
Din alanına Lütfi Özaydın'ın kazandırdığı Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, 2018'de yayımlanmıştır. Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez adlı eserden damıtılan en etkileyici satırlar, sizin için aşağıda.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez'den En Beğenilen Alıntılar
Türkçenin kelimelerinin yüksek oranda İslâmî ve Kur'an'î kaynaklı oluşu, İslam'a ve Kur'an'a uzak durarak Türkçeyi anlamak isteyenlerin işini zorlaştırmaktadır.
📖 Sayfa 29 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Almanya'da işçi olarak bulunan birisinden şöyle bir hatıra işitmiştim: Bir tanışma münasebetiyle ismini soran bir Almana "Tipik bir Türk ismi!" deyince bizim Türk işçi, Alman da ona "Mustafa" diye mukabele etmiş ve eklemiş: "Benimki de tipik bir Alman ismi!” O zaman bizimki “Hans" deyivermiş ve böylece tanışmışlar. Almanın bildiği isim elbette Türklerin en fazla rağbet ettiği isimdir. Bir Almanın Türk'ten anladığı Müslümandır, TÜRKÇE İSİMDEN anladığı da İslâmi isimdir.
📖 Sayfa 88 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
"Temizlik", "saflık", "zarafet", "nezaket". Hepsi Türkçede "kız" kelimesi ile ifade edilir. Hatta bu hususiyetleri taşıyan erkeğe de "kız gibi" denir. Yalnız Arapça ile farkı Türklükten kaynaklanıyor. Türkler bu kadar nezaket, nezahet, saflığı kadınlarında görmek isterler. Gaza ve cihadla uğraşan insanlarda bu kadar incelik istenmiyor. Demek ki Türk'ün kalını makbulmüş.
📖 Sayfa 102 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Ayrıca ulaşılması zor, tenhada kalmış, etrafindan tecrid edilmiş yerlere de "kız" ismi verilir; "Kız Kalesi", “Kız Kulesi", “Kız Taşı", "Kız Adası" gibi mekanlara da bu ismin verilmesi buna istinadendir.
Türkçe okumağa Kur'an okumayı öğrenerek başlanır, emsile ezberlenerek yazma öğrenilir. Medrese eğitimi ise ilimde derinleşmek ve Türkçede vukufiyyet kesbetmek içindir. Kur'an'ı hatmetme, tecvid öğretimi ve emsileyi ezberleme Türkçe okuma yazma için vazgeçilmez düsturlardır. Bu usulden vazgeçilmesinin, bunun yerine birtakım modern metotlar getirilmesinin Türkçenin hayrına neticeler doğurduğunu iddia edebilir miyiz? Edebilenler bu neticenin mahsullerini gösterebilirler mi?
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Türkçe ancak Kur'an harfleriyle yazılırsa doğru yazılmış olur. Başka yazı ile imlâsı ancak lisanımızın tahribi neticesini istihsal eder. "
📖 Sayfa 133 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Lisanımız için aydınlık saha İslâm'dır.
📖 Sayfa 96 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Çünkü Türkçe'nin İslâm'la münasebetinden rahatsız olan ve Müslümanlık iddiasında bulunan insanlar var Türkiye'de.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
"Örgen" kelimesi Kur'an okumayı en önemli vazife addeden bir milletin dilinde "urgan"a dönüşmüştür. Şöyle de ifade edebiliriz: Kur'an'da "ö" sesi olmadığı için "urgan" olmuştur. Tıpkı Şair İsmet Özel'in şu ifadesinde olduğu gibi: "Kur'an-ı Kerim'de "ö" sesi olmadığı için Türk'üz."
📖 Sayfa 62 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" İnsanlar itikadları ile konuşurlar, zihinlerinde ve kalplerinde ne varsa dillerinden o dökülür. "
📖 Sayfa 53 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Öztürkçecilerin amaçlarının dilimizi dinden yani islâm'dan arındırma(!) dolayısıyla Kur'an'dan uzaklaştırmak olduğunu çocuk yaşta fark ettim. Zamanla anladım ki bu işi ellerine yüzlerine bulaştırmışlar.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
.
.
.
Kur'an'dan kaçarken Arapçaya tutulmuş oldular.
Bugün gayr-i müslim olmasına rağmen Türkçe ya da Türkik(Türkçeye benzer) konuştuğunu zannettiğimiz her topluluk en meşhur istihbaratçımız Evliye Çelebi'nin tabiriyle "bâtıl Türk Lisanı üzre kelimât iderler."
