
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan'ın 404 sayfalık eseridir. İlk kez 2009'da yayımlanmıştır. Okurların Kelime Baz 1'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.
Kelime Baz 1'dan En Beğenilen Alıntılar
Sudan’ın adı Arapça bilâd-üs Sûdân “karalar ülkesi” demek. Arapların genelde Kara Afrika’ya verdiği ad bu. Bizim Kavaklı Mehmet Ali Paşa kara Afrika’nın bir parçasını fethedince burası Mısır’ın “Karalar Eyaleti” olmuş. Daha sonra Mısır’dan ayrıldığında aynı adı korumuş.
📖 Sayfa 288 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Arapça aynı s-w-d kökünden aswad “kara”, bizde hacer-i esved deyiminde geçer. Bunun dişil hali sawdâ, yani sevda. Sevmekle, sevgiyle alakası yok, melankoli dediğimiz kara ruh halinin Arapçası, modern adı depresyon. Muswadda da “karalama” demek, Türkçesi müsvedde.
Bir de 'kohen' var, yüksek rahip anlamında. Musa'nın kardeşi Harun'un soyundan gelenlere bu ad veriliyor.
📖 Sayfa 334 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
İnsan, galiplerin hasbelkader çizdiği sınırlara sığmayacak kadar kıymetli bir hazinedir.
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Bilgi sonsuz bir deniz: aylar yıllar boyu kürek çekiyorsun, baktığında bir arpa boyu yol gitmemişsin. Açıldıkça cehaletini daha iyi anlıyorsun, denizin sonsuzluğunu daha büyük dehşetle kavrıyorsun."
📖 Sayfa 386 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Şark kültüründe akıl, Batı'daki gibi bir serbest spekülasyon alanı olarak görülmemiş, bir tür fren ya da disiplin unsuru olarak algılanmış.
📖 Sayfa 147 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Kelime dediğin kim kullanıyorsa onun malıdır. Doğar, gelişir, değişir, günün birinde ölür. Arada benim gibi “bak İngilizcesi şöyle, Arapçası böyle,” diye ahkâm kesen ukala takımına gün doğar, onlar da kendilerince mutlu olur. Toplum gene bildiğini okur.
📖 Sayfa 347 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Bir kere, iptila. İnsanlar balli koklamaya bile müptela olabiliyor, kelimeleri koklamak da öyle bir şey. Başladın mı bırakamıyorsun.
📖 Sayfa 388 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Derdimin en uzun gecesine bir seher görünmüyor."
📖 Sayfa 119 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Memleketi bozan cehalet değil: cehaleti kutsallaştıran zorbalık mezhebi.
📖 Sayfa 319 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Erkek milleti kadınlara "kraliçem, sultanım, tanrıçam" gibi hitaplarla işe başlayıp sonra lafın içini boşaltmayı bilirmiş.
📖 Sayfa 264 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Bakıyoruz eski sözlüklere, Ali değil, medli elifle Âl-i Cengiz imiş, yani “Cengizoğulları”, tıpkı Âl-i Osman gibi.
📖 Sayfa 321 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Kırım’da üç yüz küsur yıl Osmanlı egemenliği altında hüküm süren han sülalesi Cengiz Han soyundan geldiği için Âl-i Cengiz diye anılır. Bu muhteremler 18. yüzyılın ikinci yarısında Rusya’nın da dahil olduğu bir dizi karmakarışık siyasi entrikaya bulaşmışlardı da o yüzden Kırım elden gitmişti. Sanırım Âl-i Cengiz oyunu deyimi o devirde piyasaya çıkmış olmalı.
Aleksandros ~ Arapçaya Al-iskender,
📖 Sayfa 54 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Türkçeye İskender olarak geçti.
"Türkçenin tarihini bilmeden köken analizine girmek Donkişotça bir iş."
📖 Sayfa 386 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Amerika, Henryland demek. Pirî Reis keşfetseydi belki Muhiddiniya olurdu, onun da ön adı Muhiddin çünkü.
📖 Sayfa 152 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Hz. İbrahim ileri yaşta Allah’ın bir mucizesiyle çocuk sahibi olunca adını “Allah işitti” anlamında İşma-el koymuş. Aynı çocuk ya da onun kardeşi Kuran’da İsmâil olarak geçiyor.
📖 Sayfa 256 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan

"Arapça ilginç bir dil, biraz olsun öğrenmeli."
📖 Sayfa 40 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Hisse: Kullandığımız her kelimede, adeta arkeolojik katmanlar gibi, dünya tarihinin izleri var."
📖 Sayfa 195 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Arapça ‘ayn hem göz, hem yerden kaynayan su anlamında pınar. Farsça çeşm göz, çeşme pınar. Türkçe göz ile göze de aynen öyle.
