CANLI

33 Etkisi Süren Sözler: Sigmund Freud'un Klasik Edebiyat Üzerine Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş? Kitabından

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş? - Sigmund Freud kitap alıntıları ve sözleri

Sigmund Freud'un kaleme aldığı Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.

Yazar:Sigmund Freud
Çevirmen:Damla Atamer
Yayınevi:Olimpos Yayınları
Sayfa Sayısı:112
Dil:Türkçe
ISBN:9786256029156
Okuma Süresi:3 sa. 10 dk.
Türler:Psikoloji, Bilim-Teknoloji-Mühendislik

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?'dan En Beğenilen Alıntılar

Her halükarda, saldırgan insani dürtülerden tamamen kurtulmak söz konusu değildir; bu dürtüleri savaşta ifade bulmalarına gerek kalmayacak şekilde oyalamaya çalışmak yeterli olacaktır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Cinayetten ve ensestten kaçınan ama açgözlülüklerinin, saldırgan dürtülerinin ya da cinsel arzularının tatminini inkar etmeyen ve cezasız kalabildikleri sürece yalan, sahtekarlık ve iftira yoluyla başkalarına zarar vermekten kaçınmayan az uygarlaşmış insanlar mevcuttur ve bu, hiç şüphesiz uygarlığın pek çok çağında da daima böyle olmuştur.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Her ulusun yönetici sınıfının karakteristiklerinden olan iktidar hırsı, ulusal egemenliğin herhangi bir şekilde sınırlandırılmasına düşmandır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Geçmiş zamanlara ait dinî düşünceler, doğrulukları tartışılmaz bir şekilde eksik olduğu hâlde, insanlar üzerindeki mümkün olan en güçlü etkiye sahipler.

📖 Sayfa 46 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Kısacası, bir inanca, motivasyonunda bir arzunun gerçekleşmesi önemli bir faktör olduğunda yanılsama diyoruz ve bir yanılsamaya kapıldığımızda, onun gerçeklikle olan ilişkisini göz ardı ediyoruz, zaten yanılsamanın kendisi de doğrulamaya önem vermiyor.

📖 Sayfa 49 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Öyle ki insanlar savaşa kışkırtıldıklarında, bunu onaylayacak çok sayıda güdüleri olabilir. Saldırganlık ve yok etme arzusu da kesinlikle bunların arasında yer alır: Tarihteki ve gündelik yaşamımızdaki sayısız zulüm, onun varlığının ve gücünün kefilidir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Süper ego, içinde geliştiği insanları uygarlığın muhalifleri olmaktan çıkarıp onun araçları haline getirir. Bir kültürel birimde bu kişilerin sayıları ne kadar fazlaysa, kültürü de o denli güvende olur ve dış zorlama önemlerinden o denli vazgeçebilir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Toplum, kendi hukuk idealine zorla saygı duyulmasını sağlayacak etkili bir güce sahip olduğu sürece, adli kararlar toplumun talep ettiği ideal adalete biraz daha yaklaşır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Eleştirmenler her ne kadar insanın evren karşısında önemsiz veya güçsüz olduğunu kabul eden herkesi "derinden dindar" olarak tanımlamakta ısrar etseler de dindar tutumun özünü oluşturan şey bu duygu değildir, bu sadece ondan sonraki adım, ona çare arayan tepkidir. Daha ileri gitmeyen ve insanların bu koca dünyada oynadıkları küçücük rolü alçakgönüllülükle kabul eden kişi, tam tersine, kelimenin tam anlamıyla dinsizdir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Hukukun aslen kaba kuvvet olduğu ve bugün bile şiddetin desteği olmadan hiçbir şey yapamayacağı gerçeğini göz ardı edersek, yanlış bir hesap yapmış oluruz.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

O zamandan beri sayısız insan benzer şüphelerden müstarip olmuş ve inanmanın bir görev olduğunu düşündükleri için şüphelerini bastırmaya çalışmışlardır.

