CANLI

Çağımızın Nevrotik Kişiliği: Psikoloji Üzerine Karen Horney'in Zihinde İz Bırakan Sözler

Çağımızın Nevrotik Kişiliği - Karen Horney kitap alıntıları ve sözleri

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney'in 1937 tarihli Psikoloji alanında öne çıkan eseridir. Psikoloji okurlarının en çok işaretlediği satırlar, Çağımızın Nevrotik Kişiliği'den burada toplandı.

Yazar:Karen Horney
Çevirmen:Başak Kıcır
İlk Yayın:1937
Yayınevi:Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı:200
Orijinal Adı:Neurotic Personality of Our Time
Dil:Türkçe
ISBN:9789755706405
Okuma Süresi:5 sa. 40 dk.
Türler:Psikoloji, İnsan ve Toplum

Çağımızın Nevrotik Kişiliği'den En Beğenilen Alıntılar

Kaygıyla korku arasındaki ayrımın pratik anlamı, nevrotik bir bireyin kaygısına inandırıcı nedenler sunarak onu ikna etme girişiminin -ikna yöntemi- boşuna olduğudur. Onun duyduğu kaygı, gerçeklik içinde güncel olarak olduğu gibi gözüken or­tamla değil, ortamın ona görünüş biçimiyle ilgilidir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Belli bir özgüven her türlü başarı için bir önkoşuldur.

📖 Sayfa 148 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Güç, saygınlık ve mal - mülk edinme doğrultusundaki nev­rotik arayışlar, yalnızca kaygıya karşı bir koruma aracı olarak değil, ayrıca bastırılmış düşmanlığın boşaltılabileceği bir kanal olarak da iş görür.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Hem korku hem de kaygı tehlikeye orantılı tepkilerdir ama korku durumunda tehlike açık ve nesneldir; kaygı durumunda ise gizli ve özneldir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Korku da, kaygı da tehlikeyle orantılı tepkilerdir, ancak korku durumunda tehlike açık ve nesneldir, buna karşın kaygı durumunda gizli ve özneldir. Yani, kaygının yoğunluğu, ortamın söz konusu kişi için taşıdığı anlamla orantılıdır ve o, kaygılanmasının nedenlerini özünde bilmemekte­dir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Peki nevrotik olarak değerlendirilebilecek olan bir seve­cenlik ihtiyacının tipik özellikleri nelerdir?

Bana göre, bu ihtiyaç isteğe bağlı olarak çocuksu diye ad­landıranlar çocukları yanlış anlamakla kalmaz, nevrotik seve­cenlik ihtiyacını yaratan temel etkenlerin çocuklukla hiçbir alıp veremeyeceği olmadığı gerçeğini de unutmuş olurlar. Çocuksu ve nevrotik sevecenlik ihtiyaçlan tek bir ortak özelliğe sahiptir --çaresizlik- kaldı ki bu da iki durumda da farklı bir temele sahiptir

📖 Sayfa 86 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bize başarımızın derecesine göre kıymet verenler yalnızca başkaları değildir; kendimize dair değerlendirmelerimiz de ister istemez aynı kalıbı izler.

📖 Sayfa 190 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Yine de ayrıntılı kişilik yapısı bilgisine sahip olmadan kişinin bütün nevrozlarda farkına varabileceği iki özellik vardır: tepkilere kesin bir katılık ve olanaklar ile başarılar arasındaki farklılık.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

bütün gece uyanık kalmak gibi gerçekten de yararsız olan özverilerden ötürü kendilerine olağanüstü ölçü­lerde övünç payı verirler, buna karşın kendileri için yapılan şeyleri küçümser ya da göz ardı bile ederler, böylece durumu çarpıtarak özel ilgi isteme hakkına sahip olduklarına inanırlar

📖 Sayfa 106 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik ebeveynler, genelde yaşamlarından hoşnutsuzluk duyar, tatmin edici duygusal ya da cinsel ilişkiden yoksun olurlar ve bu yüzden çocuklarını yaşamlarının sevgi nesnesi yapmaya eğilimlidirler. Duygusal yakınlık ihtiyaçlarını çocuklar üzerinden karşılarlar.

