
Arno Gruen'in 2020'de yayımlanan Soğuk Akla Karşı adlı eseri, Antropoloji-Etnoloji türünün önemli örneklerindendir. Yasemin Wöhler çevirisiyle Totem Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Okurların yıllar içinde biriktirdiği en sevilen sözler burada bir arada.
Soğuk Akla Karşı'dan En Beğenilen Alıntılar
Fraser kendine, bu felaketin faillerinin nasıl cezasız kalabildiğini, ekonomik eşitsizlik ve kurumsal üstünlüğe karşı neden bu kadar az direnç olduğunu sorar. Kanımca cevabı, bu gerçek dışılığın genel olarak gerçeklik olarak kabul edilmesinde ve dolayısıyla yine empatik ilişkilerin kaybında aramalıyız.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İnsanlık, bu gezegendeki üç milyon yılın yüzde 99'undan fazlasını avcı-toplayıcı olarak geçirdi. Homo Sapiens'in modern formu, 50.000 yıl önce, insan türleri bitki yetiştirmeye, hayvanları ıslah etmeye ve çevresini akla gelebilecek her şekilde değiştirmeye başlamasından önce doğdu.
📖 Sayfa 21 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Kendini din, seks ve televizyonla avutursun
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Ve çok akıllı, sınıfsız ve özgür olduğunu sanırsın
Ama görünüşe göre hala s..tirik köylünün tekisin
2,5 milyon yıllık Australopithecines'den Neandertallere ve erken Homo Sapiens prototipIerine kadar ulaşan insansı kafatası izlerinden, evrim sırasında frontal lobların burnun üzerinde nasıl geliştiği görülebilir. İlk Homo Sapiens ve Neandertal'de, şakakların arkasındaki alt uçlar daha genişti. Dil becerisinin orada bulunmasından dolayı sol yarı kürenin daha geniş olmasını bekleyen bilim insanları bu gerçek karşısında şaşkınlığa uğradı. Bu, empatik süreçlerin insanın evrimi için ne kadar önemli olduğunu ve insani gelişimin bu hassasiyete dayandığını gösterir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
"Beyazlar... daima bir şeyler ararlar; her zaman huzursuz ve gergindirler. Ne istiyorlar? Bilmiyoruz. Onları anlamıyor ve deli olduklarını düşünüyoruz."
📖 Sayfa 72 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Bizler, kendisiyle aynı olana işkence eden ve kasıtlı cinayet işleyen tek türüz.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Bizler ya savaşırız ya da bizden daha güçlü olanla özdeşleşiriz.
📖 Sayfa 64 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Yoksunluğun etkileri, fiziksel ve zihinsel ağrının azalmasına yol açan ve başkalarını kontrol etme ihtiyacını artıran bilişsel bir zihin değiştirme modunu biçimlendirmektedir. Ağrının ve acı çekmenin bir zayıflık işareti olarak yorumlanması bu değer kaybını destekler. Bu davranış şekli stresi artırır, bu da süt çocuklarında temel ve reaktif stres hormonlarının, özellikle de epinefrin nörotransmiterlerinin düzensizleşmesine yol açar? Yeterli anne bakımında ise bu gerçekleşmez.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Evrim sürecini şekillendiren, insan bilincinin evrimini etkileyen ve etkilemeye devam eden, anne ve çocuk arasındaki canlı etkileşimdir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Waal tarafından açıklanan agresif davranışın yıkıcılıkla ilgisi olmayabilir, tam tersine provokasyona verilen bir tepki olarak düşünülebilir. Agresif enerji, provokasyona verilen tepkiden sonra kindar duygular veya küskünlük bırakmadan dağılmış olur. Bu davranış çocuklarda olduğu gibi köpeklerde de görülebilir: Agresyon dışa vurulduğu an yok olur.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“İnsan özel mülkiyet için çabalamaya başladığında şiddet, sahtekârlık, hırsızlık ve yağma devreye girdi. Kısa bir süre sonra da yeni bir zenginlik ölçütüyle birlikte gurur ve kıskançlık ortaya çıktı; çünkü daha önce kendilerini zengin gören, hiçbir şeyden yoksun olmayan insanlar, arzularını doğal ihtiyaçları ile değil, diğerlerinin bolluğu ile değerlendirdiğinde ve komşularının onlardan daha fazla mal sahibi olduğunu anladıklarında kendilerini fakir görmeye başladılar."
