
Özlem Kumrular'ın kaleminden çıkan eserler, okurların gönlünde özel bir yer tutar. Bu sayfada Özlem Kumrular kitaplarından derlenen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte bir arada.
En Beğenilen Özlem Kumrular Sözleri
İçinde kırk kadın var, kırkı da birbirine yabancı, değil mi?
📖 Sayfa 451 · Kafes, Özlem Kumrular
Bazı kadınlar verecekleri hiçbir şey olmadığı için erkeklere özgürlüklerini vererek yürütürler evliliklerini. Saçlarını süpürge ederler. Sıradanlığın açığını böyle kapatırlar.
📖 Sayfa 32 · Kafes, Özlem Kumrular
Hayat onları nereye sürüklerse oraya gidiyorlardı sözcükler.
📖 Sayfa 24 · Kafes, Özlem Kumrular
Hayat bir tombaladır, hem gece hem gündüz...
📖 Sayfa 93 · Kafes, Özlem Kumrular
İnsan gururu, neden boş yere
📖 Sayfa 108 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Kibirlenir durursun?
Kanatlarını ne kadar büyük açarsan
O kadar büyük olur düşüşün.
Atlar tepişirken olan arada kalanlara olurdu.
📖 Sayfa 44 · Kafes, Özlem Kumrular
Unutma ki, olay yeri her zaman tüm tanıklardan önce konuşur.
📖 Sayfa 16 · Kafes, Özlem Kumrular
Çünkü yolculuk kısmı en heyecanlı olanıdır.
📖 Sayfa 453 · Kafes, Özlem Kumrular
Aşk: Zehirli sarmaşık.
📖 Sayfa 144 · Kafes, Özlem Kumrular
Kimseyi gereğinden fazla sevmemesi gerektiğini öğretmişti hayat ona zamanla. Göğüskafesinin altında bir yerlerde bir kalbi vardı, evet. Arkadaşları "Az kullanılmış. Bayandan temiz" diye dalgalarını geçerlerken, o hepsini tek celsede susturacak cevabı yapıştırırdı: "Hayır. Çok kullanılmış. Acıdan yorgun."
📖 Sayfa 29 · Kafes, Özlem Kumrular
"Göğüskafesinin altında bir kalbi vardı, evet. Arkadaşları" Az kullanılmış. Bayandan temiz." diye dalgalarını geçerlerken, o hepsini tek celsede susturacak cevabı yapıştırdı: "Hayır. Çok kullanılmış. Acıdan yorgun."
📖 Sayfa 29 · Kafes, Özlem Kumrular
At doru olur, ötekileri renktir;
📖 Sayfa 133 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Ok akkavaktır, diğerleri çöptür;
Şehir İstanbul'dur, ötekiler köydür;
Türk süvaridir, diğerleri yüktür.
Tüm hisleri abartıydı. Aşırı sevmek, aşırı nefret etmek, aşırı okumak…
📖 Sayfa 28 · Kafes, Özlem Kumrular
Nereye gidersen git bu şehir peşinden gelecektir. İstanbul sakinleri bu mısranın kendi şehirleri için yazıldığından o kadar emindirler ki, Kavafis’in Akdeniz’in güney ucunda, İskenderiye’de geçirdiği puslu hayatın bir kalıntısı olan bu sözcük silsilesiyle aslında soyut bir şehri, bir hayatı ölümsüzleştirdiğini hiç akıllarına bile getirmezler. Bu dize İstanbul için yazılmıştır. Herkes bu konuda hemfikirdir.
📖 Sayfa 185 · Kafes, Özlem Kumrular
İyi bir kitap yazmak ve bunun okunduğunu görmek insanın gururunu okşuyor.
📖 Sayfa 110 · Kafes, Özlem Kumrular
Hurrem Kanuni'ye gönderdiği bir mektubun kenarına kıskançlıktan yaptığı başka marifetin itirafını da şöyle kaleme almıştı: "Ve badehu ben Gülfem cariyenüze bir kutu kolonya birle altmış tane filori göndermişsiz gözlerim karardı tiz ol bir kutu kolonyayı yedüm. Gel gör ki halim ne oldı andan. Konul dahi evimizde bulundu, ne söyledüğüm bilmezem. Uzun gün uyukladım kimi bur numa fiske vurur kimi... mashara olur. Her yerde beni mashara itdünüz. İnşallah buluştuğumuzda söyleşürüz." Gerçekten bir şişe kolonyayı içmiş miydi, yoksa uzaktan da olsa Kanuni'yi gülümsetmek için mi yazıyordu bu satırları?
