CANLI

İslam Tasavvufu Kitabından Alıntı Sözler — Ebu Nasr Serrac

İslam Tasavvufu - Ebu Nasr Serrac kitap alıntıları ve sözleri

2016 tarihli İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac'ın en bilinen eserlerinden biridir. Erkam Yayınları baskısıyla 536 sayfadır. Bu sayfada İslam Tasavvufu'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Ebu Nasr Serrac
Çevirmen:H. Kâmil Yılmaz
İlk Yayın:2016
Yayınevi:Erkam Yayınları
Sayfa Sayısı:536
Dil:Türkçe
ISBN:9789944381192
Okuma Süresi:15 sa. 11 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

İslam Tasavvufu'dan En Beğenilen Alıntılar

Göklerin sâhibine sığınırız,
Zîrâ âşıklar cefâdadır.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Serrâc, tasavvufa tasavvufun içinden biri olarak tenkid yöneltenlerin ilkidir.

Ebû Nasr Serrâc (378-988)

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Kalpleri gözetmeden ilahi hukuka riayet mümkün değildir.
Cüneyd el-Bağdadi

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa Allah'tan ümidini kesmemeye bak! Sevinçle üzüntüyü bir gör. Allah ile aranı açmaz, vuslata koşarsan kıyâmette gerçek sevinci görürsün."

📖 Sayfa 305 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ben bir grup insan görmüştüm, Allahu Ekber diye yaptıkları akid ve niyetle başladıkları namazı vesveseye düşmeden tamamlayabilmek için hafif tutuyor ve uzatmayı hoş karşılamıyorlardı.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Üns, senin senden, nefsinden ve bütün varlıklardan uzaklaşman ve Allah ile üns hâlinde bulunmandır.” (Şibli)

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Havassul-havassa göre helal "içinde Allaha isyan olunmayan şey" haram ise "kişiyi Allahtan alıkoyan her şey" şeklinde tanımlanır.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Benim en çekindiğim kişi ağzı kalabalık, bilgili münâfıktır.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Muhâlif görüşlü kişilerle oturup kalkmak rûhu köreltir. Karşıt fikirlilerle düşüp kalkmak ise mânevî zevke engel olur.”

Yahyâ b. Muâz

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Her hâlin bir ehli ve kendine göre tabakaları vardır. Hal ehli olan kişilerin de birtakım dereceleri, müşahade, murâkabe ve sırları bulunmaktadır. Her hal ehlinin irâde,vecd ve istiğrakları da birbirinden farklı farklıdır. Her biri Hakk Teâlâ’nın kendilerine taksim buyurduğu sınır ve makamdadır. Bu hal ehli kimselerin sahip oldukları nimetlerin en yücesi, devamlı murâkabeye ermiş olmalarıdır. Murâkabe, ihsân makamını gerçekleştirmek demektir.

📖 Sayfa 15 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

İnsan nefsi, Kur'an okumaya ve dinlemeye karşı direnir. Çünkü Kur'an, Hakk'tır. (İnsan nefsi ise Hakk'a teslimiyette zorlanır.) Kur'an okurken güzel sesle lâhni birleştirenler, avâmın nefislerini Kur'an dinlemeye cezbetmek isterler. Şâyed kalbler hazır, haller sağlam, gönüller temiz, nefisler eğitilmiş, tabîat-i beşeriyye kaybolmuş olsa, böyle güzel ses ve lâhne ihtiyaç kalmazdı.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Allah ile olan kimsede hiç gariplik ve yalnızlık hâli bulunabilir mi ?

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ben âşıklardan sayılmam, eğer Kalbim O’nun evi ve makamı yapmamışsam.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Sûfilerden birine: “Kiminle sohbet ve arkadaşlık edelim?” diye sordular. “Sufilerle” dedi. Çünkü onlar nezdinde her hata için bir çok mâzeret bulunabilir. Zenginlerin ve büyüklerin onlar nezdinde bir îtibârı yoktur ki seni oraya çıkartıp yüceltsinler ve böylece nefsin bundan hazz almış olsun.

📖 Sayfa 24 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

KİTAB İÇİN
Öyle ki tasavvufu bir mekteb olarak benimseyenlerin hayatında yoğun bilgisizlikler var, ona ilgi duyanların hayatında var, karşı olanların yaklaşımında var. Soruların bir kısmı, zaruri olarak bilgisizliği yansıtıyor, bir kısmı peşin fikirleri yansıtıyor, bir kısmı ise, belki gene İslâm adına düşmanlığı...

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Ben sizi sırrınızı bana açasınız diye yarattım. Eğer bunu yapamazsanız benimle konuşun. Bunu da yapamazsanız bana münâcatta bulunun. Bunu da yapamazsanız bâri beni dinleyin."