📖 Sayfa 43 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Şiddeti birlik kırabilirdi ve birleşenlerin gücü, artık tek bir bireyin şiddetini değil, hukuku temsil ederdi.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Ölüm içgüdüsü özel vasıtalar yardımıyla
dışarıya, nesnelere yöneldiğinde, yok etme içgüdüsüne dönüşür. Organizma, deyim yerindeyse, kendi dışındaki bir yaşamı yok ederek kendi yaşamını sürdürür.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Herkesin kendi hayatına sahip olma hakkı olduğu için, savaş umut dolu insanları hayattan kopardığı için, insanları bireysel olarak aşağılayıcı durumlara soktuğu için, onları kendi iradelerinin dışında diğer insanları öldürmeye zorladığı için ve insanlığın emekleriyle üretilmiş değerli maddi nesneleri yok ettiği için savaşa bu şekilde tepki veriyoruz.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Dini doktrinlerin sınırsız bir egemenliğinin olduğu bir dönemde insanların genel olarak daha mutlu olup olmadıkları şüphelidir ama kesinlikle o zamanlar daha ahlaklı değillerdi.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

İdealin kültür katılımcılarına sunduğu
doyum narsisistik niteliktedir; çoktan başarılmış olanlardan duydukları gurura dayanır. Bu tatmini tamamlamak, farklı başarıları hedefleyen ve farklı idealler geliştiren diğer kültürlerle karşılaştırma yapmayı gerektirir. Her kültür, bu farklılıklara dayanarak geri kalanları küçümseme hakkı olduğunu iddia eder. Kültürel idealler böylece en açık şekliyle milletler arasında görülebileceği gibi, farklı kültürel birimler arasında bir anlaşmazlık ve düşmanlık kaynağı haline gelir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Savaşlar ancak, tüm çıkar çatışmalarında hüküm verme hakkının devredileceği merkezi bir otorite kurmak için insanlığın birleşmesi hâlinde kesin olarak önlenecektir.

📖 Sayfa 101 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Bir insan, geçmişi ve bugünü ne kadar az tanırsa, onun geleceğe ilişkin yargısının da o kadar güvensiz olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

İçgüdüsel arzular arasında ensest, yamyamlık ve öldürme arzusu da yer alır. Görünüşte tek başına yamyamlık evrensel olarak yasaklanmış ve psikanalitik olmayan görüşe göre tamamen aşılmıştır. Ensest arzuların gücü ise bunlara yönelik yasağın arkasında hala hissedilebilmektedir ve belirli koşullar altında, öldürmek uygarlığımızca hala uygulanıyor, hatta gerçekten de emrediliyor.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Yalnızca Tanrı güçlü ve iyidir, insan ise zayıf ve günahkârdır. Ahlaksızlık her çağda, din içindeki ahlaktan daha az destek bulmamıştır.

📖 Sayfa 58 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Yanılsama, hata ile aynı şey değildir, zaten illa ki bir hata olması da gerekli değildir. Aristoteles'in haşeratın gübreden geliştiğine dair inancı (cahil kişilerin hala inandığı bir şey) bir hataydı; öte yandan, Kolomb'un, Hint Adaları'na giden yeni bir deniz yolu keşfettiğini düşünmesi bir yanılsamaydı. Bu hatada kendi isteğinin oynadığı rol çok açıktır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Yanılsamaların özelliği, insan arzularından türetilmiş olmalarıdır.
Bu bakımdan psikiyatrik sanrılara yakınlardır. Ancak sanrılardan da farklılardır ve tek fark, sanrıların yapısının daha karmaşık olması değildir. Esasen vurguladığımız, sanrıların
gerçeklikle çelişkili olmasıdır. Yanılsamaların ise mutlaka yanlış olması, yani gerçekleştirilemez olması veya gerçeklikle çelişmesi gerekmez.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Rus komünistleri de tüm maddi ihtiyaçların karşılanmasını garanti ederek ve toplumun tüm fertleri arasında diğer açılardan eşitlik sağlayarak insan saldırganlığını ortadan kaldırabilmeyi umuyorlar. Bana kalırsa, bu bir yanılsamadır. Kendileri bugün özenle silahlanmış durumdalar ve destekçilerini bir arada tutmak için kullandıkları yöntemlerin en önemlisi, sınırlarının ötesindeki herkese yönelik nefretleridir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Tabiatın bizden herhangi bir içgüdü kısıtlaması talep etmediği doğrudur, istediğimizi yapmamıza izin vermiştir, buna karşın bizi kısıtlayacak özellikle etkili bir yöntemi vardır: Bize soğukkanlılık, acımasızlık, amansızlık gibi gelen ve muhtemelen tam da tatmin olmamızı sağlayan şeyler aracılığıyla yok eder bizi. İşte tam da tabiatın bizi tehdit ettiği bu tehlikeler yüzünden bir araya gelerek diğer şeylerin yanı sıra ortak yaşamımızı mümkün kılmayı amaçlayan uygarlıklar yarattık. Çünkü uygarlığın temel görevi, yani asıl varoluş nedeni, sizi doğaya karşı korumaktır.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

