CANLI

İsmet Zeki Eyüboğlu'nun Kaleminden Seçme Sözler

İsmet Zeki Eyüboğlu sözleri ve alıntıları

İsmet Zeki Eyüboğlu'nun eserlerinden derlenen sözler, yıllardır okurları etkilemeye devam ediyor. Aşağıda 100 söz, kaynak kitaplarıyla birlikte sıralı.

En Beğenilen İsmet Zeki Eyüboğlu Sözleri

Cephe: ön yön (yüzü), cihet yan yön.

📖 Sayfa 120 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Güzel âşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rızâ lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Yemeyenler kalır nâçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi

Pir Sultan Abdal

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bende yok sabr ü sükûn sende vefâdan zerre
İki yokdan ne çıkar fikr idelüm bir kerre

Bâkî, İsmet Zeki Eyüboğlu

"Senin yazgını orospu, sana ben yazayım. Bir yazgı ki, sonu gelmesin; ebediyen devam etsin! Sana lanetlerin en kötüsünü savurayım, karanlık yerin laneti sabahın erkeninde karşına çıksın! Gece yarısına kadar zevkinin evi sana bela olsun!

📖 Sayfa 58 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsan düşünürken doğadan uzaklaştıkça, yöresine yabancılaştıkça kuşkulanma olanağı da artar.

📖 Sayfa 121 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Mankafa: latince "magnus"(büyük, iri)+"khephalos"(baş,kafa) magnuskhephalos zamanla mankafaya dönüşmüştür.

📖 Sayfa 474 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yaşamayı savaşmak diye anlayan Arap göçebelerinin şiirleri; yaşamayı içmek, sevişmek, eğlenmek olarak gören Türk ozanı Nedim’in şiirleri.

📖 Sayfa 12 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

BEN ANADOLU

Ben Mustafa Kemal
Bir tek can değil
Tarla süren sapan
Ağaç kesen balta
Tahta biçen hızar
Demir döğen çekiç
Harman tarayan tırmık
Saman savuran yaba
Çayır biçen orak
Hamur yoğuran el
Duvar ören kerpiç
Öğüten değirmen
Çayırda tırpan
Yazı getiren güneş
Toprağa düşen yağmur
Yurdu koruyan er
ben bütün Anadolu

📖 Sayfa 54 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsanın korkusu bilinçle ilgilidir. İnsan bir olay karşısında duyduğu korkuyu öteki dirilerin de kendi gibi duyduğunu sanır. Oysa onların korkusu bir yaşama kuralıdır.

📖 Sayfa 125 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

"..Ve ben, senden sonra vücudumu murdar bir hale getirip senin için kendimden geçeceğim..."

📖 Sayfa 64 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bitpazarı : Bat(kesin açık seçik)+ bâzâr(satış yeri). Gerçek anlamı "kesin satış". Anlam değişikliğine uğrayarak eskilerin satıldığı yer anlamında kullanılıyor.

📖 Sayfa 93 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yaşadığı toplumun, yetiştiği ortamın çok ilerisinde bir varlık görüşü olan Hallacı Mansur'un öldürülmesi, çağını aşmasından dolayıdır. Mansur'un düşüncesine göre insanla Tanrı eş-varlık ortamında bulunur, arada önemli sayılabilecek bir ayrılık yoktur, insan Tanrı ile, Tanrı insan ile birdir, özdeştir, yan yana, iç içedir.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Anadolu'da bir Mustafa Kemal'di
ulusu ülkeyi insanı düşünen
Padişah kullarının gözünde
"hain''di özgürlük isteyen
halkı kurtuluşu seven.

📖 Sayfa 100 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kızarsa ağlamakdan gözlerüm mestanedür dirler

Nadiri

Ağlamaktan gözlerim kızarsa bana sarhoş derler.

Divan Şiiri, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kulunç: türkçede omuz ve sırt ağrısı olarak bildiğimiz kulunç, arapçada bağırsak ağrısı demek.

📖 Sayfa 445 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Boş insanın dolu görünmek için başvurduğu tek yöntemdir baskı. Bu boş nesne bir birey olduğu gibi bir kurul, bir bireyin yöresinde toplanan bir insan sürüsü de olabilir.

📖 Sayfa 96 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kuma: ortak demekmiş.

