
Eril Tahakküm, sosyoloji dünyasına Pierre Bourdieu'nun kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Bağlam Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. Eril Tahakküm'ü okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Eril Tahakküm'den En Beğenilen Alıntılar
Erkeklik, diğer erkeklerin önünde ve onlar için, kadınlığa karşıt olarak ve herşeyden önce kişinin kendi içindeki bir tür dişil korkusu içinde inşa edilmiştir.
📖 Sayfa 71 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kadınların aksine, erkekler, toplum
📖 Sayfa 98 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
tarafından onlara atfedilen her türlü oyuna çocuklar gibi kapılıp gitmeye toplumsal olarak daha hazırlıklı ve donanımlıdırlar, savaş
ise bu oyunların en mükemmel biçimidir.
"Cesaret denilen şeyin kökü çoğu zaman bir tür korkaklıktır."
📖 Sayfa 71 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Eril imtiyaz da ayrıca bir tuzaktır; erkeklerin her birini her koşulda erkekliğini ispatlamaya zorlayacak ölçüde abesleşebilen daimi bir
📖 Sayfa 68 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
gerilim ve çekişme, bu imtiyazın olumsuz yanını teşkil eder.
Kendilerini alçaltma ve yoksaymaya eğilimli bir toplumsallaşma uğraşına boyun eğdirilen kadınlar, feragat, teslim ve sessizlik gibi olumsuz erdemler öğrenirken, erkekler de mütehakkim temsilin mahkumu hatta sinsice kurbanıdırlar.
📖 Sayfa 67 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kadınların ev içi emeğinin parasal bir karşılığının bulunmaması, onun kendi gözlerinde dahi değersiz kılınmasına yardımcı olur..
📖 Sayfa 124 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Şeref diyalektiğinin tipik özelliği olan belirsizlik ve güvensizlikten kopuş, her ne kadar bir eşitlik önermesine yaslansa da, el arttırmanın hükmediciliğine açıktır; aşık kişi kabul görmeyi ancak bir diğer kişiden elde edebilir, fakat bu kişi de, tıpkı kendisi gibi, hakimiyet kurma niyetini bir kenara bırakmaktadır.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kişi -kadın ya da erkek-, şahsi özgürlüğünü kendi elleriyle efendisine teslim ederken o da aynısını yapar ve ikisi, belirsizce öne sürülen hür bir yabancılaşma ediminde tesadüf ederler (“seni seviyorum”ların lüzumsuzca tekrarı aracılığıyla).
Bir erkek için “sahip olunmuş”, “becerilmiş” kelimelerinden daha ağır bir hakaret yoktur.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Negatif bir varlık olan, sadece kusurlarla tanımlanan kadının erdemleri de çifte olumsuzlama ile olumlanabilir ancak; inkâr edilmiş veya üstesinden gelinmiş zaaflar veya daha küçük kusurlar olarak. Nihayetinde tüm sosyalleştirme işlemi ona sınırlar dayatmaya dayalıdır: bunların tümü kutsal olarak tanımlanır (haram) bedene dairdir ve bedensel yatkınlıklara kazınmaları gerekir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Eril imtiyaz da ayrıca bir tuzaktır; erkeklerin her birini her koşul da erkekliğini ispatlamaya zorlayacak ölçüde abesleşebilen daimi bir gerilim ve çekişme, bu imtiyazın olumsuz yanını teşkil eder.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
“…kadınlar aynı zamanda, zayıflığın tüm silahlarıyla (şeytansı kurnazlık- thah’raymith ve büyü) donanmış güce de sahiptirler.”
📖 Sayfa 69 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
“Senin tüm o takım taklavatın sarkıyor, der kadın erkeğe, bense lehimlenmiş taş gibiyim.”
📖 Sayfa 27 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Erkeklik, tam da etik boyutu içinde, yani er, erdem, şeref meselesinin (nif) özü olarak, şerefin korunması ve arttırılmasının esası
📖 Sayfa 23 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
olarak, fiziksel erillikten ayrılmaz haldedir; özellikle de gerçekten erkek olan erkekten beklenen cinsel kudret gösterileri aracılığıyla
(gelinin kızlığının bozulması, erkek zürriyetin bolluğu vb.) Anlıyoruz ki penis, daima mecazi olarak var olmasma rağmen nadiren ismiyle anılsa ve anılabilir olsa da, bereketli kudrete ilişkin kolektif fantazmalarmın tamamını kendinde toplamaktadır.