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Lisanımızın bir asra yakın zaman içerisinde seviye kaybetmesindeki en büyük amil hurufatımızın zorla terk ettirilerek, Latin harflerinin istimaline maruz bırakılmamız olmuştur.
📖 Sayfa 24 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçe Müslümanların dilidir, kelimelerin kısm-ı azamı Kur'an ve sünnet kaynaklıdır, geri kalanlar da Kur'an sesleri ve vezinlerine meyletmiştir.
📖 Sayfa 35 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
İnsanın merhametli ve ahlaklı olması Müslüman olması ile aynı anlamı taşıyordu. Müslüman olmasının gereği Allah'tan korkması ile alakalı idi. Allah'ı dikkate almadan yaşayan insan merhamet yoksulu bir zalimdir. Bundan dolayı insanın Müslüman olması Allah'tan korkmasını gerektirir. Dindar olmayan insan kendisine güvenilemeyecek bir insandır, zalimlik yapabilir.
📖 Sayfa 99 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
...lisanımıza Müslüman aklı ile bakmak bize çoktan unutturulduğu için kelimelerimize de gâvur aklı ile yaklaşmak asırlardır muteber hale geldi.
📖 Sayfa 142 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Türkiye'nin ismi, cismi, adı, sanı, şanı, şerefi, bedeni, ruhu, toprağı, suyu İslâm içindir ve İslâm'la kaimdir. "
📖 Sayfa 158 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
..."-cıl" ekinin günümüzde yanlış kullanıldığı ortaya çıkıyor. Mesela "insancıl" tabiri insan düşkünü, insana yakın anlamında kullanılıyor, hâlbuki Okyanus'un bize verdiği malumata göre "adamcıl deve" insana saldıran devedir. Dolayısı ile "insancıl" da insan düşmanı hatta insan yiyen manasına gelmektedir.
📖 Sayfa 163 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Aynı itikada bağlanan insanların dilinden Cenab-ı Hak, Kur'an'dan, Sünnet'ten ve bu ikisinin lisanı olan Arapçadan alınan kelimelerle ve muhteva ve sınır olarak İslâm'la ihata edilmiş kelime ve seslerle yeni bir lisan yaratmıştır. Allah'ın yarattığı lisanların şifrelerini çözdüklerini iddia edip seküler bir zihniyetle dilleri izah etmeye çalışanların anlamayacağı ve formüllere dökemeyeceği bir lisandır Türkçe.
📖 Sayfa 31 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Kuran okumayan, Rasulullah'ın hadisleriyle irtibatı olmayanların Türkçeden anlayacakları hiçbir şey yoktur.
📖 Sayfa 82 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
.jpeg)
Türkçede akrabalara isim tahsisindeki esas, Islâm şeriatidır, yani Kur'an'dır. Kur'an'da nikâhlanmaları yasaklanan akrabalara mahsus isimler vardır Türkçemizde. Ana, baba, kardeş, bacı, dede, nine, oğul, torun, amca, hala, dayı, teyze, yeğen, enişte, baldız, kaynata, kaynana, kayınbirader, gelin, damat. Bütün bunlar şeriatın mü'mine nikâhlanmayı haram kıldığı insanlardır. Bu sebeple Türkçede bu akrabalara ve akraba olmayanlara isim tahsis edilmiştir. Evlenilmesi helâl olan akrabaların bir isimlendirmesi yoktur. Onlara izafetle işaret edilir: Amca oğlu, hala kızı gibi.
📖 Sayfa 53 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçeyi dolayısıyla Türk milletini İslâm'dan başka bir kökene nisbet edenlerin ısrarlı ve yoğun faaliyetleri lisanımızı eriyip yok olmakla yüz yüze getirdi. Kur'an'la irtibatı olanlar uyanıp bu tehlikenin farkına varırlarsa ancak bu badireden lisanımızı ve milletimizi muhafaza edebilirler.
📖 Sayfa 143 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Son yıllarda yaygınlaşan türedi ve manasız isimler, aslı ve esası olmayıp, özenti ürünü ve öykünmeci bir karakter taşımaktadır. Hâlbuki " güzel bir isme sahip olmak çocuğun baba üzerindeki haklarından biridir. "
📖 Sayfa 88 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Demek ki bu Latin alfabesini başımıza musallat edenler ya Türkçenin seslerini Türk olmadıkları için duyamıyorlardı veya dilimizin basit hususiyetlerini bile bilmeyecek kadar cahiller ya da art niyetli olup Türkçenin sonunu getirecek adımları zamanlıca attılar. Daha doğrusu İslam düşmanı idiler; lisanımızın, dolayısı ile milletimizin Kur'an-ı Kerim'le olan bağını kesmek için, sesini, ahengini, musikisini ve havasını yok etmek için bu ameliyyatı yaptılar.
