
Edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Francis Marion Crawford, okurların gönlünde özel bir yere sahiptir. Bu sayfada 4 eserinden 100 söz bir araya getirildi.
En Beğenilen Francis Marion Crawford Sözleri
Bir adam aynı anda konuşup ıslık çalabilir mi?
📖 Sayfa 157 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Bir kadın mezar taşından bir parça. Kadına ait olduğu üzerindeki ayçiçeği motifinden belliydi, çünkü o devirde erkeklerin mezar taşında sarık yahut fes bulunurdu. Çiçeğin altındaki kitabenin bir kısmı hâlâ okunabiliyordu. "Her yerde var olan Allah" yazısının altında "Geldim dünya bahçesine, hiç iyilik görmedim" yazılıydı. Devamı da vardı ama taş orada kırılmıştı...
📖 Sayfa 43 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ben yüz yaşındayım. Hayat bana ne verdi? Başlangıç ateş, son ise kül yığını ve başlangıç ile son arasında dünyanın bütün acıları duruyor. Ölemedim; bari bırak da uyuyayım.
📖 Sayfa 277 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Parlayan yıldızların altında ölü bir okyanus gibi duran sis o kadar korkunç, gerçek dışı, hayali ve imkansız gibi duruyordu ki! Yine de bu sisin içinden geçmeliydik! Eve gidebileceğimiz başka bir yol yoktu.
📖 Sayfa 292 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Tha mo chridhe goirt," (Kalbim acıyor) dedi ağlamaklı sesle ve kadının bükük omzuna elini koyarken, "Kalbim acıyor."
📖 Sayfa 174 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Diğer her şey gibi o da yandı. Yine de bu beni pek endişelendirmedi. Altı hafta sonra savaş başlamıştı ve düşünmem gereken başka şeyler vardı.
📖 Sayfa 136 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Tanrı hiçbir zaman hediyelerini etiketlemez; O, sadece onları avucumuza koyar; tıpkı Cennet bahçelerine hayvanları koyduğu gibi. Çünkü Adem, ne zaman isterse onları adlandıracaktı.
📖 Sayfa 58 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Yeni doğmuş bir bebeğin ağlayışından kısık ancak o kadar güçlü bir sesti ki bir ağustos böceğinin sesi gibi insanın kafasının içine işliyordu.
📖 Sayfa 163 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Kuşlar çalılıklarda uyuyor," dedi Frank yavaşça, "ve rüzgarlar da uyudu. Deniz uyuyor; medcezirler göğsünde yükselse de. Yıldızlar yavaşça sallanıyor, cennetin şahane beşiğinde ve..."
📖 Sayfa 61 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Arkamda güneş batıyordu ve gece başlıyordu. Eve doğru zayıf ve yorgun bir şekilde ilerlerken Ölüm Vadisi'ne karanlık çökmüştü.
📖 Sayfa 298 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Ne gerçek saklanabilir ne de gerçeklik hayalinden kaçılabilir. Derin endişeyle farkına vardım ki şu an zarif ve hayatımın baharına uygun olan ne varsa, orta yaşımda gülünç gelecekti.
📖 Sayfa 207 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Kendisi ışık değildi ama ışığa tanıklık etmeye geldi...
📖 Sayfa 203 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Ateşle oynuyorsunuz Bay Dubellay. Kendinizi tımarhaneye kapattıracaksınız. Şu lanetli şeyleri bir müzeye gönderin ve burayı terk edin. Size söylüyorum. Kaybedecek vaktiniz yok.
📖 Sayfa 132 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
ona hiçbir şekilde ulaşamayacağım bilincinin korkunç gölgesi altında yeşeren bir tutku; bana asla, bir kerecik olsun dokunamayacaktı.
📖 Sayfa 101 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
O kadife renkli, puslu ve dingin bakışlarını anlatmaya kelimeler kifayetsiz. Uzun, gür saçları başının ardında bir gün doğumu gibi dökülmüş, sanki cennete düşmüş bir yıldız gibi parlıyordu; en ateşli sözcükler dahi onun enginliğinde sönük kalıyordu.
