
Gülten Dayıoğlu'nun Dört Kardeştiler adlı kitabı, çocuk edebiyatı konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. İlk kez 2013'te yayımlanmıştır. Çocuk edebiyatı okurları için Dört Kardeştiler'den derlenen en akılda kalan sözler burada.
Dört Kardeştiler'den En Beğenilen Alıntılar
Düşünen, dertlenen, daha doğrusu acı çeken bir insanın bakışları vardı yavrucağın gözlerinde.
📖 Sayfa 138 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Dede, günden güne mum gibi eriyordu. Artık doğru dürüst yiyip içmiyordu bile. Günlerce konuşmadığı oluyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Ağlama dedem. Ben okumasam bile, çalışıp didinir Yaşar'ı okuturum. O adam olur, o zaman seni kasabaya götürür, hastaneye yatırırız. Orada çabucak iyileşirsin, dedi.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Eveleme develeme,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Tazi tuzi,
Merkep kızı.
Nereye gitti?
Yazıya gitti,
Ne zaman gelecek?
Güzün gelecek,
Yazılalım, dizilelim.
Şu köşeye büzülelim.
Ancık boncuk,
Kerevete sen gir sen çık!...
Muhtar :
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Yaaa, işin bu yönü daha önemli! diye Bekir Ağa'yı destekledi. Sonra sözünü sürdürdü.
İçinde, güçlü bir umut vardı.
📖 Sayfa 140 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Dedemle Yaşar'ı bırakıp kente gidemem. Onlara kim bakar? Yiyeceği kim verir? diyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Neşe Öğretmen'in amacı onu evde yetiştirmek ve ilkokulu bitirince, öğretmen okuluna yollamaktı. Bu yüzden derslerin ve ödevlerin üzerine titizlikle eğiliyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-"Ayağa kalkması zor!" diyor.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Yani durumu umutsuz, öyle mi?
-Eh, hemen hemen öyle...
Koşmak, hiç bitmeyen bir yolda durmadan koşmak istiyordu...
📖 Sayfa 39 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Her şey güzeldi, fakat bunun üstünden yanaklarını doğru yayılan çiller, canını sıkıyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
'Şu çiller olmasaydı,' diye söylenerek aynayı yerine koydu.
Bütün köy çocukları yedikleri bulgurun, tarhananın eriştenin yapılışına emek verir, katkıda bulunurlardı. Bu yüzden, sofrada yemeğe her kaşık atışlarında içleri derin bir saygıyla dolardı. Sofradan kalkarken de, Tanrı’ya şükretmekten kendilerini alamazlardı.
📖 Sayfa 62 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Sırtındaki çocuk kim?
📖 Sayfa 66 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
- Kardeşim.
-Neden okula getirdin?
-Benden ayrılmıyor da...
-Kardeşini annen sırtına alıp avutsaydı. Bu şekilde okuma yazma öğrenemezsin ki!...
Çocuklar atıldılar:
-Feten'in annesi yok ki!
- N'oldu?
-Öldü.
Okullar açılınca Arif, çobanlığı bırakıp okula başladı.Feten, güz sonuna dek okula gitmedi. Havalar iyi gittiği sürece, koyun gütmeyi sürdürdü.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Köylüler arasında şöyle bir inanç vardı: Son doğan kıza "Döndü" adı konulursa ondan sonra doğan bebeğin cinsi oğlana döner.
📖 Sayfa 9 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu

"Kaçmak geliyordu içinden.Koşmak, hiç bitmeyen bir yolda durmadan koşmak istiyordu."
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Ölüm;genç, yaşlı, güzel, çirkin tanımıyor
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Koyunları ahıra sal da yanıma gel. Seninle söyleşmek istiyorum, dedi.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Han kapısından girdim içeri,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Adamlar oturmuş dört köşeli,
Endo mendo güzeli,
Güzellerin içinde en güzeli...
Elimi vurdum helvaya,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Mevlam hayır eyleye,
Helvayı bekleyenler
Kollara kuvvet dileye.
-Ooo... makara,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Kalk gidelim yukara,
Yukar bize dar geldi,
Yaptıralım bir oda.
Aya bak, yıldıza bak,
Şu güzelim kıza bak!...
Tepsi başında güzeller,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Halkada kınalı eller,
Mevlam helvayı teller,
Sağ olsun helvamızdan yiyenler.
En sevinçli ânında bile, içinin derinliklerinde bir tedirginlik beliriyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
'Anılardan sıyrılmalı' diyordu kendi kendine.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Onu ben de düşünüyorum ya, bu işin bazı pürüzleri var.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Ne gibi?
-Bir kez, kız çok dikkafalı. Kendi aklını beğenmiş. "Ben çalışır, kardeşimle yaşarım,"diyor da başka bir söz söylemiyor.
Kar kapıda savrulur,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Un ocakta kavrulur,
Helva böyle yuğrulur,
Yedi komşuya duyurulur.
Ölüm, güzel, çirkin, genç, yaşlı tanımıyor.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Akşam oluyooor!..
📖 Sayfa 7 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Güneş batıyooor!..
Evli evineeeee!..
Köylü köyüneee!..
Tilki inineee!..
Evi olmayan sıçan deliğine!..
Akşam oluyor....
-İş böyle kalsa iyi, yarın kız büyüyünce n'olacak? Köy yerinde iyi de var, kötü de.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
...oturduğu yerde düşünekalmıştı. Anılardan sıyrılmalı, diyordu kendi kendine.
📖 Sayfa 12 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu

