
Bediüzzaman Said Nursî'un İhtiyarlar Risalesi adlı kitabı 2006'da yayımlanmış, 327 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Bu derlemede İhtiyarlar Risalesi'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
İhtiyarlar Risalesi'den En Beğenilen Alıntılar
Çünkü ömür durmuyor, çabuk gidiyor. Lezzetle, ferahla gitse, lezzetin zevâli elem olmasından, hem teessüf, hem şükürsüzlükle, gafletle, bazı günahları yerinde bırakır, fâni olur, gider. Eğer hapis ve zahmetli gitse, zevâl-i elem bir mânevî lezzet olmasından, hem bir nevi ibadet sayıldığından, bir cihette bâki kalır ve hayırlı meyveleriyle bâki bir ömrü kazandırır. Geçmiş günahlara ve hapse sebebiyet veren hatalara kefaret olur, onları temizler. Bu nokta-i nazardan, mahpuslardan farzı kılanlar, sabır içinde şükretmelidirler.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Allah'ın kullarını sevk ettiği ve onlar için seçtiği her şeyde hayır vardır." (Bkz.: el-Aclûnî, Keşfü'lhafâ 1/478)
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte o Zât'ın şefaatı altına girip ve nurundan istifâde etmenin ve zulümât-ı berzahiyeden kurtulmanın çaresi: Sünnet-i seniyyeye ittibâdır.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Birden Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan imdada yetişti. Bana o kadar kuvvetli bir rica kapısını açtı ve öyle hakikî bir teselli ziyasını verdi ki, o vaziyetimin yüz derece fevkindeki ye'si dahi izale eder ve o karanlıkları dağıtabilirdi.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu heba,
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Yola geldim lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.
Ağlayıp nâlân edip düştüm yola tenha garib,
Dîde giryan, sine biryan, akıl hayran bîhaber.
"Allah size gerçekleri hatırlatan bir kitap
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
indirdi, bir elçi gönderdi. Allah'ın nurlar saçan,
yollar açan âyetlerini sizlere okuyor ki iman edip makbul ve güzel işler yapanları karanlıklardan aydınlığa çıkarsın." (Talák sûresi, 65/10, 11)
Madem Kur'ân-ı Hakîmin bize verdiği en mühim bir ders, iman-ı bil'âhirettir; ve o iman da bu derece kuvvetlidir; ve o imanda öyle bir rica ve bir teselli var ki, yüz bin ihtiyarlık bir tek şahsa gelse, bu imandan gelen teselli mukabil gelebilir
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belalar sel gibi üzerinize dökülecekti...
📖 Sayfa 38 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Madem Cenab-ı Hak var; O her şeye bedeldir. Madem O Bâki'dir; elbette o kâfîdir.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Misafir, yolunu düşünmeli. Nasıl ki bu odadan çıkacağım, bir gün de İstanbul'dan da çıkacağım, diğer bir gün de dünyadan çıkacağım.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapanmıyor ve dünya misafirhanesinde yolcular gayet sür'at ve telâşla, kafile kafile arkasında toprak arkasına girip kayboluyorlar; elbette pek yakında birbirimizden ayrılacağız. Siz zulmünüzün cezasını dehşetli bir surette göreceksiniz. Hiç olmazsa mazlum ehl-i iman hakkında terhis tezkeresi olan ölümün, idam-ı ebedî darağacına çıkacaksınız. Sizin dünyada tevehhüm-ü ebediyetle aldığınız fâni zevkler bâki ve elîm elemlere dönecek."