📖 Sayfa 97 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Korkunç! Eğer bu olaylar gerçek ise delirmek üzereyim, eğer hayali ise zaten delirmişim demektir.
📖 Sayfa 256 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Roma sadece uyur," diyordu, "asla ölmez."
📖 Sayfa 106 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Nightingale kafasını salladı. "Bazen uykusunda rüya görür ve konuşur. Bir keresinde beni çok feci korkutmuştu."
Uykumda görüyorum, uyanınca görüyorum. Beni kendine çekiyor gece-gündüz; görmezsem öleceğim!
📖 Sayfa 274 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Affetmeyecek seni; servi ağaçlarında yosun bitmediği, Pontchartrain Gölü üzerinde yıldızların artık parlayamayacağı güne dek.
📖 Sayfa 168 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford

Dün gece birinin ağladığını, sonra da güldüğünü duydum. Eğer bunu unutamazsam, bir daha asla uyuyamam!..
📖 Sayfa 37 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Birinin mutluluğu olmadan ölmek zordur, en çok benim için, hayatın neşesinden büyük pay almaya ve tasalarını yük etmemeye karar veren ben... Boş felsefe!
📖 Sayfa 205 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Sanki hayat, her şeyi terk edip dünyayı ölü gibi bıraktı ve birden orman sustu, hava durgunlaştı. İçgüdüsel olarak durduk ve dinledik.
📖 Sayfa 290 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Sizi temin ederim, beni korkutmak için gerçekçi bir hayalet gerekecek,
📖 Sayfa 137 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Geldim dünya bahçesine, hiç iyilik göremedim"
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"'Öğretecektir,' dedim. 'Benim hayatım ve ölümüm, hayatın ağırbaşlı görevlerinden uzak duran biri için dünyanın üzücü bir yer olduğunu öğretecektir.
📖 Sayfa 217 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Onu izlemek, Beethoven'ın en güzel senfonileri, gözle görülür bir forma bürünmüş de dalgalanarak önümde süzülüyormuş gibiydi.
📖 Sayfa 97 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Evet, bunu söyledi, muhtemelen. Ama bu açlık çeken hayvanın önüne zehirli et koyup, 'Yeme' demek gibi bir şeydir.
📖 Sayfa 277 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Çocukluğumun hayaletleri benim ölümümü izlemeye gelmiş! Ya sen, kara sakallı, elinde usturamla?.. Çekin gidin başımdan!
📖 Sayfa 166 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Ölüm döşeğinde, tebaasına yalnız bırakılmayı emreden bir hükümdar gibiydi. Kimsenin karşı gelemeyeceği bir arzuydu.
📖 Sayfa 158 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Doğu’da yaygın bir söz vardır, derler ki bir Ermeni’yi kandırmak için on Yahudi, bir İranlıyı kandırmak içinse on Ermeni gerekir. Katıksız Türk’ün böyle kimseler karşısında hiç şansı yoktur.
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Benim mumum, enginlikte ufak bir alev diliydi, odanın diğer ucunu aydınlatamıyordu ve ışık adasının ötesinde bir gizem ve sır okyanusu bırakıyordu.
📖 Sayfa 142 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
... tezatlar güzelliğin dünyayı hareketlendiren kaldıraçlarıdır.
📖 Sayfa 77 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Gündüz, parlak bir yaz gününde bile hissedebilirsin, ne kadar yüzünü dönersen dön, o hep arkandadır. Akşam karanlığında koridor boyunca pusudadır; seni takip eder. Böylece dönmeye cesaret edemezsin. O odada korku var: Kara korku. Bu günahkar ev var olduğu sürece de orada olmaya devam edecek.
📖 Sayfa 148 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Onun en rahatsızlık veren kötü huyu, kesinlikle insanı bıktıracak kadar çok soru sormasıydı.
📖 Sayfa 28 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Ama kapalı pencerenin ardında, hemen dışarıda bir yüz vardı. Menekşe rengi gözleri kadim uyuyana bakıyordu. Tuhaftı çünkü pencere pervazından kulenin dibine kadar olan yükseklik iki buçuk metreydi.
