
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî'un Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Bu bölüm, kitaptan en çok alıntılanan sözlere ayrılmıştır.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt'ten En Beğenilen Alıntılar
Yalnız aldatmak için bazı derin ve ehemmiyetli hakikatlara bir isim takıp, güya o hakikat anlaşılmış gibi âdileştiriyorlar.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Meselâ: Bu elektrik kuvveti imiş deyip, o ince ve derin hakikatı ehemmiyetsiz yapıp âdi gösteriyorlar.
Halbuki kudretin o mu'cizesinin hikmetleri iki sahife ile ancak ifade edildiği halde; bir tek isim takmakla, o hakikatı ve o küllî hikmeti gizleyip, gayet küçük ve basit bir perdesini yerine ikame ederek; o mu'cizeli eseri, kör kuvvete ve serseri tesadüfe ve mevhum tabiata isnad edip, Ebu Cehil'den daha echel bir dereceye düşüyorlar.
Risale-i Nur bu millete her gün ekmek gibi lazımdır.
📖 Sayfa 125 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Başkalarını tenvir ettiği gibi, kendini de gösteriyor. Her nefes ve her dakika ruhlar ona hava ve su gibi muhtaç olduğundan onun hakikatini herkesin ruhu hisseder. Kalb ve hayal bilmese de ehemmiyeti yok. Onun için beyan ve tariften müstağnidir.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat'iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur'ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur'ân'a kılıç çekemez.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Bizim vazifemiz sabrı cemil'dir. Tesbih ve tahmid'dir. Başka değil.
📖 Sayfa 89 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
اَللّٰهُمَّ اِنَّكَ عَفُوٌّ كَرٖیمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنّٖی
📖 Sayfa 129 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Yâ İlâhenâ! Sen affedicisin, Kerîmsin, affetmeyi seversin, beni affeyle. (Hadîs-i Şerîf)
Evvelâ: Biz îmânı kurtarmak ve Kur’ân’a hizmet için, Mekke’de olsam da buraya gelmek lâzımdı. Çünkü . Binler rûhum olsa, binler hastalıkla mübtelâ olsam ve zahmetler çeksem, yine burada kalmaya Kur’ân’dan aldığım dersle karar verdim ve vermişiz.
📖 Sayfa 365 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Çünkü komünistlik, masonluk, zındıklık, dinsizlik; doğrudan doğruya anarşistliği intac ediyor. Ve bu dehşetli tahrip edicilere karşı ancak ve ancak hakikat-i Kur'aniye etrafında ittihad-ı İslâm dayanabilir.
📖 Sayfa 25 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Aziz kardeşim müteessir olma! Bu imtihan sofrasında bulunan bir çeşit nimetlerden kimisi baklava yer, kimi börek, kimse çorba içer, kime bakıp geçer.
📖 Sayfa 73 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Risâle-i Nûr, bir vesîle-i def‘-i belâdır .
📖 Sayfa 154 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Bu asırda dalalet ve fesadat cereyanlarına karşı nurlu risaleleri okuyup yazmak ve halishane tasdik ederek imanlarımızı taklitten tahkike çıkararak, daha kalplerimizde kalan dalalet ve fesadat, bida kirlerini tamamen yıkayıp temizlemek Ehli İslam ve İbad-ı Müslimin-in pek büyük vazifeleri ve vazifemizdir.
📖 Sayfa 93 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Güzel oku, her zerrede coşkun birer mana var.
📖 Sayfa 352 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Hâdim ol Kur’ân’a irfâna alış
📖 Sayfa 87 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Aldanma dünyaya tevbeye yapış
Şükrolsun Hudâ’ya mü’minlerdeniz
Bu mübarek eserlerin batınında bizler anlayamıyoruz. Fakat üstadımızın İlm-i Kelamları ve diğer kardeşlerimizin vasf ve bahsleri izah etmektedir. Şöyle ki, her Ehl'i İman ve İslam Risale-i Nur'a hakikat halde ve sıdkıyla bağlanan talebe olan kardeşlerimiz, gerek bu fani dünyada ve saadet-i ebediye'de mesudâne yaşayacaklardır.
📖 Sayfa 93 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ve ab-ı kevser feyzinden feyz alarak hâslar içine katılıp hakiki bir iman sahibi olacağımız duygu ediliyor.
Risale-i nur'un kudret, keramet, hikmet, ulviyet, yüceliği Kur'an'ın nuru ve tefsiridir, mucizedir.
📖 Sayfa 95 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Denizli hapsi tahliyesinden kırk beş gün sonra Ankara'dan gelen bir emirle Afyon'un Emirdağı kazasına ikâmete mecbur edildi. 1 Ağustos 1944 tarihinde getirildiği Emirdağ, Burdur, Isparta, Barla, tekrar Isparta ve Kastamonu'nun ardından altıncı sürgün yeri oldu.
