
Fuzuli'nin Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela adlı eseri, tasavvuf alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela'dan En Beğenilen Alıntılar
Matemlinin gözyaşı rahmet yağmuru ve şevkat nişanesidir.
📖 Sayfa 124 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Hiçbir cevher, niyaz ehlinin gözyaşı mücevherinden üstün değildir...
📖 Sayfa 34 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Subbet aleyye mesâibun lev enneha,
📖 Sayfa 181 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Subbet ale'l eyyami sırne leyaliyâ.
(Benim başıma öyle musibetler geldi ki eğer,
Gündüzlere gelseydi gündüzler gece olurdu.)
Tut ki dünya mülkünü elde ettin tastamam,
📖 Sayfa 128 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ne faydası var, çünkü mülküne yoktur devam.
***
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ey hoş ol kim nakd-î cân bezlinde ihmâl itmedi
Raht ü bahtın kayd-ı mülk ü mâlı pâ-mâl itmedi
Hak yolunda tutmadı hâr-ı ta'alluk dâmenin
Pây-bendi mülk olup endişe-i mâl itmedi
Çeviri:
Ne mutlu o insana ki, canını vermekten kaçınmadı da, kendini alçaltmadı! Hiçbir zaman Allah'ın yolundan ayrılmadı; mülkü kendisine ayak bağı edip, mal için tasalanmadı.
***
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Gam degül ger dâneyi mahv itse devr-i rüzgâr
Çûn nihâl-i bâr-ver kalmışdur andan yâdgâr
Çeviri:
Zaman, tohumu yok etse, hiç önemli değil; çünkü yemiş veren fidan, o tohumdan yâdigar kaldı.
Perde-i teşkîkdür bu zulmet-i kayd-ı hayât
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Perde ref oldukda hâli her kimün ma'lûm olur
Çeviri:
Bu karanlık hayat bağı, bir şüphe perdesi gibidir; perde kaldırılınca, herkesin durumu ortaya çıkar.
Dutdun dutalım cihânı yek-ser
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Mânend-i Cem ü Kubâd ü Kayser
Ne sûd çû âkıbet gidersin
Esbab-ı cihânı terk idersin
Çeviri:
Cem, Kubâd ve Kayser gibi bütün dünyayı ele geçirsen bile, sonunda cihanla olan bağlarını koparıp gideceksin.
Sıkıntının tadını, derdin zevkini bilen insan , dünya yaşamaya , gezip tozmaya önem vermez . Verimli sonsuzluğun güzelliğini gören kişi , geçici görünüşü , biçimi istemez.
📖 Sayfa 193 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Aşığa, sevgilisinden gelen cefa, aynı vefadır. Ondan gafil olmak, ona bir cefadır.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Biz, dünya malına önem vermeyen kimseleriz ; kanaatı Kaf dağının tepesinde bekleyen Anka kuşlarıyız. Yoksulluğumuzla övünürüz , cihana aldırmayız . Gözümüz yok mülkte , tatlı dilli tutileriz .
📖 Sayfa 169 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Aferin ol sa'âdet ehline kim
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Reh-i câu nâna cân nisar itdi
Kılmadı meyl-i âlem-i fânî
Devlet-i bâkî ihtiyâr itdi
Çeviri:
Cânânın yolunda canını veren o mutluluk erlerine âferin! Geçici dünyaya karşı istek duymadılar; sonsuzluk devletini seçtiler.
İmam Hüseyin (as) şöyle buyurdu: "İlahi yakınlığın alameti mihnet ve bela helahili (panzehiri olmayan zehir) içmektir ve Ma'bud'un dergâhının kabul nişanesi ise çile ve eziyetin zorluklarına tahammül etmektir."
📖 Sayfa 284 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Saf yakutla taze inciyi kırsa bir taş,
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Sanma ki, taşın değeri yükselir,
İnci ve yakut da değer kaybeder.
Yahya bin Meaz-ı Razi bir gün niyaz ederken şöyle diyordu:
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
_ Yarabbi! Dünyadaki gelenek uyarınca, bir insan birini severse, her bakımdan sevdiği insan istediği gibi davranmayı gerekli görür ve onun dileğine kavuşmasını ister ne gariptirler sen sevgiyle üstün kıldığın bir insanı sıkıntı çektirerek yüceltirsin! Deyince ses geldi ki:
_ Ey Yahya! Benim yolum insanların tuttuğu yoldan aykırıdır. Onların sevgisinin belirtisi, acıma duygusu, benim sevgimin belirtisi ise, üzüntü ve sıkıntıdır.
Fuzûlî kerbela olayı

Vay o vefasız ümmete ki Ehl-i Beyt'e zulümler reva gördüler ve Kerbela Çölü'nde Resûl'ün evlatlarına eziyet ettiler.