📖 Sayfa 16 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İtaatın gelişmesi, toplumsal gelişiminde bir özelliği olarak kabul edilmelidir; çünkü itaat, egemenliğin, saldırganlığın ve mülkün sosyal yaşamı değiştirdiği zaman zarfında yani insan evriminin yalnızca geç bir aşamasında ortaya çıkmış olmalıdır. Burada, yorumladığım gibi, sağ beyin yarım küresinden sol tarafa empatik süreçleri bastıran bir bilinç değişimi söz konusu olmalıdır. Bu, yaşamımızda belirleyici bir rol oynayan Bilinç süreçlerinin sağdan sol yarım küreye kaydırılması ve empatinin bastırılması dillerin gelişimi ile de ilgilidir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Gruens ve Carol Gilligan'nın cinsiyet farklılıkları üzerine olan denemelerinde ortaya koydukları gibi, yapılan araştırma sonuçları, kadınların namus, güç ve kahramanlık kavramlarından erkeklerden daha az etkilendiği bulgularıyla tutarlıdır. Şeref, güç ve kahramanlık düşünceleri doğaları gereği ideolojiktir ve kahramanlık destanlarının ve sözde büyük medeniyetlerin ihtişamlı fatihleri ve yöneticilerinin görkemli ideallerinin ayırt edici özellikleridir.
📖 Sayfa 38 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İnsan şefkat ve nezaketini teşvik eden her bir şey yalnızca gerçeklik kaybını azaItmakla kalmayacak, aynı zamanda demokrasiyi de güçlendirecektir. Türümüz ancak bu sayede hayatta kalabilir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Benjamin Lee Whorf'a göre dil, düşüncelerimizin bir yansıması olmaktan çok onların döküldüğü bir 'kalıp'tır.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Acı asla soyut değildir. Bununla birlikte, hâlâ varlığını korumasına rağmen, inkâr edilmektedir.”
📖 Sayfa 94 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Din değiştirenler, dindar öğretilere itaat ettiklerinde, kendilerinden farklı olan arkadaşlarını cezalandırmanın yollarını aramaya başlamıştır. Böylece daha önce hiç bilmedikleri bir şeye ihtiyaç duymaya başladılar.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Julian Jaynes, ulusal gurur ve ideolojik saflık gibi soyut kavramların bilince hükmettiği durumlarda, gerçeklik algımızın ve öğrenme yeteneğimizin zayıfladığını ispatlamıştır. Bunun ancak itaat yoluyla şeref, saflık ve güç gibi soyut fikirleri besleyen bir sosyalleşme ile mümkün olduğu genellikle göz ardı edilmektedir. Çünkü eril onur ve güç ideolojileri ne genetik bir temele sahiptir ne de doğal bir gelişmenin sonucudur.
