlaşıldı ki memleketimizde hırsızlığın artması parasızlıktan imiş!

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Osmanlı memleketleri başka bir ülkeye benzemez. Bir eyalet diğer eyalete, belki bir sancak diğer sancağa uymaz. Bu sebeple devletçe konulmuş olan usul ve kaideler her yerde düzgün olarak uygulanamıyor."

📖 Sayfa 167 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Kozanlılar şimdiye kadar kılmamış oldukları Cuma namazını kıldıkları için o kadar övünç duyup memnun oldular ki bu namazda bulunanlar bulunmayanları tebrik ettiler.
Bu namaz Kozan dağlarını öyle bir etkiledi ki Kozanoğulları'nın idari otoriteleri temelinden sarsıldı.

📖 Sayfa 177 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Sultan Abdülaziz Han hazretleri Mısır'a gitti. Serasker Fuad Paşa'yı da beraberinde götürüp getirdi. Ve kendisine 'yaver-i ekremlik' ünvanı verdi. O zamana kadar Osmanlı Devleti'nde bu ünvan yoktu. Buna ilk olarak Fuad Paşa nail oldu."

📖 Sayfa 73 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

1859 Mart'ında saray binaları hizmetlileri Saray'ı kuşatarak, para için nümayiş yapmak gibi çirkin bir olaya katıldılar. Bunun üzerine Padişah saray hizmetlilerin işlerine son verdi ve onlar için ayrılmış olan dörtbin keselik parayı, binaların mevcut borçlarının karşılanmasına tahsis etti...

📖 Sayfa 32 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Bilindiği gibi insan, âdetlerin esiridir; âdetler ancak zaman geçtikçe yavaş yavaş değişebilir, ancak bazen olağanüstü şekilde birden değişmesi de mümkündür.

📖 Sayfa 74 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Bütün ordu mensupları, askerler Sis halkından bazı kimseler ile yerli kabile ve aşiretlerden Sis'te bulunanlar hep bu namazda bulundu.
Kozanlılar dinlerine bağlı ve haramdan sakınan kimseler olup içlerindeki hocalar ve fakihler de cuma namazını kılmanın ne kadar yüksek derecesi olduğundan bahsetmeye başladılar.

📖 Sayfa 176 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Sultan Abdülaziz Han hazretlerinin, silah ve savaş mühimmatını tamamlamak ve Osmanlı Devleti donanmasını Fransa donanması düzeyine çıkarmak gibi büyük hedefi vardı."

📖 Sayfa 69 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Kasımpaşalı bir imam Efendi'yi şeyhülislam etmek yüksek iradenin hatasıdır"

📖 Sayfa 252 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Üzerimde gayet dikkatle durulması lazım gelen ince ve önemli işlerde, aynı derece bilgisi ve melekesi olmayan askeri kimselere havale etmek kılıç ile kalem açmak gibi yanlış bir iş olduğu bu husus ile ispat edilmiştir.
Kalem yerine kılıç ve kılıç yerine yerinde kalem kullanmak, yapılmak istenilen şeyini hep bozulmasıyla neticelenmiştir. <

📖 Sayfa 85 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Bizden önceki devlet adamları, "çünkü vezir oldun neylersin malı, neylersin canı" derlermiş. Sonra, can daha tatlı, daha kıymetli mi oldu bilmem, fakat o derece fedakârlık devirleri geçti. Reşid Paşa, "neylarsin malı derim ama, neylersin canı diyemem" derdi.

Sonraları mala olan sevgi daha da arttı. "Mal canın yongasıdır" sözü atasözü oldu. Ahlâk bozuldu. Doğruluk ve doğru söz azaldı. Gerçekten doğru sözlü güvenilir kişiler azaldı.

📖 Sayfa 256 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Kırım muharebesinde Fransız ve İngiliz askerleri İstanbul'a gelince, altınları su gibi akıttılar. İstanbul esnafı bu yüzden çok büyük kazanç sağladı."

📖 Sayfa 24 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Abbas Paşa'nın valiliği dönemimde Mısır'dan İstanbul'a pek çok paşalar, beyler ve hanımlar geldiler. Yüksek fiyattan konaklar ve yalılar aldılar. Alafranga ev eşyaları ile evlerini döşediler. Bol bol para harcadılar, israfta bulundular. Safahat kapısını açtılar. Vekiller ve İstanbul eşrafı, bu Mısır döküntüleriyle yarışmaya ve vekil hanımları da Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın kızı Zeynep Hanım'ı taklit ederek israf ve safahata kalkıştılar...

