
Pierre Bourdieu'nun Televizyon Üzerine adlı eseri, sosyoloji alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 1997'de yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Televizyon Üzerine'den En Beğenilen Alıntılar
Aslında görüntü dünyası, tuhaf bir şekilde, sözcüklerin egemenliği altındadır. Okunması gereken şeyi söyleyen altyazı -legendum-, yani, çoğu zaman, en önemsiz şeyleri gösteren altyazılar olmadan, fotoğraf bir hiçtir. Adlandırmak, bilindiği üzere, göstermektir, yaratmaktır, varoluşa taşımaktır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
“Özerkliği elde etmek için, içinde kendi kendimizi yargıladığımız, kendi kendimizi eleştirdiğimiz, hattâ kendi kendimizle kavga ettiğimiz, ama bütün bunları nedenini bilerek yaptığımız o bir tür fildişi kuleyi inşa etmek gerekir; kapışırız, ama bilimsel silahlarla, bilimsel araçlarla, tekniklerle, yöntemlerle”
📖 Sayfa 131 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
"Televizyon, sahip olduğu yayılım gücüyle, yazılı basının evreni ve genel olarak da kültür evreni için kesinlikle korkunç bir problem yaratmaktadır.”
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
İnsan hiçbir zaman söylediği şeyin öznesi olduğundan emin değildir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Hiçbir şey, gerçekliği bütün sıradanlığı içinde hissetirmekten daha zor değildir. Flaubert'in severek kullandığı bir söz vardı: "vasatı iyi betimlemek gerekir". Bu, sosyologların da karşılaştığı sorundur: sıradanı sıradışı kılmak; sıradandan söz açarken, insanların onun ne kadar sıradışı olduğunu görecekleri tarzda söz etmek.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bir kaydetme aygıtı olma iddiasındaki televizyon, gerçeklik yaratma aygıtı haline gelir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
İnsan sosyolojiyle uğraştığı zaman, kadınların ya da erkeklerin sorumluluk taşıdıklarını, ama kendi imkânları ve imkânsızlıkları içinde, büyük ölçüde, içine yerleştirilmiş oldukları yapı ve bu yapı içinde işgal ettikleri konum tarafından belirlendiklerini öğreniyor.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
İyi duygularla kötü edebiyat yapılıyor
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Olmak," diyordu Berkeley, "algılanmış olmaktır." Felsefecilerimizden (ve de yazarlarımızdan) bazıları için, olmak, televizyonda algılanmış olmaktır, yani, sonuçta, gazeteciler tarafından algılanmış olmak.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
...bütün kültür ürünleri, matematik, şiir, edebiyat, felsefe, bütün bu şeyler, izlenme-oranına tekabül eden şeye karşı, tecimin mantığına karşı üretilmişlerdir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Simgesel şiddet, ona maruz kalanların ve aynı zamanda da, çoğu kez, onu uygulayanların sessiz suç ortaklığıyla ve her iki tarafın da onu uyguladıkları ya da ona maruz kaldıklarının bilincinde olmadıkları ölçüde uygulanan bir şiddettir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Gazetecilerin özel "gözlükleri" vardır ve bunlarla bazı şeyleri görürlerken bazılarını görmezler; ve gördükleri şeyleri de belli bir tarzda
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
görürler. Bir ayıklama yapar ve ayıklanmış olan şeyi belli bir
tarzda kurarlar.
İster bir söylem, ister bir kitap ya da televizyondan yayılan bir mesaj söz konusu olsun, iletişimin başat problemi, kabul etme koşullarının yerine getirilmiş olup
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
olmadıklarının bilinmesidir
“Söylemin dolaşımda olduğu toplumsal evrenlerin her biri, bazı şeylerin söylenebilip bazılarının söylenemediği tarzda yapılanmış olduklarından, oynanacak bu oyunun da söylenmemiş kuralları vardır.”