📖 Sayfa 265 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
öncesindeki üç cuma gününün üçünde de bu odada kalanlar kendilerini pencerenin pervazına asarak intihar etmişti.
📖 Sayfa 219 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Tacı için ölü bir adamı öper miydin, tam beş şilinlik bir çeyreklik?"
📖 Sayfa 181 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Neil Ross bakakaldı. Sonra yerinden zıpladı.
"Adam Blair demek istiyorsun kadın! Tanrı onu ölümle lanetledi ve o artık hayatta değil!"
"O ne yaptı?" ve "Hiç umut yok mu?" diye bağırıyordu. Doktorların ona deli diyeceğini biliyordu, polisler ise alay edecekti. Papaz uzaktaydı. Kapısını kilitleyip Tanrı'ya yalvarmaktan başka ne yapabilirdi ki?
📖 Sayfa 43 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford

Türkiye'de akşam yemeğine gitmek geceyi de orada geçirmek demektir ve ev sahibinin misafirlere yatak, terlik ve gecelik sağlaması âdettendir.
📖 Sayfa 53 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ben Judas'ım. Tann'nın oğlunu beş gümüş şiline sattığım için Tanrı bana dünyanın bütün isimsiz kara günahlarını verdi. İşte bu yüzden Günlerin Günü'ne kadar bunlara katlanmak zorundayım.
📖 Sayfa 201 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
"Kendi boynuna!" diye yankılandı ses loş salonda. Garip bir yankıydı. Bazıları bundan korkmuştu çünkü bu gerçek bir yankı olsaydı hepsini tekrarlardı ve sesi bir var, bir yok olmazdı.
📖 Sayfa 261 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Ah! Kahrolası dostlar sizi. Size de iyi yıllar. Likörlerinizi asla karıştırmayın. Neredeyse ölüyordum.
📖 Sayfa 24 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Bir kimse yirmi sekiz yaşındaysa eğer, daha göreceği pek çok şey vardır." Başını yavaşça yana salladı. "Görmek ve üzülmek için birçok şey..." diye devam etti.
📖 Sayfa 137 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Öyle ki St. Faith sakinleri, hava karardıktan sonra ormanda gezmeye can atmazlar. Gecenin sessizliği ve yalnızlığına rağmen öyle görünüyor ki biri kendine ansızın neyin eşlik ettiğinden emin olmayabilir ve bu köylülerden esrarengiz suretlerin net bir hikayesini dinlemek zor olsa da, his yaygındır.
📖 Sayfa 46 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Sakın gitmeyin. Ayağa kalkıp yürümemesi gereken ama yanınızda yürüyen kişilerle karşılaşacağınızdan eminiz. Onlar yürümemeli, istirahat etmeli!
📖 Sayfa 36 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
çünkü mutluluk, çiçek hastalığından daha bulaşıcıdır. Bu yüzden, dediğim gibi, oturdum ve bekledim; mutlu şeylere baktım, mutsuz olan bir şeyi görmekten itinayla kaçındım ve bu keyifli dünyanın küçük mutluluk damlaları yavaş yavaş içime süzülmeye başladı.
📖 Sayfa 57 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Her dahi, deha olduğu alanda bir deli gibi hareket eder zaten. Başansız bir deli ise gözden düşer, çıldırmış gözüyle bakılır.
📖 Sayfa 78 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Hayır! Onu asla alamayacaksın! Seni kancık köpek! O şeytanla iş birliği yaptın ve şimdi de hazinemi istiyorsunuz! Ölmeyi yeğlerim! Ben!.. Korkum yok! Sen beni korkutamazsın... Anlıyor musun?!
📖 Sayfa 88 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Türkleri bir millet olarak mı, yoksa İslam'ın müşterek bağıyla bir araya gelmiş bir farklı ırklar topluluğu olarak mı tanımlamak daha doğrudur bilemiyorum. Gelişigüzel gireceğiniz herhangi bir camide herhangi bir Norveçli kadar soluk benizli ve lepiska saçlı Türk'ü, siyah Afrika'nın en siyahilerinden birinin yanında secde etmiş dua ederken görebilirsiniz.
