
Edebiyatseverlerin yakından tanıdığı Ernst Glaeser, kaleme aldığı eserlerle akıllarda kalmıştır. Bu sayfada 100 söz derlendi.
En Beğenilen Ernst Glaeser Sözleri
***
📖 Sayfa 67 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Eğlendirici kitaplara hoşgörüsü yoktu. Onlar, önemli olanı bir yana bırakıp, emekçilerin savaşıyla hiç ilişkisi olmayan düşüncelere hizmet ederlerdi.
***
***
📖 Sayfa 239 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Savaşı unuttuğumuz oluyordu. Ardı arkası kesilmeyen ölümü kanıksamıştık. Ölüm, günlük konuşma konusuydu.
***
"Eskiden tek tek insanlar kötüydü, şimdi ise uluslar."
📖 Sayfa 132 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Yeryüzündeki her şey. Yüce Tanrı'dan küçücük bir kumaş parçasına kadar. Karşılığı ödenmelidir. Hiçbir şey vermeyenin hiçbir şeyi olmaz. Tanrı bile vermeden isteyemez"
📖 Sayfa 55 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 95 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Biz hayvanları yargılamaya yetkili değiliz.
***
***
📖 Sayfa 19 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Babam, güçsüzleri korumamın da ödevlerimden biri olduğunu daha yeni söyledi. Kendini savunamayacağı bilinen birine vurmak iğrenç bir şey.
***
"Yaşamak kötü bir alışverişten başka bir şey değil."
📖 Sayfa 57 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 42 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Emekçilerin uluslararası dayanışması her savaşı önler!
***
"Sanat yalnız seçkin kimseler içindir, Yığınlar varlıklarının nedenini acılı yollarda kavrayabilir."
📖 Sayfa 130 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 198 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Sosyalist sözcüğü kulakları rahatsız etmiyordu. Hepimiz bir ulustandık. Savaş bütün toplumsal uçurumların üstüne köprü kurmuştu.
***
''Az önce elde ettiği bir şeyi yitirivermiş gibi gülümsüyor.''
📖 Sayfa 48 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ben boş zamanlarımı güzel bir ülkede yaşarım. Kitaplarım bana yeter.
📖 Sayfa 141 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Yaşamak kötü bir alışverişten başka birşey değil."
📖 Sayfa 44 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Bunu kavrayamıyorduk. Almanya bir işletme, savaş bir girişim, babalarımız da yöneticileri evlerinde oturan bu işletmenin işçileri mi olmuştu? Kahramanlar ne zamandan beri işçilik yapmaya başlamıştı?
📖 Sayfa 202 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Kapitalist ne demek?"
📖 Sayfa 241 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
...
"Az para harcayıp çok zengin olan azınlık"
***
📖 Sayfa 114 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Dünya cesurlarındır!
***
"Bayraktar vurulup düşse de - Bayrak gene dalgalanır!"
📖 Sayfa 78 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yaşam benim için ilk olarak tek anlamlıydı, tehlikesizdi. Tuzaklardan, yalan yanlış sözlerden arınmıştı. Ot ottu, toprak topraktı, hayvan hayvandı, yaşam gerçekti.
📖 Sayfa 147 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ana babaların ancak hastalanan çocuklara iyi davrandıkları kanısındayım. Çoğu zaman annem beni okşasın diye hastalanmışımdır.
📖 Sayfa 113 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser

Eskiden yaşayışlarını kavrayamadığım büyükler, şimdi hızını kavrayamadığım bir ölümle kırılıyorlardı.
📖 Sayfa 222 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 202 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Herkes savaşa alışmıştı.
***
***
📖 Sayfa 223 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Savaşı anlamıyordum artık. Erkekler cepheye giderken neden öyle gülmüşlerdi. Kadınlar şimdi kocalarını düşündükçe neden ağlıyorlardı?
***
"Aptallığı başkalarına bırakalım, böyle yaparsak başarıya daha erken ulaşırız."
