
Ünver Günay'ın Din Sosyolojisi adlı kitabı 2014'te yayımlanmış, 680 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Din Sosyolojisi'den En Beğenilen Alıntılar
Buna göre dindarlık kadın olmaktan ziyade kadınsı bakış açısına sahip olmakla ilişkilendirilmekte, hem kadın hem de erkeklerin sahip olduğu feminen bakış açısının dindarlık düzeyinde bir artışı meydana getirdiği (Thompson, 1991:381, 390- 391), maskulen bakış açısının ise dindarlığı engellediği ifade edilmektedir (Thompson, Remmes, 2002:521). Nitekim, yapılan araştırma sonuçları feminenlik oranı yüksek olan kadın ve erkeklerin maskulenlik düzeyi yüksek olan kadın ve erkeklerden daha dindar olduklarını göstermiştir (Francis, Wilcox, 1998:
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Dindarlık, yaşama ve hissetme yönüyle bireysel, tezahürleri açısından ise toplumsal bir olgudur.
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Sonuç olarak bu kadın uzun süren psikoterapik tedavi sonunda, önce ana babasını anlamayı öğrenir. Sonra, onların çevrelerinden gelen peşin hükümlerin kendi iç anlaşmazlıklarının kurbanı olduğunu anlar. Böylece onun kazandığı ruhsal derinliğe açılan anlayış, çocukluğunda uğradığı haksızlıkların örtülmesiyle birlikte giderek affın oluşması ve ana- babası ile barışmayı da beraberinde getirir. Durum bu seviyeye gelince, kadın kocasının dindarlığı ile ruhen barışmaya başlar
📖 Sayfa 65 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Kur'ân-ı Kerîm'de akıl, ilim ve tefekkürün önemini doğrudan doğruya dile getiren âyet-i kerîmelerin sayısı 500 civarındadır.
📖 Sayfa 109 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
“Nitekim, hilâfet möcadeleleri, bir ilk dönemin sonunda, Islam ümmeti içerisindeki varlığını bugün de halâ kuvvetle sürdürmeye devam eden mezhebî bölünmeler için de temel bir başlangıç oluşurmuştur.”
📖 Sayfa 527 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
İlahiyatçılar ve felsefeciler belli bir din veya doktrini savunurlar. Dinler bilimi uzmanı ise değer yargılarına dayanan açıklamalarda bulunmak zorunda değildir.
📖 Sayfa 57 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
“Herkesin dinin emir ve yasaklarına uyma konusunda hem Allah katında ve hem de İslâm cemâati nezdinde sorumludur.”
📖 Sayfa 119 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Sosyoloji eserlerin sayısı 890, bunlardan 66’sının İslamiyet üzerine olduğu bilinmektedir.
📖 Sayfa 203 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Erikson, bir psikanalist olarak, gençlik dönemi kimlik edinimi sürecinde, kendilerine güvenlik duygusu verecek bir Tanrı tasavvuru ile özdeşleştiklerini ifade etmektedir. Çünkü yalnızca Kutsal, “Ben”in oluşmasında en önemli katkıyı verebilir (1974, 220).
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Çalışmada, dindarlığın muhafazakârlıkla olan ilişkisi üzerinde de durulmakta, deneklerin kendi değerlendirmelerine göre, dindarlık düzeyi arttıkça muhafazakârlığa, daha az toleranslı olmaya ve marjinalleşmeye olan eğilimin de arttığına işaret edilmektedir. Ancak muhafazakarlık konusu yalnızca kadınların toplumsal hayattaki rollerine ilişkin tutum ve davranislara baglanmaktadir
📖 Sayfa 47 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Her kim felsefe isterse gözünü dine çevirmeli ve her kim din isterse gözünü felsefeye çevirmelidir.
📖 Sayfa 116 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Ebu Hayyân
Gazzâlî'ye göre;
📖 Sayfa 118 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
toplum, bir canlıya benzemekte ve tıpkı canlıda olduğu gibi çeşitli uzuvlar toplumun çeşitli mesleklerine karşılık olmaktadır.
Mesela kadı toplumun arzusu, polis öfkesi, hükümdarsa kalbi ve sağduyusudur. İnsan o şekilde yaratılmıştır ki, yalnız yaşamaz.
