
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 1969 tarihli Biyografi alanında öne çıkan eseridir. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları'dan En Beğenilen Alıntılar
O vahşi bir adamdır. İnsan içine karışmaz. Zaten, onu görmeseniz daha iyi olur
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Paul Verlaine’in Zavallı Gaspard manzumesindeki bahtsız öksüzden hiçbir farkım yoktu. Türlü engeller ve kaderin türlü terslikleriyle bir labirent halini almış olan yolumu kendi kendime sökmüştüm. Nereye gitmek için? Onu da bana gösteren olmamıştı. Dante’nin sık bir ormana benzettiği hayatta insanlar birer ağaç gibi ilgisiz ve duygusuzdu.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Abdülhak Şinasi'ye dönüp şu sözü söylemişti: «Azizim Şinasi Bey, sizin ağzınızdan hiç 'sen' hitabı çıktığı vaki değil midir ? Görüyorum, küçük kardeşinize bile 'siz' diye hitap ediyorsunuz» ve biraz durduktan sonra gülerek ilave etmişti: «Kuzum, siz Paris'te bulunduğunuz zaman Sen nehrine de 'Siz nehri' mi derdiniz?»
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Küçük kardeşine bile “siz” diye hitap edişinin sebebi belki de aldığı aile terbiyesinden ziyade herkesi kendine karşı nazik davranmağa mecbur etmek düşüncesiydi.
📖 Sayfa 234 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Dante'nin sık bir ormana benzettiği hayatta insanlar birer ağaç gibi ilgisiz ve duygusuzdu.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Hastayım, çok ağır hastayım.”
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ben bir kuşum,ötüyorum;nasıl ki,Zola da bir öküzdür, böğürüyor.
📖 Sayfa 85 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İstanbul, gözümde birdenbire bir mahşer, bir cehennem kesilmişti. Nereye gidecektim, ne yapacaktım, neyle teselli bulur ve kiminle dertleşebilirdim?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bugün birçoğumuz hâlâ Garplı kalıbı içinde birtakım Şarklılar değil miyiz? İç yüzümüz, dış yüzümüzle hâlâ bir sürü tezatlarla çelişip durmuyor mu?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“İnsanlarda bulamadığımı, pek genç yaşımdan beri kitaplarda aramaya başlamıştım. Türkçe, Fransızca edebî ve felsefi elime ne geçerse okuyordum ve bu suretle yalnızlıktan, kimsesizlikten kurtulmaya çabalıyordum. Kitaplar benim için hem birer dost, hem birer rehber yerini tutuyordu.”
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birlikte seyrettiğimiz tabiat, birlikte dile getirdiğimiz manzaralar onsuz artık bana bir şey söylemez ve ne işim var diyeceğim gelir: "bu sönen gölgelenen dünyada."
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yoksa, yüzünün çizgilerine ve dökülmeye başlamış saçlarındaki tek tük aklara bakarak ona hiç değilse olgun bir adam diyebilirdim
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
beni gülümser gözlerinin ucuyla süzüyor, ben ona şaşkın şaşkın bakıyordum.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sanat kadar sanatkâr da tam bir hürriyete muhtaçtır. Bir şaire ‘Sen şunu terennüm edeceksin’ veya bir romancıya ‘Sen filan ve falan çevreleri, filan ve falan insanları anlatacaksın! emrini vermek mavi gözlü bir kimseye ‘Senin gözlerin kara olacak’ demek kadar gülünç, abes ve tabiata aykırı bir fikir istibdadıdır. Sanat şahsi ve muhteremdir. Ben aşk şiirleri yazarım, siz vatan şiirleri… Fakat, hiçbir vakit sizin bana, kendi yaptığınızı yapmağa zorlamak hakkınız yoktur.
📖 Sayfa 35 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ahmet Haşim, aynı zamanda titiz bir çay meraklısı idi.
📖 Sayfa 84 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sade bir halk adamı gibi yaşamak ne kadar rahat vericidir.Evet,halk adamı kültürsüzdür,bilgisizdir ama bu kültürsüzlük,bu bilgisizlik onun hayatını “complique”etmekten korumuştur.Entelektüel dediğimiz mahlûk ise sonu gelmeyen kafa tedirginlikleri içinde kıvranan bir zavallıdır ve kendini beğenmişliği,kendini herkesten üstün görüşü onu gülünç bir kukla haline sokmuştur.