📖 Sayfa 40 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Savaşın kötü bir hastalık olduğunu çoktan öğrenmiştik, çünkü herkesin ondan korunmaya çalıştığını görüyorduk.
📖 Sayfa 239 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Biz savaşı büyük kardeşlik bilmiştik. Şimdi, birdenbire kazanç aracı olduğunu bildiriyorlardı.
📖 Sayfa 202 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Evlenmelerinin üstünden bir süre geçince yitiveren duruma aşık olmak deniyordu."
📖 Sayfa 80 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Düşman kurşunuyla gelendir, ölümlerin en güzeli..."
📖 Sayfa 161 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Gözlerim kamaşıyordu. Dünya değişmişti. Savaş dünyayı güzelleştirmişti (!)
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 95 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ya insanın içindeki hayvan.
***
Kimse bizim ne düşündüğümüzü sormuyordu. Savaş büyüklerin işiydi. Biz, ortalıkta yapayalnız dolaşıyorduk. Savaşın kötü bir hastalık olduğunu çoktan öğrenmiştik, çünkü herkesin ondan korunmaya çabaladığını görüyorduk.
📖 Sayfa 239 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
***
📖 Sayfa 58 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yaşamın sırları insanları tedirgin etse gerek. Belki de o sırlar insanlarla yoğrulup büyüyor.
***
Biz hayvanları yargılamaya yetkili değiliz.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
...
Ya insanın içindeki hayvan?
"Bilmek erktir."
📖 Sayfa 263 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Yetişkinler kendi kötülüklerine güzel adlar vermeyi uygun görürler, oysa çocuk tutunacağı bir dal olmadığı için güvenlikten yoksundur."
📖 Sayfa 80 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Çocukluktaki izlenimler insanı ömür boyunca etkiler.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Babam onların neden böyle iyi, el ele göründüklerini bana anlattı. Nefretlerini başka uluslara karşı kullanmak zorundalar da ondan. Bunu anlamıyor musun? Eskiden tek tek insanlar kötüydü, şimdi ise uluslar.”
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Dünyaya hükmetmeyi dillerine dolayan bu adamlar, bunu başarırlarsa, kalkıp Kalküta' da külbastı yemekten başka ne yaparlar?
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Bir kurşunla vurulup öldüm,
📖 Sayfa 269 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Artık dönemem yurduma,
Ağlayıp yazık etme gözlerine
Kendine bir başkasını bul.
Yiğit, yaman bir delikanlı olsun,
Annemarie...
Benim bölüğümden olmasın yalnız...
Benim bölüğümden olmasın..."

Öylesine değişiyorlardı ki, arada bir onların gerçekten iyiliksever olduklarına inanıyordum. Ama yalnızca âşıktılar...
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Karısı Tanrı'dan, Tanrı'nın yarattığı düzenden söz açınca, Kremmelbein çekmeceden istatistiklerini çıkarır, yarattığı düzen bu ise Tanrı'ya karşı olduğunu söylerdi.
📖 Sayfa 69 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Her şeyi unutalım, artık birleşelim. Tehlike anında hiçbir parti söz konusu olamaz.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Zor kullanmak aptallık," demeyi alışkanlık edinmişti. "Aptallığı başkalarına bırakalım, böyle yaparsak başarıya daha erken ulaşırız."
📖 Sayfa 40 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Düşünmekten korkuyorum.
📖 Sayfa 86 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ben bu düzenin aşağılığını, soygunculuğunu açıklayarak yalnızca kemiriyorum onu. Çökmesi kendiliğinden olacak…
📖 Sayfa 41 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Her şey alışveriştir!" diye bağırıyor ansızın. "Yeryüzündeki her şey. Yüce Tanrı'dan küçücük bir kumaş parçasına kadar. Karşılığı ödenmelidir. Hiçbir şey vermeyenin hiçbir şeyi olmaz. Tanrı bile vermeden isteyemez."
📖 Sayfa 55 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yaşamak kötü bir alışverişten başka bir şey değil. Ama biz, bize verilenlerin karşılığını iki-üç katıyla ödedik.
