
Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal'ın Kur’an Tarihi adlı kitabı 2016'da yayımlanmış, 352 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Sayfa numaralarıyla birlikte, Kur’an Tarihi'yi işaretleyen okurların favori sözleri aşağıda.
Kur’an Tarihi'den En Beğenilen Alıntılar
Medine Yahudilerince hem mabet hem medrese olarak kullanılan Beytülmidraş İslami kaynaklardaki bilgilere göre Hz. Peygamber ve Hz. Ömer tarafından da ziyaret edilen bir mekandır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Sahabiler Kur'an vahyini tıpkı kendi hayatları gibi bir kez yaşayıp idrak etmiş, daha açıkçası, Mekke döneminde, "Sizin dininiz size, benim dinim banadır" (Kafirün 109/6) demekle emrolundukları müşriklerle ilgili olarak Medine döneminin son safahatında, "O müşrikleri ele geçirdiğiniz yerde öldürün" Tevbe 9/5) şeklinde bir emri uygulamaya memur edilmişlerdir. Keza ilk müslümanlar Hz. Peygamber'le özel görüşme öncesinde sadaka vermekle emredilmişler, kısa bir süre sonra da sadaka hükmünün sona erdiğine (Mücadile 58/ 12-13) şahitlik etmişlerdir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
İslam geleneğinde ayetler ve hadisler genellikle bağlamsız okunduğundan, hususi hükümlerden büyük genellemeler ve doktrinler üretilmektedir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an tarihi alanında kalem oynatmayı zorlaştıran temel sorunlardan biri, İslami kaynaklardaki rivayet malzemesinin erken dönemlerdeki tarihi vakayı tasvir eden bilgiler mi içerdiği. yoksa geriye doğru mümkün mertebe sorunsuz bir tarih kurgusunu mu hedeflediği. hususunda karar vermenin müşkil görünmesidir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kaldı ki Hz. Peygamber'in Medine döneminde dahi Kur'an'ın yazılı metin haline getirilmesi yönünde herhangi bir talimatı da söz konusu değildir. Hz. Ebü Bekr ve Zeyd b. Sabit'in Kur'an'ı cem teklifine ilk planda gösterdikleri mesafeli tavır bunun en açık delilidir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an ayetlerini derleme anlamındaki cem faaliyeti Halife Ebu Bekr'in, Zeyd b. Sabit ve Hz. Ömer'e, "Mescidin kapısına oturun; kim iki şahitle birlikte ayet getirirse onu yazın" şeklindeki talimatıyla başlamıştır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Hira'da tehannüs geleneğini başlatan ilk Kureyşli Hz. Peygamber'in dedesi Abbülmuttalib'di. Her sene Ramazan ayında Hira'ya çıkan Abdülmuttalib bu ay içerisinde fakirleri doyurmak gibi hayır işlerine yoğunlaşırdı. Onun başlattığı tehannüs/teabbüd adeti daha sonra Varaka b. Nevfel, Ebu Ümeyye b. Muğire gibi isimlerce devam ettirildi. Rasülullah'ın Ramazan ayında Hira'ya çıkıp mağarada inzivaya çekilmesi Hz. Hatice ile evlendiği zamana rastlar.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
" Araplar birseyi isimlendirirken ya nadir ve ilginç olan bir niteliği o şeyi farklı yönleriyle iyi tanımlayan bir özelliği ya da çok kullanılan ve akılda kalan bir hususiyeti dikkate alırlar.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Melek nüzul dönemindeki Araplar ve Kitabilerce bir tür ilham perisi gibi telakki edilen ve vahyin nüzulünde vasıta olarak mutlaka bulunması gereken bir gaybi varlık olarak algılandığından, Kur'an'da da lazım-ı faide-i haber kabilinden vahiy meleğine işaret edilir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Çünkü ilgili rivayetlerin bir kısmına göre Hz. Ömer ve Zeyd b. Sabit Halife Ebu Bekr'in yönlendirmesiyle Mescid-i Nebi'nin kapısında konuşlanmış ve bu arada, "Kimin yanında yazılı bir Kur'an vahyi varsa, iki şahitle birlikte getirsin" diye duyuru yapılmış, cem-istinsah faaliyeti sırasında ise Tevbe 9/128-129 gibi bazı ayetler sadece bir kişide bulunmuş ve bu ayetlerin metin içindeki yerini tayin hususunda tereddüt vaki olmuştur.