📖 Sayfa 134 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Benüm hâlüm ne bilsün olmayan mihnet giriftârı
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Belâ âzürdesi gurbet perîşânı gam efgârı
Çeviri:
Mihnetle karşılaşmayan, belâya çatmayan, gurbette perişan olmayan, sıkıntı çekmeyen kişi benim halimden ne anlar?
Gelen bu güzer-gâha gitmek gerek
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Nüzül eyleyen rıhlet itmek gerek
Bulınmaz cihân kâr-gâhında kâm
Ferâgat makâmi degül bu makâm
Çeviri:
Bu yola çıkan insanlar, gitmeli; dünyada süresi dolanlar göçmeli. Âlemde muradına eren olmaz; bu cihân rahat edilecek bir yer değil!
[Seven insan nasıl uyuyabilir? Hayret! Seven kişiye uyku haramdır.]
📖 Sayfa 46 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Dikkatle düşünülürse görülür ki sahih hadis gereğince Nuh'un gemisi Hazreti Resûl'ün Ehl-i Beyt'idir. Zirâ inat ehlinin nefsi hevesleriyle musibetler denizi coştuğu ve Kerbela Çölü'nü bela tufanı sardığında, her kim Ehl-i Beyt'e katıldıysa musibet belasından kurtuldu ve her kim de Ehl-i Beyt'ten ayrıldıysa helak oldu.
📖 Sayfa 39 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Kork mazlumun feryadından ey taş kalpli zalim,
📖 Sayfa 160 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ki ah okunun ucu göğü deler geçer...
Belaların en büyüğü, hediyelerin en büyüğü ile beraberdir.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
[...Diyelim ki bütün yeryüzünü ele geçirdin; sonsuza dek senin olmadıktan sonra neye yarar? Dünya, değersiz bir aynadaki görüntü gibidir.]
📖 Sayfa 126 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Bilmek gerekir ki Âdem'in devrinden Hatem-i Enbiyaya dek bütün asırlar ve şehirlerde bütün insan fertlerinin başına gelen bütün bela türlerini toplasalar Kerbela musibetinin binde birine karşılık gelmez.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ve inanmak gerekir ki diğer belaların hiçbirinin tasavvuru, Kerbela Olayı'nın tasavvuru kadar hakikat ehline tesir etmez.
Maşuktan gelen cefa aşığa tıpkı vefâdır. Ondan gâfil olmak (ise) ona bir cefâdır.
📖 Sayfa 30 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Adem oğlunun sıkıntısı, yaratıcıya yakın olduğu için, diğer canlılardan fazladır.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Yaratılışın ilk devrinde kanlı çeşmeden rızkı ayrılmış olup alçaklığın en ağrına tutulur. Ve gücü bulduğunda öğreticinin terbiyesindeki korkutuculukla ve öğreticiden göreceği kederle azaba uğrayıp bir müddet o sıkıntıyı çeker. Ve buluğa erişince geçimini temin ve kulluğun kendisine teklif ettiği şeyleri yapmak kaygısına düşüp bazen dünya sıkıntısı bazende ahiret korkusu ile huzursuz olur.
Fuzûlî kerbela olayı
Yârdan gayrısını kendisine ağyâr bilen sâdık bir aşık, yâr olmayanların tedbiriyle derdine derman kılmayı kendisine ar bilir.
📖 Sayfa 43 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
“Bu makāmda ağlamak gerek ki, taşlar eriye; zîrâ bu mâtem, cümle mâtemlerden ağırdır.”
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
"Ümitsizliğe kapılmak küfürdür."
📖 Sayfa 515 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Dil-ber'ün uşşâkdan ayn-ı talebdür nefreti
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Men'dendür mihr tuğyânı mahabbet şiddeti
İntifâ-yı nâr-ı şevk eyler zülâl-i ittisâl
Men' mikdârıncadur mutlûba tâlib rağbeti
Çeviri:
Sevgilinin âşıklarına karşı duyduğu nefret, sevgi gibidir. Sevgilinin taşkınlığı, muhabbetin şiddeti, yasaklamadan kaynaklanır. Kavuşma suyu, şevk ateşini söndürür; arada ne kadar çok engel olursa, sevenin de sevdiğine olan ilgisi o kadar artar.
.jpeg)
Vaktdür kim kıla maksûdını her kes hâsıl
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Vaktdür kim ola matlûbına her kes vâsıl
Çeviri:
Herkesin, dileğine kavuşmasının, amacına ulaşmasının vakti geldi.