📖 Sayfa 58 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

açgözlü kişilerin, kendilerine ait herhangi bir şey yaratma konusundaki kendi yetilerine güvenmedikleri ve bu nedenle ih­tiyaçlarının doyurulması için dış dünyaya güvenmek zorunda olduklarıdır; ama hiç kimsenin kendilerine hiçbir şey vermek istemediğine inanırlar. Doymak bilmez bir sevecenlik ihtiyacı bulunan nevrotik bireyler

📖 Sayfa 94 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Gerçekte insanların bizi sevmesi genelde çok korkunç derecede önemli değildir. aslında sadece belirli kişilerin bizi sevmesi önemli olabilir. böyle kişilerin haricinde sevilip sevilmememiz pek de önemli değildir.Ama nevrotik kişiler; varlıkları, mutluluk ve güvenlikleri sanki sevilmeye bağlıymış gibi hisseder ve davranır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Aslında vicdan azabı çekmek değişmekten çok daha kolaydır.

📖 Sayfa 165 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Hepimiz sevilmek ve takdir edildiğimizi hissetmek isteriz ancak nevrotik kişilerde duygusal yakınlık ve onaylamaya bağımlılık, kendi yaşamı için öteki kişilerin sahip olduğu önemle orantısızdır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir insan, hem bir başkasını küçümseyip, ona güvenmeyip, onun mutluluğunu ya da bağımsızlığını yok etmeyi arzulayıp, hem de aynı zaman­da onun sevecenliğini, yardımını ya da desteğini kazanmayı ar­zulayamaz.

📖 Sayfa 82 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Hırslar üzerinde bir gemleme işlevi gören kendini küçümsemenin derecesi, küçümsenen kapasitelerin genelde bireyin en hevesle başarı göstermek istediği arzular olmasıyla da ortaya konur. Kişinin hırsı entelektüel bir karakterdeyse akıl onun aracıdır ve dolayısıyla küçümsenir. Hırs erotik bir karakterdeyse görünüş ve cazibe onun araçlarıdır ve dolayısıyla küçümsenirler.

📖 Sayfa 148 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Psikanaliz literatürüne, kadınlarda iğdiş eğilimleri olarak görülen ve kaynağı penis hasetine dayandırılan şeylerin çoğu bana göre erkeklerin aşağılama isteğinin bir sonucudur.

📖 Sayfa 135 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Korku durumunda tehlike gerçeklik içinde vardır ve çaresizlik duygusu gerçeklik tarafından koşul­landırılır; kaygı durumunda tehlike iç-ruhsal etkenler tarafından yaratılır ya da büyütülür ve çaresizlik, kişinin kendi tutumu ta­rafından koşullandırılır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik kişiler yaşamda ne istediklerine ilişkin net görüşlere sahip olmak yerine, bir meslek ya da evlilik gibi önemli kararlarda bile kendilerini sürüklenmeye bırakırlar.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik kızlar, herhangi bir zayıflığa yönelik küçümsemeleri nedeniyle, "zayıf" bir adamı sevemezler, eşlerinden sürekli bir boyun eğme bekledikleri için "güçlü" bir erkeğe de katlanamazlar. Dolayısıyla gizlice aradıkları şey, aynı zamanda onların bütün isteklerine tereddüt etmeden uyacak kadar zayıf olan bir kahraman, süper güçlü bir adamdır.

