CANLI

İrfan Sofraları'dan Tasavvuf Üzerine Hatırlanan Cümleler — Niyâzî-i Mısrî

İrfan Sofraları - Niyâzî-i Mısrî kitap alıntıları ve sözleri

Niyâzî-i Mısrî'ın kaleme aldığı İrfan Sofraları, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Tasavvuf severlerin İrfan Sofraları'dan seçtiği en unutulmaz cümleler burada.

Yazar:Niyâzî-i Mısrî
Çevirmen:Süleyman Ateş
Yayınevi:Yeni Ufuklar Neşriyat
Sayfa Sayısı:203
Dil:Türkçe
ISBN:9786054474202
Okuma Süresi:5 sa. 45 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

İrfan Sofraları'dan En Beğenilen Alıntılar

"Kâlp, kemaline ulaşırsa duyular ve uzuvlar da kemaline ulaşır; Allah ile işitir, Allah ile görür, Allah ile konuşur."

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"Ahlak güzelliklerinin en iyisi, iki kişi arasını ıslah etmektir." denilmiştir.

📖 Sayfa 12 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

İnsan, dünyanın ruhudur. İnsan da din ile ma'murdur. Din de din ehliyle ma'murdur.
Zira din ehli olmasaydı, hepsi herc-ü merç ile he­lak olup giderdi.

*

📖 Sayfa 97 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Tane, toprak altında fani olma­dan içindekini bitirmez.

*

📖 Sayfa 80 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ey insanları irşadeden alim, insanları bütün dini erkanın ta'mirine, bilhassa bunlar ara­sında tevhid rüknünün i'marına teşvik et. Tevhid, her şeyi ihya eden su gibidir. Tevhid ehline kolaylık ol­sun, tevhid yolu genişlesin diye Alah ve Resulü, tev­hid için çok zikirden başka şart koşmamıştır.

*

📖 Sayfa 99 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Peygamber (S.A.V.) : "Salih kullarıma, (yani Hak'kın ve halkın kendi üzerlerinde bulunan ödev­lerini yerine getiren kimselere) gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir beşerln hatırına gel­miyen ni'metler hazırladım." Yani O, kullarına Cen­nette hiç kimsenin görmediği nimetler, hayırlar ve lezzetler saklamıştır.
.

📖 Sayfa 100 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Kalp yöneldiği şeyin sıfat ve rengine bürünür.

*

📖 Sayfa 131 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Aşk pazarı ma'murdur. Hakk'ın meta'ı me­zaddadır. Dellal her tarafa koşup durmaktadır. Müş­teri de kıyametin kopmasına kadar rağbetlidir,

*

📖 Sayfa 98 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Bil ki Her insan, sureta cirmi küçük de olsa, manada büyüktür. Yedi gök ve yedi Arz ve bunlar içinde bulunan şeyler, Arş, Kürsî, Levh, Kalem, Cennet. Cehennem günde birkaç defa o vücut şehrine bir yandan girer, döner dolaşır, öbür yandan çıkar. Ama bunu insanlardan pek azı hissedebilir.

📖 Sayfa 77 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Ey kardeş, sen düşüncesin, kemik ve akıl değilsin.

Eğer düşüncen gül ise gülsün; diken ise külhansın.

*

📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah, bu kâinatı yaratacağını ezelde biliyordu. Yani kâinat, O'nun ilminde vardı. İnsanlar Allah'ta bir tasavvur olarak mevcut idiler. Işte bu hale ilmî mertebe adı verilir. Sonra bu tasavvuru lâtîf olan ruhlar haline getirdi. İnsanlar önce tasavvurdan ibaret iken ruhlar haline geldiler. Bu da ruhlar mertebesidir. İşte Niyazî bu mertebelerde insanların birbirlerini tanımalarını anlatmak istiyor.

📖 Sayfa 90 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

« Çirkin bir söz, yerden koparıl­mış, kökü olmayan kötü bir ağaca
benzer.»

📖 Sayfa 61 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

İlim, ameli gerektirir.

Ma'rifet de güzel ahlakı gerektirir.

*

📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Nefsi bilenin kıblesi Allah Teala'dır. Bu ma­rifet anında kendisine :

"Nereye yönelirseniz orada Allah'ın yüzü vardır."

ayetinin sırrı açılır. Allah kullarını bu bilgiye teşvik ederek buyuruyor :

"Hayır işlerinde yarışınız."
.

📖 Sayfa 40 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Bil ki : bütün dünya insan için ve insan da Al­lah için yaratılmıştır.

*

📖 Sayfa 132 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz. Peygamber Aley­ihisselam şöyle buyurmuştur :

Allah ilk defa benim ruhumu, nurumu ve aklımı yarattı.