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Dil bekası, Hak fenâsı istedi mülk-ü tenim, / Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Gafletten ve kısmen de ehl-i dalaletten gelen zulümat evhamlarıyla bize firaklı ve karanlıklı görünen berzah memleketi, ahbapların mecmaıdır. Başta şefîimiz olan Habibullah aleyhissalâtü vesselâm ile bütün dostlarımıza kavuşmak âlemidir.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Biz gidiyoruz, aldanmakta fayda yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar, sevkiyat var.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Allah göklerin ve yerin nûrudur." (Nûr sûresi, 24/35)
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

"Her nefis ölümü tadıcıdır." Âl-i İmrân Sûresi, 3:185.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Dil bekası, Hak fenası istedi mülk-ü tenim
📖 Sayfa 9 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bir devasız derde düştüm, âh ki Lokman bîhaber
Ve o gençlik, vazife-i diniyesini bilip sû-i istimal etmeyenlere, kıymettar, zevkli bir nimet-i İlâhiyedir. Eğer istikamet, iffet, takvâ beraber olmazsa, çok tehlikeleri var; taşkınlıklarıyla saadet-i ebediyesini ve hayat-ı uhreviyesini zedeler. Belki hayat-ı dünyeviyesini de berbat eder. Belki bir iki sene gençlik zevkine bedel, ihtiyarlıkta çok seneler gam ve keder çeker.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"O yarattığı mahlûkunu hiç bilmez olur mu?" (Mülk sûresi, 67/14)
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Baktım ki çok güvendiğim ve ezvakına meftun olduğum gençlik elveda, diyor ve muhabbetiyle pek çok alâkadar olduğum hayat-ı dünyeviye sönmeye başlıyor ve pek çok alâkadar ve âdeta âşık olduğum dünya, bana "Uğurlar olsun." deyip misafirhaneden gideceğimi ihtar ediyor. Kendisi de "Allah'a ısmarladık." deyip o da gitmeye hazırlanıyor.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ölüm firak değil, visaldir, tebdil-i mekândır, bâki bir meyveyi sümbül vermektir.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Lutfettiği iman nurundan dolayı hamdolsun Allah'a.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Madem cismen fâniyim, bu fânilerden bana ne hayır gelebilir? Madem ben âcizim, bu âcizlerden ne bekleyebilirim? Benim derdime çare bulacak bir Bâki-i Sermedî, bir Kadîr-i Ezelî lâzım."
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Gördüm ki esassız, fâni olan dünya, hiçlik derelerinde ve yokluk zulümatında yuvarlanıp gidiyor. Derdime merhem ararken zehir ilâve etti.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Zaman-ı mazinin en derin derelerine kuvvet-i imanla girebildiği ve hüzünlerin zulmetlerini def edebildiği gibi, nur-u imanla istikbalin en uzak dağlarına kadar çıkar, korkuları izale eder.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İhtiyarlığın verdiği şiddetli intibah cihetinde, en evvel, alakadar olduğum fani şeylerin faniliğini gördüm...
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte, ey benim gibi ihtiyarlık zahmetini çeken ihtiyar ve hemşire ihtiyareler! Madem, elhamdülillâh, biz ehl-i imanız; ve madem imanda bu kadar nurlu, lezzetli, sevimli, şirin defineler var; ve madem ihtiyarlığımız bizi bu definenin içine daha ziyade sevk ediyor. Elbette imanlı ihtiyarlıktan şekvâ değil, belki binler teşekkür etmeliyiz.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Madem ekser insanlarda gençlik zararlı düşüyor. Biz ihtiyarlar Allah'a şükretmeliyiz ki, gençlik tehlikelerinden ve zararlarından kurtulduk. Herşey gibi, elbette gençliğin dahi lezzetleri gidecek. Eğer ibadete ve hayra sarf edilmişse, o gençliğin meyveleri onun yerinde bâki kalıp, hayat-ı ebediyede bir gençlik kazanmasına vesile olur.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hem iman, geçmiş ve gelecek zamana nüfuz edemeyen o cüz-ü ihtiyarînin dizginini cismin elinden alıp kalbe ve ruha teslim eder. Ruh ve kalbin daire-i hayatı ise cisim gibi hazır zamana münhasır olmadığından, pek çok seneler maziden, pek çok seneler istikbalden daire-i hayatına dahil olduğundan; o cüz-ü ihtiyarî, cüz'iyetten çıkıp külliyet kesb eder.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Yani, “Gençlerinizin en iyisi, temkinde ve sefahetlerden çekilmekte ihtiyarlara benzeyenlerdir. Ve ihtiyarlarınızın en fenası, sefahette ve başını gaflete sokmakta gençlere benzeyenlerdir."
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

Sonra, ekser nâsın âşık ve müptelâ olduğu dünyaya baktım. Nur-u Kur'ân ile gördüm ki, birbiri içinde üç küllî dünya var: Birisi esmâ-i İlâhiyeye bakar, onların âyinesidir. İkinci yüzü âhirete bakar, onun mezraasıdır. Üçüncü yüzü ehl-i dünyaya bakar, ehl-i gafletin mel'abegâhıdır.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Elbette kimin kalbinde körlük yoksa, görür.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Kardeşlerim! Ata et, arslana ot atmayınız." Yani her risaleyi herkese vermeyiniz; tâ, bize taarruz edilmesin."