📖 Sayfa 25 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Türkçenin, İslâm itikadı ve Kur'an lisanından sadece müteessir değil, daha ziyade mütelebbis, bundan daha ziyade de mütevellid hatta müteşekkil ve mütekevven olduğunu da söyleyebiliriz. "
📖 Sayfa 177 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
... acaba niçin amcanın, dayının, teyzenin, yeğenin, eniştenin, baldızın, kaynananın, baldızın vb. isimleri var da, amca oğlu, hala kızının hususi isimlendirmesi yok? Yani Frenkler gibi "kuzen"e muadil bir kelime pekala ikame edilebilirdi. Edildi de unutuldu mu? Hayır, edilmedi de unutulmadı da." Buna dair bir esas mutlaka vardır!"dedim. ...şöyle bir izahat getirdim: Türkçe'de akrabalara isim tahsisindeki esas, İslâm şeriatıdır, yani Kur'an'dır. Kur'an'da nikahlanmaları yasaklanan akrabalara mahsus isimler vardır Türkçemizde. ... Evlenilmesi helal olan akrabaların bir isimlendirmesi yoktur.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçe okuyup yazabilmenin yolu Kur'an dolayısıyla Arapça sarf-nahiv okumaktan geçer.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçe'nin kelimelerinin yüksek oranda İslâmî ve Kur'anî kaynaklı oluşu, İslâm'a ve Kur'an'a uzak durarak Türkçe'yi anlamak isteyenlerin işini zorlaştırmaktadır.
📖 Sayfa 29 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
...kafa yormak kendime vacib oldu.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçe tahsiline çok küçük yaşlarda (4-5 yaşlarında) başlanır: Rabbi yessir ezberletilerek elif-be'ye geçilir...
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Hiçbirimizin daha iyi insanlar olmasını sağlamayan kitaplar, mecmualar, dergiler, gazeteler, broşürler... israf, israf, israf...
📖 Sayfa 114 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Türkçenin kelimelerinin yüksek oranda İslâmî ve Kur'anî kaynaklı oluşu, İslâm'a ve Kur'an'a uzak durarak Türkçeyi anlamak isteyenlerin işini zorlaştırmaktadır. "
📖 Sayfa 29 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Başımıza gelen en büyük kötülük, Kur'an ve sünnetten müstakil olarak Türkçe konuşulabileceğine dair şartlanmalardır. Latin alfabesi bizi bu şartlanmalara, gayr-i müslim Türkçesine mahkûm etti.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Hakikat artık mensubu olduğumuz milletimize ait olduklarını iddia edenleri bile rahatsız etmeye başladı.
📖 Sayfa 157 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Benim önceleri bir yakıştırma addettiğim husus zihnimde bir inanca dönüştü ve “iste” kelimesinin istif’al babının “iste”sinden geldiği kanaati oluştu. Artık bu fiilin kaynağı bu idi. Bu kanaatimi yıllar sonra büyük şair ve mütefekkir İsmet Özel Bey'in bulunduğu bir mecliste dile getirdiğimde kendisi hiç unutamayacağım bir mukabelede bulundu: “Bu inancın hiç de batil bir itikad değil!” dedi ve Türkçenin, varlığını İslâm'a borçlu olan bir milletin lisanı olduğunu, Kur’an tahsili ile seviyesini yükselten bu milletin zihnini de dimağını da Kur'anî kelimeler ve manalarla doldurduğunu söyleyedi. "
📖 Sayfa 48 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkler bu kadar nezaket, nezahet, saflığı kadınlarında görmek isterler. Gaza ve cihadla uğraşan insanlarda bu kadar incelik istenmiyor. Demek ki Türk'ün kalını makbülmüş.
📖 Sayfa 102 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Şeyh Safa'nın Menakıbnamesinde "yirmi" sayısının "ikirmi" ایکرمی şeklinde yazıldığını gördüm. Bu imlayı görmem bana "yirmi" sayısının "iki" den türediğini öğretmiş oldu; Latin alfabesiyle yazılmasına bakarak buna asla muttali olamayacaktım.
📖 Sayfa 73 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Birkaç yüzyıldır, bu toprakları vatan tutmuş bir milletin nesebini, aslını ve esasını olduğundan farklı yerlere nisbet etme çabası hayli yol almış durumda. Hakikat artık mensubu olduğumuz milletimize ait olduklarını iddia edenleri bile rahatsız etmeye başladı. Artık mü'minler bile İslâm'dan ayrı bir mensubiyet ve asılları olduğu zannına paçayı kaptırmış durumdalar.