📖 Sayfa 23 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

... Kadın sevgili edinenler çoğalıp erkeklere olan ilgi azaldı. Kavm-i Lut sanki yere battı. İstanbul'da öteden beri delikanlılara yönelik aşk ve ilgi, tabii hali olan kızlara döndü... Devlet adamları içinde oğlancılıkla meşhur olan Kamil ve Ali paşalar ile onlara mensup olanlar kalmadı. Halbuki Ali Paşa da ecnebilerin tepkisinden korkarak oğlancılığını gizlemeye çalışırdı.

📖 Sayfa 25 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

(Kozanoğlu) Çadırcı Mehmet Ağa ansızın Mısır askeri üzerine hücum ederek onları tamamen darmadağın etmişti. O dönemdeki hükümlere göre Çadırcı'nın bu muzafferiyeti devletçe takdir edilmiş ve beğenilmiş ise de, Mısırlılar o bölgeden çekildikten sonra Çadırcı şımarıp, hatta kendisine bazı padişah istekleri sunulduğunda "Emmim oğlu (padişah) bunca memleketleri avucuna almış, bir avuç Kozan'ı da bana çok görmemelidir" diye küstahane cevap vermiş olduğu rivayet edilmektedir.

📖 Sayfa 137 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Meğer Kozan'dan önce, Evkaf nezaretini ıslah etmek lazımmış" diye ortaya atılan küstahhane şikayetler manidar olmayıp (cami imamı) berat Kozan'a gönderilinceye dek üç dört sene geçmiştir.
Mısra: Mebhas-ı zülf-i semen bûyu uzatma kısa kes
(Yasemin kokulu yarin zülfünü uzatma kısa kes)

📖 Sayfa 177 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Sultan Abdülaziz Han hazretlerinin çok üzüntü veren ölümü halkı öyle derinden etkiledi ki, aleyhinde bulunanların bile yüreğini dağladı. Kamuoyu hemen tersine dönerek, bu duruma sebep olanlara küfretmeye başladılar."

📖 Sayfa 251 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Reşid Paşa, Sultan Mahmud zamanında görmüş olduğu usulü tamamiyle devam ettirdi. Onun yerine geçen Âlî Paşa, Ermenilere fazlasiyle itibar etti ve Hariciye Nezareti'nde kurulan Tahrirât-ı Hariciye Odası'na hep Ermenileri doldurdu."

📖 Sayfa 17 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Sultan Abdülmecid Han hazretleri halk arasında çok sevilmesine rağmen, bir müddetten beri sultan hanımların ve saray kadınlarının aşırı derecede harcamaları, bazı kimselerin Abdülaziz Efendi'nin tahta geçmesini arzu etmeye başlamasına yol açtı."

📖 Sayfa 43 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

''Reşid Paşa vefatına kadar Mısır valilerini diğer valilerle aynı derecede tuttu. Mısır valileri kendi kendilerine borç bile alamazdı. Sonra saltanat hukuku bayağı para ile satılarak Mısır valilerinin ünvanı hidive dönüştü."

📖 Sayfa 257 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Kadın sevgili edinenler çoğalıp erkeklere olan ilgi azaldı. Kavm-i Lut sanki yere battı. İstanbul'da öteden beri delikanlılara yönelik aşk ve ilgi, tabii olan kızlara döndü. (...) Devlet adamları içinde oğlancılıkla meşhur olan Kâmil ve Âlî paşalar ile onlara mensup olanlar kalmadı. Halbuki Âlî Paşa da ecnebilerin tepkisinden korkarak oğlancılığı gizlemeye çalışırdı."

📖 Sayfa 25 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Sultan Abdülmecid Han hazretleri hep borç almaktan çekinir ve mali dengeye hep dikkat ederdi. Lakin o da bu akıntının önünde sürüklenip gitmeye mecbur olmuştur. 20 Haziran 1855 günü Padişah maiyyeti ile ilgili bir törende, vekillere hitaben yaptığı konuşmada: "Beşiktaş Sarayı da pek külfetli ve gösterişli oldu, daha sade olabilirdi" dediğinde, Fethi Paşa ve Kaptanı Derya Halil Paşa: "Efendimize göre bu birşey değil" demeleri üzerine: "Yok yok. Fazla olduğuna benim kalbim şahadet etti" cevabını verdi...

