
Düşünen Türkçe, Ali Akar'ın 341 sayfalık eseridir. İlk kez 2019'da yayımlanmıştır. Düşünen Türkçe sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.
Düşünen Türkçe'den En Beğenilen Alıntılar
Yüksünmek: Bir kimsenin bir şeyi kendine yük olarak görmek.
📖 Sayfa 329 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Tembellik etmek anlamına gelen fiilin kökü yük ismine dayanır. Tembel kişiler her şeyi kendilerine “yük” olarak görürler.
“Tembele kapıyı ört demişler, o da yel gelir örter demiş.”
Dilimizdeki temel organ adlarından biri de dudaktır.Dudak sözü Eski Türkçe metinlerde yalnızca Codex Cumanicus'ta var.İbni Mühenna Lügatinde "kuş gagası" anlamında kullanılmıştır.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Bugün Türkiye'nin birçok bölgesindeki ağızlarda yaşayan ve yazı dilinde unutulan kelimelerden biri de çim-tir. DLT'te çöm- şeklinde geçen bu kelime çimmek,dalmak şeklinde anlamlandırılmıştır. Günümüzde kullanılan çömel- sözü de aynı kökten gelir.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Gözün görmeye değer gördüğü şeylere güzel denir… Âşık Veysel’in dediği gibi güzellik duygusu kişinin kendi içinde başlar:
📖 Sayfa 150 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Güzelliğin on par’ etmez
Şu bendeki aşk olmasa…
Eee, Türkçe bu, tıpkı konuşurları gibi sağı solu, aşağısı yukarısı belli olmaz, hiç umulmadık köklerden umulmadık sözler çıkarır...
📖 Sayfa 37 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Bir dildeki kültür sözlerinin oranı, o dilin konuşurlarının medeni gelişmişliğini de gösterir.
📖 Sayfa 48 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Ne çekerse dertli sinen dağ olmaz
📖 Sayfa 146 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Günler gelir geçer ömür çoğalmaz
Neşterlidir yaralarım onulmaz
Göğerdi çevresi karalandı gel
Pir Sultan Abdal
Amerikalı Osmanlı tarihçisi David Cuthall'ın dikkat çekici bir değerlendirmesini hatırlatmadan geçemeyeceğim:Birçok yabancı dil bilirim. Bu diller arasında Türkçe öyle bir farklı dildir ki yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek Türkçe yaratmışlar sanki. Bir kökten bir düzine sözcük üretiliyor. ... Türkçe bu bakımdan bir düşünce dili. Bu dilin kelimeleri öyle bir mantık ve düşünce derinliğiyle oluşturulmuş ki uzaydan gelen biri onları bir filozoflar heyeti türetmiş sanır.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Şu anda konuştuğumuz bütün sözler, o eski, ölmek üzere olan “arkaik”, “saklantı” kelimeler üzerine yükseldi... bun olmasaydı bunalmayacak uz olmasaydı uzmanlaşamayacaktık.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
İnsan, kelimeleriyle düşünür.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
“barış” kelimesi eski Türkçede “varmak, gitmek, ulaşmak” anlamına gelen bar- fiilinden türemiş bir sözdür. bar- fiilinden -ış yapım ekiyle yapılan bu kelime, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı olarak birbirlerine varmaları, birbiriyle anlaşmaları, hâlleşmeleri anlamında kullanılmış ve buradan kalıplaşarak bu kavramı oluşturmuştur. Gerçekten de barış kavramının oluşması için, dargın olan kişilerin barışmak amacıyla birbirleriyle tekrar görüşmeleri, birbirlerine “varış”ta bulunmaları, varmaları, Eski Türkçe kelimeyle düşünürsek “barış”maları gerekir.
📖 Sayfa 50 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
‘Barış’ kelimesi varmak, ulaşmak, gitmek anlamına gelen ‘bar’ fiilinden türemiştir.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Kelimelerin derin öyküler böyledir işte... Moğolistan bozkırındaki göçebe yaşantısının zorluklarını ifade etmek için ortaya çıkan bun sözü, yüzyılları aşarak günümüz Türkiye’sinde metropol insanının sıkıntılarını anlatan bunalım kelimesine dönüşmüştür.