📖 Sayfa 116 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

bizden daha güçlü olan, örneğin ölüm, hastalık, yaşlılık doğal afetler, politik olaylar, kazalar gibi güçler karşısında gerçekten de çaresiz olduğumuzdur

📖 Sayfa 70 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Düşkün olduğumuz insanlardan elbette bir şeyler isteriz: doyum, sadakat, yardım isteriz; kaldı ki gerekiyorsa özveri bile isteyebiliriz. Ve genelde bu tür arzuları dile getirebilmek ya da bunlar için savaşmak bile, ruhsal sağlığın bir göstergesidir. Sev­giyle nevrotik ihtiyaç arasındaki fark, sevgide sevecenlik duy­gusunun asal olması, buna karşı nevrotik birey durumunda te­mel duygunun güvence ihtiyacı olması ve seviyor olma yanılsa­masının sadece ikincil (tali) bir şey olması gerçeğinde yatar.

📖 Sayfa 81 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bu durumda altta yatan duygu - düşmanlığımı bastırmak zorunda­yım, çünkü sana ihtiyacım var

📖 Sayfa 64 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir insan, hem bir başkasını küçümseyip, ona güvenmeyip, onun mutluluğunu ya da bağımsızlığını yok etmeyi arzulayıp, hem de aynı zaman­ da onun sevecenliğini, yardımını ya da desteğini kazanmayı ar­zulayamaz. Gerçekte uzlaşmaz olan bu iki amaca ulaşmak için birey, düşmanca yatkınlığı kesinlikle farkına varma eşiğinden uzak tutmak zorundadır. Başka bir deyişle doğal düşkünlükle ihtiyaç arasındaki anlaşılır bir karışıklığın sonucu olmasına kar­şın sevgi yanılsaması, sevecenlik arayışını olası kılmak gibi kesin bir işleve sahiptir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Çoğu depresyon, bir kişinin kendi argümanlarını savunmaya ya da önemli bir düşünceyi ifade etmeye gücünün yetmemesinin ardından başlar.

📖 Sayfa 168 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kaygı, nevrozun dinamik merkezidir ve bu nedenle bununla her zaman uğraşmak durumunda kalacağız.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir insanın bir başkasına bağımlı duruma geldiği ilişkilerde değişmez olarak büyük bir içerleme vardır. Bağımlı birey köleleştirilmiş olmaya içerler; boyun eğmek zorunda olmaya içerler ama karşısındakini yitirme korkusuyla var olan tutumunu sürdürür. Durumu yaratan şeyin kendi kaygısı olduğunu bilmediğinden teslimiyetçiliği yaratan şeyin, karşısındaki insanın zorlayıcılığı olduğuna kolayca inanacaktır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Tüm mutluluk olasılıklarının dışında bırakılmış bir kişi, ait olmadığı bir dünyaya karşı nefret hissetmiyorsa ancak gerçek bir melek olabilir.

📖 Sayfa 153 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Gerçekten de çözülmesi ge­reken iki soru vardır: ilki, gerekli olan sevecenlik nasıl elde edi­lebilecek; ve ikincisi, bu isteği kendisine ve başkalarına karşı nasıl haklı çıkaracak?

📖 Sayfa 103 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir nevroz için henüz kesin bir tanım verebilecek bir durumda olmadığımızı, ancak tanım niteliğinde bir açıklamaya ulaşabileceğimizi görürüz: nevroz, korkular ve bunlara karşı kurulan savunmalar ve çatışan eğilemler için uzlaşmalı çözümler bulmaya yönelik girişimler tarafından yaratılan ruhsal bir rahatsızlıktır. Pratik nedenlerle bu rahatsızlığı ancak belli bir kültürdeki ortak yapıdan saptığı zaman nevroz olarak adlandırmak yerinde olur.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kendi tutumumuzu değiştirmemiz gerektiğini kavramaya karşı direndiğimiz kadar başka hiçbir şeye di­renmediğimiz söylenebilir. Ama bir insan, kendi korku ve sa­vunma mekanizmasının karmaşık ağına ne denli çok çaresizce takıldığına inanırsa ve her konuda haklı ve kusursuz olduğu yanılsamasına dört elle sarılmayı ne denli zorunlu bulursa, ken­di içindeki bir şeylerin yanlış olduğu ve değişmesi gerektiği yo­lundaki her sözü -sadece dolaylı ya da imalı bile olsa- içgüdüsel olarak o denli çok reddedecektir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Duygusal yakınlığa inanamaz çünkü kimsenin onu sevemeyeceğine kesinkes inanmıştır.