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Cahildi çünkü yeni ölen bir bedenin yakınında çamaşır yıkamak lanetli bir işti. Bilenler bilirdi ki ceset duyup yerinden kalkabilir ve kendini temiz beyaz bir kefenle örtebilirdi, değil mi?
📖 Sayfa 177 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Gözlerim yazılanları görüyor ancak beynim onları anlamlandırmayı reddediyor. Saçma. Sanki kafamın içinde "Girmek yasaktır" yazan bir tabela asılı.
📖 Sayfa 232 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Muhteşem bir manzara uğruna Sarp bir tepeye tırmanmayı göze almadığınız takdirde Üsküdar'da görülecek fazla bir şey yoktur.
📖 Sayfa 74 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Aklıma, Binbir Gece Masalları'nı ilk okuyuşum gelmişti. Dünya üzerinde görünür olanın sıradan varoluşunu örten perde birden açılmıştı ve sanki artık büyülü bir gerçekliğe girmiştim. Arkadaşlarıma artık bir kahinin, sıradan bir insan kitlesine baktığı gibi bakıyordum.
📖 Sayfa 74 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
... anılarda bazen insanın pişmanlık duymadığı abartılar da olabiliyor.
📖 Sayfa 25 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
“Ben kendi açımdan parmakların beslenme için çataldan daha uygun olduğunu düşünmüşümdür. Parmaklarımın benim olduğunu ve onları yıkadığımı biliyorum halbuki umumi yerlerdeki çatalların yıkandıklarından bile emin olamayacağım gibi, nasıl kullanılmış olduklarını düşünmek bile istemem. Başka birinin diş fırçasını kullanmaktansa her türlü sıkıntı çekmeye hazır olmamıza rağmen, bütün dünyanın kullandığı çatalı kullanmaktan çekinmeyiz. Bu da zahiri kibarlıklarımızın çoğunun boş ve anlamsız olduğunu ispatlar.”
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Şehre sahip olmak için birbiriyle mücadele etmiş, hala eden ve nesiller boyunca da devam edecek olan bütün o iyi ve kötü ırkların beşiği Kostantiniye!
📖 Sayfa 80 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Biz, jüri olarak bütün ölümlerin bir dağ aslanı tarafından yapıldığını düşünüyoruz. Ama bazılarımız böyle düşünmüyor.
📖 Sayfa 255 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford

Bazen korkum uykuya dalıp birkaç dakikalığına beni yalnız bırakıyor sonra da hiç terk etmemek üzere tekrar uyanıyor. Kudretli bir yılanın kavrayışından kaçmaya çalışan farenin korkusu bu. Sadece biraz daha bekle zavallı, hüzünlü korkum! Çok yakında yılanın aşkı seni yutacak.
📖 Sayfa 240 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
Senin Tanrıların ve benim Tanrılarım -sen ya da ben, hangi Tanrının daha güçlü olduğunu biliyor muyuz?
📖 Sayfa 9 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
-Yerli Atasözü
Türkiye'de bir pazarlığı geliştirmek için gereken...
📖 Sayfa 29 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Müslümanlar arasında bir süre kalınca dini konularda son derece içten olduklarına inanmamak imkânsız.
📖 Sayfa 56 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Sonra, başka şehirlerde, güneş ışığı addolunacak kadar aydınlık gölgelerde, sıcaktan dalaşmayı bırakmış zavallı sokak köpekleri, dilleri dışarıda yatar ve gelip geçenlerin, yolunu bir milim değiştirmemek için onları tekmeleyerek yolun ortasına savuran bir Rum veya Ermeni yerine, yolunu değiştirecek merhametli bir Türk olmasını umar.
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Her şey mavi denizin, açık gökyüzünün ve ancak siluetleri seçilen tepelerin oluşturduğu bir fon önünde ve kocaman beyaz güneşin altında ışıldayarak, parlayarak, yanıp sönerek ileri geri dalgalanıyor.
