
Okurlar Roy Jacobsen'in eserlerini yıllardır büyük bir ilgiyle okuyor. Bu sayfada Roy Jacobsen kitaplarından en beğenilen 100 söz, kaynak eserleriyle bir arada.
En Beğenilen Roy Jacobsen Sözleri
"Sanki insanın içinde bir yağmur yağmaya başlardı, muşambalar işe yaramaz, korku giderek büyür ama yağmur bir türlü durdurulamazdı."
📖 Sayfa 67 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Fırtına öncesi sessizlikten, sessizliğin bir uyarı olduğundan ya da boyutlarını anlayabilmek için uzun süre incilin sayfalarını karıştırmayı gerektiren bir şey anlamına gelebileceğinden söz edilir. Ama bir adada sessizlik hiçbir şeydir. Ne kadar derin bir etki yaparsa yapsın kimse ondan söz etmez, kimse hatırlamaz, kimse ona ad koymaz. Henüz yaşarken görülebilen en küçük ölüm kırıntısıdır.
📖 Sayfa 72 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Hans Barrøy üç şey düşlemişti: motorlu bir tekne, daha büyük bir ada ve başka bir yaşam. İlk iki düşünü sık sık anlatırdı tanıdığı tanımadığı herkese, sonuncusundan hiç söz etmemişti, kendine bile.
📖 Sayfa 174 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
İnsanın gülmek zorundayken gülememesi bir bacağını yitirmesi gibi.
📖 Sayfa 79 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Ama yaşam bir cehennem ve en azından bunu öğreniyor, bu yüzden gülmeyi bırakıyor, onun yerine ağlamaya başlıyor.
her zamanki gibi ikimiz de istediğimizi elde etmiş ama mutlu olmamıştık
Oduncular, Roy Jacobsen
Duygusal bir çocuk o.Ayrıca çok mutlu.
📖 Sayfa 108 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
"Aptalları öldürmez onlar "
📖 Sayfa 7 · Oduncular, Roy Jacobsen
Yaşam bir cehennem ve en azından bunu öğreniyor, bu yüzden gülmeyi bırakıyor, onun yerine ağlamaya başlıyor. Her gece.
📖 Sayfa 79 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
“Bir Çoçuğun yalan söylemesi bir yetişkinin yalan söylemesinden çok daha zordur.”
📖 Sayfa 60 · Oduncular, Roy Jacobsen
Gözler göremediğinde bütün öteki duyular keskinleşiyor.
📖 Sayfa 179 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Evde parafinde lamba da,mum da vardı ama ben oturup karanlığın yaşamımın bu en tuhaf gününü kendince söndürmesini beklemeye karar verdim,sessizlik,kedi izleri ve yeni temizlenmiş evler,ben düşünmediğim zamanlar düşünen içimdeki o makineyi değiştirmiş ya da tepetakla etmişti ya da belki beni bütün bunların öncesine götürmüştü ki,böyle anlarda insan değişiyor mu yoksa yalnızca kendini mi tanıyor,anlamak zordur.
📖 Sayfa 18 · Oduncular, Roy Jacobsen
Bu soruyu kendime daha önce hiç sormadığımı fark ettim birden,kör gibi el yordamıyla hareket ediyordum,tıpkı onun gibiydim,orada oturmuş karşımızdakinin hem anlamasını hem anlamamasını umarak birtakım sözler geveliyorduk,bu sırada savaş denen kâbus ormanlarımı didik didik kemiriyordu,içini görmeyi asla başaramadığım bir adam umutsuz bir dayanışmaydı benimkisi,birbirimizin aynısıydık.
📖 Sayfa 57 · Oduncular, Roy Jacobsen
“… kendimi harap etmek istiyorsam bu benim sorunumdu, en azından onun sorunu değildi.”
📖 Sayfa 30 · Oduncular, Roy Jacobsen
“Yalnızca budalalar boş inançların kendilerini yönetmesine izin verir.”
📖 Sayfa 80 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
"O bayat kuşkularını daha beter pekiştirmelerine fırsat bırakmadan yanlarından ayrıldım..."
