
Ahmet Mithat Efendi'nin imzasını taşıyan Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Araştırma-İnceleme alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Dergah Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Klasik edebiyat okuyucularının Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi'den en çok alıntıladığı cümleler burada.
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi'den En Beğenilen Alıntılar
"Kelamından olur malum kişinin kendi miktarı..."
📖 Sayfa 41 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Hayat-ı ebediye ne olduğunu bilmem ama bu dünyadaki hayatımız fena bir şakadan ibarettir." Voltaire
📖 Sayfa 71 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Kocakarılar dahi "Söyleyene bakma, söyletene bak" derlerse de onlar çocuklar ağzından çıkan bazı sözlerde gaipten haber çeşnisi hisseyledikleri için böyle söylemişlerdir.
📖 Sayfa 28 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Hayat-ı ebediyenin ne olduğunu bilmem ama bu dünyadaki hayatımız fena bir şakadan ibarettir."
📖 Sayfa 71 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Beka cennetin şanından olduğu gibi cehennemin de şanındandır. İkisinde de "Hâlidûn" (sonsuz) bulunacaklardır. Demek oluyor ki dünya ne Cennet olabilir ne de cehennem.
📖 Sayfa 69 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Ya ne olabilir?
Yine dünya olması kafi değil midir?
"müspet olan ancak ıstırapmış"
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Hakikat! Bu dünyada hiçbir kimsenin hâli şayan-ı gıbta değildir. Herkes ne kadar acınacak håldedir! Hayat bir meydan-ı mesaidir ki, ifa-yı vezaif için kemal-i cehd ve ihtimamla çalışmalıdır.
📖 Sayfa 58 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"İmdi şüphe yok ki,hemen her insanın nasibi çalışmak, üzülmek, zahmet çekmek, sefalete düşmekten ibaret oluyor.Fakat insanın her arzusu hemen vukuunu müteakip hasıl olursa hayat-ı beşeri ne ile dolduracaklar ve zamanı neye istimal edecekler?"
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Din denilen şey en vasi (geniş) bir şehrah-ı hikmettir (hikmetin, felsefenin en baş yolu) ki, öyle Schopen-hauerizm, filanizm, fistanizm gibi yalnız güzergahını tayin etmiş
📖 Sayfa 70 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
olanların birkaç defacık gelip geçtikleri patikalara benzemez.
Kanaatin iyi bir şey olduğunu kim inkar eder? Fakat kanaatin iyi bir şey olduğunu söyleyen hakîm, Flemenk peynirinin içinde yuva yapmış olan fare olursa? Fıkra malum mu? Farenin birisi bir kile Flemenk peynirini delmiş içine girmiş. Arkadaşları çalıp çırpmak için kendisini bir yere gitmeye davet eyledik de, "Arkadaşlar! Ben artık hırsızlıktan vazgeçtim. Bundan sonra kanaatimle yaşayacağım. Şuracıktan bir yere gitmem" demiş.
📖 Sayfa 34 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Şimdi varız. Son nefesimizi verdiğimiz saatten itibaren bu alemden yine yok olacağız. Muhakkakat-ı maddiyeden* olan şu hali göz önüne getirince bizim bu alemde bir yerden diğer yere gider bir yolcu olduğumuz tahakkuk eyler."
📖 Sayfa 83 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
*maddi kesinlikler
Der zîr-i felek neşât nâçîst
📖 Sayfa 52 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Raks-ı berre der dükkân-ı kassâb
(Dünya hayatında neşeye güvenmek, kasabın dükkanında oynayan kuzuya benzer.)
Hayat-ı beşer bir saat rakkası gibi âlâm ile can sıkıntısı arasında sallanıp durmaktadır. Mademki insanlar cehennem denilen şeyi "mahall-i âlâm"¹ olmak üzere hükmetmişlerdir, o hâlde cennet denilen şey için dahi can sıkıntısından başka bir şey kalmaz.
📖 Sayfa 65 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Halimi görenler şaşırarak, canım sana ne oldu, yine aklını mı bozuyorsun, dediler..."
📖 Sayfa 19 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Güzeranı seri olan bu hayatta hiçbir sabit şey yoktur. Ne evca' ve âlâmı gayr-i mütenahidir ne sevinci daimidir ne teessüratı bakidir, hiçbir şeyi esaslı değildir. Seneler denilen seller önünde bunların hepsi erir giderler. Hayat-ı beşer içinde hiçbir şey ciddiyetle teläkki olunamaz.
📖 Sayfa 70 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
feylesofi dahi tabayi-i eşyayı tetkik ve tetebbudan ibaret olmak lâzım gelir ise de feylesofi hakikaten bundan ibaret olmak lâzım gelince evvel-be-evvel fizik ile kimyanın feylesofi olması iktiza eyler. Halbuki ne feylesofi bunlardan ibarettir ne de bunlar feylesofiden hariçtirler.
📖 Sayfa 33 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Okuyorum! Layenkati okuyorum!"