📖 Sayfa 57 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"İnsanların neden böyle tiksinmeyle dolu olduklarını bilmek istiyordum artık."
📖 Sayfa 101 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Savaş uğruna ondan vazgeçtim..
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Alman halkı; tehlike kapıya dayandığında en yoksul oğullarının, en sadık oğulların olduğunu göreceksin.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
İnsan aşık olunca sonsuz zamanı vardır.
📖 Sayfa 270 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ölüler de ana-babalarının oğludur, bilmiyor musunuz?
📖 Sayfa 178 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Bir gün annem içli bir halk türküsünün nakaratına geçerken ıslık çalmayı kesiverdim, çünkü elimdeki yerel gazetenin son sayfasını çevirmiştim: Sayfa kapkaraydı. Küçük dörtgenlere ayrılmıştı. Her dörtgene bir haç basılmıştı. Sayfada elli kişinin adı vardı. Son kez anılan elli kişinin adı. Gazete sayfasında bir mezarlık."
📖 Sayfa 222 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Önceden bu kadar çok barut, mermi üretilmeseydi savaş olmazdı. Her şey amacına ulaşmak ister.
📖 Sayfa 242 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Yetişkinler kendi kötülüklerine güzel adlar vermeye uygun görürler. Oysa çocuk, tutunacağı böyle bir dal olmadığı için güvenlikten yoksundur."
📖 Sayfa 103 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Savaş, ortalığı arıtan kurtarıcı bir şimşekti. Yeni Alman ulusu bu ortamda doğacak, savaşı kazanarak insanlığı sığlıktan, madde dünyasında hayvanlaşmaktan, Batı demokrasisinden, duygu uyuşukluğundan kurtaracaktı. Bütün yozlaşmaları yok edecek, insanlığı evrensel ülkünün doruğuna çıkaracak üstün insanların egemen olduğu, yönettiği yeni bir dünya yaratacaktı. Güçsüz olanlar yol ortasında kalacaktı. Savaş, insanlığı kötü öğelerden arıtacaktı. Yarınlar güçlülerindi, güçsüzler ezilecekti."
📖 Sayfa 156 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Şimdi herkes eşit", diyordu yanı başımda August. "Artık hiç kimse başkalarından farklı değil." "Evet," dedim dilim dolanarak, karşımdaki yüzlerden birini boş yere tanımaya çalıştım. "Artık ben de hiçbir fark görmüyorum..."
📖 Sayfa 166 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"İnan bana," diyor şimdi Bay Silberstein, büfenin önünde durmuş, bakışlarımdan rahatsız olmamaya çabalıyor. "Babana inan, özellikle biz Yahudiler, küçücük, dostça bir sözü bile ödemeliyiz. Kimseye hiçbir konuda borçlu kalmamalıyız, yoksa yitiririz. Karşılığını veremeyeceğin şeyleri sana vermelerine katlanma Leo. Ancak böyle davranırsan, günü gelince gönlün rahat olabilir. Çünkü başkaları için önemli olan, öbür dünyadaki yerlerini sağlama bağlamaktır. Oysa biz, bunu bu dünyada yapmak zorundayız. Evet," diyor, derin derin iç geçirerek, "ne yapalım, bizim kavmimizin alınyazısı bu."
📖 Sayfa 55 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser

“Bu kadar çok barut, mermi üretilmeseydi savaş da olmazdı.
📖 Sayfa 242 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Her şey amacına ulaşmak ister.”
Yarınlar güçlülerindi, güçsüzler ezilecekti.
📖 Sayfa 156 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Pfeiffer çirkindi, çirkin olduğunu da biliyordu.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Eğlendirici kitaplara hoşgörüsü yoktu.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Geriye büyüklerin söylediği, yaptığı her şeye karşı korkulu bir güvensizlik kaldı. Sanki bana dokunulursa yaralanırmışım gibi onlardan uzak durdum; çünkü birbirlerine ellerinden geldiği kadar acı çektirmekten başka amaçları olmadığını sanıyordum.
