
Nurdan Gürbilek'in Örme Biçimleri adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Metis Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eleştiri okurları için Örme Biçimleri'den derlenen en akılda kalan sözler burada.
Örme Biçimleri'den En Beğenilen Alıntılar
Yoksulların bir işten diğerine, bir yerden bir başkasına savrulduğu, yoksulluklarıyla baş başa kaldığı bir sürüklenme ortamında "biz" ya olanaksızdır ya da yeni gelen göçmen seline karşı tehlikeli bir zamire dönüşmüştür. Ama tam da burada üveylik bir başka "biz"in sezdirildiği, o belirsiz bölgedeki gelecek boyutunu işaretleyen bir içerik olarak belirmiyor mu?
📖 Sayfa 120 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Türkçede seslendirilmemiş olanı var edebilmek için Türkçenin içine bir yabancı dil yontmuştur Bilge Karasu. Öz Türkçenin belleksiz toprağında kendi tuhaf çiçeğini yetiştirdi, de diyebiliriz.
📖 Sayfa 80 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazara bir ikinci doğum hakkı tanıyan o Kierkegaard cümlesini ("çok çalışan kendi babasını da doğurur") Karasu için şöyle değiştirebiliriz şimdi: Çok çalışan, sıkı çalışan kendi dilini de doğurur. Bir zamanlar öz Türkçe denen, o zaman bu zamandır kimsenin kullanmadığı o ölü dil bugün en çok onun dilidir.
Sanatla karşılaşmamız ne kadar rastlantısal ise Biçim’in üzerimizdeki etkisi o kadar zayıftır. Sokaktan geçerken kulağa çarpan bir Chopin, konser salonunda çalınan Chopin’den, beklemediğimiz anda karşımıza çıkan bir dize, şiir gecesinde coşkuyla alkışladığımız diziden daha az biçimsel, bu yüzden daha güçlüdür. Çünkü ikincisinde çoktan kurulmuş mimetik bir oyuna gömülürüz: Alkışlarız çünkü başkaları alkışlıyordur. Coşku duyarız, çünkü başkaları coşku duyuyordur. Hayran kalırız, çünkü başkaları çoktan hayran kalmıştır. Oyunun dışına düşmemek için biz de kendimizi çılgınca alkışlarken buluruz.
📖 Sayfa 157 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Güneşli bir günde anlatılacak masalla tipili bir günde anlatılacak olan aynı masal değildir. Güneşin battığını kabul ederek yazılan metinle güneşin doğduğunu kabul ederek yazılacak olan metin aynı metin değildir. Mutsuz bir günde yazılan yazıyla mutlu bir günde yazılacak olan aynı yazı değildir.
📖 Sayfa 87 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Adorno'da kalabalıklar güle oynaya yoluna devam eden bir toplumun üyeleri, tertiplenmiş bir şenliğin uzlaşmış kitleleri, yakın tarihin acıları üstünde neşeyle tepinen kalabalıklardır. Adorno'nun ünlü Auschwitz-sonrası cümlelerinden biri "Sanat Şen midir?"de karşımıza çıkar: "Auschwitz mümkün olduğu, belirsiz bir gelecek boyunca da mümkün kalacağı için bu koşullarda sanat şenlikten kendi isteğiyle vazgeçmek zorundadır."
📖 Sayfa 129 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Bir söyleşisinde yoksulların kendilerine ait olmayan ("ödünç alınmış") sözcükleri peşpeşe sıralayarak konuşuyor olmalarında insanın kalbini buran bir şey olduğunu söylemişti Tekin.
📖 Sayfa 109 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"Benjamin'in "Aşıran Çocuk"unu hatırlatıyor, ama ne kadar farklı: Ellerini erzak dolabına, kuru üzüm, badem, şeker, reçel kavanozlarına daldıran çocuğun bu erken deneyimini bir cinsel haz olarak anlatmıştı Benjamin. Çocuğun elleri "geceyi kat eden bir âşık gibi" ilerliyor, "sevgilinin odasına dalıyor" dur. Oysa Karasu nun aşıran çocuğunda aşırılanı ele geçirmekten çok, ona biçim vermenin erken hazzı kıpırdar."