📖 Sayfa 40 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Bu ise, bireyin yaşamın en erken safhasında itaati sağlamlaştıran mekanizmaların üstesinden gelinmesini neredeyse imkansız kılar. Çocuklar ebeveynlerinin tutumunu geçerli bir gerçeklik olarak kabul etmek zorunda kalır. Bu sebeple, ebeveynin duruşunu ve bu duruşun somutlaştırdığı otoriteyi, tek gerçeklik olarak kabul etmek ve esas gerçeği göz ardı etmek için bir eğilim geliştirmiş olur.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen

"Tüm keşiflerimiz ve gelişimimiz, maddi kuvvetlere manevi yaşam kazandırmak ve insan hayatını maddi güce dayalı bir çıkmaza sokmakla sonuçlanmış gibi görünüyor. "
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Güvenlik arayışı, şefkat kaybına ve dolayısıyla da kişinin kendi ve diğerlerinin acısına dair duyduğu algının kaybolmasına yol açar.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İtaatin politik ve psikolojik bir sonucu olarak gerçeklik algısının azaldığını açıkladığım bir analizde tüm bu noktalara değindik. Jaynes'e göre, bu tür bir bilinç Homeros'tan çok önce gelişmeye başlamıştır. Bu, insanı kendi eylemleri için sorumluluk duygusundan serbest bırakan bir itaat ile ilişkilendirilir. İşte tam da bu noktada, Neandertalleri daha yakından inceleme gereği doğar.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Eğer dil, itaate bağlı bir kültürün toplumsal baskısıyla ortaya çıkarsa, kimliğin oluşumunda da önemi bir rol oynar. Çocuk konuşmayı öğrendiği sırada, kendini ona izin verilen sosyal konvansiyonlar ışığında görmeyi öğrenir. Bu, diğer insanlarla ilişkisinin nasıl olabileceğini belirler.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Antik bir din araştırmacısı olan Harald Strohm'un bulguları önemlidir. Strohm, erken din tanrılarının cezalandırıcı olmadığını, şefkatli ve iyilik sever olduğunu söyler. Korku, lanet ve intikam tanrıları, muhtemelen yalnızca iktidar iddialarını uygulamak için astların itaatine ihtiyaç duyan 'büyük' medeniyetlerin ortaya çıkmasıyla varlık gösterdi. Korku ve ceza, itaati yerine getirme araçlarıdır.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Birçok paleontolog, ilkel insan davranışını anlamanın anahtarının, başka şeylerin yanı sıra, hayatta kalma mücadelesi tarafından şekillendirilmiş ve genetik olarak önceden belirlenmiş bir zekaya dayandığını var saymaktadır.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Huzursuzluk ve gerginlik, ebeveynlerin çocuklarına empatik olmayan tepkileriyle teşvik edilen sosyal gelişimin bir ürünü olabilir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
"İnsan özel mülkiyet için çabalamaya başladığında şiddet, sahtekarlık, hırsızlık ve yağma devreye girdi. Kısa bir süre sonra da yeni bir zenginlik ölçütüyle birlikte gurur ve kıskançlık ortaya çıktı; çünkü daha önce kendilerini zengin gören, hiçbir şeyden yoksun olmayan insanlar, arzularını doğal ihtiyaçları ile değil, diğerlerinin bolluğu ile değerlendirdiğinde ve komşularının onlardan daha fazla mal sahibi olduğunu anladıklarında kendilerini fakir görmeye başladılar ( ... ) "
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Sapir'in Hopi Hint dili üzerine yaptığı çalışmalar, bilincin sol beynin hakimiyeti altında olmadığı koşullarda, tamamen farklı bir bakış açısıyla görülebileceğini göstermektedir. 'Büyük' medeniyetlerin ortaya çıkmasından önce var olan ve cüretkâr bağlanma davranışlarıyla içlerinde daha büyük bir güvenlik hissi taşıyan güç, baskı ve fetihe odaklanmış olan insanların bilinçlerinin sağ beyin tarafından yönetildiğini varsayabiliriz.”
📖 Sayfa 61 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
"Beyazlar... daima bir şeyler ararlar; her zaman huzursuz ve gergindirler. Ne istiyorlar? Bilmiyoruz. Onları anlamıyor ve deli olduklarını düşünüyoruz. " Jung, ona neden böyle düşündüğünü sorduğunda: "Kafalarıyla düşündüklerini söylüyorlar", diye cevaplar Kızılderili. "Evet, elbette. Peki siz ne ile düşünüyorsunuz" diye sorar Jung. Ochwia Biano ise "Bizler burası ile düşünüyoruz" diyerek kalbini gösterir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“İnsan özel mülkiyet için çabalamaya başladığında şiddet, sahtekârlık, hırsızlık ve yağma devreye girdi."