📖 Sayfa 446 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

...
...
Zonguldak'ta kömür olmuşum kara ışın
Ereğli' de Karabük'te demirim
Rize'de çayı Giresun'un fındığı ben
Yağ olur gelirim Trabzon'dan
Sivas denince Pir Sultan ışığıyım
Bolu'da Köroğlu
Kozan'da Dadaloğlu
derler adıma benim
Büyük bir kitaptır elinde yeryüzünün
Uygarlığın belleği Anadolu'yum
...

📖 Sayfa 58 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

...nice hayvan vardır insana baktıkça utanır, nice insan vardır hayvanlaştıkça utanmaz.

📖 Sayfa 108 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yaşamı boyunca "Padişahım çok yaşa" demeye alıştırılmış bir toplum anlayamaz Mustafa Kemal'i kolayca.

📖 Sayfa 8 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kuşkunun en sığ, en saygısızca olanı insanlara yöneliğidir.

📖 Sayfa 122 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsan kendini kuşkuya kaptırmaya görsün bir daha kurtulamaz.

📖 Sayfa 122 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Benim için karanlık, aydınlık kadar uzaktır. Fakat ölüm, ne zaman güneşin ışığını göre bilmiştir?

📖 Sayfa 70 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsan: Arapça "ins" kökünden geliyor. "Kavrayan, anlayan, duyan, tanıyan demek. Yani seni anlayan, duyan, bilen insandır.

📖 Sayfa 350 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Gönül ağyar içün incinme yare
Gül olmaz bağ-ı alemde dikensiz

Gönül ettikleri için sevgiliye gücenme
Alemde dikensiz gül olmaz.

Divan Şiiri, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bitki türkçe bir kelime "bütmek" kökünden geliyor, büyüyen demek. Arapça karşılığı "nebat" ise fışkıran demek.

📖 Sayfa 93 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kan ağladıkça ben sen idersin visale va'd
Demler o demler idi zaman ol zaman idi

Fasih

Ben kan anladıkça sen geleceğim diye söz verirdin
Günler o günler idi zaman o zaman idi

Divan Şiiri, İsmet Zeki Eyüboğlu

Tanrılar insanları yarattığı zaman, onlar insanlara ölümü verip hayatı kendi ellerinde tuttular.

Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsanın başkasını kendisinde bulmasıdır sevgi.

📖 Sayfa 105 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Boş insanın dolu görünmek için başvurduğu tek yöntemdir baskı.

İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Ey çölün parsı! Dostum! Engidu! Yoldaşım! Dağlarda tek başına gezen yaban eşeğini kovalayan katırcığım.

📖 Sayfa 63 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

Ilkbahar: türkçe ilk ile farsça bahar(çiçek) kelimesinin birleşmesi ile oluşmuş bir kelimedir. Tam karşılığı ilkçicek demek.

📖 Sayfa 345 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Çingene: "çengiyân" çengi çalan demek.

📖 Sayfa 146 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Başkalarının varlığına inanma, varlık sınırlarını bilmedir saygı.

📖 Sayfa 112 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yarım nefeslik bu hayatında, sevgiden başka hiçbir şeyi planlama...

Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Ey cihanım canı canı da cihanı da yitirdim.
Ey ay yeri de göğü de yitirdim
Elime verme şarabı ağzıma dök
Esiridim ağzımın yolunu şaşırdım.

📖 Sayfa 146 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Eşin yok güneş gibisin gel,
Yüzünü görmeyen bağlar dallar topraklar sapsarıdır gel,
Tozdur topraktır sensiz dünya gel,
Bu şölen bu kıvanç sensiz soğuktur gel.

📖 Sayfa 140 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

O kadar kuvvetli, üstün bilgiç , bilgin olan bir kral oğulu babaya, sevdalıyı sevgiliye, kocayı karıya hiç bırakır mı?

Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

Cehennem: ibranice "gehinnom" kudüs yakınlarında ilkçağda, suçluların, kurban edilenlerin atıldığı, yakıcı sıcaklığı ile ün salan "hinnom" oylumu.

📖 Sayfa 117 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Köstebek: kös(kabarık)+tübek(yığın, tepe) köstübek zamanla köstebek olmuş. Kabarık tepe demekmiş.

📖 Sayfa 439 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Köfte: kûfte dövülmüş demek.