İnsan tabiatı icâbı medenîdir, yaratılışında toplumsal bir varlıktır.
📖 Sayfa 116 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
İbn Miskeveyh
Denetim odağı, genel olarak, insanın yaşadığı birtakım olayların kendi denetimleri altında mı olduğu yoksa bazı dış güçler tarafından mı idare edildiği konusu üzerinde durur. Denetim odağı kuramına göre, insan, basına gelen olayların birtakım dışsal güçlerin hakimiyetinde gerçekleştigine inanıyorsa böyle insanların dış denetim odağına (external locus of control) sahip kişiler olduğu kabul edilir ve bu kişiler yaşadığı olayın sorumluluğunu da kendi dışında bir şeylere yüklerler.
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
“Din, insan toplumunun temelini oluşturur.
📖 Sayfa 119 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Devlet ise dinin muhafızıdır.”
Bu araştırmanın temel amacı genç ergenlerin Allah tasavvurlarıyla ilgili genel bir resim çizmektir. Bu amaçla, Insanın içinde bulunduğu şartlar belirli ölçüde Allah'ın kutsal sıfatlarının algılanmasında etkili olmaktadır: "hipotezi test edilmeye çalışılmıştır.
📖 Sayfa 149 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Bu çalışmada Allah tasavvurunun oluşmasında etkili olduğu varsayılan cinsiyet, öz-saygı, 14-18 arası yaş bağımsız değişken olarak ele alındı.
Araştırma, yaş, cinsiyet farklılıklarının ve öz saygının Allah tasavvurunun oluşmasında dikkate değer bir etkisinin olduğunu ortaya koydu.
arasında en yaygın olarak verilen kelime Rab ismidir. Bu kelimenin anlamı ise, eğiten, koruyan, kimliğini veren, geliştiren, yücelten, koruyan'dır (1:2). Rab kelimesini, M. Halstead (1995), "bir çocuğu olgunluk ve tamlık, bütünlüğe doğru yetiştirmek veya büyütmek yönelimli süreç olarak açıklamaktadır. Erikson'un kimlik krizini yorumlaması, Rab kelimesinin anlamının anlaşılmasında aydınlatıcı bir katkıda bulunmaktadır.
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Genel ve Sistematik Dinler Bilimi;
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Dinler tarihi,
Din psikolojisi,
Din fenomenoloji
Din sosyolojisi,
Din etnoloji ve
Din antropolojisi
alt başlıklarını kapsar.
Öte yandan, dindarlık ölçeği içerisine halk İslam'ını da dâhil eden TESEV araştırmasından farklı olarak, Türk toplumu üzerine öteki birçok dindarlık araştırması ölçeğinde çoğu zaman Sünni dindarlığın normatif kriterleri ve standartlarının ölçü alınmış olmasına da konumuz bakımından önemle işaret etmek gerekir.
Din Sosyolojisi, Ünver Günay

Din konusuna ilgi duyan bir düşünür de Socrates'tir. Tıpkı Sofistler gibi o da, insanı ateizme götürdüğünü söylediği tabiat ilmine ilgisiz kalmakta ve insana yönelmekteydi. Öte yandan, onlar gibi Socrates de, resmi devlet dini ve teşkilatına karşı serbest bir tavır takınmaktaydı.
📖 Sayfa 103 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Nitekim Socrates "devletin tanrılarına inanmamak, başka tanrılar kabul etmek ve gençliği bozmak" suçlarından baldıran zehri içmeye mahkum edilmişti.
İnsan toplumu zaruridir. Zira Allah insanı gıdasız yaşayamayacak bir biçimde yaratmıştır. Bununla birlikte insan tek başına bu ihtiyaçlarını karşılayamaz. Muhtaç olduğu gıdayı elde edebilmek için yakınlarıyla dayanışma halinde olmalıdır.
📖 Sayfa 128 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
İbn Miskeveyh'e göre sosyal hayat:
📖 Sayfa 116 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Hikmet
Şecaat
Rikkat ve
Adaletle devam edebilir.