📖 Sayfa 82 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"Bir şeyi yaptığımızı, kurduğumuzu sanıyoruz. Kuruntudur bu. Biz aynı zamanda kendi yaptığımız şey tarafından yapılıyoruz."
📖 Sayfa 155 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Shakespeare’i kapat, Dante’yi unut, Dışa Yolculuk’a ara ver. Annen ne yapıyorsa sen de onu yap.
📖 Sayfa 25 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Çıraklığın korku ve cesaret anlarını kaydediyor, ama cesaretin bir kural tanımazlık, acemiliğin bir el değmemişlik, kendini yaratmanın bir öncelsizlik olarak ifade edildiği bir yenilik bölgesinde rahat edemiyordur Karasu.
📖 Sayfa 64 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Korku toplumuyla neşeli inkârı iç içe geçiren bir zamanda biz hangisine kulak vereceğiz? Gülmenin korku üzerindeki zaferi mi, barbarlığa kapı aralayan neşe mi?
📖 Sayfa 129 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Hiçbir şey sadece tek bir şey değildir.
📖 Sayfa 23 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Her yazar yoksullar arasında dolaşırken kendi yoksullarını yaratır.
📖 Sayfa 100 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Bugün tam da kayıp olan şey halktır. Halk öyle görünüyor ki 'gösteri toplumuna' dönüşerek ortadan kayboldu.
📖 Sayfa 97 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Acemiyim, tazeyim, el değmemişim: Karasu'nun kılı kırk yaran "el alma" tanımında böyle bir acemiliğe yer yoktur. Tazelik her an bayatlayabilir, öncelsizlik hamlığa, el değmemişlik çocuksuya saplanabilir.
📖 Sayfa 63 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Keşke çocuklar gibi yekpare kalabilsek, keşke kendimize dışardan bakmak zorunda kalmasak, keşke sessiz bir su gibi akıp gidebilsek.
📖 Sayfa 105 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazarken "tam ve eksiksiz bir şekilde kendim" olabilirsem, yeterince alışılmadık, yeterince titreşimli, yeterince güçlü bir yazıysa eğer, Jane Austen'ın cümleleri de orada yaşar, William Shakespeare'inkiler de. Konuk ağırlamaktan çekinmeyen keskin bir modernizm.
📖 Sayfa 52 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazarınıza dikte etmeyin; o olmaya çalışın. Onun çalışma arkadaşı, suç ortağı olun. Eğer kendinizi en başta geri çeker de uzak durup eleştirirseniz okuduğunuzdan mümkün olabilecek en büyük değeri dolu dolu almaktan kendinizi mahrum bırakmış olursunuz”
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Bergson geçen yüzyılın başında yazdığı Gülme'de (1900) bizde gülme duygusu uyandıran şeyin insani olaylardaki "katılık" (mekaniklik ya da otomatizm) olduğunu söylemişti: "Bir yüzde katı, kalıplaşmış, mekanik olan ne varsa bizi güldürür." Kendimizi tekrar etmemiz, başkalarının bizi taklit etmesini sağlayan şeydir. Bizde gülme duygusu uyandıran şey, canlılık akışını duraklatan, hayat atılımını (élan vital) ele geçiren o katılık bölgesidir.
📖 Sayfa 129 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek

Ama korku varsa, arzu da fazla uzakta değildir.
📖 Sayfa 58 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yıkım dolu bir dünyada bir ana yurduna, hazır bulduğu bir kadınlık bölgesine sığınmak için mi yazıyordu Woolf ("annem gibi, mavi önlükle, sessiz"), yoksa sözcüklerden koparılmış o kadınlık bölgesini yazarak yeniden tanımlamak, aynı anda hem yazının hem kadınlığın tanımını değiştirmek için mi?
📖 Sayfa 25 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
“Hiçbir ulus gülmeye bizim şu an muhtaç olduğumuz kadar muhtaç olmadı ama hiçbir ulus gülmenin kurtarıcı rolünü bu kadar az anlamadı”
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Komedinin bir yıkıcı unsuru varsa eğer, düzeni katlanılır kılan bir neşelilik buyruğunda ya da en kötü durumlardan bir kahkaha ("pozitif düşünce") çıkarma yeteneğinde değil, başka yerde aranmalıdır.
