
Ahmet Yaşar Ocak'ın 2014'te yayımlanan Türk Sufiliğine Bakışlar adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu sayfa, Türk Sufiliğine Bakışlar'dan damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.
Türk Sufiliğine Bakışlar'dan En Beğenilen Alıntılar
Çapdaşlık, demokratlık, laiklik ve özgür düşünceden yana olmak demektir..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bugün bize Ahmed-i Yesevî'nin düşünce ve öğretisini sağlam bir biçimde verebilecek, değil kendi kaleminden çıkma, kendi devrinden kalma bile herhangi bir otantik bir kaynağa sahip değiliz..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Mevlana Şems-i Tebrizi'de gördüğü kalenderane tavra hayrandır. Onun derin melamet felsefesinden kaynaklanan dünyaya zerrece değer vermeyen, dünyanın peşinden kendini harap edercesine koşan insanlara karşı takındığı o tepeden bakış tavrına hayrandır.
📖 Sayfa 94 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
B. Ahmed-i Yesevi Problemi
📖 Sayfa 33 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
İşte Ahmed-i Yesevi, ilhamını, yalnızca Allah'ın azabından ve gazabından korkmaya dayalı zuhdi tasavvufa değil, ilahi aşka ve cezbeye dayalı, bu sebeple de geniş bir hoşgörü ve insan sevgisine ağırlık veren, her türlü benlik duygusunu kınayan Horasan Melametiyyesi'nden alan bir tasavvuf anlayışını temsil ediyordu. Kurduğu Yesevilik (Yeseviyye) tarikatı da bu temel üzere gelişti. O halde, yalnız Türk tarihi açısından değil, genelde İslâm'ın yayılış tarihî açısından da büyük bir önemi haiz olan bu tarihi hadisenin faili olan Ahmet Yesevi kim idi?
Ahmed-i Yesevi ve Yesevilik kültürünün etkileri o kadar köklü idi ki, bu etkiler yalnız Nakşibendiliğe içerisine nüfuz etmekle kalmadı, Orta Asya'da Nakşibendilik'in rakibi olan Kübrevilik tarikatı içine de nüfuz etti. Başka bir ifadeyle, Orta Asya süfiliğinin temeli Ahmed-i Yesevi ve Yesevilik tarafından o
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
kadar güçlü bir şekilde atılmıştı ki, sonraki her sufi cereyan mutlaka kendisini bu temele oturtmak zorunda olduğunu gördü.
Ahmet Yesevi klasik anlamda Sünnî değil, heterodoks bir sûfî idi.
📖 Sayfa 38 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Aleviliğin kökeni ve doğuşu tamamıyla 10. yüzyılda İslamiyet dairesine girmeye başlayan ancak ondan önce mensup olduğu Gök Tanrı kültü tabiat kültleri atalar kültü gibi eski Türk inançlarıyla Şamanizm Budizm Zerdüştlük ve Maniheizm vb dinlerin miras bıraktığı inançların etkisi altında bu yeni dini kabul edip kısa zamanda kendi sosyo-ekonomik yapılarına uyduran göçebe Türklerin tarihi ile ilgilidir
📖 Sayfa 212 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Fuad Köprülü'nün çalışmaları şunu ortaya koymuştur ki, Ahmed-i Yesevi Türk tarihinde yüzlercesi bulunan sufilerden herhangi biri değildir. Ahmed-i Yesevi demek, bir bakıma Türk halk Müslümanlığı demektir.
📖 Sayfa 75 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bektaşilik 16.yüzyıl başında Balım Sultan tarafından Kalenderi-Hayderi esaslara göre düzenlenerek bir tarikat şeklinde resmen tarih sahnesine çıkarılırken, temeli Abdal Musa tarafından atılan, ikiyüz yıla yakın bir geçmişi olan Hacı Bektaş Kültü'ne dayandı ve adını ondan aldı..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Alevilik İslamı baltalamak isteyen birtakım çevrelerin uydurdukları bir sapkınlık değil, Türklerin müslüman olmaya başladıkları tarihsel şartların şevkiyle tabii olarak teşekkül eden bir halk İslamıdır ve tarihin bir mirasıdır.
