
Din alanına Mehmet Ali Gönül'ün kazandırdığı İntifada Öyküleri, 2010'da yayımlanmıştır. Bu sayfada İntifada Öyküleri'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
İntifada Öyküleri'den En Beğenilen Alıntılar
Fakat zülüm yine de gönülleri silinmez bir öfke, dinmeyen bir acı kazımıştı
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Ekini ve nesli yok eden Siyonist öğreti hiçbir insani hak ve hukuk tanımıyordu.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Yüzlerce yaş ihtiyarladığını hissetti birden.Ne kadarda yorgun hissediyordu kendini.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Oyunda, eğlencede olması gereken bu çocuklar, kurşunların gölgesinde adeta oyun oynuyorlardı. Manzara inanılır gibi değildi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
-Ya bizim,ya bizim acımız, acılarımız dedi kesik kesik.Yarım asırdır bize yaşattıklarınız...Birazda siz ağlayın.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
-Bugüne kadar dedi heyecanla bu aldığım en güzel hediye..
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Ramazan'da Aksa'da iftar bir başkaydı. Gizemli kutsal bir atmosferde yenilen iftar ve kılınan teravih, yıllardır süren İsrail zulmü altında verdikleri direniş için enerji depolamak gibiydi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Eve varıncaya kadar geçtiği caddeler,sokaklar,karşılaştığı insanlar birer silüet gibiydi gözlerinde.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
"Doktor olup da ne yapacaksın kızım?"
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
"İsrail askerlerinin yaraladığı çocukları tedavi edeceğim baba. Onları ölümden kurtaracağım."
Gözlerini kapatsa da, kulaklarını tıkasa da kaçamayacağı bir gerçek vardı karşısında: Filistin!!!
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Filistin yarı açık bir cezaevi gibiydi.Kendi ülkesinde bu kadar eziyete ve işgale maruz kalan başka bir halk var mıydı yeryüzünde ?
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Adeta bir balerinin zarif hareketleri gibi sokak sokak dans ediyordu tanklarla.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Üç maymunu oynayan dünya;bilmese de, görmese de,duymasa da aşıkardı bu zulüm
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Bağışıklık kazanmıştı bu halk adeta zulme, acıya, eziyete, ıstıraba, hakarete...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Acı,ızdırap ve zulüm üzerine kurulu bir mutluluk fazla sürecek miydi ?
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Yavaş yavaş ilerlerken toprak yoldaki tozlar, yıkık habinaların görünüşleri mazlumiyeti gösteriyordu. Kurşunlanmamış bir ev, kurşunlanmamış bir duvar, şehidi olmayan hane, yası tutulmayan acı yoktu. Her ev, her duvar adeta kalbura çevrilmiş, her sokakta, her caddede işgalci İsrail'in zulmünün imzası vardı.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Açık olan gözleri,başına üşüşenlere değil;bir bilinmeyene takılmışçasına aşk-ı memnu diyarına hüzünle kitlenmiş gibiydi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Işgalci İsrail'in işlediği cinayetler artık sayılmıyor, ciltler dolusu kitaplara sığmıyordu. Nice anneler evlatlarını nice kadınlar kocalırını, nice bacılar kardeşlerini feda etmişlerdi bu davaya. Her birinin davası hepsinin davasıydı. Yani Kudüs'ün özgürlüğü, yanan Filistin'in azadlığı... İki sevgili gibiydi Kudüs ve şehadet... Kudüs ve aşk....
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Nice aşıkları uğruna tanklara, kurşunlara, füzelere bağrını açmıştı Kudüs. nice çocuklar oyunlarını, silahların göl- gesinde oynamıştı. Nice sapanlar işgalcinin suratına taşlarla imza atmıştı.
Bu bir savaştı.Eşit şartlarda olmayan namert bi savaş.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül

Her zaman Filistin'de dört mevsim hazan, dört mevsim hüzündü.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
''Gıpta ediyorum'' dedi sayıklarcasına. ''Evet, gıpta ediyorum tüm Müslümanlara, Allah'a olan imanlarının derinliklerine ve bu derinliklerden güç alan sabır ve tevekküllerinin sağlamlığına... Hiçbir şey onların imanını zayıflatmıyor. İşte biz Yahudilerde eksik olan bu. Anlaşılan Allah kendisine nasıl kulluk edilmesi gerektiğini, O'na tam bir imanla kayıtsız şartsız güvenmenin, şartlar ne olursa olsun kendi yolundan asls ayrılmamanın ne demek olduğunu bize Müslümanlar vasıtasıyla üretiyor..."
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Doktorluğun mektebine kayıt yapacaklar çoktur ama ben şehadet mektebini istiyorum.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Daha doğar doğmaz şehitti Mazlum.Mazlum şehid...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Gözlerinden akan yaşlar yanaklarından süzülürken dudaklarından yakarışlar eksik olmuyordu.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Gözlerini kapasa da,kullaklarını tıkasa da kaçamayacağı bir gerçek vardı karşısında:Filistin!!