📖 Sayfa 134 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Bir anne hayaletiyle başa çıkmanın da romanıdır Deniz Feneri. Romanı yazmadan önce hep ölen annesinin sesini duyduğunu, ondan ancak romanı bitirdiğinde kurtulduğunu söylemişti Woolf: "Artık sesini duymuyorum, onu görmüyorum [...] sanırım psikanalistlerin hastalarına yaptığını kendim için yaptım. Uzun zamandır ve derinden hissettiğim bir duyguyu dile getirdim. Dile getirince de onu açıklamış ve bir kenara koymuş oldum."
📖 Sayfa 40 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Ah Tanrım,okumam gereken ne çok şey var.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazarken bir kapıdan girer, çoğu zaman aynı kapıdan çıkar gideriz. Bir doğruyla başlar, aynı doğruyla bitiririz.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Üç beş işçinin “İşçi Depolarına Hayır”ında ya da bir kadın işçinin tek başına altında dikildiği “Mobbing’e Hayır” pankartında cılız bir umut vardır, çünkü birileri “Hayır” diyordur. Ama daha çok umutsuzluk vardır, çünkü başkaları güçlü “Evet”leriyle onları yalnız bırakmıştır.
📖 Sayfa 121 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Kadın yazar bir etkilenme endişesine değil, yaratıcılığa yalnız başladığı, yaratıcılığın kendisini daha da yalnızlaştıracağı endişesine, Woolf'un kendi deyişiyle bir "gulyabani"ye dönüşme korkusuna doğmuştur.
📖 Sayfa 47 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
“Gülmek özgürlüktür” aforizmalarıyla günü geçirirken bir bakmışız ki eğitimsizlerin cümle yanlışlarıyla, toplumun ucubeleriyle eğlenen bir ıslah ittifakının (“kıro”, “hödük”, “top”) neşeli kadrosuna dahil olmuşuz. Ama gülenleri gittikçe yükselen ses tonlarıyla ciddiyete davet ederken kendimizi bir Bülent Arınç ciddiyetinin (“Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak”) saflarında bulma ihtimali de var.
📖 Sayfa 136 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
""İçinde bir kahkahanın çınlamadığı bir hakikat yanlıştır."
📖 Sayfa 128 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
İnsanın doğup büyüdüğü yerle arasında zorla açılmış çatlaktır sürgün .
📖 Sayfa 106 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
çocuk yaşta annesini kaybettikten sonra başlayan ruhsal çöküntülerden birini geçirdiği, birkaç ay sonra evleneceği Leonard Woolf'a bir mektubunda örmenin "hayat kurtarıcı" olduğundan söz ettiği biliniyor. Bu zayıf ânında örgü örerken annesine daha mı yakın hissetmişti kendini, yoksa örmenin ritmik hareketimi ona iyi gelmişti? Yoksa yazıda çok önemsediği ritmi, o ünlü" zihinsel dalga" yı böyle daha mı kolay yakalıyordu?
📖 Sayfa 18 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Üslup son derece basit bir meseledir:tamamen bir ritimdir. Bak,ritmin ne olduğu son derece derinlikli bir mesele,sözcüklerden çok daha derine gidiyor. Bir görüntü,bir duygu zihinde henüz kendisine uygun sözcükleri yaratmadan çok önce bir dalga yaratıyor: yazarken de... bu dalgayı yeniden yakalayıp işe koşmak gerekiyor(görünüşte bunun sözcüklerle en ufak bir alakası yok),sonra dalga zihinde kıyıya çarpıp kırıldığında kendisine uyacak sözcükleri oluşturuyor.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Gülmeden yanadır Bergson. Toplumun iyiye doğru evriminde, katılığın saf dışı edilmesinde gülmenin önemli bir işlevi olduğunu söyler. Ama Bergson'da gülme "küçük düşürerek utandırma"yla işleyen bir toplumsal denetim stratejisine doğru daraltılmıştır. Gülenler arasında "bir ittifak, hatta bir suç ortaklığı" vardır; gülünç düşme korkusu acayiplikleri bastırır; "katı, kalıplaşmış, mekanik" olan saf dışı edilir. Toplum uyum içinde çalışan bir organlar topluluğu olacaksa eğer, diyor gibidir, o fazlasıyla sivri buruna, o patlak gözlere, o iri göbeğe gülmemiz gerekir.