📖 Sayfa 252 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
D. Ahmed-i Yesevi kültünün ve Yesevilik'in yayılışı
📖 Sayfa 38 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Yesevilik'in Orta Asya'dan bir yandan Hindistan, bir yandan Anadolu istikametinde daha batıya doğru yayılışını ise, 1228'lerde başlayan Moğol istilası hızlandırdı. Bu tarihten sonra Yesevi dervişleri, hızla gelişen istilanın önünden kaçarak çeşitli gruplar hâlinde, meslektaşları Haydariler'le birlikte bir taraftan Harezm, Horasan ve Azerbaycan üzerinden Anadolu'ya girdiler, diğer taraftan da Hindistan'a sarktılar.
C. Ahmed-i Yesevi'nin yetiştiği tasavvufi çevre ve tasavvuf formasyonu
📖 Sayfa 36 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Elimizdeki kaynaklar, Ahmed-i Yesevi'nin yetişmesinde birinci derecede rolü ve etkisi olan iki kişiden bahsediyorlar: Bunlardan ilki, Nakşibendi geleneğinde de büyük bir yeri olan Hace Yusuf-i Hemedani, diğeri ise Arslan Baba'dır.
Muhyiddin Arabî ve Vahdet-i Vücûd mektebi: Mevlâna'nın tasavvuf anlayışında en çok etkili olan mekteplerden birisi budur.
📖 Sayfa 84 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Yesevilik
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bektaşilik tarafından değil, fakat Yesevilik'teki Kalenderi
unsurları kendi bünyesinde çok daha belirgin bir biçimde
temsil eden ve Anadolu'da bu sebeple ona üstün gelen Haydarilik
tarafından daha 13. yüzyılda eritilmiştir. 14. yüzyıl- .
da ise artık Anadolu'da bir Yesevilik'ten bahsedebilecek elimizde
hiçbir ipucu yoktur. Ancak Ahmed-i Yesevi'nin hanrası,
Haydarilik geleneği içerisinde sürmüş, Bektaşiliğe de o
kanalla geçmiştir. Velayetname'ye yansıması da bu kanalla
olmuştur.
B. Ahmet Yesevi Problemi
📖 Sayfa 32 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bize intikal eden kaynaklarına bakılırsa, Türk halk sufilik geleneği bu geleneğin coğrafi ve kronolojik safhalarını yansıtan üç evliya veya sufi zümresinden bahseder:
1) Türkistan Erenleri
2) Horasan Erenleri
3) Rum (Anadolu) Erenleri

Mağrip (Endülüs ve Kuzey Afrika) mektebinin ahlakçı, Irak mektebinin zühdçü (münzevi), İran mektebinin işe coşkucu ve estetikçi bir karakter sergilediği söylenebilir.
📖 Sayfa 83 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Yesevî geleneklerini daha çok Bektaşilik temsil etmektedir..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
C. Ahmed-i Yesevi'nin yetiştiği tasavvufi çevre ve tasavvufi formasyonu
📖 Sayfa 36 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Nakşibendi geleneği içinde yazıya geçirilmiş bugünkü Divan-ı Hikmet nüshaları incelendiği zaman bile ilginç bir durumla karşılaşılır: Bunlarda Hace Yusuf-i Hemedani'nin adına pek rastlanmadığı halde, tıpkı Yunus Emre'nin şiirlerinde şeyhi Taptuk Baba'nın sık sık minnet ve saygıyla anılması gibi, Arslan Baba'nın çok sık anıldığı ve şükranla bahsedildiği görülür. Bu ise kanaatimizce, Ahmed-i Yesevi'nin sufilik formasyonunun daha çok bu zatın etkisiyle teşekkül ettiğini kanıtlayan mühim bir göstergesidir. Arslan Baba kimdi?