📖 Sayfa 434 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Korku gövdeyle tinin birbirinden ayrı varlıklar olarak düşünülmesi sonucu biçimlenmiş, bir sorun niteliği kazanmıştır.

📖 Sayfa 125 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Atatürk, bilmeden inanmaya, anlamadan belleğe yığmaya karşıydı...Atatürk Anadolu'ya yaslandı, ona karşı olanlar Anadolu'yu bilinçsiz bir oy yığınağına dönüştürdüler.

📖 Sayfa 16 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Çerçi: moğolca'da "car" bildiri, haber demek. Dilimize çerçi olarak geçen kelime; bir yerden bir yere haber götüren, köy köy gezerek haber götüren kişi demek. Bugün köy köy dolaşarak öteberi satan satıcı. Gezici satıcı anlamında kullanılmakta.

📖 Sayfa 140 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Nice başarılar vardır toprağın özünde sakli altin damarlara benzer. Böyledir Anadolu'da Mustafa Kemal işte . Kim gördü Anadolu insanının gücünü ondan önce, kim sezdi yüreğinde yoğunlaşan bağımsızlık gücünü? Kim gördü ondan önce özgürlüğün uçmaktan yorulmayan bir kartal olduğunu ?..Yükselir Ağrı gibi, akar Sakarya gibi. Yaşamı boyunca " Padişahım çok yaşa " demeye alıştırılmış bir toplum anlayamaz Mustafa Kemal'i kolayca.

📖 Sayfa 7 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Biz aşk kafiriyiz Müslüman başka.
Güçsüz karıncayız Süleyman başka.
Solgun yüz yıprak giysi bekle bizden.
Sırmalı giysiler alıp satan başka.

📖 Sayfa 154 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Camilerde dilenmek, çalışmadan geçinmek, gelir karşılığı Kur'an okumak, Kur'anı bir kazanç, bir geçimlik aracı durumuna getirmek yasaktır, dinle bağdaştırılamaz. Yine İslam dinine göre çalışmak bir tapım niteliğindedir, kişi kendi emeğiyle geçinme gereğindedir, başkasının emeğini sömürmek, aşırı kazanç edinmek suçtur. Oysa, toplum kurumlarının bir bölümünü ele geçiren kimi inanç kuruluşlarının böyle yasaklara aldırmadıkları, dini bir örtü gibi gördükleri anlaşılıyor. Öte yandan, düşünme özgürlüğüne en çok karşı çıkanların da bunlar oldukları görülüyor.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Evliya çelebi seyahatnamesinde Trabzonu anlatırken hamsin ayında avlandığı için ismini bu aydan alan balığa trabzon hakkı hamsi demektedir. Diye anlatıyor.
Hamsin elli demek ve ocakta başlayıp elli gün bol avlandığı için isminin burdan geldi söylenir. Hamsin ayı zemheriden sonraki elli günlük dönemi kapsayan kış aylarının üçüncü evresidir.

Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Sen, soğukta ısıtmayan bir örtüsün!
Sen rüzgâra ve fırtınaya mâni olamayan uydurma bir kapısın!
Sen, üstüne örtüleni altında ezen bir fil derisisin!

📖 Sayfa 49 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

Duracağım yer neresidir? Bu sorunun çözümü saygının anlamını belirler.

📖 Sayfa 112 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bir çevre, içinden yetişeni anlayabilecek olgunluk aşamasına ulaşamamışsa yetiştirdiği değeri de yeterince kavrayamaz, şöyle kıyısından bucağından bakar geçer.

📖 Sayfa 22 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Evrende sevginle erganun oldum,
Mızrabınla açığa vurulmuş durum.
Bir çalgıya benzedim şimdi,
Hangi telime dokunsan inliyorum.

📖 Sayfa 141 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Son yüzyılın kadın ozanlarından Gülsüm Bacı da inanç bakımından ötekiler gibidir. O da insanın yüzünde, özünde tanrının dile geldiği görüşünü savunur.

Tecelli eylemiş Rahman
Senin vechinde ey canan
Hululündür bana Kur'an
Biihâmdilluh haberdarım

"Ey sevgili, Tanrı senin yüzünde görünüyor, yüzünün çizgileri benim için bir Kur'andır, bunu iyi biliyorum."