📖 Sayfa 77 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kaygı genellikle dürtülerimizin korkusundan ziyade , bastırılmış dürtülerimizin korkusundan kaynaklanır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir çocuk için iste­niyor olma duygusu, uyumlu gelişimi açısından hayati bir önem taşır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik birey, sevme yetisinden yoksun olmakla buna karşın başkalarının sevgisine büyük bir ihtiyaç duymak arasındaki ikilemi yaşar.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Aşırı hırsları onları çok fazla beklentiye yönlendirdiğinden başarılarında yetersiz kalırlar, bu nedenle kolayca cesaretleri kırılır ve hayal kırıklığına uğrarlar; hemen çabalarına son verir ve başka bir şeye başlarlar. Bir çok yetenekli kişi tüm yaşamları boyunca enerjilerini böyle boşa harcar. Çeşitli alanlarda bir şeyler başarmak için bir potansiyelleri vardır aslında ama bunların hepsiyle ilgilendikleri ve nihayetinde hepsinde hırslı oldukları için istikrarlı bir şekilde tek bir amacın peşinde koşmazlar; sonunda hiçbir şey başaramaz ve güzel yetilerinin ziyan olmasına izin verirler.

📖 Sayfa 130 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Yansıtma ayrıca bir yan işlev olarak, kendini haklı çıkarma ihtiyacına da hizmet eder.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Sevilemez olma inanışı, sevme yetersizliğine çok yakındır; hatta bu yetersizliğin bilinçli bir yansımasıdır.

📖 Sayfa 77 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Birçok ilişki sevgi örtüsü altında, yani, öznel bir bağlılık inancı altında yürütülür oysa gerçekte kişinin sevgi dediği şey, kendi ihtiyaç­larını doyurmaları için öteki insanlara sarılmasından başka bir­ şey değildir. Bunun güvenilir ve içten bir sevecenlik duygusu olmadığı gerçeği, arzulardan herhangi birisi yerine getirilmediği zaman kolayca başgösteren tiksintide ortaya çıkar. Bizim sevgi görüşümüzde asalolan öğelerden birisi -duygunun güvenilirliği ve tutarlılığı- bu olaylarda bulunmaz.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kendileri için saygınlık özlemi ağır basan bir tutum olan in­sanlarda, düşmanlık genellikle başkalarını küçük düşürme ar­zusu biçimini alır. Özsaygıları küçük düşürülme nedeniyle ya­ralanan ve bu nedenle kinci olan insanlarda bu arzu büyük bir öneme sahiptir. Bu insanlar genellikle çocukluklarında bir dizi küçük düşürücü deneyimler yaşamışlardır

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Her şeyden önce, kaygı duyduğumuz bir etkinliği yürütmek bir gerilim, yorgunluk ya da bitkinlik duygusu yaratır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Ne anlama gelirse gelsin, sevgi her zaman, kendini bırakmak, kendi duygularına olduğu kadar sevgiliye de boyun eğmek anlamına gelir. Erkek ya da kadın, bir insan bu tür bir boyun eğme yetisinden ne denli yoksunsa, sevgi ilişkileri de o denli doyumsuz olacaktır. Aynı etken ayrıca, orgazma ulaşma işte bu kendini hepten bırakmayı gerektirdiği ölçüde, cinsel soğukluk üzerinde de bir etkiye sahip olabilir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Dikkatimizi mevcut nevrotik sıkıntılara odakladığımızda, nevrozların sırf rastlantısal bireysel deneyimlerle değil; aynı zamanda yaşadığımız belirli kültürel koşullarla da ortaya çıktığını görürüz.