📖 Sayfa 1 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, nurcuların siyasetlerle alakaları olmaz. Yalnız iman hakikatleri ile bütün hayatları bağlıdır.
📖 Sayfa 3 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
"Yâ Rabbi, ben senin isminin yardımıyla ve onun bereketiyle okuyacağım."
📖 Sayfa 97 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
İnşallah efendim üstadım da şeksiz Peygamberimizin tarif ettiği ulemadansınız. Eğer böyle olmasaydı, size dünyada böyle vazifeler tahmil (yüklenmezdi) edilmezdi.
📖 Sayfa 134 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî

Bir hanede veya bir gemide bir tek masum, on cani bulunsa adalet-i Kur'aniye o masumun hakkına zarar vermemek için o haneyi yakmasını ve o gemiyi batırmasını men'ettiği halde, dokuz masumu bir tek cani yüzünden mahvetmek suretinde o haneyi yakmak ve o gemiyi batırmak en azîm bir zulüm, bir hıyanet, bir gadir olduğundan; dâhilî asayişi ihlâl suretinde yüzde on cani yüzünden doksan masumu tehlike ve zararlara sokmak, adalet-i İlahiye ve hakikat-i Kur'aniye ile şiddetle men'edildiği için biz bütün kuvvetimizle, o ders-i Kur'anî itibarıyla, asayişi muhafazaya kendimizi dinen mecbur biliyoruz.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
اَللّٰهُمَّ زِدْنَا عِلْمًا نَافِعًا وَنُورًا وَحِلْمًا وَاٖیمَانًا كَامِلًا وَنُورًا سَاطِعًا وَاٰتِنَا رَحْمَةً ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةً
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Yâ İlâhenâ! Faydalı ilmimizi, nûrumuzu ve yumuşak huyluluğumuzu ve kâmil îmânımızı ve yayılmış olan nûrumuzu artır. Bize maddî-maʻnevî, açık ve gizli rahmetler lütfeyle.
Sait İmam Ali'den çok bahsediyor, o münasebetle alevidir. Yani Alevilik ile itham eyliyormuş.
📖 Sayfa 71 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Bendeniz bunu işitince dedim ki;
Eğer Alevilik böyleyse, bizler ezelden aleviyiz. Ve bu gibi Aleviliğe candan taraftarız.
... ikinci nefs-i emmare hükmünde olan kör hissiyat...
📖 Sayfa 424 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Hadim ol Kur'an'a irfana alış
📖 Sayfa 87 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Aldanma dünyaya tövbeye yapış
Şükür olsun Hüda'ya müminlerdeniz.
İşte bu zamanda, bu dünyada bu manevî cehennemi insanların kalbinden izale eden tek bir çaresi var: O da Kur'an-ı Hakîm'dir.
📖 Sayfa 245 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ben çok def‘a tekrar ettiğim gibi yine derim:
📖 Sayfa 253 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Risâle-i Nûr hakkında fevkalâde i‘tikād ve hüsn-ü zannınız yerindedir. Kat‘î huccetler ve bedâhet derecesindeki burhânlar ve hadsiz mantıkî delîller sizlere tam kâfî ve metîn bir Benim şahsım ne olsa olsun, ne kadar fenâ olsa da, o istinâd noktasını bozamaz. Ve yüz derece haddimden ziyâde zanları gibi fazîlet olsa da, daha ziyâde kuvvet vermez. Demir ve elmas gibi bir istinâdgâh nûrlarda var. O yeter.
Hasta benim...
📖 Sayfa 445 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Çünkü nefsimin ıslahına muktedir olamadım...
'H.Y.'
Kaldığı evin kapısı geceleri dışarıdan kilitlenerek bütün dünya ile irtibatı kesilmeye çalışılıyordu. Ama o, bütün bu baskıları aldırmıyor, hatta talebelerinden ziyade kendisiyle uğraşılmasından dolayı memnun oluyordu. Çünkü kendisi ile uğraşılırken talebeleri onun bedeline risaleleri her tarafa neşr ediyorlardı.
📖 Sayfa 1 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Her vakit ihtiyat, ihlas, tesanüd, sebat, sarsılmamak ve vazifemizi yapmak ve vazife-i İlahiyeye karışmamak "sırran tenevverat" düsturuna göre hareket etmek ve telaş ve meyus olmamak lâzım ve elzemdir.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Emirdağ Lâhikası 2
"Bütün dualar ve ihtiyaçtan gelen ricalar ve nimetten çıkan şükürler ve ibadetler ve namazlar, Hâlık-ı Külli Şey'e mahsustur."