📖 Sayfa 94 · Haremde Taht Kuranlar, Özlem Kumrular
Erkeklerden yana şansı olmayan kadın ne kadar şanslı olduğunu bilemez.
📖 Sayfa 21 · Kafes, Özlem Kumrular
Çanakkale'den sonra Batı Cephesi'ne giderek Belçika'da ya da diğer bölgelerde Almanlar ile savaşan Anzakların hepsinde aynı saptamayı görmeniz mümkündür: "Almanlar ile savaştıktan sonra Türklere duyduğumuz saygı arttı."
📖 Sayfa 219 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Yapraktan bir yelkenliydi. Palamarlarını suya indirmiş bekliyordu. Hem de zerre kadar korkmadan.
📖 Sayfa 284 · Kafes, Özlem Kumrular

Her demin ayrı keyfi vardı.
📖 Sayfa 211 · Kafes, Özlem Kumrular
Bu ülkede şaşırma yakında sözlükten çıkacak.
📖 Sayfa 60 · Kafes, Özlem Kumrular
Boylu boyunca uzanan orantılı beden Rönesans'ın Antik Yunan hayranlığının freskte can bulmuş şekli gibiydi: tatlı bir solgunluk. Tıpkı zamanın düşmanca hırpalamasına karşı zaferini ayakta tutmaya çalışır gibi.
📖 Sayfa 15 · Kafes, Özlem Kumrular
Bir insanın hangi kitapları okuduğuna bakarak ruhunun şifresini çözebilirsin.
📖 Sayfa 109 · Kafes, Özlem Kumrular
Kötülük her zaman iyilikten daha etkin bir motivasyon olmuştu bu dünyada.
📖 Sayfa 305 · Kafes, Özlem Kumrular
Ne de olsa dindar görünmek, dindar olmaktan daha önemliydi.
📖 Sayfa 193 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
"Komünizm'in her yerde ezilmesini tavsiye eden Atatürk'ü solcu gösterecek kadar yüzsüzleştiler".
Türk Korkusu, Özlem Kumrular
Bir zamanlar Viyana'yı "Santiago ve İspanya" naraları ile savunmuş olan Flandralı askerlere artik "Matamoros" yani "Mağribi öldüren" değil, "Mataturcos" yani "Türk öldüren" deniyordu.
📖 Sayfa 216 · Muhteşem Süleyman, Özlem Kumrular
Nereye gidersen git bu şehir peşinden gelecektir.
📖 Sayfa 185 · Kafes, Özlem Kumrular
İşte o anlardan birinde nostalgia'nın Yunanca "eve dönmek" anlamındaki nostos ve "acı" demek olan algos kelimelerinden oluştuğunu öğrenmişti. Odysseus gibi... Evini, yurdunu özlemek...
📖 Sayfa 24 · Kafes, Özlem Kumrular
Batı, genel olarak Türk erkeklerinin kadınlarına karşı duydukları bu kıskançlığı delice bulur. Bir misafirin kapıyı çaldıktan sonra evdeki kadınların toparlanması ve saklanması için bir süre kapıda ayakta beklemek zorunda kalması Batı medeniyetinden gelen bir insanın anlayamayacağı bir şeydir.
📖 Sayfa 373 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Zor bir romanın düğüm noktasına gelmiş bir okur gibiydi. Kendi hayatının okuru olmuştu. Yıllar önce arasına ayraç konup sonra okunmak üzere kalanı ayrılan bir kitaptı hayatı. Orada kalmıştı ayraç.
📖 Sayfa 158 · Kafes, Özlem Kumrular
Aşk ne kadar tehlikeli bir duyguydu. Çok, çok sevmek ne kadar maraziydi.
📖 Sayfa 431 · Kafes, Özlem Kumrular
Devlete ait bütün tasarruflar(bir şeyi dilediği gibi kullanma yetkisi), veziriazam kontrolündedir. Ancak, bazı yetkileri padişah kendisinde tutmuştur. Mesela veziriazam bir vezirin idamına karar verdiği zaman mutlaka padişahın emrini almak zorundadır. Padişahın Hatt-ı Hümayun'u gerekir.
