CANLI

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'dan Klasik Edebiyat Üzerine Değerli Satırlar: Bir Sürgün

Bir Sürgün - Yakup Kadri Karaosmanoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 2017 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Bir Sürgün'ü okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.

Yazar:Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İlk Yayın:2017
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:360
Dil:Türkçe
ISBN:9789754705652
Okuma Süresi:10 sa. 12 dk.
Türler:Edebiyat, Roman, Türk Klasikleri

Bir Sürgün'den En Beğenilen Alıntılar

"Milyonlarca kişilik bir insan yığını içinde, kim olduğu, nereden geldiği, nereye gideceği, ne yaptığı, ne yapacağı hiç bilinmeyen; daha doğrusu... hiç kimsenin vazifesinde olmayan yalnız ve garip bir adam..."

📖 Sayfa 121 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ne tuhaf, insanlar, ne yaşta ve ne şeraitte olursa olsun, içlerinde daima bir çocuk saffeti saklıyorlar."

📖 Sayfa 118 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bugün ki, sahrada bir ceylan, havada bir kuş kadar hürüm; kendimi bir zindan kapısı önünde zannediyorum."

📖 Sayfa 72 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bunlar, bir hiçten bir dâhi çıkarırlar ve bir dâhiyi de açlıktan ölmeğe mahkum ederler."

📖 Sayfa 145 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Yalnızlık... Lakin bir şehrin gürültüsü içinde, pencereleri bir işlek caddeye bakan bir odadaki yalnızlığı değil, tam manasiyle bir kır ortasında, sessizlik, tembellik ve tahayyülle dolu bir yalnızlık istiyordu."

📖 Sayfa 229 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hayatın sathını teşkil eden hiçbir şey beni alâkadar etmiyor. Ancak derinliğine yaşayabiliyorum. Bütün bedbahtlığım buradan geliyor. Hep derinliğine… Halbuki hayat tek bulutlu bir nesne değildir. Mesut olmasını bileyim.

📖 Sayfa 118 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Dr. Pienot, içinden: "Bir iki saatlik ömrü kaldı." diyordu.
Gerçekten, hekimin tahmin ettiği üzere, bir saat sonra, hasta öyle müthiş bir fenalık geçirdi ki, yüreğini yerinden kopuyor sandı ve bir çocuk gibi haykırdı:
"Anneciğim, anneciğim..."
Fakat, hekim, bu sözler Türkçe olduğu için bir şey anlamadı.

📖 Sayfa 328 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Mon Lieu, mon Dieu, la vie est lâ
Simple et tranquille..."*

"Tanrım, Tanrım, hayat işte orda/ Basit ve sakin...

📖 Sayfa 288 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Lakin, saadet denilen şeyin ne gibi küçük küçük teferruattan terekküp ettiğini (oluştuğunu) ve gene bir saadetin bir rüyadan ne kadar farksız olduğunu burada anlamıştı. Bir rüya veya bir hakikat!..

📖 Sayfa 302 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"İnsan sever, niçin ve nasıl sevdiğini bilmeyerek. Zaten insan bunu bilmeğe, kendi içini apaydın görmeğe ve hele, sizin gibi aşkın felsefesini yapmağa başladı anda artık sevmiyor demektir. Onun için seven adam daima mantıksızdır."

📖 Sayfa 289 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanı değiştirebilir misiniz?
Hiç sanmam. İmkansız….

📖 Sayfa 181 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Aman ne kaba, ne biçimsiz şey..." diye mırıldandı.

📖 Sayfa 117 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Huz mâ safa da mâ keder (sefayı al, kederi bırak)

📖 Sayfa 295 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Kendisinde bütün dünya köylüleri gibi hiç tabiat sevgisi yoktu."

📖 Sayfa 286 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ah, doktor; ne kadar zaman, ne kadar zaman var ki, iyilik nedir, şefkat nedir unutmuşum. Burada kendimi adeta, babamın evine dönmüş ve çocukluk yatağıma girmiş sanıyorum."

📖 Sayfa 322 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Doktor Hikmet, zaten, hiçbir zaman kendisinden memnun değildir. Fakat, kendisine karşı şu andaki kadar nefrete yakın bir hoşnutsuzluk duyduğunu hatırlamıyordu. Bedeninin her bir parçası ona karikatüral bir biçim gibi geliyordu. Bunun içindir ki, birkaç kere aynaya isabet eden gözlerini haşyetle (korkuyla) yere indirmişti."