📖 Sayfa 20 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ona "cuma günü akşam altı"nın büyücülükle ilgili bir saat olduğunu söyledim. Yahudilere göre haftanın son saatiydi; İsa'nın kabrinden kaybolup cehenneme indiği saat. Üç intiharın da aynı saatte olduğuna özellikle dikkat edilmeliydi.
📖 Sayfa 224 · H. P. Lovecraft’ın Favori Korku Hikayeleri, Francis Marion Crawford
... sultanların harika portrelerine dalıp gitmek, ... -bunlar ve daha pek çoğu türlü garip tutkulara ve ihtiraslara sahip adamlar, ... Kimileri zevklerinde bir Roma imparatorunun lüks hayallerini bile aşacak kadar şehvet düşkünü; kimi savaşçı, yalın ve haşin; kimi merhametli, kimi kana susamış, hepsi de teorik olarak -yahut hem teoride hem pratikte- despot. Onları zengin ve çeşitli ihtişamları içinde, sarıklı, mücevherli ve silahlı resmeden portreleri burada.
📖 Sayfa 26 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
“Osmanlılar bir gün geldikleri Asya’nın karanlığına gömülse ve Kostantiniye'ye yeni bir ad verilse bile, bu şehir her zaman Doğu’nun başkenti ve Asya’nın altın anahtarı olarak kalacak. Pek çok tacın göz diktiği bu nadide mücevher uğruna açgözlü ülkeler ebediyete kadar aralarında çekişip duracaklar.”
📖 Sayfa 9 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Osmanlılar bir gün geldikleri Asya'nın karanlığına gömülse ve Kostantiniye'ye yeni bir ad verilse bile, bu şehir her zaman Doğu'nun başkenti ve Asya'nın altın anahtarı olarak kalacak. Pek çok tacın göz diktiği bu nadide mücevher uğruna
📖 Sayfa 9 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"...orada atınızdan inebilir, durup ıssız denizin soluk dalgalarına bakarak belki sizden artık uzak olmayan o şehri hayal edersiniz. Dünyanın en büyük boğuşmalarına sahne olmuş Kostantiniye'yi! Şehre sahip olmak için birbiriyle mücadele etmiş, hâlâ eden ve nesiller boyunca da edecek olan bütün o iyi ve kötü ırkların beşiği Kostantiniye'yi."
📖 Sayfa 80 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"Dünyada bu kadar farklı insanın bir araya toplandığı, birbirleriyle ve yabancılarla omuz omuza yaşadığı başka hiçbir şehir yoktur. Avrupa ile Asya'nın her milleti burada temsil edilmektedir..."
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Berbat kitaplara odaklanan sayısız göz ve hiç işi yokmuş gibi görünmeyi iş edinmiş sayılamayacak kadar çok parmak, yararlı fakat makine işi olmayan şeyler üretmekte kullanılsa dünya acaba daha zengin ve güzel olmaz mıydı?
📖 Sayfa 31 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Death seemed the only cheerful possibility in my existence…
📖 Sayfa 12 · By the Waters of Paradise, Francis Marion Crawford
"İslamiyet Uzakdoğu'nun hurafelerle yüklü inançlarına kıyasla üstün bir din ve sıradan bir Hıristiyan' ın inancının fevkinde sadelik ve içtenliğe sahip.."
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ülke çok az şey üretiyor, ithalatı fazla değil. Akdeniz ile Karadeniz arasındaki deniz yolu üzerinde bir durak yeri sadece. Pera'nın en yüksek tepesinden, İstanbul'un Yedikule ve Edirnekapı taraflarındaki en ücra köşelerine kadar her semte yayılmış olan Rum ve Ermeni kalabalığı Türk'ü soymuyorsa neyle yaşıyor, neyle besleniyor ve neyle zenginliyor?
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Doğu'da yaygın bir söz vardır, derler ki bir Ermeni' yi kandırmak için on Yahudi, bir İranlı' yı kandırmak içinse on Ermeni gerekir.