📖 Sayfa 16 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Kişinin geliştirdiği bilinç türü, süt çocuğuyken gördüğü bakıma bağlıdır.”
📖 Sayfa 61 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Temel risk hissi insan olmanın özüdür.
📖 Sayfa 97 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Atalarımızı anlama çabası, empatinin kendimiz ve çevremiz ile ilgili algının ve toplumsal ilişkinin en temel ve en eski aracı olduğu anlayışını gerektirir. Evrime empati bakış açısıyla yaklaştığımız takdirde, bakışlarımız artık üstünlük mücadelesine değil işbirliğine odaklandığı için insani gelişme tarihi tamamen farklı bir karaktere bürünür. Bu odak değişikliği, ancak en güçlü olanın hayatta kalma konusundaki düşüncelerimizin bugünkü sosyal düzenimizin doğasına karşılık gelen toplumsal değerleri ve çıkarları yeniden ürettiğini kabul ettiğimizde mümkün olmaktadır.”
📖 Sayfa 33 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Doğal kaynakları sömürülmesi ve
📖 Sayfa 93 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
servetin eşitsiz dağılımı, medeniyetin tamamen çökmesine yol açacaktır.”
•Konfüçyüs (M.Ö 551-479) "düşünmeden öğrenmeyi" yararsız olarak görüyordu. Aynı zamanda sevginin gerekli olduğunu ve "büyük bir kalbe sahip olmadan" öğrenmenin ise kişiyi insanlıktan uzaklaştırdığını söylerdi.•
📖 Sayfa 87 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Sol beyin yarım küresine geçiş ile kontrol edilen soyutlama işlemi ağrıdan uzaklaşmayı mümkün kılar. Yine buradan modüle edilen soyut kabiliyetler ağrı ve belirsizliği yadsıyıp aşabilir. Başka bir deyişle, erkeklik, kahramanlık, iktidar ve fetih gibi bilişsel kavramların geliştirilmesi, güçsüzlük, güvensizlik ve acının ihmalini ve telafisini mümkün kılar.”
📖 Sayfa 54 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Kültürümüzde saldırganlık çoğu zaman özgüven eksikliği ile ilişkilidir.
📖 Sayfa 45 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Bilinç süreçlerinin beyin sol yarım küresinde baskınlığa geçişinde yatar.
📖 Sayfa 54 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İtaat ve soyut düşünme yoluyla, negatif
bağlanma kalıpları kültürümüze girişin bir yolunu bulmuş oldu. Bu olumsuz
olarak nitelendirilir, çünkü itaat ve soyut düşünme, empati yeteneğini zayıflatır ve
dolayısıyla anne içgüdüsü üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir.”

“Ortadoğu tarih öncesi kültürlerinde
📖 Sayfa 53 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
savaș ve șiddete dair herhangi bir
ize rastlanmadı.”
"İnsanlık tarihini, bugünün avcı-toplayıcılarının hayatlarından yeniden inşa etmek istersek, zor bir sorunla karşı karşıya kalırız, çünkü onlar hayatlarını çekinceler içinde sürdürür. Elverişli yaşam koşulları sosyal sistemi daha kapsamlı, daha uyumlu ve daha agresif olan insanlar tarafından uzun zaman önce sahiplenilmiştir. Ormanlarda, çöllerde ve bozkırda hayatta kalmak genellikle çok zordur; bu da araştırmacıları bugünün avcı-toplayıcılarının -ve dolayısıyla atalarımızın- hayatlarının sürekli bir yaşam mücadelesi olduğuna inanmaya yönlendirir...”
📖 Sayfa 24 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Empati, kendimizle ve çevremizle ilgili algıun ve toplumsal ilişkinin en temel ve en eski aracıdır.”
📖 Sayfa 33 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Yirmi küsur yıl boyunca eziyet edip korkuttuktan sonra Senden bir kariyer sahibi olmanı beklerler O kadar çok korkuyla dolmuşsundur ki artık işleyemez durumdasındır..