📖 Sayfa 157 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
"etmek" fiili "eda" kökeninden gelmişti.
📖 Sayfa 37 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
.jpeg)
Yetmişli yıllardayken "cümle" kelimesini istimal ederdik. Benim çocuklarıma "cümle"yi karşılasın diye "tümce"yi öğrettiler. Zannettiler ki Kur'an'dan uzak bir sözcük buldular. Keşfettikleri "tümce" Arapçadaki "temme-yetimmü" fiilinden müştaktır. Tamam, tamamen, tetimme , tam, tüm kelimeleri de aynı köktendir. Bu lafizlar olmadan Türkçe olabilir mi? Arapçadan kurtulmak için yine Arapçaya müracaat edildiği için biz Arapçacılar(!) şükranlarımızı arz ederiz.
📖 Sayfa 55 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Türkçe okumak yazmak, Türkçe hitabet, Türk edebiyatı, Kur'an okumakla başlar. Türkçenin kaynağının ve gücünün Kur'an'dan olduğunu itiraf ediyorum! Bittecrübe sabittir. "
📖 Sayfa 7 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçe okumak yazmak, Türkçe hitabet, Türk edebiyatı, Kur'an okumakla başlar. Türkçenin kaynağının ve gücünün Kur'an'dan olduğunu itiraf ediyorum!
📖 Sayfa 7 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Lisanımız hem Kur'an'dan aynen aldığı kelimelerle yahut değişikliklere uğratarak aldığı lafizlarla, ya da kelime ve tabirlerin mana ve muhtevalarını İslam itikadı çerçevesinde muhtevalandırmasıyla, ya da başka bir lisandaki kelimeleri Arapça vezinlerinin kalıplarına meyl ettirerek bünyesine dahil ettirmesiyle bizzat kendisinin bir İslam lisanı olduğunu bize aksettirmektedir.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Aç gözlü insanlarla, doymaz hale getirilmiş toplumlara dönüştü koca dünya.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Yakınlarda daha acayip isimler türedi; ne olduğunu anlayan beri gelsin: Erdal, Erol, Birol, Oytunç, Su, Teniz, Toprak, Evren, bir de Ersin var ki bizim köyde hamur teknesi kazımak için kullanılan alettir.
📖 Sayfa 86 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Ekmek insanı doyurmaz, ekmekteki doyuruculuk Allah'ın ona "doyur" emrini vermesi iledir. İşte bu emir "bereket" diye isimlendirilir.
📖 Sayfa 205 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Milletimizin ve sahip olduğu şeylerin muhafazası ve tesbit edilmesi ancak İslâm'a müracaatla rücû' ile imkân dâhilindedir. "
📖 Sayfa 70 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Ayrıca ulaşılması zor, tenhada kalmış, etrafından tecrid edilmiş yerlere de "kız" ismi verilir; "kız kalesi", "kız kulesi", "kız taşı", "kız adası" gibi mekanlara da bu ismin verilmesi buna istinadendir.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Bu hayat tarzını kabul edenler ve rıza gösterip iyi taraflarını(!) görmeye çalışanlar, istifade uyanıklığı(!) içerisinde bulunanlar İslâm'ı bu hayatın neresine sığdıracaklar? Sığan ve sığdırılmaya çalışılan din hakikaten İslâm olabilir mi? İslâm böyle bir din midir? Hayat İslâmca değilse orada konuşulan lisan Türkçe midir? Türkçe kâfir aklının tedavülde olduğu bir yerde tekellüm edildiği zaman hiç anlaşılabilir mi?
📖 Sayfa 146 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
" Bir de benim bu konu vesilesiyle Okyanus'tan yeni öğrendiğim bir şey oldu ki "matara" olarak bildiğimiz su kabının aslı “mathara” imiş yani temizlik kelimesi ile irtibatlı... Namazın namaz olabilmesi için en önde gelen iki şart taharettir: “hadesten taharet, necasetten taharet”. Su önce bu işe yarar, sonra diğer ihtiyaçlar için kullanılır; mathara yani temizlik aleti. "
📖 Sayfa 41 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
şaşmada, şaşırmada ve şaşılıkta teşvîş ve teşevvüş var, karıştırıp halt etmeyin
📖 Sayfa 165 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Bazen lisanımızda öyle kelimelere rastlıyoruz ki kendi kendimize "Bu kelimeler nasıl oldu da buraya geldi!" diyesimiz geliyor.