📖 Sayfa 94 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Mehlika Sultana âşık yedi genç
📖 Sayfa 120 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Gece,şehrin kapısından çıktı
Mehlika Sultana âşık yedi genç
Kara sevdalı birer âşıktı.
O,insanlar arasına karışmaz.Vahşinin biridir.Onu görmeseniz daha iyi olur.Haliyle,suratıyla pek hoşa gidecek adam değildir.
📖 Sayfa 31 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Tek zevkim okumak, okumak, okumaktı.”
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Fakat,ne tuhaftır ki,bu bolluk içinde dahi ben kendimi yine aç hissetmekte idim.
📖 Sayfa 253 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ana hasreti benim için vatan hasretinden farksız bir yürek acısıydı.
📖 Sayfa 68 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Tek zevkim okumak, okumak, okumaktı… Sanki ben hayatı bütün problemleri ve insanı bütün alınyazısıyla o kitapların arasından görüp anlamaya alışmıştım.
📖 Sayfa 55 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Düştüğüm kuyunun karanlığından başımı uzatıp baktığım zaman görebildiğim yegâne ümit yıldızı sensin!"
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İnsanlarda bulamadığımı,pek genç yaşımdan beri kitaplarda aramaya başlamıştım.
📖 Sayfa 12 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Ben sebep oldum kadıncağızın ölümüne...” diye sızlanıyordu.Ne bileyim,öteden beri canı bir şeye sıkıldı mı, ‘kendimi denize atacağım’der dururdu.Bir gün,yine aynı sözü tekrar edince kendimi tutamadım. ‘A kalfa hanım,hep böyle söylersiniz ama,bir defa olsun bunu yapmağa kalkıştığınızı görmedim.’Bu sözüm üzerinden yarım saat ya geçti ya geçmedi,kalfa hanım kendini yalının alt kat pencerelerinin birinden denize atmış,boğulup gitmişti.Ne büyük bir vicdan azabı içindeyim bilemezsiniz.”
📖 Sayfa 247 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ben ki,yaşıma nisbetle fazla ağırbaşlı,fazla içime kapanıktım.
📖 Sayfa 48 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru yapılmış bir edebiyat anketinde Paul Verlaine'e «Siz ki sembolizmin babasısınız; bize bu çığıra dair bir açıklamada bulunur musunuz ?» diye sormuşlardı. Bu soru karşısında Verlaine'in tepesi atmış: «Sembolizim de nedir ? Bu Almanca bir söz müdür?» demiş ve ilave etmişti: «Ben bir kuşum, ötüyorum; nasıl ki, Zola da bir öküzdür, böğürüyor.»
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ben böyle bir insanla nasıl dargın durabilirdim?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sanat kadar sanatkâr da tam bir hürriyete muhtaçtır.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Dalgın,suya baktım ve dedim âh ölebilsem
📖 Sayfa 82 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Mâdâmki yok ağlayacak mevtime kimsem
Vaktiyle üstüme saldırmayı bir yırtıcı kuş avı sanıp kahramanlık taslayanlar,şimdi birer birer yanıma sokulup gagamı okşuyorlar.
📖 Sayfa 110 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Suçumuz neydi kusurlarını yüzlerine vurmaktan başka?
📖 Sayfa 62 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İnsan gezer, dolaşır,fakat yine eski aşklarına döner.
📖 Sayfa 60 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Biraz yukarıda Refik Halit için “hayat adamı” demiştim buna karşılık kendime de bir “kitap adamı” demem lazım gelir.