📖 Sayfa 89 · Oduncular, Roy Jacobsen
Kimse bir adayı terk edemez; ada fındık kabuğunda bir evrendir orada yıldızlar karların altındaki çimenlerde uyur.
📖 Sayfa 18 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Mikroskobun altında kıpırdanıp duruyoruz ne de olsa, yetkililer bizi sürekli gözlemekte.
📖 Sayfa 206 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen
“Hans dürbünü deri örtüsüne sarıyor, babasının arkasından giderken en üst raflardan birine bırakıyor, bir dahaki sefere biri bulup da evet, dürbün buradaymış, deyinceye kadar durması için. Bir gözün görebildiğinden daha ötesini görmemesinin bir nedeni olması gerektiğini düşünüyor. Bunun hem göze hem de gördüğü şeye bir yararı olmalı; şimdi en azından düşünmek istemediği şeyi, parayı, karayla aralarındaki en sıkıcı bağlantıyı unutmuş.”
📖 Sayfa 57 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
-posta şişeleri özlemin, umutların, yaşanmamış yaşamların gizemli taşıyıcısıdır.
📖 Sayfa 16 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen

Kahve, yemek, pasta ve içki vardı. Sandalyesi olmayanlar ot minderlere ya da çimenlere oturmuş yiyor, içiyor sesleri kısılana kadar bağırıyor, kahkaha atıyordu; yaşama ait ne varsa buradaydı, ölüm yoktu.
📖 Sayfa 117 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Dünyada tek bir ses yok; ne bir rüzgar, ne bir kuş. Deniz bile sessiz.
📖 Sayfa 44 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Zamanın durmasından en büyük mutluluğu duyan uzaklara gitmiş olandır.
📖 Sayfa 50 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Köhnəlir adam. Mən səndən otuz il köhnəyəm.
📖 Sayfa 51 · Möcüzə Uşaq, Roy Jacobsen
“Bir konuk bir özlem yaratır. Adalılara bir şeylerden yoksun olduklarını, o gelmeden önce de bir şeylerin eksikliğini çektiklerini, gittiğinde bu yoksunluğu hissetmeyi sürdüreceklerini anlatır.”
📖 Sayfa 54 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Çünkü gerçekten olan tam da bu, yani hiçbir şey.
📖 Sayfa 72 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
“Vicdanların karanlık olduğu bir yolda yürüyorsun küçük dostum.”
📖 Sayfa 67 · Rigel’in Gözleri, Roy Jacobsen
Bir düşe pişman olmak insanın yapabileceği en yıkıcı eylemdir.
📖 Sayfa 174 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Mutlaka doyurulması gereken iki kavram vardır derler: Para ve savaş.
📖 Sayfa 51 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
"Ingrid bunu daha önce de yaşamıştı, biri öldüğünde yaşamak olanaksız."
📖 Sayfa 129 · Beyaz Deniz, Roy Jacobsen
Dünya aptal olduğunu anlamayan aptallarla dolu .
📖 Sayfa 49 · Sınırlar, Roy Jacobsen
hiçbir yaşam anlamsız değildir,yalnızca yaşıyor olmanın bile bir anlamı vardır...
Beyaz Deniz, Roy Jacobsen
"acılardan uzak dur, gereksiz bilgi edinme ve nolursa olsun hickimsenin senden suprizler, parlak buluşlar ya da normalin ötesinde bir dayanıklılık veya herkes kizistiginda sakın kalmani beklememesini sağla."
📖 Sayfa 146 · Sınırlar, Roy Jacobsen
Çünkü zamanın durmasından en büyük mutluluğu duyan uzaklara gitmiş olandır.
📖 Sayfa 50 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Bildiğim en güzel şeylerden biri kalkmak zorunda olmadığım bir yatakta yavaş yavaş uyanırken ağaçları düşünmek.
📖 Sayfa 76 · Oduncular, Roy Jacobsen
İnsan özellikle sevdiği şeyleri ilgilendiren bir kargaşa görünce onu toparlamayı dener.
Oduncular, Roy Jacobsen
Her nesil canının istediği kadarını hatırlayıp kendi yoluna gidiyor.