*

📖 Sayfa 125 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Gizli zikir, riyadan uzak olduğu için ef­daldir. Lakin riyadan ve bahsedilen diğer yollardan sakıncalardan uzak olursa; başkalarını da zikre teş­vik eder, yardımlaşmaya sebeb olursa Cehri (açık) zikir ef­daldir.

.

📖 Sayfa 182 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz.Resul Aleyhisselam:

Günahtan tevbe eden; günahı olmayan gibidir.

*

📖 Sayfa 14 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Hz. Pey­gamber :

Adem oğlunun cesedinde bir et parçası vardır ki o düzelirse bütün cesedde düzelir, o bo­zulursa bütün cesedde bozulur.

O, kalbdir.
.

📖 Sayfa 146 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah Taala buyurmuştur :

Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, bunun dışında dilediğini affeder.

*

📖 Sayfa 59 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Çıktım erik dalına anda yedim üzümü,

Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kuzumu

Yunus Emre
*

📖 Sayfa 16 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Dağın zirvesine ulaşan en yüksek kulelerde oturan arifler, A'RAF ehlidirler.

*

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ölümü tadan mü'min için ölüm, Yusuf Aleyhisselam'ın zindandan çıkması kadar sevinçli bir hadisedir. Zira Yusuf, zindana köle olarak girmiş, melik olarak çıkmıştı. Mü'min de dünyaya aşık ola­rak girer, maşuk olarak çıkar. Muamele, ölmiyen melikten, ölmiyen melike olur. Artık anla ve dünya zindanında köle ol ki oradan efendi olarak çıkasın.

📖 Sayfa 87 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

O'ndan başka ilah yoktur.

Her şey yok oIucudur.

Yalnız O'nun vechi bakidır.

Hüküm O'nundur ve O'na döndürü­leceksiniz

Kasas : 88

📖 Sayfa 123 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Din her şeyin aslı olduğu gibi esma ilmi de bütün eşyadır. «Adem'e bütün isimleri öğretti.» ayeti bu­nu teyid etmektedir.

*

📖 Sayfa 200 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Kalbde bu üç şey (Zühd, Takva ve İhlas), baki kaldıkça cesed salih amel ile, nefis güzel huy ile sıhhat bulur.

*

📖 Sayfa 147 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

«Öyle ilim vardır ki kapalı inci gibidir. Onu Allah'ı bilen alimlerden başkası bilmez. Onu söyle­dikleri zaman kibirlilerden başkası inkar etmez.»

📖 Sayfa 56 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Zahir ilim; sarf, nahiv, mantık, maa­ni ve diğer alet kitaplanm okumak veya erbabından dinlemekle öğrenilebilir.

Batın ilim : halis amel, teh­zib-i ahlak, zikir, riyazet ve gece gündüz Allah yo­lunda mücahede ile kalbi temizliyerek elde edilebi­lir.
.

📖 Sayfa 114 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Sevgilinin yaptığı her şey, sevgilidir.

*

📖 Sayfa 133 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah'a koşman, yolların en yükseğinde olsun.

Çün­kü Allah'a giden yollar, mahlukatın nefesleri sayısı kadar çoktur.

Nefsi bilmeğe çalışmak, insanı Allah'ı ve gayelerin en yükseği olan tevhid mertebelerini bilmeğe götürür.

*

📖 Sayfa 52 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Bütün alem, bir tek insan-ı kamilden ibarettir. Bu in­san, Allah'ın fiillerİnin sıfatlarının ve zatının mukabili ve mazharıdır. Kimin bakışı olgunlaşır ve aleme vahdet ve kemal gözüyle bakarsa, alemde bir eksiklik görmez, yani o kimse, alemde hiçbir kimsenin ayıbına bakmaz, hatta ayıp ve noksan diye birşey görmez.

📖 Sayfa 22 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Bil ki : Büyük alemde bulunan her şey, küçük alem olan insanda da vardır.

Zira alem, büyük olmakla beraber insani hakikat üzerine yaratılmıştır.

*

📖 Sayfa 129 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Hz. Peygamber Aley­hisselam buyurmuştur :

İhlas ile yapılan az amel, ihlassız yapılan çok amelden hayırlıdır.

*

📖 Sayfa 120 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Ademi dedikleri endişedir, gayr-i adem us­ tuhan-ü rişedir (Adam olmıyan kemik ve tüydür.) Ademin endişesi olsa latif, Şüphesiz zatı olur anın şerif.

.