📖 Sayfa 104 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Canaye'nin bir bakıma protesto ettiği peçe kendisine zorluk çıkartıyor olmalıydı: "Çirkin kadınlarla güzel kadınları birbirinden ayırma olanağı yok."
📖 Sayfa 369 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Aşkın en yalın haliydi işte bu!
Kırmızı, Özlem Kumrular
Bir Eylül aşkıydı benimkisi.
Her şey gerçekten de göründüğü gibidir. Tek sorun görmeyi başarabilmek.
📖 Sayfa 153 · Kafes, Özlem Kumrular
Bu ülkede biranın siyah poşette satılması da canını sıkan binlerce şeyden biriydi.
📖 Sayfa 118 · Kafes, Özlem Kumrular
Bütün Türkler her şeyden çok ekmeğe bayılırlar, özellikle de taptazecik fırından yeni çıkanına.
📖 Sayfa 103 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular

Kimse koşmak istemiyordu. Düşünürken bile.
📖 Sayfa 14 · Kafes, Özlem Kumrular
Osmanlı başkentinde yapılan Esir Alayı sonunda Divan'da huzura çıkarılan esirlerle birlikte esirlerin ait oldukları memleketlerin elçileri de bulunurlardı. Kendilerine her zaman esaret hayatının getireceği belalardan kurtulmak için son bir şans verilirdi: Müslüman olmayı kabul etmek. Kuran'a el basıp şahadet getirenler serbest bırakılırdı. Serbest bırakılmaları için başka bir seçenek daha vardı. Eğer kendi işleri güçleriyle uğraşırken esir düşmüşlerse, hemen salınıverilir ya da Türk esirleriyle değiştirilirlerdi.
📖 Sayfa 283 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Unutmadan geçmememiz gereken nokta, Avrupa kaynaklarında "Türk kıyafeti" olarak geçen tanımın aslında çoğu zaman "Müslüman kıyafeti" ya da en azından Doğu stili kıyafetlere karşılık geldiğidir. Bu dönemde "Türk" ve "Müslüman" kelimelerinin eşanlamlı olarak kullanıldığını hatırlamamızda fayda var.
📖 Sayfa 213 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Hayat bu kadar karmaşık olmamalı.
📖 Sayfa 410 · Kafes, Özlem Kumrular
O kadar yoklar ki hayatımda, o konfabülasyonlar bile olmuyor.
📖 Sayfa 160 · Kafes, Özlem Kumrular
Basiret gözünü açıp ibret alacak yerdir .
📖 Sayfa 153 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Luther de Türkler hakkında aynı iddiayla çıkıp gelecektir: "Tanrı'nın cezası, şeytanın aracı, inanç düşmanı, düzen bozucusu, kısaca Deccal olarak gelmiştir."
📖 Sayfa 121 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
"Acı çekmek ruhun fiyakasıdır" der şair.
📖 Sayfa 302 · Sultan'ın Mutfağı, Özlem Kumrular
...süngü taarruzları. Bu hücumlar inanılmaz bir saldırı türü olarak Çanakkale Savaşları'na damga vurur. Ben, hastane kayıtlarını kullanarak her iki tarafın askerlerinde görülen yaralanma şekillerinin istatistiki bir tablosunu oluşturdum. Kafa, omuz, bacak, el, göğüs gibi vücut bölgelerinde yaralanan unsurlara baktığınızda mermi ve şarapnelden çok Anzak askerlerinde süngü yaralanmaları çok fazla.
📖 Sayfa 218 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Muhbirlere müsadereden pay verilir. Dolayısıyla ebeveynlerini ihbar eden çocuklara bile rastlanır.
📖 Sayfa 72 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Bir zanlı alınıyor, suçunu itiraf edene kadar Engizisyon'un mahzenlerinde bekletiliyor. O süre içinde kendisine verilen yerin masrafı da aileye çıkartılıyor. Bir bakıma işkence ve otel parasını da alıyor.
📖 Sayfa 76 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Müslümanlığı hür iradesiyle seçen Ortodokslar da vardır. 1815 yılında Müslümanların nezaketlerinden etkilenen ayakkabıcı Akakios ve hizmetçi Yerasimos bunlardandır.
📖 Sayfa 287 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Başının içi bayram yeri gibiydi. Hatta bir sirk gibi. Dur durak bilmeyen bir bilgi akışı vardı içeride.