📖 Sayfa 28 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Direnç dediğimiz şey her zaman büyük eylemlerle mi olur, yoksa bazen bir yerden gitmemek, bir kapıyı açık tutmak, bir sobayı yakmak da bir direniş midir ?
Oduncular, Roy Jacobsen
Ama rollerin iyi yanı en azından insanın ne yapacağını biliyor olması.
📖 Sayfa 171 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen

"İnsanın görülmediğini sandığı zamanlar duyar gibi olduğu belirsiz kan uğultusu geliyordu kulağıma"
📖 Sayfa 88 · Oduncular, Roy Jacobsen
Bir kafeste ne kadar özgür olunabilirse o kadar özgürdük
📖 Sayfa 98 · Oduncular, Roy Jacobsen
Yaşamın sunduğu tek şey ertelemelerdir.
📖 Sayfa 15 · Sınırlar, Roy Jacobsen
Əgər sən özünün yaxşı olduğuna şübhə edirsənsə özündən soruş ki, sən ürəyini deşən bir sirri, tutaq ki, lap başqasının sirrini saxlaya bilirsən ya yox.
📖 Sayfa 191 · Möcüzə Uşaq, Roy Jacobsen
Hans ne diyeceğini bilmiyor.
📖 Sayfa 119 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Bu onu geceleri uykusuz bırakıyor.
, çünkü hiçbir yaşam anlamsız değildir, yalnızca yaşıyor olmanın bile bir anlamı vardır.
Beyaz Deniz, Roy Jacobsen
"Ve şimdi barış gerçekti.Kesindi.Ama aynı zamanda durgun,yalnız ve yoksuldu..."
📖 Sayfa 115 · Oduncular, Roy Jacobsen
"...kara ve görünmez bir hastalık gibiydi utanç..."
📖 Sayfa 109 · Oduncular, Roy Jacobsen
Əgər sən özünün yaxşı olduğuna şüphə edirsənsə özündən soruş ki, sən ürəyini deşən bu sirri, tutaq ki, lap başqasının sirrini saxlaya bilərsən ya yox.
📖 Sayfa 179 · Möcüzə Uşaq, Roy Jacobsen
..mektubu bir kez daha okudum ya da okumaksızın yalnızca harflere bakarak öylece oturdum, insan bir şeyi tam kavrayamadığında düşünceleri kendi başlarına koşuşturur, benimkiler de öyle yapıyordu.
Oduncular, Roy Jacobsen
Bir adanın bile kendi sırları olabiliyor.
📖 Sayfa 54 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Ama yaşam bir cehennem ve en azından bunu öğreniyor, bu yüzden gülmeyi bırakıyor, onun yerine ağlamaya başlıyor.
📖 Sayfa 79 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Şubat ayında deniz türkuvaz bir ayna gibi olabiliyor.
📖 Sayfa 45 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
..artık olmayan bir şeyi, henüz umut barındıran, umudun var olmayı sürdürdüğü bir zamanı düşünüyordum.
Oduncular, Roy Jacobsen
Hiçbir kasaba böylesine sessiz olmamıştır. Hiçbir yerde ışık yanmıyordu, kum gibi kuru karlarda tek bir ayak sesi duyulmuyordu, konuşmalar yoktu, köpek havlamaları yoktu, tepinen ya da burunlarından soluyan atlar yoktu, kasabanın sesleri sönüp gitmişti ve her şeyden önemlisi bacalardan duman çıkmıyordu; dört bin nüfusun ve en az bir o kadar hayvanın yaşadığı kasaba birkaç saat içinde, insanlarla hayvanların yaratılması düşünülmeden çok önceki zamanlardan beri buradaki ormanları kasıp kavuran buz gibi soğukta omuz omuza verip soluklarını tutarak bekleşen boş ağaç kabuklarına dönüşmüştü.
Oduncular, Roy Jacobsen
Duman, gökyüzüne doğru dimdik yükselmeyi sürdürüyor.
📖 Sayfa 10 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
“Böylece bu konuyu kapatmis olduk, her zamanki gibi ikimiz de istedigimizi elde etmis ama mutlu olmamistik.”