📖 Sayfa 19 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Kanaatin iyi bir şey olduğunu kim inkâr eder? Fakat kanaatin iyi bir şey olduğunu söyleyen hakîm, Flemenk peynirinin içinde yuva yapmış olan fare olursa? Fıkra malum mu? Farenin birisi bir kile Flemenk peynirini delmiş içine girmiş. Arkadaşları çalıp çırpmak için kendisini bir yere gitmeye davet eyledikte, "Arkadaşlar! Ben artık hırsızlıktan vazgeçtim. Bundan sonra kanaatimle yaşayacağım. Şuracıktan bir yere gitmem" demiş.
📖 Sayfa 34 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Hikmet" her şeyin, her hükmün doğrusu olacak değil miydi? O doğruyu kim görecekti? Besbelli ki hakîm! Ama hangi noktadan görecek? Bunu hiç düşünmeyecek miyiz? Hakim efendi mintaka-i harrede ise sıcağın tahammül-güdaz bir musibet olduğunu görecek ve bunu da o şeyin doğrusu olmak üzere hükmedecek. Ya mıntaka-i müncemidede bulunursa? Derhål onun tahammül-güdaz mesaib¹ ve belâyadan gördüğü sıcak ayn-ı nimet olmayacak mı?
📖 Sayfa 33 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi

"Schopenhauer ne demiş? İsabeti varsa neresinde, hatası varsa neresinde?...
📖 Sayfa 30 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
O! Durunuz bakalım! Herif tek bir söz söylemiş değil ki! Neler söylemiş, ne cevahirler yumurtlamış! Hem de sözleri sihir gibi tesirli! Böyle mühim bir adamın sözlerini iraddan evvel kendisini size güzelce tanıtmak lazımdır."
Eğer dünyada mevcudiyetimizden maksat yalnız ıstırap olduğuna kanaat edilmeyecek olsa hayattan sair hiçbir maksat olmadığı hükmolunmalıdır. Zira bu hayattan maksat ıztırab-ı daimî olmayıp belki âlâm ve ekdarın tesadüfi olduğunu zannetmek bi’l-külliye boştur. Vakıa hususi felaketlerin her biri bir tesadüf, bir şazz zannolunur ise de ıstırap ve felakat-i umumiye bir kaide-i külliyedir.
📖 Sayfa 49 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Her zaman insan için bir miktar gam,keder,veyahut sefalet lâzımdır.Nasıl ki doğru ve mütevazin yürümesi için gemiye safra lâzım olduğu gibi."
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Muhakkakat-ı maddiyeden olan şu hâli göz önüne getirince bizim bu alemde bir yerden diğer yere gider bir yolcu olduğumuz tahakkuk eder.
📖 Sayfa 83 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Demek oluyor ki, insan yeniden bir hikmet görecek olursa, evvela bir kudret-i temyiziyesi bulunmalı ona göre o hikmet-i cedideyi bi’l-intikad telakki etmelidir.
📖 Sayfa 26 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Hasılı biz söyleyene bakmayıp söylenene bakmak hikmetindeydik. Vakıa bir hüküm vardır ki, o da; 'Kelamından olur malum kişinin kendi miktarı' suretinde nazmedilmiştir."
📖 Sayfa 28 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Feylesofi, yani hikmet zihn-i beşerin bir nevi pusulasıdır ki, herhangi mebhas ve meselede olursa olsun insanın peyda edeceği en doğru hüküm, feylesofinin delaletiyle tahakkuk edecektir.
📖 Sayfa 23 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Din denildiği zaman ne anlarsınız? Evvela kadime ve cedide diye ikiye ayrılarak kadimesinden putperestlerin türlü türlü batıl dinleri ve cedidesinden kitabiyyunun kabul edilen mezheplerini mi anlarsınız? Halbuki din ancak gerçeğin yolu olmakla, hakikat bir olup çeşitlenme ve çoğalma mümkün olamayacağı gibi, din dahi ancak birden ibaret olmak zaruriyattandır.
📖 Sayfa 79 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Bizi bazı kere ümit aldatır, bazı kere de ümit olunan şey!
📖 Sayfa 70 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
İmdi hikmet "her şeyin, her hükmün doğrusu" ise hakîm dahi her şeyin doğrusunu yapan adam olmak zaruridir. Kavli fiiline uymayan adam kendi kendisini tekzip etmiş olarak kâzip ise "hakîm" değil, "şahit" bile olamaz.
📖 Sayfa 36 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Bir şeyi öyle külliyen ve katiyen kabul etmek de mübalağadır, reddeylemek de! Gayeti¹ birisi ifraten mübalağa olur diğeri de tefriten!
📖 Sayfa 55 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Hikmet eğer her şeyin hakikatini görecek bir gözse insanın hüviyeti dahi o gözler önüne konmuş bir gözlüktür: Eğer bu gözlüğün camı renkli olursa hakîm bütün dünyayı o renge boyanmış görerek "İşte dünya mavidir, hem de masmavidir" diye ne kadar haykırsa gözündeki gözlüğü o renkte olmayan sair erbab-ı hikmet onu tekzibe müsaraat ederek (girişerek) reddolunduğundan dolayı eğer bir çare hakîm kızacak olursa bu halde hiddetine karşı cihan kahkahalarla güler.