📖 Sayfa 23 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Reşid Paşa eskiden olduğu gibi İngiliz politikasında devam etti; Âli ve Fuad Paşalar da Fransız politikası tarafında yer aldılar. Rıza Paşa ise Fransız elçiliğinin adeta hizmetçisi idi."

📖 Sayfa 20 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Reşid Paşa devlete pek çok adam yetiştirdi. Âlî Paşa için ise 'adam yetiştirmek bir yana, yetişecek olanlara da engel oluyor' diye halk arasında söylentiler çıkmıştı."

📖 Sayfa 17 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Gâvur Dağı eşkıyasının kökünün kazanması ile Fırka-i Islahiye'nin başlamış olduğu ıslahat tamamlanmıştır.

Kozan gibi devlet emirlerini asla tanımayan, Gâvur Dağı ve göçebe aşiretler halkı gibi hırsızlığı hayat tarzı kabul eden bunca halk, hep disiplin altına alınıp, halen hepsi devlete asker ve vergi vermektedirler.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Bununla beraber bu durum Osmanlı Devleti'nin benimsemiş olduğu medeniyet anlayışına aykırı düşerek dost-düşman nazarında çirkin bir görüntü vermekteydi. Zamana uygun olarak devlet ileri gelenleri payton ve araba edindikleri gibi, Saray için de mükemmel donanmış araba ile Saraya gerekli eşyalar alınması benimsendi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Kozan'da cuma namazı kılmak pek alışılmış şeylerden olmamakla beraber Yusuf Ağa okur-yazar bir kişi olduğundan bazen minbere çıkıp ve hutbe okuyup cuma namazı kıldırdığı olurmuş de .
Sis kasabası dışındaki bir meydanda minber inşa edildi. Cuma günü alay imamlarından biri hutbe okuyup cuma namazı kılındı.

📖 Sayfa 176 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Padişahın cenaze namazında da diğer insanlar gibi imam efendiler tarafından 'er kişi niyyetine' denilmesi, cemaat üzerinde tarifsiz derece etki bıraktı. Sultan Abdülmecid'in de insan neslinden geldiği hatırlandı. O zamana kadar, o bizim zihinlerimizde insandan farklı bir şeymiş gibi tasavvur olunuyormuş."

📖 Sayfa 47 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Padişah [Abdülmecid]: 'Sultan hanımlar gece mehtaplarda gezermiş. Benim gece mehtapta gezer kızım yoktur. Onları da reddedeceğim. Bu heriflerin hareketleri artık namusuma dokunmaya başladı' diyerek damat paşaları ve bilhassa Ali Galip Paşa'yı azarladı."

📖 Sayfa 29 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Payas'tan Kilis'e ve Belen'den Maraş'a kadar olan yerler hep isyan halindeydi. Ulaşlı eşkıyası ise haydutluğu kendileri için bir hayat tarzı bilip, Payas tarafına inerek yolcuları soyarlardı. Hükûmet, o bölgelerin bu durumunu yeterince bilmez, ancak Payas yolu hac yolu olduğundan oraya gerekli ilgi gösterilir ve Surre-i Hümayun Adana'dan bin kadar atlı ile Belen'e gönderilirdi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Reyhaniye aşireti önceden bir müdürlük şeklinde teşkilatlandırılmakla birlikte, ahalisi halen çadırlarda oturmaktaydı. Buranın gerçek anlamda bir kaza haline getirilmesi için masrafları fazla gelirlerden karşılanarak bir hükümet konağı ile diğer kamu binaları yaptırılması ve Reyhaniye müdürlüğünün, Reyhaniye boybeyisi Mürselzâde Mustafa Bey'e verilmesi hususunda durum Halep valiliğine bildirildi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Avrupa'nın en güzel bölgesi olan Rumeli, Osmanlı Devleti'nin elinde iken Avrupalılar, Osmanlı Devleti'ni, Av- rupa Devletleri'nden saymazlardı. 1853 Kırım Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti, Avrupa Devletleri'nden sayıldı ve Avrupa Devletleri'nin hukukuna erişti.

