
2007 tarihli Yaralı Zaman, Ferit Edgü'nün en bilinen eserlerinden biridir. Sel Yayınları baskısıyla 86 sayfadır. Bu derleme, Yaralı Zaman adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.
Yaralı Zaman'dan En Beğenilen Alıntılar
Bu dağları bilirdim, gurbeti bilmezdim,
📖 Sayfa 31 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Gece yüreğimde bir hançer,
Kim sapladı bu hançeri, bilemem,
Gel hançeri çıkar,
Gel hançeri çıkar,
Burda bizi yargılarlar mı, diyor aralarından biri.
📖 Sayfa 30 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Burda sizi neden yargılasınlar, diyorum.
Sınırı geçtik, diye.
Sınırı daha önce de geçmiyor muydunuz, diyorum.
O zamanlar başkaydı, diyor öbürü.
Kimse yargılamaz sizi. Burda kendi yurdunuzdasınız, diyorum.
Ne dedin, diyor Vahap.
Korkmamalan gerektiğini söyle onlara, diyorum.
Bu dağlarda korkmadan yaşanır mı Beyim, diyor Vahap.
Doğrusun Vahap, diyorum. Ama korkarak da yaşanmaz.
Karşımdaki iki dağlı, konuşmamızı anlarmış gibi gülüyorlar birlikte.
Gece yüreğimde bir hançer, diyor. Kim sapladı bu hançeri, bilemem, diyor. Gel hançeri çıkar, diyor. Gel hançeri çıkar, diyor.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Biliyorum, kimsenin bekleyeceği yoktu, ölürsem cesedim gelmeyecekti.
📖 Sayfa 52 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
"Bir kayanın dibine gömersiniz.
Üzerine bir taş filan da istemem."
Ve artık sen de olmayacaksın ben de olmayacağım. Ve artık karşılıklı oturup konuşmayacağız çayları yudumlayamayacağız...
📖 Sayfa 73 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Buralara hiç yağmur yağmaz mı, diye sordu.
📖 Sayfa 75 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Yağar, dedim. Mevsimine göre.
Ne demek mevsimine göre, dedi.
Yağmur mevsiminden söz edildiğini duymamış olamazsın, dedim. Ölüm mevsiminden, öldürüm mevsiminden, korku mevsiminden, yangın mevsiminden, göç mevsiminden söz edildiğini de duymadın mı?
Duydum, dedi, duydum da hiç yaşamamıştım.
İşte şimdi yaşıyorsun, dedim.
Ölmemeye bak.
Bikin ku hûn nemirin.
Ben ilk adımı attığımda ikinci adımı da düşünürüm. Başka türlüsü elimden gelmez. Ben ilk adımı attığımda, onuncu, yüzüncü, bininci adımımı da bilirim. Zaten birkaç adım sonra sen sen değilsindir.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
`
Öylesine dalıp gitmişim ki biri gelip dokunsa önümdeki uçurumdan aşağı yuvarlanacağım.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
`
Ben artık kaçamam, dedi. Hayatta bir defa kaçılır. Bak sen de buraya kaçmışsın. Geri dönme. Aramızda kal. N'aparsın, hayat bu.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Yaralıyım, yaralısın, yaralı..
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
`
Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var. Onu bilmiyorsun.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.
Daha çok bitmek bilmeyen günleri, geceleri yaşadım. Gerçeğin kendi olan
📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
sanrılar, karabasanlarla dolu geceleri...
Çünkü düşlerde kimse kimseye rehberlik edemez de ondan..
📖 Sayfa 48 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Sen, burda doğduğunu söylüyorsun, diyordu.
📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bense burda öldüm. Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum.
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
Ben, onlardan biriyim.
Nasıl öldüğümü anlatayım istersen.
Hayır, anlatma, dedim. Her şeyi biliyorum.
Hiçbir şey bilmiyorsun, dedi.
Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var.
Onu bilmiyorsun. Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.
Türkü söylemeyi seviyorlar.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Silâh kullanmayı.
Bol yağlı pirinç pilavını.
Kilim dokumayı.
Çocuk doğurmayı.
Otlu peyniri.
Bahar güneşini.
Yıldızlara bakmayı.
Ata binmeyi.
Erkek kadın, kış günleri sürme çekmeyi.
Ağaçlardan, kavağı.
Hayvanlardan, tavşanı.
Köpeklerle birlikte yaşıyorlar, köpekleri sevmiyorlar.
Dağda ateş yakmayı seviyorlar.
- Özellikle geceleri - Susmayı seviyorlar. Sessizliği.