📖 Sayfa 9 · Oduncular, Roy Jacobsen
"biri bir iyilik yaptığında, güdüsünü sormayacaksin, yapılanın iyilik olması yeter, canın düş kırıklığı yaşamak, öfkelenmek istemiyorsa daha fazlasını bekleme. "
📖 Sayfa 30 · Sınırlar, Roy Jacobsen
Tıpkı eğilse de bölünmeyen insan gibi birbirine bağlıdır her şey.
📖 Sayfa 21 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen

Unutmak ve anımsamak aynı şeyin iki yüzüydü.
📖 Sayfa 54 · Beyaz Deniz, Roy Jacobsen
Komutanlar, Paulus'un özel odasına çekilirken Markus, bir bakıma kendi başına bırakıldı, emir erine oğlunun nerede olabileceğini sordu ve birkaç dakikayı kafası karışmış bir korkuyla geçirdi, çünkü adam bu isimde birini tanımıyordu. Sonra sessizce başını sallayıp onu yeniden dışarı çıkaran bir yavere yönlendirildi, kül rengi yıkıntılar arasından birkaç yüz metre yürüyüp bir bodruma indiler, oğlu -bir hastanenin yatak deposu olması gereken yerin en dibin de- portatif bir yatakta uyuyordu, yırtık pırtık yün battaniyelere gömülmüş, kürk şapkasının kulaklığından bir tutam saç fırlamıştı.
📖 Sayfa 200 · Sınırlar, Roy Jacobsen
“Yok bir şey” diyor Hans.
📖 Sayfa 25 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Fırtına öncesi sessizlikten, sessizliğin bir uyarı olduğundan ya da boyutlarını anlayabilmek için uzun süre İncil'in sayfalarını karıştırmayı gerektiren bir şey anlamına gelebileceğinden söz edilir. Ama bir adada sessizlik hiçbir şeydir. Ne kadar derin bir etki yaparsa yapsın kimse ondan söz etmez, kimse hatırlamaz, kimse ona ad koymaz.
📖 Sayfa 72 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Kimse bu çılgın yapıların kendi eseri olduğunu söyleyemez; kalıtsal, pahalı deneyimler üzerine kurulmuş bir bilgeliğin ürünü onlar.
📖 Sayfa 27 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
" Hepimiz öyle yapmaz mıyız, vizyonlar ve belleğin köpüklü denizinde , tüm teknelerin en sakatı olan şimdide sağa sola savrulurken bir yanlış yapıldığında bunu yinelemeyecegimizi sanmaz mıyız?"
📖 Sayfa 140 · Sınırlar, Roy Jacobsen
“Bir yaz bir ya da birkaç şeyle anılır genelde ve bu yaz da Linda’nın yüzmeyi öğrendiği yaz olarak kaldı.”
📖 Sayfa 121 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen
İnsanın içini ısıtan bir cümle.
Dünyayı insanın gördüğünden başka bir ışık altında gösteren hep sessizliktir.
📖 Sayfa 148 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen
Bu ailenin hiç kitabı yok muydu acaba?
Harika Çocuk, Roy Jacobsen
" O çarpık bakışıyla adanın filozofu Maria, çünkü başka bir adadan geliyor, karşılaştırabileceği bir şey var, deneyim ve bilgelik denen şeye sahip ama bu ona parçalanmış bir ruh da verebilir, adaların birbirlerinden ne kadar farklı olduğuna bağlı."
Görülmeyenler, Roy Jacobsen
“… ama artık anlamıştım ki uykusuzluk ve pislik aynı şeyin, çöküşün iki farklı yüzüydü.”
📖 Sayfa 29 · Oduncular, Roy Jacobsen
Unutmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Rigel’in Gözleri, Roy Jacobsen
Düşünceler, kalkmak zorunda olmadığım bir yatakta ağır ağır uyandığım zamanki kadar uçucu olmazlar hiç bir zaman
Oduncular, Roy Jacobsen
“Sınırlar, insanın hayatta kalmak için sınırlarını zorlamasını değil, sınırlarını tanımasını anlatır.”
Sınırlar, Roy Jacobsen
Kimse bir adayı terk edemez; ada fındık kabuğunda bir evrendir.