📖 Sayfa 7 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Normal bir kişi içtenlikle yapılan bir iltifat ile samimiyetsiz olan arasında ayrım yapabilir; nevrotik kişi ikisi arasındaki farkı göremez ya da herhangi bir koşulda ikisini de önemsemez. Normal bir kişi haksız bir dayatma hissettiğinde kindar olabilir; herhangi bir dolaylı söze kin duyabilir, onun kendi yararına olduğunu fark etse bile. Normal bir kişi, önemli ve karar vermesi zor bir mesele olduğu zaman kararsız kalabilir, bir nevrotiğinse her anını kararsızlıkla geçirmesi ihtimali vardır.

📖 Sayfa 17 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Aşk, başka ne anlama gelirse gelsin, sevgiliye ve kişinin kendi duygularına boyun eğmesidir. Bir kişi, ister kadın ister erkek olsun, böyle bir boyun eğmeden ne kadar acizse aşk ilişkileri o kadar az tatmin edici olacaktır.

📖 Sayfa 117 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kişinin çıkarını ve güvenliğini içerden tehdit eden tehlikeli coşkusal öğeden kurtulmaya yönelik vazgeçilmez bir ihtiyaç söz konusudur. Burada ikinci bir refleksimsi süreç devreye girer; birey kendi düşmanca dürtülerini dış dünyaya "yansıtır." İlk yani bastırma, bir ikincisini gerektirir; yıkıcı dürtülerin kendi içinden değil, dış dünyadaki başka bir insandan ya da başka bir şeyden geldiği

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik bireyin doymak bilmezliği, yeme içme, satın alma, vitrin bakma, sabırsızlık konularında da görülen genel bir kişilik özelliği olarak açgözlülükte belirebilir. Açgözlülük çoğu kez bastırılabilir, ama örneğin elbise alma konusunda genellikle al­çakgönüllü olan bir insanın bir kaygı nöbeti sırasında dört takım yeni elbise satın alması gibi, birden bire ortaya çıkabilir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Kültürümüzde kaygıdan kaçınmanın dört ana yolu vardır: kaygıyı ussallaştırmak; inkar etmek; uyuşturmak; kaygı yarata­bilecek düşüncelerden, duygulardan, dürtülerden ve ortamlar­dan kaçınmak.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Çoğu kez altta yatan büyük bir kaygıya karşı gü­venceye ulaşmak için tek bir yol değil, birbiriyle uzlaşmaz olan birkaç yol birden izlenir. Bu nedenle nevrotik kişi kaçınılmaz olarak, hem herkes tarafından sevilmeyi istemeye, başkalarına boyun eğmeye ve kendi iradesini onlar üzerinde uygulamaya, insanlardan uzaklaşmaya ve onların sevecenliğini özlemeye iti­lebilir. Çoğu kez nevrozun dinamik merkezini oluşturan şeyler, işte bu açıkça çözümsüz olan çatışkılardır. Birbirleriyle en çok çatışan iki girişim, sevecenlik arayışıyla güç arayışıdır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik bireyin kendini ayıplanmaya karşı koruyabileceği üçüncü bir yol da, savsaklamaya, hastalığa ya da çaresizliğe sı­ğınmaktır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Küçük düşürülmüş olma içeriğine sahip olduğu için bir geri çevrilme, açığa vurulabilecek korkunç bir öfke ya­ratır; örneğin okşamalarına karşılık vermeyince öfkelenip ken­disini duvara çarpan bir kız vardı. Eğer bu tip insanlar bekleti­lirlerse bunu, dakik olmayı gerektirmeyecek kadar önemsiz bi­risi olarak değerlendiriliyor olma biçiminde yorumlarlar; ve bu, düşmanlık patlamalarını körükleyebilir ya da bütün duyguların tam bir geri çekilişiyle sonuçlanabilir ve böylece, birkaç dakika öncesinde buluşma konusunda hevesli olmuş olsalar bile şimdi artık soğuk ve tepkisiz olurlar.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

­Her mutluluk olasılığının dışında bırakılan bir insanın, ait olamadığı bir dünyaya karşı düşmanlık hissetmemesi için gerçek bir melek olması gerekirdi.