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ölüm; idam değil, firak değil belki hayat-ı ebediyenin mukaddimesidir, mebdeidir ve vazife-i hayat külfetinden bir paydostur, bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Berzah âlemine göçmüş kafile-i ahbaba kavuşmaktır.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
اَلْجَزَاۤءُ مِنْ جِنْسِ الْعَمَلِ
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Her amel kendi cinsinden şeyle karşılık görür." (İbni Receb, Camiu'l-ulûmi ve'l-hikem 1/186; İbni Hacer, Fethu'l-bârî 10/77; Aliyyülkârî, el Esraru'l-merfûa s.103).
Madem o bâkidir, elbette o kâfidir.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere
📖 Sayfa 9 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber
"Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd. Bu, Senin Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan lütuf ve ihsanının anlatımıdır. O Rabbine gizlice seslenip şöyle niyaz etmişti: Yâ Rabbi, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Yâ Rabbi, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım, bedbaht olmadım. (Meryem sûresi, 19/1-4)
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Emniyeti ve âsâyişi temine çalışıyor ki, pek çok bir kesrette ve memleketin her tarafında bulunan Nur talebelerinden, bu yirmi senede alâkadar üç dört mahkeme ve on vilâyetin zabıtaları, emniyeti ihlâle dair bir vukuatlarını bulmamış ve kaydetmemiş. Ve üç vilâyetin insaflı bir kısım zabıtaları demişler: “Nur talebeleri mânevî bir zabıtadır. Âsâyişi muhafazada bize yardım ediyorlar. İman-ı tahkikî ile, Nuru okuyan her adamın kafasında bir yasakçıyı bırakıyorlar, emniyeti temine çalışıyorlar.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Sonra, herkesi zevâliyle ağlatan ve herkesi kendine meftun ve müştak eden ve günah ve gafletle geçen ve geçmiş gençliğime baktım. O güzel, süslü çarşafı (elbisesi) içinde gayet çirkin, sarhoş, sersem bir yüz gördüm. Eğer mahiyetini bilmeseydim birkaç sene beni sarhoş edip güldürmesine bedel, yüz sene dünyada kalsam beni ağlattıracaktı. Nasıl ki öylelerden birisi ağlayarak demiş:
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
لَيْتَ الشَّبَابَ يَعُودُ يَوْمًا فَاُخْبِرَهُ بِمَا فَعَلَ الْمَشِيبُ ,
Yani "Keşke gençliğim birgün dönseydi, ihtiyarlık benim başıma ne kadar hazîn haller getirdiğini ona şekvâ edip söyleyecektim."
"Dünya sevgisi bütün hataların başıdır." el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1099; Süyûtî, ed-Dürerü'l-Müntesire, 97; İsfehânî, Hılyetü'l-Evliyâ, 6:388; el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 3:368, no: 3662.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, komünist perdesi altında anarşistliğin emniyet-i umumiyeyi bozmaya dehşetli çalışmasına karşı, Risale-i Nur ve şakirtleri, iman-ı tahkikî kuvvetiyle bu vatanın her tarafında o müthiş ifsadı durduruyor ve kırıyor.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ben bazı kardeşlerimi yakından görmek için, hapsin zahmetini severek kabul ederdim. Demek hapis bizim için bir nimettir, bir rahmettir.
📖 Sayfa 238 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, bu zat gibi gençliğin mahiyetini bilmeyen ihtiyarlar, gençliklerini düşünüp teessüf ve tahassürle ağlıyorlar. Halbuki gençlik, eğer ehl-i kalb, ehl-i huzur ve aklı başında ve kalbi yerinde bulunan mü'minlerde olsa, ibadete ve hayrâta ve ticaret-i uhreviyeye sarf edilse, en kuvvetli bir vesile-i ticaret ve güzel ve şirin bir vasıta-i hayrattır.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Madem sonunda yalnız kabre gideceğim, yalnızlığa alışmak için şimdiden yalnızlığı ihtiyar edeceğim, demiştim.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî

İman, o vahşetli geçmiş zamanın mezar-ı ekber suretini yırtıp ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecma-ı ahbap olduğunu biaynelyakîn, bihakkalyakîn gösterdi.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Nev-i insanî bir nefistir, dirilmek üzere ölecek. Ve küre-i arz dahi bir nefistir, bâki bir surete girmek için o da ölecek. Dünya dahi bir nefistir, âhiret suretine girmek için o da ölecek!