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ebû Saîd Harrâz'a sordular: "Namaza ne ile girilir?" Şu karşılığı verdi: "Namaza durmak demek, kıyâmette Allah'ın huzûrunda bulunmak gibi, O'na yönelmektir. Sen ve O, karşı karşıyasınız. Arada tercüman yok. Sen O'na yönelmiş münâcât ediyorsun ve büyük bir Melik'in huzûrunda bulunduğunun bilinci içindesin."

📖 Sayfa 173 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Kalbine Danış."

Hz Muhammed (s.a.v.)

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 228)

📖 Sayfa 18 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“De ki: Rabbimin sözler için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilâve getirsek dahi, Rabbimin sözler bitmeden önce deniz tükenecektir.”

Kehf - 109.Ayet

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Gerçek havf (korku) ehli, şeytandan korktuğundan daha çok nefsinden korkandır.

📖 Sayfa 60 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Husrî’ye: “Sana göre sûfî kimdir?” diye sordum. Dediki: “Sûfî,
yerin taşıyamadığı, semânın gölgelendiremediği kimsedir.” Bu sözün mânâsı şudur: Sûfî her ne kadar, yerin üzerinde ve semânın altında ise de, yere onu taşıttıran, semâya onu gölgelendiren Allah Teâlâ’dır.
Sûfî, bu işlerin fâili olarak yer ve göğü değil, bizzat Allah Teâlâ’yı görür.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Güzel sesten hoşlanmada avâm, havâss ve zî-rûh (canlı) hepsi müşterektir. Çünkü güzel ses, rûh cinsinden olup rûhânî özelliğe sâhiptir.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Yahyâ b. Muâz der ki: “Dünya gelin gibidir. Dünya heveskârı olan kimse onu süsleyen berbere benzer. Dünyaya değer vermeyen zâhid ise onu suratını asar, onun saçını başını yolar, elbisesini parçalar ve güzelliklerini izâle etmeye çalışır. Ârif ise efendisi ve Rabbı ile meşgul bulunduğu için onu hiç değer vermez. Ârif marifeti sırasında gereken edebi koruyamazsa helak olur.

📖 Sayfa 36 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Edebi olmayanın şeriatı, şeriatı olmayanın imanı, imanı olmayanın da tevhidi yoktur

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ağlamak, yanaklarında çizgiler çizerek yazı yazmış,
Bu yazıyı okuma bilmeyenler bile okur

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Tevhidin ilk alameti, kulun her şeyden geçerek bütün eşyayı gerçek sahip ve mütevellisine bırakmasıdır."

📖 Sayfa 31 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Allah’a açılan en büyük kapı ve dünyâ cenneti demek olan rızâ, kulun kalbinin hükm-i ilâhî altında sükûnet bulması, ıztırap ve inhiraf duymamasıdır.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

️Delîl ve kerâmetten söz eden birini görünce bilesin ki, onun yolu abdalların yoludur.
️Nîmet ve ihsânlardan söz eden birini görünce bilesin ki o da muhabbet ehlinin yolundadır.
İkincisinin yolu birinciden üstündür.
️Zikirden bahseden ve anlattığı bu zikre bağlı kalan birini görünce de bilesin ki, onun yolu da ârifler yoludur.
Onun derecesi ise bütün bu hâllerin hepsinden yukardadır.

Yahya b. Muaz

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Allah'ım, benim üstümü, altımı, sağımı, solumu, arkamı, önümü, her tarafımı nur kıl! Kalbime de nur ver, gözüme, kulağıma, etime, kemiğime her uzvuma nûr ver."

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Allah, hâinlerin hilesini başarıya ulaştırmaz." (Yusuf/52)
Allah, sâlihlerin dostudur ve ihsân ehlinin ecrini zâyî etmez.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Hazreti Âişe,Lebîd bin Rebia'nın(radiyallahu anh)"Himâyellerinde yaşanacak insanlar gitti,ben uyuzlu gibi,iyilerin gerisinde kaldım."beytini okur,ardından da dermiş ki"Allahü teâlâ Lebîd'e rahmet etsin.Eğer bizim çağımıza yetişse acaba neler söyleyecekti?.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Konuşunca bütün zarâfeti ortaya çıkar, Susunca da bütün güzellikleri zâhir olur.
İbn Atâ

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Senin mekânın, benim kalbimin tamamıdır,
Kalbimde Sen'den başkasına yer yoktur.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Sevgilinin anıldığı anda kalbin heyecân duymasıdır.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Allah Teâlâ aklı yarattığı zaman ona: “Ben kimim” diye sordu. Akıl cevap veremedi. Allah vahdâniyet nûruyla onun gözünü aydınlatınca akıl dedi ki: “Sen Allah’sın. Aklın seni tanıması yine seninle olur.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Hz. Ebû Bekir (r.a.) şöyle buyururdu: "Semâdan bir münâdî çıkıp: Cennete ancak bir kişi girecek, diye seslense 'o kimse ben olayım' diye umarım. Yine bir münâdî çıkıp: Cehenneme sâdece bir kişi girecek, diye nidâ edecek olsa, onun ben olmasından endişe ederim."