📖 Sayfa 20 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

“Ömer Paşa Rumeli Ordusu müşirliği de verilerek Hersek’te görevlendirildi. Paşa veda için padişahın huzuruna çıktığında Abdülmecid ona: ‘Allah selamet versin. İnşallah başarır gelirsin. Lakin beni burada bulamayacaksın. Yakın zamanda gelsen de bulamazsın. Beni hanımlarım ve kızlarım bitirdi’ diye buyurdu.
Gerçekten de o günden sonra gücünü kuvvetini günden güne kaybetti ve Ömer Paşa’ya dedikleri gerçek oldu.”

📖 Sayfa 41 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

“Avrupa ülkelerinin Osmanlı elçileri İsveç elçisine ‘neden bizim raporlarımız yanlış senin raporların hep doğru çıkıyor’ dediklerinde elçi onlara: Siz yeniçeriler kahvelerde, durumdan şikâyet edip homurdanıyorlarsa ülkenize ‘İstanbul’da isyan çıkacak’ yazarken ben ‘İstanbul’da asayiş yerindedir’ yazarım.
Zira yeniçeriler söylenerek öfkelerini telafi eder, isyan etmezler.
Siz yeniçerileri sessiz sakin gördüğünüz vakit ‘İstanbul’da asayiş yerinde’ yazarken ben ise ‘sessizliği isyan belirtisi sayarım, Zira suskunluk bir süre sonra isyana dönüşür’ demiştir.”

📖 Sayfa 73 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Hassa kazasının her köyünde usulüne göre muhtarlar seçtirildi ve üç nahiyenin ileri gelenlerinden birer ve Ermeni taifesinden bir ki, toplam dört üyeden meydana gelen kaza meclisi oluşturuldu ve yeterli sayıda zabtiye tertip edilerek kaza müdürü atandı; yardımcı müdür gönderilmesi için İstanbul'a resmen yazı yazıldı.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Kadın efendilerde ısraf aldı başını gitti….Mesela bir tacirden yüzbin guruşluk mal alırsa elli bin guruş da nakit alıp ikiyüz elli bine senet verirlerdi…

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Zendostlar (zampara) çoğaldı, mahbublar (sevilen erkekler) azaldı. Kavm - i Lut sanki yere battı. İstanbul’da öteden beri delikanlılara ma’ruf ve mütad olan aşk - u alaka, hali tabisi üzerine kızlara müntakii oldu... Kubera (kibarlar) içinde gulamparelikle (kulampara/oğlancı) meşhur olan Kamil ve Ali Paşalar ile onlara mensup olanlar kalmadı. Ali Paşa da ecanibin (yabancıların) itirazatından ihtiraz (çekinme) ile gulampareliğini ihfaya (gizlemeye) çalışır idi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

“Ömer paşa çok becerikli bir kumandan olsa da idari işlerde bilgisiz ve tecrübesizdi. Hersek’teki asilik olaylarında onun bu tecrübesizliğinin büyük payı vardır.
Siyasetin askere havale edilmesi kılıç ile kalem açmak kadaryanlış bir iş olduğu bu iş ile de ispat edilmiştir. Kalem yerine kılıç ve kılıç yerine kalem kullanmak, yapılmak istenilen şeyin hep bozulmasıyla neticelenmiştir.”

📖 Sayfa 85 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

"Er kişi niyyetine" herkes için söylenen bir söz ise de, yirmi iki sene saltanat ve hilafet makamında bulunmuş büyük bir padişahın cenaze namazında da diğer insanlar gibi imam efendiler tarafından "er kişi niyyetine" denilmesi, cemaat üzerinde tarifsiz derece etki bıraktı. Sultan Abdülmecid'in de insan neslinden geldiği hatırlandı. O zamana kadar, o bizim zihinlerimizde insandan farklı bir şeymiş gibi tasavvur olunuyormuş.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Fırka-i Islahiye'nin Dersim ve bütün Kürdistan'ı dolaşarak Anadolu'yu tamamen ıslah etmesi kararlaştırılmışken, bu sırada Eflâk ve Boğdan'da meydana gelen karışıklık üzerine Tuna vilâyetinde bir ihtiyat ordusu kurulmasına karar verilip, Fırka-i Islahiye'den de birkaç taburun yeterli ölçüde nakliye hayvanatıyla birlikte İstanbul'a iadesi tarafıma bildirildi. Bu yüzden Anadolu'nun geneline yönelik ıslahat ertelenip, daha önce ıslahatı yapılan yerlerde durumun pekiştirilmesi karar altına alındı.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Fakat bundan sonra İstanbul'da İngiliz ve Fransız elçile- ri nüfuz yarışına girdiler. Reşid Paşa eskiden olduğu gibi İngiliz politikasında devam etti; Âlî ve Fuad Paşalar da Fransız politikası tarafında yer aldılar. Rıza Paşa ise Fransız elçiliğinin adeta hizmetçisi idi. Bu arada Fransız İmparato- ru Rusya İmparatoru ile barışmıştı ve İstanbul'da Fransız nüfuzunun İngiliz nüfuzunun üstünde olmasını istemek- teydi. Bu sebeple Fransız elçisi daima Reşid Paşa aleyhinde bulunuyordu.