📖 Sayfa 74 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bir şeyleri ilk gören ya da gösteren olmak için hemen hemen her şeyi yapmaya hazırsınızdır ve ötekilerin önüne geçmek, ötekilerden önce yapmak, ya da ötekilerden farklı biçimde yapmak için karşılıklı olarak birbirinizden kopya çektiğinizden, sonuçta hepiniz aynı şeyi yapar hale gelirsiniz, özelin, başka yerde, daha başka alanlarda, özgünlük ve tekillik üreten aranışı, burada tekbiçimliliğe ve sıradanlığa ulaşır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Güneşin altında yeni bir şey yok, ezenler ve ezilenler, zenginler ve yoksullar her zaman olacaktır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Eğer sosyolog her zaman biraz rahatsızlık veriyorsa, bunun nedeni, bilinçsiz kalınması yeğlenen şeylerin bilincine varmaya zorlamasıdır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Eleştirel düşünürler ve ezilmişlerin çıkarlarını dile getirmekle yükümlü örgütler, bu probleme berrak bir şekilde kafa yormanın çok uzağındadırlar. Bu durum, betimlemeye çalıştığım bütün o mekanizmaların güçlendirilmesine az buz katkıda bulunmamaktadır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
İzlenme-oranınıyla bütünleşmiş olan sorumluların sahip oldukları besbellilik duygusu, gelip önerdiği konunun, "Bunun ilgi çekici hiçbir yönü yok..." yanıtıyla reddedildiğini gören parçabaşı çalışan bir gazeteci tarafından da paylaşılmak zorunda değildir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
"vasatı iyi betimlemek gerekir".
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyon ekranı bugün işte bu şekilde bir tür Narsis aynası, Narsisçil bir teşhir mekânı haline gelmiştir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyon, pek az özerkliği olan ve gazeteciler arasındaki toplumsal ilişkilerden, saçmalık derecesinde acımasız, azgın rekabet ilişkilerinden kaynaklanan bir dizi baskıların ağırlığı altındaki bir iletişim aygıtıdır
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
“sosyolog her zaman biraz rahatsızlık veriyorsa, bunun nedeni, bilinçsiz kalınması yeğlenen şeylerin bilincine varmaya zorlamasıdır”
📖 Sayfa 111 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Başlıca işlevi televizyona çağrılmalarını sağlamak olan, olabildiğince kısa yapıtları,
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
düzenli aralıklarla yazmaktan başkaca umarları yoktur.
... izlenme-oranı halihazırda gazeteciliğin en özerk mekânlarında bile bütün beyinlere yerleşmiştir. Bugün yazıişleri odalarında, yayınevlerinde, vb. bir "izlenme/okunma oranı anlayışı" egemendir. Her yerde, tecimsel başarı terimleriyle düşünülmektedir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Varsayalım ki, bugün ben 50 yaşında emeklilik hakkını elde etmek istiyorum. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, bu amaç için bir gösteri düzenlerdim, elimize pankartlar alırdık, yürüyüşler yapardık. Milli Eğitim Bakanlığı'na giderdik; bugün ise -hiç abartmıyorum- becerikli bir iletişim danışmanı tutmak gerekir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyon ekranı bugün işte bu şekilde bir tür Narsis aynası, Narsisçil bir teşhir mekanı haline gelmiştir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, insanı insan yapan değerlerin korunması, insanın özgür bir birey olarak varolabilmesi, ancak ve ancak medyanın klişeleştirilmiş şartlandırmalarına başkaldırabilmekle mümkün olabilir. Bu da, medyanın iğvasına düşmemekten geçmektedir. Özellikle de entelektüellerin onun iğvasına düşmemelerini gerektirmektedir... Çünkü -bu da imparator medyanın zayıf yanıdır-, medya entelektüellere muhtaçtır, onların doğrulamasına muhtaçtır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
"İnsanlar, onlardan hizaya girmelerini talep etmeye gerek kalmaksızın, bilinçli ya da bilinçsiz bir otosansür biçimiyle uyumlu hale gelmekteler."
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyon, nüfusun çok büyük bir bölümünün beyinlerinin oluşturulmasında bir tür fiili tekele sahiptir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
... medya, liberal Batı demokrasisini, yeryüzünde gelmiş geçmiş en tümel ve en mutlak totalitarizm haline getiren bir katalizör olup çıkmıştır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bir program müdürüyle yaptığım konuşmayı anımsıyorum; eksiksiz bir besbellilik içinde yaşıyordu.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Ona şunu sordum: "neden falanı ilk sırada filanı ikinci sırada veriyorsunuz?" Şöyle yanıt verdi; "Bu besbellidir". Ve hiç şüphesiz bu yüzden işgal ettiği o mevkide bulunuyordu; yani, algılama kategorileri nesnel zorunluluklara ayarlanmış olduğu için
"Olmak," diyordu Berkeley, "algılanmış olmaktır."
