CANLI

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'dan Klasik Edebiyat Üzerine Dikkat Çeken Alıntılar: Anamın Kitabı

Anamın Kitabı - Yakup Kadri Karaosmanoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Anı-Mektup-Günlük alanında öne çıkan eseridir. Klasik edebiyat dünyasından Anamın Kitabı'dan seçilen bu sözler, okur beğenisiyle sıralandı.

Yazar:Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:154
Dil:Türkçe
ISBN:9754703515
Okuma Süresi:4 sa. 22 dk.
Türler:Anı-Mektup-Günlük, Roman

Anamın Kitabı'dan En Beğenilen Alıntılar

"İnsanın alınyazısı çocukluğunda yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bundandır."

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hem sen Türk'sün. Nasıl İngiliz asker olabilirsin? Ben sana Manisa'dan bir zeybek şalvariyle cepkeni getireyim de bak; onun için de daha ne güzel olursun.

📖 Sayfa 23 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Artık imrendiğim kişiler birer birer gözümden düşmüştü.

📖 Sayfa 140 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Belki ölüm nedir bilmiyordum; belki onu hastalık gibi, kaza gibi gelip geçici bir şey sanıyordum."

📖 Sayfa 85 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ben Ramazan yalnız yarı bir tatil ayı olduğu için değil, ben Ramazan'ı yalnız buram buram simit ve pide kokan akşamları için değil; ben Ramazan'ı yalnız iftar sofraları, sahur hoşafları, davulu, topu, Karagöz oyunları ve sabaha kadar ışıl ışıl ışıldayan minareleri için değil, bana, büyükler arasına karışmak fırsatını veren vaızları ve teravi namazları için de severdim

📖 Sayfa 114 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ah, keşke hastalanan ben olsaydım Annem sabaha kadar benim başımın ucunda kalsaydı. Bana ilacımı, çorbamı verseydi ve buraya getirilmeseydim" diye büsbütün içerlenmiştim.

📖 Sayfa 78 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bu dünyada onun yerini alabilecek tek kadın yoktur ve olamaz da...

📖 Sayfa 72 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Gözüm yılıp korktuğumdan mı? Zannetmiyorum. Ben yalnız uslu ve çekingen değil aynı zamanda son derece utangaçtım da.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Annesi de gitti mezara, babası da gitti mezara, kendi de gidecek mezara.

📖 Sayfa 78 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yaralı bir kuş gibi tekrar toprağa düşerdim.

📖 Sayfa 48 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bu yaşa geldim, hala gözümle görüp okumadığım herhangi bir adı veya bir rakamı yalnız işitme yoluyla hafızamda tuttuğumu hiç bilmem.

📖 Sayfa 63 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sanıyordum ki, onun eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızılarım birden diniverecek ve ben eskisi gibi zıplayıp koşmaya başlayacaktım.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Öyle ki gerçek hayatın kıyıları artık bana görünmez olmuştur. Görünse bile başımı çevirip bakmıyordum.

📖 Sayfa 140 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sanıyordum ki onun eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızılarım birden diniverecek...

📖 Sayfa 89 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kendini nasıl anamla bir tutabilir? Bu dünyada onun yerini alabilecek tek kadın yoktur ve olamazda...

📖 Sayfa 72 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Benim için ilkbahar Nevruz gününün "Mesir" şenlikleriyle başlardı.

📖 Sayfa 93 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Çocukluğumda, merhametten veya hasretten gözyaşı döktüğüm çok olmuştur ama ne mektepte, ne evde dayaktan ağladığımı kimse görmemiştir.

📖 Sayfa 63 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Belki ölüm nedir bilmiyordum; belki onu hastalık gibi, kaza gibi gelip geçici bir şey sanıyordum; belki de annemin verdiği kara haber beni öyle bir yerimden vurmuştu ki, sersemleşip kalmıştım.

📖 Sayfa 80 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

O, zaten, yaşarken unutulmuş değil miydi?

📖 Sayfa 75 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sanıyordum ki, onun eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızların birden diniverecek ve ben eskisi gibi zıplayıp koşmaya başlayacaktım.

📖 Sayfa 89 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Her şeyden evvel kendi kendini tanı!

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ne var bunda korkacak? Ötüyor işte, o da Allah'ın yarattığı bütün kuşlar gibi.."

📖 Sayfa 108 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanın alınyazısı çocukluğundan yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bundandır.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanın alın yazısı çocukluğunda yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bundandır.

📖 Sayfa 12 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hata bir defasında onu böyle üzmekten derin bir vicdan azabı duyarak ve kendi kendimden iğrenerek ölümü göze alan ben değil miydim?

📖 Sayfa 83 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Dört yıl, beş yıl şimdi nedir benim gözümde? Daha dün; hayır, dünden de yakın bir şey. Beş yıllık bir zaman merhalesi bence bir cümlenin sonundaki noktadan hattâ iki fıkranın arasındaki virgülden farksızdır şimdi.

📖 Sayfa 117 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bu karanlık hayat bilmecesini ben çok zaman sonra çözmek merakına düştüm.