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Geçmişimizi anlamak, enkarnasyonumuza ve insanlık dışı durumumuza katkıda bulunmuş olan ve hâlâ katkıda bulunmaya devam eden tüm faktörlerin daha net bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. İnsanın şefkât ve nezaketini teşvik eden her bir şey yalnızca gerçeklik kaybını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda demokrasiyi de güçlendirecektir. Türümüz ancak bu sayede hayatta kalabilir.”
📖 Sayfa 98 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İtaatin insan bilinci üzerindeki etkisi, ruhsal acıya tahammül etmeyle bir bütün olarak düşünülmelidir.
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Yeterli bakım görmemiş Resus
📖 Sayfa 62 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
maymunlarının anne oldukları zaman
kendi çocuklarına kötü davrandıklarını, deneyimlerini onlarla paylaşmadıklarını ve bununla birlikte yavruları için tehlikeli bir dünya yarattıklarını ortaya koymuştur. Bu şartlar altında büyümüş insan ya da farklı türdeki bir yavru çevresiyle kaçınma ve savunmaya dayalı bir ilişki geliştirir. Algıları daralır ve hayatta kalma stratejileri temel olarak savunma davranışlarından oluşur."
"İnsan özel mülkiyet için çabalamaya başladığında , , ve devreye girdi. Kısa bir süre sonra da yeni bir zenginlik ölçütüyle birlikte ve ortaya çıktı; çünkü daha önce kendilerini zengin gören, hiçbir şeyden yoksun olmayan insanlar, arzularını doğal ihtiyaçları ile değil, diğerlerinin bolluğu ile değerlendirdiğinde (...)”
📖 Sayfa 16 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
"Çocuğun anneye düşkünlüğünde ve sonraki yetişkin ilişkilerinde bağlanma düzenlerinde rol oynayan sağ beyindir."
📖 Sayfa 26 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Sosyal aracılı davranışın kökenleri, anne-çocuk bağının gelişiminde yatar.
“Bütünden çok ayrıntıya odaklanan sol yarım kürenin baskınlığına geçiş, insan bilincindeki değişime eşlik etmiş ve bu süreci beslemiştir. Böylece güç, otorite ve iyelikle eşdeğer tutulmuş oldu. Bu süreç, Çin, Hindistan, Pers, Mısır gibi "büyük" medeniyetlerle birlikte Inka, Aztek gibi uygarlıkların yöneticilerinin tasvirleri ile belgelenmiştir. Bunlar her daim kralların ve yöneticilerin eylemlerinin yüceltilmesiyle ilgilidir. Acı ve ıstırap yadsınır. Baskıyı haklı göstererek itaati teşvik eden ideolojilerin ortaya çıkması, bu uygarlıkların gelişmesine paralel ilerlemiştir.”
📖 Sayfa 38 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Bu bilincin gerçek dışılığı, inkar edilmesi gereken bilinçaltı çaresizliği gizler çünkü kazanan zihniyet, sorumluluk ve duygudaşlığın kaybına sebep olan bir kahramanlık üzerine kuruludur. Fakat soyutlama ile daraltılmış bir görüş yapılandırmanın tüm içeriğini asla göremeyeceği için, gerçeklik görülemeyen gerçek dışılığa dönüşür.
📖 Sayfa 85 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Bu nedenle, esas olan bilişsel ve soyut düşüncenin aşırı derecede değerlenmesi yoluyla empatik algının uzaklaştırılmasıdır.”
“İnsanın esas doğasını anlamak kolay değildir. Bununla birlikte, varlığımızı daha iyi anlayabilmek için köklerimiz üzerine düşünmeliyiz. Eski ve yeni tarihi anlamak için insan bilincinin kökeni ve evrimi hayati bir öneme sahiptir. Bugünkü zihniyetimizi tanımlayan soyutlamalar (, ), insanlar için her zaman karakteristik olarak görülmemiş olan bir bilincin işaretidir.”
📖 Sayfa 39 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Neandertallar, kültürel-genetik özelliklerden dolayı empati kültürlerini geliştirmeyi başaramadıkları için rekabeti kaybetmiştir.”