..örneğin, çalışan annelerin kızlarının daha yüksek mesleki hedefler belirlediği ve kadının rolüne ilişkin geleneksel modele daha az bağlı olduğu gözlenmektedir.
📖 Sayfa 114 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Sonuç olarak "Cesaret" denilen şeyin kökü çoğu zaman bir tür korkaklıktadır. Buna ikna olmak için erkekleri cinayete, işkenceye ya da tecavüze iten tüm o durumları hatırlamak yeterlidir. Zira tahakküm, sömürü veya baskıya yönelik istek, içinde zayıflığa yer olmayan "erkekler" dünyasından dışlanmaya dair o erkeksi korkuya dayalıdır.
📖 Sayfa 71 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Eril tahakkümü düşünürken, kendileri de tahakkümün ürünü olan düşünme biçimlerine başvurma riskini taşıyoruz.
📖 Sayfa 17 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
“cesaret” denilen şeyin kökü çoğu zaman bir tür korkaklıktadır.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Parayı işin içine sokmak suretiyle, belli bir eril erotizm, haz arayışını, nesne düzeyine indirgenmiş bedenlere gaddarca iktidar uygulamayla ve bedenin yalnızca bedelsiz bir bağış eylemi içinde verilebileceğine ilişkin yasanın çiğnenmesiyle özdeşleştirir.
📖 Sayfa 30 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
" Para sapkınlığın temsiliyet biçiminin bütüncül bir parçasıdır. Sapkın fantezi, kendisinde anlaşılmazlık ve mübadele edilmezlik barındırdığı için, soyut nitelik taşıyan para, ona evrensel anlaşılırlık sağlayan eşdeğeri konumundadır. "
.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
.
“Kendilerini alçaltma ve yoksaymaya eğilimli bir toplumsallaşma uğraşına boyun eğdirilen kadınlar, feragat, teslim ve sessizlik gibi olumsuz erdemler öğrenirken, erkekler de mütehakkim temsilin mahkûmu, hatta sinsice kurbanıdırlar."
.
.
Kuşak, kadın bedeninin kapalılığının işaretlerinden biridir, kollar göğüste kavuşturulmuş, bacaklar bitişik, giysiler düğmelenmiş; çoğu araştırma bunların Avrupa-Amerika toplumlarında bugün hâlâ kadınlara tatbik edildiğini gösterir.Kuşak ayrıca vajinayı koruyan kutsal bariyerin de timsalidir; vajina, toplumsal olarak kutsal nesne haline getirilmiş.
📖 Sayfa 29 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
“Kadınlar kocalarını çok fazla ayrıntı vererek tasvir edebiliyorken erkekler eşlerini ancak fazlasıyla “genel olarak kadınlar” için geçerli olabilecek bazı stereotipler aracılığıyla anlatabiliyor.”
📖 Sayfa 47 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Aynı anda hem sunulan hem de yasaklanan kadın bedeni sembolik bir müsaitlik göstergesidir; pek çok feminist araştırmanın gösterdiği gibi, bu durum kadına da uygun düşmektedir: kadın bedeninin cazibe ve ayartma gücünün bir bileşkesi olduğu hem kadınlar hem de erkekler tarafından, herkes tarafından bilinip kabullenilir ve kadının bağımlı veya bağlı olduğu erkekleri gururlandırmanın yanı sıra, “gösterişli tüketim” etkisine sadece o kişiye özel olma fiyatını da ekleyen seçici bir yasaklama yükümlülüğü de vardır.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Eril düzenin gücü, kendi haklılığını ispat etmeye yeltenmemesinde görülür.
📖 Sayfa 22 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Çocukluk ve ergenliğin en ateşli isyanları belki de babadan daha çok, itaatkâr babaya sorgusuz sualsiz gösterilen itaate, ona biat etme ve onun akıl yürütmesini kabullenme doğrultusundaki ilk harekete yöneliktir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
“zayıfın silahı her zaman zayıf bir silahtır”
📖 Sayfa 47 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kadın için şeref, negatif olarak tanımlanır ve yalnızca korunabilir ya da kaybedilebilir, zira
📖 Sayfa 69 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
kadının erdemi sırasıyla bekâret ve sadakatten ibarettir; oysa “gerçek” bir erkek, zafer ve ayrıcalık elde etmek için kamusal alanda önüne çıkan fırsatları değerlendirmeye alma ihtiyacını hissedendir.