📖 Sayfa 61 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsan kocadıkça çocukluğunu ve ilk gençlik çağını yeniden yaşamaya başlar demişler. Meğer, ne kadar doğru sözmüş bu.

📖 Sayfa 11 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yaz... Hele Manisa’nın yazı; o, her biri henüz fırından çıkmış birer kocaman tepsi ekmeği gibi sıcak, yumuşak ve bitmez tükenmez ve yine tadına doyulmaz azatlık günleriyle; o, gövdeleri küsbe terleri döken ve dallarından mis kokulu ballar akan yemiş ağaçlarıyle; o, iri iri üzüm salkımlarının renkten renge girerek bazısının altınlaşıp bazılarının yakutlaştığı beyaz kuleli yeşil bağlariyle; bu bağlardaki sergi yerlerinin gece cümbüşleriyle ve nihayet, buğday başaklarının akşam meltemlerinde kumral bir deniz gibi ürperip dalgalandığı engin ovalarıyle Manisa’nın yazı...

📖 Sayfa 101 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanın alınyazısı çocukluğunda yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bunlardır.

📖 Sayfa 12 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Onda, bütün varlığım sanki sonsuz bir hayal deryasına kapılıp gittiydi. Öyle ki gerçek hayatın kıyıları artık bana görünmez olmuştu. Görünse bile başımı çevirip bakmıyordum..."

📖 Sayfa 140 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Belki ölüm nedir bilmiyordum; belki onun hastalık gibi, kaza gibi gelip geçici bir şey sanıyordum; belki de annemin verdiği kara haber beni öyle bir yerimden vurmuştu ki, sersemleşip kalmıştım.

📖 Sayfa 80 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Annem, kızkardeşim ve bana babamın ölüm haberini verdi. Bunun üzerine, kızkardeşim hüngür hüngür, annem de sessiz sessiz ağlamaya başladılar. Benim ise gözlerimden, yüreğimin bütün acısına rağmen, bir damla yaş akmıyordu. Belki ölüm nedir bilmiyordum; belki onu bir hastalık gibi, kaza gibi gelip geçici bir şey sanıyordum; belki de annemin verdiği kara haber beni öyle bir yerimden vurmuştu ki, sersemleyip kalmıştım.

📖 Sayfa 77 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Babamın başında nasıl bir Karayel esmiş, babam ruhundan nasıl bir zelzele ile sarsılmıştı ki, bütün o edebiyat zevki, o şiirler ve nesiller, o Aşk Mektupları, O prenses, beyninde hiçbir iz bırakmamasıyla savrulup gitmiş ve iç dünyasının zirvesinde kendince kurmuş olduğu güzellik Mabedi birdenbire çökerek yerini yabani atlar bürümüştü?

📖 Sayfa 62 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bir dua oku da gitsin. Bir dua oku"

📖 Sayfa 109 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ben sana Manisa'dan bir zeybek şalvariyle cepkeni getirteyim de bak...

📖 Sayfa 23 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İşte, benim içerimde, kendi kendimle, tıpkı bir geçimsizlik peydah olmuştu Neden? Nasıl? Eğer, şu satırları yazdığım sırada her türlü metafiziğe çoktan veda etmiş bir insan olmasaydım derdim ki öbür dünyaya göçerken bin dert ve isyanla bulanmış ruhunun bütün tortularını bana bırakıp gitmiştir.

📖 Sayfa 82 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Evet, o anda ve buna benzer durumlarda benim elimi ayağımı kesen şey hiç şüphesiz korkaklıktan, acizlikten büsbütün başka bir histi. Bunun adına ben, şimdi, yalnız utangaçlık diyebiliyorum.
Zira dünyanın her türlü cilvesini kanıksamış olmam lazım gelen şu yaşta bile hâlâ kaba bir söz, çirkin bir hareket karşısındaki kızarıp bozarışlarımda, başımı önüme eğip suspus oluşlarımda, birçok merhametsizce nefis muhasebelerinden sonra, ancak böyle bir huyun tesirini keşfedebilmekteyim."

📖 Sayfa 29 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Lakin bu karanlık hayat bilmecesini ben çok zaman sonra çözmek merakına düşmüştüm.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İkinci Abdulhamit'in Manisa'ya sürdüğü bir vezir, Rüştü Paşa, her Nevruz günü, Mesir şenlikleri olurken:
"Neyleyim seyr-i Mesiri dil esir-i gam iken"

dermiş. Bu hüzünlü mısra, Manisa halkı içinde yalnız babamın kalbinde yer etmişti. O da aynı gün hep bunu tekrar eder dururdu. Lakin, kendine göre bir sürgün hayatı geçiren annem de dahil olmak üzere büyüklü küçüklü bütün Manisalıların ve bütün Aydın vilayeti halkının bu en neşeli, en cümbüşlü bayramıydı.

📖 Sayfa 93 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

""-Arasıra bizi de sevdiklerinizden birine benzetseniz ne olur?" derdi."

📖 Sayfa 85 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Zaman ölçüsü, elimde sahtiyandan bir endaze gibi kısaldıkça kısalıyor."