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an vahyini kendi nüzul sürecinden ve metinleşme tarihinden kopuk biçimde okuma geleneğinin yaygınlık kazanmasında özellikle İmam Şafii'nin (ö. 204/820) er-Risale'de ortaya koyduğu paradigma önemli rol oynamıştır, denilebilir. Çünkü Şafii, "Allah'ın kitabında bir Müslümanın hayatta karşılaşacağı her mesele hakkında yol gösterici bir delil mutlaka vardır" şeklindeki görüşüyle Kur'an'ı referans metnine dönüştürmenin ve dolayısıyla bu metni azami ölçüde semerelendirmenin yolunu açmıştır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an'ın nazil olduğu dönemde papirüsün yerini hayvan derisinden yapılan ve daha dayanıklı olup daha düzgün bir yüzeyi bulunan parşömen malzemesine bıraktığı bilinmektedir. Tur 52/3. ayetteki rakk kelimesi muhtemelen parşömeni, özel olarak da Hz. Musa'ya Sina'da vahyedilen şeriatı ifade etmektedir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Hz. Peygamber'e nazil olan Kur'an vahyinin birçok ayette kur'an, kavil, kelam, nebe, hadis diye nitelendirilmesi ve bütün bu nitelemelerin söz, hitap, haber gibi şifahi kültür kodlarını ifade etmesi de nüzul döneminde yazının geri planda olduğunu gösterir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Bu durum son dönem İslam dünyasındaki savunmacı reflekslerin Kur'an ve tefsir alanında geniş birikim sahibi müslümanları dahi nasıl savurduğunu göstermesi bakımından manidardır. Subhi es-Salih ve Derveze'nin söz konusu ayetlerden hiçbirinin Kur'an'ın cem ve tertibiyle ilgili olmadığını gayet iyi bilecek bir donanıma sahip oldukları şüphesizdir; fakat her ikisi de Kur'an tarihi konusunda müsteşriklerin iddialarına karşı argüman oluşturmak adına kendilerini dahi tatmin etmeyen istidlallerde bulunma ihtiyacı hissetmiş olsa gerektir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Buna mukabil Kur'an ayetlerinin yazımında hurma dalları, taş ve tahta parçaları gibi ilkel malzemelerin kullanıldığına ilişkin rivayetlerin sahih olmadığını düşünen Watt'a göre söz konusu rivayetlerin Emeviler dönemi ile Abbasilerin ilk dönemlerindeki maddi lükse karşı Hz. Muhammed ve ashabının yoksulluğunu vurgulamak isteyen kişilerce üretilmiş olması muhtemeldir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Buhari ve Müslim gibi muhaddislerin meşhur hadis mecmualarındaki problemli rivayetler söz konusu olduğunda, bilhassa klasik dönemlerdeki Sünni alimler bu eserlere atfedilen tartışılmaz otorite sebebiyle ilgili rivayetleri adamakıllı kritik etmek yerine telif adı altında te'vilin sınırlarını zorlamış; fakat kimi zaman bir satırda söylediklerini diğer satırda tekzip probleminden kurtulamamışlardır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an'ın metinleşme tarihi özellikle Sünni gelenekte bir bakıma "yasak bölge" ilan edilmiş ve bölgenin etrafı dogmatik kabullerle çevrilmiştir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Tehannüs (itikaf) geleneği Hz. Peygamber'le başlamamıştır. Makdisinin (ö. 355/966'dan sonra) aktardığı bilgiye göre Kureyşliler Ramazan aylarında Hira'da tehannüste bulunurlardı. Peygamber de bu uygulamayı devam ettirdi; çünkü bu dindarlık (birr) kabilinden bir uygulama idi.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Altı bin iki yüz küsur (6236) ayetten müteşekkil olan ve önemli bir kısmı geçmiş peygamberler ve kavimlerle ilgili kıssalardan oluşan Kur'an metninin adeta sonsuz-sınırsız bir hüküm-çözüm ambarı gibi algılanmasında Sünni gelenekteki "kelam-ı kadim" anlayışı da önemli rol oynamıştır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal

Nitekim Hz. Ali necva sadakası ayetiyle (Mücadile 58/12) ilgili olarak, "Allah'ın kitabında bir ayet var ki benden önce bu ayetle amel eden biri olmadığı gibi benden sonra amel eden birisi de olmayacaktır. Bu ayet necva ayetidir" demiştir. Kısacası, nesh sahabenin hayat tecrübesinde gayet doğal bir hadise olarak gerçekleşmiştir. Buna mukabil tabiun ve daha sonraki müslüman nesiller Kur'an metninde hem necva sadakası emrini içeren ayetle hem de bu emrin ilga edildiğini bildiren sonraki ayetle aynı anda karşılaşmış ve ister istemez nasih-mensuh meselesine kafa yormak durumunda kalmışlardır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
"Kim durduk yere [yönetimde ] değişiklik yaparsa , Allah'da onun sığınağını değiştirir..."