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Cibinlik: çibin sinek demek, cibinlik sineklik.

📖 Sayfa 120 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Çoban: şeb-bân.... "şeb" gece, "bân" bekçi demek. Şebbân gece bekçisi. Dilimizde çoban olarak evrimiş ve farklı anlam kazanmıştır.

📖 Sayfa 148 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Telli sazdır bunun adı
Ne âyet dinler ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytân bunun neresinde

Abdest alsan aldın demez
Namaz kılsan kıldın demez
Müfti gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde

Dut ağacından teknesi
Kirişten bağlı perdesi
Behey insanın teresi
Şeytan bunun neresinde

Dertli gibi çarıksızdır
Ayağıda çarıksızdır
Boynuzu yok kuyruksuzdur
Şeytan bunun neresinde...

Dertli'yi böyle söyleten nedenleri açıklamaya gerek yoktur; şeriat ezgiyi yasaklamıştır; suç saymıştır. Şeriat yanlılarına göre çalgı bir şeytan işidir,çalgı denen aracın içinde görünmeyen şeytan vardır.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Gel gel kim olursan ol gel.
Kafir, güneşe tapan, puta tapansan da gel.
Bizim bu eşiğimiz umutsuzluk eşiği değil.
Yüz kez tövbeden dönmüşsen de gel.

📖 Sayfa 60 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Hububat: arapça "habb" tane, çekirdek demek. Hubub çekirdekler. Hububat ise çekirdeklerin çoğulu yani iki kere çoğulu.

📖 Sayfa 328 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki ol dört ırmak
Coşkun akan sel bizdedir

Adem vardır cismi semiz
Abdest alır olmaz temiz
Halkı dahi eylemek nemiz
Bilcümle vebal bizdedir

Arı vardır uçup geçer
Teni tenden seçüp gezer
Canan bizden kaçup gezer
Arı biziz bal bizdedir

Hasan Dede (17. yüzyıl )

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yücelerden yüce gördüm
Erbabısın sen koca Tanrı
Alem okur kelam ile
Sen okursun hece tanrım

Asi kullar yaratmışsın
Varsun şöyle dursun deyu
Anları koymuş orada
Sen çıkmışsın uca Tanrı

Kıldan köpri yaratmışsın
Gelsün kullar geçsün deyü
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı

(Kaygusuz)

(...) Tanrı, sonsuz bilgisi ile, insanların kıl gibi köprüden geçemeyeceğini pek iyi bilir. Yok, Tanrının düşüncesi doğrudan doğruya insanları cehenneme atmaksa köprünün gereği nedir.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

GÜNEŞ: küymek(yanmak)ten evrilmiştir.
Küy-e-ş/ küyeş/küneş/ güneş.
Yakan, ısıtan, parlayan demektir. Zaman içinde anlam genişlemesi olarak, aydınlatan ışıksaçan anlamını almıştır.

📖 Sayfa 303 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

.
"Müslüman tökezledi, Hristiyan mutsuz
Yahudi şaşakalmış, Mecûsî sapkın
İki tür insan kalmış demek ki bu dünyada
Biri akıllı dinsiz, öteki dinli çılgın.."
Maarri (öl. 1057)
.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

"Dün zekiydim, dünyayı değiştirmek isterdim. Ama bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum.

Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Çamaşır: farsça "câme-şûy" câme(giysi) şûy (yıka).. giysi yıkamak.

📖 Sayfa 128 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bilezik: bilek+yüzük kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Bilekyüzüğü zamanla bileziğe dönüşmüştür.

📖 Sayfa 90 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Eleştirinin giremediği yere, elini kolunu sallayarak katılık, düşünme yozluğu giriverir.

📖 Sayfa 13 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Anadolu kaynıyor, kır­sal kesim insanlannın yaşama sevinci yerini yaşama korkusuna bırakıyor, toplum dağınıklık içinde yüzü­yor, çalkanıyordu. Savaşın yarattığı korkunun yerin­ de açlığın, geçim sıkıntılarının doğurduğu umutsuz­luk esiyordu.

📖 Sayfa 31 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

İkramiye: ikram kökünden geliyor. Karşılık beklemeden verilen nesne. Bahşiş demek.

