
Ahmet Mithat Efendi'nin imzasını taşıyan Taaffüf, Antoloji alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Mustafa Pişkin Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Kitaptan seçilen bu sözler, okur oylarıyla sıralanarak burada toplandı.
Taaffüf'ten En Beğenilen Alıntılar
Avrupa'nın asıl amor dedikleri şeyi bizde bulamıyoruz. Halbuki bunu Avrupa'da arayanlar dahi bulamıyor. Hele bazıları "amor" denilebilecek surette tesadüf eyledikleri hali bir nev'i oyuncaktan ibaret sayarak tezyife kadar da varıyorlar. Acaba amor hakikaten vücudu mevhum bir şey midir? Mevhum bir şey olduğu için midir ki muaşaka izdivacın neticesi veyahut izdivaç muaşakanın mukaddimesi mi olduğu hakkındaki mesele dahi hallolunamıyor.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Kitaplar ne güzel mücelled.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Ne, tezvîc mi? On beş yaşında bir çocuğu tezvîc ha! Aklınızı mı bozdunuz? Bizim Alsace'da yirmi yaşında kızlar henüz çocuk sayılarak tezvîcleri tehir olunur. Kızları hal-i sabavetlerinden kurtulur kurtulmaz tezvîc edecek olursanız bunların devr-i şeba betleri zayi edilmiş olmaz mı? diye gözlerini fırlattıkça büyük hanımefendi bile korkuyor. Doktor Fratenberg söylediği sözleri fizyolojiye de tatbik ediyor. Bir kız ne kadar tez tezvlc edilirse o kadar da erken yıpranıp bozulacağını ve adeta ihtiyar olacağını fennen ispat eyliyor. Berahin-i fenniyye karşısında inat mı edilir?
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Fizyoloji erbabı diyorlar ki, aşk şiddet-i şehvettir, şehvet de ifrattır. Ama bu iştiha yalnız fizyolojik yani iştiha-yı cismani değildir. Hem fizyolojik hem psikolojiktir. Yani hem cismani, hem ruhanidir. Ruh hoşlandığı bir kadına iştihalanır, cisim dahi o iştihaya yardım eder. O adamın şiddet-i şehvaniyetini, kendi ruhunun iştihası, yalnız hoşlandığı şahsa tahsis eyler. İşte aşıkın sevdiği zata iptilası budur.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Geçen gün size “Rasih’im ben sana âşığım!” dememiş miydim? Bunu tekrar ederim. Rasih’im, sana yeniden âşığım! Fakat yalnız o tasvir bahsini, o mitoloji bahsini, her gün anlatarak ve birçok meseleyi de onlar üzerinden ve fevkalade bir maharetle hallederek ve bu cihetten erkek nevinin en güzidelerinden olduğun için değil! O mektup parçalarını yeniden tertip ederek zevcenin epeyce bir kabahatine vâkıf olduğun hâlde onu yüzüne vurarak kendisini mahcup ve zor durumda bırakmayı istememek derecesinde bir cömertlik ve kahramanlıkta bulunduğun için sana yeniden âşık oldum Rasih’im
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Maahaza psikologlar insanda aşk denilir bir hal olduğunu kabul ve hükmediyorlar. Bazıları buna "idefiks" yani zihnin bir noktaya saplanıp kalmasından ibaret bir şeydir diyorlar.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
- " Gözümün nuru! Dünyada senin arzun dâhi benim canımı sıkacak olursa, bende öyle bir canı hiçte muhafaza etmemeliyim. "
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
"Sarmısağı gelin etmişler kırk gün kokusu çıkmamış"
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Harekat-ı mihveriyye ve mahrekiyye ile gecelerin gündüzlerin uzanıp kısalmaları husUf ve küsufun ispatı meseleleri hariçte bedfhlü'l-vuku şeylerden olmadığı cihetle o genç zihne epeyce yorgunluk verdiler. Tabakatü'l-arzda hiç sıkıntı çekilmedi. Koca doktor buna mahsus bir küre-i musanna yaptı ki ortasından kesilerek iki nısf küre suretinde açıldığı zaman nar-ı merkeziyyeden şu üzerinde bulunduğumuz tabaka-i rabiaya kadar arzın kışr-ı katmerleri renkleriyle, ahval-i tabfiyyeleriyle tersim olunmuşlardı. Hele volkanların bacaları Saniha'yı pek ziyade eğlendiriyordu.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Görülen şeylerin kaffesi sahih, hepsi
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
hakiki, cümlesi gerçektir. Böyle şeyleri temaşadan gözler doymayıp usanınayacakları gibi sıhhat ve hakikat ve ciddiyeti hesaba katılmak şartıyla tasavvur ve tahayyülünden d hi tab'-ı
kadr-sencane bıkmak usanmak bilmez.