-İlkbahar gelince, koyunları yine güdersin. Günaşırı eve gelip ekmeğini al, diye sıkıladılar.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Gün boyunca, gözünü onlardan hiç ayırmazdı. Epeyce uzaklaştıklarını görünce fırlar, elindeki çomakla okşar gibi dokunarak hepsini de toplayıp sürüye katardı.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Bak kızım, senin çobanlığından çok memnunum. Fakat çok yoruluyorsun. Oysa Yaşar, köy sokaklarında akşama dek boş boş dolaşıyor.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Rahmetli dedeleri, çocukların korunup gözetilmesini bana vasiyet etti.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
En sevinçli anında bile, içinin derinliklerinde bir tedirginlik beliriyordu.
📖 Sayfa 42 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Yaşar, kaz çobanlığı işine pek sevindi. Daha kazlar alınmadan hemen oturup kendine uzun bir çomak hazırladı.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Öyleyse ben, on beş yirmi tane kaz alayım. Yazın besler, kışın kasabaya götürüp satarım. Bu işte çok kazanç var, diyorlar.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Kitabın yaprakları, bizi aydınlığa götüren kanatlar gibidir.
📖 Sayfa 158 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Ölüm er ya da geç herkese uğruyor.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Kız kısmı okuyup n' olacak? Üç beş yıl sonra kocaya veririz. Üstümüzden savrulur gider. Emme, Yaşar oğlan okursa...
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-İnne minne,
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Ucu düğme,
Çalama çardak,
Gümüşlü bardak,
Akçan gupçan,
Aradan sen çıkcan!...
Akşam oluyooorr!..
📖 Sayfa 7 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Güneş batıyooor!..
Evli evineee!...
Tilki ininee!..
Evi olmayan sıçan deliğine!..
Akşam oluyoor...
Mahallenin çocukları hep bir ağızdan, "Akşam oluyor!.. " diye bağırıyorlardı.
Kitap o kadar akıcıki içinde kendimi kaybettim keşke hikayenin sonunu mutlu bitirebilseydim
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Benim neye ağladığımı bir bilsen!
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Bu iki çift sözü söylerken, soluk soluğa kalmıştı.
-N'oldun dedim, neye ağlıyorsun?
-Yaaa! dedi adamlar, senin işin daha zor!
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Bir başkası söze karıştı.

-Gelecek bahara, kazların bazılarını gurka bastırırız. Yirmi-otuz kadar kaz palazı çıkarabilirsek, emeğimizi onlara veririz.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Havalar iyice bozunca Arif'in babası, koyunları evdeki ahırda beslemeye başladı. O zaman, Feten'in çobanlığı sona erdi.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Feten, doktorun kendisinin aldattığını sezmişti. Ertesi gün, muhterların evine gitti. Muhtar onu güler yüzle karşıladı.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Elimi vurdum helvaya,
📖 Sayfa 73 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Mevlâm hayır eyleye,
Helvayı bekleyenler
Kollara kuvvet dileye,
Kar kapıda savrulur,
Un ocakta kavrulur,
Helva böyle yuğrulur,
Yedi komşuya duyurulur.
Tepsi başında güzeller,
Halkada kınalı eller,
Mevlâm helvayı teller,
Sağ olsun helvamızdan yiyenler.
- Eveleme develeme,
📖 Sayfa 21 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Tazu tuzi,
Merkep kızı.
Nereye gitti,
Yazıya gitti,
Ne zaman gelecek?
Güzün gelecek,
Yazılalım, dizilelim,
Ancık boncuk,
Kerevete sen gir sen çık! ...
"Sen bunlara üzülme dede,ben çalışırım.
📖 Sayfa 85 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Kimseye muhtaç olmayız."
Bir gün kahvede toplanıp konuyu tartışmaya giriştiler. Muhtar, Arif'in babasını çekemiyordu.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Ya oğlan n'olacak?
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Muhtar'ın dalkavuklarından biri atıldı.
-Öyle ya, dedi Kerim Hoca. Köy yerinde yarı aç yarı tok horlanıp sürünmektense iyi bir kapıya verirsen, durumu buradakinden kat be kat üstün olur...
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
- Çak çaka çak çak ,
📖 Sayfa 22 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Ebeme de bak bak !
Bak hele bak bak ! ..
Anadolu insanının boynu zaten hep bükük çıkardı resimlerde...
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
-Dede, bak! Karnemi aldım! Pekiyi ile beşinci sınıfa geçtim, diye seslendi.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
- Akşam oluyooor! ...
📖 Sayfa 7 · Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Güneş batıyooor! ...
Evli evineeeee! ...
Köylü köyüneee! ...
Tilki inineee! ...
Evi olmayan sıçan deliğine! ...
Akşam oluyooor...
Korkmaz, çok duygulu bir köpekti. Feten'in kendisine kızdığını hemen anlar, başını öne eğip peşine takılırdı.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Bir akşamüstü, Arif 'in babası Feten' kapıda karşıladı.
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Dört Kardeştiler kimin eseridir?
Dört Kardeştiler, Gülten Dayıoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.
Dört Kardeştiler kaç sayfadır?
Dört Kardeştiler, 160 sayfadır (Altın Kitaplar baskısı).
Dört Kardeştiler'in en ünlü sözü nedir?
“Düşünen, dertlenen, daha doğrusu acı çeken bir insanın bakışları vardı yavrucağın gözlerinde.”