📖 Sayfa 117 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Zira, annemin "küpe çiçeği" dediğine ninem başka bir isim veriyordu. Ninemin, "şebboy" damgasını vurduğu saksıya annem daha süslü bir etiket takıyordu. Mesela, o çiçekler arasında en çok hoşuma giden bir çiçek vardı ki, annem buna "gece sefası", ninem ise pek haklı olarak "ezan çiçeği" derdi. Pek haklı olarak... Zira, bunlar tam akşam ezanı okunurken hep birden pıtır pıtır açılıverirdi ve bence gece ile hiçbir münasebetleri yoktu.

📖 Sayfa 107 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Şimdi ise ben neydim? Altı aşınmış bir çift kundurası, yenleri kısalmış bir ceketi ve dizleri çıkmış pantalonuyla fukara bir mektep çocuğuyum. Ne oyuncağım, ne de oyuna sarfedecek vaktim vardı."

📖 Sayfa 24 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kendini nasıl anamla bir tutabilir? Bu dünyada onun yerini alabilecek tek kadın yoktur ve olamaz da...

📖 Sayfa 72 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsan kocadikça çocukluğunu ve ilk gençlik çağını yeniden yaşamaya başlar demişler. Meğer ne kadar doğru sözmüş bu.

📖 Sayfa 11 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Evet, kırk beş yaşıma bastığım günden beri hep bu vakit darlığı içindeyim. Zaman ölçüsü, elimde sahtiyandan (cilalanmış deriden) bir endaze gibi kısaldıkça kısalıyor. Bir ay bir saat; bir yıl bir gün oluyor.

📖 Sayfa 117 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bütün bunlar ,bana küçücük şeyler gibi görünüyordu.

📖 Sayfa 140 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İçimden zâhir ölüm denilen şey işte bu karanlıktan ibaretmiş.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ara sıra bizi de sevdiklerinizden birine benzetseniz ne olur?

📖 Sayfa 72 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

hep geceyi yaşayacakmışım gibi buyur etmiştim katran karası siyahı hayatıma.

📖 Sayfa 47 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Çocukluğumda babama ait hiçbir şey bana hoş ve munis gelmezdi.

📖 Sayfa 13 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsan kocadıkça çocukluğunu ilk gençlik çağını yeniden yaşamaya başlar demişler. Meğer ne kadar doğru sözmüş bu.

📖 Sayfa 11 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“İnsan kocadıkça çocukluğunu ve ilk gençlik çağını yeniden yaşamaya başlar demişler”

📖 Sayfa 11 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sebebini pek iyi bilmeyerek döktüğümüz bu sessiz göz yaşları, sanıyorum ki, hasret gibi, gurbet gibi, kimsesizlik ve çaresizlik gibi birtakım acı duyguların zehriyle doluydu.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Huyunu Annesinden alan Yakup Kadri küçüklüğünden beri bu kişiliktedir. Hiçbir zaman babasınıı sevemez hatta onu yakışıklı bile bulmaz. Manisa'nın kiraz bağçelerini, Rufai tekkesinin içinde bıraktığı korkuları, Küçükken annesinin ona okuduğu 'Ekmekçi Kadın ve Monte cristo'' kitapları ile Bir nefeste okunup bitirilebilecek bu eser, 1957 yılında yazılmıştır.

İnsanın alınyazısı çocukluğunda yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi budur.

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

gayrı herhangi biri ona ''Ne haldesin'' diye sormuştu? Hangi akraba, ona -candan değilse bile- dıştan yakınlık göstermek mürüvetinde bulunmuştu.

📖 Sayfa 75 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

(Dostlarım ve yakınlarımla para bahsi etmek hâlâ pek ağırıma giden bir şeydir. Bu yüzden bütün ömrüm boyunca herhangi bir menfaat münakaşasına girişmektense hakkımın yenmesine göz yummayı tercih etmişimdir.)

📖 Sayfa 134 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Hatice benim... dedim; sonra avazım çıktığı kadar "Olacak mı? Olmıyacak mı? diye bağırırdım. Kaya kah "Olacak" kah "Olmıyacak" cevabını verirdi. Bazen Hatice arkamdan koşup yetişir "Ne olacak? Ne olmıyacak?" diye beni sorguya çekerdi. O zaman, tuhaf bir utanca düşüp şaşırır, başımı öne eğerdim.
Heyhat; Hatice hiç kimsenin olmadı. Bir korkunç kaza, müthiş bir felaket onu alıp götürdü

📖 Sayfa 99 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"bir varmış, bir yokmuş" la başlayıp hep mış, mış, mış,"

📖 Sayfa 111 · Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Anamın Kitabı kimin eseridir?

Anamın Kitabı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından yazılmıştır.

Anamın Kitabı kaç sayfadır?

Anamın Kitabı, 154 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Anamın Kitabı'nın en ünlü sözü nedir?

“"İnsanın alınyazısı çocukluğunda yazılmıştır ve hangi yaşa girerse girsin, şuurunun altında daima çocuk kalışının sebebi bundandır."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Anamın Kitabı — Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4