📖 Sayfa 67 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Höllük: Çocukların bacaklarını sıcak tutması ve nemini alması için bezinin içine konan sıcak toprak.
📖 Sayfa 165 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
“Eledim eledim höllük eledim/ Aynalı beşikte bebek beledim.” diye başlayan yanık asker türküsünün sözlerinde eski bir hatıra olarak bize göz kırpıyor.
Çünkü Türkçe, düşünen bir dildir...
Düşünen Türkçe, Ali Akar

Her bakımdan Türkçe söz yapma kurallarına uygun olarak yapılmış olan bu sözü duyunca bir yandan dilimizin geniş söz yapma imkanlarına sahip bir dil olması ile gururlanırken diğer taraftan da plaj sözü şöyle veya böyle oturmuşken onun bırakılarak yerine beach kelimesinin yaygınlaştırılmasının ıstırabını hissediyorum...
📖 Sayfa 84 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Barış kelimesi Eski Türkçede "varmak, gitmek, ulaşmak" anlamlarina gelen bar- fiilinden türemis bir sözdür. bar- fiilinden -,ış yapim ekiyle yapilan bu kelime, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı olarak birbirlerine varmalari, birbiriyle anlaşmaları, halleşmeleri anlaminda kullanılmış ve buradan kalıplaşarak oluşmus bir kavramdir. Gerçekten de Barış kavraminin olusmasi için, dargin olan kişilerini barışmak amacıyla birbirleriyle tekrar görüşmeleri, birbirlerine "varış" ta bulunmalari, varmalari, Eski Türkçe kelimeyle düsünürsek "barış"malari gerekir.
📖 Sayfa 50 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
… gizlemek maddesinde işlediğimiz gibi “kiz” “kutu, sandık” demek. Bu kelimeden, “bir şeyi sandığa koymak, saklamak” somut anlamından “gizlemek, saklamak” manasına gelen kize- fiili oluşturulmuştur. Daha sonra bu kelimeye -m fiilden isim yapma eki getirilerek “gizem” sözcüğü oluşturulmuş.
📖 Sayfa 140 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Kelimeler, toplumun yaşadığı hayat tarzının takipçisidir.
📖 Sayfa 25 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Elif okuduk ötürü
📖 Sayfa 228 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Pazar eyledik götürü
Yaratılmışı hoş gördük
Yaratandan ötürü
Yunus Emre
Gökte kuşun yerde kurdun dilde sözün pasaportu yoktur!
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Türkçenin temel bir renk kataloğu vardır: ak, kara, yeşil, kök (gök), kızıl, sarı ve aladan oluşur. Bunların yanında ara renkler de adlandırılmıştır. Fakat bunlar tek kelime olarak değil de birleştirme veya eğretileme yoluyla yapılmıştır: fıstık yeşili, kömür karası, çingene pembesi, kan kırmızısı, safran sarısı...
📖 Sayfa 315 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Tarih yazıyla başlar ama dil insanla.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Farklı nesne, kavram ya da hareketlere farklı isimler vermek ilkesine dayanan “ayrılıklar kuralı” dilin esasını teşkil eder.
📖 Sayfa 309 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Sevgi, aşk, özgürlük ve barış gibi sözler dillerin en güzel, en sevilen kelimeleridir.
📖 Sayfa 50 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Diller, toplumun düşünüş biçiminin ve hayat felsefesinin en önemli göstergeleridir. Bir toplumu anlamak için onun kelime ve kavramları oluşturma mantığına bakmak lazım. Zira dil, düşüncenin, zihniyetin en önemli aynasıdır.
📖 Sayfa 54 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Türkler, Oğuz Kağan destanında anlatıldığı gibi birini bir yere davet ederken onlara ok gönderirlerdi. Ok, boyun gücünü, yasaların toplum üzerindeki yaptırım etkisini göstermekteydi. Bu yüzden birini bir yere davet etmek için ona ok yollarlardı, buna da oku- denirdi.
