CANLI

Yaralı Zaman Kitabından Anlatı Üzerine Paylaşılası Sözler — Ferit Edgü

Yaralı Zaman - Ferit Edgü kitap alıntıları ve sözleri

2007 tarihli Yaralı Zaman, Ferit Edgü'nün en bilinen eserlerinden biridir. Sel Yayınları baskısıyla 86 sayfadır. Bu derleme, Yaralı Zaman adlı eserin en akılda kalan cümlelerinden oluşuyor.

Yazar:Ferit Edgü
İlk Yayın:2007
Yayınevi:Sel Yayınları
Sayfa Sayısı:86
Dil:Türkçe
ISBN:9789755705118
Okuma Süresi:2 sa. 26 dk.
Türler:Hikaye (Öykü), Edebiyat, Anlatı

Yaralı Zaman'dan En Beğenilen Alıntılar

Bu dağları bilirdim, gurbeti bilmezdim,
Gece yüreğimde bir hançer,
Kim sapladı bu hançeri, bilemem,
Gel hançeri çıkar,
Gel hançeri çıkar,

📖 Sayfa 31 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Burda bizi yargılarlar mı, diyor aralarından biri.
Burda sizi neden yargılasınlar, diyorum.
Sınırı geçtik, diye.
Sınırı daha önce de geçmiyor muydunuz, diyorum.
O zamanlar başkaydı, diyor öbürü.
Kimse yargılamaz sizi. Burda kendi yurdunuzdasınız, diyorum.
Ne dedin, diyor Vahap.
Korkmamalan gerektiğini söyle onlara, diyorum.
Bu dağlarda korkmadan yaşanır mı Beyim, diyor Vahap.
Doğrusun Vahap, diyorum. Ama korkarak da yaşanmaz.
Karşımdaki iki dağlı, konuşmamızı anlarmış gibi gülüyorlar birlikte.

📖 Sayfa 30 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Gece yüreğimde bir hançer, diyor. Kim sapladı bu hançeri, bilemem, diyor. Gel hançeri çıkar, diyor. Gel hançeri çıkar, diyor.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Biliyorum, kimsenin bekleyeceği yoktu, ölürsem cesedim gelmeyecekti.
"Bir kayanın dibine gömersiniz.
Üzerine bir taş filan da istemem."

📖 Sayfa 52 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ve artık sen de olmayacaksın ben de olmayacağım. Ve artık karşılıklı oturup konuşmayacağız çayları yudumlayamayacağız...

📖 Sayfa 73 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Buralara hiç yağmur yağmaz mı, diye sordu.
Yağar, dedim. Mevsimine göre.
Ne demek mevsimine göre, dedi.
Yağmur mevsiminden söz edildiğini duymamış olamazsın, dedim. Ölüm mevsiminden, öldürüm mevsiminden, korku mev­siminden, yangın mevsiminden, göç mevsiminden söz edildiğini de duymadın mı?
Duydum, dedi, duydum da hiç yaşamamıştım.
İşte şimdi yaşıyorsun, dedim.
Ölmemeye bak.
Bikin ku hûn nemirin.

📖 Sayfa 75 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ben ilk adımı attığımda ikinci adımı da düşünürüm. Başka türlüsü elimden gelmez. Ben ilk adımı attığımda, onuncu, yüzüncü, bininci adımımı da bilirim. Zaten birkaç adım sonra sen sen değilsindir.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Öylesine dalıp gitmişim ki biri gelip dokunsa önümdeki uçurumdan aşağı yuvarlanacağım.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ben artık kaçamam, dedi. Hayatta bir defa kaçılır. Bak sen de buraya kaçmışsın. Geri dönme. Aramızda kal. N'aparsın, hayat bu.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Yaralıyım, yaralısın, yaralı..
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bil­miyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var. Onu bilmiyorsun.
Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Daha çok bitmek bilmeyen günleri, geceleri yaşadım. Gerçeğin kendi olan
sanrılar, karabasanlarla dolu geceleri...

📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Çünkü düşlerde kimse kimseye rehberlik edemez de ondan..

📖 Sayfa 48 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Sen, burda doğduğunu söylüyorsun, diyordu.
Bense burda öldüm. Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum.
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
Ben, onlardan biriyim.
Nasıl öldüğümü anlatayım istersen.
Hayır, anlatma, dedim. Her şeyi biliyorum.
Hiçbir şey bilmiyorsun, dedi.
Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bil­miyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var.
Onu bilmiyorsun. Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.

📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Türkü söylemeyi seviyorlar.
Silâh kullanmayı.
Bol yağlı pirinç pilavını.
Kilim dokumayı.
Çocuk doğurmayı.
Otlu peyniri.
Bahar güneşini.
Yıldızlara bakmayı.
Ata binmeyi.
Erkek kadın, kış günleri sürme çekmeyi.
Ağaçlardan, kavağı.
Hayvanlardan, tavşanı.
Köpeklerle birlikte yaşıyorlar, köpekleri sevmiyorlar.
Dağda ateş yakmayı seviyorlar.
- Özellikle geceleri - Susmayı seviyorlar. Sessizliği.
Yağan karın sesini ve rengini seyrediyorlar.