Aşk çoğu zaman biraz da amor fati’dir, yani toplumsal mukadder aşk.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Onlardan “kadınsı”, yani güleryüzlü, sempatik, dikkatli, itaatkâr, ağırbaşlı, ölçülü olmaları beklenir, hatta kendi kendilerini geri plana atmaları. “Dişilik” olarak isimlendirilen, gerçek ya da hayali eril beklentilere bir tür boyun eğmeden başka bir şey değildir çoklukla, özellikle de ego’nun büyütülmesi. konusunda. Sonuç olarak, başkalarının (ve sadece erkeklerin de değil) bakışına yönelik bağımlılık ilişkisi, varoluşlarının yapıtaşı haline gelmeye başlar.
📖 Sayfa 87 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Toplumsal cinsiyet düzeni, bedenlere ve zihinlere kazınmış alışkanlıklar aracılığıyla yeniden üretilir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Mükemmelliğin tanımı, her durumda öyle değilmiş gibi gözükme özgünlüğünü taşıyan eril anlamlarla yüklüdür.
📖 Sayfa 82 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kıyafet ya çeşitli yollarla hareketi sınırlar (yüksek topuklar ya da elleri sürekli meşgul eden çantalar, özellikle de her tür faaliyetten -koşmak, farklı biçimlerde oturmak vb.- caydıran ya da men eden etekler yoluyla), yahut da bitmek bilmeyen tedbirler almayı gerektirir (fazla kısa bir eteği sürekli çekiştiren, göğüs dekolteleri fazla açılmasın diye yakalarını tutan, veya yere düşen bir şeyi almak için gerçek bir cambazlık sergilemek zorunda kalan kadınlar gibi). Bedenin böylesi tutulma biçimleri, kadınlara uygun düşen ahlaki kısıtlılık ve ölçülülük ile sıkı sıkıya ilişkilidir
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kendilerini alçaltma ve yoksaymaya eğilimli bir toplumsallaşma uğraşına boyun eğdirilen kadınlar, feragat, teslim ve sessizlik gibi olumsuz erdemler öğrenirken, erkekler de mütehakkim temsilin mahkûmu, hatta sinsice kurbanıdırlar. İtaate yol açan yatkınlıklar gibi, tahakkümde hak iddia etmeye ve onu uygulamaya sevk eden yatkınlıklar da, bir tabiatın içinde yazılı değildir ve uzun bir toplumsallaşma çalışmasıyla inşa edilmeleri gerekir; yani, daha önce gördüğümüz gibi, karşı cinse kıyasla aktif bir farklılaşma çalışmasıyla.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Hükmedilenler de, dayatılan sınırlamaları zımnen kabullenmek suretiyle kendilerine uygulanan tahakküme çoğu zaman bilmeden, kimi zaman da istemeden katkıda bulunurlar
📖 Sayfa 55 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Eril düzenin gücü, kendi haklılığını ispat etmeye yeltenmemesinde görülür; erkek merkezli görüş kendini yansız gibi dayatır ve onu meşrulaştıracak söylemlerde dile getirilmeye ihtiyaç duymaz.
📖 Sayfa 22 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
erkeklik, ziyadesiyle ilişkisel bir kavramdır: erkeklik, diğer erkeklerin önünde ve onlar için, kadınlığa karşıt olarak ve her şeyden önce kişinin kendi içindeki bir tür dişil korkusu içinde inşa edilmiştir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Cinsellik ve gücü birbirine bağlayan bu bakış açısından anlaşılacağı üzere, bir erkek için en ağır aşağılanma bir kadına dönüştürülmektir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Bedenin bir ön tarafı vardır, cinsiyet farklılığının yeridir bu.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kendilerini alçaltma ve yoksaymaya eğilimli bir toplumsallaşma uğruna boyun eğidirilen kadınlar, feragat, teslim ve sessizlik gibi olumsuz erdemler öğrenirken, erkekler de mütehakkim temsilin mahkumu, hatta sinsice kurbanıdırlar
📖 Sayfa 67 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Zayıf/şişman, iri/ufak, kibar/kaba, ince/hantal vb. Her toplumsal eyleyici, şüphesiz çok genç yaşlardan itibaren bedeninin toplumsal temsilini hesaba katmak zorundadır, ve bu temsil, üzerine uygulandığı bedenlerinkiyle aynı ilkeye sahip olan toplumsal taksonominin uygulanmasıyla oluşur.Böylece, bakış,Sartre’ın öne sürdüğü gibi yalnızca evrensel ve soyut bir nesnelleştirici güç değil, etkisi, algılayan ve algılanan kişilerin göreceli konumları ile algılama ve değerlendirme şemalarının uygulandıkları kişi tarafından ne derece tanınıp kabullenildiğine bağlı olan sembolik bir güçtür.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Mitsel akıl kadınların ne olduğunu söylüyorsa ancak ona dönüşebilirler..