📖 Sayfa 400 · Kafes, Özlem Kumrular
Bir yerin, bir kişinin ya da olayın çift olduğuna inanan, hafıza bozukluğundan mustarip bir hasta!
📖 Sayfa 120 · Kafes, Özlem Kumrular
Anlatacak birisi olmayınca geçmişi unutuyorsun!
📖 Sayfa 371 · Kafes, Özlem Kumrular
(...) George Sandys "Dünyada İstanbul kadar göze uzaktan güzel gelip içine girince hayal kırıklığına uğratan bir şey daha yoktur" der. Şahsa ait binaların en güzeli bile İngiltere'deki sıradan binaların altındadır.
📖 Sayfa 73 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Bütün güzel şeylerin katiliydi zaman ...
Kafes, Özlem Kumrular
Olay yeri her zaman tüm tanıklardan önce konuşur.
📖 Sayfa 16 · Kafes, Özlem Kumrular
Bütün seyyahların İstanbul evleri hakkındaki görüşleri az çok aynıdır. Evler ne çok güzel, ne çok konforludur. Türkler bu dünyada kalıcı olmadıklarını göstermek için evlerini ahşaptan inşa ederler.
📖 Sayfa 426 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular

Ortaçağ'da, daha sonraki çağlarda da olacağı gibi, İslam'a dair en çok polemik yaratan iki konu alkol yasağı ve çokeşlilikti. Her ikisi de Hıristiyanların akıl erdiremedikleri meselelerdi. Hem Yunanca, hem de Arapça yazan Theodore Ebu Kurra'nın eserinde çokeşlilikle ilgili bir tartışma vardı. Migne'nin Patrologia Graeca adlı 161 ciltlik eserinde Theodore ve bir Müslüman çokeşlilik üzerine tartışmaya girerler. Theodore Müslüman'a İslam'daki poligamiyi nasıl açıkladığını sorar. Müslüman ise bunun için iki sebep bildirir: zevk ve çok sayıda çocuk yapabilme imkânı.
📖 Sayfa 313 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Osmanlı ' nın sona yaklaştığının en tartışmasız göstergesi bu sultanların kısacık aralarla birbiri ardına geçmeleridir .
📖 Sayfa 120 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Ölüm fermanım çıkmışsa söyleyin , namazım kulayım da aldığınız buyruğu öyle yerine getirin . Çocukluğumdan beri kırk yıl hapis çektim . Hemen ölmek , her gün biraz ölmekten yeğdir . Tek bir nefes için ne korkulara katlanıyoruz .
📖 Sayfa 93 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
"Oysaki aşk komünist değil, sosyalisttir. Herkese ihtiyacı kadar değil, emeği kadar vereceksin."
📖 Sayfa 243 · Kafes, Özlem Kumrular
Mısır halkı için Kavalalı Mehmed Ali Paşa, imparatorluktan ayrılarak ulusal kimlik bilincine ulaşmanın sembolü olmuştur. Bulgarlar için aynı sembol, üstelik daha öncesinde, Pasbanoğlu Osman Paşa olacaktır.
📖 Sayfa 135 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Resmin, heykelin yasak olduğu, matbaanın yüzyıllarca geç geldiği bir toplumda hanedan ailesinden bir kadının ölümsüzlüğü yakalamak için fazla bir seçeneği yoktu. Kendilerini temsil edecek, halk içinde görünürlük sağlayacak, onları hatırlatacak ve bu sayede isimlerini sonsuza dek var kılacak eserler geride bırakmak için tek seçenekleri yıllarca kadife keselerinde biriktirdikleri paraları ve mücevherleri başta başkentin olmak üzere imparatorluğun dört bir yanındaki mimari eserlere harcamaktı.
📖 Sayfa 300 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Harem her ne kadar kadınlar için bir okul olsa da harem kadınlarının çoğunun okuma-yazma bilmediği aşikardır.
📖 Sayfa 54 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Harem kadınlarının, Avrupa saray kadınlarınınkine tekabül edecek bir mektup külliyatı bırakmamaları, edebiyatın ve sanatın doruğunu erkeklerle birlikte yaşayan Avrupalı saraylı çağdaşlarından binlerce fersah geride olduklarının kanıtlarından sadece biridir.
📖 Sayfa 55 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Maalesef bizim Osmanlı tarihimiz hurafelerle doludur ve o hurafelere karşı düzeltme yaptığımız zaman genelde kabul görmez.