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Yakîn halinden sonra kul, halka, Hakk'a yaklaştırıcı şekilde hitap etmeye başlar.

Vâsıtî

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

İlk makam tevbedir. Tevbe ilmin yerdiklerinden övdüğü şeylere dönmektir.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Hz. Ebû Bekir (r.a.)’den şöyle bir söz nakledilmiştir: “Yarattıklarına kendisini tanımak için, 'tanınmasının imkânsızlığından' başka bir yol bırakmayan Allah’ı tesbîh ederim.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Bilesin ki Allah kullarına, onların kalblerinin kendisine olan yakınlığı ölçüsünde yakındır. Öyleyse sen kalbinin neye yakın olduğuna bak!”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ebû Osman'a: "İnsanın içinde hissettiği ve sebebini bilemediği gam ve üzüntü" hakkında soruldu.
Ebû Osman şunları söyledi: "Rûh, nefs aleyhinde olan günah ve suçları koruma altına alır. Nefs onları unutur. Nefsin tesîrinden kurtuluş/sahv hâlinde suç ve günahları kendisine arzolunduğunda rûhu burukluk ve eziklik duygusu kaplar. İşte insanın nereden geldiğini bilemediği gam, budur."

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

“Dünyanın tamamı kendi mülkleri olsa, bundan dolayı âhirette herhangi bir suâlle karşılaşmayacaklar ve Allahın nezdinde kendilerinde ayrılan ecirden de bir eksilme olmayacak.” Onlar yine zühd içinde yaşarlar. Çünkü onların eşyâya karşı zühdleri Allah’ın dünyayı yarattığı ve asla ona nazar buyurmadığı günden beri devam etmektedir. “Eğer dünyanın, sivrisineğin kanadı kadar bir değeri olsaydı Allah kafire bir yudum su vermezdi.” 

📖 Sayfa 46 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ebu'l-Abbas b. Atâ'dan: "Edebin ne olduğu" sorulmuştu da şu karşılığı vermişti:
"Güzelliklere vakıf olmaktır. Allah ile ilişkilerinde, gizli ve âşikâr, edeb üzre bulunmaktır. Eğer bunu yapabilirsen ehl-i edeb sayılırsın.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

ayeti Şibli tarafından "Baş gözlerini haramdan, kalp gözlerini de masivadan sakınsınlar" şeklinde tefsir edilmiştir.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Bir nasihatinde Cüneyd-i Bağdâdî şöyle der: "Amele sarıl, ölüm seni aceleyle yakalamadan amelinde acele et! Sana gelinmeden sen kendine gel! Dünyadan gelip geçen kardeşlerinle, akran ve emsâlinle, dostlarından dünyâsını değiştirenlerle Allah sana nasihat edip durmaktadır. İşte senin nasîbin, şu kalan ömrün ve ondan yararlandığın kadardır. Bundan başka her şey aleyhinedir, lehine değil. Benim sana öğüt ve nasîhatim budur. Onu kabûl edersen onu kabûlü ve anlaşılıp uygulanmasıyla iş, övgüye lâyık olur ve's-Selam."

📖 Sayfa 306 · İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Secde sırasında kulun gönlünde kendisine Allah'tan daha yakın hiçbir şeyin kalmamasıdır. Çünkü secde, kulun Rabbına en yakın olduğu durumdur. Böyle olunca kulun diliyle de Allah'ı karşıtlarından tenzih etmesi gerekir. Kulun kalbinde Allah'tan daha büyük, O'ndan daha izzetli hiçbir şey bulunmamalıdır.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"İhlas, meleğin bilip sevap yazamadığı, şeytânın bilip ifsâd edemediği, nefsin âgâh olup kendine çekemediği bir sırdır."

Ebû Yakub Sûsî ks.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Havf ve recâ nefsin iki dizginidir ki, o sâyede nefs, doğru yolda olmayı, emniyeti kendinden bilmez; ümidsizlik ve ye’se de kapılmaz.

Ahmet b. Ata

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Hakk ile sohbetin O'nun emrine muvâfakat tarzında, halk ile sohbetin onlara öğüt ve nasîhat türünde, nefs ile sohbetin ona muhalefet şeklinde, şeytanla beraberliğin ona düşmanlık tarzında olsun.