📖 Sayfa 167 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik, bir yandan karşısındakinin ilgisini ve varlığını arar, hoşlanılmıyor olmaktan korkar ve eğer söz konusu kişi yakın­larda bir yerde değilse ihmal edildiğine inanır; öte yandan da o taptığı kişiyle birlikteyken hiç de mutlu değildir. Bir gün bu çelişkinin bilincine varacak olursa, genellikle duyacağı şey şaşkın­lık olacaktır.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Hoşlanmama, kaygıdan kaçınma aracı da, kaygının bir sonucu da olabilir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Görünür kaygı biçimlerinin ya da onlara karşı korunmanın çeşitliliğine, sınırsız olmalarına ve her bireyde değişmelerine rağmen, temel kaygı az çok her yerde aynıdır; yalnızca boyutu ve yoğunluğu değişir. Kabaca; istismar etmek, aldatmak, saldırmak, aşağılamak, ihanet etmek, kıskanmak için fırsat kollayan bir dünyada, küçük, önemsiz, çaresiz ve tehlikede olma duygusu olarak tanımlanabilir.

📖 Sayfa 63 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Görünüşe bakılırsa, nevrotik olması muhtemel kişi kültürel olarak belirlenen zorlukları çoğunlukla çocukluk deneyimleri aracılığıyla hararetli bir biçimde deneyimlemiş ve sonuçta onları çözemeyen ya da ancak kişiliğinde büyük bir bedel ödemek pahasına çözmüş kişidir. Onu kültürümüzün üvey evladı olarak adlandırabiliriz.

📖 Sayfa 192 · Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir insanın kaygıya karşı kendini korumaya çalıştığı dört ana yol vardır: sevecenlik, boyun eğme, güç, insanlardan uzaklaşma.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Bir annenin aşırı evhamlı ya da fedakâr tutumu gelecekteki yoğun güvensizlik sisteminin köşe taşlarını başka her şeyden daha fazla döşeyen bir atmosfere katkıda bulunan temel etkenlerdir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Ayıplanma korkusu nevrozlarda çok yaygındır. Hemen her nevrotik birey, yüzeysel gözlemde tam anlamıyla kendinden emin ve başkalarının görüşlerine karşı ilgisiz gözükmesine kar­şın, ayıplanmaktan, eleştirilmekten, suçlanmaktan, gerçek yü­zünün anlaşılmasından ölesiye korkar ya da bunlara karşı aşırı ölçüde duyarlı olur.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Nevrotik kişi, sevme konusunda yetersizken başkalarının sevgisine büyük ihtiyaç duymanın ikilemini yaşar.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney

Sıkça Sorulan Sorular

Çağımızın Nevrotik Kişiliği kimin eseridir?

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, Karen Horney tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1937'de yayımlanmıştır. Türkçeye Başak Kıcır çevirmiştir.

Çağımızın Nevrotik Kişiliği kaç sayfadır?

Çağımızın Nevrotik Kişiliği, 200 sayfadır (Sel Yayıncılık baskısı).

Çağımızın Nevrotik Kişiliği'nin en ünlü sözü nedir?

“Kaygıyla korku arasındaki ayrımın pratik anlamı, nevrotik bir bireyin kaygısına inandırıcı nedenler sunarak onu ikna etme girişiminin -ikna yöntemi- boşuna olduğudur. Onun duyduğu kaygı, gerçeklik içinde güncel olarak olduğu gibi gözüken or­tamla değil, ortamın ona görünüş biçimiyle ilgilidir.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Çağımızın Nevrotik Kişiliği — Karen Horney. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4