📖 Sayfa 97 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
(Halil İnalcık)
Bugün şehrin kalbinde, Eminönü’nde bulunan ve Yeni Cami olarak anılan cami aslında Safiye’nin adını ölümsüz kılmak için başladığı bir inşaattı.
📖 Sayfa 311 · Haremde Taht Kuranlar, Özlem Kumrular
16. yüzyılın sonu Hollanda'nın Akdeniz'de cirit attığı bir dönem.
📖 Sayfa 169 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
...O yıllarda Hollanda, İspanya'ya bağlı, fakat ayrılmak istiyor. Çünkü büyük vergi koyuyorlar. Hollanda da denizci, girişimci bir millet olduğu için İspanya'ya karşı savaş açıyor ve bu savaşta Türklerle işbirliği yapıyor.
Konstantiniye! Tevazunun nefes alamayacağı şehir! Çınarları bile mağrur ve mütekebbir.
📖 Sayfa 267 · Sultan'ın Mutfağı, Özlem Kumrular
II. Murad, Milano'dan gelen elçi heyetini sarayın kapısında tahta çıkıp orada kabul etti. Böylede kapı, padişah iktidarının sembolik icra mahallini temsil ediyor. Daha sonraları halk veya asker isyan ettiği zaman ayak divanında kapıya, Babüssade'ye gelir, kapuya çıkardı. Bütün erkân toplanır. Kendisine kapının önünde taht kurulur. Kapıyı muhafaza eden ağa, Babüssaade ağası hiyerarşide üstün mevkidedir. Vezirleri bile padişaha o tavsiye eder, birçok veziriazam Babüssaade ağalarındandır.
📖 Sayfa 103 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Kadınların yaşama mekânı olan Harem, hayli sıkışık ve mevcut nüfusa göre fazlasıyla dardı. Nina Ergin'in Harem'i bir mekân olarak incelerken bir ikon haline gelen Virginia Woolf'un "Kendine ait bir oda" makalesine gönderme yapması çok anlamlıdır. Ortak, dar bir mekânda birey olmanın zorluğu ortadadır.
📖 Sayfa 46 · Haremde Taht Kuranlar, Özlem Kumrular
"Mutlu insanlar kenti Kırklareli'ne hoş geldiniz" yazan tabelalara gülümseyerek baktı. Trakya tasasızlığı ne hoştu gerçekten. Daha zengin olmayı hiç hayal etmemişti ülkenin bu yarısı. Ellerindekiyle yetinmiş, mutluluğun güzel bir rakı masasından ibaret olduğuna inanmış, sağlığın ve sevginin paradan daha değerli olduğu düsturundan hiç şaşmamıştı.
📖 Sayfa 255 · Kafes, Özlem Kumrular
Kanuni 1540'lı yılların sonunda derin bir melankoliye kapılıyor. Bunu İspanyol ve İtalyan belgeler çok net bir şekilde belirtiyor. "Melankoli" olarak bahsi geçen aslında ağır bir depresyon. Cami yaptırmak istemesi de bu döneme denk geliyor.
📖 Sayfa 163 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
"Hıristiyan dünyada pek çok kişi Türklerin büyük şeytanlar, barbarlar, imansız kişiler olduklarına inanırlar, ama onları tanıyıp konuşmuş olanların duyguları bundan çok farklıdır" der Thévenot, "çünkü Türklerin iyi insanlar olduklarına ve Tabiat'ın bize en önemli buyruğu olan, 'kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma' kuralına gayet iyi uyduklarına kuşku yoktur."
📖 Sayfa 355 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Bildiğimiz bir şey varsa o da aşkın ölüm gelene kadar her kalpte yeşermeye devam ettiği.
📖 Sayfa 315 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
...Ama Albuquerque'nin diğer planı gerçekten yukarıda saydığımız efsanelerden etkilenmiş olsa gerek: Hz. Muhammed'in naaşını Mekke'den çalıp karşılığında Kudüs'e özgürlük verilmesini istemek!