📖 Sayfa 292 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Özetle: mahzen, mağaza, magazin aynı ailenin çocukları. Başka muhitlerde büyümüşler, sonradan karşılaşınca birbirini tanımamışlar bile.
📖 Sayfa 378 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Üniversitede çok değer verdiğim bir hocam kulağıma küpe etmişti, “ tarihte cehaletin rolünü asla küçümseme,” diye.
📖 Sayfa 170 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Tarihte pek çok toplum dini terminolojiyi yabancı bir kültürden almayı tercih etmiş. Türkler Arapçadan, Avrupalılar Latinceden, Latinler önceleri Etrüskçe sonraları Yunancadan, Ermeniler Yunancadan, Yunanlılar muhtemelen eski Anadolu ve Girit dillerinden, Çinliler Hintçeden, Japonlar Çinceden vs. Yabancı dil olunca daha “kutsal" ve “uhrevi” bir tınısı oluyor herhalde.
📖 Sayfa 256 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Vatan mel'uf olanlar bi sebeb terki diyar eylemez.
📖 Sayfa 126 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Zaruretsiz cihanda kimse gurbet ihtiyar eylemez.
Ziya Paşa
"Her başarı bir tuzaktır."
📖 Sayfa 386 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
KLM Arapçada fiil kökü olarak mevcut değil. Kalm (yara) ve kalima/kalam (söz) olmak üzere iki bağımsız ad grubu mevcut. Aralarındaki anlam bağı üzerinde durmamışlar. Buna karşılık Aramice ve İbranice KLM fiili mevcut: birini utandırmak, aşağılamak, hakaret etmek ve yaralamak olarak geçiyor. Yani özellikle dille yaralamak.
📖 Sayfa 355 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Ne alaka derseniz, Türkçe söğmek (sövmek) ve söz kelimelerini bir düşünün derim.
Ermenice soyisimlerde 'yan' hemen hemen bütün Hint-Avrupa dillerinde karşımıza çıkan aidiyet sıfat eki. "Oğlu" demek değil, o zümreye mensup yahut ait demek.
📖 Sayfa 380 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Sallama çayı Amerikalılar icat etmiş, ama sallama dilbilim konusunda Allah'a bin şükür bizimkiler kimseye pabuç bırakmaz.
📖 Sayfa 248 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Düşünelim: Hazar Türklerinin Musevi olduğu tarih kitaplarında yazıyor. Soydan Yahudi olmayanların Musa dinine girmesi neredeyse imkânsız olduğuna göre bu nasıl iş?
📖 Sayfa 335 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Ermenice "Yan" hemen hemen bütün Hint-Avrupa dillerinde karşımıza çıkan aidiyet sıfatı eki. Farsçada, Hintçede, Yunancada, Latincede aynen mevcut. İngilizce İtalian (İtalya’ya mensup), Parisian (Paris’e ait), Edwardian (Edward’a ilişkin) sözcüklerindeki ek aynı ek. “Oğlu” demek değil, o zümreye mensup yahut ait demek.
📖 Sayfa 380 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Çamur atmak istersen irtica, övmek istersen muhafazakârlık.
📖 Sayfa 46 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Çayın Kuzey Çin lehçelerindeki adı çâ, güneydeki Amoy (Xiamen) lehçesinde adı te. İkisi aynı kelime, aynı şekilde ^ yazılıyormuş ama telaffuz kuzeyde farklı, güneyde farklı.
📖 Sayfa 31 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan

Fransız ve İngiliz dillerinde 19. yüzyıl başlarına dek platonik sözcüğü daima “cinsel birleşme içermeyen eşcinsel aşk” anlamında kullanılmış. Daha sonra eşcinsellikten açıkça söz etmenin modası geçince komşunun kızı devreye girmiş.
📖 Sayfa 173 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
(...) dil işlerinde mantık ne arar?
📖 Sayfa 152 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Statü bakımından "aşağı" sayılan dilden "üstün" sayılan dile kelime geçmez.
📖 Sayfa 272 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Araplar yazıp okuma işlerini Arami kuzenlerinden öğrenmişler."
📖 Sayfa 124 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Neden Fırat her zaman erkek, Dicle dişidir bir de onu bilsem...
📖 Sayfa 305 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Zencinin orijinali zangî Farsçadır. Esasen “paslı” demektir, çünkü zang/jang pastır. Arapçada ince /g/ sesi 8. yüzyıldan sonra /c/ye dönüşmüş olduğundan, Arapçası zancî olur.
📖 Sayfa 13 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
..