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Cebrail'in Hz. Peygamber'e gelip, "Ey Muhammedi Allah vahyini bana ve sana emanet etti; sen de Muaviye'ye emanet et' dedi, "Cebrail Hz. Peygamber'e geldi ve Muaviye'nin güvenilir bir kişi olmasından dolayı katip olarak tayin edildiğini söyledi-, Hz. Peygamber, "Allah katında üç emin (güvenilir) kimse vardır. Ben, Cebrail ve Muaviye, dedi- şeklinde rivayetler nakledilmesi, Muaviye hakkındaki menfi düşünce ve kanaatleri izale girişimleri olsa gerektir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an tarihiyle ilgili bu tür sorunlarla yüzleşmek, imkan elverdiği ölçüde bunları çözmek ama aynı zamanda çözümsüz sorunlar bulunduğunu da açıkça itiraf etmek gerektiği düşüncesinden hareketle ortaya çıkan bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Ayrıca Kur'an tarihi ve kıraat gibi alanlarda eleştirel yaklaşımla kalem oynatmanın riskli olduğu malumdur. Fakat bu riske rağmen eleştirel yaklaşımı yansıtan çalışmalar kesinlikle lüzumludur; her şeyden önce kendimize güven, özgüven sahibi olmak için lüzumludur.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Übey b. Ka'b'ın mushafında kunut dualarının Hal' ve Hafd isimli iki süre olarak yer aldığı, İbn Mes'ud'un mushafında ise Felak, Nas ve hatta Fatiha surelerinin bulunmadığı yönundeki rivayetler, Kur'an ayetleri olduğu halde Mushaf metninde yer almadığı söylenen birçok metinle ilgili nakiller,25 "kutsi hadis" diye tabir edilen metinler ve "gayr-i metluv vahiy" meselesiyle ilgili görüşler nüzul döneminde Hz. Peygamber'in dilinden sadır olan her bir ifadenin "Kur'an" ve "hadis" diye kategorik ayrıma tabi tutulmasının çok kolay olmadığını düşündüren verilerdir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Hitabet ve kılıçla övünüp kitabeti alt seviyedeki insanlara özgü bir iş ve uğraş olarak gören Araplar öteden beri şiiri ezber yoluyla naklettikleri gibi hadisi de aynı şekilde rivayet etmişlerdir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Halebinin (ö. 1044/1635) Ubeyd b. Umeyr'e atıfla naklettiğine göre Rasülullah her sene bir ay kadar Hıra dağındaki mağarada kalırdı. Bu gelenek cahiliye devrinde Kureyşli dindar kimselere (müteellihin) ait tehannüs uygulamasının bir devamıydı.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Hz. Aişe 'ye atfedilen ve bazı ayetlerin yazılı olduğu sahifenin koyun/keçi gibi evcil bir hayvanın yediğini bilgisini içeren rivayetin uydurma olduğu kesindir . Bir an için bu rivayetteki bilginin doğru olduğu ve bazı ayetleri muhtevi sahifelerin kaybolduğu kabul edilse dahi Kur'an'a vukuf sahabi olan bunca sahabinin hafızasında kaybolduğunu söylemek imkansızdır. Bu bakımdan söz konusu rivayeti dikkate almamak gerekir .