📖 Sayfa 20 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Vezaretin ağır yükü altına girmekten çekiniyordum. Bulunduğum ilmiye sınıfının en son noktası olan kadıaskerlik derecesine çıktıktan sonra sınıf değiştirmek epey güç geldi. Fakat sonra Hasan Efendi'nin Şeyhülislamlığında ilmiye rütbesi hemen herkese verilerek kalemiyle rütbesi gibi gerçek değerini yitirince, ilmiye yolunun şan ve şerefi de kaybolmuş ve sınıf değiştirdiğimden dolayı memnun olmuştum.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

İstanbul’da Fransız ve İngiliz elçiler nüfuz yarışına çıkmıştılar. Reşit Paşa İngiliz politikası taraftarıydı. Al ve Fuat Paşalar Fransız politikalarını savunurdu. Fuat Paşa Fransız sefaretine adeta hadim (Hizmetkar) idi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Bununla beraber yakın bir zamanda Gâvur dağı eşkıyası Payas'ın beri tarafında Burnaz Köprüsü mevkiinde Surre-i Hümayun'u tutup gasp etmişlerdi. Bundan dolayı Fuad Paşa, Üsküdar'dan Şam'da kadar olan karayolunu terk ederek, Surre-i Hümayun'u denizden Beyrut'a ve oradan Şam'a göndermeyi usul haline getirmişti.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Kırım Muharebesi'nden sonra Rusya'dan göç edip gelmiş olan üçbin hane kadar Nogay'lar Misis'ten yukarı Ceyhan nehrinin iki tarafında ve Şahmeran Kalesi civarında, köyler yaparak bir güzel nahiye kurmuş olup, Çukurova'nın küçük bir bölümünü imar ediyorlardı.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Rusya muharebesinin sonrasının hemen başında çıkan Hersek isyanının ilk zamanlarda yerel güçlerle bastırılması mümkündü ve bu yolda Bâbıâli'den gerekli uyarıda da bulunmuştu. Ancak iş ciddiye alınmamış olduğundan isyan gittikçe büyümüş ve bu sırada Pop Jarko'nun bir eşkıya çetesiyle Sırbistan'dan Hersek'e geldiği haberi alınmıştır. Bu şekilde isyanın büyüyeceğini ve genişleyeceğini ihtar ettiysem de yine önem verilmedi. İsyan büyüyüp genişledikten sonra da durdurulamayarak Karadağ ve Sırbistan meseleleri ortaya çıktı ve Devleti, Rusya ile savaşa sürükledi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Daha önce Halep valisi tarafından Deli Halil bir şekilde tuzağa düşürülerek ele geçirilmiş ve Edirne'ye sürülmüş iken, buradan kaçarak Kürt Dağı'na gidip serkeşliğini daha da şiddetlendirdi. Bunun üzerine Gâvur Dağının doğu tarafında isyan ve ayaklanmalar iki kat artmış ve Halep'ten yardım çığlıkları çoğalmıştır.