Sanki dağa, güneşe ve ateşe tapıyorlar

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ben niye yoktum yanında? diye sordu.
Bilmiyorum, dedim.
Çünkü düşlerde kimse kimseye rehberlik edemez de ondan, dedi.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.

📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Öyle günler vardır ki hiç bitmez

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Zamanı kimse kimseye anlatamaz, dedim. Bu dağ başında karşıma
geçmiş böyle saçmalayıp durma.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Zamanı kimse kimseye anlatamaz.

📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ölüm de umurumda değildi.
ölüm yaşamanın bedeliyse, gerçekten umurumda değildi.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Sonra cehennemin içine girdiler.
Cehennemdi. Ateş. Dört bir yanları.
Orda kim varsa öldürdüler.
Çocuklan öldürdüler. Kadınlan.
Bebeleri. Koyunlan. Tokluları.
Kurtları. Köpekleri.
Erkekler zaten yoktu.
Otları öldürdüler. Taşları.
Toprakları. Ağaçları.
Geceyi ve gündüzü.

📖 Sayfa 34 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum. Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
Ben, onlardan biriyim.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Anlattıklarınla karşılaşmayacak bile olsak, söylediklerin doğru olmalı.

📖 Sayfa 15 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Soruyor: Birini mi arıyorsun?
Kimseyi, diyorum. Hiç kimseyi.
Ya da herkesi.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bilmez misin ki burda hayat yoktur, burda ölüm vardır.

📖 Sayfa 25 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Kaldı ki, sanırım, daha korkunç şeyler göreceğiz.

📖 Sayfa 15 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

“Düşler de gerçektir, demekle yetindim.
Olabilir, dedi Vahap. Ama tersi doğru değildir.”

📖 Sayfa 48 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bu ne kar, diye sormuştum.
Hocam, sen daha beterini görmemiş miydin, diye sormuştu.
Bu henüz bahar.
Bahar mı, diye sormuştum. Kar baharı mı?
Handiyse, demişti Vahap. Kar baharı, kış baharı, ne dersen de.
Gökyüzü görülmüyor, demiştim. Bu ne mene bahar karı?
Birazdan açar Hocam, demişti, eliyle dağın görülür görülmez do­ruğunu göstererek. Az sonra açar. Ama gece, bakarsın yukardan kurtlar iner. Hiç belli olmaz. İşte o zaman karakıştır, karakanlıkış gelmiş demektir.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum.
Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Senin ne işin var burda?
Bilmez misin ki burda hayat yoktur.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Gece yüreğimde bir hançer, diyor,
Kim sapladı bu hançeri, bilemem, diyor.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Hiçbiriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz. Belki ölümü biliyorsun. Ama ölümden bin beteri var. Onu bilmiyorsun. Hiçbiriniz. Hiçbiriniz.

📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Kendi, küçük yaşamını yaşayan biriydim. Ne değiştirdi beni?

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Sanki ilk kez ben bakıyor, ben görüyor, ben konuşu­yordum. Yalnız insanlarla değil, hayvanlarla, ağaçlarla, kayalarla
da konuşurum. Karlar üzerine yazabilir, karlar üzerinde uyuyabi­lirim. Kimseye ihtiyacım yok. Yalnızca bu insanlara ihtiyacım var. Onlar da benim gibi acı çekiyor çünkü. Onları yalnız ben anlarım. Hayır, anlayamam. Onları ben de anlayamam. Bana boş gözlerle ba­kıyorlar. Konuştuğumda ne bir soru soruyor, ne gülüyor, ne de ağ­lıyorlar. Şaşkın gözlerle bana bakıyorlar. Şaşkın gözlerle onlara bakıyorum. Onların gözüyle bakmak istiyorum. Kendime, onlara, dünyaya.

📖 Sayfa 66 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Kadın, diyor.
diyor Adam.

diyor Kadın.
diyor Adam.
diye soruyor Kadın.

Kadın elindeki çubukları bırakıyor.
diyor.
Adam
Kadın soruyor:

📖 Sayfa 8 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ma tu nizanî ku darên van çiyayan zinar in.

📖 Sayfa 60 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Ma tu nizanî ku darên van çiyayan zinar in.
Bilmez misin ki bu dağların ağaçları kayalardır.

📖 Sayfa 60 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Hiç biriniz hiçbir şey bilmiyorsunuz. Bildiğinizi sanıyorsunuz. Bilmiyorsunuz.
Belki ölümü biliyorsunuz. Ama ölümden bin beteri var.
Onu bilmiyorsunuz.
Hiçbiriniz.
Hiçbiriniz.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Kimi günler böylesi uzundur, kimisi de çok kısa. Bakarsın, gün doğmuş. Bakarsın, batmış. Bu arada ben ne yaptım? diye sorarsın kendi kendine. Hiç. Ama ben, doğrusunu istersen, böylesi günleri pek görmedim.
Daha çok bitmek bilmeyen günleri, geceleri yaşadım. Gerçeğin kendi olan sanrılar, karabasanlarla dolu geceleri.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bir gün içinde bile, birkaç kez ölebilir insan.
Ben, onlardan biriyim.