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Tespitlerimize göre Kur'an tarihiyle ilgili eserlerdeki geleneksel şablon öncelikle Kur'an'ın Hz. Peygamber devrinde de aynen bugünkü gibi iki kapak arasına dercedilmiş yazılı bir metin olarak algılandığı gibi yanlış bir tasavvura dayanmakta, haliyle bugünden kalkılarak geriye doğru güzel bir hikaye yazılmakta ve bu hikaye yazılırken birçok boşluk derme çatma ve aynı zamanda birbiriyle çelişik rivayet malzemesiyle doldurulmaktadır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Nüzul dönemi kapandıktan ve sahabe neslinden sonraki Müslümanlar Kur'an'ı iki kapak arasına dercedilmiş bir metin olarak bulduklarından dolayı ister istemez nasih-mensuh konusunu tartışmak durumunda kalmışlardır. Çünkü Hz. Peygamber ve sahabe nesli için Kur'an'daki hükümlerin teşrii seyri 610-632 yılları arasında yaşanan tarihi tecrübeye koşut bir seyir izlemiş, dolayısıyla ilk Müslüman neslin içinde bulundukları ahval ve şerait değiştikçe hükümler de değişmiştir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kısacası, Kur'an vahyinin yazıyla tespiti ve tertibi gibi çetrefil konuların yanında, vahiy ve nüzul bahsinden Hz. Peygambere inzal edilen vahyin mahiyet ve keyfiyetine, Kur'an'daki ayetlerin sayısından besmelenin konumuna değin birçok meselede boşluklar ve karanlık noktalar bulunmaktadır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
İbn Mes'ud'un kendi mushafına Felak ve Nas sürelerini almaması buna mukabil Ubey b. Kâ'b'ın kunut dualarını iki ayrı süre olarak mushafına yazması meselesini izah bağlamında İbn Kuteybe (ö. 276/889) de nüzul döneminde Kur'an ayetleri ile dua formundaki hadislerin birbirine kanştırıldığına işaret etmiştir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Kur'an tarihi alanında problemleri görmezden gelmek ya da hasıraltı etmeye çalışmak yerine her turlu problemle yüzleşmekten korkmamak gerekir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Oryantalistik çalışmalardaki büyük iddialar ve itirazlar karşısında Müslüman araştırmacılar kendi kaynaklarındaki bilgilerle hesaplaşmak yerine, hemen her defasında, "Müsteşriklerin iddiaları ilmi dayanaktan yoksundur" klişesini tekrarlayarak, "Siz ne söylerseniz söyleyin; biz bildiğimizi okuruz" dercesine hem vurdumduymaz hem de konformist bir tavır takınmayı yeğlemişlerdir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Sonuç olarak, Kur'an vahyinin özellikle Mekke döneminde ne zaman yazılmaya başlandığı., kimler tarafından yazıldığı., yazılı metinlerin hicret esnasında nasıl ve kimler tarafından Medine'ye taşındığı. gibi soruların cevabı hemen tamamıyla meçhulümüzdür.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Mesela, Derveze'ye göre Kur'an ayetlerinin hurma dalları, kemik parçaları, taş ve tahta levhalar gibi hacimli, ağır ve taşınması güç nesneler üzerine yazılması realiteye uygun değildir. Hicaz coğrafyasına komşu bölgeler ve ülkelerde kağıt, kumaş gibi yazıya elverişli nesnelerin yaygın olarak kullanıldığı dikkate alındığında, Kur'an ayetlerinin hurma dalları, kemik parçaları gibi ilkel nesnelere yazıldığına ilişkin bilgilerin hem vakıayla bağdaşmadığı hem de makul olmadığı fark edilir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Bu açıdan bakıldığında hem Kur'an'da Hz. Peygamber ve Araplarla ilgili ümmi (ümmiyyün) nitelemesinin hem de Hz. Peygamber'in, "Biz ümmi bir topluluğuz, yazı yazmayız ve hesap yapmayız^39 mealindeki hadisinin genelde Ehl-i kitaptan olmamayı, özelde ise Ehl-i kitap gibi yazılı kültür alışkanlığına sahip bulunmamayı ifade ettiği rahatlıkla anlaşılabilir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