İnsanın özellikle duygusal ve zihinsel donanımları dinsel yaşayışının nasıl olacağı konusunda büyük bir etkiye sahiptir. İnsanda hangi duygular ağır basıyorsa dinsel yaşayışı da o duygular çerçevesinde oluşmaktadır. Örneğin duygusal oluşum bakımından saldırgan ve kindar bir insan, dinsel yaşayış bakımından da saldırgan ve kindar bir dindarlık sergileyebilir. Ama duygusal açıdan sevecen bir özelliğe sahip olan bir kişi, dinsel yaşayışında sevecen ve merhametli bir dindar olarak karşımıza çıkabilir
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Islamiyet, imparatorlukları aşındıran bir asit değil, onların çimentosu olarak ortaya çıkıyor.
📖 Sayfa 643 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Ateizmin Psikanalizi" isimli eserine ağırlık vererek bir takım ateist örnekler üzerinde duracağız.
📖 Sayfa 62 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Bu konuda başta Lepp'in kendisi basit bir örnek değil, aksine ilgi çekici bir örnektir. O, Hıristiyanlığı bırakıp 27 yıl ateist olarak yaşayan ve ateizm de aradığını bulamayıp yeniden eski bıraktığı dine geri dönen birisidir. Üstelik Lepp ateizmi incelemede kendini yetkili birisi olarak görmektedir. O söz konusu eserinde ateizmi dört grupta ele almaktadır. Bunlar…..
Teolojik terimlerle ifade edilirse, dış kaynaklı dindar Tanrıya yönelir ama benliğinden (self) vazgeçmez. İç kaynaklı eğilim sahibi kişiler ana güdülerini dinde bulurlar. Diğer ihtiyaçlar, güçlü olsalar bile daha önemsiz olduğu düşünülür ve mümkün olduğunca, dinsel inanç ve emirlerle uyumlu hale getirilmeye çalışılır. Birey kabul ettiği inancı, içselleştirmek ve tam olarak yaşamak için çaba harcar. Yani o, dinini yaşar" (Allport, 1968, s. 242-243).
Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Bu kadın çocukken Allah'a inanan birisidir; ancak o Tanrıyı babası gibi otoriter, baskıcı, sertlik yanlısı ve korkutucu birisi olarak görüyordu. O bu babasından sürekli korktuğu için Allah'ı da öyle sanıyordu. İnançlı arkadaşlarının sakin ve neşeli hallerini gördükçe, onları kıskanıyordu. Nitekim kendisinin korku ve endişeleri çoğaldıkça inançlı arkadaşlarının ise suçlara karşı çareler arayıp sakin ve düzenli bir hayat geçirdiklerini hazmedemiyordu.
📖 Sayfa 63 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Eflâtun toplumda rastlanan her türlü bozukluğun dinsizlikten, tanrılara inanmamaktan ileri geldiğini, bu bakımdan da iyi bir toplum düzeninin kurulabilmesi için öncelikle dinsizlikle savaşmak gerektiğini belirtiyor. Bu amaçla Eflâtun, dinsizlik aleyhinde kanunlar çıkartılması gerektiğini söylemektedir. Eflatun bu eserinde (Kanunlar), dine karşı içlenen suçlanan ve bunların müeyyidelerinin bir listesini de vermektedir. Yazdığı ceza kanunu hükümleri, ilk çağ devletlerinde ve toplum hayatında dinin rolünü anlatmak bakımından önemlidir.
📖 Sayfa 103 · Din Sosyolojisi, Ünver Günay
Sıkça Sorulan Sorular
Din Sosyolojisi kimin eseridir?
Din Sosyolojisi, Ünver Günay tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.
Din Sosyolojisi kaç sayfadır?
Din Sosyolojisi, 680 sayfadır (İnsan Yayınları baskısı).
Din Sosyolojisi'nin en ünlü sözü nedir?
“Buna göre dindarlık kadın olmaktan ziyade kadınsı bakış açısına sahip olmakla ilişkilendirilmekte, hem kadın hem de erkeklerin sahip olduğu feminen bakış açısının dindarlık düzeyinde bir artışı meydana getirdiği (Thompson, 1991:381, 390- 391), maskulen bakış açısının ise dindarlığı engellediği ifade edilmektedir (Thompson, Remmes, 2002:521). Nitekim, yapılan araştırma sonuçları feminenlik oranı yüksek olan kadın ve erkeklerin maskulenlik düzeyi yüksek olan kadın ve erkeklerden daha dindar olduklarını göstermiştir (Francis, Wilcox, 1998:”