📖 Sayfa 87 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Artık savaştan değil, yalnız açlıktan konuşuluyordu."
📖 Sayfa 254 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
İnsanlar iyi miymiş? Pis pis güldü Ferd. Kucaklaştıkları, hep birlikte türküler söyledikleri için mi böyle düşünüyorsun? Önce ben de öyle sanmıştım. Ama babam onların neden böyle iyi, el ele göründüklerini bana anlattı. Nefretlerini başka uluslara karşı kullanmak zorundalar da ondan. Bunı anlamıyor musun? Eskiden tek tek insanlar kötüydü, şimdi ise uluslar. Dün Brosius’la Silberstein, Persius’la Kremmelbein savaşıyordu. Bugün ise Ruslarla Avusturyalılar, Almanlarla Fransızlar. Aynı şey.
📖 Sayfa 169 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ben, bir hiç olduğumu biliyorum.
📖 Sayfa 17 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Genellikle kadınların savaş uğruna seve seve katlandıkları şeyler daha önemliydi. Süslenmeyi bir yana bırakmışlardı, çok sade giyiniyorlardı. Çekicilikleri kalmamıştı, ama saygıdeğer olmuşlardı.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yaralanmak güzel şeydi. Ama en güzeli vurulup ölmekti.
📖 Sayfa 207 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Güçsüz olanlar yol ortasında kalacaktı. Savaş, insanlığı kötü öğelerden arıtacaktı. Yarınlar güçlülerindi, güçsüzler ezilecekti.
📖 Sayfa 156 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Başarısı oldukça iyiydi üstelik; çünkü bütün aptal kimselerde olduğu gibi onda da bellek gücü vardı. Kendi düşünceleri olmadığı için, yirmi kez okuduğu her şeyi belliyordu. Başkalarının kendi ürünlerini doldurdukları boş bir ambar gibiydi.
📖 Sayfa 72 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
“Hiçbir şey vermeyenin hiçbir şeyi olmaz.
📖 Sayfa 55 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Tanrı bile vermeden isteyemez.”
"Kimse bizim ne düşündüğümüzü sormuyordu.Savaş büyüklerin işiydi.Savaşın kötü bir hastalık olduğunu çoktan öğrenmiştik, çünkü herkesin ondan korunmaya çabaladığını görüyorduk."
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Annemle babamın mezarındaki çimler, en güzel yerim benim yeryüzümde.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
“Çoğu zaman, annem beni okşasın diye bilerek hastalanmışımdır..”
📖 Sayfa 113 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Bu şiirlerde tatlı bir hüzün vardı. Güney ülkelerindeki bahçeler üstüneydi. Bu şiirlerde hep ölenler ya da ölmek üzere olanlar anlatılıyordu. Sonra onlar için seçkin sözlerle ağlaşan insanlar, hayvanlar, ağaçlar. Bu şiirlerin çoğunda vakit akşamdı, birçok tanrıdan söz ediliyordu. Mağaralarda, rüzgarlarda yaşayan tanrılardı bunlar, insalar onları görebiliyordu. Gerçi kimsenin tanrılarla konuştuğunu işitmemiştim, ama insanlar onlarla konuşuyordu.
📖 Sayfa 87 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
“Çocukluktaki izlenimler insanı ömrü boyunca etkiler.”
📖 Sayfa 243 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
“Anamla babamın mezarındaki çimler,
📖 Sayfa 251 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
en güzel yerim benim yeryüzünde..”

Sanat yalnız seçkin insanlar içindir, yığınlar varlıklarinin nedenini anca acılı yollarla kavrayabilir.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Kitaplarım bana yeter."
📖 Sayfa 141 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Cesur korkaklık.
📖 Sayfa 56 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Zor kullanmak aptallık.
📖 Sayfa 40 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Aptallığı başkalarına bırakalım, böyle yaparsak başarıya daha erken ulaşırız.