Zancîbar Farsça “zenci gelen yer” demek. Afrika’nın doğu kıyısında bir ada üzerindeki kentin adı. Şimdiki adı Zanzibar.
"Bir millete hakaret ve iftira etmek düşünce özgürlüğü olamaz."
📖 Sayfa 118 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Türkçe okumak eylemi esasen 'çağırmak, yüksek sesle seslenmek' demek. Meydan okumak, şiir okumak, lanet okumak, künyesini okumak deyimlerinde bu özgün anlam korunmuş. Şiir okuyor derken kitaptan yahut prompter'den baktığını kastetmiyoruz. Meydan okumak deyimi de 17.yüzyıl sözlüklerinde meydane okımak diye geçiyor. Yani meydana çağırmak."
📖 Sayfa 124 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Özür Arapça. Aslı ayın ve noktalı dal ile 'udhr. Mazeret(ma'dharat) ile aynı kökten, esasen onunla eşanlamlı bir masdar."
📖 Sayfa 118 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Aristokrat olamadın, bari edebinle burjuva ol."
📖 Sayfa 132 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Bir dilde ne kadar çok yazı üretilmişse YAZI DİLİNİN kelime hazinesi de onunla bire bir orantılı olarak artmıştır."
📖 Sayfa 92 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Kullandığımız her kelimede, adeta arkeolojik katmanlar gibi, dünya tarihinin izleri var."
📖 Sayfa 118 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
“Mikroskop altına kimi koyarsanız koyunuz, çirkin görünür.”
📖 Sayfa 61 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
"Eski İran mitolojisinden Türkçeye geçmiş kavram çok. İlk elde aklıma gelenler: dev, peri, cadı, anka kuşu ve Kaf dağı."
📖 Sayfa 120 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
“Geçişli fiillerde her zaman eyleme maruz kalan anlamı veren +gin (bıçkın, düzgün, sürgün, yorgun) bilgin’de ne anlama geliyor?”
📖 Sayfa 110 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan

Kelimelerin hikâyesi insan hikâyeleri gibidir, biraz hoşça vakit geçirirsin, şansın varsa biraz da ufkun açılır.
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Kelime dediğin kim kullanıyorsa onun malıdır. Doğar, gelişir, değişir, günün birinde ölür.
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Tütün içerken koku sinmesin diye
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
giyilen, çoğu zaman renkli kadifeden bir üst giysi.
“Farsça dûr: uzak, bîn: gören. Dûrbîn: uzakgören. Bildiğimiz dürbün. Frenkçe telescope’un birebir çevirisi, tele:uzak, scope: gören.”
📖 Sayfa 133 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
“Latince rosa ve Yunanca rhódos da aynı kökten. Rodos adasının adı, evet, Gül adası demek.”
📖 Sayfa 74 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Orhun yazıtları çağında yoğun olarak kullanılan bir kelime. Beşbalık, Togu balık, Xanbalık gibi şehir adları var. 11. yüzyılda yazan Kaşgarlı Mahmud'a göre “Uygurcadır”, artık kullanılmaz olmuştur. 15. yüzyıl Çağataycasında bir arkaizm olarak hatırlanır.
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Etimolojisi muğlaktır. Muhtemelen “durma yeri, durak, konak” gibi bir anlamı var, balmak fiilinden. “Kondu” da diyebiliriz.
Avrupa dillerine özellikle 12. yüzyıl sonu ile 13. yüzyılın başlarında hatırı sayılır sayıda Arapça kelime almışlar. Hem ilginçtir, en çok ticaret, gemicilik, sanayi ve teknoloji alanında almışlar. Demek ki bu alanlarda Arapları kendilerinden üstün görmüşler: nereden nereye!
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
“Ahmet Vefik Paşa sözlüğüne göre Anadoli= Marmara ve Akdeniz’den Fırat’a kadar olan diyâr; kadimde Küçük Asya. Kapsama alanının Fırat’ın doğusuna taşması Cumhuriyet dönemi terminolojisidir.”
📖 Sayfa 99 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
ta Orhun yazıtlarından beri varolan bir Türkçe kelime, hizmetkâr ve köle demek. Bu iki kategori arasındaki ayrım eski dillerde yoktur, ya da varsa net değildir. Latince servus hem hizmetçi (servant) hem köle (slave) demek. Arapça cabd da öyle.
📖 Sayfa 411 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
muamma bir kelime. 14. yüzyılda Türk asıllı Memlukların yönettiği Mısır’da çıkmış, “memluk” sözcüğünün Türkçe eşdeğeri olarak kullanılmış. Kaynağı belirsiz, belki Arapça gulam'dan bozma. Bilhassa İslam hukukundaki anlamıyla “mülk olarak alınıp satılan slave” için kullanılmış. Belli ki kul fazla muğlak kaldığından, daha net bir ifadeye gerek duyulmuş.