İbn Abdirabbih'in (ö. 328/940) ifadesiyle, nüzul dönemi Mekke'sinde yazı yazabilen on yedi kişi vardır. Bunlar arasında müslümanlardan Hz. Ali, Hz. Ömer, Hz. Osman, Talha b. Ubeydullah, Ebu Ubeyde b. Cerrah, Eban b. Said, Huveytib b. Abdiluzza gibi isimler ile o dönemde müşrik olan Ebu Süfyan ile başlangıçta müslüman iken vahiy katipliği sırasında irtidat ettiği belirtilen Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh gibi isimler yer alır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal

Watt'ın ifadesiyle, risaletin ilk yıllarında olan vahiylerin bir süre, belki de birkaç yıllık bir süreçte Hz. Peygamber ve müslümanların zihinlerinde muhafaza edilmiş olması muhtemeldir. Bu durum, şifahi kültürün hakim olduğu bir toplumsal zeminde gayet normaldir. İslam öncesi dönemlere ait şiirlerin de aynı şekilde muhafaza edildiği. bilinmektedir. Her ne kadar vahiyler yazı malzemelerine kaydedilmiş olsa da bu dönemde yazılı bir metnin varlığından söz etmek mümkün değildir. Kur'an vahyinin mushaf haline gelmesi Hz. Peygamber'in vefatından sonra gerçekleşmiştir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
İmam Şafii el-Ümm ve er-Risale adlı eserlerinde İmam Ebu Hanife (ö. 150/767) ve Hanefiliğe atıfla, "İstihsan, kişinin kendi keyfine göre hüküm vermesi, dini kişisel zevkine göre biçimlendirmesidir" (inneme'l-istihsanü telezzüzün) şeklinde ağır eleştirilerde bulunmak suretiyle, ilk nesillerin maslahat ve istihsan, yani fayda, hakkaniyet ve adalet mülahazasını statik hukuk mantığına üstün kılma anlayışıyla dinamizm kazanan geleneğe (yaşayan sünnet) dayalı Müslümanlık tecrübesini de önemli ölçüde akamete uğratmıştır.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Siyer, hadis ve tefsir kaynakları nüzul sürecinin özellikle ilk on küsür kapsayan Mekke döneminde hangi sureler ve ayet gruplarının ne zaman ve ne tür şartlarda nazil oldukları hususunda yeterli bilgi vermediği gibi bu dönemde nazil olduğu kabul edilen seksen küsur sürenin -ki bu sureler Kur'an metninin yaklaşık üçte ikilik kısmına tekabül etmektedir- nasıl ve kimler tarafından yazıya geçirildiği hususunda da hemen hemen hiçbir sarih bilgi içermemektedir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Arapların yazılı kültüre mesafeli olması önemli ölçüde bedevi (göçebe) hayat tarzıyla alakalı bir durumdur. İslamiyet'in zuhur ettiği dönemde Arap yazısının düzgünlük ve olgunluk seviyesinden söz etmek şöyle dursun, orta düzeyde bile olmadığını belirten İbn Haldun (ö. 808/1406) da bu durumu Arapların genel yaşam tarzı olan göçebelik ile yazı sanatı arasındaki kültürel mesafe uzaklığına bağlamıştır. Ona göre nüzul döneminde kitabet henuz iptidai seviyede olduğundan, sahabilerce yazıldığı kabul edilen mushaflarda birtakım hatalar mevcuttur.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Üstelik İbn Ebi Davud'un Kur'an tarihindeki birçok soruna parmak basan ve Müslümanlara kendi bilgi kaynaklarını tenkit davetinde bulunan Kitabü'l-Mesahif adlı eserindeki bilgileri tenkit ve tahlil cesareti göstermek yerine, müsteşrikler karşısında takınılan tavra benzer şekilde, İbn Ebi Davud'un bizzat babası (meşhur es-Sünen sahibi Ebu Davud es-Sicista.ni) tarafından, "Benim oğlum Abdullah (hadis konusunda] yalancıdır (ibni Abdullah kezzab) diye cerh edildiği. rtvayetin dikkate alarak söz konusu esere mesafeli durmayı tercih etmişlerdir.
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal
Sıkça Sorulan Sorular
Kur’an Tarihi kimin eseridir?
Kur’an Tarihi, Mustafa Öztürk, Hadiye Ünsal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Kur’an Tarihi kaç sayfadır?
Kur’an Tarihi, 352 sayfadır (Ankara Okulu Yayınları baskısı).
Kur’an Tarihi'nin en ünlü sözü nedir?
“Medine Yahudilerince hem mabet hem medrese olarak kullanılan Beytülmidraş İslami kaynaklardaki bilgilere göre Hz. Peygamber ve Hz. Ömer tarafından da ziyaret edilen bir mekandır.”