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyona ilişkin bazı "çözümlemeler'', özellikle izlenme-oranı konusunda en fazla duyarlılık taşıyan
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
gazeteciler indindeki başarılarını, bir kültürel üretim ve yayın problemini siyasal, dolayısıyla da plebisitçi terimlerle ortaya koymakla yetinmek suretiyle,tecimsel mantığa bir demokratik meşruiyet kazandırmalarına borçludurlar
Araştırmacıların, özellikle de bilim adamlarının bir misyonu vardır -ve belki de bu misyon toplum bilimleri için özellikle ivedilik taşır-, o da, araştırmanın sağladığı kazanımların herkese maledilmesidir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bizler, Husserl'in dediği gibi, "insanlığın memurları"yız, kâh doğal dünyaya kâh toplumsal dünyaya ilişkin şeyler keşfetmek için devletçe maaşa bağlanmışız ve bana öyle geliyor ki, elde ettiklerimizi geri vermek de mecburiyetlerimiz arasında yer alıyor.
Dünyanın, televizyonun sunduğu şekliyle, sıradan ölümlüler için hiç de cazip olmadığı duygusu, siyaset oyununun, bir bakıma sporcular ile seyirciler arasında benzer bir kopukluğa yol açan yüksek düzey sporlarındaki gibi, profesyonellerin işi olduğu şeklindeki izlenimle atbaşı gitmekte ve bu da, özellikle siyasete en az yakın duranlarda, elbette kurulu düzenin korunmasına yardım eden kaderci bir yükümsüzlük halinin güçlenmesine neden olmaktadır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
“Ve televizyonun karşımıza çıkardığı başlıca problemlerden biri de düşünce ile hız arasındaki bağlantılar sorunudur. Hızın içinde düşünmek mümkün müdür? Televizyon, hızlandırılmış hızda düşündükleri varsayılan düşünürlere söz vermek suretiyle, kendini yalnızca birtakım fast-thinker'lara, gölgelerinden daha hızlı düşünen düşünürlere mahkûm etmiyor mu?...”
📖 Sayfa 60 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Sıradan olanı iyi resmedebilmek gerekir
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Sıradanı sıradışı kılmak; sıradandan söz açarken, insanların onun ne kadar sıradışı olduğunu görecekleri tarzda söz etmek.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
“bir kültür üreticisi ne kadar özerk, özgül sermaye yönünden zengin ve saltlıkla yalnızca kendi öz rakiplerinin bulunduğu dar pazara dönükse, direnişe de o kadar yatkın olacaktır. Tersine, ürünlerini büyük üretim pazarına ne kadar çok yöneltiyorsa (denemeciler, gazeteci-yazarlar, uyumlu romancılar gibi), dış güçlerle, devletle, Kilise'yle, partiyle ve bugün de, gazetecilik ve televizyonla işbirliği yapmaya, onların taleplerine ya da buyruklarına boyun eğmeye de o kadar eğilimli olmaktadır.”
📖 Sayfa 133 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bir alan, yapılanmış bir toplumsal uzamdır, bir kuvvetler alanıdır -ezenler ve ezilenler vardır, bu uzamın içinde etkiyendüzenli, sürekli, eşitsizlik münasebetleri vardır-, ama bir yandan da bu kuvvetler alanını dönüştürmek ya da korumak için verilen mücadelelerin alanıdır
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Gazetecilik, kaygılı, doyumsuz, asi, ya da sinik bir şekilde boşvermiş insanların en çok görüldüğü, "ötekiler gibi olmadığı" için yaşanmaya ya da savunulmaya devam edilen bir işin gerçek yüzü karşısında duyulan öfkenin, tiksintinin ya da bezginliğin en çok sıklıkla (elbette ve özellikle de ezilmekte olanların saflarında) dile getirildiği mesleklerden biridir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bugün televizyon, kültürel üretimin bütün evrenlerini rahatsız eden bir çelişkiyi en aşırı noktaya, sınırına getirmiştir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
İnsanlar, bir şeylerin olduğunu hissetmekte, ama bu dünyanın ne kadar kapalı olduğunu, kendi üzerine kapanmış olduğunu, dolayısıyla onların problemlerine, hattâ onların varoluşlarına kapalı olduğunu görememektedirler.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Örneğin, Durand'ın seçkinleri konu alan ve yakından izlemiş olduğum bir programında, bütün bu insanlar mevcuttu. Attali, Sarkozy, Minc... vardı.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Programın belli bir anında, Sarkozy'ye hitaben konuşan Attali, "Nicolas... Sarkozy" dedi. Küçük isim ile soy ismi arasında bir anlık bir sessizlik oldu: eğer küçük isimle yetinmiş olsaydı, bu iki insanın birbirlerinin ortağı oldukları, birbirlerini çok yakından tanıdıkları herkesçe farkedilmiş olacaktı, oysa ki, görünürde, karşıt partilere mensuptular. Burada, farkedilmeden geçebilecek bir ortaklığın, uzlaşmışlığın işareti vardı.