Yağan karın sesini ve rengini seyrediyorlar.
Sanki dağa, güneşe ve ateşe tapıyorlar

Ben niye yoktum yanında? diye sordu.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bilmiyorum, dedim.
Çünkü düşlerde kimse kimseye rehberlik edemez de ondan, dedi.
`
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Öyle günler vardır ki hiç bitmez
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Zamanı kimse kimseye anlatamaz, dedim. Bu dağ başında karşıma
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
geçmiş böyle saçmalayıp durma.
`
Zamanı kimse kimseye anlatamaz.
📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Ölüm de umurumda değildi.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
ölüm yaşamanın bedeliyse, gerçekten umurumda değildi.
Sonra cehennemin içine girdiler.
📖 Sayfa 34 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Cehennemdi. Ateş. Dört bir yanları.
Orda kim varsa öldürdüler.
Çocuklan öldürdüler. Kadınlan.
Bebeleri. Koyunlan. Tokluları.
Kurtları. Köpekleri.
Erkekler zaten yoktu.
Otları öldürdüler. Taşları.
Toprakları. Ağaçları.
Geceyi ve gündüzü.
Bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum. Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Ben, onlardan biriyim.
Anlattıklarınla karşılaşmayacak bile olsak, söylediklerin doğru olmalı.
📖 Sayfa 15 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Soruyor: Birini mi arıyorsun?
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Kimseyi, diyorum. Hiç kimseyi.
Ya da herkesi.
`
Bilmez misin ki burda hayat yoktur, burda ölüm vardır.
📖 Sayfa 25 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Kaldı ki, sanırım, daha korkunç şeyler göreceğiz.
📖 Sayfa 15 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
“Düşler de gerçektir, demekle yetindim.
📖 Sayfa 48 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Olabilir, dedi Vahap. Ama tersi doğru değildir.”
Bu ne kar, diye sormuştum.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Hocam, sen daha beterini görmemiş miydin, diye sormuştu.
Bu henüz bahar.
Bahar mı, diye sormuştum. Kar baharı mı?
Handiyse, demişti Vahap. Kar baharı, kış baharı, ne dersen de.
Gökyüzü görülmüyor, demiştim. Bu ne mene bahar karı?
Birazdan açar Hocam, demişti, eliyle dağın görülür görülmez doruğunu göstererek. Az sonra açar. Ama gece, bakarsın yukardan kurtlar iner. Hiç belli olmaz. İşte o zaman karakıştır, karakanlıkış gelmiş demektir.
Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
`

Senin ne işin var burda?
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bilmez misin ki burda hayat yoktur.
`
Gece yüreğimde bir hançer, diyor,
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Kim sapladı bu hançeri, bilemem, diyor.
`
Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var. Onu bilmiyorsun. Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.
📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Kendi, küçük yaşamını yaşayan biriydim. Ne değiştirdi beni?
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Sanki ilk kez ben bakıyor, ben görüyor, ben konuşuyordum. Yalnız insanlarla değil, hayvanlarla, ağaçlarla, kayalarla
📖 Sayfa 66 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
da konuşurum. Karlar üzerine yazabilir, karlar üzerinde uyuyabilirim. Kimseye ihtiyacım yok. Yalnızca bu insanlara ihtiyacım var. Onlar da benim gibi acı çekiyor çünkü. Onları yalnız ben anlarım. Hayır, anlayamam. Onları ben de anlayamam. Bana boş gözlerle bakıyorlar. Konuştuğumda ne bir soru soruyor, ne gülüyor, ne de ağlıyorlar. Şaşkın gözlerle bana bakıyorlar. Şaşkın gözlerle onlara bakıyorum. Onların gözüyle bakmak istiyorum. Kendime, onlara, dünyaya.
Kadın, diyor.
📖 Sayfa 8 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
diyor Adam.
diyor Kadın.
diyor Adam.
diye soruyor Kadın.
Kadın elindeki çubukları bırakıyor.
diyor.
Adam
Kadın soruyor:
Ma tu nizanî ku darên van çiyayan zinar in.
📖 Sayfa 60 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Ma tu nizanî ku darên van çiyayan zinar in.
📖 Sayfa 60 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bilmez misin ki bu dağların ağaçları kayalardır.
Hiç biriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Belki ölümü biliyorsunuz. Ama ölümden bin beteri var.
Onu bilmiyorsunuz.
Hiçbiriniz.
Hiçbiriniz.