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Türk aslında güzel nitelikleri olan biridir ve dünyanın üstün, egemen ırklarından birine dahildir.
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Genellikle açık tenli, mavi gözlü, olağan üstü güçlü ve çok dayanıklıdır. İçki içmez, temizdir ve kendi zararına olacak derecede dürüsttür.
“Berbat kitaplara" odaklanan sayısız göz ve hiç işi yokmuş gibi görünmeyi iş edinmiş sayılamayacak kadar çok parmak, yararlı fakat makine işi olmayan şeyler üretmekte kullanılsa dünya acaba çok daha zengin ve güzel olmaz mıydı?”
📖 Sayfa 31 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford

uygarlık kostantiniye'de bayağı ileri seviyededir, çünkü her müşteri yemeği ile birlikte çatal ve bıçak verilmesini bekler ve ikisini de kullanır. iran'da müşteriye parmaklarının takviyesine de ihtiyaç duyacağı bir parça mayasız ekmek veriliyor.
📖 Sayfa 50 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Yeri gelmişken şimdilerde birden fazla eşi olan Türk sayısının pek az olduğunu belirtmek isterim ... Sayısız kadına sahip geleneksel Türk, çok ender istisnalar hariç artık yok.
📖 Sayfa 47 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Pera'nın en yüksek tepesinden, İstanbul'un Yedikule ve Edirnekapı taraflarındaki en ücra köşelerine kadar her semte yayılmış olan Rum ve Ermeni kalabalığı Türk'ü soymuyorsa neyle yaşıyor, neyle besleniyor ve neyle zenginliyor?
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ancak anılarda bazen insanın pişmanlık duymadığı abartılar da olabiliyor.
📖 Sayfa 25 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Türkiyeˋden ˋHASTA ADAMˋ diye söz etmek ve dünyada hayatın en doludizgin sürdüğü kentlerden biri olan bu şehri yıkım ve çürüme ile bağdaştırmak adet olmuştur. Ancak haliçˋin bir yakasında yirmi dört saat geçiren biri ne İstanbul sokaklarında ,ne de pera tepelerinde ataletle uzaktan yakından ilgili hiçbir şey düşünemez. Avrupaˋdan, İtalya veya Avusturyaˋdan gelen biri başkentin cihanşümul hayatı, canlılığı ve faaliyeti karşısında gerçekten şaşırır.
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Bu güzel şehir sanki inceden inceye işlenerek mücevherlerle bezenmiş değerli bir metalden yapılmıştı.
📖 Sayfa 23 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Dünyada bu kadar farklı insanın bir araya toplandığı, birbirleriyle ve yabancılarla omuz omuza yaşadığı başka hiçbir şehir yoktur.
📖 Sayfa 10 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ancak gördüğüm manzaraların en karakteristiği, hatta belki de en süreklisi, yaz aylarında güçlü ve sürekli ışığın güneş doğduktan batana kadar, sıcaklığın rutubeti emdiği gibi gölgeleri emerek her sokağı, her aralığı ve her köşeyi aydınlattığı İstanbul manzarasıdır.
📖 Sayfa 25 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
“…zengin İstanbul Çarşısı üç kıtanın, Avrupa, Asya ve Afrika'nın faal, merkezi ve adeta kaynayan bir noktada buluştuğu dünyadaki tek yerdir.”
📖 Sayfa 30 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"Akıllı bir insan kendi söylediklerinin anlamıni çoğu zaman bilr ama bundan,aynı anlamı başkalarına ulaştırabildiğu sonucu çıkmaz."
📖 Sayfa 5 · Kalbe Seslenmek Zordur, Francis Marion Crawford
"Bu beraberinde 'Roman nedir?' sorusuna verilecek ilk yanıtı da getiriyor. Roman,doğrudan yasamın desteklenmesine veya sağlığın korunmasına katkıda bulunmayan,topluca 'lüks mallar' diye adlandırılan sınıfa mensup pazarlanabilir bir metadır."