". *İnsan pek heves ve emel ettiği şeyden mahrum kalır.!* ."
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Gözlerinden ateşler saçılıyor. O güzel mavi gözlerden.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Evet, "nimet-i fakrı!" Zahir, sabirane ve şakirane olmak şartıyla fakr denilen şey az nimet midir? Kanaatten büyük devlet mi olur? "Kanaat fena bulmaz bir hazinedir" sözü tevekkeli ziver-i zeban-ı hakikat olmamıştır.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Evet dünya böyledir. Herkes kendi görgüsüne göre hüküm verir.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Mualecat merakı ne tehlikeli şeydir. tevekkeli eczacılara "farmasyen" dememişler. Müştakun minhi olan lisan-ı Yunaniyyedeki manasınca bu kelime zehirci demektir. Hikmet-i avam ise "Bilmem kimden vefa, zehirden şifa" derler.
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
" İnsan bir bahsi zaten pek de derinliği olmayan kalemlerden çıkmamış olan bir veya iki kitaptan okumak ile hakkıyla onun derinliğine varamaz.! İşte asıl terakki dâhi, derinliği olan kitapları dikkatlice okuyup öğrenmekle oluşur. "
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Hey, biz biliyoruz ama .... Ketm-i esrar edeceğinize emniyetimiz olsa söylerdik. Ne o, yemin mi? Ne hacet efendim? O kadar müthiş bir mesele değil a!
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Laf beynimizde kalsın.
Birisi cemal ve sevda müekkilesi Venüs'ü tasvir ediyor. Diğeri ise sanayi-i
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
nefise ve akıl ve hikmet müekkilesi Minerva'dır. Böyle esatir-i evveline müteallik heyakile rağbet bizim Osmanlılığımız aleminde henüz taammüm etmemiş olduğundan, şurada ne kadar alafranga
bir yerde bulunduğumuzu bunlarla kıyas etmelisiniz.
Hepimiz perişan olacağız. Biz perişan olacak
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
olursak artık seni ne yapacağımı sen düşün.

"Atarlar taşı elbette dıraht-ı meyvedar üzre"
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
"" _ Dünya hâlleri her zaman değişebilir. Felek hiçbir şeyde tam fırsat vermez._""
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi
Sıkça Sorulan Sorular
Taaffüf kimin eseridir?
Taaffüf, Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.
Taaffüf kaç sayfadır?
Taaffüf, 191 sayfadır (Mustafa Pişkin Yayınları baskısı).
Taaffüf'ün en ünlü sözü nedir?
“Avrupa'nın asıl amor dedikleri şeyi bizde bulamıyoruz. Halbuki bunu Avrupa'da arayanlar dahi bulamıyor. Hele bazıları "amor" denilebilecek surette tesadüf eyledikleri hali bir nev'i oyuncaktan ibaret sayarak tezyife kadar da varıyorlar. Acaba amor hakikaten vücudu mevhum bir şey midir? Mevhum bir şey olduğu için midir ki muaşaka izdivacın neticesi veyahut izdivaç muaşakanın mukaddimesi mi olduğu hakkındaki mesele dahi hallolunamıyor.”