📖 Sayfa 18 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Tepki vermiyor. Kahvesini içiyor, onu hâlâ huzursuz eden o şeyi düşünmeyi sürdürüyor.
Oduncular, Roy Jacobsen
İnsanın gülmek zorundayken gülememesi bir bacağını yitirmesi gibi.
📖 Sayfa 79 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
“… bu adamın asla bir dostu olmadığını, belki dost diye bir şey hiçbir zaman aramadığını düşündüm.”
📖 Sayfa 28 · Oduncular, Roy Jacobsen
Dünya şimdi hem anlaşılmaz hem de gerçekdışıydı ve anlamaya çalışınca bir damlacık bile daha aydınlık olmuyordu.
Oduncular, Roy Jacobsen

Zayıfların arasında güçlü olmanın yararı insanın güçlü kalması ve üstelik ötekileri de güçlendirebilmesiydi.
Oduncular, Roy Jacobsen
Koyun postu giymiş bir kurt olmanın yumuşatıcı tarafı olamazdı.
📖 Sayfa 102 · Sınırlar, Roy Jacobsen
İnsanlar pek akıllı değiller Robert, kafaları az çalışıyor, atalarını taklit ediyorlar ve en karamsar insanın kötü bir günde hayal edebileceğinden bile daha yavaş hareket ediyorlar.
📖 Sayfa 32 · Sınırlar, Roy Jacobsen
Savaşın ona verdiği en büyük yaranın yaşlanmak olduğunu düşündüm; büyümüş, yetişkin bir adam olmuştu, bu ne işine yarayacaksa.
📖 Sayfa 103 · Oduncular, Roy Jacobsen
Peki buralara niye daha sık gelmiyor?
📖 Sayfa 3 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
- İnsanlar birbirlerine güvenebileceklerini nereden biliyorlar peki?
Sınırlar, Roy Jacobsen
+ Hiçbir zaman birine güvenebileceğinin kesin kanıtını bulamazsın, ama yine de uygar bir görev olarak güveniyormuş gibi davranmak zorundasın.
Aslında insanları ne kadar yakından tanırsan o kadar çok yanlış bulduğun da doğruydu.
📖 Sayfa 24 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen
Rusların dövüşemeyecek ya da çalışamayacak kadar tükenenleri vurma alışkanlığı vardı, neredeyse her gün idam mangası kuruluyordu, bunu daha önce duyduğumda inanmamıştım, yaşamım boyunca pek çok Rus tanımıştım sonuçta ve hepsi iyi insanlardı, ama şimdi gözümle gördükten sonra inanmamak olmazdı.
Oduncular, Roy Jacobsen
Deyişiklik olan da şişirtmək çox asandır.
📖 Sayfa 125 · Möcüzə Uşaq, Roy Jacobsen
"1900: Hünersdorff'tan Raus'a. 23 Aralık hedefleri: Saat 0500 - Hauschild Taburu kuzeybatı tepesini almak için saldırıyor. Saat 0700 - Remlinger Taburu l 10.4'ü geri almak için saldırıyor. Ardın dan kuzeye doğru yeniden konuşlanma." "1 10.4 düştü! " Bu Kuntnagel'in net sesiydi. " l 10.4'ü kaybetti! " diye yineledi kendine ve Tanrıya, çünkü orada başka kimse yoktu.
📖 Sayfa 230 · Sınırlar, Roy Jacobsen
"Bu dün oldu zaten" dedi arkasından Markus. Şiltede oturmuş, donmuş ayaklarını ısıtmak için elleriyle ovuyordu. Çizmelerini giydi, sırt kasları çatırdayarak ayağa kalktı.
"Gidiyorum" dedi.
"Nereye?"
"Hiçbir yere."