📖 Sayfa 107 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"İlahi misyon! Fakat gerçekten insanda böyle bir sıfat var mıydı? İnsan denilen mahluk haddi zatında bütün hayvanların en kötüsü, en faziletsizi, en ihtirasları, en egoisti, en şerri değil miydi? Ve bütün kanunlar, bütün sosyal ve moral prensipler hep onun korkunç instinct'lerine gem vurmak için konulmamış mıydı? Kanunlar ve moral prensipler..."

📖 Sayfa 229 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Lakin, doktor, tek başıma sıkıntıdan çatlarım;" dedi.
"Okursunuz, okursunuz; dostum. İnsana kitaptan iyi arkadaş olur mu?"

📖 Sayfa 278 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Fakat, bilmiyorsunuz ki, kaçmakla aşktan yakayı sıyıramazsınız. Çünkü, onu, nereye gitseniz beraberinizde götürürsünüz ve onunla tricher (hile yapmak) edilemez. Çünkü gözü daima içinizdedir. Sizin ne yaptığınızı ve ne yapmak istediğinizi sizden daha iyi, o bilir. Tevekkeli 'On ne badine pas avee l'amour'* dememişler."

📖 Sayfa 284 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kendi kendine: “Ben aşığım. Fakat kime?” diye sordu….

📖 Sayfa 207 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ne idi? Kimdi? Nerede idi? Oh, bütün hakikatten, bütün hakikatlerden ne kadar uzaktı."

📖 Sayfa 274 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Samimiyet... Lakin bu sizin hiç sevmediğiniz bir şey..." dedi.
"Bilakis matmazel, bilakis... Ben Paris'e geldiğim günden beri yalnız samimiyetsizlikten, yalnız samimiyetsizlikten müştekiyim (şikayetçiyim). Günün birinde burada ölecek olursam sebebini en açlıkta ne susuzlukta, ne de hastalıkta arayınız! Emin olunuz ki yalnız samimiyetsizlikten gebereceğim."

📖 Sayfa 246 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Onu seviyorum. Onu, şu dakikada ölesiye seviyorum; çünkü ondan uzağım. Çünkü onu, bütün o yapmacık samimiyeti, bütün o aklı başka yerde tavırlariyle yanıbaşımda görmüyorum. Görünce tekrar soğuyacağım."

📖 Sayfa 245 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Kalbinde bir acayip korku, bütün mehib ve meçhul şeylere yaklaşırken duyulan bir tatlı dehşet vardı."

📖 Sayfa 54 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bütün sıkılgan mizaçlılar gibi, o da, cinsi hayatın sıtmalarını ancak muhayyelesini harekete getiren hadiselerle duyardı."

📖 Sayfa 72 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“Yaşamak başlı başına bir sevinçtir.”

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Doktor Hikmet lambayı yerine koydu ve zorla gülmeye çalışarak:
"Bir de bu suratla gönül avına çıkmışım." dedi.

📖 Sayfa 259 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Pardon monşer; dün gece biraz geç yattım da davranamadım. Birer kahve içeriz değil mi? Dur; takımları buraya getireyim de beraber pişirelim. Daha keyifli olur."
Ve mutbaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, birbirine bitişik şeker ve kahve hokkasını ve bunların ortasında ispirtoluğu getirdi. Hepsini birer birer sedef kakmalı bir küçük sigara masasının üzerine yerleştirdi ve fitili yakıp cezveyi sürdü.

📖 Sayfa 101 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Yalnız, sevgi, her şeye rağmen yalnız sevgi, mülakatını beklemeyen fedakar sevgi kalıyor... Hatta 'sevilen' bile aradan çekiliyor. Yalnız seven kalıyor..."

📖 Sayfa 290 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Çünkü inanmak insanlar için ezeli bir ihtiyaçtır.

📖 Sayfa 43 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Niçin bu kadar kötü bir tiyatro sahnesinin daimi müşterisi olacakmışım? Ben kendi hayatımı, yalnız kendi hayatımı yaşamak isterim. Zira, ben bir münzeviyim. Ne kümes, ne ağıl, ne sürü benim yerim değildir. Zira, ben insanın her şeyden evvel bir carnassier (etobur) olduğuna kaniim."

📖 Sayfa 182 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Doktor Hikmet, içinden: "Öldüğüm vakit," diyordu, "benim gözkapaklarımı bu eller kapayacak! Ne kadar bahtiyarım! Bu yeryüzünde, benden bahtiyar bir insan daha var mı?"