Tabi'at tâlib-i zevk u tarabdur
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Tarîk-i akl kânûn-i edebdür
Tabi'atdür mezîd-i rifat ü câh
Murâd-ı akl terk-i mâ siv'allâh
Çeviri:
Tabiat, zevk ve eğlence ister; akıl yolunda ise, edeb kuralları geçerlidir. Tabiat, bu dünyada mevki ve üstünlük sağlar; aklın amacı ise, Allah'tan başka her şeyden vazgeçmektir.
Gâfil olmaz derdini derde giriftâr eyleyen
📖 Sayfa 40 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Âşık-ı ârif değil derdini izhâr eyleyen
El çekin dedim ilâcından ki tahkik etmişim
İstese sıhhat verir bimâra bimâr eyleyen
Bir insan birini ciddiyetle severse, onun sevdiğini de sever, onu seveni de sever.
📖 Sayfa 263 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Çûn demî şâd olmazam devr-i cefâ-encâmdan
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Kaş hergiz doğmayaydum mâder-i eyyâmdan
Çeviri: Bu sıkıntı verici zamandan ötürü bir an bile mutlu olamıyorum; keşke bu dünyaya hiç gelmeseydim!
Cemâl-i bî-bedeli fitne-i havâs i avâm
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Gülî hemîşe bahâr ü mehî hemîşe tamâm
Onun eşsiz güzelliği halk arasında karışıklığa yol açar; her zaman baharı yaşayan bir gül, sürekli dolunay olarak kalan bir ay gibidir.
Âdem ki fezâ-yı âleme basdı kadem
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Endûh ü belâya evvel oldi hem-dem
Mahsusdur âdeme belâ-yı âlem
Âlemde belâ çekmeyen olmaz âdem
Âdem Peygamber dünyaya ayak basınca, sıkıntılarla karşılaştı, belâ ile dost oldu. Dünyadaki bütün belâlar insan içindir; âlemde sıkıntı çekmeyen kişi adam olmaz.
"Ali'ye duyulan sevgi hiçbir kötülüğün zarar veremeyeceği bir iyiliktir ve Ali'ye duyulan kin hiçbir iyiliğin yarar sağlamayacağı bir kötülüktür."
📖 Sayfa 206 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Her belaya bir mükâfat ve her çileye bir bağış takdir olunmuştur.
📖 Sayfa 97 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Kimdür ol kim arsa-i dünyaya geldi gitmedi
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Kimdür ol kim kasr-ı ömrin çarh vîrân itmedi
Çeviri:
Dünyaya gelip de, sonunda gitmeyen var mı?
Ömür sarayı, tarafından yıkılmayan kimse var mı?
Tişe-i Ferhad kasd-ı Bîsütün eyler velî
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Tîşe ile Bisütün taşı tükenmekdür muhâl
Mün'adim olmak ne mümkin leşker-i mûr ü meges
Tutalım kim ejdehâ düm urdi Sîmurg açdı bâl
Çeviri:
Ferhâd'ın kazması, Bîsütûn dağını delmek ister; fakat kazmayla Bîsütûn Dağı'nın tükenmesine imkân yok. Varsayalım ejderha kuyruk salladı da, Sîmurg kanat açtı; karıncalar ile sineklerden oluşan ordunun yok olması mümkün değil.
[ "Celal" ile "Cemal" masdarı birdir; olgun kişiler, lütuf ve kahrı bir bilir. Değişik durumlar olsa bile olayların ardındaki gerçek aynıdır. ]
📖 Sayfa 85 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Pejmürde kıldı serv-i hırâmânı kaht-ı ab
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Gül-berge düşdi tâb-ı harâretden izdırab
Susuzluk, salınan servi ağacını perişan etti: sıcaklıktan, gül yaprağı acı çekmeye başladı.
Âdet-i devr-i rüzgâr budur
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Hâl-i devrân-ı bî-karar budur
Ki firâka mübeddel ola visâl
Yete âlemde her kemâle zevál
Çeviri:
Geçici dünyanın âdeti böyledir; bu zamanın hâli, işte budur: sonunda vuslat, ayrılığa dönüşür; âlemde her güzellik sona erer.
Subbet aleyye mesâ'ibu lev ennehâ
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Subbet alâ'l-eyyâmi sirne leyâliyâ
Çeviri:
Başıma öylesine musibetler geldi ki, o musibetler güne gelseydi, gün geceye dönüşürdü.

Hz. Hasan'ın şeker saçan yakut gibi ağzı ağuyla acılaştığı günden bu yana, dünyada hiç kimsenin damağı tat alamaz oldu. Kılıç, Hz. Hüseyin'in güzel bedenini kan içinde bıraktığı günden beri, bir türlü kınına girip dinlenmedi, rahat yüzü görmedi
📖 Sayfa 139 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Aslında yârdan gayrisini kendisine âgyâr bilen sâdık bir âşık, yâr olmayanların tedbiriyle derdine derman kılmayı kendisine ar bilir.