📖 Sayfa 6 · Kalbe Seslenmek Zordur, Francis Marion Crawford
"Pek çok tacın göz diktiği bu nadide mücevher uğruna açgözlü ülkeler ebediyete kadar aralarında çekişip duracaklar..."
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Müslümanlar arasında bir süre kalınca dini konularda son derece içten olduklarına inanmamak imkansız. Zaman zaman müphem bir ihtimal olarak ima edildiği gibi Peygamberin Sancağı açılırsa, Avrupa felsefesinde hayal bile edilemeyen sonuçlar doğabilir.
📖 Sayfa 56 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Bu köprünün San Francisco'dan Pekin'e bütün dünyada bir benzeri yok, öylesine göz kamaştırıcı, hayat dolu, üzerindeki kalabalığın her bir parçası diğerinden öylesine farklı, öylesine sıra dışı ve büyüleyici ki!
📖 Sayfa 21 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"Çoğu Doğu ülkesinde olduğu gibi sanatın en mükemmel örnekleri en zevksiz yapılar ve çirkin süslemelerle yan yanadır. Muhteşem sıfatı ile birlikte sıkça anılan Doğu'nun bu ihtişamı, bazen Avrupa zevkine çok ters düşen sefil bir zevksizliği de beraberinde sunduğu zaman daha da belirginleşir. Ama burada sanat, tıpkı Avrupa' da olduğu gibi, çok yakından dine ve dini fikirlere dayanır."
📖 Sayfa 57 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Türk kolayca aldatılabiliyor ve onun bu saflığından yararlanmak isteyen fırsatçılar dünyanın her yerinden buraya toplanıyor.
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"Konstantiniye.. Bu şehir her zaman Doğu’nun başkenti ve Asya’nın altın anahtarı olarak kalacak."
📖 Sayfa 9 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Ve hemen burada belirtmek isterim ki Doğu'ya yaptığım pek çok ziyaret ve hatta bir süre ikametten sonra gerçek Türk'e bulunabildiği zaman güven duyma eğilimindeyim. Rumlar, Ermeniler, Acemler ve Afrikalılar kendilerine Türk diyerek ve bazen onun ülkesini kötü yöneterek adına gölge düşürmüşlerdir. Türk aslında güzel nitelikleri olan biridir ve dünyanın üstün, egemen ırklarından birine dahildir.
📖 Sayfa 12 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
… but I was never first.
📖 Sayfa 11 · By the Waters of Paradise, Francis Marion Crawford

İslamiyet Uzakdoğu'nun hurafelerle yüklü inançlarına kıyasla üstün bir din ve sıradan bir Hristiyan'ın inancının fevkinde sadelik ve içtenliğe sahip.
📖 Sayfa 56 · 1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
"Rumlar, Ermeniler, Acemler ve Afrikalılar
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
kendilerine Türk diyerek ve bazen onun ülkesini kötü yöneterek adına gölge düşürmüşlerdir.
Türk aslında güzel nitelikleri olan biridir ve dünyanın üstün, egemen ırklarından birine dahildir..."
"Haçlılar 1204'te şehre girdiklerinde pek hayır duası almamış ve bir hafta içinde yaklaşık on iki yüzyıl boyunca yapılan bütün istilalardan çok daha fazla tahrip etmişlerdi Kostantiniye'yi..."
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
türkiye'de akşam yemeğine gitmek geceyi de orada geçirmek demektir ve ev sahibinin misafirlere yatak, terlik ve gecelik sağlaması adettendir.
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford
Yaptıkları Fatih'e büyük itibar kazandırmıştı. Konstantiniye'de Hristiyan veya Yahudilere hiçbir şekilde zulüm veya eziyet yapılmadığına inanıyorum. İstanbul'u, Galata ve Üsküdar'ı bir arada düşünürsek, burada bugün belki Hristiyan nüfus Müslüman nüfustan daha kalabalıktır. Bunun nedeni ise Türklerin genelde yeteri kadar takdir edilmeyen hoşgörü geleneğidir.
1890'larda İstanbul, Francis Marion Crawford