📖 Sayfa 163 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular

Roman toplum içindeki bireyi anlatır. Bu sebeple bireyselliğin olmadığı topraklarda romanın yeşermiş olması beklenemez. Roman toplumun portresini birey üzerinden anlatan bir türdür. Olaya başka bir boyuttan bakacak olursak, masadaki tencereden kaşığıyla yemek alan bir toplumda henüz bireyselleşme görülmez. Ortaçağda hem Avrupa, hem Doğu'da henüz bireysel bir tabak görülmemiştir. Oysa yeniçağın sonları bireyselliğin kendini göstermeye başladığı bir çağdır. Herkesin kendi tabağı, çatalı ve kendine ait bir hayatı olacaktır.
📖 Sayfa 196 · Her Book'a Maydanoz, Özlem Kumrular
Selim'in yakın çevresindeki Yahudileri kayırması kimsenin gözünden kaçmıyordu. Hatta Selim için "Yahudi'nin oğlu" deniyordu. Elçiler halk arasında padişahın Yahudi Bir babadan geldiğinin söylendiğini yazıyorlardı.
📖 Sayfa 129 · Haremde Taht Kuranlar, Özlem Kumrular
Ortaçağ'dan çıkış dönemindeki zihniyete dair söyleyebileceğimiz şu: bedenin günah kaynağı olduğuna dönük güçlü bir algı söz konusu. Beden ruhun bir hapishanesidir, onun kafesidir. Engizitörün uygulattığı işkenceyle, yani dışsal zorla bedenin direnci kırılır. Ruhun özgürce dile gelmesi sağlanır.
📖 Sayfa 76 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Haçiman'ın (Japon savaş ve rüzgar tanrısı) en önemli sembollerinden biri, bir çubuğun üstüne yerleştirilmiş, at kuyruğu şeklinde bir püsküldür. Bu aynı zamanda anakarada, yani konar-göçer kabileler arasında savaş sembolü olarak kullanılan "tuğ"lara benzer.
📖 Sayfa 61 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
Türk korsanlardan birinin sık sık yıkanması esirlerin dikkatini çeker. Bütün bir ay boyunca yıkanmayı hiç ihmal etmez. Margrjet adlı bir kadın ise kocasını öldüren bu adamın ne kadar yıkanırsa yıkansın temiz olamayacağını söyler. Özellikle Türklerde görülen ve her zaman takdir gören temizlik konusundaki özenin bordada da devam ettiğine bir örnektir bu.
📖 Sayfa 255 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Aşk, açlıktan öldüğünüz halde heyecandan önünüzde duran yemeği yiyememektir.
📖 Sayfa 117 · Aşkın Beş Hali, Özlem Kumrular
İki kadını kıskançlıktan öldürdükten sonra utanmadan üçüncüsü ile evlenmek için evlilik programına çıkan bir adamı başka ülkede zor bulursunuz. Burada her şey var!
📖 Sayfa 249 · Kafes, Özlem Kumrular
Kösem iktidar mücadeleleri arasında bir kadın olarak ayakta kalmayı başarmıştı. Her ne kadar kendisini saydırmayı başarsa ve devleti ayakta tutacak gücü olduğunu ispatlamış olsa bile kadının yönetimde bulunmasından hoşlanmayan bir toplumda çetrefil bir savaş verdiği şüphe götürmez. Sadece bir kadınla çalışmak, ondan emir almak zorunda kalan ataerkil bir devlet erkânının değil, toplumun çiçeği sayılan entelektüel katmanın bile bundan hazzettiği söylenemez.
📖 Sayfa 312 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
İbrahim'in saltanatı kürk furyasıyla birlikte anılacaktı. Fransızlar ona "Kürk delisi" adını takmıştı. (...) Sevdiği kedilere bile samurdan kürkler giydirip onları sarayda dolaştırmaya başlamıştı.
📖 Sayfa 237 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Peki ya İslam olmasaydı? Graham E. Fuller İslamsız Dünya adlı eserinde İslamsız bir dünyada yine de aynı şekilde hizipleşme ve bölünme olacağını iddia eder. Tarihçiye göre İslam doğ duğu coğrafyada can bulmamış olsaydı, İslam'ın yerini Doğu Kili- sesi alacak ve bu sefer de esas savaş Batı ve Doğu Kiliseleri arasında olacaktı. Doğu'yla Batı'nın savaşını aynı dinden, fakat farklı mezheplerden insanlar sürdürecekti.
📖 Sayfa 316 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Osmanlı yarım yüzyıl içinde hem bir padişahın, hem de bir valide sultanın boğularak öldürülmesine şahit olmuştur.