B. Ahmed-i Yesevi Problemi
📖 Sayfa 33 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bunlardan birincisi, Orta Asya'da İslâm'ın yayılmasına ön ayak olan ve Ahmed-i Yesevi ile başlayan erken Türk sufilik geleneğini; ikincisi, aslında bu birincisinin de ana kaynaklarından birini teşkil eden ve aynı zamanda üçüncüsünü de geniş ölçüde etkileyen Horasan Melametiyyesi'ni, yani İran sufiliğini; üçüncüsü ise, ilk ikisinin oluşturduğu temelde yaratılmış, Mevlana, Hacı Bektaş ve Yunus Emre tarafından temsil edilen Anadolu sufiliği sentezini oluşturur.
Bundan yaklaşık dokuz yüz yıl önce, Taşkent'in kuzeydoğusunda, eski Sayram (bugünkü İspicab) şehrinde doğup, bu şehrin kuzeybatısına düşen Sir-derya havasındaki Yesi (bugünkü Türkistan) şehrinde 1166-67 yılında vefat eden Ahmed-i Yesevi, bugünkü tarih bilgilerimize göre, Türk halk Müslümanlığının adı bize intikal etmiş ilk öncüsü sayılır. Bugünkü Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan'dan ibaret bir Orta Asya Müslümanlığı -buna kısmen Tacikistan da dahil edilebilir - bir anlamda Ahmed-i Yesevi demektir.
📖 Sayfa 31 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Elif okuduk ötürü
📖 Sayfa 96 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Pazar eyledik götürü
Yaradılmışı severiz
Yaradan'dan ötürü
Burada düşülen yanlış bizce, İslam'ın, Müslümanların tarihiyle özdeş görülmüş olmasıdır. İşte bu yüzden muhafazakar genç kuşak Türk din ve tasavvuf tarihçilerinin çoğu, akademik bir formasyondan gelmelerine rağmen, bu açmazdan kendilerini kurtaramamakta, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran ve benzeri konularda yazdıkları kitap ve makalelerde, genellikle tarihte yaşamış Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran vb. yerine, kendi ideallerindeki kişileri anlatmaktadırlar.
📖 Sayfa 29 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Türkiye toplumu henüz
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
geleneksellikten modernizme geçişin krizini yaşarken, bu geçişte belki kendisine
en iyi yardımcı olacak, kafasını toplamasını sağlayacak, ufkunu, dünya görüşünü
genişletecek araçlardan birinden, sağlıklı bir tarih perspektifinden yoksun gibidir.
1107 yılında Bağdat'ta vefat eden Seyyid Ebul vefâ Bağdadî tarafından kurulan Vefâîliğin Anadolu'daki en büyük temsilcisi, 1240'taki büyük isyanın lideri Baba İlyas Horasânî idi.
📖 Sayfa 88 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Vefâîlik, isyandan sonra Sulucakaraöyük'teki Çepni boyu arasına yerleşen Hacı Bektaş-ı Velî tarafından temsil edildi.
Elif okuduk ötürü
📖 Sayfa 96 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Pazar eyledik götürü
Yaradılmışı severiz
Yaradandan ötürü
YUNUS EMRE
E. Ahmed-i Yesevi'nin fikirleri ve öğretisi
📖 Sayfa 44 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bugüne kadar yapılan çalışmalar, Ahmed-i Yesevi'nin sufiyane düşüncelerini ve öğretisini bize yansıtan, daha doğrusu Ahmed-i Yesevi'ye izafe edilen başlıca üç kaynaktan söz edildiğini gösteriyor: 1) Defter-i Sani adıyla anılmakta olup Divan-ı Hikmet'in bugün bilinen çeşitli versiyonlarını ihtiva eden nüsha, 2) Fakrname 3) Risale
E. Ahmed-i Yesevi'nin fikirleri ve öğretisi
📖 Sayfa 44 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Kısaca söylemek gerekirse, bugün bize Ahmed-i Yesevi'nin düşünce ve öğretisini sağlam bir şekilde verebilecek, değil kendi kaleminden çıkma, kendi devrinden kalma bile herhangi otantik bir kaynağa sahip değiliz.