📖 Sayfa 56 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
" ...İsviçre'de tedavide bulunduğum sıralarda Erenlerin Bağından adı altındaki nesirleri yazmıştım. Nitekim, bu nesirlerde "Aziz dost" diye hitabettiğim de Yahya Kemal'di. Aramızda önceden karlılaştırdığımız üzere, yarı Şark tasavvufuna, yarı Garp mistisizmine kaçan ve bazan sıtmalı bir ruhun krizlerini ifade eden Erenlerin Bağından'a karşılık o da Sevenlerin Bahçesinden başlıklı yazılar yazacaktı. Bu başlıktan anlaşılıyordu ki, Yahya Kemal'in niyeti benim mistisizmimle kendi epikürizmi arasında bir diyalog açmak suretiyle bizi yeni bir hümanizmaya ulaştıracak yolu bulmaktı. "
📖 Sayfa 125 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bu cehennemde yetişmiş kafaya
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kanlı bir lokmadır ancak mihenim
Âh,ya Rabbi,nasıl birleşti
Bu çetin başla bu suçsuz bedenim
-Ahmet Haşim
Dalgın, suya baktım ve dedim ah ölebilsem
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Mâdâmki yok ağlayacak mevtime kimsem
Düştüğüm kuyunun karanlığından başımı uzatıp baktığım zaman görebildiğim yegane ümit yıldızı sensin.
📖 Sayfa 82 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Dante'nin sık bir ormana benzettiği hayatta insanlar birer ağaç gibi ilgisiz ve duygusuzdu. Onun içindir ki, insanlarda bulamadığımı, pek genç yaşımdan beri kitaplarda aramaya başlamıştım.
📖 Sayfa 14 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
" Evet, şiirde ve hatta güzel sanatların her branşında şu tarza veya bu tarza bağlılığım yoktu ama kendi saham olan nesirde pek titizdim ve güç beğenirdim. Bunun sebebi de o zamanki diye malzemesinin artık ne hislerimizi, ne fikirlerimizi ifade edebilecek bir yeterlilikte bulunmayışıydı. "
📖 Sayfa 124 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Sanat şahsi ve muhteremdir.”
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Refik Halit doğuştan iyimserdi ve her iyimser tabiatlı insan gibi realist bir hayat adamı olmuştu. Ben ise kötümser ve karamsar mizaçlı idim ve bu mizaç arkasından gördüğüm dünyada bana yaşamak şevki verecek hiçbir şey bulamıyordum. Tek zevkim okumak, okumak, okumaktı.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
" Biz ki " diyordu, konuşurken bile medler ve imaleler yaparız. Türkçe bu sayede son derece ahenkli bir dil haline girmiştir. Şimdi nasıl olur da şiir söylerken hece vezninin dar kalıplarını kullanabiliriz? "
📖 Sayfa 124 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yahya Kemal'in bu iddiası, bir zaman gelecekti ki, kendisiyle Ziya Gökalp arasında uzun tartışmalara yol açacaktı. Ben ise nazımcı olmadığım için bu tartışmada hangi tarafı tutacağımı bilemeyecektim. "
O dramatik ayrılık günü üstünden nice yıllar geçti. İstabul’a hele Kadıköy’e her uğrayışımda gözlerim daima Haşim’i arar. Nereye baksam, kimi görsem onun eksikliğini hissederim. Birlikte seyrettiğimiz tabiat, birlikte dile getirdiğimiz manzaralar onsuz artık bana bir şey söylemez ve ne işim var diyeceğim gelir: “bu sönen gölgelenen dünyada.”
📖 Sayfa 111 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sen git odana çekil!Yeni kocanla ben bu gece kendi aramızda bir âlem yapacağız.O bekarlığa veda’nın ilk gününü ben de evliliğimin son gününü birlikte kutlayacağız.
📖 Sayfa 204 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Şu halde ne yapmamız gerekiyordu? Türkçe yazmak için her şeyden önce Türkçe düşünmemiz. Aksi takdirde dilimizi sadeleştirelim ya da özleştirelim derken onu sadece başka bir dilin, yani Osmanlıcanın tercümesi şekline sokmuş oluruz. Halbuki, bir dilin özelliğini sözlüğünde değil ruhunda, dehasında aramak gerekir. Ben, bu ruhu, bu dehayı da Osmanılıktan önceki Türkçe metinlerle halk edebiyatımızda bulacağıma inanıyordum.”
📖 Sayfa 125 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Azizim Şinasi Bey,sizin ağzınızdan hiç ‘sen’hitabı çıktığı vaki değil midir?Görüyorum küçük kardeşinize bile ‘siz’diye hitap ediyorsunuz ve biraz durduktan sonra gülerek ilave etmişti:”Kuzum,siz Paris’te bulunduğunuz zaman Sen Nehri’ne de ‘Siz Nehri’mi derdiniz?”