Bu sırada Gâvur Dağı ağalarından bazılarının ecnebiler ile görüşmeye ve bağlantı kurmaya başlamış oldukları da haber alındı.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Öteden beri Osmanlı Devleti gelirine göre harcama yapardı. Memurlar da zamanında maaşını alarak bir ay boyunca buna göre idare ederlerdi. O zaman batı tarzında evler ve yalılar yoktu. Sarayın masrafları ise mütevazı ve derli toplu bir durumdaydı. Şehzadeler kendi dairelerinde tutulurken, kadınlar da bir tarafa çıkmazlardı. Saray ahırının masrafı, saman, ot ve yulaf gibi yem masrafından ibaretti. Hatta ecnebi misafirler gelip de nakil için beygire ihtiyaç duyduklarında, vekillerden beşer-onar koşumlu at alınırdı. Bu tür şeyler için Saray hazinesinin masrafı olmazdı.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Burada hemen kışla inşasına başlandı. Hacılar, Tiyek ve Ekbaz nahiyeleri birleştirilerek, kışla yanında birkaç yüz hanelik yeni bir kasaba kurulmaya başlandı. Buraya ilk olarak hassa taburları ayak basmış olduğundan adına Hassa kazası denildi. Her üç nahiyenin nüfus miktarlarına göre her birinin hissesine isabet edecek kadar haneler ayrılıp çıkartılarak, kasabada üç mahalle teşkil edilmesi için lazım gelenlere emir verildi.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

İslâm milleti ne mübarek millettir. Gerek düzenli asker, gerekse başıbozuk askerler ne güzel askerdir. Barış zamanı maaş ve erzak için sızlansalar bile sefer zamanında kuru ekmeğe kanaat ederler. Bizim başıbozuklarımız arasıra, "erzak az verildi" yahud, "vaktiyle verilmedi" diye rahatsızlık vermekten geri durmazlardı. Bu defa Ulaşlı dağına çıkanlar gibi Çukurova tarafında kalan süvariler de peksimetten başka bir şey istemez oldular. Bana da bir şevk geldi ve elimden geldiği kadar onlarca yiyecek vesair ihtiyaç maddeleri göndermekte kusur etmedim.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Avrupa'nın en güzel bölgesi olan Rumeli, Osmanlı Devleti'nin elinde iken Avrupalılar, Osmanlı Devleti'ni, Avrupa Devletleri'nden saymazlardı. 1853 Kırım Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti, Avrupa Devletleri'nden sayıldı ve Avrupa Devletleri'nin hukukuna erişti.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

İstanbul'da İngiliz ve Fransız elçileri nüfuz yarışına girdiler. Reşid Paşa eskiden olduğu gibi İngiliz politikasında devam etti; Âlî ve Fuad Paşalar da Fransız politikası tarafında yer aldılar. Rıza Paşa ise Fransız elçiliğinin adeta hizmetçisi idi. Bu arada Fransız İmparatoru Rusya İmparatoru ile barışmıştı ve İstanbul'da Fransız nüfuzunun İngiliz nüfuzunun üstünde olmasını istemekteydi. Bu sebeple Fransız elçisi daima Reşit Paşa aleyhinde bulunuyordu.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

zen-dostlar çoğalub mahbûblar azaldı. Kavm-i Lût sanki yere battı. İstanbul'da öteden berü maruf-u mu'tad olan aşk-u alâka, hâl-i tabi'îsi üzre kızlara müntakil oldu. (..) Küberâ içinde gulâmpârelikle meşhur Kâmil ve Âli Paşalar ile anlara mensup olanlar kalmadı. Halbuki Âli Paşa da ecanibin itirazatından ihtiraz ile gulampareliğini ihfaya çalışırdı.

📖 Sayfa 9 · Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa

Sıkça Sorulan Sorular

Sultan Abdülhamid'e Arzlar kimin eseridir?

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, Ahmed Cevdet Paşa tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1980'de yayımlanmıştır.

Sultan Abdülhamid'e Arzlar kaç sayfadır?

Sultan Abdülhamid'e Arzlar, 296 sayfadır (Babıali Kültür Yayıncılığı baskısı).

Sultan Abdülhamid'e Arzlar'ın en ünlü sözü nedir?

“Birgün mutassıp hocalardan birisi zurefadan bir zata (zarif bir kişiye) “Lutilik (oğlancılık) azaldı, lakin zenparelik de azalsa alem düzelse” deyince o zat "Hocaefendi biz şimdi Hz. Ömer zamanına gidemeyiz. Sen Emeviye ve Abbasiye devletlerinin tarihlerini okusan, bu zamanın kadrini anlar ve şükrünü ifa ederdin.” Cevabını vermiş”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Sultan Abdülhamid'e Arzlar — Ahmed Cevdet Paşa. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4