📖 Sayfa 29 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Demek ki bu Latin alfabesini başımıza musallat edenler ya Türkçenin seslerini Türk olmadıkları için duyamıyorlardı veya dilimizin basit hususiyetlerini bile bilemeyecek kadar cahildiler ya da art niyetli olup Türkçenin sonunu getirecek adımları zamanlıca attılar.
📖 Sayfa 25 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
İnsanlar itikatları ile konuşurlar, zihinlerinde ve kalplerinde ne varsa dillerinden o dökülür. Allah Teâlâ insanlara, kendisine yakınlıkları nispetinde lisan bahşeder.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Diğer mahlûkatın ve meleklerin dualarına ihtiyacımız olmadığını mı düşünüyoruz? Zarar verdiğimiz hayvanat, nebatat ve göremediğimiz nice Allah'ı zikreden mahlûkatın hakkımızda hayır dua ettiğini mi zannediyoruz? Bu kirletilmiş ve necaset kokan çevremizde acaba melekler nasıl dolaşıp da bizim için Hak'tan mağfiret dileyecekler? Kâfir aklına tâbi olup onların elinden, dilinden ve aklından çıkan şeyleri kendimize yakıştırdığımız için, cürümlerinde kâfirlere ortak ve destek olduğumuz için nimete ve hikmete nail olamıyoruz.
📖 Sayfa 77 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Adiyat suresinde subh kelimesi sabah; vesat , kelimesi vasat, vasıta, tavassut; cem'an kelimesi cem, cemiyet, camii, mecmua, içtima; insan kelimesi ünsiyet; hubb kelimesi ahbab, hububat, muhabbet; hayır kelimesi ihtiyar, muhtar, hıyar; şedid kelimesi şiddet; kubur kelimesi kabir, makber; husul kelimesi hasılat, mahsul, tahsil; sudûr kelimesi masdar, sadr, yevm kelimesi yevmiye; habir kelimesi haber, ihbar, muhbir, muhabir, muhabere olarak zaten Türkçeye nüfuz etmiştir.
📖 Sayfa 173 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Şeyh Safa'nın Menakıbname'sinde "yirmi" sayısının ikirmi ایکرمی şeklinde yazıldığını gördüm. Bu imlayı görmem bana "yirmi" sayısının "iki" den türediğini öğretmiş oldu, Latin alfabesiyle yazılmasına bakarak buna asla muttali olamayacaktım.
📖 Sayfa 73 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Bu tutum, Türkçenin ses kaybı yaşamasına, ahenk ve musikinin bozulmasına ve bunların neticesinde de anlam daralmasına ve kargaşasına duçar olmasına sebebiyet vermiştir.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın

Türkler Kur'an-ı Kerim dolayısıyla kelimelerini Arapça kalıplara uydurmuşlardır; yoksa bu durum, kendisine yabancı dil öğretilmiş insanların ukalalık yapmak ve yabancı dil bildiğini göstererek başkalarına hava atmak için dillerini eğip bükmelerinden teşekkül etmiş bir züppeliğin yol açtığı bir çığır değildir.
📖 Sayfa 61 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
İstiklal Marşı Derneği Konya Şubesi'nin yapmış olduğu bir çalışmanın sonucunda "TÜRK'ÜN DİLİ KUR'AN SÖZÜ” isimli kıymetli bir eser neşredilmiştir; aynı zamanda hacimli bir lügat da olan bu kitapta Kur'an-ı Kerim taranarak Türkçe sözlüklerle karşılaştırılmış, 12448 kelimenin ve terkibin lisanımızda kullanıldığı tesbit edilmiştir. Hadis-i şeriflerden nüfuz eden kelimeler bu yekûnun dışındadır.
📖 Sayfa 10 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Türkçenin hiçbir cüzünü ihmal etmeyi düşünmüyoruz, zira yaşayacaksa Türklük, hiç bir tarafi ötelenmeye gelmez.
📖 Sayfa 119 · Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın
Sıkça Sorulan Sorular
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez kimin eseridir?
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, Lütfi Özaydın tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır.
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez kaç sayfadır?
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez, 232 sayfadır (Tiyo Yayınları baskısı).
Söyleyen Bilmez Bilenler Söylemez'in en ünlü sözü nedir?
“Türkçenin kelimelerinin yüksek oranda İslâmî ve Kur'an'î kaynaklı oluşu, İslam'a ve Kur'an'a uzak durarak Türkçeyi anlamak isteyenlerin işini zorlaştırmaktadır.”