Ahmet Yesevi'nin tasavvuf sistemi ve dolayısıyla Yesevilik Tarikatı, daha başından beri henüz yüksek İslam'ın bütün inceliklerini kavramaktan uzak, göçebe ve yarı göçebe Türk boylarının oluşturduğu sosyo ekonomik ve kültürel çevrenin yapısı gereği çok muhtemel olarak olarak eski kabilevi geleneksel inanç ve adetlerin geniş ölçüde yeni İslami kalıplar içinde yaşatıldığı heterodoks bir karakter arzediyordu
📖 Sayfa 39 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Onun tarihî misyonu kısaca, İslâm'ı, İran sufiliğinin süzgecinden geçirerek, Budist, Şamanist ve Maniheist mistik kültürün içinden gelen göçebe ve yarı göçebe Türk boylarının anlayabileceği ve hazmedebileceği popüler ve basitleştirilmiş bir hâle getirebilmiş olması şeklinde de özetlenebilir. Bugün Türklerin yaşadığı her yerde Türk halk Müslümanlığı bu yüzden evliya kültü merkezli bir Müslümanlık tarzıdır.
📖 Sayfa 32 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
O bir ayağı sımsıkı şeriatta duran, öbür ayağıyla yetmiş iki milleti dolaşan bir pergel...
📖 Sayfa 142 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak

İslamiyet'in Orta Asya macerasını tanımak demek olduğu kadar, Türk Müslümanlığını da tanımak demektir.. Türk Müslümanlığını tanımak ise, İslam'ın dünya yüzündeki önemli ve evrensel çevrelerinden birini tanımak anlamına gelir..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
16. yüzyılın ilk yıllarında Balım Sultan tarafından Haydariliğin içinden ayrılmak suretiyle onun adına kurulmuştur..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Lâkin isyan, silahlı devrimle aynı şey değildir
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Mısralarıyla belirttiği "Yaradan"a olan mistik aşkının tabii bir sonucu olan bu insan sevgisine, İslam'ın, tasavvufun ne demek olduğunu bilenlerin gerçek anlamıyla kavradıklarına şüphe yoktur. Dolayısıyla Yunus Emre'yi kitapsız, kıblesiz, Allahsız bir inancın adamı olarak yorumlamak yalnız onu iyi tanımamak değil, tarihi de bilmemek olur.
📖 Sayfa 104 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Bu anlamıyla Türk Müslümanlığı, başka din ve inanç mensuplarına karşı takındığı tavırdan, kişisel hayata, ibadetlerin icrasından, dini bayramlara, toplumsal ahlaktan ferdi ahlaka, hatta temel İslami inançların yorumlarına varıncaya kadar üretilen birtakım kültür unsurları ve zihniyet biçimiyle Arap ve Fars müslümanlığından belli ölçüde ayrılır
📖 Sayfa 79 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Onun nazarında insanları incitmek en büyük suçtur. Bu bakımdan, ha Müslüman olmuşsun, ha kafir olmuşsun farketmez
📖 Sayfa 45 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
…
Fakat şu kadarını söyleyebiliriz ki, mevcut kaynaklar çerçevesinde bile, Türklerin İslam'a geçiş sürecinin milliyetçi muhafazakar tarih tezinin ileri sürdüğü gibi olmadığı yani, Türklerin Müslüman olmadan önce de İslam'a çok yakın dini inançlara sahip oldukları,bu sebeple ona hiç yabancılık çekmeden ve direnmeden kolayca uyum sağladıkları şeklinde ki fikrin gerçeği yansıtmadığı, aksine bu sürecin, çok karmaşık siyasi,sosyo ekonomik ve kültürel birtakım şartlar dahilinde cereyan ettiği ortaya çıkmaktadır
📖 Sayfa 82 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Buna karşılık, Aleviler de artık, Sünnilik ve Sünnileri Emevilerin uydurması olarak görmekten vazgeçip, bu konudaki geleneksel inanç ve bilgilerini, söylentilerin ve yanlış inançların değil, ama bilimsel yolla elde edilmiş gerçek bilgilerin ışığında gözden geçirmek ve eleştiriye tabi tutmak zorunda olduklarını kabul etmelidirler
📖 Sayfa 245 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
İlim beni cezbetti ve denizin kenarına getirdi. Vecd beni denize düşürdü, boğulmaya bıraktı. Denizin ortasında ilimden yardım istedim, beni kurtaramadı ve vecd galip geldi ve beni boğayazdı. Kurtulmayı istedim; beni kurtaran ancak cehalet oldu
📖 Sayfa 145 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Çünkü, yazarlardan birinin eserinde söylediği gibi, "Kerbela olmasaydı da Alevilik olacaktı". Aleviliğin kökeninin ve doğuşunun ne hilafet kavgalarıyla, ne bu kavgaların cereyan ettiği mekan ve zamanla uzak yakın en ufak bir ilişkisi yoktur. Alevilik,o zamanlar hiç şüphesiz ki adı bu olmamakla beraber, Hz. Ali kültünden tamamen uzak bir şekilde 10.yüzyılda Türler'in İslamiyeti kabule başlamaları ile birlikte doğan ve gelişmeye başlayan bir sürecin ürünüdür.