📖 Sayfa 341 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Dayı: farsça "dai" güvende, dayanak demektir. Bir nesne olarak değil canlı varlik anlamında. Dayanılan kimse, güvenilen kimse. "Onun dayısı var" Onun güvendiği kimse var anlamındadır.

📖 Sayfa 171 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Mevlânâ'nın ünlü "Mesnevi"si gibi İbrahim Hakkı'nın adı geçen yapıtının (Marifetname) kimi bölümlerini de utanmadan okuma olanağı yoktur. Oysa bu yapıt da, kimi aydınlarımızca övülüp göklere çıkarılmıştır.(...)
Oysa Şeyh Bedreddin'in yapıtlarında utanç verici, yüz kızartıcı en ufak bir bölüm yoktur.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kişi gönlünden anlaşılır, gönlüyle kimlik kazanır.

📖 Sayfa 40 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

"Türban" gerçekte bir din sorunu, örtünme sorunu değildir, kimi çıkar odaklarının, özellikle "tarikat" denen sömürücü kuruluşların yarar aracıdır.

İrticanın Ayak Sesleri, İsmet Zeki Eyüboğlu

"Sesini değil, sözünü yükselt; çiçekleri büyüten yağmurdur, gök gürlemesi değil."

Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Neden böyle tüm bakışları güzelsin sen?
Neden hep böyle balsın, şekersin sen.

📖 Sayfa 112 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

"Kimdir o, dağlarımın çocukları olan ağaçların ırzına geçen?"

📖 Sayfa 47 · Gılgameş Destanı, İsmet Zeki Eyüboğlu

İnsan kendi kendinin alınyazısıdır.

📖 Sayfa 38 · Nietzsche: Eylem Ödevi, İsmet Zeki Eyüboğlu

Çeşni: farsça "çâşni" bir tadımlık yemek demek. Diğer anlamı "lokma" demek.

📖 Sayfa 141 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Düşündüklerini anlatamayan, anlattıklarını düşünemeyen insan yetersizdir, yeteneksizdir.

Yoksul Özdeyişleri - Eğlence Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

.
İçi boş bir başın ağırlığı altında dağlar bile ezilir. Bu yüzdendir Anadolu'nun belinin bükülmüşlüğü.
.

📖 Sayfa 23 · Yoksul Özdeyişleri - Eğlence Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yaşama ortamının bulanık bir ürünüdür korku; yetişme niteliğine, toplumun inanç yapısına bağlıdır. İnsanın oluşuyla, varlığının biçimlenişiyle ilgisi yoktur.

📖 Sayfa 124 · İnsanın Boyutları, İsmet Zeki Eyüboğlu

Ben senin bahtın gibiyim uyku bilmez.
Sen benim bahtım gibisin hep uykuda.

📖 Sayfa 139 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Kadeh şarap meze ışık bir de çalgıcı,
Oysa yalnız sen olmalıydın benimle bir yerde.

📖 Sayfa 141 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bilgisizlerle söyleşirsen yoldan çıkarsın.
Uslularla derneşirsen ölür gidersin.
Altın gibi eritildiğin kaba dökül orda kal.
Dışarı çıktığında buz kesilirsin.

📖 Sayfa 143 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Bugün, dünyanın Müslüman ülkeleri arasında, kendini kurtarmış, özellikle kadın sorunları konusunda hepsinin önüne geçmiş ülke Türkiye'dir, Atatürk devrimleridir. Oysa, çağdaş yetkileri kazanmış kadınlarımızın başlarına bu niydüğü belirsiz örtüyü çekerek devrimlere, Atatürk'e karşı çıkmaları tinsel bir bunalım dışında açıklanamaz.

İrticanın Ayak Sesleri, İsmet Zeki Eyüboğlu

Gramofon: gramma(yazı) phon(ses) sesi yazmak demek.

📖 Sayfa 297 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Ol sana senden yakındır sen ana olma ırağ
Kesreti ko vahtedi bul mâ'nî-î irfanı gör.