Kanallar ya da gazeteler arasında, okur ve izleyici kazanmak için, ya da alışılmış söylenişiyle, pazar payları için sürdürülen ekonomik rekabet, somutta, atlatma haber, özel haber, meslekte ünlenmek, vb. türünden kendine has özgül hedefleri olan ve bir yandan basın organının ekonomik ve simgesel kuvvet dengeleri içinde düşünülen konumuna bağlı baskılara boyun eğmekle beraber, ne tümüyle mali kazançlar uğruna ekonomik bir mücadele gibi görülen ne de böyle düşünülen, gazetecilerarası bir rekabet biçiminde gerçekleşir.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
... parlamento, içinde, birbirinden ayrılan ya da hattâ birbirine karşı, olan çıkarları dile getirmeleri beklenen insanlar arasındaki bir dizi kavgaların, birtakım kurallar uyarınca, konuşma ve oylama aracılığıyla çözümleneceği bir tür arenadır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Eğer televizyon kadar güçlü bir aygıt, bu türden simgesel bir devrime biraz olsun yönelseydi, sizi temin ederim ki, hemen durdurulmaya çalışılırdı...
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Oysa, gerçek o ki, hiç kimsenin talep etmesine gerek kalmaksızın, sırf rekabetin ve sözünü ettiğim mekanizmanın mantığıyla, televizyon böyle bir şeye kalkışmıyor. İzleyicilerin zihinsel yapılarına mükemmelen uyarlanmış durumda.
Eğer ahlaki savsaklamaları doğuran yapısal mekanizmaların bilincine varılsaydı, bunları kontrol altına almaya yönelik bilinçli bir eylem de mümkün hale gelirdi.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Daha önce belirttiğim gibi, üçüncü sayfa haberleri siyasal boşluk etkisi yaratır, olayların politik niteliğini yok ederler; dünyada olan şeyleri anekdotlara ve dedikodulara indirgerler.
📖 Sayfa 65 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bir alan, yapılanmış bir toplumsal uzamdır, bir kuvvetler alanıdır -ezenler ve ezilenler vardır, bu uzamın içinde etkiyen düzenli, sürekli, eşitsizlik münasebetleri vardır-, ama bir yandan da bu kuvvetler alanını dönüştürmek ya da korumak için verilen mücadelelerin alanıdır.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Bu evrende herkes, başkalarıyla sürdürdüğü rekabet içinde, elinde tuttuğu ve alan içindeki konumunu, dolayısıyla da izleyeceği stratejileri tanımlayan kuvveti (görece) devreye sokar.
Kimsenin düşünmediği koşullarda düşünebilmek için, bir tür özel düşünüre dönüşmek gerektirmektedir
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
60'lı yıllarda, televizyon ortaya çıktığında, bir kısım "sosyologlar" (bu sözcüğü pek çok "tırnak" açarak kullanıyorum), bunun "kitle iletişim aracı" olarak "kitleselleştireceğini" söylemek için hemen öne atıldılar.
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Televizyonun, yavaş yavaş bütün televizyon izleyicilerini bir düzeye getireceği, türdeşleştireceği düşünülüyordu.
Oysa, insan sosyolojiyle uğraştığı zaman, kadınların ya da erkeklerin sorumluluk taşıdıklarını, ama kendi imkânları ve imkânsızlıkları içinde, büyük ölçüde, içine yerleştirilmiş oldukları yapı ve bu yapı içinde işgal ettikleri konum tarafından belirlendiklerini öğreniyor.
📖 Sayfa 60 · Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu
Sıkça Sorulan Sorular
Televizyon Üzerine kimin eseridir?
Televizyon Üzerine, Pierre Bourdieu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır. Türkçeye Turhan Ilgaz çevirmiştir.
Televizyon Üzerine kaç sayfadır?
Televizyon Üzerine, 112 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Televizyon Üzerine'nin en ünlü sözü nedir?
“Aslında görüntü dünyası, tuhaf bir şekilde, sözcüklerin egemenliği altındadır. Okunması gereken şeyi söyleyen altyazı -legendum-, yani, çoğu zaman, en önemsiz şeyleri gösteren altyazılar olmadan, fotoğraf bir hiçtir. Adlandırmak, bilindiği üzere, göstermektir, yaratmaktır, varoluşa taşımaktır.”