📖 Sayfa 205 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Sünniler'in artık kabul etmesi gereken ve bugün dayatan gerçek şudur: Alevilik İslam'ı baltalamak isteyen kötü niyetli birtakım çevrelerin yarattıkları bir sapkınlık değil, Türkler'in Müslüman olmaya başladıkları tarihlerden itibaren belli tarihsel şartların sevkiyle tabii olarak teşekkül eden bir halk islamıdır ve tarihin bir mirasıdır.
📖 Sayfa 244 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Onun için her ikisinin (Mevlana ve Yunus Emre) gözünde de, dinleri, cinsleri ne olursa olsun bütün insanlar aynı Yaratan'ın yarattıkları olmaları sebebiyle birdir. Bu, merhum Sabahattin Eyüboğlu ve onu takip edenlerin iddia ettiği gibi, Tanrı'sız bir felsefeden kaynaklanan felsefi bir hümanizm değildir.
📖 Sayfa 135 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Oysa bugün yapılan araştırmalar, aslında bir büyü sisteminden başka bir şey olmayan ve Orta Asya'ya ancak 6.yüzyıldan sonra giren Şamanizm'in Türklerin asli ve en eski dinleri olmadığını ortaya çıkarmıştır.
📖 Sayfa 209 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Yaklaşık 950'lerden itibaren imanlı tüccarlar ve dervişler aracılığıyla Orta Asya'da Türkler arasında İslam'ın nüfuz etmeye başladığı çok iyi biliniyor. Ancak Ahmed-i Yesevi'nin rolünün büyüklüğü, kendisinin, sufilik kanalıyla İslam'ı Orta Asya'da Türkler arasında yayan ve söylediği hikmetleriyle Orta Asya Türkleri arasında bugüne kadar ölümsüz bir tesir bırakan tarihen müsbet ilk şahsiyet olmasından gelmektedir.
📖 Sayfa 31 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Aslına bakılırsa, Türkiye gibi, kendi kültürünün tahlilini yaparak onunla hesaplaşmamış; bunu yapamadığı için öteki kültürlerle sağlıklı bir ilişki oluşturamamanın verdiği şaşkınlıkla taklit safhasından öteye geçemediği için henüz yaratıcılık vasfını harekete geçirmemiş; bu yüzden de yaşadığı dünyada kendisine bir yer edinmek için kararlı adımlar atmaktan uzak bir ülkede, bu tür konulara ve şahsiyetlere böyle birbiriyle taban tabana zıt bakış açılarıyla yaklaşmak bir anlamda tabiidir. Bu kültür ikilemi öyle görünüyor ki daha uzun zaman sürecektir.
📖 Sayfa 104 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak

Sünnet imiş, kafir de olsa incitme sen
📖 Sayfa 46 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Hüda bizardır katı yürekli gönül incitecek
Allah şahit öyle kula hazırdır siccin(cehennem)
Bilginlerden duyup bu sözü söyledim işte
Sıkça Sorulan Sorular
Türk Sufiliğine Bakışlar kimin eseridir?
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.
Türk Sufiliğine Bakışlar kaç sayfadır?
Türk Sufiliğine Bakışlar, 355 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).
Türk Sufiliğine Bakışlar'ın en ünlü sözü nedir?
“Çapdaşlık, demokratlık, laiklik ve özgür düşünceden yana olmak demektir..”