📖 Sayfa 61 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Soruyu soranın fotoğrafını çekemeyeceğime göre, soruların fotoğ­rafını çekeyim, dedim. Ve öyle yaptım.
Issız tepelerin fotoğrafını çektim. Yanmış, yıkılmış köyün fotoğra­fını çektim. Tepede güpegündüz uluyan kurtların fotoğrafını çek­tim. Yıkık bir evden içeri girip boş bir beşiğin fotoğrafını çektim.

📖 Sayfa 64 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Burda, bu dağ başında, bu dağ başında yaşayan ve ölen insanların arasındayız. Onları görmezden gelemeyiz. Bun­ları saymadan, saptamadan, yazmadan, not düşmeden burdan gi­demeyiz.

📖 Sayfa 58 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bir mektup da benim için yazar mısın bey, diyor.
Yazarım, diyorum. De bakalım.
Yaz öyleyse, diyor. Onu hiç unutamadığımı yaz. Düşlerimden çıkmadığını, yaz.
`

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Tanrı'ya inanıyorlar. Başka da hiçbir şeye inanmıyor gibiler.

📖 Sayfa 81 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Onu hiç unutamadığımı yaz. Düşlerimden çık­madığını, yaz. Yazdın mı?

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Garip değil mi her yerde aynı insan olmak, aynı insanmış gibi algılamak?

📖 Sayfa 72 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Cehennemdi.
Nereye, nasıl çıkacaklarım bilmiyorlardı.
Yalnız öldürüyorlardı.
Kimi öldürdüklerini bilmeden.
Yalnızca öldürmek için.
Dağlardaki kar kana dönüştü.
Zap kıpkızıl akmaya başladı.
Görenlerin gözü kör oldu.
Duyanların kulağı sağır oldu.
Anlatanların dili tutuldu.
Yazanların kalemi kırıldı.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Te xezalek kuşt.
Wê xwedayê min ê
Mezin bi xezalekê te bikuje.

Sen bir ceylan avladın.
Ulu Mevlâm bir ceylanla avlar seni.

Yaralı Zaman, Ferit Edgü

“Sen, bir insanın birçok kez doğabileceğini söylüyorsun. Ben de sana, bir insanın birçok kez ölebileceğini söylüyorum."

📖 Sayfa 68 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Bizim eski kitaplarımız şöyle der:
İnsan yurdunu bırakıp gider mi?
Bu dağlar senin yurdundur.
Kurt sürüye daldı diye insan sürüyü bırakıp gider mi?
Kuzular, toklular, koçlar, koyunlar tümü şenindir.
İnsan ağlar oldu diye dizlerini döver mi?
Söyle, döver mi? Akılsız kafasını taşa vurur mu?
Oturup düşünmez mi?
El ele vermez mi?
Yaralıyım, yaralısın, yaralı, demez mi?
Hiç mi bi'şey demez, hiç mi konuşmaz, hiç mi hiç mi hiç mi...

📖 Sayfa 68 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Öyle günler vardır ki hiç bitmez, demişti Vahap.Haftalardan, aylardan daha uzun sürer. Gündoğumu ile günbatımı
arasındaki süre öylesine uzundur ki, sanki zaman durmuş, güneş batmayacak sanırsın; Şu lânet olası gün bitsin, dersin; hayır, bitmez, bitmek bilmez.Kimi günler böylesi uzundur, kimisi de çok kısa.Bakarsın, gün doğmuş. Bakarsın,batmış.

📖 Sayfa 24 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Tanrı'nın seni kendinle baş başa, yapayalnız bıraktığı bu dağ başında ne düşler görüyorsun?

📖 Sayfa 58 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Buralara gelmişsin, bakıyorsun, görmüyor-sun.
İnsanlarla konuşmak istiyorsun, dillerini bilmiyorsun, dedim.
Hiç değilse, ölülerle konuş.

📖 Sayfa 76 · Yaralı Zaman, Ferit Edgü

Sıkça Sorulan Sorular

Yaralı Zaman kimin eseridir?

Yaralı Zaman, Ferit Edgü tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.

Yaralı Zaman kaç sayfadır?

Yaralı Zaman, 86 sayfadır (Sel Yayınları baskısı).

Yaralı Zaman'ın en ünlü sözü nedir?

“Bu dağları bilirdim, gurbeti bilmezdim, Gece yüreğimde bir hançer, Kim sapladı bu hançeri, bilemem, Gel hançeri çıkar, Gel hançeri çıkar,”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Yaralı Zaman — Ferit Edgü. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4