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kendilerini alçaltma ve yok saymaya eğilimli bir toplumsallaşma uğraşına boyun eğdirilen kadınlar, feragat, teslim ve sessizlik gibi olumsuz erdemler öğrenirken erkekler de mütehakkim temsilin mahkumu, hatta sinsice kurbanıdırlar.
📖 Sayfa 67 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Erkeğin hazzı, bir anlamda, kadının hazzından yahut kadına haz verme gücüne sahip olmaktan duyulan hazdır;
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Catharine MacKinnon “orgazm taklidi”nde cinsler arası ilişkiyi, dişil orgazmda kendi erkekliklerine bir kanıt arayan ve itaatin bu en üstün biçiminden haz alınmasını bekleyen erkeğin bakışına uygun hale getirmekteki eril güce mükemmel bir örnek görmekte haksız değil..
Para misali elden ele gezmek ve bu sayede erkekler arasındaki ilişkileri kurmak zorunda bırakılarak, kadınlar sembolik ve sosyal sermayenin üretim ve yeniden üretiminin araçları konumuna indirgenmiş olurlar
📖 Sayfa 60 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Kadın bedeninin cazibe ve ayartma gücünün bir bileşkesi olduğu hem kadınlar hem de erkekler tarafından, herkes tarafından bilinip kabullenilir ve kadının bağımlı veya bağlı olduğu erkekleri gururlandırmanın yanı sıra, “GÖSTERİŞLİ TÜKETİM” etkisine sadece o kişiye özel olma fiyatını da ekleyen seçici bir yasaklama yükümlülüğü vardır..
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Toplumsal dünya, bedeni cinsiyetlendirilmiş bir gerçeklik ve
📖 Sayfa 22 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
cinsiyetlendirici görüş ve bölünme esaslarının taşıyıcısı olarak inşa
eder.
Kadınlar bir tür görünmez hapis içerisine kapatılmıştır; bu kuşatma onların bedensel hareketleri ve yer değiştirmeleri için ayrılan alanı kısıtlar.
📖 Sayfa 42 · Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Bugünkü Avro- Amerikan toplumlarına varıncaya dek, kız ve erkek çocukların aşk ilişkisine dair farklı bakış açıları olduğu için değil sadece (erkekler tarafından bir fetih mantığıyla düşünülür, özellikle arkadaş sohbetleri kadın fetihlerine ilişkin böbürlenmelerle doludur), cinsel edim erkekler tarafından bir tahakküm, mülkiyet, “sahip olma” olarak kavrandığı için.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
dişi ahlak, her şeyden önce, bedenin tüm bölümlerini kapsayan ve kıyafet ile saç üzerindeki yaptırımlar yoluyla kendini sürekli olarak hatırlatan ve uygulatan anların disiplin altına alınmasıyla kendini dayatır. Eril kimlik ile dişil kimliğin hasmane esasları, bedenin taşınması ve duruşla ilişkili ebedi tarzlar biçiminde kazılıdır ve bunlar, bir etiğin gerçekleştirmesi, dahası doğallaştırılması gibidir.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
... erilliği bir tür soylulukla kıyaslamak hiç de abartılı olmaz.
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu
Sıkça Sorulan Sorular
Eril Tahakküm kimin eseridir?
Eril Tahakküm, Pierre Bourdieu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1998'de yayımlanmıştır. Türkçeye Bediz Yılmaz çevirmiştir.
Eril Tahakküm kaç sayfadır?
Eril Tahakküm, 160 sayfadır (Bağlam Yayıncılık baskısı).
Eril Tahakküm'ün en ünlü sözü nedir?
“Erkeklik, diğer erkeklerin önünde ve onlar için, kadınlığa karşıt olarak ve herşeyden önce kişinin kendi içindeki bir tür dişil korkusu içinde inşa edilmiştir.”