📖 Sayfa 208 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
*Gebe" sözcüğü Türkçede şişmek anlamına gelir. Hamile kadının karnı şiştiği için gebe denir. Ölen insan da bir süre sonra şiştiği için gebermek fiili türetilmiş. Türkçe ilginç bir dildir. Hem doğum hem de ölüm aynı kökte...
Düşünen Türkçe, Ali Akar
" Birçok yabancı dil bilirim. Bu diller arasında Türkçe öyle bir farklı dildir ki yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek Türkçeyi yaratmışlar sanki. Bir kökten bir düzine sözcük üretiliyor. Ses uyumuna göre görev anlam değişiyor. Türkçe öyle bir dildir ki başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir."
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Azerbaycanlılar ise Arapça sabah sözcüğünü kullanmaktadır yarın yerine.
📖 Sayfa 301 · Düşünen Türkçe, Ali Akar

Türklerin kültür tarihinde derinliği olan sözlerden biri de “başak”tır. Bu kelime, günümüz Türkçesinde ekincilik terimi olarak kullanılmaktadır. “başak”, okun ucuna takılan ve hedefe saplanmasını sağlayan demirden kısımdır. Türkçenin savaşçılık terimlerinden olan bu kelime, yerleşik hayata geçildikten sonra buğday başaklarını adlandırmakta da kullanılmıştır. Çünkü okun ucundaki başakın şekli de buğday başağına benzemektedir. Kelime, “baş” ismine küçültme eki +ak getirilerek oluşturulmuştur. Bilindiği gibi “baş” sözünün yan anlamlarından biri de “ön, uç taraf”tır.
📖 Sayfa 52 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Bu söz günümüzde “bit yavrusu” olan asıl anlamı yanında “geveze, yılışık” yan anlamını da kazanmıştır. “yavşak” sözünün ilk şekli ‘yapışgak’tır. Görüldüğü gibi yapış- fiilinde yapış-gak “yapışan şey” anlamlı bir söz oluşturulmuştur. “yapışgak” sözünde önce ‘g’ düşmüş ve kelime *yapışak şekline evrilmiştir. Daha sonra da dudak ünsüzleri p > v değişmesi olmuş ve kelime günümüzdeki “yavşak” şeklini almıştır.
📖 Sayfa 299 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Artık bitin kökü kazındığı için “bit yavrusu” anlamından çok ikinci ve yeni anlamı olan yılışık kimseler için kullanılmaya devam edeceğe benziyor…
höllük : Çocukların bacaklarını sıcak tutması ve nemini alması için bezinin içine konan sıcak toprak.
📖 Sayfa 163 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Çocuk altını ıslatınca pişik olmaması için bacaklarını “höllük” denen sıcak toprak içine koyarlar, onu da sağlam bir şekilde sararlardı. Böylece bu toprak hem nemi, rutubeti çeker hem de çocuğun bacaklarını sıcak tutardı.
“höllük” sözü Eski Türkçeden beri bilinen “öl” “nem, rutubet” kelimesinden +lük ekiyle türetilmiş bir söz olup rutubetlik, nemlik anlamına gelmektedir. Kelimenin başına bir h- sesi ilave edilmiş.
“Eledim eledim höllük eledim/ Aynalı beşiğe bebek beledim”
"Türkçe öyle bir dildir ki başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir."
📖 Sayfa 12 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
… Bunun üzerine çeşitli ekler ve başka kelimeler getirilerek çeşitli birleşik sözler üretilmiştir. Bunların başında kişi adı olarak kullanılan “Orhan” ismidir. Bu isim Osmanlı devletinin ikinci padişahı olan Orhan Bey’le tanınmış ve yaygınlaşmıştır.
📖 Sayfa 211 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Bunun dışında başka türevlerde de bu söze rastlarız. ‘ordu’ “karargah” , ‘orna’ (onun + a-) “bir yere yerleşmek” , ornan- “yerleşmek” , ‘orunlıg’ “yerleşilecek mekân”. gibi pek çok kelimede kullanılmıştır. Bugün “or” veya “orun” yerine kullandığımız “yer” sözü eskiden daha ziyade somut zemin, toprak anlamına geliyordu.