📖 Sayfa 288 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Özgür ruhlar kafese: "Hemen ölmek, her gün biraz ölmekten yeğdir"
📖 Sayfa 89 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Bana taht u saltanat gerekmez, karındaşım sağ olsun, benden ne istersiz?
📖 Sayfa 166 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Eskiden kamu yararına çalışan bir dermekti TDK(Türk Dil Kurumu). 1983'te 12 Eylül darbecileri TDK'nın ve Türk Tarih Kurumu'nun kamu yararına çalışan dernek olarak varlığına son verdiler ve devlet dairesi haline getirdiler.
📖 Sayfa 270 · Zaman Treni, Özlem Kumrular
"Hocam derdi ki, kullanılmayan kavrama ait kelime yok olmaya mahkûmdur. Ayıp kelimesi gibi."
📖 Sayfa 60 · Kafes, Özlem Kumrular
Tanrı eskisini geri alıp, onu kullanılmamış yepyeni bir hayat vermişti. Gıcır gıcır
📖 Sayfa 181 · Kafes, Özlem Kumrular
Ne garipti şiirin ağırlığı. Nesrin o binlerce sayfada anlatamadığını nazım tek mısrada anlatmaya muktedirdi.
📖 Sayfa 422 · Kafes, Özlem Kumrular
Tam bir tabula rasa'ydı bu ev. Hafızada bomboş bir tahta.
📖 Sayfa 233 · Kafes, Özlem Kumrular
Her parça başka bir bütünü temsil ediyordu. Çoğu gün içinden olmak üzere hem de!
📖 Sayfa 224 · Kafes, Özlem Kumrular

Kahve, Fransa ve Almanya'da da sosyal sebeplerle yasaklanıyordu. İngiltere'de ise "kâfir” içeceği olarak görülüyordu. Hatta kahvehanelerin genel olarak isimleri "Türk's Head" (Türk Kafası) idi.
📖 Sayfa 197 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
Şeyhülislam, kadı, Muslihiddin Ağa ve Bektaş oğlu Murad Ağa Dehliz Kapısı'na yaklaştıklarında Kösem ortaya çıkar. Bu artık bir ayak divanıdır. (...) Yüzünü kapatma gereği duymayan Kösem, orada, kapı önünde ayakta durmaktadır. (...) Sahne, Osmanlı tarihi için pek de alışıldık bir sahne değildir.
📖 Sayfa 247 · Kösem Sultan, Özlem Kumrular
György ise bunun aslında bir din savaşı olduğunu hissetmektedir. Türklerin dinlerini büyük bir kararlılıkla savunup yaymaya çalıştıklarını, bu yüzden de sefere çıktıklarında büyük bir şevkle orduya katıldıklarını, çok hızlı toplandıklarını ve "sanki savaşmaya değil de düğüne gider gibi" gittiklerini yazar. "Kesin çizgilerle belirlenmiş belirli manevralar ve katı bir disiplin içinde" hareket ederler György'ye göre, "öyle ki, koca bir hafta boyunca, gece gündüz demeden yol almaları gerektiğinde, bundan kendileri de atları da etkilenmez, şikayet etmez."
📖 Sayfa 324 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
İşkence "bedava" bir sistem değildi. Bütün bu "hizmet"in parası kurban tarafından ödenir, kurbanın ödeyecek parası olmaması halinde para yakınlarından temin edilirdi. Zindanda geçen süre boyunca verilen yemek, "konaklama" ve engizitörlerin hizmet ücreti son kuruşuna kadar karşılanmak zorundaydı. Ama kutsal görev burada son bulmuyordu. Suçlanan kişi, işkencenin sonuna doğru itiraf etmekte direnirse işkence tırnakların, dilin sökülmesi, kızgın demirle vücudun değişik bölgelerinin dağlanması gibi şekillere bürünebilirdi.
📖 Sayfa 44 · İslam Korkusu, Özlem Kumrular
Tarih onu kısa boylu, çirkin ve ihtiras sahibi olarak kayda geçtiğine göre gerçekten üzerine güzelleme yapılamayacak bir fiziği olmalıydı. Ne de olsa sarayda hayli büyük nüfuz sahibi bir padişah kızının çirkinliğinin resmi bir şekilde kaydedilmesi çok da alışıldık bir şey değildi.
📖 Sayfa 119 · Haremde Taht Kuranlar, Özlem Kumrular