"Savaş daha çok çalışmalarını gerektiriyordu. Bize dokunan ilk şey bu oldu."
📖 Sayfa 201 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Arada bir annemin yakın ilgisine kavuşabilmek, dilediğim şeyleri yiyebilmek için de hastalanırdım."
📖 Sayfa 113 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Dünyayı hükmetmeyi dillerine dolayan bu adamlar, bunu başarırlarsa, kalkıp Kalküta'da külbastı yemekten başka ne yaparlar?"
📖 Sayfa 26 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Umut, ateş kuru otları sarar gibi büyüyüverdi içimde.
📖 Sayfa 127 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Ah anne," diye kekeleyerek kucağına yığıldım annemin, "savaş ne güzel şey..."
📖 Sayfa 167 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Nefretlerini başka uluslara karşı kullanmak zorundalar da ondan. Eskiden tek tek insanlar kötüydü, şimdi ise uluslar.
📖 Sayfa 169 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yaşamak kötü bir alışverişten başka birşey değil.Ama biz, bize verilenlerin karşılığını iki-üç katıyla ödedik.Kimseye borçlu değiliz.
📖 Sayfa 57 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Ama kötülüğü bilmek onu sezinleyip durmaktan yeğdir.
📖 Sayfa 46 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Savaş, şenlikler, cümbüşler içinde gelmişti, ama gene de kimseye geçim kaygılarını unutturamamıştı."
📖 Sayfa 191 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Düşünceler, bilimin büyük, güvenilir temellerine dayanmıyordu. Davullar dövülüyor, bağırılıyor, bağnazlık el üstünde tutuluyordu. Her şey gürültülü, taşkın eleştirisizdi."
📖 Sayfa 22 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Yalnızca onu düşünerek saatlerce, öylece yatabiliyordum.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
İnsan aşık olunca sonsuz zamanı vardır.
Yetişkinler kendi kötülüklerine güzel adlar vermeyi uygun görürler. Oysa çocuk, tutunacağı böyle bir dal olmadığı için güvenlikten yoksundur.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Babam güçsüzleri korumamın da ödevlerimden biri olduğunu daha yeni söyledi. Kendini savunamayacağı bilinen birine vurmak iğrenç bir şey. Brosius aşşalık bir herif...
📖 Sayfa 19 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Artık savaştan değil, açlıktan konuşuluyordu. Annelerimiz, babalarımızdan daha yakındı bize.
📖 Sayfa 254 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Büyüklerin kendi aralarında anlaşamayacaklarını fark ettim. Hepsi de dünyayı yalnızca olmasını istedikleri gibi görüyorlardı."
📖 Sayfa 91 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser

"Halk yoldaşları!" diye bağırdı Hoffmann. "Bu tehlike günlerinde bütün ufak tefek kavgalarımızı unutalım. El ele verelim: işçiyle burjuva, köylüyle işçi. Son ana kadar barış isteyen, bize saldırıldığı için kılıcını çekmek zorunda kalan Kayzer'imizin adına ant içelim, bu fırtınalı günlerin en güzel sözünü gerçekleştirmeye söz verelim. Artık partileri tanımıyoruz, yalnızca Alman ulusunu tanıyoruz!"
📖 Sayfa 165 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Çocukluğumun en unutulmaz sözünü söyledi: 'La guerre, ce sont nos parents-mon ami...'*"
📖 Sayfa 152 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
*Savaş demek, ailemizdeki büyüklerimiz demektir -dostum...
Kendini savunamayacağı bilinen birine vurmak iğrenç bir şey.
1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
Hele şimdi daha çok seviyorum onu, böyle yapayalnızken.
📖 Sayfa 28 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser
"Dünyaya hükmetmeyi dillerine dolayan bu adamlar, bunu başarırlarsa, kalkıp Kalküta'da külbastı yemekten başka ne yaparlar?" diyordu Binbaşı.
📖 Sayfa 26 · 1902 Doğumlular, Ernst Glaeser