📖 Sayfa 130 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Sanat "özgür olmayışın ortasında özgürlük benzeri bir şey"i dile getirdiği, "gerçekliğin insanlara dayattığı hunhar ciddiyetin eleştirisi" olduğu ölçüde neşelidir. Ama yazının tonunu belirleyen, "neşenin hakikat içeriğine ulaşma[nın] artık imkânsızlaşmış" olduğu cümlesidir. Nietzsche "içinde bir kahkahanın çınlamadığı bir hakikat yanlıştır" diyordu, Adorno dikkatini kahkahanın içinde çınlayan yanlışa çevirir. Neşe kültür endüstrisinin yapıtaşına dönüştüğü ölçüde kahkaha şimdi o bölgede çınlıyordur. Hakikate ulaşabilmek için, evet o sesi kısmak gerekir.
📖 Sayfa 128 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Keşke çocuklar gibi yekpare kalabilsek, keşke kendimize dışardan bakmak zorunda kalmasak,keşke sessiz bir su gibi akıp gidebilsek.
📖 Sayfa 105 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazarın kendi dilini bulması diye bir şey yoktur, o dilin hep yeniden bulunması gerekir.
📖 Sayfa 63 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
“İçimde kendi kendimin çırağı olmak, dışımda ustalığı da, çıraklığı da bir daha, bir daha yaşamak gerek”
📖 Sayfa 64 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek

“Ölmeyen sevgi öldürücüdür .”
📖 Sayfa 61 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Biçim bana başkası beni görsün diye gerekiyor.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Yazar (Latife Tekin) kendi çatlağına bakıyor, kendi kayıplarında dikkati. Latife Tekin 'in Berci Kristin sonrası, Manves City öncesi yoksulluk yazınına "çatlak" damgasını vurmuştur. Geri dönmek isteyen ama dönemeyeceğini bilen bir Cihan kaderi :"Eve dönemiyorum. Değişmiş sesimle kaldım."
📖 Sayfa 115 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Sizi burukluğa hapseden seslere gülüp geçin .
📖 Sayfa 36 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Romanın dünyası bir dile bir başka dilin gözünden bakan,demek bu iki dili birbirine kırdırmadan aynı yerde barındırabilenin dünyasıdır.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Gülme üzerine çubuğu bir o yana ("gülmek özgürlüktür") bir bu yana ("kahkahanın barbarlığı") bükerek kurulmuş bütün genelgeçer cümleler doğruluk anını hızla yitirir. "Gülmek özgürlüktür" aforizmalarıyla günü geçirirken bir bakmışız ki eğitimsizlerin cümle yanlışlarıyla, toplumun ucubeleriyle eğlenen bir ıslah ittifakının ("kıro'', "hödük", "top") neşeli kadrosuna dahil olmuşuz.
📖 Sayfa 136 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Ama gülenleri gittikçe yükselen ses tonlarıyla ciddiyete davet ederken kendimizi bir Bülent Arınç ciddiyetinin ("Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak") saflarında bulma ihtimali de var.
‘’Sadece sözcüklere dökebildiğimde bütüne ulaşabiliyorum, bu beni incitme gücünü yitirmesi demek; belki böyle yaparak acıyı yok ettiğim için, bu bana bölünmüş parçaları bir araya getirmenin büyük sevincini veriyor.’’
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
İnsanın bir ip ördüğüne inanarak ("insanın bir ip ördüğüne inanması gerekir"), çözgülerin kaydığını görerek ("şimdi bu kumaşın yırtıldığını, çözgülerin kaydığını sanıyorum"), ördüğü ipi çözüp yeniden örmeyi deneyerek ("olmadı, öyle değil, şöyle demeli") kendine bir ikinci yaşam örmesi eğlenceli bir iş değil her zaman. Çünkü metin sonsuz, yazar sonludur.
📖 Sayfa 89 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Biçimi yaratan biz miyiz, yoksa biçim mi bizi yaratıyor?