Kimi günler böylesi uzundur, kimisi de çok kısa. Bakarsın, gün doğmuş. Bakarsın, batmış. Bu arada ben ne yaptım? diye sorarsın kendi kendine. Hiç. Ama ben, doğrusunu istersen, böylesi günleri pek görmedim.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Daha çok bitmek bilmeyen günleri, geceleri yaşadım. Gerçeğin kendi olan sanrılar, karabasanlarla dolu geceleri.
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Ben, onlardan biriyim.
Soruyu soranın fotoğrafını çekemeyeceğime göre, soruların fotoğrafını çekeyim, dedim. Ve öyle yaptım.
📖 Sayfa 64 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Issız tepelerin fotoğrafını çektim. Yanmış, yıkılmış köyün fotoğrafını çektim. Tepede güpegündüz uluyan kurtların fotoğrafını çektim. Yıkık bir evden içeri girip boş bir beşiğin fotoğrafını çektim.
Burda, bu dağ başında, bu dağ başında yaşayan ve ölen insanların arasındayız. Onları görmezden gelemeyiz. Bunları saymadan, saptamadan, yazmadan, not düşmeden burdan gidemeyiz.
📖 Sayfa 58 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bir mektup da benim için yazar mısın bey, diyor.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Yazarım, diyorum. De bakalım.
Yaz öyleyse, diyor. Onu hiç unutamadığımı yaz. Düşlerimden çıkmadığını, yaz.
`
Tanrı'ya inanıyorlar. Başka da hiçbir şeye inanmıyor gibiler.
📖 Sayfa 81 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Onu hiç unutamadığımı yaz. Düşlerimden çıkmadığını, yaz. Yazdın mı?
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Garip değil mi her yerde aynı insan olmak, aynı insanmış gibi algılamak?
📖 Sayfa 72 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Cehennemdi.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Nereye, nasıl çıkacaklarım bilmiyorlardı.
Yalnız öldürüyorlardı.
Kimi öldürdüklerini bilmeden.
Yalnızca öldürmek için.
Dağlardaki kar kana dönüştü.
Zap kıpkızıl akmaya başladı.
Görenlerin gözü kör oldu.
Duyanların kulağı sağır oldu.
Anlatanların dili tutuldu.
Yazanların kalemi kırıldı.
Te xezalek kuşt.
Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Wê xwedayê min ê
Mezin bi xezalekê te bikuje.
Sen bir ceylan avladın.
Ulu Mevlâm bir ceylanla avlar seni.
“Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum."
📖 Sayfa 68 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Bizim eski kitaplarımız şöyle der:
📖 Sayfa 68 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
İnsan yurdunu bırakıp gider mi?
Bu dağlar senin yurdundur.
Kurt sürüye daldı diye insan sürüyü bırakıp gider mi?
Kuzular, toklular, koçlar, koyunlar tümü şenindir.
İnsan ağlar oldu diye dizlerini döver mi?
Söyle, döver mi? Akılsız kafasını taşa vurur mu?
Oturup düşünmez mi?
El ele vermez mi?
Yaralıyım, yaralısın, yaralı, demez mi?
Hiç mi bi'şey demez, hiç mi konuşmaz, hiç mi hiç mi hiç mi...
Öyle günler vardır ki hiç bitmez, demişti Vahap.Haftalardan, aylardan daha uzun sürer. Gündoğumu ile günbatımı
📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
arasındaki süre öylesine uzundur ki, sanki zaman durmuş, güneş batmayacak sanırsın; Şu lânet olası gün bitsin, dersin; hayır, bitmez, bitmek bilmez.Kimi günler böylesi uzundur, kimisi de çok kısa.Bakarsın, gün doğmuş. Bakarsın,batmış.
Tanrı'nın seni kendinle baş başa, yapayalnız bıraktığı bu dağ başında ne düşler görüyorsun?
📖 Sayfa 58 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
Buralara gelmişsin, bakıyorsun, görmüyor-sun.
📖 Sayfa 76 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü
İnsanlarla konuşmak istiyorsun, dillerini bilmiyorsun, dedim.
Hiç değilse, ölülerle konuş.
Sıkça Sorulan Sorular
Yaralı Zaman kimin eseridir?
Yaralı Zaman, Ferit Edgü tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.
Yaralı Zaman kaç sayfadır?
Yaralı Zaman, 86 sayfadır (Sel Yayınları baskısı).
Yaralı Zaman'ın en ünlü sözü nedir?
“Bu dağları bilirdim, gurbeti bilmezdim, Gece yüreğimde bir hançer, Kim sapladı bu hançeri, bilemem, Gel hançeri çıkar, Gel hançeri çıkar,”