📖 Sayfa 116 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Her bir zerre Cenab-ı Hakk'ı zâtıyla ve sıfâtıyla tarif eder ve isbat eder.
📖 Sayfa 69 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ah çok mu uzak doğması bir şevk-i şedidin,
📖 Sayfa 70 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Gitsem yoluna sen gibi bir şanlı şehidin...
Evet sanki sevgili, müşfik Üstadımız İhtiyarlar Risalesi'ni gençlere, Hastalar Risalesi'ni sıhhatta olanlara yazmış...
📖 Sayfa 149 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
"Kâinatı halkedemeyen, bir zerreyi halkedemez. Bir zerreyi tam yerinde halkedip muntazam vazifeleriyle çalıştıran, yalnız kâinatı halkeden zât olabilir."
📖 Sayfa 68 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Küfür ile iman ortası yoktur.
📖 Sayfa 59 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ahirzamanda kuvvetli iman, ihtiyar kadınlarda bulunur ki "Dindar ihtiyar kadınların dinine tâbi' olunuz."
📖 Sayfa 48 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Çünki haricî dinsizlik cereyanına karşı böyle eserleri neşretmek, Diyanet Riyaseti'nin vazifesidir.
📖 Sayfa 10 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Risale-i Nur'u okumak, on defa benimle görüşmekten daha kârlıdır.
📖 Sayfa 187 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî

Hem sizin hem bu memleketin hem âlem-i İslâm'ın mühim bayramlarının mukaddimesi olan, bu memlekette şeair-i İslâmiyenin yeniden parlamasının bir müjdecisi olan ezan-ı Muhammedînin (asm) kemal-i ferahla on binler minarelerde okunmasını tebrik ediyoruz.
📖 Sayfa 20 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Dost ancak Allâh’tır, yârân da Kur’ân
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Düşmandır nefis, mevt vâiz inan
Şükrolsun Hudâ’ya mü’minlerdeniz.
Kur’ân’ın feyzini nûrlardan aldık,
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Tevhîdin şevkini nûrlardan aldık,
Şükrolsun Hudâ’ya mü’minlerdeniz.
Bismillah güneş gibidir. Başkalarını tenvir ettiği gibi kendini de gösteriyor. Her nefes ve her dakika ruhlar, ona hava ve su gibi muhtaç olduğundan onun hakikatini herkesin ruhu hisseder. Kalp ve hayal bilmese de ehemmiyeti yok. Onun için beyan ve tariften müstağnidir.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Nurda şefkat esas olmasından, Hanımlar o cihette ileridir ve nurlara ciddi yapışıyorlar. Ben "Kardeşlerim !" dediğim zaman, hanım hemşirelerimi kardeşler içinde kast ederim. Bütün mektuplarımda onlar dahi muhataplarımdır...
📖 Sayfa 247 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Birisinin hatasıyla başkası mes'ul olamaz. Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız manevî günahkâr olup âhirette mes'ul olur; dünyada değil.
📖 Sayfa 82 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Bizim vazîfemiz sabr-ı cemîldir . Tesbîh ve tahmîddir. Başka değil. Zîrâ nazar-ı himâye-i Rabbâniye Hizbullâh ve Hizbu’l-Kur’ân’a müteveccihtir.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
"Risale-i Nur, bu zamanda kâfidir. On sene medresede okuyanlar, Risale-i Nur'la bir senede aynı istifadeyi ettiklerine şahid, binler ehl-i ilim var."
📖 Sayfa 26 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
... Fakat sözden anlamayan, kayıt altına girmeyen letaifimize nasıl haber anlatalım?
📖 Sayfa 464 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Onların manevi gözyaşlarını nasıl teskin edelim? Onların yaralarına nasıl merhem sürelim? ...
"İttihad-ı İslâm Partisi, yüzde altmış, yetmişi tam mütedeyyin olmak şartıyla, şimdiki siyaset başına geçebilir. Dini siyasete âlet etmemeye, belki siyaseti dine âlet etmeye çalışabilir. Fakat çok zamandan beri terbiye-i İslâmiye zedelenmesiyle ve şimdiki siyasetin cinayetine karşı dini siyasete âlet etmeye mecbur olacağından, şimdilik o parti başa geçmemek lâzımdır."
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Said yoktur, Said'in kudret ve ehliyeti de yoktur. Konuşan yalnız hakikattır, hakikat-i imaniyedir. Madem ki, nur-u hakikat, imana muhtaç gönüllerde tesirini yapıyor; bir Said değil, bin Said feda olsun. Yirmisekiz sene çektiğim eza ve cefalar ve maruz kaldığım işkenceler ve katlandığım musibetler hep helâl olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaştıranlara, hakaret edenlere, türlü türlü ittihamlarla mahkûm etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer hazırlayanlara, hepsine hakkımı helâl ettim...