📖 Sayfa 30 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Varlığın şekilsiz hali Allah'tır. Buna Gayb-i Mutlak mertebesi de denir. Bunun mahiyyetini kendisinden başkası bilmez. Bunun altında derece derece varlığın şekil almış hali de yaratıklar, yanı şekilli varlıklar âlemidir. Şekilsiz varlığı, şekiller âlemini meydana getirişine, Allah'ın isim ve sıfatlarında sereyanı veya Allah'ın esyaya inmesi denir.

📖 Sayfa 63 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Âlemin zerrelerinden her biri zıdlarını cami'dir (kendinde taşır). Çünkü Allah Taâlâ'nın Cemal ve Celâl (sıfatları) vardır. Allah Zülcelâl, her zerrede tecelli eder. Her zerrede O'nun bütün sıfatlarının eseri vardır.

.

📖 Sayfa 142 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Sufi ib­nu'l-vakt (vaktin oğlu) olmalı denilmiş. Yani vaktini kaybetmemeli.

Geçene üzülerek, geleceği düşü­nerek şimdiki vaktini zayi etmemelidir.

*

📖 Sayfa 124 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Güneş, geceleyin nasıl ay vasıtasiyle görünürse.
Allah, Allah'ın Resulü (SAV.) vasıtasiyle gö­rünür. Çünkü Allah'ın Resulü (SAV.) daima Allah' ın nuru karşısında bulunan bir dolunaydır.

Kim dünyada Allah'ın nurunu görmek isterse Hz. Resul'ün şeriatina baksın ve ondaki emirIere itaat etsin ki o nur, Re­suluIlah'ın ay fenerinden kendisine doğsun.

📖 Sayfa 23 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Peygamber Aleyhisselam şöyle buyur­muştur : Bildiğiyle amel edeni Allah, bilmediği ilimIere varis kılar.

*

📖 Sayfa 35 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

Ey FazıI kardeşim, sen düşüncenden iba­retsin, yoksa büyüttüğün et ve kan değilsin.

*

📖 Sayfa 29 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Mütekellimlere göre zaman, kendisiyle başka bir müteceddidin ölçüldüğü bir müteceddidden ibarettir. Yani «ne zaman» sorusunun cevabında bir olayı başka bir olayla kıyaslamaktır. Mukarenet (kıyaslamak), izafî bir şeydir. Birbiriyle karşılaştırılan iki müteceddidin (tazelenen olayın) bir durumuna bağlıdır.

📖 Sayfa 136 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır.

Hz. Peygamber (SAV)

*

📖 Sayfa 25 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah, kâinattan önce var idi, hålen de yine öyle vardır. Zatı, asla değişmez. Ancak tecellileri değişir. İşte O'nun değişik tecellileri, kainattaki varlıkları, şekilleri meydana getirir. Allah'ın üzerinden zaman geçmez. Zaman biz insanlar içindir. Allah Kainatı başka bir maddeden değil, kendinden yaratmıştır. Kâinatı yaratmak isteyince, isim ve sıfatlarını açığa çıkarmıştır. İşte Allah'ın isim ve sıfatları, bu kainattaki şekilleri meydana getirmiştir. Yani kâinat, O'nun isim ve sıfatlarının görünüşünden başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 63 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"Kendinize geliniz. Çünkü siz, bir sağıra ve gaibe değil, işiten ve size yakın olan Allah'a dua ediyor­sunuz. O sizinle beraberdir."

📖 Sayfa 171 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Na­sıl ki melekler de önce Adem'e itaat etmediler. An­cak Allah Taala Adem'e esma ilmini ilham ettikten sonra ona secde ettiler ve hürmetle onu başlarının üstüne kaldırdılar. Ahlak-i Hamide de böyledir. An­cak Allah'ın veraset ilmini lutfettiği kimsede bulu­nur. O iyi insanlar bu ilmi arzu ederler, çünkü bu ilim, peygamberlerin ve velilerin ilmidir.

📖 Sayfa 52 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Vücut birdir ama mertebeleri çoktur.

Bir mertebe­ de muhiblikle, bir mertebede mahbublukla görününür.

Bir mertebede gül olur, diğerinde bülbül.

*

📖 Sayfa 19 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Cenabı Hak şöyle buyurmuştur :

Yoksa siz, Allah aranızdan mücahede edenleri ve sabredenleri bilmedikçe Cennete gireceğinizi mi sandınız?