📖 Sayfa 73 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Bir şeyi öyle külliyen ve katiyen kabul etmek de mübalağadır, reddeylemek de!
📖 Sayfa 55 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Mübalağa: aşırılık, abartı
Biz düşüneceğiz ki, onların dinsizlikleri yine kendi dinleri aleyhine bir isyandan ibarettir. Hem bu isyanda hakları ve hiç olmazsa mazuriyetleri müsellemdir. Zira onların dinleri bir esaret-i fikriye demek olup o zinciri kırıp da hürriyet-i fikriye alemine can attıkları zaman birçok köşelerde asıl hürriyet-itamme-i fikriyenin vasıl olabileceği hakayık-ı İslamiyeden birçoklarına bila-ihtiyar ve an-cehl vasıl olmaktadırlar.
📖 Sayfa 45 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Beşeriyetin düçar olduğu beliyyata (felaketler) karşı insanların yekdiğerini nazar-ı müsavat (eşit bakışlar) ile görmesi ve birbirine müşfik ve rahim bulunması hakkındaki vesayası (öğütleri) mahz-ı hikmettir (hikmetin ta kendisidir.)
📖 Sayfa 62 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Güzeranı seri olan bu hayatta hiçbir sabit şey yoktur. Ne evca' ve âlâmı gayr-i mütenahidir ne sevinci daimidir ne teessüratı bakidir, hiçbir şeyi esaslı değildir. Seneler denilen seller önünde bunların hepsi erir giderler. Hayat-ı beşer içinde hiçbir şeyi ciddiyetle telakki olunamaz.
📖 Sayfa 70 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Güzeran: akış
Evca' ve âlâm: Acılar ve elemler
Gayr-ı mütenahi: sonsuz
"Feylesofi en kadim şeylerdendir. Hatta zihn-i beşer ne zaman tefekküre başlamışsa feylesofinin dahi o zaman esası kurulmuş olduğu hükmedilebilir."
📖 Sayfa 23 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
"Söyleyene bakma! Söylediğine bak" hükmünün Arapçası لا تنظر الى من قال وانظر الى ما قال suretindeydi.
📖 Sayfa 28 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Halbuki dünyada ezeliyet, ebediyet bile bulunmadığından ve dünyanın hiçbir hali işte ez-cümle Schopenhauer gibi dostlarımızı da memnun edemeyeceğinden böyle bir dünyayı herhangi hakim cennet addetmiş veya cennetin bu dünyadan ibaret bulunacağı zannına düşmüş ise budalalık etmiş olacağına hiçbir kimse zerre kadar dahi şüphe edemez.
📖 Sayfa 65 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi

"Eğer hava-yı nesimînin³ tazyikinden azade olsa vücudumuz nasıl patlayıp mahvolacaksa yine onun gibi eğer hayat ve maişet-i beşerden sefalet, mezahim, acz ve mesai-i beyhude gibi tazyikler kaldırılacak olsa bu huzur ve saadetin müfredatında insanın ifratı o kadar ileriye varırdı ki, insanı mahv ve hiç olmazsa cinnet-i şedide derecelerine isal eylerdi. Her zaman insan için bir miktar gam, keder veyahut sefalet lâzımdır. Nasıl ki doğru ve mütevazinə yürümesi için gemiye safra lâzım olduğu gibi".
📖 Sayfa 56 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Hayat-ı beşer bir saat rakkası gibi alanı ile can sıkıntısı arasında sallanıp durmaktadır. Mademki insanlar cehennem denilen şeyi "mahall-i filam" (elemlerin yeri) olmak üzere hükmetmişlerdir, o halde cennet denilen şey için dahi can sıkıntısından başka bir şey kalmaz.
📖 Sayfa 65 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Biberin acı olduğu muhakkak bulunmakla beraber zevkini alanların gözlerinden yaş döke döke yine biber yedikleri gibi mesai-i beşeriyetin metaibinden (yorgunluklar) zevk alanları da reddetmemelidir.
📖 Sayfa 62 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Her zaman insan için bir miktar gam, keder veyahut sefalet lazımdır. Nasıl ki doğru ve mütevazin (dengeli) yürümesi için gemiye safra lazım olduğu gibi.
📖 Sayfa 56 · Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
لا تنظر الى من قال وانظر الى ما قال.
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
-وولتر- بز جملةً اولومه محکوم قربانلرز. بز او قويونلره بكزرز که بوغازلنملرينه منتظر اولدقلری حالده مه لرلر او ينارلر صیچرارلر . انلرك بزه فائقیتلری ايسه انلرك كسيله- جکلرينی بیلمدكلری حالده بزم بیلمکلکمزدن عبارتدر
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi
Sıkça Sorulan Sorular
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi kimin eseridir?
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi kaç sayfadır?
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, 88 sayfadır (Dergah Yayınları baskısı).
Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi'nin en ünlü sözü nedir?
“"Kelamından olur malum kişinin kendi miktarı..."”