📖 Sayfa 155 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
“Karnımızı doyurmak için her ânı eşyalarımızda dondurup saklamamız boşuna değildir.”
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Hiç bir şey sadece tek bir şey değildir.Kadınlarin özgürce yazabilimek için ekonomik bağımsızlığa ihtiyaçları vardır... .... (Gayri spivak, "collectivities " death of a discipline, Columbia university press, 2023 s.25 70 )
📖 Sayfa 31 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Ama burada başka bir şeyi, engellenmişliğin yazarın zihninde bıraktığı yara izinin öyküyü nasıl yolundan saptırdığını, kadınların bambaşka öyküler anlatabilecekken nasıl yorgun düşürüldüğünü, cümlelerinin genişleyebilecekken nasıl daralmaya zorlandığını konuşmak istiyordur Woolf. Büyük kitapların hepsinde bir örselenmişlik vardır diyordur, ama bağımsız bir zihinden söz edeceksek eğer örselenmişliğin yazıda bıraktığı izleri de görmemiz gerekir.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Tazelik her an bayatlayabilir, öncelsizlik hamlığa, el değmemişlik çocukluğa saplanabilir.
📖 Sayfa 63 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"İnsan, biçim üreten, kendi yarattığı biçimin tutsağı olan varlıktır."
📖 Sayfa 155 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"Hüzün, daha başka ne olabilir, parıltıların kalbimizi kendimizden utanmaya terkedip gidişinden..."
📖 Sayfa 99 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"Birbirine tutturulan notlar, ayraç içine alınan ara notlar, ana metne eklenmiş dipnotlarla ilerleyen Karasu metinleri gerçekten de kat yerlerinin, makas izlerinin, teyellerin açıkta bırakıldığı bir doku- mayı andırır. Tek bir esinle biçimlenmiş bir kusursuz yapıt değil, başka yazı olasılıklarını da hissettiren ("şimdi güneşin doğuşunu düşünerek yeniden yazmalı"), kumaş gibi dokunmuş, kumaş gibi yırtılabilen ("masalın da yırtılıverdiği yer") bir yazı."
📖 Sayfa 20 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
...edebiyatın esas gücünü bilincin uykuya yattığı anlardan aldığını söylüyordu. Cümlelerin hep aynı" ceviz kadar sert bir Ben'e çıktığı bir edebiyat değil, dalga gibi patlayıp başkalarının zihninde gelişmeye devam ettiği, " aklın hiç durmadan odak noktasını değiştirip dünyayı farklı bakış açılarından görebildiği" geçirgen- titreşimli bir edebiyatı seviyordu.
📖 Sayfa 35 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Halk öyle görünüyor ki 'gösteri toplumuna' dönüşerek ortadan kayboldu.
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Çünkü metin sonsuz, yazar sonludur.
📖 Sayfa 89 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek

Dili zehirlenenlerin ilacı dilsizlerde.
📖 Sayfa 111 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"İnsanın doğup büyüdüğü yerle arasına zorla açılmış çatlaktır sürgün."
📖 Sayfa 106 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
"Deleuze'ün ne dediğini biliyoruz : Bugün tam da kaybolan şey halktır. Halk öyle görünüyor ki 'gösteri toplumuna' dönüşerek ortadan kayboldu."
📖 Sayfa 93 · Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek
Sıkça Sorulan Sorular
Örme Biçimleri kimin eseridir?
Örme Biçimleri, Nurdan Gürbilek tarafından yazılmıştır.
Örme Biçimleri kaç sayfadır?
Örme Biçimleri, 192 sayfadır (Metis Yayınları baskısı).
Örme Biçimleri'nin en ünlü sözü nedir?
“Yoksulların bir işten diğerine, bir yerden bir başkasına savrulduğu, yoksulluklarıyla baş başa kaldığı bir sürüklenme ortamında "biz" ya olanaksızdır ya da yeni gelen göçmen seline karşı tehlikeli bir zamire dönüşmüştür. Ama tam da burada üveylik bir başka "biz"in sezdirildiği, o belirsiz bölgedeki gelecek boyutunu işaretleyen bir içerik olarak belirmiyor mu?”