Arka kapıyı her zamanki gibi açık buldu, içeri girdi, yattı, Ame rikan makalesinde Rodion'u okumadan önce yaptığı gibi uykuya daldı, gazetelerde yazılanlar bir zavallının hafızasının çamurlusu larında kaynaşanlardan daha gerçek değildi, yalnızca daha kafa karıştırıcıydı, gazetedeki Rodion'un bir adı bile yoktu ve Finlandiya, Rus savaş tutsaklarını bağışlayıp onlara vatandaşlık vermezdi, oysa ne kadar yuksek rütbeli subaylar nasıl da yalvarınışiardı bunun için, işte bu kadar basitti, yalnızca bir uydurmaydı, ihtiyar öğretmen karı bile bunun farkına varmamıştı.
📖 Sayfa 121 · Oduncular, Roy Jacobsen
Ve o sırada birden ne olduğunu anladı, ormanın içinden geçen o alçak iç çekiş ve o son günün gökyüzü, savaş bitmişti, 26 Mart 1967 gecesiydi.
Oduncular, Roy Jacobsen
"Donarak ölmenin can acıttığını bilmiyordum."
Oduncular, Roy Jacobsen
Burada doğmuştum, bütün yaşamım burada geçmişti ve başka bir yere gitmeyi aklımdan bile geçiremiyordum. Dünyanın her yerinde böyledir, her zaman en az bir kişi ötekilerin tersine gider ve bunu niye yaptığını bilmesi bile gerekmez.
Oduncular, Roy Jacobsen
- Evinde ölmek yabancı bir ülkede yaşamaktan daha mı iyi?
Oduncular, Roy Jacobsen
+ Sorunda çatlak var melek, evimize döndüğümüzde kurşuna dizilecek miyiz bilmiyorsun, İsveç'te sağ kalır mıyız onu da bilmiyorsun, hiçbir şey bilmiyoruz ve hiçbir şey bilmeyen evine gider.
Ingrid dışarı çıkıyor, dışarıdayken ağlıyor, içeri girdiğinde gülümsüyor.
Görülmeyenler, Roy Jacobsen
Yabancı bir yaşamın kırık dökük parçaları; felaketlerin, boş vermişliğin, yitirmişliğin, savrukluğun, birilerinin başına gelmiş, bilinmeyen ve hiç bilinmeyecek türden kötü olayların tanıkları.
📖 Sayfa 16 · Görülmeyenler, Roy Jacobsen
O yazla bütünleşmiştik, artık yaşlarımız yoktu, yalnızca bedenlerimiz, akciğerlerimiz vardı; damarlarımız ortamın en ücra köşelerine bile yaşam ve hareket pompalıyordu.
📖 Sayfa 142 · Harika Çocuk, Roy Jacobsen
"Odunları daha kısa kesmelisin" diyebilirdi bana Antti.
Oduncular, Roy Jacobsen
"Yarım metre demiştin" diye yanıt verebilirdim, gidip ölçü odununu getirebilir, yanıldığını kabul etmezse ona gerçeği göstermek için bir tür tehdit gibi elime vurabilirdim.
"Kilisenin sobası yüksek değil" diye sürdürebiiirdi sözlerini, "Şimdi rahip bu odunları istemeyecek."

"Deniz bir ayna gibidir, ama sadece sizin görmek istediklerinizi değil, olduğunuz şeyi gösterir."
Görülmeyenler, Roy Jacobsen
"Təcrübəmizdə gördük ki,istedadlı uşaqlar asudə vaxtlarını televizor qabağında keçirməkdənsə kitab-jurnal oxumağa üstünlük verirlər,daha az istedadlılar isə,əksinə,televizora çox baxmağa meyillidirlər..."
Möcüzə Uşaq, Roy Jacobsen
Donmuş ormanlarda tuzdan bir heykel gibi yapayalnız durmuş görkemli alevlere bakarken hem korkuyordum hem de öfkeliydim
Oduncular, Roy Jacobsen
Bir kez daha başkalarının destanında üstü örtülü geçen birkaç mısra olduğunun farkındaydı.
Oduncular, Roy Jacobsen
tüm bunlar bir günden öbürüne çabucak olup bitti,sanki herzaman biliniyordu da ancak şimdi anlaşılmış,kabul edilip onaylanmıştı ve tıpkı Cumhurbaşkanının dediği gibi,Soumussalmi "sonsuza dek aydınlanmıştı"
Oduncular, Roy Jacobsen