Türkçenin başka dillere verdiği kelimeler öyle ses değişikliklerine uğramıştır ki onların Türkçe olup olmadığından kuşku duyar hale geliriz. İşte bu sözlerden biri de Eski Türkçe temeline dayanan “isot”tur. Güneydoğu Anadolu bölgemizde ve özellikle Şanlıurfa’dan Türkiye’ye yayılan “isot” sözü iki kelimenin birleşmesiyle meydana gelmiştir.
📖 Sayfa 176 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
“ıssıg” Eski Türkçede “sıcak” anlamına gelir. “ıssıg” kelimesiyle “ot” kelimesi birleşerek ıssıg + ot = ossıg ot > ıssığ ot > ıssı ot > ısot > isot olmuştur.
Esasen “sıcak” da bu kökten türemiştir: ıssı-cak > ısıcak > sıcak.
Kelimeler, toplumun yaşadığı hayat tarzının takipçisidir. Hayat tarzı değiştiğinde kelimeler ya yok olurlar ya da farklı anlamlar kazanarak yaşamaya devam ederler...
📖 Sayfa 25 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Dil varlığın evidir.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Heidegger
Türkçenin derin sözcüklerinden biri de gücen- kelimesidir. İnsanların günlük hayattaki ilişkilerini gösteren buna benzer çok sayıda benzer ifadeler vardır: kırıl-, incin-, alın-, darıl-, rencide ol-, gönül koy-... gibi kelime ve deyimler bunlardan ilk akla gelenlerdir. Duygusal bir millet olan Türklerin dilinde bu gibi kelimelerin sayısının fazla olması normaldir.
📖 Sayfa 158 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Türkçede 'gelin' kelimesi düğünden sonra kocası olacak kişinin evine taşınmasıyla,gelmesiyle; açıkça göründüğü gibi gel-fiiliyle ilişkilidir. 'gelin' kelimesinin tam olarak anlamı,kocasının evine ''gel''en kadın demektir.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Kelimenin kökü ‘oyun’ sözüne dayanır. ‘oyun’ sözü oy- fiilinden türemiştir. Kaşgarlı Mahmut, oy- fiilini, bugünkü gibi oymak, yerleştirmek, sıkıştırmak anlamında kullanmıştır. Peki oy- ile ‘oyun’ ve ‘oyuncak’ kelimelerinin ne ilişkisi olabilir.
📖 Sayfa 214 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Eskiden oyuncakçı dükkânları yoktu. Oyuncakları çocukların kendileri veya ebeveynleri yapardı. Bu oyuncaklar çeşitli ağaçların, kemiklerin, yumuşak taşların hatta şeker pancarı gibi büyük köklü bitkilerin oyulmasıyla imal edilirdi.
Türkler, Oğuz Kağan destanında anlatıldığı gibi birini bir yere davet ederken onlara “ok” gönderirlerdi. “ok” boyun gücünü, yasaların toplum üzerindeki yaptırım etkisini göstermekteydi. Bu yüzden birini bir yere davet etmek için ona “ok” yollarlardı, buna da oku- denirdi.
📖 Sayfa 208 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Kelime, “ok” isminden +ı- ile yapılmış türemiş bir fiildir. Böylece okı- “davet etmek” anlamını kazanmıştır. Buna bağlı olarak “okuntu” “davetiye” ismi türetilmiştir. Günümüzde Anadolu’nun pek çok yerinde insanları düğünlere davet etmek için gönderilen hediyeler “oku” ve “okuntu” denir.
Günün zamanlarını bildiren sözler,dillerin takvim ve kronoloji kavram alanıyla ilgili önemli söz varlıklarıdır. Türkçenin bu tür sözlerinden biri de 'ögün' sözüdür. Bu kelimenin kökeni Orhun Türkçesine kadar gider. Kelime ''zaman,vakit'' anlamına gelen 'öd' sözüne dayanır. Bu sözdeki -d- sesi zamanla -y-'ye daha sonra Oğuz Türkçesinde -g-'ye dönüşmüştür. Kelimenin sonundaki -n ise günümüzde ''ile'' karşıladığımız araç hali ekidir. Kelimeyi tam anlamıyla çevirirsek ''zamanla'' demektir.