📖 Sayfa 80 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, herkesin bu âlemde birer âlemi var, birer kâinatı var. Âdeta zîşuurlar adedince birbiri içinde hadsiz kâinatlar, âlemler var. Herkesin hususi âleminin ve kâinatının ve dünyasının direği kendi hayatıdır. Nasıl herkesin elinde bir âyinesi bulunsa ve bir büyük saraya mukabil tutsa herkes bir nevi saraya, âyinesi içinde sahip olur. Öyle de herkesin hususi bir dünyası var.
📖 Sayfa 69 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
"Ecel birdir, tagayyür etmez"
📖 Sayfa 75 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
...
📖 Sayfa 192 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ak güvercin çırptı kanat
Göklerde kurdu saltanat
Kâfire, şeytâna inâd
Nûr doğması zamanıdır
...
...bu fıtrî meyl ve nefsanî şevk ile o bîçare zaîfeler böyle ağır bir hayata kat'î mecbur olmadan girmemek gerektir. İşte bu işaret ettiğimiz hakikata binaen, bekâr kalmak isteyen Nur şakirdlerinden olan kızlara derim ki:
📖 Sayfa 50 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Tam muvafık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan kendilerini açık-saçıklıkla satmasınlar. Eğer bulunmadı; Nur'un bir kısım fedakâr şakirdleri gibi mücerred kalıp...
Bütün esbab yalnız bir perdedir. Bütün icadlar ve tesirler, Zat-ı Kadîr-i Zülcelal'indir.
📖 Sayfa 117 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Adil kadere de derim ki: Müstehak idim senin bu şefkatli tokatlarına... Yoksa gayet meşru, zararsız, herkesin lillah için takib ettikleri mübarek mesleğe girseydim, yani maddî ve manevî hislerimi bütün feda etmeseydim...
📖 Sayfa 106 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
چِە غَمْ دِیوَارِ اُمَّتْ رَاكِە بَاشَدْ چُونْ تُوپُشْتِیبَانَ چِە بَاكْ اَزْمَوْجِ بَحْرْآنْ رَاكِە بَاشَدْ نُوحْ كَشْتِیبَانْ
📖 Sayfa 300 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
(Yâ Muhammed!) Senin gibi istinad duvarı olan ümmetin gam ve endişesi kalır mı? Kaptanı Nuh (as) olan bir geminin denizlerin dalgalarından korkusu kalır m1?
Bu hayat ve bu dünya, bizi kovmadan evvel ve haydi dışarıya demeden, biz kemal-i izzetle, Allaha ısmarladık deyip izzetimizle bu fâni zevklerimizi bırakmalıyız.
📖 Sayfa 428 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî

Bismillah güneş gibidir. Başkalarını tenvir ettiği gibi, kendini de gösteriyor. Her nefes ve her dakika ruhlar ona hava ve su gibi muhtaç olduğundan, onun hakikatını herkesin ruhu hisseder. Kalb ve hayal bilmese de ehemmiyeti yok. Onun için beyan ve tariften müstağnidir.
📖 Sayfa 96 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Hiç olmazsa işleri ve vazifeleri olmadığı vakitlerde, beş-on dakika dahi olsa Risale-i Nur'u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle bir mikdar meşgul olsalar...
📖 Sayfa 104 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Ne yapayım acele ettim, kışta geldim. Siz inşâallah cennet-âsâ bir baharda gelirsiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaklar.
📖 Sayfa 111 · Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt kimin eseridir?
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt kaç sayfadır?
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt, 494 sayfadır (Altınbaşak Neşriyat baskısı).
Emirdağ Lâhikası 2. Cilt'in en ünlü sözü nedir?
“Yalnız aldatmak için bazı derin ve ehemmiyetli hakikatlara bir isim takıp, güya o hakikat anlaşılmış gibi âdileştiriyorlar. Meselâ: Bu elektrik kuvveti imiş deyip, o ince ve derin hakikatı ehemmiyetsiz yapıp âdi gösteriyorlar. Halbuki kudretin o mu'cizesinin hikmetleri iki sahife ile ancak ifade edildiği halde; bir tek isim takmakla, o hakikatı ve o küllî hikmeti gizleyip, gayet küçük ve basit bir perdesini yerine ikame ederek; o mu'cizeli eseri, kör kuvvete ve serseri tesadüfe ve mevhum tabiata isnad edip, Ebu Cehil'den daha echel bir dereceye düşüyorlar.”