📖 Sayfa 51 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Kişinin kendi eylemlerinin sorumluluğunu taşıması tanrıların üzerine yüklendi.
📖 Sayfa 69 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“İnsanlık tarihi, ancak anne-çocuk bağının gelişimi göz önüne alındığında anlaşılabilir. Empati ve işbirliği bu gelişimsel tarihin özünü oluşturur.”
📖 Sayfa 15 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
İnsan özel mülkiyet için çabalamaya başladığında şiddet, sahtekarlık, hırsızlık ve yağma devreye girdi..
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Akıllıysan nefret ederler, aptalsan hor görürler. Eğer yeterince çıldırmışsan onların kurallarına uyamazsın.
📖 Sayfa 10 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“Bir kültürü değerlendirmedeki kriterimiz, onun teknik ve örgütsel kalitesine değil, insanları insancıl yapıp yapmadığına ve bunu nasıl gerçekleştirdiğine bağlı olmalıdır. Kültür, insanların zihinsel olarak sağlıklı kalmasını ve sosyal olarak yabancılaşmamasını sağlar. Bu bakış açısına göre, insani gelişme, eskiden var olanın sonradan daha yüksek bir gelişmeye rehberlik edip etmediği sorusuna karışmaz, bilakis gelişimin aynı zamanda insanlığın kaybı anlamına gelebileceğinin farkına varılmasını sağlar.”
📖 Sayfa 16 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
“İnsanlar da diğer bütün hayvanlar gibi agresif olabilir. Ancak bu saldırganlık kasıtlı bir yıkım ile aynı kefeye konulmamalıdır. , .”
📖 Sayfa 39 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen

“Vietnam gazilerinin sahip oldukları acılarla başa çıkamadıklarının farkına vardı, çünkü bu kişiler, savaşı ahlaki açıdan haklı olarak sunan savaş propagandası yüzünden evvelce acıyı inkâr etmişlerdi. Öldürmenin neden olduğu acıyı hissetmeye izin vermek, bu askerlerde bir sadakat çatışmasına yol açacaktı, ve bu da savaşın politik ve ahlaki gerekçelerine aykırı bir durumdu.”
📖 Sayfa 95 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
"Binlerce yıldır geçerli olan Eski Dünya medeniyeti, insanların kitleselleşmesine dayanmaktadır. Pavniler'de durum farklıdır. Toplumdaki her bir birey, sır olarak kalan, kişisel ve kendi koyduğu bir amaca sahiptir. , ...
📖 Sayfa 67 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Bizlerin gerekli olduğunu düşündüğü iktidar mekanizmalarını kullanmamalarına rağmen, birçok olumsuz koşullar altında sosyal düzenlerini koruyan disiplinli bir topluluktu. Direktifler hiç kabul görmedi... Davranış kodları ve kuralları yoktu, cezalar yoktu. Kanun veya vaazlar yoktu.”
“Kavga, rekabet ve yarış, kişiler arası davranışların alışılagelmedik gelişmeleridir.”
📖 Sayfa 20 · Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen
Sıkça Sorulan Sorular
Soğuk Akla Karşı kimin eseridir?
Soğuk Akla Karşı, Arno Gruen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2020'de yayımlanmıştır. Türkçeye Yasemin Wöhler çevirmiştir.
Soğuk Akla Karşı kaç sayfadır?
Soğuk Akla Karşı, 112 sayfadır (Totem Yayıncılık baskısı).
Soğuk Akla Karşı'nın en ünlü sözü nedir?
“Fraser kendine, bu felaketin faillerinin nasıl cezasız kalabildiğini, ekonomik eşitsizlik ve kurumsal üstünlüğe karşı neden bu kadar az direnç olduğunu sorar. Kanımca cevabı, bu gerçek dışılığın genel olarak gerçeklik olarak kabul edilmesinde ve dolayısıyla yine empatik ilişkilerin kaybında aramalıyız.”