“İnatçı şüpheciler bile dinin iddialarının akılla çürütülemeyeceğini kabul ederken, bu iddiaların pek çok yan gelenekleri ve sundukları onca teselli varken, insanlığa uzlaşma getirirken, neden onlara inanmayayım ki?" denilebilir. Elbette neden olmasın ki? Kimse inanmaya zorlanamayacağı gibi, kimse inanmamaya da zorlanamaz. Ancak böyle argümanların bizi doğru düşünce yoluna götürdüğü konusunda kendimizi kandırmakla yetinmeyelim. Sudan bir bahane varsa, o da burada. Cehalet de cehalettir; bundan herhangi bir şey çıkarılabileceğine inanma hakkı yoktur.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Her savaş eşit derecede kınamaya açık değildir; diğerlerini acımasızca yok etmeye hazırlanan ülkeler ve uluslar var olduğu sürece, diğerlerinin de savaş için silahlandırılmaları gerekir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Hukuk ve güç kaçınılmaz olarak el ele yürür.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Gerçekte ise durum, topluluğun en başından beri eşit güçte unsurlar, erkekler ve kadınlar, ebeveynler ve çocuklar, içermesi ile çok geçmeden efendi ve kölelere dönüşen galip ve mağlupları da içine aldığı gerçeğiyle birlikte karmaşıklaşır. O zaman toplumun adaleti, elde edilen eşit olmayan güç derecelerinin bir ifadesi haline gelir; yasalar, hüküm süren fertler tarafından ve yine kendileri için yapılır, bu yasalara tabi olanların haklarına ise çok az yer verilir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Herkes için eşit derecede tehlike oluşturan yaşam güvensizliği, artık insanları, bireyin öldürmesini yasaklayan ve bu yasağı ihlal eden herkesin öldürülme hakkını kendinde saklı tutan bir toplulukta birleştirir insanları. Böylece adaletimiz olur, cezamız olur.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Neden siz, ben ve başka birçok insan savaşa bu denli şiddetli bir şekilde isyan ediyoruz? Neden savaşı da hayatın birçok acı verici felaketinden biri olarak kabul etmiyoruz? Nihayetinde bir şeyin iyi bir biyolojik temelinin olması ve pratikte neredeyse kaçınılamaz olması oldukça doğal bir şey gibi görünüyor.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Dindar kişi, dinin öğretilerine belli bir sevgi bağıyla bağlıdır. Ancak şüphesiz ki aynı anlamda dindar olmayan sayısız inanan da vardır.

📖 Sayfa 70 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Bilimsel düşüncedeki dönüşümler devrim değil, gelişmedir, ilerlemedir.

📖 Sayfa 82 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Bunların üslubunun, hatta yalnızca içeriğinin kaynağının ilahi vahiy olduğunun iddia edilmesinin pek bir anlamı olmaz çünkü bu iddianın kendisi de gerçekliği, incelenmekte olan doktrinlerden biridir ve HIÇBIR ÖNERME KENDI KENDISININ KANITI OLAMAZ

📖 Sayfa 43 · Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud

Sıkça Sorulan Sorular

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş? kimin eseridir?

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, Sigmund Freud tarafından yazılmıştır. Türkçeye Damla Atamer çevirmiştir.

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş? kaç sayfadır?

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?, 112 sayfadır (Olimpos Yayınları baskısı).

Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş?'ın en ünlü sözü nedir?

“Her halükarda, saldırgan insani dürtülerden tamamen kurtulmak söz konusu değildir; bu dürtüleri savaşta ifade bulmalarına gerek kalmayacak şekilde oyalamaya çalışmak yeterli olacaktır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Bir Yanılsamanın Geleceği ve Neden Savaş? — Sigmund Freud. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4