Zünnûn-ı Mısrî ks.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Abdulvâhid b. Zeyd’e: “Sana göre sûfî kimdir?” diye sordular. O, şu karşılığı verdi: “Üzüntü ve tasalarını akıllarıyla çözen, kalbleriyle onlardan uzaklaşan, nefislerinin şerrinden efendilerine sığınanlar, işte onlar gerçek sûfîlerdir.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Amr b. Osman Mekkî’nin havâs ilmine âid harflerle ilgili (ilm-i hurûf) birtakım bilgileri vardı. Bu bilgiler talebelerinden birinin eline
geçti. O da bu kitabı alıp gitti. Amr b. Osman durumu öğrenince dedi ki: “Bunu alanın elleri ve ayakları kesilip boynu vurulacak!” Derler ki: “Mekkî’nin bu kitabını alıp giden Hüseyin b. Mansûr Hallâc imiş.” Nihâyet helâk oldu ve Amr b. Osman’ın söylediği şeyler onun
başına geldi.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Muhaddisler Allah Rasûlü (s.a.)’nün hadîslerinin zâhirine bağlı kalarak: “Hadîs, dînin esâsıdır. Çünkü Allah Teâlâ: «Peygamber size neyi verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan vazgeçin» buyurmaktadır” derler. Bu âyet-i kerîmeye istinâden hadîsçiler, hadîs elde etmek ve râvîlere ulaşmak maksadıyla diyar diyar dolaşmışlardır.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Mâbûdunu bizzat O’nun kendisini tanıtması sûretiyle tanıyıp, evveliyet sıfatını müşâhede eden kimse,
mâsivâ içinde bulunduğunda yalnızlık hissetmez, Hakk’ın ünsiyeti dışında halk ile ünsiyete ihtiyaç duymaz.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

"Ümmetim içinde ümmetime karşı en merhametli olan Ebû Bekir'dir. Onların din konusunda en güçlüsü Ömer, hayâsı en sağlam olanı Osmân, ferâiz ilmini en iyi bileni Zeyd, helâl veharamı en iyi bileni Muâz b. Cebel, en güzel Kur'an okuyanı Übey b. Ka'b, hükmü en sağlam olanı Ali (r.a.)'dir. Yerde ve gökte Ebû Zer'den güzel ve düzgün konuşanı yoktur."

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Tevbe bir ilmin yerdiklerinden övdüğü şeylere dönmektir.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Onlar murâkabe ile gönüllerini Allah’a
bağlarlar. Allah’ın kendilerini murâkabe konusunda korumasını dilerler. Çünkü Allah Teâlâ onları nücebâsından ve hâss kullarından yapmış; hâllerini başka bir kimseye açmamalarını istemiş ve işlerini
bizzat yönettiğini ifâde buyurmuştur: “O sâlihleri yönetir.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Ebu’l-Hüseyin Nûrî’ye “mârifete nasıl eriştin?” diye sordular: “Allah ile” karşılığını verdi: “Peki, aklının dahli ne idi bu işte?”
denilince dedi ki: “Akıl âcizdir. Âciz ise kendi gibi bir âciz sebebiyle ancak zillete dûçâr olur. Allah Teâlâ aklı yarattığı zaman ona: “Ben
kimim” diye sordu. Akıl cevap veremedi. Allah vahdâniyet nûruyla onun gözünü aydınlatınca akıl dedi ki: “Sen Allah’sın. Aklın seni tanıması yine seninle olur.

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Sehl b. Abdullah şöyle derdi: “Lâ ilâhe illallah diyen tevhîd ehli çoktur, ama onların muhlis olanları (samîmîler ) azdır.” Sehl yine bir başka sözünde şöyle der: “İlimden nasîbi olan müstesnâ, dünyâ cehâletle doludur. Kendisiyle amel edilen ilim müstesnâ, bütün ilimler sâdece iddiâ ve delîldir. İhlâs ile yapılan amel müstesnâ, bütün ameller boştur. İhlâs ehli olanlar da büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır.”

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Tevhîd îmâni, îmân şerîatı, şerîat da edebi gerektirir. Edebi olmayanın şerîatı, şerîatı olmayanın îmâni, îmâni olmayanın da tevhîdi yoktur.
Celâcilî Basrî

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Kurb itaattir.

Serî Sakati

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac

Sıkça Sorulan Sorular

İslam Tasavvufu kimin eseridir?

İslam Tasavvufu, Ebu Nasr Serrac tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır. Türkçeye H. Kâmil Yılmaz çevirmiştir.

İslam Tasavvufu kaç sayfadır?

İslam Tasavvufu, 536 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).

İslam Tasavvufu'nun en ünlü sözü nedir?

“Göklerin sâhibine sığınırız, Zîrâ âşıklar cefâdadır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İslam Tasavvufu — Ebu Nasr Serrac. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4