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Kelimeler dirilir mi, elbette hayır. Dil de bizim gibi canlı, organik, ölümlü... Ölen insan gibi söz de geri gelmiyor.
📖 Sayfa 14 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
İnsanoğlu...para adlı dinin aciz, çaresiz ve hodkam ümmeti olmuş durumdadır.
Düşünen Türkçe, Ali Akar

Niye Düşünen Türkçe?
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Çünkü Türkçe, düşünen bir dildir...
Kelimenin semantik yapısına gelince, dar kelimesiyle darıl- arasındaki bağlantıyı ifdelemek gerekir. İnsan birine darıldığı, gücendiği zaman sıkılır, bunalır;psikolojik olarak kendini dar bir alanda hisseder. İşte bu yüzden insanın o duyguyu yaşadığı andaki psikolojik durumuna en uygun kelime seçilerek ondan yeni bir kavram üretilmiştir.
📖 Sayfa 92 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Acep şu yerde var mı ola
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı, gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin
(Baş:yara, çıban)
Kaldır nikabını yüzünü görem
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Aç başını yaradanı seversen
Siyah zülfün mah yüzünün üstüne
Tel tel eyle yaradanı seversen...
Karacaoğlan
Bir toplumu anlamak için onun kelime ve kavramları oluşturma mantığına bakmak lazım.Zira dil,düşüncenin,zihniyetin en önemli aynasıdır.
📖 Sayfa 54 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Şimdilerde unutulmak üzere olan kelimelerden biri de yavuklu! O artık kırsalda ve köy dizilerinde kaldı. Şehirlerde gençler yavuklu yerine sevgili, (kız/erkek) arkadaş, son zamanlardaysa aşkım gibi kelimeleri kullanmaktalar. Oysa onlar yavuklunun yerini tutmuyor. Çünkü sevgi kelimesi, birbirini aşk ilişkisiyle seven kişiler anlamını tam olarak karşılamıyor.
📖 Sayfa 300 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
‘Anlamak’ kelimesinin kökeni an ismine dayanır. An(hudut)..bilinç sınırına ulaşmak...
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Karlı dağların başında
📖 Sayfa 297 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim içün
Yaşın yaşın ağlar mısın
Yunus Emre
Kültür sözleri, milletlerin medeni gelişmişliğini gösterirler. Bu bakımdan bir dilde ne kadar kültür sözü varsa o dili konuşan toplumun medeni seviyesi o kadar yüksektir.
📖 Sayfa 197 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Düşünce, kavramların birbirlerine karşı olan varoluş konumları sonucunda doğar.
📖 Sayfa 36 · Düşünen Türkçe, Ali Akar
Amerikalı Osmanlı tarihçisi David Cuthall'ın dikkat çekici bir değerlendirmesini hatırlamadan geçemeyeceğim: "Birçok yabancı dil bilirim. Bu diller arasında Türkçe öyle bir farklı dildir ki yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek Türkçeyi yaratmışlar sanki. Bir kökten bir düzine sözcük üretiliyor. Ses uyumuna göre anlam değişiyor. Türkçe öyle bir dildir ki başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir."
Düşünen Türkçe, Ali Akar
Sıkça Sorulan Sorular
Düşünen Türkçe kimin eseridir?
Düşünen Türkçe, Ali Akar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır.
Düşünen Türkçe kaç sayfadır?
Düşünen Türkçe, 341 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).
Düşünen Türkçe'nin en ünlü sözü nedir?
“Yüksünmek: Bir kimsenin bir şeyi kendine yük olarak görmek. Tembellik etmek anlamına gelen fiilin kökü yük ismine dayanır. Tembel kişiler her şeyi kendilerine “yük” olarak görürler. “Tembele kapıyı ört demişler, o da yel gelir örter demiş.””