
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 1972 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Kitabın en beğenilen satırları, sayfa bilgileriyle birlikte burada.
Ankara'dan En Beğenilen Alıntılar
hatırına bin volt kuvvetinde bir fikir gelmiş gibi yerinden fırladı
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çalışmak, çalışmak. Bir şeye yaramak, bir şeye yaradığını hissetmek, işte yaşamanın yegane manası...
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Adam sende, burada öyle şeylere bakılmaz." dedi. "Ankara'da en sevdiğim şey bu teşrifatsız sade ve samimi kardeşlik havasıdır."
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ben, çok defa ima ettiğiniz gibi âsinin biriyim.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ömrünüzde bir kere olsun, hâlis Anadolu türkülerini candan dinlediğiniz oldu mu?
📖 Sayfa 79 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bilâkis, onca, kadının hürriyeti demek, hiçbir hususta erkeğine muhtaç olmaması, ondan bir şey beklememesi, ona tâbi bulunmaması idi.
📖 Sayfa 152 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Çalışmak, çalışmak. Bir şeye yaramak, bir
📖 Sayfa 87 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
şeye yaradığını hissetmek, işte yaşamın
yegâne manası..."
Ve bir kötü fikri ya da gönül azabını zonklayan bir çürük diş gibi söküp atmalıdır.
📖 Sayfa 190 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Çalışmak, çalışmak. Bir şeye yaramak, bir şeye yaradığını hissetmek, işte, yaşamanın yegâne mânası,"
📖 Sayfa 87 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çalışmak, çalışmak. Bir şeye yaramak, bir şeye yaradığını hissetmek, işte, yaşamanın yegâne manası.
📖 Sayfa 87 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yüreğimi tüketeceğime her işi kendim yaparım, daha iyi...
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Vay insafsız herif, vay..." diye söyleniyordu. "Kadın dövmek, kadın dövmek... İşte, bu havsalımın alacağı bir şey değildir. İçimden ne geliyor bilir misiniz? Şimdi bizim neferi çağırmak, bu adamı bir ağaca bağlatıp kalın bir sopa ile canını çıkarıncaya kadar pataklamak..."
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bazen siz gülerken, ben, hıçkırdığınızı hissediyorum.
📖 Sayfa 156 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Suratında bir damla kan yok, kuzum. Hiç de gün yüzü görmedin mi, nedir.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ah, bir bardak bira, gözümde tütüyor.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kendi başımın rahatına bakacağım. Herkesten uzak, kendi yağımla kavrularak yaşayacağım.
📖 Sayfa 165 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Türk milletinin kalbi Ankara'da çarpıyor.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kimsesiz cennetiâlâ bile çekilmezmiş, a yavrum…
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Hayatta sevmenin ve sevilmenin bin türlü şekli vardı. Ona göre, sevgi öncesizdi, sevgi sonrasızdı.
📖 Sayfa 184 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bu kadın, onun ruhunun ekmeği ve tuzu idi.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
kocaman Van kedisi munisliği ile kocasına sokulmuştu.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ne beyhude bir hevese düşmüşüm
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Genç adam, ona, bazen, kendi hayatından bahsediyordu.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sanki, bu âlem bana küs ve ben ona dargın gibiyim.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bütün bir ırkın asaletini taşıyan, uzun parmaklı, güzel elleri bir kehribar tesbihle oynuyordu.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Evet, evet ne güzel söylediniz. Sanki, bu alem bana küs ve ben ona dargın gibiyim.
📖 Sayfa 79 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bütün lüksünüz, bütün danslarınız, çaylarınız, kahkahalarınız, ruhunuzun sefaletini örtemiyor.
📖 Sayfa 156 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
...Çünkü seviyordu. Çünkü gençlik denilen şeyin bir sevme kabiliyetinden,bir sevme kutretinden başka şey olmadığını anlıyordu. Bu da elden gitse bile yine korkusu yoktu.Zira ,ona göre, hayatta sevmenin ve sevilmenin bin türlü şekli vardı.Ona göre,sevgi öncesizdi, sevgi sonrasızdı.
📖 Sayfa 188 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sizler beni, her gün bir parça daha kendi içime itiyorsunuz.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kadın dövmek, kadın dövmek...
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İşte, bu havsalamın alacağı bir şey değildir.
"Kadın dövmek, kadın dövmek... İşte, bu havsalamın alacağı bir şey değildir. İçimden ne geliyor, bilir misiniz? Şimdi, bizim neferi çağırmak, bu adamı bir ağaca bağlatıp kalın bir sopa ile canını çıkarıncaya kadar pataklamak.."