Birtakım ozanlar insanla Tanrı arasında görülen birliğin, insanın tanrıya yaklaşması ile, ya da insanın tanrıyı kendi varlığında yansıtması ile ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Kaygusuz Abdal böyle düşünen bir ozandır.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Yarına kalmak
çağını aşmaktır
uzanarak geleceğin
salıncağında
sallanmak bilincin aydınlığında yürüyerek doğan günden önce yaratmak kendini
ayakta durmak
komşudan bir bardak su
bir dilim ekmek istemeden
dayanmadan kızılcık değneğine
dikilmek çağlara karşı
korkusuz
kaygısız
yaşamaktır insan olmak
Atatürk Anadolu'dur

📖 Sayfa 9 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Billur: cam olarak bildiğimiz kelime arapça iri kıyım kişi demek.

📖 Sayfa 91 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Atatürk Anadolu'ya yaslandı, ona karşı olanlar Anadolu'yu bilinçsiz bir oy yığınağına dönüştürdüler. Bu olumsuz girişimler, kırsal kesimlerde yaşayan insanlara yalnızca din açısından yaklaşmayı yeğleyen tutumlar, Anadolu'ya yaslanan Atatürk'ü Anadolu'dan koparmak, Anadolu geleneğine karşıt bir yol izlediğini göstermek içindi.

📖 Sayfa 17 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Öyle dolmuş ki gönlüm sevginle
Sevginden başka ne varsa yok oldu gitti

📖 Sayfa 149 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Canında bir can var o canı gel ara.
Gövde dağında bir inci var kaynağını ara.
Sen yürüyüp giden sufi gücün yeterse,
Onu dışında değil kendinde ara.

📖 Sayfa 143 · Mevlânâ Celâleddin, İsmet Zeki Eyüboğlu

Hasbihal: arapça "hasb"(gereğince), "hâl"(durum); durum gereğince demek.

📖 Sayfa 316 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Hoca: farsça "hâce" öğreten, usta, uzman demek.

📖 Sayfa 326 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Diyet: arapça bedel demek. Bir öldürme veya yaralama sonucunda ödemekle yükümlü olduğu akçe.

📖 Sayfa 191 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

...
kanatlarında egemenlik taşıyan
bir kartal
Ağrı''dan Edirne'ye
uzanan mavi göklerde korkusuz
Mustafa Kemal.

📖 Sayfa 114 · Atatürk Anadoludur, İsmet Zeki Eyüboğlu

Tanrı ile kul arasına girilmez, kişi yapıp ettiğinden kendi soydaşlarına değil yalnızca tanrıya karşı sorumludur. Oysa bilgisiz, dinci başka türlü düşünür, tanrının yapacağını kendisi yapmaya kalkışır, kendini tanrının yerine koyar, Tanrı adına kendiliğinden yargılar vermeye, yargılamaya girişir.

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

Edib Harabi'de bilinçli bir tanrıtanımazlık vardı. Kavranılan yerli yerine koyarak düşüncelerini derli toplu olarak açıklamayı, kuşkudan uzak bir nitelikte gündeme getirmeyi biliyordu.

Ya Rab senin mekânın yok
Yatağın yok yorganın yok
Hem dinin hem imanın yok
Her bir şeyden münezzehsin

Sesin çıkmaz avazın yok
Abdestin yok namazın yok
Hiçbir yere niyazın yok
Kulhüvallahuahadsın

Kapın büyük açan yoktur
Seni kapıp kaçan yoktur
Anan yoktur baban yoktur
Ya Rab allahüssamedsin

Elmasın yok boncuğun yok
Aban keben kocuğun yok
Karın kızın çocuğun yok
Lemyelidü lemyuledsin

Türk Şiirinde Tanrıya Kafa Tutanlar, İsmet Zeki Eyüboğlu

.
Düşünmek aydının değneğidir, ona dayandığı sürece düşmez, karanlıkta yürüse bile. Düşündükçe karanlık çekilir, aydınlık gelir, bundandır aydının karanlıkta düşmeyişi, bilgisizin öğle güneşinde bile yolunu bulamayışı.
.

📖 Sayfa 9 · Yoksul Özdeyişleri - Eğlence Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu

Okullara din dersi koymakla, din görevlilerinin aylıklarını arttırmakla; bütün toplum kurumlarını dine bağlamakla kalkınma olur mu?

📖 Sayfa 109 · İrticanın Ayak Sesleri, İsmet Zeki Eyüboğlu

Hamile: " hami" yük demek, hamile yüklü.

📖 Sayfa 313 · Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İsmet Zeki Eyüboğlu
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4