"

📖 Sayfa 58 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

İnsan, vücu­du emanet olarak almıştır. Kim emaneti öderse kendisinden daha lezzetli, daha rahat, ve daha zevkli bir selamet olmayan ebedi, zati selamete girer. Zira bu, bütün selametlerin
ruhudur.Bu selametin ebe­di olması şu demektir; yani bir kimse oraya bir an içerisinde girerse artık bütün neş'elerde (anlarda) Orada kalır, çıkmaz. Zira ezeli isti'dad bunu gerek­tirir. <<Allah gerçeği söyler, O, yola iletir.>>

📖 Sayfa 24 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Cahil neye baksa, cehaletinin ve ayıbının siyahlığı o şeye akseder. Baktığı şey ne olur­sa olsun onda muhakkak bir ayıp ve noksan bulur. Fukara bilmez ki o, kendi ayıp ve noksanıdır, ora­dan kendine aksetmiştir.

İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Bir kısmı iyilik edene iyilik eder. Bu,eşek huyludur. Bir kısmı kötülük edene kötülük eder. Bu da köpeklerin ve yırtıcı hayvanların hu­yundandır. Bir kısmı iyilik edene kötülük eder. Bu da yılan huyludur. Bir kısmı da kötülük edene iyi­lik eder. Bu da peygamberlerin, veIilerin ve salihlerin ahlakındandır.

📖 Sayfa 35 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Bil ki güzel ahlak imandır, ameldir, ihlastır, zi­kirdir, ihsandır, tevazu'dur, öğüttür, tasavvuftur, cö­mertliktir, mürüvvet etmedir, rızadır, sabırdır, AI­lah'ı sevmedir, Allah'tan korkmadır. Bunlar, ancak Adem Aleyhisselam'm ilmi kendisinde zuhur eden insanlara vergidir. Bu ilim, esma ilmidir. Yani le­dünnİ ilimdir, ve amel-i salihin neticesi olan vera­set ilmidir.

📖 Sayfa 52 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Aya bak da nefsini halka karşı iyi zan beslemeye yöneltmekte ondan ibret al. Yani ne zamanki birisinin zahirinde bir ayıp ve noksanını görürsen, kendi kendine: « Belki Allah ile muamelesi tamdır, ayıbı bana göredir » de.

📖 Sayfa 62 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Allah :

De ki : Rabbin kelimelerin! yazmak için denizler mürekkep olsaydı, Rabbin kelimeleri tükenmeden o (nlar) tükenirdi. Bunun bir mislini daha getirsey­dik, yine (Rabbin kelimeleri) bitmezdi.

*

📖 Sayfa 151 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Şirk de dört türlü­dür. Müşriklerin şirki : putlara ve saireye tapmak gibi. Allah'ın fiillerinde şirk : Fi'li mutlak olarak kula nisbet etmek gibi. Allah'ın sıfatlarında şirk : Kula izafi değil de mutlak olarak kemal nisbet etmek gibi. Gerçek Vücut (Varlık)ta şirk : Halka doğ­rudan doğruya vücut nisbet etmek gibi.

📖 Sayfa 59 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

" İnsanlara Allah'ın nuruyla bakarsan, zulmette nur, zehirde panzehir, düşmanlarda dost, kahırda lütuf ve o kadar çok çeşitli ve zıt aynalar içerisinde bir tek yüz ve bir cemal görürsün. "

📖 Sayfa 36 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Çünkü insan,düşündüğünün aynıdır.

📖 Sayfa 19 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

"Ey Resulullah'ın Ehli Beyti, sizi sevmek farzdır."

📖 Sayfa 166 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Peygamber'in: "Nefsini bilen Rabbini bilir." sözunün manası da budur; Çünkü nefsinin vü­cudu olmadığını bilirse, kendisinde olan vücudun Allah'a ait olduğunu anlar. Yani kendisinin, mahiy­yeti itibariyle Rab, görünüş itibariyle nefs olduğunu bilir. Yahut: «o, aynen (zat itibariyle) Rab, taay­yünen (görünüş) itibariyle nefstir> diyebilirsin.

📖 Sayfa 21 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

*

İşitil­medi mi ki bizim Peygamberimiz okuma ilmiyle de­ğil, veraset ilmiyle bir veli idi.

*

📖 Sayfa 53 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

«Her güzel şey O'nun cemalinin yankısı­dır. Belki her güzelin güzelliği O'dur.»

📖 Sayfa 49 · İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî

Sıkça Sorulan Sorular

İrfan Sofraları kimin eseridir?

İrfan Sofraları, Niyâzî-i Mısrî tarafından yazılmıştır. Türkçeye Süleyman Ateş çevirmiştir.

İrfan Sofraları kaç sayfadır?

İrfan Sofraları, 203 sayfadır (Yeni Ufuklar Neşriyat baskısı).

İrfan Sofraları'nın en ünlü sözü nedir?

“"Kâlp, kemaline ulaşırsa duyular ve uzuvlar da kemaline ulaşır; Allah ile işitir, Allah ile görür, Allah ile konuşur."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İrfan Sofraları — Niyâzî-i Mısrî. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4