📖 Sayfa 71 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ankara’yı küçücük bir yer mi sandınız?
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"İstanbul'da her taraf konuşur. Her taraf,
📖 Sayfa 79 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
size bir şey söyler. Sanki, taşı toprağı canlı
gibidir."
Ölümü düşünürüz, günün birinde öleceğimizi biliriz. Fakat, bu, bize yine muhal görünür. Muhal değilse bile, vakti, zamanı tayin edilmeyecek kadar uzak ve bulanık bir âkıbet farzedilir. Aşkta da unutmak, vazgeçmek, ayrılmak fikri böyledir. Bu kadar acıklı bir surette muhakkak ve bu kadar zaaf ile imkânsızdır.
📖 Sayfa 208 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yüreğine ânî bir ıstırap çöktü.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Bazı siz gülerken, ben, hıçkırdığınızı hissediyorum."
📖 Sayfa 155 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Çünkü, gençlik denilen şeyin bir sevme kabiliyetinden, bir sevme kudretinden başka şey olmadığını anlıyordu."
📖 Sayfa 188 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ufuk vardı, etrafta bir parça yeşillik vardı ve boz toprak dalgalarının birbiri ardısıra yayılışlarında gözü oyalayan bir gölge ve çizgi ahengi vardı ve başında oturdukları bu havuz bir genişçe yalaktan ibaret olmakla beraber içinde temiz ve berrak bir suyun serinliği ve şırıltısı duyuluyordu.
📖 Sayfa 36 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"baksana, galiba bizim ev sahibi karısını dövüyor.”
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Nazif, kayıtsız kayıtsız:
“Mutlaka, sabah kahvaltısını vaktinde yetiştirmemiş olacak,” dedi.
Zira, ona göre, hayatta sevmenin ve sevilmenin bin türlü şekli vardı. Ona göre, sevgi öncesizdi, sevgi sonrasızdı.
📖 Sayfa 183 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Kim bilir, ne yakası açılmadık sözler söyleyecektir ve benim hakkımda kim bilir neler düşünecektir.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
acemi bir ip cambazı gibi hep hayattaki muvazenesini aramakla meşguldü.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
O benim daha hiç bir şeyim değildi. Fakat, her şeyimdi.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Hep İstanbul, hep İstabul hasreti... Her
📖 Sayfa 78 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
nedense, bundan sıyrılmak pek mümkün
olmuyor."
yüzünde henüz büluğa ermemiş bir şımarık çocuk ifadesi vardı.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Size dargınım. Çok dargınım.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Etrafına, şaşkın şaşkın bakarken, bir de gözleri o mahşer kalabalığın içinde Gazi'nin gözlerine rast gelmesin mi?
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Hiçbir ilaç, hiçbir kür, yaratıcı bir inkılâp heyecanı içinde yaşayan bir memleketin havası kadar insana sıhhat ve şifa veremez.
📖 Sayfa 226 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bazen yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çünkü, bencil, iğrenç olduğu kadar bedbahttır da.
📖 Sayfa 199 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ne!
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Bütün dünyanın kendisinden bahsettiği Adam, bu kayaların dibindeki taştan kulübede mi oturuyor?
Düşman aha şuracığa kadar geldi, çattı.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sus, cicim; beni çıldırtma.
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
“Onca, her yaşın kendine mahsus bir güzelliği, bir tadı vardı. Hüner, yaşanılan anın içinden bunun esrarengiz usaresini bulup çıkarmaktır.”
📖 Sayfa 208 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Eski hayatını hiç aramıyor musun? İçinde hiç bir esef ve hasret yok mu?
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Her şey değişecek, fakat, kadının kalbi hep aynı biçareliği muhafaza edecek
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çünkü, sevinç, yanık topraklardaki sular gibi, hep içe çekilmiş, yüreklere sinmişti.
📖 Sayfa 91 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Onca, her yaşın kendine mahsus bir güzelliği, bir tadı vardı. Hüner, yaşanılan anın içinden bunun esrarengiz usaresini bulup çıkarmaktır."
📖 Sayfa 212 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Siz başka bir âlemdesiniz, ben başka bi âlemden...
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
"Anadolu, şatafatın, gösterişin, reklâm ve
📖 Sayfa 29 · Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
palavraların hiç geçmediği bir diyardır."
Sıkça Sorulan Sorular
Ankara kimin eseridir?
Ankara, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1972'de yayımlanmıştır.
Ankara kaç sayfadır?
Ankara, 252 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).
Ankara'nın en ünlü sözü nedir?
“hatırına bin volt kuvvetinde bir fikir gelmiş gibi yerinden fırladı”