📖 Sayfa 273 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Siz bir meleksiniz, gökten inme bir meleksiniz;" dedi.
"Ooo... İstemem, hiç melek olmayı. Bilir misiniz; ben daima hoşuma giden şeyleri yapmasını severim. Bende nafile bir iyilik, bir hayırseverlik keşfetmeye çalışmayınız. Ben, haddi zatında egoistin biriyim. Fakat birine karşı kalbimde bir sempati, bir meyil hissettim mi, dünyanın en fedakar insanı olurum."

📖 Sayfa 271 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Alışamadım. Sonra, bu < Yarın ne olacak ? > , < Yarın ne yapacağım ? > endişesi beni bir dakika rahat bırakmıyor .

📖 Sayfa 119 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Niçin bu kadar kötü bir tiyatro sahnesinin daimi müşterisi olacakmışım? Ben kendi hayatımı, yalnız kendi hayatımı yaşamak isterim. Çünkü ben bir münzeviyim. Ne kümes, ne ağıl, ne sürü benim yerim değildir.

📖 Sayfa 182 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Muvaffakiyet denilen şey, tayini güç bir sürü amillere (etkenlere) sebeplere ve hatta tesadüflere bağlıdır. Hususiyle, içinde yaşadığımız şu muasır cemiyetin çapraşık mekanizmasında, her ehliyetin kendine yol bulup aydınlığa çıkması için yüz türlü müsbet ve muvafık şeraitin bir araya toplanması lazım gelir, bir şans işi..."

📖 Sayfa 276 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Zaten Doktor Hikmet, bir 'hakikat' aramaya çıkmış değildi. Yalnız bazı bedbahtların kendilerini kumarla teselliye çalışışları veya dertlerini içkide unutmıya çabalayışları gibi, o da, okumak, mütemadiyen okumakla avunmak istiyordu."

📖 Sayfa 205 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“İnsanı değiştirebilir misiniz? Hiç inanmam. Bu olmayacak bir iştir.”

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Yalnız şans işi değil;" demişti. "Ben, muvaffakiyete ermenin muayyen yolları olduğuna kaniim. Fakat, bu yollar o kadar mülevvestir (pis,kirli) ki temiz yürekli insanlar buradan geçmekten tiksinirler."

📖 Sayfa 277 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ben de tıpkı bu karınca gibiyim. Daracık bir hayat çemberi içinde dönüp duruyorum."

📖 Sayfa 14 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Fakat, bilmiyorsunuz ki, kaçmakla aşktan yakayı sıyıramazsınız. Çünkü, onu, nereye gitseniz beraberinizde götürürsünüz. Çünkü, gözü içinizdedir. Sizin ne yaptığınızı ve ne yapmak istediğinizi sizden daha iyi, o bilir. Tevekkeli 'On ne badine pas avee l'amour'* dememişler.(Aşkla şaka olmaz.)

📖 Sayfa 284 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Onları antipatik buluyordu: Zira, hiç insani bir tarafları yoktu. Ne öfkelenmesini, ne alay etmesini ne sevmesini, ne de hayatın türlü türlü güzelliklerine karşı alaka göstermesini biliyorlardı."

📖 Sayfa 221 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanlardan nefret etmesem, onlara acımam lazım gelirdi. Acımak ; kuvvetli bir karakteri uçurumlara sürükleyebilir.

📖 Sayfa 172 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Daracık bir hayat çemberi içinde dönüp duruyorum, dönüp duruyorum.

📖 Sayfa 15 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Her gün vatan, millet diye hant hant ötersiniz, vatan, millet yolundaki fedakârlığınızı, feragatinizi ne vakit göstereceksiniz?

📖 Sayfa 84 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bazı bedbahtların kendilerini kumarla teselliye çalışışları veya dertlerini içkide unutmıya çabalayışları gibi, o da okumak, mütemadiyen okumakla avunmak istiyordu…

📖 Sayfa 205 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Doktor Hikmet'in yüreği ağzına geldi. Monte Kristo onun bütün çocukluğuydu. Körpe muhayyelesi ilk defa olarak Alexandre Dumas'ın bu adı taşıyan mehip (yüce,büyük) ve engin romanında kanat açmıştır. Monte Kristo!.. Demek ki bu bir masal değildi. Demek ki bu ada hakikatte mevcuttu! Onu, kendi gözleriyle hiç değilse uzaktan uzağa görebilecekti."