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Ama, hüzün kokuyor bu manzara
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Birçok zorlukları beraber aşıp beraber atlatmışlardı. İki kardeşten öte bir sevgileri vardı. Haşimi her zaman bir adım ötesinde görür, takdir ederdi. Başı her sıkıştığında en uygun çözümü o verirdi. Şehadete layık bir hayat yaşadı ve şehid oldu. Ya kendisi... Yalnızdı şimdi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Direniş hayatın bir parçası,direniş hayatın ta kendisiydi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Ya kendisi..Yalnızdı şimdi..
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
"Taşlara karşı kurşunlarla,tanklar mı ?"
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
"Demek ki taş kurşundan daha tehlikeli ha!"
Şehidi olmayan ev mi vardı şu mazlum coğrafyada?
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Iki sevgili gibiydi Kudüs ve şehadet... Kudüs ve aşk...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
İşte bu aşk, bu sevdadır bizi yarım asırdan fazla süren bu zulme karşı bileyen, direniş direniş büyüten...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Dünya sessiz kalsa da yaşanan bu gerçekler, İsrail'in zulmüydü. Üç maymunu oynayan dünya; bilmese de, görmese de, duymasa da aşikardı bu zulüm.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Evlat, dedi ihtiyar dede. İnsan günbegün kemale erince her yaşın ayrı bir lezzet olduğunu anlıyor. Bakma sen 'nerede eski Ramazanlar' diyenlere. İdrak etmesini bilene her ay Ramazan.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
'Zulme rıza zulümdür' kaidesinden habersizdi İsrail. Genç-ihtiyar, çocuk-kadın her fert bir direnişçi bir milli mücadeleciydi bu topraklarda. Tohum tohum, fidan fidan yeşererek büyüyen bu kutsal mekanlarda.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Herkesin Filistin için ve kalıcı bir çözüm için mutlaka yapabileceği bir şey vardır...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Yarım asrı aşkın bir direniş sergiliyordu Filistin. Arkasında Amerika gibi bir kan içici vampirin her türlü silah ve siyasi desteğini alan İsrail, işgalini günbegün kökleştirmeye çalışıyordu.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül

Şehadete layık bir hayat yaşadı ve şehit oldu.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Eminim herkesi öldürseler yine kana doymayacaklardır. 1948'den beri yüzbinlerce Filistinliyi öldürmeleri, kinlerini tatmin mi etti sanki?
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Evine yakın geldiğinde asla unutamayacağı bir manzarayla karşılaştı. Eşi ve çocukları birer birer yerlerdeydi. Bir robot gibi yanlarına sokuldu. Eşinin cesedine baktı. İffetli ve temiz bir hayat sahibiydi. Gözleri çocuklarının cesedine kaydı. Masum ve mazlum çocuklar, dalından koparılmış çiçeklerdi.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Gözyaşlarına direnen bu adam; acıyı, çileyi alın yazısı edilmiş binlerce Filistinliden biriydi. Tüm derdi Filistin'in, Mescid-i Aksa'nın özgürlüğüydü. O günlerin özlemi ile tutuşan gönlü, yıllara meydan okuyor, ihtiyar bedenini genç kılıyordu.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Zulüm Filistinli gençleri çabuk olgunlaştırmıştı. Her an, her saniye coğrafyasında yaşanan bu manzaralar sabır biletiyordu gençlere. Gözlerini kapamadan acıyı yudumlama sanatı olan sabrı... Şerha şerha büyüyen bir öfkeyle beslenen bir sanat...
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
İşgalci İsrail'in işlediği cinayetler artık sayılmıyor, ciltler dolusu kitaplara sığmıyordu. Nice anneler evlatlarını nice kadınlar kocalarını, nice bacılar kardeşlerini feda etmişlerdi bu davaya. Her birinin davası hepsinin davasıydı. Yani Kudüs'ün özgürlüğü, yanan Filistin'in azadlığı... İki sevgili gibiydi Kudüs ve şehadet... Kudüs ve aşk...
📖 Sayfa 33 · İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Çaresizlik denizinde boğuşan bir suskunluğa büründü.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Ruhu atlas iklimin maviliğinde ailesi ve Sabra-Şatilla sakinleriyle beraber uçarken, geride 3500 kişilik bir katliam, biri Siyonist vahşetin unutulmaz eseri kalmıştı.
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Uzunca seyretti bu tabloyu. Sadece "kendimizi savunuyoruz" diyen İsr*ili subayı düşündü. " Taşlara karşı kurşunlarla, tanklar mı ?" dedi içinden. "Demek ki taş kurşundan daha tehlikleli ha !"
📖 Sayfa 62 · İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül
Sıkça Sorulan Sorular
İntifada Öyküleri kimin eseridir?
İntifada Öyküleri, Mehmet Ali Gönül tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.
İntifada Öyküleri kaç sayfadır?
İntifada Öyküleri, 117 sayfadır (Dua Yayıncılık baskısı).
İntifada Öyküleri'nin en ünlü sözü nedir?
“Fakat zülüm yine de gönülleri silinmez bir öfke, dinmeyen bir acı kazımıştı”