Arapça yamîn “sağ”, daha doğrusu “sağ el”. Sağ elin uğurlu sol elin uğursuz olduğuna dair inanış, en eski zamandan beri tüm insan topluluklarında var. Ortadoğu’nun Sami toplumlarında da sağ avucunu gösterme jesti kadim zamanlardan bu yana doğruluk, güven, dostluk, söz verme ifade etmiş. Yemin etmek, esasen sağ elini kaldırıp göstermek demek.
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Feminizm
📖 Sayfa 45 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Latince ‘femina’ kadın ya da genel olarak dişi. Fransızca ‘femme’ (kadın) oradan gelmiş. Feminin (telaffuzu ‘feminen’) ‘kadınsı’ ya da ‘dişil’ demek. ‘Kadınların toplumsal alanda erkeklerle eşit haklara sahip olmasını savunan görüş’ anlamında ‘feminizm’ sözcüğüne İngilizcede ilk 1895’te, Fransızcada bundan biraz daha önce rastlanıyor. Sonradan anlam değiştirmiş, her hal ve şartta kadınların haklı olduğunu, dolayısıyla kadınlık-erkeklik hali dışında hak, vicdan, akıl, mantık gibi kavramların geçerli olmadığını savunan daha değişik bir görüşün adı olmuş.
“Özdeş, özdek, özek, özelge, özerk, özet, özgeci, özgü, özgül, özgüleme, özgün, özlük, özne, özünlü gibi kelimelerin elli yıl boyunca (1933-1983) bu toplumun düşünme yeteneğini hepten dumura uğrattığına eminim.”
📖 Sayfa 109 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Arapçada şöyle bir kural var: /w/ sesiyle başlayan kökler türevlerde garip davranışlar sergiliyor, çoğu zaman ilk sessizini kaybediyor. Misal verelim. ‘varolma” demek, w-c-d kökünden. Türkçede w olmaz v olur, o yüzden deriz. Bunun hormonlu hali ama *ivcâd olmaz, olur: bir şeyi varetme.
📖 Sayfa 369 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
“Bir Mayıs, Roma’nın en eski çağında tüm tanrıların en önemlisi sayılan Maia, yani Büyük Hanım’ın (= Mag-ia) bayramının kutlandığı günmüş. Kırlara çıkıp bir sürü tören yaparlarmış, bir kısmı müstehcen. O gün başlayan aya o yüzden Maius (= Maia’nın) adını vermişler. Yunanca, Aramice ve Arapça dahil bilumum Akdeniz dillerine girdikten sonra Türkçeye de gelmiş, Mayıs olmuş.”
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Devlet reisinin görüş ve emirlerini reddeden herkesi alçak, soysuz, vatansız ve gizli emel sahibi ilan eden zorbalık diline itiraz ediyoruz.
📖 Sayfa 218 · Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan
Bu dil, bir toplumu kuşaklar boyu düzelmemecesine hasta eder ve çürütür.
Düşüncenin ve yaratıcılığın kaynaklarını kurutur, korkuyu ve ikiyüzlülüğü bir hayat tarzı haline getirir, en cahil ve zorba olanın her zaman zeytinyağı gibi üste çıkmasını meşrulaştırır.
Bu ülkeyi doksan yıldan beri kafası çalışan ve kahvehane muhabbeti dışında söyleyecek bir sözü olan herkese zindan eden bu dildir. Çağdaş dünyadan kopuk bir gariban gettoya mahkum eden de bu dildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kelime Baz 1 kimin eseridir?
Kelime Baz 1, Sevan Nişanyan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da yayımlanmıştır.
Kelime Baz 1 kaç sayfadır?
Kelime Baz 1, 404 sayfadır (Everest Yayınları baskısı).
Kelime Baz 1'ın en ünlü sözü nedir?
“Sudan’ın adı Arapça bilâd-üs Sûdân “karalar ülkesi” demek. Arapların genelde Kara Afrika’ya verdiği ad bu. Bizim Kavaklı Mehmet Ali Paşa kara Afrika’nın bir parçasını fethedince burası Mısır’ın “Karalar Eyaleti” olmuş. Daha sonra Mısır’dan ayrıldığında aynı adı korumuş. Arapça aynı s-w-d kökünden aswad “kara”, bizde hacer-i esved deyiminde geçer. Bunun dişil hali sawdâ, yani sevda. Sevmekle, sevgiyle alakası yok, melankoli dediğimiz kara ruh halinin Arapçası, modern adı depresyon. Muswadda da “karalama” demek, Türkçesi müsvedde.”