📖 Sayfa 42 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ben, haddi zatında egoistin biriyim. Fakat birine karşı kalbimde bir sempati, bir meyil hissetim mi dünyanın en fedakâr insanı olurum.

📖 Sayfa 254 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Acımak; kuvvetli bir karakteri uçurumlara sürükleyebilir…

📖 Sayfa 182 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bütün okuduğun kitaplarda, mecmualarda vasıflarını ezberleyip de gözlerinle görmediğin, ellerinle dokunmadığın, burnunla güzel kokularını alamadığın sihirli iklimlerin anahtarı hep bendedir. Zindanların kapısını açan soluk benim. Örf ve adet esrilerini paslanmış zincirlerinden ben kurtarırım. Hep bir örnek günlerin musabı olan hastalara türlü maceralarla şifa vermesini ben bilirim. Geniş ve aydın hürriyet yoluna ben iletirim. Gel gidelim. Gel gidelim."

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ne imiş o? Sen Prens Sabahattin Bey taraftarı imişsin; ben Ahmet Rıza Bey taraftarı imişim. A efendim, aramızda hiç de vatan, millet taraftarı yok mu? Her gün vatan, millet diye hant hant ötersiniz, vatan, millet yolundaki fedakârlığınızı, feragatinizi ne zaman göstereceksiniz? Şimdiden yer kavgası. Günün birinde bunlar bir de iş başına gelirlerse tasavvur edin artık siz bir kere curcunayı.

📖 Sayfa 84 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yalnız, sevgi, her şeye rağmen yalnız sevgi, mülâkatını beklemeyen fedakar sevgi kalıyor. Hatta 'sevilen' bile aradan çekiliyor. Yalnız seven kalıyor...

📖 Sayfa 290 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Candan bir kadınla birtakım içten gelen şeyler konuşarak uzun uzadıya, başbaşa kalmak istiyordu. Belki böyle bir samimi atmosferde, böyle bir kadının mahremiyetinde bu gece hıçkıra hıçkıra ağlayabilirdi de. Yüreği o kadar taşkındı.

📖 Sayfa 189 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Hayatı; birtakım nazariyeler ve düsturlarla böyle içinden çıkılmaz bir muamma haline sokuş neden? İnsan niçin, kendini hayatın tabiî kanunlarına terkedip yaşamaktan kaçıyor? Şu saatte Secrê Coeur'ün civarındaki bahçelerde, o yeşil arsalarda, o yarı rüstaî evlerde hayat kimbilir, ne tatlı, ne sade, ne gılgışsızdır!"

📖 Sayfa 223 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

...yüreğine yolunu şaşırmış bir küçük çocuğun ıstırabı düştü.

📖 Sayfa 144 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"İnsanı değiştirebilir misiniz? Hiç inanmam. Bu olamayacak bir iştir."

📖 Sayfa 181 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“Bizim neşemiz dışarıya doğru taşmaz. Hep gönlümüzde için için kabarır.”

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Doğrusu, sizin memlekette terbiye usulü kökünden ıslaha muhtaçtır. Ailede olsun, mektepte olsun genç dimağlar vahşi otlar gibi kendi hâllerine bırakılmıştır.

📖 Sayfa 43 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bu vücutların hepsinden birden bir yağlı saç, bir yarım yamalak yıkanmış ten kokusu yayılmakta idi. Bu koku kamaranın hemen her yanını kaplayan kötü cinsten irili ufaklı bavul ve çantaların fena tabaklanmış deri kokusiyle birleşerek havayı isim verilemez bir sinsi taaffünle (kötü, pis kokuyla) ağırlaştırmıştı."

📖 Sayfa 29 · Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Deniz, karanlıkta görülmez, fakat size aydınlıkta olduğundan daha yakındır. Sizden ona,ondan size bir şey karışmış gibidir.

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Bir Sürgün kimin eseridir?

Bir Sürgün, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.

Bir Sürgün kaç sayfadır?

Bir Sürgün, 360 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Bir Sürgün'ün en ünlü sözü nedir?

“"Milyonlarca kişilik bir insan yığını içinde, kim olduğu, nereden geldiği, nereye gideceği, ne yaptığı, ne yapacağı hiç bilinmeyen; daha doğrusu... hiç kimsenin vazifesinde olmayan yalnız ve garip bir adam..."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Bir Sürgün — Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4