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
"Göklerde ne var, yerde ne varsa Allahı tenzih ve tesbih eder. O Aziz ve Hakimdir: Üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir. Göklerin ve yerin hakimiyeti O'nundur. Hayatı veren ve hayatı alıp öldüren O'dur. O her şeye kadirdir." (Hadîd sûresi, 57/1-2)
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
📖 Sayfa 20 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber...
... gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahına uyandığım bir anda...
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ey kardeşlerim ihtiyarlar ve hemşire ihtiyareler! Hadis-i şerifte vardır ki, "Altmış yetmiş yaşlarında ihtiyar bir mü'min dergâh-ı İlâhiyeye elini kaldırıp dua ederken, rahmet-i İlâhiye onun elini boş döndürmeye hicap ediyor." Madem rahmet size karşı böyle hürmet ediyor; siz de rahmetin bu hürmetini, ubudiyetinizle ihtiram ediniz
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hem iman, ileride gözünü açıp bana bakan kabri ve kabrin arkasında ebede giden caddeyi, nur-u Kur'an ile gösterdi ki o kabir, kuyu kapısı değil belki âlem-i nurun kapısıdır
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Madem Rahîm bir Hâlık'ımız var, bizim için gurbet olamaz. Madem o var, bizim için her şey var. Madem o var, melaikeleri de var. Öyle ise bu dünya boş değil. Hâlî dağlar, boş sahralar Cenab-ı Hakk'ın ibadıyla doludur. Zîşuur ibadından başka, onun nuruyla, onun hesabıyla taşı da ağacı da birer munis arkadaş hükmüne geçer; lisan-ı hal ile bizim ile konuşabilirler ve eğlendirirler.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Elbette, Kur'ân-ı Hakîmin eczahane-i kudsiyesinde, umum dertlerinize şifa verecek ilâçları vardır. Eğer iman ile ona müracaat edip ve ibadetle o ilâçları istimal etseniz, belinizde ve başınızdaki o ihtiyarlığın ve gamların ağır yükleri gayet hafifleşecektir
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hayat, Zat-ı Hayy-ı Kayyum'a baktıkça ve iman dahi hayata hayat ve ruh oldukça beka bulur hem bâki meyveler verir hem öyle yükseklenir ki sermediyet cilvesini alır, daha ömrün kısalığına ve uzunluğuna bakılmaz.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Senin küçüklüğünden bu yaşina kadar, sevdiklerinden yüzde doksan dokuzu sana dehşet veren kabristana göçmüşler. Bu dünyada kalan bir-iki dostun var, onlar da oraya gidecekler. Dünyada vefatin firâk değil, visâl dir; o ahbaplara kavuşmaktir.
📖 Sayfa 84 · İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Bu gurbet gurbet içinde ve bu hüzün hüzün içindeki vaziyetten bir rica, bir nur aradım. Birden iman-ı billah imdada yetişti. Öyle bir ünsiyet verdi ki bulunduğum muzaaf vahşet, bin defa tezauf etse idi yine o teselli kâfi gelirdi.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
ihtiyarlık, iman ile ibadet içinde sinn-i kemale gelip vazife-i hayattan terhis ve âlem-i rahmete istirahat için gitmeye bir alâmet olduğu cihetle ondan memnun olmalıyız.
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Garibim, kimsesizim, zayıfım, güçsüzüm, imdat derim. Dergâhından affını, yardımını dilerim, ey Allah'ım!
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Sizler, ey muhterem imanlı ihtiyarlar, "Elhamdü lillâhi alâ külli hal" deyip mesrurâne şükretmelisiniz
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
İhtiyarlar Risalesi kimin eseridir?
İhtiyarlar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
İhtiyarlar Risalesi kaç sayfadır?
İhtiyarlar Risalesi, 327 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).
İhtiyarlar Risalesi'nin en ünlü sözü nedir?
“Çünkü ömür durmuyor, çabuk gidiyor. Lezzetle, ferahla gitse, lezzetin zevâli elem olmasından, hem teessüf, hem şükürsüzlükle, gafletle, bazı günahları yerinde bırakır, fâni olur, gider. Eğer hapis ve zahmetli gitse, zevâl-i elem bir mânevî lezzet olmasından, hem bir nevi ibadet sayıldığından, bir cihette bâki kalır ve hayırlı meyveleriyle bâki bir ömrü kazandırır. Geçmiş günahlara ve hapse sebebiyet veren hatalara kefaret olur, onları temizler. Bu nokta-i nazardan, mahpuslardan farzı kılanlar, sabır içinde şükretmelidirler.”