📖 Sayfa 43 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Bu dünyadaki kırların lale bahçelerinden insanın burnuna "Küllü men aleyhâ fânin" (Yeryüzünde ne varsa fanidir.) ayetinin kokusu geliyor.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
#Rahman Sûresi /26
Seçkin kişilerden oluşan bir topluluktan bilgi erlerinin kulağına "Küllü şey'in hâlikin (Her şey yok olacaktır.) sözü çarpıyor.
#Kasas Sûresi /88
Katlden havfviren ehl-i Haka bilmez kim
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Dâm olur ehl-i Haka dâ'ire-i kayd-ı hayât
Dehr bir mihnet ü gam menzilidür eygâfil
Va'de-i katldedür müjde teyfîk-ı necât
Çeviri:
Doğruluk erlerini ölümle korkutan kişi, hayatta olmanın o erlere sıkıntı verdiğini bilmez. Ey şaşkın! Dünya, bir mihneti bir tasa yurdudur. Kurtuluş muştusu, ölüm vaktinde saklıdır.
Kerbela Çölü'nün avarelerini anıp,
📖 Sayfa 267 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Gözyaşı yıldızı dökerek dünyanın dönüşü ağlar,
Felek yüzünden ağlama diyen ey gafil,
Felek bu olayda herkesten fazla ağlar.
Toprağın her bir zerresi ve feleklerin her bir parçası kıyamet gününe kadar her an bin tane kalp yakıcı feryat çekse bile Kerbela musibetine karşılık olmaz ve o mihnet çekenlerin yasına yeterli gelmez.
📖 Sayfa 128 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
“Bu bir öyle belâdır ki, onu anan gönül ağlamadan duramaz; zîrâ Hüseyin’in derdi, bütün ümmetin derdidir.”
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ne işdür ey felek dil-dârı dil-dârından ayırmak
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Cefâkeş âşıkı yar-ı vefâdarından ayırmak
[Sevin sevdiğinden, çile çeken aşığı vefalı yârinden ayırmak ne biçim iştir ey felek.]
Gâfil olmaz derdini giriftâr eyleyen
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Âşık- ı ârif değil derdini izhâr eyleyen
El çekin dedim ilâcından ki tahkik etmişim
İstese sıhhat verir bimâra bimâr eyleyen
Dertten derde giriftâr olan kişi bu durumdan gafil olmaz. Derdini açıklayan kimse arif bir âşık değil. El çekin derdimin ilacımdan, ben inceledim, hasta eden kişi, isterse hastayı iyileştirebilir.
Siper tutmam belâ peykânlarına geçmişem cândan
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Çü men deryâya gark oldum ne bâküm var bârândan
Çeviri:
Belâ oklarına kalkan tutmam; canımdan vazgeçtim. Mademki denizin içindeyim, ne diye yağmurdan korkayım.
...
📖 Sayfa 295 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
"Ey derviş" dedi. "Aşık, Maşuk'un cefalarına sabretmese, muhabbet davasında sadık değildir."
Derviş dedi ki:
"Ey aziz! Yanlış söyledin. Aşık, Maşuk'un belalarından zevk duymasa aşık değildir."
''Taâlallah, bu ne ruhsâr-ı mergub-i dilâradır,
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ki dil derdinde âciz, can temâşâsına hayrandır.''
Âh ol dem ki Hüseyn-i mazlûm, Kerbelâ sahrâsında susuz şehîd oldu; gökler kan ağladı, yerler matem tuttu.”
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
[Aşk yurdunda kimsesiz kaldım; gözyaşımdan, inleyişten, dertten ve tasadan başka şefkatli bir dostum, bir yârim, bir arkadaşım yok.]
📖 Sayfa 65 · Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Sen, şehenşâh-ı serîr-i adlsen
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli
Ben senin bir bende-i fermânunam
Rabka-i hükmünden itmen inhiraf
Nitekim perverde-i ihsânunam
Çeviri:
Sen, adalet tahtının padişahısın; ben de senin buyruğunda olan bir köleyim. Senin emrinden dışarı çıkmam; çünkü lütularınla büyüdüm.
Sıkça Sorulan Sorular
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela kimin eseridir?
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, Fuzuli tarafından yazılmıştır.
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela kaç sayfadır?
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela, 526 sayfadır (Kurtuba Kitap baskısı).
Saadete Ermişlerin Bahçesi Kerbela'nın en ünlü sözü nedir?
“Matemlinin gözyaşı rahmet yağmuru ve şevkat nişanesidir.”