📖 Sayfa 182 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Refik Halit doğuştan iyimserdi ve her iyimser tabiatli insan gibi realist bir hayat adamı olmuştu. Ben ise kötümser ve karamsar mizaçlı idim ve bu mizaç arkasından gördüğüm dünyada bana yaşamak şevki verecek hiçbir şey bulamıyordum. Tek zevkim okumak, okumak, okumaktı.
📖 Sayfa 55 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Akrep mi yedim?Yılan mı yuttum?
📖 Sayfa 223 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Terk etti mi Leylâsını Mecnun”
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Ahmet Haşim gelmeyecek mi bu toplantıya?"
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Refik Halit müstehzi bir tebessümle gülümseyerek:
"O, insanlar arasına karışmaz. Vahşinin biridir" dedi ve ilave etti: "Onu görmeseniz daha iyi olur. Haliyle, suratıyla pek hoşa gidecek adam değildir. Onunla da Galatasaray'dan tanışırız ama, uzaktan uzağa..."
Refik Halit'in Ahmet Haşim hakkında verdiği bu menfi bilgiye rağmen, ben, içimden, "O Belde" şiirindeki bir mısrayı tekrar ediyordum:
"Melali anlamayan nesle aşina değiliz"
O ansiklopedik bir cehalet içindedir.
📖 Sayfa 181 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Sanat, bazı şekiller, renkler, sesler ve hayaller karşısında müstesna bir zevk duyan seçkin bir insan azınlığının ruhundan doğar.”
📖 Sayfa 35 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
«-Vaktiyle üstüme saldırmayı bir yırtıcı kuş avı sanıp kahramanlık taslayanlar, şimdi birer birer yanıma sokulup gagamı okşuyorlar. Ama, ben, hala mücadelemde devam ediyorum. Kime karşı bilir misin? Kendime karşı. Hem öyle bir öfke, öyle bir nefretle ki, aynada gördüğüm yüzüme tüküresiye kadar ... »
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Türlü engeller ve kaderin türlü terslikleriyle bir labirent halini almış olan yolumu kendi kendime sökmüştüm."
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Divan edebiyatında kaynaklar arıyordu. Nedim
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
tarzında şiirler yazdığı için kendisine "Harabat
şairi" diye sataşan Ziya Gökalp'a verdiği şu cevap bu görüşünde hiç yanılmadığını ispat eder:
Ne Harabî, ne Harabatîyim
Kökü mâzide olan âtiyim
"Sanat kadar sanatkâr da tam bir hürriyete muhtaçtır. Bir şaire 'Sen şunu terennüm edeceksin' veya bir romanciya 'Sen filan ve falan çevreleri, filan ve falan insanları anlatacaksın!' emrini vermek mavi gözlü bir kimseye 'Senin gözlerin kara olacak' demek kadar gülünç, abes ve tabiata aykırı bir fikir istibdadıdır. Sanat şahsi ve muhteremdir. Ben, aşk şiirleri yazarım, siz vatan şiirleri... Fakat, hiçbir vakit sizin bana, kendi yaptığınızı yapmağa zorlamak hakkınız yoktur."
📖 Sayfa 35 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Zekasının havai fişekleriyle gözlerimi kamaştırmaya da çalışmıştı, ama her nedense tavuskuşu gibi yerden bir karış yukarıya uçamamıştı.
📖 Sayfa 154 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Seni görmem için birtakım çamurlu yollardan geçmem lazım geliyor.Bunu da bir türlü göze alamıyorum.
📖 Sayfa 68 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Mademki, ‘konuştu’yerine ‘konuşma yaptı’diyorsunuz,neden ‘geldi’yerine ‘gelme yaptı’demiyorsunuz ?
📖 Sayfa 185 · Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları kimin eseridir?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1969'da yayımlanmıştır.
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları kaç sayfadır?
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 284 sayfadır (İletişim Yayınevi baskısı).
Gençlik ve Edebiyat Hatıraları'nın en ünlü sözü nedir?
“O vahşi bir adamdır. İnsan içine karışmaz. Zaten, onu görmeseniz daha iyi olur”